Röportaj

DİLEK KARAÇAYIR: “Hayatın Yüreğimde Bıraktığı DEM Bu Resimler…”

Geçtiğimiz günlerde açtığı ve sanatseverlerin beğenisine sunduğu DEM adını verdiği resim sergisi ile dikkat çeken Dilek Karaçayır, dergimize konuk oldu. Kullanılmış çay poşetlerinin üzerine yaptığı resimlerle ilginç bir tarz sergileyen Karaçayır ile resimleri ve sergisi hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Oldukça ilginç bir sergi açtınız. Yaptığınız resimler kadar kullandığınız materyal de dikkat çekiyor. Biraz söz eder misiniz?

Ben kullandığımız, sallama ve demlik çay poşetlerine yapıyorum resimlerimi. Bazılarını hiç açmadan olduğu gibi, bazıları açıp kullanıyorum. Çay poşetleri biraz papirüse benziyor aslında… İnce, geçirgen, hassas bir malzeme… Bu geçirgenlik bana resim yaparken bazen avantaj bazen de dezavantaj olarak geri dönüyor. Suluboya ve akrilik boya kullanıyorum. Su bazlı oldukları için malzemeye boyayı sabitlemek sabır istiyor.

Dilek Karaçayır, DEM sergisi, İzmir, Megaplus dergisi 39. sayı

Neden normal kağıt ya da tuval değil de çay poşeti?

Çünkü çayın poşet üzerinde bıraktığı demin rengi beni çok etkiliyor. Sepya bir fotoğraf kağıdı gibi… Bana üzerine sadece resmi eklemek kalıyor. Bir ressam değil de fotoğraf sanatçısı gibi düşünün. Deklanşöre basma anını ben boyalarla yapıyorum.

Bu kişisel ilk serginiz. Daha önce herhangi bir karma sergiye katıldınız mı?

Hayır, katılmadım. Yıllarca resim yaptım ama sergi açmak gibi bir düşüncem yoktu. Bu resimlerden keyifli geri dönüşümler alınca, sergi fikri doğdu. İyi de oldu, çok güzel geri dönüşler aldım.

Dilek Karaçayır, DEM sergisi, İzmir, Megaplus dergisi 39. sayı

Biz sizi yazılarınızdan ve masal kitabınızdan tanıyoruz. Yazı ile resmi buluşturmayı düşündünüz mü hiç?

Aslında düşündüm, ancak bu ileride olabilir belki. Yoğun olarak resim yapıyorum şimdi. Sosyal medya paylaşımlarımda kısa yazılarla da içimi döküyorum.

Serginizi şehir içinde ya da dışında başka yerlerde de sanatseverlerle buluşturmayı düşünüyor musunuz?

İzmir içinde birkaç yerde daha olacak sergi. Sosyal medya hesaplarımdan duyuracağım tarih belli olunca. Nisan ayında Ankara’da, yazın da Çeşme, Bodrum ve Antalya’da olacak. DEM’in sonraki yolculuğunu bilmiyorum, umarım daha çok kişiye ulaşabilirim…

Dilek Karaçayır, DEM sergisi, İzmir, Megaplus dergisi 39. sayı

İsmi neden DEM?

Dem’in birçok anlamı var. Nefes, zaman, içki, çayın rengi ve kokusunun ideal tavı, koku, kan… bunlar benim bildiklerim. Çay poşetlerinden yola çıkarsak zaten “dem” ismi zaten çok yakıştı bu sergiye. Bunun yanı sıra,  geçmişimin,  yaşadıklarımın, olmuşluğumun ya da eksikliklerimin, hayal kırıklıklarımın, keyiflerimin, hüzünlerimin, yola çıkmışlıklarımın, uğurladıklarımın hepsinin yüreğimde bıraktığı tav bence bu dem. Her şey geçer, herkes gider, hepsi biter; şimdiye koyu bir dem kalır.

Dilek Karaçayır, DEM sergisi, İzmir, Megaplus dergisi 39. sayı

Resimlerinizin teması, “Kentler, kadınlar ve yalnızlık”… Biraz tema hakkında konuşalım dilerseniz?

Kentlerin içine çok sıkıştığımızı düşünüyorum. Dahası kalabalıkların içindeki yalnızlıklarımız çok iç acıtıcı. Yalnızlık aynı yalnızlık… Kentin meydanında da aynı, evin içinde de aynı… Yüz kişinin içinde de hissedebiliriz bunu, iki kişiyken de… Bunu resimlerime yansıtmak istedim. Kadınlar zaten öykülerimde ve yazılarımda da hep ön plandalar. Resimlerime de yansımamaları ve temayı oluşturmamaları düşünülemezdi… Resimlerimde barda tek başına oturan kadın da var, şiddet gören kadın da, başında oyalı yazması ile köylü kadın da, şehrin içinde koşuşturan kadın da…

Sosyal medya hesaplarınızı da okuyucularımız için paylaşır mısınız?

Instagram hesabım var sadece. @ruhun_gemisi ve @dilek_karacayir

Proje demlene demlene harika bir lezzete dönüşmüş; size de çok güzel lezzetler vermesini dileyerek teşekkür ederiz.

Dilek Karaçayır, DEM sergisi, İzmir, Megaplus dergisi 39. sayı

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı