İş DünyasıRöportaj

SOFRA MUHABBETİ: Biraz Işıltı… Biraz Yemek…

Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü

Sibel KÖROĞLU

MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Fotoğraflar: Gökhan Toprak

Bu ayki konumuz Yeni Yıl Işıltısı. Konuklarımız Demoteks Konfekiyonun Kurucusu, aynı zamanda Ege İhracatçılar Birliği Başkanı BURAK SERTBAŞ, Modacı DİLEK SÜSLÜER ve KEY Hotel Executive Chef  MUSTAFA BUĞDAY.  KEY Hotel Restoran’ın muhteşem ambiyansında Mustafa Şef’in özenle hazırlattığı sofrasındayız.

Sibel Köroğlu: Yeni yıl geliyor. E, tabi yılbaşı gecesi telaşı da başladı. Yeni yılın kendisine özgü ışıltısını konu olarak ele aldım ve sizleri bir araya getirdim. İlk sorum Dilek Süslüer’e. Yılbaşı gecesi kadınlar ne giymeli ve yanlarında mutlaka ne olmalı?

Dilek Süslüer: Yılbaşı denince akla ilk gelen ışıltılar zaten yıl boyunca moda dünyasının önemli bir unsuru idi. Yıl boyunca, gece ve gündüz giyiminde payetler olmazsa olmazdı. Öyle ki geçtiğimiz yaz mayolar bile payetliydi. Yılbaşı gecesi artık İzmir’de çok büyük partiler olmuyor. Açıkçası bundan beş yıl öncesine kadar yılbaşı gecesi için kıyafet hazırlarken son yıllarda bu konuyla ilgili özel bir müşteri portföyüm yok. Ve evet, bir kadının yılbaşı gecesi olmazsa olmazı kırmızı ruj.

Yılbaşı sofrasının olmazsa olmazı nedir Mustafa Bey?

Mustafa Buğday: Ben. Şaka bir yana, sofrada mutla lezzetli bir yemek olması gerekirİ; ne olduğu önemli değil. Geçmişten bugüne baktığımızda insanoğlunun yaşamını devam ettirebilmesi için yemeği tüketmek zorunda olduğunu görüyoruz. Bütün önemli toplantılar, davetler, eş dost buluşmaları, hep sofra etrafında oluyor. Dolayısıyla yemeğin ne olduğundan daha da önemlisi lezzetli olması.

Yeni yıla ilişkin hayalleriniz neler? Beş hayalinizi sıralamanızı istesem…

Burak Sertbaş: Hayat arkadaşımla karşılaşıp daha evcimen bir hayat yaşamak olabilir. Ülkemizin ekonomisi düzelsin ve yaşam şartları dört dörtlük olsun isterim. Göztepe başarılı olsun, ligde kalsın ve hep maçlara gideli.

Mustafa Buğday : Hayalim tabi ki mesleğimle bağlantılı olarak kendi restoranımı açmak. İşim dolayısıyla yurtdışına çok sık çıkıyorum. Özellikle İtalya’ya çok sık gidiyorum. Gittiğim her mekanda açacağım restoran için ilham alıyorum. İtalyanların mimarisi çok farklı. Planlarıma göre iki yıl sonra açmış olacağım. Bu projeyi Zeytinler’de gerçekleştireceğim. Bana göre burası çok muhteşem bir yer. Çok güzel üzüm bağları var. Mutfağım açık mutfak olacak. Müşteriler beni mutfakta görebilecek. Taş fırınım hatta yerin altında ikinci bir fırınım olacak hayallere devam edersek bir sera yapmak istiyorum. Rengarenk yüzlerce çiçek yetiştirmek isterim.

Dilek Süslüer: Ben aslında yurtdışında bir defile yapmayı hayal ediyorum. Milano’da. Gerçekleşebilecek bir hayal aslında ama projelendirip hayata geçirmek biraz zamanımı alacak. Jennifer Lopez’i giydirmeyi çok istiyorum. Yaşamımın bir bölümünü hem iş hem danışmanlık yaparak değerlendirmek istiyorum. Kişilere gardırop gibi özel koleksiyonlar hazırlayıp stil danışmanlığı şeklinde hizmet vermeyi hayal ediyorum. Bisiklet almıştım; diğer bir hayalim ise bu yıl motosiklet almak.

İyisiyle kötüsüyle koskoca bir yıl geçti. Bu yıl unutamadığınız, aklınızda kalan anılarınız mutlaka vardır. Paylaşabilir misiniz?

Burak Sertbaş: Biliyorsunuz bu yıl ben kızımı evlendirdim. Zor bir hismiş. Sert gibi görünsem de beni çok ağlattı. Kuşak bağlama merasimindeki duygusallığa dayanamadım. Bir de hayatıma Ege İhracatçılar Birliği Başkanlığı girdi.

Mustafa Buğday: Urla’da Altınköy sitesinde bir plajımız var; oradaki büyüklerimizle yaklaşık sekiz yıldır tanışıyoruz. Ama bu sene bambaşka bir dostluk doğdu aramızda. Birtakım ortak işler yaptık. Konseptli partiler düzenledik. Deniz kenarında gitar çalıp şarkılar söyledik. Yemekleri ben hazırladım. Çok keyifli anılar biriktirdik.

Dilek Süslüer: Nisan ayında gerçekleştirdiğim defile benim için gerçekten unutulmaz bir anı oldu. Frida’nın hayranıyım. Beş yıldır gerçekleştirmek istediğim bir projeyi hayata geçirdim. Her şeyden önce çok ciddi bir sosyal sorumluluk projesiydi. Bu proje ile Buca Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi için çok önemli bir cihaz alındı. Holter cihazı alımı için toplandık.

Sofra muhabbeti Röportaj, Burak Serbaş, Dilek Süslüer, Mustafa Buğday, MegaPlus Dergisi 28. Sayı
Burak Serbaş, Dilek Süslüer, Mustafa Buğday, Sibel Köroğlu

Yine bir yardım defilesi projesi var mı önümüzdeki yıl için?

Dilek Süslüer: Defile değil ama bir track show olabilir diye düşünüyorum. Zaten biliyorsun, ben her projemi sosyal sorumlulukla ilişkilendiriyorum. Özellikle çocuklara fayda sağlamak benim için çok önemli. Neden çocuk diye sorarsan, çocuklar için yapılan yardımların yetersiz olduğunu düşünüyorum. Çocukların seslerini duyuramadıklarını düşünüyorum. Ve bu konuda yapılan her işi destekliyorum.

Sibel Köroğlu: Her yemeği yapmayı seviyorsunuzdur Mustafa Bey; özellikle yapmaktan keyif aldığınız yemek nedir?

Mustafa Buğday: Aniden, bir anda çıkan spontane yemekleri daha çok seviyorum.

Burak Sertbaş: Yeni boşandığım yıllarda çok yemek yaptım. Mesela Cafe de Paris soslu bonfile yapıp misafir ağırladım. Deniz mahsullü erişte de yaptım. Mangal deseniz zaten bayılırım. Ama son zamanlarda dışarıda yemeğe alıştığımı söyleyebilirim, yapmıyorum.

Unutamadığınız bir yılbaşı anınızı sorsam?

Mustafa Buğday: Elbette çok güzel geçirdiğimiz yılbaşı gecelerimiz var ama bir yıl Alaçatı’da alkolü epeyce kaçırmışım. Dışarıda sucuk ekmek yemiştik. Halbuki sucuğun içindeki bir baharata alerjim var ama o havayla ben bunu unuttum. Geceyi hastanede geçirmiştim.

Burak Sertbaş: Evliliğimin son dönemlerinde Sahilevleri’nde oturuyordum. Çok samimi arkadaşlarımızla iki yıl üst üste evde parti yaptık. Balkona ısıtıcılar, bistrolar koyup güzel bir ortam yaratmıştık. Hala bir araya geldiğimizde o güzel anıları konuşuruz.

Dilek Süslüer: 2013’te Rusya’daydım. Benim için unutamadığım bir yılbaşı idi.

Sevgili Dilek, 31 Aralık günü bir çift aniden kapını çaldı ve sana “biz evleniyoruz, acilen bir gelinlik istiyoruz” dedi. Sen nasıl bir gelinlik hazırlarsın?

Dilek Süslüer: Son iki üç yıldır ışıltı çok fazla var. Bu çift de tam yılbaşında evlenecekleri için onlara ışıltılı bir gelinlik verir, bu mutlu geceleri için elimden gelen hızla en parlak şıklığı sunarım.

Peki bu çifte siz nasıl bir sofra hazırlarsınız Mustafa Bey?

Mustafa Buğday: Ben her zaman hazırım. Yaratırım, döktürürüm, hiç problem değil. Renkleri severim; sofrada kırmızılar sarılar isterim.

En kolayı size kaldı sanmayın Burak Bey. İşin en zoru sizde; sağdıç sizsiniz. Tüm işlerden sorumlusunuz.

Burak Sertbaş: “Deli misiniz, neden yılbaşında evleniyorsunuz” derim. Yılbaşında eğlenmek varken evlenmek neden?

2019 İş hayatınızda sizi neler bekliyor? Ege İhracatçılar Birliği Tasarım Yarışması için hazırlıklar ne durumda?

Burak Sertbaş: Nisan 2019 için hazırlıklarımız başladı. Şu an yer belirlemeye çalışıyoruz. 13 yıldır gerçekleşen Ege’nin en büyük bütçeli tasarım yarışması diyebilirim. 9 yıldır tam olarak içerisindeyim. Eskiden hep otel salonlarında düzenliyorduk, son üç yıldır salonlardan çıkıp farklı ortamlarda gerçekleştirdik organizasyonumuzu. Bir yıl Container Hall konser mekanında yaptık, diğer bir yıl Yeşilova Höyüğü’nde bir müze var, orada gerçekleştirdik, geçen yıl da Lunapark’ı kullandık.

Mustafa Buğday: İzmir Profesyonel Aşçılar Derneği yönetim kurulundayım. Dünya bizim mutfağımızı son yıllarda sadece döner ve kebap mutfağın olarak biliyor. Ege mutfağı, zeytinyağlılar gibi yemeklerimizi sunduğumuzda şaşırıyorlar. Bu yıl Amerikan Büyükelçiliğimizden davet aldık. Büyük ihtimalle 23 Nisan resepsiyonunu Amerika’da biz yapacağız. Maalesef okullarımızdaki Gastronomi bölümlerinde imkanlar çok yetersiz. Mutfakta gerekli olan malzemeler, fırınlar, ekipman çok yetersiz. Biz bunları kendi çabalarımızla okullara kazandırmaya çalışıyoruz. Özel projeler üretip, şeflerle bir araya gelip mönüler belirliyoruz. Velileri davet edip onlardan gelen paralarla eksikleri gidermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bu anlamda desteğe ihtiyaç duyuyoruz. Eğitim için gerekli eksikler giderilmeli ki gastronomi alanında çok daha iyi yere gelelim.

Çok klasik olacak ama yeni yıl dilekleriniz alabilir miyim;?

Mustafa Buğday: Çok klasik bir cevap vereceğim ben de; sağlıklı, huzurlu, mutlu ve bol paralı, ülkemin ahenk içinde yürüyen bir halde olabileceği bir yıl diliyorum.

Burak Sertbaş: Yeni yılda sizin gibi dostlarla birlikte, her an herkesin böyle güzel ve hoş vakitler geçirmesini diliyorum.

Dilek Süslüer: Herkesin iyi düşünce ve duygularla geçireceği bir yıl olmasını diliyorum.

O zaman ben de mutlu yıllar diliyor ve hepimize çok teşekkür ediyorum.

Ben şimdiden dergim ve kendim adına söz veriyorum ki basın sponsorunuz biz olacağız. En yakın zamanda görüşmek üzere

Etiketler

Sibel KÖROĞLU

MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu