Röportaj

Renklerin Kadını; “Windy” Görkem

Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi

Benan BİLEK ile Biz Bize

Görkem Şengüler, 1980 İzmir doğumlu. Lise ve üniversite eğitimini Grafik Tasarım üzerine aldıktan sonra, Florence Design Academy’de master yaptı. 1998 yılından beri reklam sektöründe. İzmir’de çeşitli reklam ajanslarında yaratıcı ekipte yer aldı, pek çok uluslararası yarışmaya katıldı.

Lise stajı sırasında gönül verdiği grafik tasarım yolculuğunda, aşığı olduğu rüzgarı da ardına alarak hep yaratıcı ve farklı işlere imza attı. Grafik okumak için gittiği Floransa’da özgür ruhunu besleyen her şeyi kağıda, tuvale, çanta ve tişörtlere, duvarlara ve hatta bedenlere resmedebilmenin bilgisiyle döndü. Tasarımları ajanslara konkur kazandırdı, örnek alındı, defalarca taklit edildi. Sadece tasarımlarıyla değil Alaçatı tutkunluğu ve sörfçülüğü, sörf hakemliği ve fotoğrafçılığı ile de fark yarattı. Sosyal sorumluluk projelerinde yer almak için kapıları çaldı. Yaptığı bir sürü şeyle en çok da kalplere dokunmayı başardı.

Görkem, seninle dört yıl beraber çalıştık ve ben İtalya’yı benden fazla seven bir tek seni tanıdım çevremde.

Her şey öğrenim için gittiğim İtalya’da değişti benim için. Ekonomi Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü’nden mezun olduktan sonra bir reklam ajansında çalışmaya başlamıştım. Çalıştığım yerin bana yetmediğini gördüğümde yurt dışında master yapmayı planladım. Sanat okumak istiyorsanız dünyanın en güzel yeri Floransa. Bir sene dolu dolu yaşadım; hem okula devam ettim hem de çeşitli atölye ve yarışmalara katıldım.

Bir yıl yalnız mı yaşadın orada?

Evet. Türk Konsolosluğuna çok yakın bir evim vardı Floransa’da. 30 yaşındaydım ve hayatımda ilk kez ailemin evinin dışında bir hayat kurmuştum. Bana her anlamda çok şey kattı o bir yıl.

Aileni bilirim ve çok da severim. Nasıl gönderdiler seni ya?

Sorma. Annem sürekli “Ah kızım, sen gideceksin, ertesi gün apar topar geri döneceksin, bunca hazırlığa, masrafa yazık olacak” diyordu. Bir gittim, üç ay Türkiye’ye uğramadım. Floransa’da yaşamayı her anlamda çok sevdim.

Windy Görkem Şengüler, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi, 26. Sayı
Görkem Şengüler (Windy Görkem)

Döndüğünde bakış açından iş dünyası hedeflerine kadar her şey değişmiştir, eminim.

E doğal olarak sanat ortamının içerisinde yalnız yaşadığım o bir yıl vizyonumu geliştirdi, hedeflerimi zenginleştirdi. İstanbul ve İzmir’de birkaç ajansa başvurdum. İstanbul’da çok büyük bir ajansla son noktaya gelmiştik ki İzmir Maya Tanıtım’dan arandım.

Evet evet, tam pazarda çamaşır kurcalarken aranmışsın, değil mi?

Aynen. Hatta arayan kişi sonra takım arkadaşım Lezize oldu. Hala kendisine “don karıştırırken aradın beni” diye takılırım. İstanbul işi daha hızlı yürüseydi Lezize beni aradığından İstanbul’dan cevap veriyor olacaktım. İtalya’dan sonra kendime güvenim artmıştı. Nasip İzmir’miş, İzmir’de kalmaya karar verdim.

İzmir’de Maya öncesinde de önemli yerlerde çalıştın…

İlk işyerim Tar Ajans’tı ve Tar’ın en afili zamanlarıydı. Erol Hülagü çok değer verdiğim, hâlâ görüşlerini çok önemsediğim, çok önemli bir kişidir benim için. Onun yanındayken Milka’nın işlerini yapıyor, güzel tasarımlar çıkartıyor ve müşteriden pek çok teşekkür alıyordum. Genç bir tasarımcı için bunlar çok değerli anlar. Erol Hülagü gerçekten yapılan işlere çok değer veren, çok vizyoner, özel bir işverendi. Daha sonrasında pek çok önemli ajansta çalıştım ki İzmir’de reklam sektörünün de çok canlı olduğu yıllardı bu zamanlar, hiçbir yerde bu kadar özel hissetmedim kendimi.

Adı Maya ile özdeşleşenlerdensin sen Görkem.

Sekiz yıl oldu, normal tabi. Birbirimize çok şey kattık ajansta. Ama en mutlu olduğum zamanlardan biri Novada Outlet için yaptığımız çalışmaların sunum zamanıydı. Seninle çok güzel işler yaptık ve toplantılarda da sen benim tasarımlarımı sunarken bana verdiğin değeri hep hissettirdiğin için çok mutlu oluyordum. Ajans işi gerçekten takım oyunu. Beraber çoğalıyorduk, kendimizi aşıyorduk.

Zaten önemli olan kişinin önce kendi işinin bir üzerine çıkması değil mi? Sen hep ilk bulan, ilk yapan, “genius” tabir edilen bir tasarımcısın.

Ama değerinin bilindiğini görünce coşanlardanım ben. Desteklendikçe, beğenildikçe daha başka bir heyecan duyup çalışabiliyorum. Motivasyon çok önemli; sadece yaptığın işi sevmek yetmiyor.

Windy Görkem Şengüler, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi, 26. Sayı
Görkem Şengüler (Windy Görkem)

E sanatçı kişilik…

İşin doğası bu. Beğenildiğini hissettikçe coşarsın. Ya da en azından ben öyleyim. Yaptığım işi anlayanlarla yürümeyi seviyorum. Birbirimize bir şey katmak, birbirimizin işine saygı duymak, değer bilmek takım çalışmasının omurgası.

Başarılı işyerleri, başarılı bireylerden oluşur. Bu başarılı bireyleri bir arada tutacak da bir çatı ve ekip lideri gerekir.

İyi orkestra iyi virtüözlerden oluşur derim ya hep. Sen çok müthiş bir virtüözsün. Ve hep farklı işlerin içerisindesin.

Hayal ettiklerimi hayata geçirmeyi seviyorum. Ama bir projenin matematiksel kısmına geldiğimde sıkılıyorum. Ben hep yeni yeni işler yapmalıyım. Yapacak o kadar çok şey var ki Benan.

Sosyal sorumluluk projelerinde yer almayı çok seviyorsun. KİTVAK’ın çocuk oyun odalarını resimlemek nereden aklına geldi?

KİTVAK için bir şeyler yapmayı istiyordum. Yapabileceğim en değerli şey ne olabilir diye düşündüm ve onkoloji tedavisi gören miniklerin ihtiyacı olan oyun odasının duvarlarını renklendirmek geldi aklıma. Sana aradım, Maksude Kılınç’a yazdım, en sonunda projeyi aldım ve çocuklar için umut veren duvarlar çizdim.

Neden KİTVAK mesela?

Kanser tedavisi uzun ve zahmetli bir süreç. Hastanede uzun süre kalıyorsun ve tek dünyan orası neredeyse. O dünyayı renklendirmek gerek diye düşündüm. Kitvak Yönetimi projeye çok sıcak baktı ve destekledi. Sağ olsunlar, beni çok iyi ağırladılar, özenli davrandılar. Ben de orada oynayan çocukları hayal ederek duvarımı renklendirdim. KİTVAK Hasta ve Hasta Yakınları Konukevi’nin çocuk oyun odası duvarlarının resimleri kariyerimde çok değerli bir anı oldu. Hâlâ da açığım bu isteklere.

Duvarları renklendirmeye devam mı?

Kesinlikle. Çünkü o kadar müthiş bir duygu ki boş bir duvarı yaşamla doldurmak, sadece bu işi yapanlar anlayabilir bu hissi. Ve gittikçe biliniyor, duyuluyor bu konu. Ciddi bir talep var artık. Kişiye özel tasarımların tam da pik noktası bana göre; yaşadığın alan sana ait olmalı. Dolayısıyla o duvar da sadece sende olmalı.

Seni nasıl buluyorlar?

Besin zinciri gibi oldu bu konu Benan. Her alanda olduğu gibi müşteri memnuniyeti çok değerli duvar resminde de. Senin duvarını sana özel bir tasarımla boyuyorum, sen sana ait olan bu duvarı kendi sosyal medya hesaplarında paylaşıyorsun, bir bakıyorum senin kanalınla birileri daha bana ulaşmış. İş işi getiriyor daima.

Duvarlarında ne görmek istediklerini söylüyorlar mı?

Mekana göre hareket ediyorum. O duvarın nereye ait olduğu önemli; işyeri ise ona göre bakıyorum. Ama evde bir duvarsa o zaman kişinin neleri sevdiği önemli. Aldığım bilgiler doğrultusunda eskiz çıkartıp sunuyorum ve beğeni doğrultusunda boyamaya başlıyorum. Hiçbir zaman eskizle bire bir olmuyor tabi ki; çünkü resmi hayata geçirirken coşuyorsun sanki. Ölçü vesaire bakmaksızın, ana tema belirleyip, o anda içimden nasıl geliyorsa öyle boyuyorum aslında. Çok büyük bir özgürlük anı benim için; duvar bana ait, ne istersem özgürce şekillendirebilirim. İşim bittiğinde ise sana ait oluyor.

Acayip de hikayeler biriktiriyorsundur duvar projelerinde, değil mi?

Evet ya. Mesela TEV için Aydın’da bir okulun duvarını boyayacaktım, yanımda beş adam var, hayatlarında hiç ellerine fırça almamışlar. Ama duvara da beyaz bir zemin atmak lazım. Geçirdim şalvarı üstüme, aldım fırçayı, önce bütün gün okulun duvarlarını beyaza boyadım. Beyaz kuruduktan sonra desenimi çizip renklendirdim. Çok yorucuyu ama karşısına geçip bakınca “değdi be” diyor insan.

Onca yıl masa başında çalıştıktan sonra özgür ruhunu besleyecek işler peşinde koşuyorsun sanırım.

Kesinlikle öyle. Belimden aşağısı masada oturuyor ama üst bedenim hep gezmek istiyor. Yeterince bir yerlere bağlı çalıştığımı düşünüyorum; artık kendi kanatlarımla uçma zamanı değil mi sence de.

Haklısın. Senin gibi rüzgarla dans eden bir sörfçünün bu kadar yıl işyerlerinde çalışması zaten inanılır gibi değildi.

Çalışırken de dışarıdan beslendiğim oldu hep. Mesela biliyorsun özel tasarım davetiyeler yapıyorum.

Bilmez miyim? Kızımın düğün davetiyesi de senin elinden çıkmıştı.

Özel tasarım davetiye yapmak çok başka bir duygu. Bugüne kadar yaptığım tüm davetiyeler zaten evlenenlere benim düğün hediyemdi; herhangi bir ücret almadan yaptım hepsini. O çok özel güne dair çağrıyı hazırlamaktan mutlu oluyorum.

Farklı anlamlar yüklediğini biliyorum davetiyelere…

Yıllar boyunca aşkta çok acı çektiğim için belki de, davetiyelerle karmamı temizliyorum. Mutlu zamanlar bana da mutluluk getirsin diye. Davetiyeler benim şanssız aşk hayatımı da temizledi sanki. Ve çok mutluyum ki, hiç olmayacak kişilerin düğün davetiyelerini yaptım, çok şükür daha boşanan yok.

En sonunda tüm davetiye sahipleri bir araya gelip senin mutlu sona ulaştıracaklar sanırım.

Biraz öyle oluyor galiba. Aman aman, yeter ki onlar hep mutlu olsun. Çünkü mutluluk çok bulaşıcı bir şey. O tasarımları hazırlarken ben de en az davetiye sahipleri kadar mutlu oluyorum. Mesela kızın Neşem’e hazırladığımda hiçbir düzeltme, ekleme istemedi. Bu nasıl bir sevinç, anlatamam. İnsanın emeğini hediye edebilmesi ve o özel günün bir parçası olmak mühim bir şey. Karma temizlemesi dememin nedeni de bu aslında; başkalarının mutluluklarıyla sen de hayatına tertemiz duygular katabiliyorsun.

Şu anda mutlusun o zaman?

Çok. Sonunda değer gördüğüm bir ilişkim var ve bunda herkesin iyi duyguları var diye düşünüyorum.

Görkem Şengüler’le konuşacak o kadar çok şeyim var ki; çünkü o heyecan duyduğu her şeyi hayatına yoğun dozda katan bir sanatçı. Mesela sörften hiç konuşamadık bu sefer. Ama tasarımlarında kullandığı “Windy Görkem” imzası tesadüf değil. Tam bir sörf tutkunu ve Alaçatı aşığı. Artık Alaçatı’da kendisini neredeyse tanımayan yok; hem sporda hem sanatta değerlere önem veren Alaçatı’da Görkem’in pek çok sihirli dokunuşu var. Ben bu röportajı mutlulukla sonlandırmaya karar verdim. Siz onu daha yakından tanımak isterseniz www.windygorkem.com adresine göz atıp windygorkem instagram hesabından kendisini takip edebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu