<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sibel KÖROĞLU | MegaPlus Dergisi</title>
	<atom:link href="https://megaplus.com.tr/etiket/sibel-koroglu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<description>Magazin, Aktüalite ve Yaşam Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Mar 2020 17:08:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/favicon.ico</url>
	<title>Sibel KÖROĞLU | MegaPlus Dergisi</title>
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Arınmak</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/arinmak-5442</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/arinmak-5442#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2020 06:06:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[40. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=5442</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Arınmak… Temizlenmek… Arınmak… Ne güzel, ne anlamlı sözcüklerdir. Temizlenme sürecini bir tekerleğe benzetirim ben. Bir tekerleğin dönüşünü izlemek gibidir arınma akışını izlemek. Geride kalanlara şöyle bir göz atıp yeni bir yolda ilerlemek nasıl da heyecan vericidir. Tıpkı bir su arıtıcının suyu arıtırken çeri çöpü ayıklayıp tertemiz ve saf &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/arinmak-5442">Arınmak</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p>Arınmak…</p>



<p>Temizlenmek…
Arınmak… Ne güzel, ne anlamlı sözcüklerdir. Temizlenme sürecini bir tekerleğe
benzetirim ben. Bir tekerleğin dönüşünü izlemek gibidir arınma akışını izlemek.
Geride kalanlara şöyle bir göz atıp yeni bir yolda ilerlemek nasıl da heyecan
vericidir. Tıpkı bir su arıtıcının suyu arıtırken çeri çöpü ayıklayıp tertemiz
ve saf bir suyu ortaya koyması gibidir arınmak. Nasıl da huzur verir insana…</p>



<p>Klasik
karşılığından daha fazla anlamlar içeriyor benim için temizlik” kelimesi. Yani
en basit haliyle mutfak tezgahını şöyle bir elden geçirmek, yerleri ovalamak falan
değil… Bana göre fazlayı, “safraları” atmak aslında temizlenmek. Yaşamda
temizlik yapmak ise biraz insanları ayıklamak demek. Tüketen ilişkilerden
sıyrılmak, aşağı çeken insanlardan uzaklaşmak, işlevsiz kalabalıklardan
kurtulup daha duru, daha temiz ama daha dolu dolu beraberliklere sarılmak…</p>



<p>Bahar
gülümsüyor. İzmir’in en güzel zamanları başlıyor. Sokak sokak huzur, her adımda
umut dolu ilkbahara doğru akıyor zaman. Hayatın döngüsüne bir baksak yapmamız
gerekeni de görüyoruz aslında. Doğa bile kendini kaç kez yeniliyor bir yılda. Tam
da fazlalıklardan kurtulup arınma zamanı. Sadece biraz cesaret ve adım atmak
gerekli. Önce insanın kendisiyle yüzleşmesi gerekiyor sanırım. Sonrası kendiliğinden
geliveriyor. Karar verebilmek çok önemli. Ve beyler kusura bakmasın ama
kadınlar bu konuda daha cesur ve hızlı bence. Ve kadınlar her durumda yeniden
bir mucizeye imza atabiliyor. </p>



<p>Sevgili
Benan’ın altı yıldır her gösteride tekrarladığı gibi “Yaşamın eleğine güvenin;
o tatlı tatlı eliyor tozu, kiri. Geride kalanlarsa yaşamlarımızın büyük
taşları. Vazgeçilmezlerimiz.” Enerjimizi alanlara zaman harcayacağımıza o büyük
taşlara daha çok sarılmanın zamanı işte. Temizlenip dirilmekten, yenilenip
güçlenmekten çekinmeyelim. </p>



<p>Ha, siz
yapamıyor musunuz? İnanın hayat öğretiyor bize zaten yenilenmeyi, yıpranmıştan,
yıpratandan kurtulmayı… Yaşamın göz kırpmalarını görme vakti.</p>



<p>İyi
okumalar…</p>



<p>YENİ BİR YERDEN BAŞLAMAK DİLEĞİYLE&nbsp; </p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/arinmak-5442">Arınmak</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/arinmak-5442/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir’de Bir İlk: İkinci El Tasarımcı SELİN SİNTAÇ</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/izmirde-bir-ilk-ikinci-el-tasarimci-selin-sintac-3796</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/izmirde-bir-ilk-ikinci-el-tasarimci-selin-sintac-3796#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Nov 2019 06:27:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[38. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Selin SİNTAÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=3796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni İçeriye girdiğimde ışıl ışıl ayakkabılar, çantalar, rengârenk elbiselerle donanmış bir ortamla karşılaştım. Enerjisi yüksek bir dekorasyon ve cıvıl cıvıl bir konsept; her şey iç açıcı, neşeli ve şık. Kendisi gibi bir mekan yaratmış SELİN SİNTAÇ. Ona “hayırlı uğurlu olsun” demek için mekana ilk gelişimde karar verdim bu kez &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/izmirde-bir-ilk-ikinci-el-tasarimci-selin-sintac-3796">İzmir’de Bir İlk: İkinci El Tasarımcı SELİN SİNTAÇ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p><em>İçeriye girdiğimde ışıl ışıl ayakkabılar, çantalar, rengârenk elbiselerle donanmış bir ortamla karşılaştım. Enerjisi yüksek bir dekorasyon ve cıvıl cıvıl bir konsept; her şey iç açıcı, neşeli ve şık. Kendisi gibi bir mekan yaratmış SELİN SİNTAÇ. Ona “hayırlı uğurlu olsun” demek için mekana ilk gelişimde karar verdim bu kez <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-volkan-sintac-137">Sofra Muhabbeti</a>’mi kendisinin zarif çay masasında yapmaya.</em></p>



<p><em>O’nu tanıyan çok.
Bilinmeyenlerle dolu bir genç kadın aslında Selin Sintaç. Dıştan bakınca
duvarları var sanki, sohbet edip tanıdıkça bambaşka bir kadınla bir araya
geldiğinizi anlıyorsunuz. Samimi, enerjik ve özenli.</em></p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong>
Hadi senin sözlerinle tanıyalım biraz Selin Sintaç’ı…</p>



<p><strong>Selin Sintaç: </strong>Doğma
büyüme İzmirliyim, üniversiteyi de İzmir’de okudum. Aile şirketimizde
çalışıyordum ve aynı zamanda da okuyordum. Üniversite bittikten sonra
Amerika’ya gidip California San Francisco’ya yerleştim.&nbsp; 10 yıl kadar orada kaldım ve o dönemde yüksek
lisansımı bitirdim. Burada Uluslararası İlişkiler Avrupa Birliği okumuştum.
Amerika’da da kamu yönetimi ve yöneticilik üzerine master yaptım. Aslında
eğitimim tamamen devlet siyaset ve politika üzerine idi. Otuzlu yaşlara yakın
bir zamanda üçüncü üniversitemi moda üzerine okudum. </p>



<p>Moda kendimi bulduğum bir alandı. Moda pazarlama bölümünde
modanın farklı dallarında eğitimler aldım. Hiç unutmuyorum; ilk derste
sınıftaki yaş ortalamasına göre çok büyük kalıyorum tabii, en öne kalemlerim,
notlarım hazır vaziyette oturdum, çok sevdiğim bölüm başkanlığını yapan Diana
diye bir hoca vardı, arkası dönük tahtaya bir şeyler yazmaya başladı. Ben
başladım ağlamaya, kadın ağladığımı duyunca arkasını dönüp neden ağladığımı
sordu. Ayağa kalkıp “Ben otuzuma merdiven dayadım, bu benim üçüncü üniversitem
ve kendimi anca burada buldum” dedim. Bütün sınıf alkışlamaya başladı. O günden
sonra hiç kimse de beni unutamadı. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-1024x680.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3801" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Üçüncü
üniversitede kendini buldun, peki diğer okuduğun bölümlerin hayatında sana hiç
etkisi oldu mu?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ:</strong>Tabii
ki oldu. Dünyaya bakış açımı değiştiren ve beni bu kadar açık görüşlülüğe iten
aslında aldığım eğitimlerdi. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Amerika
maceranı dinlemek istiyorum. Ne zamandır İzmir’desin? Kesin dönüş mü yaptın?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Döneli
5-6 ay oldu. Aslında bir ayağım hep o tarafta çünkü ben aynı zamanda Amerikan
vatandaşıyım. Tek vatanım Türkiye değil, artık Amerika da benim vatanım;
kısacası dünya vatandaşıyım. Yeri geliyor buradan daha çok orayı biliyorum,
çünkü buradan daha çok orada yaşadım bazı şeyleri. 24-37 yaş arası dönemim
orada geçti. Hayatınızda kendi bilincinize vardığınız dönem, kendinizi
keşfettiğiniz dönem vardır ya işte ben o dönemde hep Amerika’daydım. Kardeşimin
düğünü için geldim aslında. Sonrasında da kaldım. Çünkü şu an bulunduğumuz
mağaza gibi moda üzerine bir şeyler yapmak benim hep hayalimdi. Aslında ilk
Amerika’da böyle bir şey düşündüm ama aslında güçlü olduğum yer burası,
köklerimin olduğu yer burası. Ailemin manevi desteğinin olduğu yer burası.
Orada olsaydım yine tek başıma olacaktım. Şimdikinin en az 2 katı daha fazla
zorlanacaktım. Ama burada hayat aile ile beraber çok güzel ve kolay. Yıllarca
zaten yalnızlığın zorluğunu çok yaşadım. Mesleki açıdan bakarsak; Türkiye’de
yapılan her şey çok iyi, malzemeler, dikişler çok güzel, usta terziler çok iyi.
Böyle bir iş için ana merkezi burada kurup Amerika’da sürdürmek gibi bir
hayalim var.b</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-680x1024.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3805" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Orada
ne işler yaptın?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Çok
farklı işler yaptım. Mesela orada Uber’in ilk kadın şoförü oldum. Terzide
çalıştım. Uzun yıllar moda sektöründe yer aldım; stilistlik, gardırop
stilistliği, moda danışmanlığı yaptım, kişiye özel çalışıyordum. En önemlisi de
Fashion Show Production dediğimiz kısacası burada moda şovlarında ajansların
yaptığı işi yapıyordum. Modellerle çalıştım, koreografilerini yaptım, model
eğitmenliği yaptım. Genel olarak moda sektöründe yer aldım.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Hepsinden
daha farklı bir iş olan uber şoförlüğü benim dikkatimi çekti. Neden bu iş?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>O
dönem okulum yeni bitmişti; bir yandan kendimi keşfetmeye çalışırken bir yandan
da maddi olarak da ayakta durmam gerekiyordu. Sonuçta Amerika’da tek başıma
yaşadım. Bir de modadan kazandığımın daha fazlasını modaya harcıyordum.
Dolaplara elbiseler ayakkabılar sığmadığı için modaya harcadığım bu parayı
dengeleyen bir para akışının olması gerekiyordu. Dolayısıyla böyle bir iş
tecrübem de oldu. San Francisco’da 40 şoförün içinde tek kadın olan bendim.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-680x1024.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3812" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:Hep
hayalin olduğunu söyledin. Peki, nasıl gelişti bu süreç? Kısa sürede burayı
nasıl açtın?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Evet,
hep hayalimdi bu benim. Kendi tasarladığım logom bile 5-6 yıl öncesinden
hazırdı. Kafamda hep istediğim bir şeydi ama doğru yer ve doğru zamanı
bekledim. Ailemin de destek ve teşvikleriyle yola çıktım bu anlamda ailem hep
yanımda yer aldı. Konseptteki değişikliğin sebebi de aslında biraz İzmir. Çünkü
buradaki konsept, İstanbul’da, Amerika’da, Avrupa’da var ama İzmir’de hiç
olmayan bir şey; “ikinci el designer”&#8230; Çok az giyilmiş ya da hiç giyilmemiş
çok yeni ve marka ürünler&#8230; Kendi çevreme anneme, kardeşime ya da kendime
baktığımda bir elbiseyi alıp sadece bir gün bir kaç saat giyip bir daha
kullanamama durumu olunca bu şekilde bir fikir mantıklıydı. Biraz da tüketim
çılgınlığına dur deyip, bu ürünleri alamayan insanlara fayda sağlayan bir
şeyler yapmak istedim. Aslında sosyal sorumluluk gibi de bir şey bu. Çünkü
ikinci el dediğinizde %50+%10’dur bunun gideri. Bu şekilde bir fırsatı
değerlendirmek isteyen de çok kişi var. Buradaki ürünlerin çoğunun tarzı houte couture.
Amerika’dan bir tane alınmış ya da farklı sezonlarda toplanmış değişik ürünler
ve Türkiye’de bulunmayan ürünler. Türkiye’de bulabilmeniz için zamanında
Amerika’ya gidip almış olmanız gerekiyor bu mağazadakilerin çoğunu.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Dünyada
yaygın olan bu ikinci el konsepti Türkiye’de ya da İzmir’de ne durumda sence?
İnsanlardan nasıl tepkiler aldın?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Olumlu
tepkiler aldım hep. Öyle ki ortanın altı kalitede ürünlere öyle fiyatlar
veriliyor ki artık buradaki yüksek marka ürünlerin böyle uygun fiyatlarda
olması insanları çok cezbetti. Ben bu işe girdiğimde herkes ürünlerin çok üst
segmente hitap edeceğini ve fiyatların çok yüksek olacağını düşündü. Abiye
kıyafetlerimin bile fiyat aralığı çok normal bir seviyede. Fiyat aralığım
800-2500₺ arasında değişiyor. Türkiye’ye kardeşimin düğünü için geldiğimde
abiye ararken 3000-4000₺’ye abiye bulduğumuzda seviniyordum. Ben müşteri olarak
“iyi, kaliteli ve değişik olsun” diye bakıyorum ürünlere. Bu yüzden de
insanlara bunu sunmak istiyorum. İnsanlar güzel, değişik şeyleri uygun
fiyatlara alsınlar istiyorum.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Bedenler nasıl? Biraz büyük beden giyenler de bir şeyler bulabiliyor mu burada?</strong><br> <strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Hazırlarda 40 bedene kadar ürünler var. Kotlarda 23-31 beden aralıkları var. Zaten Amerika bedenleri buradakilerle tam olarak aynı değil, Small bedenler Medium’a denk gelebiliyor Türkiye’de. Kendi markamla diktirdiğim bütün ürünlerde her beden çalışıyorum zaten. Kendi tasarım ürünlerimle de müşterileri buluşturacağım.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-1024x680.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3803" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><br> <strong>SİBEL KÖROĞLU: Bu röportajı yaptığımızda burası açılalı bir hafta oldu daha çok yeni ama burası zamanla Alsancak’ın buluşma noktası olacakmış gibi hissediyorum. Bence insanlar hem sohbet edelim hem birşeyler bakalım diye burayı buluşma noktası haline getirecekler&#8230;</strong><br> <strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>İnşallah öyle olur. Ben de bu düşünceyi arkadaşlarıma çevreme aşılamaya çalışıyorum. Konsepti tanıtmak adına biliyorsunuz ben tek bir açılış yapmadım, bir lansman gecesi yaptım, kişiye özel davetler verdim, herkesle tek tek ilgilenip konsepti anlattım. Hem almaya hem vermeye yönelik, modayı paraya, parayı modaya çevirmek anlamında İzmir’de olmayan bir konsept ile geldim. Bu mağazaya gündüz kıyafetleriyle gelip gece aniden çıkan bir davete baştan ayağa hazır bir halde çıkabilirsiniz. Kıyafetinden çantasına ayakkabısından ceketine kadar donatabiliyor burası.<br> <br> <strong>SİBEL KÖROĞLU: İade durumu söz konusu mu?</strong><br> <strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>İkinci el ürünlerde dünyanın hiçbir yerinde iade yok. Ben kendi nezdimde değiştirme tabii ki yaparım ama iade diye bir şey ikinci el ürünlerde yok. Yeni koleksiyonda ise ayrı bir durum söz konusu elbette.<br> İkinci el ürün satın almayı ve nasıl kullanılacağını da insanlara alıştırmak istiyorum. Ben de Amerika’dayken çokça zaman ikinci el mağazalardan ürün alışverişi yapıyordum ve bunu da çok seviyorum. Kaliteli, marka ve çok az kullanılmış yepyeni ürünleri çok uygun fiyatlara almak bence çok mantıklı. Ayrıca bu paylaşımı da önemli buluyorum.<br> <br> <strong>SİBEL KÖROĞLU: Bu yıl ailenizin en büyük mutluluğu Seray’ın düğünü oldu. Güzel bir organizasyon süreci geçirdiniz. Düğünde Seray’ın saç ve makyajını senin yaptığını duydum, doğru mu?</strong><br> <strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Evet, saçını da makyajını da gurur duyarak ben yaptım. Herkese nasip olmaz kendinden 8 yaş küçük kız kardeşinin makyajını yapıp duvağını takmak&#8230; Seray da sağ olsun, o anlamda bana çok güvendi. Ben de büyük bir zevkle yaptım.<br> <br> <strong>SİBEL KÖROĞLU: Bir başkasına böyle güzel makyaj yapabilmek el becerisi ister. Belli ki el becerin de yüksek. Güzel sanatlara da bir yatkınlık var sanıyorum resim ile de uğraşıyorsun…</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Evet,
yağlı boya, kara kalem resimle uğraşmayı seviyorum. Ben terazi burcuyum;
yaratıcılığa, sanata ve sosyalliğe yatkın bir burçtur. Bu özellikleri
taşıdığımı düşünüyorum. Yağlı boya için hiç ders almadım. Kendi kendime
geliştirdiğim bir hobi benim için.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Mağazaya
gelenler de görecekler bu harika resimler burada da yer alıyor…</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Çok
teşekkür ederim. Aslında hiç profesyonel yapılmış resimler değil bunlar, sadece
görerek ve renklerle oynayarak ortaya çıkardığım şeyler. Vücudumuz da, yüzümüz
de boş bir tuval gibi. Üzerine kullandığımız makyaj malzemeleri ve kıyafetler
hayatın renkleri gibi… Ben güne başlamadan önce bu gün ne giysem diye
düşünmüyorum, bu gün nasıl bir sanatsal faaliyette bulunsam diye düşünüyorum
çünkü bu benim sanatım. Sokağa çıkarken kıyafetimden aksesuarıma, saçıma,
makyajıma kadar sanat yaptığımı düşünüyorum. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-1024x680.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3807" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Bir
davete gitmek için hazırlanman ne kadar sürüyor?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>O
her seferinde değişebiliyor. Eğer kendimi çok zorlarsam 15-20 dakikada hazır
olabiliyorum. Bazen de geniş geniş hazırlanıp birkaç saatimi buna
ayırabiliyorum. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Çok
başarılı, bir o kadar da mükemmeliyetçi bir baba ile tescilli güzel bir annenin
ilk kızısın. Çok şanslısın. Diğer yandan da, sorumlulukların olması, örnek
olmak gibi beklentilerle doğuyorsun aslında.</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Uzun
yıllar Amerika’da yaşamamın bir sebebi de buydu aslında. Çünkü o
sorumlulukların altında insan bazen kendi olamıyor.&nbsp; Beklentileri karşılayabilmek adına yok
olabiliyorsunuz. Ben her şeyden önce bir birey olarak, Selin olarak, yalın
olarak, aileden aldıklarımın üstüne kendim de var olabilmeye çalıştım. Gölgesiz
ve yalın bir şekilde ailemi de en iyi şekilde temsil etmeye ve onlardan biri
olmaya çalıştım. Onların altında ya da üstünde değil, yan yana, bir arada
olabilmeye önem verdim. Çok saygılı, mutlu ve de sevgi dolu bir aile ortamında
yetiştik. O yüzden kardeşim de ben de çok şanslıyız. Anne ve babamız her
anlamda, hep yanımızda ve destek oldular.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: “Babamın kurulu düzeninde çalışayım” diye bir düşüncen
olmadı sanırım.</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Ben 11 yaşımdan beri babamla beraber çalışıyorum.
Arkadaşlarım sokakta bebeklerle oynarken ben 11 yaşında fatura kesmeyi, babam
sayesinde öğrendim. Babamın bir lafı vardır; “işin mutfağından gelmeden yemek
yapmayı öğrenemezsin” der. Bir şeyleri hak etmeyi öğrenerek büyütüldük hep. Böyle
yetiştirilmeseydim hayata karşı bu kadar sağlam ve net duramazdım. Kolayı
tercih etmektense hep zoru seçtim. Bu da babam ve annemin bizleri
yetiştirmesiyle ilgili. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-1024x680.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3798" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Evlilik düşüncesi var mı kafanda yakınlarda?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Kader kısmet o işler. Evleneceğim diye yola çıkan bir
insan değilim.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Şöyle bir gelinliğim olsun diye hiç hayal kurdun mu?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Küçüklükten beri her kızın öyle bir hayali vardır.
Benimkisi nasıl olur bilemiyorum. Tabii taşlı, tüllü bir şeyler olacağı kesin.
Işıltıları, şatafatı, yeri geldiğinde abartıyı çok seviyorum. Aynı evden iki
kız olarak kardeşim çok sade bir tarza sahipken, ben ise tam tersiyim. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Bu tarzını kendine çok güzel yakıştırıyorsun ve çok
güzel taşıyorsun bu çok önemli.</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Çok teşekkür ederim. Stil danışmanlığı da yaptığım
dönemlerde vücut tipine göre giyinmek, saç rengine göre makyaj yapmak, göz
şekline göre göz makyajı yapmak gibi konularda yardımcı oluyordum. Çoğu insan
bunun eğitimini almadığı için bilmiyor ve bu gayet doğal. Bizim gibi insanlar
bu noktada devreye giriyor. Bu boy etek giymen lazım, bu elbisenin altına şu
tarz bir ayakkabı kullansan daha güzel durur, boyunu uzatır bacağını kesmez
şeklinde önerilerde bulunmak gerekiyor. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Çocukken de sever miydin? Mesela mankencilik falan oynar
mıydın?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>3 yaşında masanın üstünde Bergen şarkıları
söylermişim, o kadar söyleyeyim. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:Elinde
gece kıyafeti olan ve bunları sana ulaştırmak isteyenler nereden ulaşabilir?
Senin bu anlamda kriterlerin neler?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Açılalı çok kısa süre oldu ama insanlar hemen
benimsediler. Daha şimdiden dolaplarında duran bir kez giyilmiş ve artık
kullanmadıkları güzel ürünleri getirmeye başladılar bile. Bana ulaşmak zor
değil, zaten sosyal medyayı çok sık kullanan bir insanım. Adresim de belli,
ulaşmak isteyen herkese açığım. Bazıları fotoğraf göndermek istiyorlar,
işleyişin nasıl olduğunu soruyorlar. Ben buraya konsinye şeklinde alıp
koyuyorum, beraber fiyat aralığını belirliyoruz. Ürün satışı gerçekleştikten
sonra %30’unu ben alıyorum, kalanı da ürün sahibine teslim ediyorum. Çok
kullanılmış, hırpalanmış ya da kendimiz satın almayacağımız bir şeyi buraya
koymuyoruz. Az giyilmiş, hiç giyilmemiş ya da çok iyi durumdaki ürünleri almayı,
farklı ürünlere ve farklı bedenlere yönelmeyi tercih ediyorum. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Formunu böyle koruyabilmeyi nasıl sağlıyorsun? Nasıl
besleniyorsun?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Ne istesem yerim hiç kilo almam gibi bir insan hiç
olmadım. Yediğime içtiğime her zaman çok dikkat ediyorum. Tatlıyı çok seviyorum
ama ucunu kaçırmamaya çalışıyorum. Bir gün tatlı yediysem ertesi gün bir öğünü
kesiyorum. Karbonhidrattan uzak durmaya çalışıyorum, ekmek yemiyorum. İşim
görselliğe yönelik ama işim bu olmadan önce de görselliğe çok dikkat eden önem
veren bir insandım. Spor da hayatımdan hiçbir zaman çıkmadı, küçük yaşlardan
beri spor yapıyorum. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-680x1024.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3808" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Ata binme hikâyen de var bildiğim kadarıyla…</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Evet, bir de attan düşme hikâyem var. Sonrasında omurgamdan
2 kere ameliyat geçirdim. Hemen ardından dizimi kırdım. Şu an çok ağır sporlar
yapamıyorum. Ama yüzme, yürüyüş gibi daha günlük aktiviteleri yapıyorum
mutlaka. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Çok güzel kombinler, çok güzel makyajlar yapıyorsun.
Peki güzel sofra da hazırlar mısın? Mutfağa giriyor musun?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Ben hazırlarım ama siz yemezsiniz. Şu anlamda
söylüyorum; inanılmaz sağlıklı, yağsız, tuzsuz şeyler yapıyorum ve ben onları yiyorum.
Bir brokoli çorbası yaparım mesela onu sadece ben yiyebiliyorum. Çünkü 6-7 yıl
kadar önce yemek zevki ile yemek yiyen bir insan olmaktan çıktım ben. Karnım
doysun diye yemek yiyorum. Amerika’dayken uzun bir süre dışarıdan insan elinin
değdiği bir ürün yemedim, tamamen haşlanmış sebze ve haşlanmış proteinlerle
beslendim. Bu durum da yemek yeme zevkini ve iştahı aldı benden. İyi ki de aldı,
çok mutluyum bu şekilde, sağlıklı da besleniyorum. Ama ilginç bir şey itiraf
edeyim; sokak yemeklerini çok özlemişim. Şurada kokoreç, midye, çiğköfte olsun,
dayanamam. Bunlara karşı açlığım var ama mesela gidip İskender döner yiyelim
deseniz ben ekmek yemem derim, tereyağı yemem derim. </p>



<p><strong><em>Sevgili Selin, büyük hayallerinle
buluşacağın ışıltılı bir başlangıç yaptın. Başarılar diliyorum.</em></strong></p>



<p><strong>Instagram: @<a href="https://www.instagram.com/selinsintac/">selinsintac</a></strong></p>



<figure class="wp-block-gallery columns-3 is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-680x1024.jpg" alt="Selin Sintaç Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3812" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3812" class="wp-image-3812" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-680x1024.jpg" alt="" data-id="3811" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3811" class="wp-image-3811" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-680x1024.jpg" alt="" data-id="3810" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3810" class="wp-image-3810" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-680x1024.jpg" alt="" data-id="3809" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3809" class="wp-image-3809" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-680x1024.jpg" alt="" data-id="3808" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3808" class="wp-image-3808" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-1024x680.jpg" alt="" data-id="3807" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3807" class="wp-image-3807" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10-1024x680.jpg" alt="" data-id="3806" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3806" class="wp-image-3806" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-680x1024.jpg" alt="" data-id="3805" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3805" class="wp-image-3805" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-680x1024.jpg" alt="" data-id="3804" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3804" class="wp-image-3804" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-1024x680.jpg" alt="" data-id="3803" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3803" class="wp-image-3803" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-680x1024.jpg" alt="" data-id="3802" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3802" class="wp-image-3802" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-1024x680.jpg" alt="" data-id="3801" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3801" class="wp-image-3801" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4-1024x680.jpg" alt="" data-id="3800" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3800" class="wp-image-3800" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3-1024x680.jpg" alt="" data-id="3799" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3799" class="wp-image-3799" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-1024x680.jpg" alt="" data-id="3798" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3798" class="wp-image-3798" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1-1024x680.jpg" alt="Selin Sintaç Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3797" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3797" class="wp-image-3797" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li></ul></figure>The post <a href="https://megaplus.com.tr/izmirde-bir-ilk-ikinci-el-tasarimci-selin-sintac-3796">İzmir’de Bir İlk: İkinci El Tasarımcı SELİN SİNTAÇ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/izmirde-bir-ilk-ikinci-el-tasarimci-selin-sintac-3796/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofra Muhabbeti: Prof. Dr. Safiye Yılmaz</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-3531</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-3531#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 07:12:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[37. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Safiye Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=3531</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bu ay sofram yine İzmir’in nefes alanı Kültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda. Bir tatlı sonbahar akşamüstü, iş çıkışında çay keyfi yapıyoruz. Rose Garden 1941’in mekânda yenilikler ve güzellikler yaratan, beyefendi müdürü Yavuz Meço’nun hazırlattığı harikulade çay lezzetleriyle bir hanımefendiyi ağırlıyorum; Atagöz Dal Merkezi’nin ortağı, Ata &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-3531">Sofra Muhabbeti: Prof. Dr. Safiye Yılmaz</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p>Bu ay sofram yine İzmir’in
nefes alanı Kültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda.
Bir tatlı sonbahar akşamüstü, iş çıkışında çay keyfi yapıyoruz. <strong>Rose Garden 1941</strong>’in mekânda yenilikler
ve güzellikler yaratan, beyefendi müdürü <strong>Yavuz
Meço</strong>’nun hazırlattığı harikulade çay lezzetleriyle bir hanımefendiyi
ağırlıyorum; Atagöz Dal Merkezi’nin ortağı, Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu
Başkanı Prof.Dr. <strong>SAFİYE YILMAZ</strong>.</p>



<p>Çok içten, çok zarif ve çok
net bir kadın Safiye Yılmaz. Tüm samimiyetiyle cevapladı sorularımı. </p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:&nbsp;Safiye Hanım, sizi
daha yakından tanıyabilir miyiz?</strong></p>



<p><strong>Safiye Yılmaz:</strong>&nbsp;1973, Manisa
doğumluyum. Lise öğrenimimi Bornova Anadolu Lisesi’nde bitirdim, sonrasında Ege
Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandım. Tıp ilk tercihimdi, çünkü ilkokul
çağlarından beri doktor olmak istiyordum.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3539" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Etkilendiğiniz bir şey
mi oldu?&nbsp;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Evet. Bir tekne
gezisine katılmıştık orada bir kadın doğum doktoru abim ile karşılaştım. Mesleğini
çok seviyor, severek anlatıyordu; onun mesleğine olan tutkusuna&nbsp;hayran
kaldım. Ailemde hiç doktor yok hatta şu anda bile sülalede yok. Buna rağmen ben
o hayranlığımın üstüne doktor olmak istedim.</p>



<p>Şu an tüm ailem ticaretle uğraşıyor ve
ailede tek doktor benim. </p>



<p><strong>SİBEL
KÖROĞLU:</strong> <strong>Göz doktoru olma kararı nasıl geldi?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE
YILMAZ:</strong> Tıbba
başlarken çocukları çok sevdiğim için çocuk doktoru olmak istemiştim. Çocuk
branşında yaz stajını yaparken hasta çocukları görünce çok üzüldüm. Hasta
çocuklarla ilgilenirken onların durumuna dayanamayacağımı anladım. </p>



<p>Göz stajını yaparken bu branş bana çok
güzel geldi, çünkü bu branşta ölüm haberi yoktu. Ve gözler hep açılıyordu,
herkes çok mutluydu. Mutlu sonla bittiğini görünce bunun bana göre olduğuna
karar verdim. Sonra ilk 5 tercihimi gözden yana kullandım ve ilk tercihim olan
yeri kazandım. Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde ihtisasını tamamladım.
Orada beraber çalıştığımız bir hocam vardı, benim orada kalmamı istedi, bakanlıkla
yazışmalar sürdü ve orada kaldım. Sonrasında orada birtakım yayınlarımı ve
dosyamı tamamladım. Uzmanlığımın beşinci yılında doçentliğe başvurdum. Beşinci
yılda başvurulabildiği için beklemek zorunda kaldım; bana kalsaydı hiç
beklemezdim. Doçentliğimi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde aldım. Beş yıl
tamamlandığında profesörlüğüm unvanım geldi.&nbsp;Şimdi 5 yıllık
profesörüm.&nbsp;</p>



<p>2004 yılında aynı yerde ihtisas yaptığım 3
göz hekimi bir araya geldik ve Atagöz’ü kurduk. Aynı yıl eski eşimle evlendim,
2006 yılında ilk kızım, 2008 yılında ikinci kızım doğdu, iki kız
annesiyim.&nbsp;</p>



<p>Bu arada Amerika ve Kanada’da birer yıllık
görevlendirmelerim oldu.&nbsp;Oralarda hem eğitimime devam ettim hem mesleğimi
geliştirmiş oldum.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3-680x1024.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3540" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3.jpg 797w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure>



<p><br>
<strong>SİBEL KÖROĞLU: Ata Sağlık Hastanesi’nin
temelinde de Atagöz var değil mi?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE
YILMAZ:</strong>
Atagöz’ü 2004 yılında kurduk, sonra giderek büyüdü. Deneyimli uzman doktor
kadromuzla İzmir’de Bayraklı, Hatay ve Gaziemir şubelerimizde kesintisiz olarak
sağlık sorunlarına çözüm buluyoruz. Atagöz günde 24 saat kesintisiz hizmet
veren Türkiye ve Türkiye dışında da referans merkezi olarak kabul edilmiş, tanı
ve tedavide lider bir kurum oldu.</p>



<p>2014 yılında da Ata Sağlık Hastanesi’ni
açtık böylece genel bir hastanemiz oldu.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Hastaneniz kadın
ağırlıklı bir hastane&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Evet öyle,
aslında gerçekten bu planladığınız bir şey değildi. Ancak ben kadınların
yöneticilik konusunda da mesleki anlamda da çok başarılı olduklarına
inanıyorum. Tamamen işine odaklı çok başarılı yöneticilerle çalışıyorum.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3541" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Kaç personel var şu
an?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;330 personel
var. Bunun yaklaşık %70’i kadın, üstelik yönetici kadromuz da kadınlardan
oluşuyor. Tamamen işine odaklı 5 kadın yönetici ile çalışmaktan çok memnunum.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Hastane olarak sosyal
sorumluluk projelerine de destek veriyorsunuz&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Evet, sosyal
sorumluluk projelerini önemsiyoruz ve yer almaya çalışıyoruz. Bir projemizden
bahsedeyim. Biz Koruyucu Aile Derneği üyesiyiz, kimsesiz çocuklara koruyucu
aileler bulmaya çalışan bir dernek bu. Dernek vasıtasıyla Karşıyaka Çocuk
Yuvasında bebek evi eksiği olduğunu öğrendik ve Ata Sağlık olarak Karşıyaka
Çocuk Yuvasına bir bebek evi yapıyoruz. Yani 0-3 yaş arasındaki bebeklerin
bakılabileceği bir yer kazandıracağız.&nbsp;</p>



<p>Bunun dışında da bize uyan sosyal
sorumluluk projelerinde yer almaya çalışıyoruz. Çünkü siz evrene ne verirseniz
size o geri döner, buna inanıyoruz.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Karşılamadan itibaren
hastaya “bizim için özelsiniz” hissini veriyorsunuz…</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ: </strong>Bunun hissedilmesi benim için çok değerli. Çünkü vermek istediğimiz de bu
zaten. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Dizi de çekildi sanırım
hastanenizde&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Evet, ağırlıklı
olarak Foça’nın olduğu Rüzgar&#8217;ın Kalbi dizisinde &nbsp;hastanemiz de çok rol aldı.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Doktor dizilerini nasıl
buluyorsunuz?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Ben sevmiyorum
onları. Seyirci olarak insanlar seviyor ama doktorlar olarak hepimiz aynı
görüşteyiz sanırım pek sevmiyoruz.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Branşınız göz
olmasaydı ne olurdu?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Kadın doğum ya da
plastik cerrahi olurdu.&nbsp;Eskiden beri kendime bakmayı zaten seviyorum,
güzel kadınları da seviyorum.</p>



<p>Plastik cerrahi de insanları güzelleştirme
ile ilgili olduğu için benim ilgilendiğim bir alan olurdu. Kadın doğum
da&nbsp;kadına yönelik olduğu için yine bana uygundu. Ama göz de dediğim gibi
ölüm yok,&nbsp;sonuçları da&nbsp;güzel genelde. O sebeple ben işimi çok severek
yapıyorum, hastalarımla da güzel bir iletişimimiz var.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10-680x1024.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3542" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Peki, modayla
ilgileniyor musunuz, yakından takip ediyor musunuz?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Her zaman
söylenen klişedir “moda kişinin kendine yakıştırdığıdır” aslında ama yaz ya da
kış neyse o dönemin modası onu mutlaka takip ediyorum açıkçası ve moda olan
şeylerden de kendine yakıştırdığımı satın alıyorum. Ayakkabı ve çantaya özel
bir ilgim var evde artık koyacak yer bulamıyorum diyebilirim.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Biraz da kızlarınızdan
bahsedelim&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Biri 11, biri 13
yaşında iki kızım var ve onlar benim hayat kaynağım. Aynı zamanda da arkadaş
gibiyiz. Şu an ortaokula gidiyorlar ve biri sınava hazırlanıyor. Tenisle
ilgileniyorlar. Beraber at binmeyi, alışveriş yapmayı ve seyahatlere çıkmayı
çok seviyoruz. Çok iyi giden bir iletişimimiz var.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Ev işleriyle ve mutfakla
aranız nasıldır?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;En çok sevdiğim
mutfak kısmı; mutfakta bir şeyler yaratmaktan çok mutlu oluyorum. Titiz bir
kadınım ama ev işlerini kendim yapacak vakti bulamıyorum. Sağ olsun, yardımcım
var o ilgileniyor ama mutfakta mutlaka ben yer alıyorum. Özellikle pasta börek
işlerini çok severim, gördüğüm sevdiğim her şeyi mutlaka denerim. Elimin
ayarının iyi olduğunu, lezzetli olduğunu söylerler. Bu arada mutfak eşyası
alışverişleri de çok ilgimi çekiyor. Evimin eşyasından daha çok mutfak
eşyalarımı yeniliyorum.<br>
<br>
</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Göz branşındaki
yenilikleri yakından takip ediyorsunuz. Çok fazla yenilik oluyor mu?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Geliyor ve biz
gerçekten çok hızlı takip ediyoruz. Hatta biz de bazı işlerin öncüleriyiz.
Türkiye o anlamda tıpta gerçekten çok ileri. Birtakım yayınlar yapıyoruz. Mesela
benim yaptığım bir çalışmanın sonucu, tedavi protokolü olarak geçti kayıtlara.
Aslında bir grup hasta üzerinde bir tedavi denedik, düşündük bu olabilir diye.
O tedavi sadece benim yaptığım küçük bir çalışmanın sonucuydu.</p>



<p>Yine çok büyük branşlarda çok güzel
çalışmalar var Türkiye&#8217;de, biz de yeniliklerin öncüsüyüz.</p>



<p>Bir de ben mesleğimi sevdiğim için mesleğimin
en zor kısmıyla ilgileniyorum. Cerrahi olarak hepimiz müdahaleler yapıyoruz. Örneğin
katarakt, her hekimin yaptığı iştir ama retina çok spesifik bir alan, ben
retinayla ilgileniyorum. Ya da kataraktın zor ameliyatlarını yapıyorum diye hep
bizim hastaneye yönlendirilir. Mesleğin zor kısmıyla ilgileniyorum ama bunu
yapmaktan o kadar keyif alıyorum ki bana zor gelmiyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3543" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Göz bozukluğu aileden de
gelen genetik bir özellik taşıyor mu?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Ailede hiç
kimsede yokken de çıkabilir ama genetik özelliği olanlar da vardır. Mesela göz
tansiyonunun ailesel geçişi var diyoruz ama %10 gibi bir oran. Yani %90
bambaşka sebepleri var.&nbsp;Ve tamamen yapısaldır, bir şey olmasa da ortaya
çıkabilir.&nbsp;</p>



<p>Belli bir yaşın getirdiği, özellikle 40
yaşından sonra görülen göz problemleri var. Bunlar genetik değildir, herkesin
yaşayabileceği bir durumdur. Mesela %100 hepimiz katarakt olacağız, bunu
engelleme şansımız yok. Sadece herkeste farklı yaşlarda görülüyor; biraz genetik
etken, biraz çevresel faktörler etkiliyor. Birimiz altmış yaşında olacak,
birimiz yetmiş yaşında olacak ama herkes mutlaka katarakt olacak. Genetik etkiliyor dediğimiz hastalıklarda bile genetik etki %10 ya
da %20’yi geçmiyor.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Seyahate olan ilginizi de
dinlemek isterim&#8230;</strong></p>



<p>Bir seyahat bloğu açacak kadar çok yer
gezdim. Bu konuda çalışmalarım da var, çevrem de gezilerimi yazmam konusunda
ısrarcı oluyorlar. Hayalini kurduğum her ülkeye gittim sayılır. Bu yıl da çok
görmek istediğim Bali’ye gideceğim.&nbsp;</p>



<p>Seyahate olan ilgimi şöyle anlatayım;
Amerika&#8217;da klinikte çalıştığım dönemde oradaki herkes şaşıyordu bana, çünkü her
hafta sonu Amerika&#8217;nın farklı bir yerine gidiyordum. New York, San Fransisco
derken gezmediğim yer kalmadı Amerika&#8217;da. Ekimde yine
San&nbsp;&nbsp;Fransisco&#8217;ya gidiyorum, her yıl bir iki kez gidiyorum
Amerika&#8217;ya. Kışları ise Maldivler gibi sıcak yerlere gitmeyi tercih
ediyorum.&nbsp;&nbsp;Çok çılgınca davranıp akşam plan yapıp sabah Phuket&#8217;e de
gittiğim oldu. Daha doğrusu iki saat önce plan yapıp yola çıkmışlığım vardır.
Eğer yanımda arkadaş olabilecek kafa dengi birisi varsa “hadi gidelim mi” der,
akşamına yola çıkabilirim. Bir de yeşil pasaportum var o da spontane plan
yapabilmemde avantaj oluyor.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Seyahatlerinizden en çok
nereyi sevdiniz?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Maldivleri çok
sevdim, sanırım kaldığım otel nedeniyle de çok hoşuma gitti ama genel olarak da
çok güzeldi.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Peki bir yere gittiğinizde
o yere özel yiyecekleri tadar mısınız?&nbsp;Gittiğiniz yerin hakkını verir
misiniz?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Eski eşimle on iki yıl gezdim, o biraz daha standart şekilde geziyordu ama ben çılgınlık yapmayı ya da değişik tatlar denemeyi, o kültürü keşfetmeyi seviyorum.Bu sene Güney Afrika&#8217;ya gittik, orada değişik ne varsa denedim. Mesela timsah eti gibi denenebilecek ne varsa yedim. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3544" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Tekrar işinize dönmek
istiyorum. Gözünüzden belli oluyor işinizi çok severek yapıyorsunuz, insanları
iyileştirmek nasıl bir duygu?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Sanırım&nbsp;zaten
iyileştirmenin verdiği hazla mesleğimden bu kadar çok keyif alıyorum. Çoğu
doktora sorarsınız çocuklarının doktor olmasını istemez. Ben çocuklarımı
yönlendirmiş olmak istemiyorum ama kızım şimdi “göz doktoru olmak istiyorum”
demeye başladı. O öyle dediğinde gözlerim ışıldıyor çünkü aslında çok istiyorum
benim izimden devam etmelerini. Ben işimi çok severek yapıyorum; hastalarıma
ışık olabilmek beni çok mutlu ediyor. Mesleğimi severek yaptığım, beni mutlu
eden bir hayatım var. Seçtiğim meslek tam bana göreymiş diyebiliyorum.</p>



<p><br>
<strong>SİBEL KÖROĞLU: Cesaret isteyen bir iş bu, herkesin yapabileceği bir şey
değil&#8230; Hele cerrahi bölümleri&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Gözün de
cerrahisi ve mikro cerrahisi var aslında o sebeple de göz istemiştim. Hastane
idaresi sorumluluğum da var ama ben en çok mesleğimi yapmayı seviyorum. Bıraksınlar
beni, hastalarımla saatlerce çalışırım, hiç de yorulmuyorum.&nbsp;</p>



<p>Kendi işimi yapıyor olmanın da mutlaka bir
payı vardır burada. Yani belki başka biriyle çalışsaydım bir takım
zorunluluklarım olsaydı farklı olurdu bilemem. Ama ben asistanlığımdan itibaren
kendi işini yapıyor gibiydim. Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinde asistandım
fakat hocamla çok iyi bir iletişimimiz vardı. Çoğu kliniği biz kurduk, tüm
aletlerini biz aldırdık, tüm sistemini biz kurduk, yani devletin işinde kendi
işimi yapıyor gibiydim. Orayı da çok sahiplendim ben, yönetici konumunda idim
orada da. Orada çalışırken 2004 yılında Atagöz&#8217;ü de kurduk. Öyle bir hakkımız
vardı akşamüstleri gidiyordum çalışmaya. Fakat o 2011 yılına kadar sürdü,
sonrasında iki yerde birden çalışmayı kaldırdı devlet. Biz de kendi işimizi
seçtik. Önce Bayraklı&#8217;dakini kurduk sonra Hatay&#8217;ı kurduk, en son Gaziemir&#8217;i açtık;
bunlar birer ikişer yıl arayla oldu. Sonrasında da hastaneyi kurmaya karar
verdik. Şimdi üç göz kliniği ve bir hastane olmak üzere dört hastanenin
üç&nbsp;&nbsp;ortağıyız.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Görüyorum ki aidiyet
duygusu da var hastanenizde&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Var, evet. Zaten
bu duygunun oluşması lazım, biz onu Atagöz&#8217;de çok hissetmiştik. Aidiyet
duygusu, aile kavramı vardı orada. Biz hiç tam olarak kurumsal olamadık aslında
ama çok da memnunum ben bundan. O duygu hastanede de zaman içinde oluştu. Hem
doktorlarımızda, hem yönetici kadromuzda ve diğer çalışanlarımızın çoğunda bu
duyguyu görüyoruz. Böyle olunca da daha güvenli ilerliyoruz.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Ata Sağlık&#8217;la ilgili yeni
projeler olarak neler var gündemde?&nbsp;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Aslında
hastaneyi büyütme hedefimiz var. İlk başlangıçta biz butik hastane olarak daha
küçük, daha kompakt, daha güzel hizmet verelim amacındaydık ama şimdi
yetmiyoruz. Biraz daha büyümemiz lazım, yan tarafa doğru büyüme potansiyelimiz
var ama sanırım onu hemen hayata geçirmeyeceğiz, üst katımızı yaptık. VIP kat
yaptık, şimdi önce onu bu sene iyice hayata geçirelim istiyoruz. Biraz daha
büyümemiz lazım, hedefimiz&nbsp;kesinlikle&nbsp;bu. Hedefin ötesinde ihtiyaç var.
Yoğun bakımlarımızı arttırmak, ameliyathaneleri arttırmak şart oldu
aslında.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Ben pek doktora gitmeyi
sevmem ama mecburiyetten gitmek durumunda kalabiliyorum zaman zaman. Ama
düşünüyorum da doğum için gidenler hep mutlu oluyorlar hastanede, neşeli girip
neşeli çıkıyorlar&#8230;</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3545" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Evet, doğumda
mutluluk var, bambaşka yepyeni bir hayat doğuyor. O yüzden kadın doğum da benim
tercihlerim arasındaydı ama orada biraz aile yaşantısından ödün vermek
gerekiyor onun farkındaydım. Benim için aile de çok önemli. Daha hayatımı yeni
kuracaktım, aile olmak istiyordum. O zaman göz çok avantajlı geldi bana. Şimdi
de iyi ki öyle yapmışım diyorum.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: İş güç dışında gezmeyi
çok seviyorsunuz, peki başka neler seversiniz?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Gezmenin dışında
sporla uğraşmayı çok seviyorum, dalış yapıyorum, at biniyorum, reformer, pilates
yapıyorum.</p>



<p>Onun dışında tamamen mazbut bir ailede
yetiştim. Mazbut bir yanım vardır ama çok da dışarıya dönük, eğlenmeyi seven
biriyim. Modern Atatürkçü bir kadınım aynı zamanda Kuran&#8217;ı da kaç kere bitirmişimdir
ama hep Atatürkçü kadın zihniyeti ile onu tartışabilecek düşünceye sahibim.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Son olarak,
çocuklarınızla ilgili ne söylemek istersiniz?</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3546" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Çocuklarımla ilgili en önemli şey
gerçekten mutlu olarak hayata devam etmelerini istiyorum. Benim zorlamam yok,
onlar ne istiyorsa nasıl mutlu olacaklarına inanıyorlarsa onu yapsınlar. Ben
sadece onlara gerekli olan imkânları sağlamaya çalışıyorum. Arkalarında
olduğumu bir şekilde hissediyorlar sürekli ama ben sadece arkalarında hafifçe
tutuyorum,&nbsp;&nbsp;düşeceklerse de düşecekler&#8230; Ben kendi yolumu nasıl
çizdiysem onlar da kendi yollarını çizecekler. Zaten kendileri çizsinler benim
tek istediğim o&#8230; </p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-3531">Sofra Muhabbeti: Prof. Dr. Safiye Yılmaz</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-3531/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOFRA MUHABBETİ: Biraz Dostluk… Biraz Gönüllülük…</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-dostluk-biraz-gonulluluk-2670</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-dostluk-biraz-gonulluluk-2670#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Aug 2019 07:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[36. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Lions Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2670</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Semih Girgin, Tüge Turan, Rıza Alpöz Bu ayki konuklarım yine çok sevdiğim dostlarım. Zaman zaman etkinliklerine de katıldığım çok özel insanlar onlar. İzmir’de yapılan en güzel defilelerden birinde, Dilek Süslüer imzalı Frida koleksiyonunun sunumunda da beraber çalıştık. Çok ses getiren o etkinlik de her zamanki gibi bir sosyal &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-dostluk-biraz-gonulluluk-2670">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Dostluk… Biraz Gönüllülük…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<h2 class="wp-block-heading">Semih Girgin, Tüge Turan, Rıza Alpöz</h2>



<p>Bu ayki konuklarım yine çok sevdiğim dostlarım. Zaman zaman
etkinliklerine de katıldığım çok özel insanlar onlar. İzmir’de yapılan en güzel
defilelerden birinde, Dilek Süslüer imzalı Frida koleksiyonunun sunumunda da
beraber çalıştık. Çok ses getiren o etkinlik de her zamanki gibi bir sosyal
sorumluluk projesiydi ve kendileriyle beraber kotardığım bu projede yer
almaktan çok gurur duymuştum. Evet; Kemeraltı Lions Kulübü’nün kurucu
üyelerinden SEMİH GİRGİN, TÜGE TURAN ve RIZA ALPÖZ bu ayki Sofra
Muhabbeti’mdeler. Kahvaltı sonrası kahvelerimizi içip sohbetimize başladık.</p>



<p><strong><em>Semih, Kemeraltı Tarihi Lions Kulübü’nün kurucu başkanısın. Kemeraltı esnafı olarak böyle bir kulüp kurmak nerden aklına geldi?</em></strong></p>



<p><strong>Semih Girgin: </strong>Neredeyse 25 yıldır Lions Kulübü’nün içerisindeyim. Bu hizmet kuruluşunun gençlik kollarından başladım. Daha sonra başka bir kulüpte devam ettim. Uzun yıllar orada görev aldıktan sonra Alsancak Kulübü’nün kulüp başkanlığı görevindeyken Kemeraltı’nda esnaf olmamın getirdiği şansla, o günlerde kurulan İzmir Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği’nin kurucu sekreteri oldum. Oradaki misyonumuz Kemeraltı’nın sorunlarının gündeme taşınması, belediyeler ve resmi daireler nezdinde devlet tarafından algılanması ve çözümler bulunmasıydı. Başarılı 2 yıl geçirdik. İyi bir ekiple Kemeraltı’nda adımızı duyurduk. Esnaf derneğindeki hareketlilik başka STK’lardan çok daha farklı; çünkü kuruluş amaçları ayrı. Bu işi daha iyi yapacak, projeleri hazırlayıp sonuna dek takip edecek arkadaşlar vardır diye düşünüp Esnaf Derneği’nden ayrıldım. “Neden bu işi bu görevi yapacak bir Lions Kulübü Kemeraltı’nda olmasın” diyerek 2014 senesinde de 35 arkadaşla birlikte İzmir Tarihi Lions Kulübü’nü kurduk. </p>



<p><strong><em>Kulübün başlangıcından bugüne kadar aynı şekilde yer alan kaç isim var?</em></strong></p>



<p><strong>Semih Girgin: </strong>35 kişi ile başladık, bu sayılar ilk sene biraz düştü. Çünkü STK’da çalışmanın getirdiği bir sorumluluk söz konusu. O sorumluluğu bilmek egolardan arınmayı da gerektiriyor. Bu sebeple bazı arkadaşlarımız ile dostluğumuz baki kalsa da STK üyeliği anlamında yolumuzu ayırdık. Şu andaki mevcudumuz 26 kişi. Bu sayılarda kulübümüz devam ediyor. 3 dönem başkanlığı ben yaptım, bir dönem Dilek Süslüer yaptı, bir dönem Hakan Civan, dönem Belkıs Üner başkanlık yaptı. 2019-2020 dönemi başkanımız ise Rıza Alpöz.</p>



<p><strong><em>Rıza Bey, diş hekimliği, müzisyenlik ve Lions başkanlığı; bu yıl işiniz çok… Bu yoğunluğunuz içerisinde birilerine dokunmak, birilerine hizmet etmek nasıl bir his sizin için?</em></strong></p>



<p><strong>Rıza Alpöz:</strong> Öyle bir duygu ki bu, toplumun geneline baktığımızda bizler kendimizi şanslı insanlar olarak nitelendiriyoruz. Bizim yaptıklarımızı yapamayanlar, elde ettiklerimizi edemeyenler de var toplumun içerisinde. Onlara hizmet götürmek, onlara dokunmak maddi manevi bazı ihtiyaçlarını karşılayabilmek onlarla birlikte olabilmek bizler için bir hedef, çok güzel bir duygu. Bu anlamda başka sivil toplum örgütlerinde de hizmetlerim oldu. Bu yıl da kulüp arkadaşlarımız ile birlikte aynı sinerji ile çalışmak üzere başkanlık görevine geldim. Güzel projelerimiz var. Bunlardan bir tanesi de 7-8 Eylül’de Kemeraltı Tarihi Lions Kulübü, Ege Engelsiz Yaşam Derneği, Ege Ağız ve Diş Sağlığı Derneği ve EGİAD’ın partnerleri olduğu 4 sivil toplum örgütü olarak Tarihi Portekiz Sinegogu’nda,&nbsp; Kemeraltı Agora bölgesinde yaşayan ve kısmen diğer bölgelerden de getirtebileceğimiz engelli vatandaşlarımızın yerinde ağız ve diş sağlığı hizmetlerini yapacağız. Sadece tarama değil yerinde bütün tedavileri uygulayacağız. Diş çekimi, diş taşı temizliği gereken ne varsa onu yapacağız. Bu mesleğimizden ötürü yapmayı istediğimiz bir proje. Tabii bunun yanında müzisyenlikten dolayı yapmayı planladığımız Ekim’de Cumhuriyet konseri şeklinde İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde Fazıl Say’ın öğrencisi olan çok yetenekli bir piyanistimiz Iraz Yıldız hiçbir bedel talep etmeden bizimle beraber sahne almayı kabul etti. Benim kendi grubum olan Smyrna Cazz&amp;Blues ile beraber; ilk yarıda Iraz Yıldız ikinci yarıda bizim grubumuz olmak üzere bir buçuk saatlik yardım konserimiz var. Bunun tüm gelirleri kulübümüzün ortak kararı ile uygun gördüğümüz kişi ya da kurumlara bağışlanacak. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="968" height="470" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-2.jpg" alt="Semih Girgin, Tüge Turan, Rıza Alpöz, Sibel Köroğlu, Sofra muhabbeti, megaplus dergisi 36. sayı" class="wp-image-2674" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-2.jpg 968w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-2-300x146.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-2-768x373.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 968px) 100vw, 968px" /></figure>



<p><strong><em>Projeleri uzun uzun detaylıca konuşmak istiyorum. STK’ların da iş yerlerinin de kadının olduğu her yerin çok farklılaştığını biliyorum. Sen de kulübün bel kemiğisin Tüge. Seni bu işe sokan da Semih oldu galiba…</em></strong></p>



<p><strong>Tüge Turan: </strong>Evet, Semih çok uzun yıllardır eski dostumdur benim. Onu asla kıramam. Gel bir gör hem çevre edinirsin dedi. Çünkü o dönemler ben daha İzmir’de yeniydim, Kuşadası’nda yaşıyordum önceden. İlk başta hem çevre edineyim, hem de iş hayatıma etkisi olsun diye girdim. Şimdilerde çok değişti; insanlara hizmet etmek birilerine dokunabilmek, insanları mutlu edebilmek beni de çok mutlu ediyor. Hem Hakan başkanın, hem de Rıza başkanın döneminde olmak üzere iki dönemdir de kulüpte saymanlık yapıyorum. Geçen yıl da Genel Yönetmenimiz Zeynep Hanımın Yönetim Çevresi Sayman Yardımcılığı yaptım. </p>



<p><strong><em>Emlak sektöründesin…</em></strong></p>



<p><strong>TÜGE TURAN:</strong> Evet, yeni işim o. 3 buçuk yıldır yapıyorum bu işi. Aslında 1988’den beri ticaretle uğraşıyorum. Ağırlıklı olarak giyim ve kuru temizleme işleri yaptım ama rahatsızlığımdan dolayı son yıllarda emlak sektöründeyim. </p>



<p><strong><em>Sosyal yaşamınızda da eşinizle dostunuzla oturup sohbet ederken pek çok şeyi kulüp için düşünüyor ve değerlendiriyorsunuz. Hayatınızın içine işlemiş durumda kulüp işi. </em></strong></p>



<p><strong>Semih Girgin: </strong>Bu bize verilmiş güzel bir şans, biz bunu en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Sağlığımız el verdiği sürece de böyle devam edeceğiz. </p>



<p><strong><em>Kulübünüzün leo ve lionları var mı?</em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN:</strong> Kulübümüzün leoları yok. Bu ciddi bir sorumluluk aslında. Leoların yaşları eskiden daha düşüktü, şimdi ise 28-30 yaşına kadar leo kalınabiliyor. O yaşlardaki hayat meşgaleleri, askerlik, evlilik, hayata atılma süreci onlar için daha önemli oluyor ve STK’yı daha ileriki yaşlarda düşünüyorlar. Leo kökenli çok az arkadaşımızı lion yapabiliyoruz. Kemeraltı ileride bir leo kulübüne sahip olabilir mi derseniz, aslında olabilir. Bu bölgedeki bir okul ile işbirliği yapılabilir bu anlamda. Ayrıca leo yada lion olmadan da kulübümüzde yer alabilirler, etkin üye olmaz ama dışarıdan destek veren niteliğinde bizle işbirliği yapabilirler. </p>



<p><strong><em>Gençlerden konuşmuşken çocuklara geçelim. Semih 2 oğlun var. Tüge bir kızın vardı, şimdi bir de torunun Aren var. Rıza Bey’in de bir oğlu var yanılmıyorsam.</em></strong></p>



<p><strong>TÜGE TURAN: </strong>Kızım benim için&nbsp; çok önemli bir değer, onun için yapamayacağım hiçbir şey yoktu. Ta ki torunum Aren doğana kadar… Torun sevgisi inanılmaz, onun için şuan dünyayı devirebilirim. Onunla birlikte daha da güçlendiğimi hissediyorum. </p>



<p><strong>RIZA ALPÖZ: </strong>Benim oğlum da 23 yaşında o da baba mesleği olan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nde Diş Hekimliği Fakültesi’nde okuyor. Aynı zamanda o da müzisyen. </p>



<p><strong><em>Sizin müziğe ilginiz hep var mıydı Rıza Bey?</em></strong></p>



<p><strong>RIZA ALPÖZ:</strong> Güzelyalı’da ilkokulda okurken müzik öğretmenim Sıtkı Hocamın bana mandolin ve flüt çalmayı öğretmesiyle başladı benim müzik serüvenim. </p>



<p><strong><em>Hekimler müzikle uğraşmayı hep seviyorlar. Bu bir tesadüf mü?</em></strong></p>



<p><strong>RIZA ALPÖZ:</strong> Belki de müziğin iyi bir deşarj olma yöntemi olması sebebiyle böyledir. Müziğin her türüyle ilgilenen birçok hekim arkadaşım var benim de. Mesela ben 3 sene İzmir Diş Hekimliği Odası Başkanlığı yaptım 2014-17 yılları arasında. İzmir Diş Hekimliği Odası Türk Sanat Müziği Korosu ile muazzam konserler verdik. İzmir Diş Hekimliği Odası Tiyatro Topluluğu, İzmir Diş Hekimliği Odası Güzel Sanatlar Topluluğu gibi topluluklar kurduk. Mesleğin getirdiği bir el becerisi de söz konusu olduğu için sanata da yatkınlık oluyor. Ben de 7 yaşında okulda başlamış olduğum mandolin, flüt ve akordeonla müziğe atıldım. Ortaokulda Türk Koleji’nin bandosunda yer aldım. İlerleyen yıllarda da rock müzik gruplarında yer aldım. Hala da müzik benim için devam ediyor. Kısa süre önce de Çeşme’de bir buçuk saatlik güzel bir performans sergiledik. Grupta 5 kişiyiz; bir tanesi benim gibi diş hekimi, diğer arkadaşlarımızın ikisi müzisyen… Bizler hobi olarak bir şeyler ortaya koymaya çalışıyoruz. </p>



<p><strong><em>Bu yoğun temponun içerisinde birçok farklı uğraşınız var. Nasıl vakit buluyorsunuz tüm bunlara?</em></strong></p>



<p><strong>RIZA ALPÖZ:</strong> Açıkçası bu tempo beni mutlu ediyor. Ben yıllarca böyle yüksek tempoda çalışmaya çok alıştım. Sabah 6.30’da güne başlarım, gece saat 23.00’ten önce dinlenmeye geçmem. Böyle alıştım ve çok mutluyum. </p>



<p><strong><em>Semih’in iki yakışıklı oğlundan bahsedelim biraz da…</em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN:</strong> Oğullarımdan biri Koç Üniversitesi Genetik ve Moleküler Biyoloji Bölümü mezunu, İsviçre’de doktora yapıyor. Küçük oğlum da Ekonomi Üniversitesi’nde Bilgisayar Programcılığı okuyor, ikinci sınıf bitmek üzere. Oğullarımla vakit geçirmekten çok keyif alıyoruz. Büyük oğlum dünyaya bakış açısı farklı olan ve kendi doğruları olan bir çocuk; hayatında ne istediyse kafasında ne çizdiyse hep onu yaşadı. İnşallah bundan sonrasında da böyle devam ettirir. Ocak ayında doktora mezuniyeti olacak, biz de kardeşiyle beraber İsviçre’ye giderek onun yanında olacağız. Bunu yaşamak bütün anne babalar için büyük gurur verici bir şey. İki oğlumla da gurur duyuyorum.</p>



<p><strong><em>Bu yıl da her yıl olduğu gibi Lions’un geleneksel defile planı var mı? Bununla ilgili bilgi almak istiyorum. </em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN: </strong>Evet var. Bu güne kadar bu anlamda hep kulübümüzün kurucu üyesi Dilek Süslüer ile yola çıktık. Sağ olsun her zaman ciddi bir özen, emek ve maliyet verdi. Kendisi bu yıl yine düşündüğünü dile getirdi, dönemsel olarak da Mart ayını düşünüyor. Başkanımız ile nerede hangi dönemde yapılacağını belirleyecekler. Geçtiğimiz yıl yapılan defile çok başarılıydı…</p>



<p><strong><em>Önümüzdeki dönem kim başkan olacak?</em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN: </strong>Önümüzdeki dönemin başkanı Tüge. </p>



<p><strong><em>Bir yıl kadın, bir yıl erkek başkan mı seçiyorsunuz?</em></strong></p>



<p><strong>TÜGE TURAN: </strong>Evet, aslında ilk başlarda öyle denk gelmişti sonrasında biz de bunu bir ritüele çevirdik.</p>



<p><strong><em>Önümüzdeki yıl sen neler yapacaksın Tüge? Ne kaldı yapılmayan?</em></strong></p>



<p><strong>TÜGE TURAN: </strong>Yapılacak çok bir şey kalmadı. Bu yıl Rıza Başkanımın yaptığı birçok güzel projenin üstüne ben neler yapmalıyım diye düşünmeye şimdiden başladım. Şimdiden en azından şunu söyleyebilirim ki seneye iki tane büyük gezimiz olacak. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="279" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-3-1024x279.jpg" alt="Semih Girgin, Tüge Turan, Rıza Alpöz, Sibel Köroğlu, Sofra muhabbeti, megaplus dergisi 36. sayı" class="wp-image-2673" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-3-1024x279.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-3-300x82.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-3-768x209.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-3.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong><em>Dikkatimi çeken bir şeyi soracağım, neden bu kadar çok Lions Kulübü var?</em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN: </strong>İtiraf etmeliyim ki bizim kendimizi toplamamız gereken bir dönem aslında. Çünkü çok Lions Kulübü var ve bu kadar çok olunca da maalesef kalite düşebiliyor. Eskiden aranılan ve içinde yer almak istenilen bir STK’ydık. Daha sonrasında o kadar çok STK’lar açıldı ki, anneler dernekleri, iş adamları dernekleri, mezunlar dernekleri, iş ile ilgili dernekler vs. çok fazla türedi. İnsanların gidebilecekleri çok fazla yer oldu. Bize gelen üst düzeydeki insanlar da TÜSİAD gibi EGİAD gibi yerlerde olmaya özen göstermeye başladılar. Üst düzey yöneticiler bunu göremedi diye düşünüyorum. Bu anlamda bizim üye profilini değiştirmeleri gerekirdi. Yaşanan boşluklarda “ne olursan ol gel” durumu oldu. Bunun sıkıntılarını şu anda çekiyoruz. Her dönemde her gelen yönetici bir artı kulüp kurmakla ilgili hassas davranınca elimizde bazı enkazlar oluştu. Tabii ki herkesin iyi niyetli olduğunu düşünüyoruz ama iyi niyet artık sisteme zarar veriyor. </p>



<p><strong><em>Semih, yılların Toros Döner ve Pide’sinden sonra bir anda konsepti değiştirip balık yaptın. Nasıl gidiyor?</em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN:</strong> Çok iyi gidiyor. Kemeraltı’nda ana caddede olması gereken bir açıktı. Bir yılımızı doldurduk. Tabii ki her şeyde olduğu gibi bunda da müşterinin kabul etmesi, bir şeylerin oturması zamana bağlı. Bu geçen bir yılı çok iyi geçirdiğimizi düşünüyorum.</p>



<p><em><strong>Bir dönem Forum’da Köfteci Asil’in hem ortağı hem işletmecisiydin Tüge, evde yemek yapıyor musun?</strong></em></p>



<p><strong>TÜGE TURAN:</strong>Annemle yaşadığım için yemek işi çok bana kalmıyor ama gerekirse tabii ki yapıyorum.</p>



<p><strong><em>Tekrar o işe dönmek ister miydin?</em></strong></p>



<p><strong>TÜGE TURAN: </strong>Hayır, şu an hiç düşünmüyorum çünkü çok fazla özveri ve emek isteyen bir sektör. </p>



<p><strong><em>Rıza Bey el beceriniz var diş hekimliği olsun, sanatla olan uğraşınız olsun, peki yemek yapar mısınız hiç evde?</em></strong></p>



<p><strong>RIZA ALPÖZ:</strong> 1991-92 yıllarında Hollanda’da tek başıma yaşadım. Hiçbir şey de bilmiyordum yemeğe dair. İnternetin de olmadığı yıllardı. Telefonla ya da mektupla annemden yemek tarifleri aldım ve kendim yemek yapmaya başladım. Sonrasında da kendimi geliştirdim. Çok güzel yemek yaparım. Bir gün sizleri de yemeğe beklerim. </p>



<p><strong><em>Hepinize gönlünüzün bolluğu kadar güzel günler ve projelerinizde başarılar diliyorum. Daha uzun yıllar el ele güzellikler yaratacağımıza da yürekten inanıyorum.</em></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-dostluk-biraz-gonulluluk-2670">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Dostluk… Biraz Gönüllülük…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-dostluk-biraz-gonulluluk-2670/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofra Muhabbeti: Av. Hakan Koca</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-av-hakan-koca-1387</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-av-hakan-koca-1387#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jun 2019 11:18:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[34. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=1387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Baba gibi baba; Hakan Koca Bu ayki konuğum uzun süredir dostluğuyla çoğaldığım, mutlu olduğum bir isim; Avukat Hakan Koca. Benim için bir sırdaş, bir erkek kardeş. Fikir sorabildiğim, danışabildiğim bir bilirkişi. Çeşme’deki yeni evine ziyarete giderken kafamda, Haziran sayımızın Babalar Günü’nün yer aldığı günlerde çıkıyor olmasının heyecanıyla onun &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-av-hakan-koca-1387">Sofra Muhabbeti: Av. Hakan Koca</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Baba gibi baba; Hakan Koca</strong></h2>



<p>Bu ayki konuğum uzun süredir
dostluğuyla çoğaldığım, mutlu olduğum bir isim; Avukat Hakan Koca. Benim için
bir sırdaş, bir erkek kardeş. Fikir sorabildiğim, danışabildiğim bir bilirkişi.
Çeşme’deki yeni evine ziyarete giderken kafamda, Haziran sayımızın Babalar
Günü’nün yer aldığı günlerde çıkıyor olmasının heyecanıyla onun sofrasına konuk
olmak ve Sofra Muhabbeti’mi kendisiyle yapmak vardı. Ve onun bu projemden
haberi yoktu. Çünkü benim için Avukat Hakan Koca, çok iyi bir arkadaş olmasının
yanı sıra takdir de ettiğim bir babadır.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Evin çok güzel
bayıldım. Güle güle otur.</strong></p>



<p><strong>Hakan Koca:</strong> Geçen sene Ağustos ayında aldım ben
burayı. Bir tane de İzmir&#8217;den ev aldım. 10 aydan beri ikisine de yerleşmeye
çalışıyorum. Haftanın 5 günü Alaçatı&#8217;da, birkaç günü de iş dolayısıyla İzmir&#8217;de
olayım düşüncesiyle bir hayat kurguladım. Yaşamım boyunca hiç tatil yapmadığım
için bundan sonraki hayatımı tatil olarak geçirmeyi planlıyorum. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-3.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1398" width="713" height="535" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-3.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-3-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-3-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 713px) 100vw, 713px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Herkes senin avukat
olduğunu biliyor. Nasıl devam ediyorsun şu an iş hayatına?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> 1983’de adliyede dava takip
memuruydum ve Hukuk&#8217;ta okuyordum. Yani 36 senedir adliyede olmuşum. Biraz
yoruldum, bundan sonra danışmanlık yapmak istiyorum. Mesleğimi artık daha
keyifle ve sakin yapayım istiyorum. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Unutamadığın bir davan
var mı?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Aylarca süren ve çok uğraştığımız
bir boşanma davası vardı, tam davanın sonlarına yaklaşırken bir anda barıştılar;
biz avukatlar olarak şok olduk. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Severek yapıyorsun
işini&#8230;</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Yıllarca severek yaptım şimdi de severek
yapıyorum ama avukatlık mesleği gerçekten çok zor; meşakkatli, çok sorumluluk
isteyen, tabiri caizse herkesin hakkını hukukunu emanet alıyorsunuz üstünüze. Dolayısıyla
buna bağlı olarak stresli bir meslek. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Aynı
zamanda avukatlık performans kaygısının da en yüksek olduğu mesleklerden
biridir. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-6.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1401" width="713" height="535" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-6.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-6-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-6-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 713px) 100vw, 713px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Avukat olmasaydın ne
olmayı isterdin? Bir B planın var mıydı?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Ben şuna inanıyorum; &#8220;İşini
severek yapan bir gün bile çalışmış sayılmazmış&#8221; diye bir söz var ya,
çalışıyor hissetmeyeceğim bir iş isterdim. Mesela spor hocalığı, güzel sanatlar
hocalığı gibi. Bu tip mesleklerin insanın yaşamına huzur katan meslekler
olduğuna inanıyorum. Fakat ben memur çocuğu olarak -babam ilçe ziraat
müdürüydü-, küçük bir yerde memur terbiyesiyle büyüdüm. Dolayısıyla yaşama da
zor şartlarla başladım. İlkokuldan itibaren hep çalışarak geçti hayatım. Ortaokul,
lise okurken de hep aynı anda çalıştım. Hatta Hukuk Fakültesi&#8217;ni okurken, bir
yandan geziler eğlenceler düzenlerdim, bir yandan el sanatları yapardım, bir
yandan da maliyede devlet memurluğu yapıyordum. Bana bir ara arkadaşlarım
&#8220;Holding Hakan&#8221; demeye başlamışlardı. Hep aynı anda birden fazla şeyi
yapayım diye düşünüyordum, hırs mı vardı onu da bilmiyorum. Mesela tek bir
kitap okumazdım aynı anda 3 kitap birden okurdum, birini bırakır öbürüne
başlardım. Az önce spor hocalığı, güzel sanatlar hocalığı gibi sakin mesleklerinden
bahsettim ama onları seçseydim yeterince tatmin olur muydum, aynı zamanda yine
5 şey birden yapar mıydım o kısmını da bilmiyorum. Ama aynı şartlarda yine
mesleğe başlıyor olsaydık ben yine avukat olurdum. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Neden
başarılı oldun sence?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Ben meslek hayatımda insanlara en
çok güven verdim. Bu meslekte güven çok önemli. O yüzden stajyerlere,
avukatlığa yeni başlayan arkadaşlarıma hep diyorum ki bu mesleğin gecesi
gündüzü yoktur, 24 saat ve hayat boyu “güvenilir” sözüne sadık olmak
gerekmektedir. Yıllar süren meslek hayatımda insanların bana olan güveni beni
hep hoşnut etti. Mesleğimin en çok sevdiğim yönlerinden biri buydu. Genellikle
avukatlığını yaptığım çoğu kişiyle de aynı zamanda dost oldum. Dostlarıma
baktığımda müvekkilim olan çok kişi var. Bu da çok güzel bir duygu. Çünkü
beraber iş yapıp zorlu zamanlar atlatmışsınız ve sonunda artık dost
oluyorsunuz. Bu mesleği sevmemek mümkün mü?</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Senin baba kimliğin
aslında biraz da bu sohbetin belkemiği. Kıbrıs’ta okuyan kızınla birazdan
iletişime geçeceğiz. Gerçekten isminden bahsederken gözlerini ışıldatan bir
kızın var…</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA: </strong>Evet, Nisan’la gurur duyuyorum.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-2.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1397" width="713" height="536" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-2.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-2-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-2-768x577.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 713px) 100vw, 713px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Nisan, Nisan’da doğdu
herhalde…</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA: </strong>Hahaha, yok bilemedin. Hemen hemen
tüm Nisan’lar doğduğu ay nedeniyle bu ismi alıyorlar ama benim kızımın durumu
farklı. Ben Nisan ayında aldım kızımın haberini; o nedenle Nisan.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Biraz Nisan&#8217;dan
bahsedelim, öncesini ve sonrasını anlat bana…</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> 1999 sonunda Nisan doğduğunda
milenyuma çocuklu bir baba olarak girdim. İlk iki üç haftam sevinçten kutlama
yaparak geçti. O kadar mutlu olmuştum ki; neredeyse her gün sevinçten şampanya
patlatıyordum. Nisan&#8217;ın doğmasıyla beraber bana bir anda baba bakışı geldi.
Nisan&#8217;ın doğumundan sonra güzel kızımın varlığının yanı sıra bendeki bir diğer
etkisi baba bakışı, baba gözü, baba sorumluluğu oldu. Eskiden anne babamın
evladıyken sanki sonra onların da babası oldum, onlar benim çocuğum oldu gibi
hissettim. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-4-768x1024.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1399" width="576" height="768" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-4-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-4-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-4.jpg 950w" sizes="auto, (max-width: 576px) 100vw, 576px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Kıbrıs’ta ne üzerine
eğitim alıyor?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Doğu Akdeniz Üniversitesi&#8217;nde 3 yıl,
Marmara Üniversitesi&#8217;nde 3 yıl olmak üzere İngilizce Tıp okuyor. Üstelik % 100
burslu. Hazırlığı atladı, birinci sınıfı da bitirdi, birkaç gün sonra dönecek. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Avukat olmak istedi mi
hiç Nisan?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Evet, çocukluğunda istemişti. Beni
örnek alıyordu. Fakat ülkede çok hukuk mezunu olmaya başladı. Bu meslek çok
kalabalıklaştı. Son konuşmalarımızda &#8220;istersen farklı bir meslek tercih
et&#8221; dedim. Avukatlık stresli bir iş; insan çocuğunun stresli bir iş
yapmasını istemiyor, daha huzurlu işler yapsın istiyor. Sonrasında o Tıp tercih
etti.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Çok sakin bir iş
seçmiş…</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Hahahaha doğru. Hem huy olarak hem
tip olarak çok benziyoruz kızımla. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Seni çok etkileyen bir
babalar günü hediyesi oldu mu?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Evet, 15-20 sayfalık bir defter
hazırlamıştı Nisan, daha 8-9 yaşlarındayken. Bana atfen el yazısıyla unutulmaz
şeyler yazmıştı. Onu hala saklıyorum şimdi bile açıp okuduğumda gözlerim
doluyor. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Nasıl bir ilişkin var
kızınla?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Ben babası olarak Nisan&#8217;a küçükken
bile hep bir yetişkin gibi davrandım. En önemli müvekkilime nasıl bir dakika
gecikmiyorsam, nasıl sözüme bağlı ve sadık kaldıysam ona da öyle davrandım hep
sorumluluk içerisinde bu duyguların önemini gösterdim. Ve şimdi karşımda oturup
saatlerce konuşabileceğim mükemmel bir insan var. </p>



<p>Bir gün ona
atari gibi bir hediye almıştım. Daha 7-8 yaşlarındaydı ben de hediyeyi kurmaya
çalışıyordum ama kan ter içinde kaldım. Durdu ve dedi ki, &#8220;Babacığım,
tamam yeter boş ver yapma artık ben böyle çok mutluyum.&#8221; Beni o teselli
edişini hiç unutamıyorum. Çocukluğundan beri karşısındaki kişiyi sevgiyle
şefkatle kucaklayan bir yapısı vardır. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-5-768x1024.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1400" width="576" height="768" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-5-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-5-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-5.jpg 950w" sizes="auto, (max-width: 576px) 100vw, 576px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Ben biraz yemeğe olan
ilgine değinmek istiyorum. Mesela evde yoğurt mayalayıp turşu kuruyorsun. Her
babayiğidin harcı değil. Yemek yapmak sana ne katıyor?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Çocukluğumda hafta sonları babam
Pazar günleri anneme hiç elletmez, kahvaltıyı kendisi hazırlardı bize. Benim bu
özelliğim babamdan geliyor. Yemek yaparken çok zevk alıyordum ama son 2-3
yıldır daha çok zaman ayırmaya başladım. Eskiden sadece kebaplar, balıklar
falan yaparken şimdi yoğurt mayalamaya kadar işi ilerlettim. Yemek işi benim
için bir keyif, ayrı bir seremoni gibi olmaya başladı. Yemek yemenin ötesinde o
yemeği hazırlama süreci benim için çok önem kazandı. Hem yemek yapmayı sevdiğim
için, hem de dışarıdaki yemekleri her zaman sağlıklı bulmadığım için.
Çoğunlukla kendi yaptığım yemekleri, evimde, dostlarımla yemeyi tercih
ediyorum. Temiz olması, iyi malzemelerle yapılması, sağlıklı bir ortamda
pişirilmesi önemli. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Yemek düzenini de değiştirdin…</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA</strong>: Bir buçuk yıl önce ketojenik
beslenmeye geçtim. Ketojenik beslenmeyle ilgili kitaplardan ve internetten
bilgi edindikten sonra uygulamaya karar verdim. Pek çok uzmanın belirttiği şey
şekerin insan için bir zehir ve bağımlılık olduğuydu. Şeker kullanmayı bıraktım
ve ona bağlı olarak glüteni, yani un ve unlu mamulleri de bıraktım. Paketli
gıdaları bıraktım. Turşusu da yoğurdu da dâhil olmak üzere dışarıdan bir şey
almadan hepsini kendim temiz ve sağlıklı bir şekilde evde yapıp tüketmeye çalışıyorum.
</p>



<p>Ketojenik
beslenmede ekmek gibi unlu şeyler asla yok. Şeker ve şekere bağlı glisemik
indeksi yüksek sebzeler de yok. Vücut enerji üretmeyi, daha ziyade glisemik
indeksi düşük olan sebzeler ve sağlıklı yağlardan sağlıyor. Böylelikle şeker
gibi kısa süreli bir enerjiyi almak yerine yağdan alınan daha uzun süreli ve
insan vücuduna daha sağlıklı enerjiyi almak önemli. Dolayısıyla bir buçuk
yıldır ketojenik besleniyorum ve hayatım boyunca da böyle devam edeceğim. Bu
beslenme şeklinde iç yağlanma da azalmış oluyor. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Peki, bu bekârlık
bitecek mi yoksa devam mı?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Bence imza atmaktan daha önemli olan
insanların ruhlarının birbiriyle evlenmesi… Ruh anlamında tekrar evlenebilirim,
resmiyet anlamında şu an için öyle bir düşüncem yok. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: İlk aşkını hatırlıyor
musun?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> &nbsp;Evet, ilk aşkım klasik olarak ilkokuldaydı. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Tekrar karşılaştın mı
hiç ilk aşkınla?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Evet, karşılaştım.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="950" height="713" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-8.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1403" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-8.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-8-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-8-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 950px) 100vw, 950px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Aynı hisleri hissettin
mi?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Asla… Hatta ben nasıl âşık olmuşum
falan dedim kendi kendime J</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Çocukken âşık olduğunda
neler hissetmiştin?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Bembeyaz bir teni vardı onun hiç
unutamıyorum saçları da sarıydı. İsmi de Serap’tı. İlkokul birinci sınıfın
sonuydu gösterisinde biz Kızılderili olacaktık, Serap da esir olacak, biz onu
kaçıracağız. Biri gelip Serap’ı kurtarıp öpecek. Ben hemen “Kurtaran ben olmak
istiyorum” diyerek öne atladım. Öğretmen beni seçmedi. Benim Serap’ın akrabası
olan yakın bir arkadaşım vardı, onu seçti. Kızı o öptü. Biz Kızılderili olarak
kızı kaçırdığımızla kaldık. Bu hikâyeyi hiç unutamıyorum. Bütün ilkokul hayatım
boyunca aynı kıza âşıktım. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Tekrar Nisan’a
dönelim. Şimdi çok güzel bir genç kız. Evlenme zamanı geldiğinde sence ne
hissedersin?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Nisan, o kadar tedbirli, o kadar
akıllı, o kadar derin düşünen bir insan ki, zamanı geldiğinde evlilik için kimi
seçerse doğru bir insan olacağını düşünüyorum. Nisan’ın evlenmesini değil,
istediği gibi aşk ya da aşklar yaşamasını arzu ederim. Tabii Allah inşallah bir
kişiye âşık etsin ve ömür boyu onunla olsun. Ama hayat devam ediyor, insanlar
mutlu olmayı hak ediyorlar. Benim çocuğum da dâhil olmak üzere Allah herkesin
gönlüne göre versin. Hepimiz saygın ve güzel ilişkilere layığız. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Senin bir de sanatçı
yönün var. Bir dönem ofisinin üst katını seramik atölyesi olarak kullandığını
hatırlıyorum. Daha sonra evde bir atölye yaptın. Nereden doğdu bu seramik
merakı?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Aslında benim seramikten önce
fakülte başlarında deri ve kösele kullanarak mask yapma merakım vardı. İnsan
yüzleri yapardım. Sonra kolaj tutkaldan heykeller yapmaya başladım. Resimden
ziyade üç boyutlu şeylere yeteneğim vardı her zaman. 1988’de Konak’taki Atatürk
Kültür Merkezi’nde bir seramik kursuna başladım. Çok değerli bir seramik
hocamız vardı ondan 1-2 yıl ders aldım. O eğitimlerle seramiği ve çamuru
öğrenmiş oldum. Seramik sanatçısıyım diyemem ama hobi olarak yıllar içerisinde
zaman zaman kopmalarım olsa da bu uğraşım devam etti.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: İlk yaptığın seramik
duruyor mu?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Seramik kolay kırılabilen bir şey. Ben
de çok ev değiştirdim dolayısıyla taşınma süreçlerinde bazı zayiatlar oldu.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Sergi açmayı düşündün
mü hiç?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Düşündüm ama zaman konusundan dolayı
benim mesleğimle çok uyuşmuyor. Bu zamana kadar birkaç kursiyer sergisi dışında
kişisel bir sergim yok. Bundan sonraki süreçlerde belki olabilir. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Bence mutlaka
açmalısın. Seve seve seni asiste ederim. Hadi şimdi Nisan’la konuşalım.</strong></p>



<p><strong>Şimdi biraz da Nisan’la konuşmak
istiyorum. </strong></p>



<p>(Hakan Koca
ile sevgili kızı Nisan’ı telefonla aradık.)</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Nisancığım, böyle
başarılı bir babanın kızı olmak nasıl bir duygu senin için?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Çok güzel, güven verici bir duygu.
Çok mutluyum onun kızı olmaktan.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Baban deyince aklına
ne geliyor?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Her anlamda sırtımı
yaslayabileceğim, güvenebileceğim ve her zaman yanımda olduğunu bildiğim insan.
</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="950" height="713" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-7.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1402" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-7.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-7-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-7-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 950px) 100vw, 950px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Babanla aranızda olan
komik ve unutamadığın bir anını anlatır mısın?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Çok var aslında ama bir tanesinden
bahsedeyim. Çocukken ben kendimi aslan zannediyordum, köpek zannediyordum bir
ara. Babamla vapurla İstanbul’a geçiyorduk, kendimi köpek sanıyorum diye babam
bütün vapurda beni 4 ayaklı köpekmişim gibi gezdirmişti.&nbsp; </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Başın sıkıştığı anda
ilk koşacağın kişi kimdir senin için?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Annem ve babamdır. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: İyi bir eğitim
alıyorsun. Önümüzdeki dönemler için ne gibi planların var, neler yapmak istiyorsun?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Şu anda tıp okuyorum ve bunu çok
severek okuyorum. Bu alanda ilerleyip başarılı bir kariyere sahip olmak, mutlu
olacağım şeyler yapmak istiyorum.&nbsp; </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Babanla ortak
noktalarınız var mı?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Evet, her ne kadar babama söylemesem
de babamla aslında çok benzeriz. Özellikle hayata bakış açılarımız aynı olacak
derecede benziyor. Dış görünüş olarak da benziyoruz sanırım.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Baban gibi sanatla
ilgili misin?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Ben daha çok edebiyatla ilgiliyim.
Aslında küçükken babam gibi seramikle de ilgileniyordum uzun süre kursa da
gittim. Aslında seramikten çok keyif alıyordum ama ilerleyen süreçte devam
etmedim. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Babana ne söylemek
istersin?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Hayatımda “iyi ki” dediğim ve asla
değiştirmek istemeyeceğim tek şey herhalde babamdır. Onu çok seviyorum…</p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Bir tanem, senin bu söylediklerin
benim için en güzel Babalar Günü hediyesi oldu bile. Çok teşekkür ederim. Seni
çok seviyorum. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:</strong> Ne mutlu sana, çok güzel bir evlat
yetiştirmişsin. Babalar Günün kutlu olsun arkadaşım…</p>



<p>Hakan’ın
evinden, kulağımda baba kızın birbirlerine duyduğu sevgiyi ifade ettikleri
sözcüklerle çıktım. Ha bir de, Nisan’ın küçükken babası onun için besteledi
sandığı şarkının ezgisi de dilimdeydi:</p>



<p>“Gel bana
çikolata sevgilim, ben seni sevdikçe severim…”</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-av-hakan-koca-1387">Sofra Muhabbeti: Av. Hakan Koca</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-av-hakan-koca-1387/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofra Muhabbeti: Biraz Aşk Biraz Yemek</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 08:19:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme & İçme]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=859</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bu ay Sofra Muhabbeti’miz de aşk üzerine&#8230; İzmir’in nefes alanı Kültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda, şömine ateşinde keyifli bir muhabbete hazırız. Konuklarımız TV Programcısı ve İletişimci Peyvend ÖKSÜZ, şair ve yazar, güzel sözcüklerin mimarı Babacan PESENKURDU ve Medya İletişimcisi Berna KAYA. Sibel KÖROĞLU: “Aşk eski &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859">Sofra Muhabbeti: Biraz Aşk Biraz Yemek</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p>Bu ay Sofra Muhabbeti’miz de aşk üzerine&#8230; İzmir’in nefes
alanı Kültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda, şömine
ateşinde keyifli bir muhabbete hazırız. Konuklarımız TV Programcısı ve İletişimci
Peyvend ÖKSÜZ, şair ve yazar, güzel sözcüklerin mimarı Babacan PESENKURDU ve
Medya İletişimcisi Berna KAYA.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> “Aşk eski bir yalan / Adem’le Havva’dan
kalan” deyip deyip aşksız da yaşayamıyoruz, değil mi? Konseptimiz aşk. Ama önce
İzmir’in bilinen isimleri olarak son zamanlarda neler yapıyorsunuzu soracağım.
Peyvendcim, keyifli işler yapıyorsun ve seni ilgiyle takip ediyoruz. Yemek
konusu biraz daha ön planda galiba senin için. Yaptığın programlarda hep yemek
çevresinde bir sohbet oluyor. Biraz senden inlemek isterim.</p>



<p><strong>Peyvend Öksüz:</strong> On altı yıldır evde yapıyorum. Evimde
misafirimiz yemekle ağırlamaktan keyif alıyorum. Kariyer anlamında hep kurumsal
yerlerde çalıştığım için network’ümle yemek konusunu bir araya getirdik.
Televizyondan teklif gelince iki kez hayır dememe rağmen, sağ olsun Genel
Müdürüm çok ısrar etti ve bugünkü programa geldik. Benim için de çok keyifli
oldu gerçekten. ilk canlı yayınımda işim başladı ve bitti diye düşündüm ama
öyle olmadı. Meğerse içimde varmış. Bu benim hayatımın merkezi olsun da bu
işten para kazanayım diye bir düşüncem olmadı. Çocukluğum televizyon
kanallarında geçti. Mehmet Ali Birand’larla, Tuncay Özkan’larla büyüdüm. Star
TV’nin ilk açıldığı dönemlerdeki havayı soludum. Körfez Savaşı zamanlarında
televizyonda yattığımı bilirim. Dolayısıyla tıpkı sahne tozu yutanlar gibi
etkilendim televizyon tozundan. Bu işi yapıyor olmaktan çok mutluyum.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Programının farkı ne?</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Ben işi farklı yapmayı
seviyorum. Hep daha iyisini hedefledim. Yemek programları ağırlıklı olarak ev
kadınlarını hedef kitle olarak alır. Ben biraz profesyonel dünyaya seslenmek
istedim. Konuklarımı da o şekilde seçtim. Diyelim ki bir ev kadınını
ağırlıyorum, onun da mesela kitap yazmış olanını tercih ettim. İstanbul’dan
İzmir’e gelen tiyatro sanatçılarını programıma taşıdım. Programıma başlarken de
dediğim gibi hayatın ve iletişimin aslında mutfaktan başladığını, sofraya
oturulduğunda tüm ailenin toplanarak bir iletişime geçtiğini düşünüyorum. Kadın
mutfakta mutlu olursa yaptığı yemeklere aşkla yaklaşır. Bu aşkı önemsiyorum.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Babacan, ya sen neler yapıyorsun son
dönemlerde?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Yaklaşık iki üç yıldır
çıkartmaya çalıştığım bir kitabım var. Arada bir tane daha kitap çıkarttım. İki
antoloji, bir de deyimler sözlüğüne katkım oldu. İki şiir, iki deneme kitabı,
bir de romanım var. Agora’da Bir Delikanlı: İskender, Aşeka, Ayık Ol Sebastian.
Serinin ikinci İskender, Nazi Kampı’ndan başlayıp geri dönüşlerle çeşitli
dönemlerin yaşayış ve inançlarına değiniyor ve tekrardan günümüze kadar
ulaşıyor. Nasip olursa Şubat sonu Mart başı gibi kitabım çıkmış olacak.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Çok aktifsin sevgili Berna. Pek çok yerde
seninle karşılaşıyoruz. Sen neler yapıyorsun bu aralar?</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg" alt="Sofra Muhabbeti, Röportaj, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-863" width="675" height="449" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2-768x510.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /><figcaption>Peyvend ÖKSÜZ, Babacan PESENKURDU, Berna KAYA. Sibel KÖROĞLU</figcaption></figure></div>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Biliyorsun medya
iletişimi sektöründeyim. Belirli bir dönem Tercüman’da yazılar yazdım. Ben de
Peyvend gibi kadınları çok önemsiyorum. Başarıya ulaşmış kadınların
tasvirlerini yaptım. Hala röportajlarla devam ediyorum. İnsanları ön plana
çıkartmayı seviyorum. Kendimi geliştirmeyi ve bu amaçla eğitimler almayı da
seviyorum. Kişisel gelişim konusuna eğildim. Enerji terapistliği ve ilişki
koçluğu yapıyorum. Hem yazarak hem de enerjimle dokunarak beş yüz kişinin
yaşamına dokunmuşum. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> İlişki koçluğundan bahsettin. Kişiler sana
tek mi geliyor yoksa ilişkisi olan kişilerle mi?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Bireysel. Daha çok
ilişkisinde bir sorun olduğunu düşünenler ve bu sorunu içselleştiren taraflarla
çalışıyorum. Kişi değiştikçe bu durum ilişkiye de yansıyor. Karşısındakiyle
empati kurabiliyor ve onu daha iyi anlayabiliyor. Kendisindeki değişimi tüm
hayatına yansıtabiliyor. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Bir de bu aralar
tiyatroya merak sardın sanırım.</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Özel bir grupla Kuvayı
Milliye’yi canlandırıyoruz. Yılsonunda sergileyeceğiz. Benim için çok keyifli
bir çalışma bu. Dediğim gibi, öncelikle kendimiz besliyorum ve böylelikle
insanlara daha faydalı olacağıma inanıyorum. Tiyatroyu tanımak çok güzel. Derin
ve güzel bilgiler var. yazarları daha derin tanımak çok doyurucu. Hazırlık
süreci de aynı şekilde. Ve tabi, vazgeçemediğim sosyal sorumluluk projelerine
mutlaka devam ediyorum. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Babacan, çok yakışıklı bir adamsın. Bir
dönem modellik yaptığını da biliyorum. Neden sahnede olmayı seçmedin?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Aslında sahnedeyim ama
ilk çıktığım şekilde değil. Yıllar önce Şafak Abla ile (Şafak Fişek)
İstanbul’da Gaye Sökmen’de çalıştım. Geçen gün fark ettim ki aslında ben hep
hayalini kurduğum şeyleri yapmışım. Bunu da ne zaman fark ettim biliyor musun?
Biz de eşim Yeliz ile Berna’nın seanslarından birine katılmıştık. Tema ilişki
değil, kendi özümüzle ilgili idi. Ondan sonra da hayatımızda ne gibi
değişiklikler olur ya da olmaz diye baktık. Bende enteresan bir şey oldu;
hayalini kurup düşünceye geçirdiğim her şeyi gerçekleştirmişim. Sonra insan
neyin hayalini kurar diye düşündüm; elbette sevdiği şeylerin. Olmasını
istediğim her şeyi yaşıyorum. Bu nedenle de Allah’a, evrene, yaratıcıya, her
şeye şükrediyorum. Sahneye gelince; sahne yapıyorum ben. Daha da yapacağım.
Güzel bir PR şirketi olsa belki her şey daha farklı olurdu. Bende her şey var. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Şiirlerini sahneledin, biliyorum.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Şiir kitabımın ilk
çıktığı aylarda gidişat beni pek memnun etmedi. İnkılap Kitabevi’nin Ege Bölge
Müdürü ile ne yapalım diye düşündük. Kendimden yola çıktım. Müziği, rock’ı,
cazı, arabeski seviyorum. Hepsi bir arada olsun, bunların arasında biraz
teatral bir dokunuşla stand upvari bir program yapalım dedik. Alsancak Hayal
Kahvesi, Bornova Hayat Park derken altı yıl her ay bir sahne aldım. İstanbul
Levent Tenis Kulübü, Antalya Kaleiçi, Bursa Hayal Kahvesi, Ankara derken proje
büyüdü. Bu arada başka işlerim de var, biraz yorulduğumu fark edince
yavaşladım. Ama yeni projeler de var. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU: </strong>Aranızda ilk görüşte aşk yaşayan var mı?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Ben çok yaşadım. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Bir insan kaç kere aşık olur sizce?</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ: </strong>Bence hepimiz “çok kez”
diye düşünüyoruz.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU: </strong>Aynı anda iki kişiye aşık olunur mu sizce?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Olunmaz.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Olunmaz. Kalp sadece
bir kişiye aittir.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Olunduğu sanılır ama
olunmaz. Bunun gibi bir şeyler yaşadım ben aslında ama sonra anladım ki aslında
yaşadığım şey aşk değilmiş. İstanbul’da yaşadığım zamanlardı. Hayatımda biri
vardı. Bir başkasıyla tanıştım, biriyle beraber olup olmadığımı sordu. Evet, birisi
var dedi. İyi o zaman deyip kalktı, ayaklarına kapandım gitme diye. Ona
“Gidemezsin” diye bir şiir yazdım ve gitmedi. </p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ: </strong>Ben aşk için sonuna
kadar mücadele etmeyi seviyorum. Elimden geleni sonuna kadar yapıp sonrasında
gidip gitmemeyi karşımdakine bıraktığım için, içim çok rahat oluyor. Sadece aşk
için değil, genel olarak mücadele etmeyi seviyorum.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> İlk aşkınızı hatırlıyor musunuz?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Evet, hatırlıyorum.
Emre. Tabi ki ilkokuldaydım. Sonra kendisiyle karşılaştım ve “ben sana
okuldayken aşıktım” dedim. Annemin arkadaşları anlatır, kreşteyken Alper diye
bir çocuk vardı. Derya diye de bir arkadaşım vardı. İkimiz de Alper’e aşıktık.
Alper’i kapının arkasına sıkıştırıp “seninle evleneceğiz” diyorduk. Aramızda
“ben evleneceğim, hayır ben evleneceğim” kavgası yapıyorduk, Alper de “hayır
ben pilot olacağım, kimseyle evlenmem” diyordu. Ben de ona “anneme uçak
aldırırım, seninle evlenirim” dedim. Alper şimdi mimar ve Norveç’te yaşıyor.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Hatırlamaz mıyım?
Öldüm öldüm dirildim ilk aşkım için. Yazlıkta, ilkokul sonları, teyplerin
omuzlarda gezdiği zamanlar… Fırat diye bir çocuk vardı; platonik bir aşk
yaşıyorum. Yazlığımız satıldı, oradan ayrılacağız, yemiyorum, içmiyorum,
perişanım. Herkes ev satıldı diye üzülüyorum sanıyor, benim tek derdim Fırat.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Hatırlıyorum tabi ki;
hâlâ da görüşüyorum. İsmi Sedef’ti. O da evlendi, bizim oğlandan iki yaş büyük
bir oğlu var. Ben okulun futbol takımındaydım, o da hentbol oynuyordu.
Bizimkisi biraz spor aşkıydı.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Evlilikte aşk bitiyor mu?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Aşk her zaman biter.
Onu gördüğünde bütün dünya anlamını kaybediyorsa, aşk böyle bir şeyse, onun
için birçok emek vermek zorundasın. Aşıkken yapıyorsun da zaten; çok tolerans
gösteriyorsun, yapmam dediğin şeyleri yapıyorsun. Bence aşkı sürekli taze
tutmak için önce ben olmalı. Önce ben olduğu zaman aşk daha canlı kalıyor.
Yeliz-Babacan Pesenkurdu olmaya başladığı zaman Yeliz kendini görüyor. Kendini
görmek istediğinde aynaya bakıyor. Beni ben olarak görmeli ki aşk sürsün&#8230;
Aşkta ince ve zarif olmak gerek ama kadınlarda odun erkekleri sevme özelliği de
var sanırım. Aşkta özveri önemli, senin sevdiğin bir şeyi sevmese bile senin
için yapabiliyorsa bu çok değerli.</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Âşık olmak bizi seçici
yapıyor. Tek bir insanla yol alıyorsun, gözün hiçbir şey görmüyor. Sadakat duygun,
güven duygun, bütün auran değişiyor. Evlilik için bunlar da önemli. </p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Emek vererek, zamanla
beslenen aşk çok önemli bence. Ben mesela eski kocama âşık olmadım ama onun
bana olan çok büyük aşkı benim daha çok âşık olmama sebep oldu. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Unutamadığınız bir aşk filmi var mı?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Titanik, Sil baştan,
Casablanca, Unutursam Fısılda, İncir Reçeli.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Titanik.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Black, Mustafa
Hakkında Her Şey.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Unutamadığınız bir
Sevgililer Gününüz oldu mu?</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Hepimizin elbette
olmuştur. Mesela ilkokulda okurken bize Sevgililer Günü değil Sevgi Günü
yapmayı öğrettiler. Sevdiğin bir arkadaşına git ve ufak bir meblağ ile hediye
al ya da kendi emeğinle ona bir hediye hazırla dediler. Kendi elimizle
sevdiğimiz bir arkadaşımıza böyle bir hediye hazırladık. Ben Sevgililer
Günü’nü, Sevgi Günü diye öğrendim okulda. Özel günleri çok sevmiyorum çünkü bir
şeyleri tek bir güne sabitlemeyi sevmiyorum. Mesela 14 Şubat’ta bir otelde
sevgilimle oturup şarap içmek istemiyorum; tamamen bir ticaret benim için. </p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Sevgilimin beni
tanıyıp, bana yönelik bir şey yapmasını isterim. Ne sevdiğimi bilmeli… Bir
defasında Sevgililer Günü’nde kavgam olmuştu. Çok güzel bir hediye alarak
gelmişti, “Sen bilmiyor musun benim çikolata sevdiğimi? Bunu özel bir gün için
yapma, markete gittiğinde Berna bunu sever diyerek sıradan bir günde beni
düşünüp getir, bu beni daha çok mutlu eder” demiştim. Bu kavgayı yapınca da
hiçbir şeyi beğenmiyor oluyorsun. </p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Hayattaki her şeyin,
aşkın da özü; emek. Emek sarf etmek gerekiyor. Ben Yeliz’e evlenme teklifini
onun yaş gününde yapmıştım. Evlenme teklifi ederken ben bu kadınla mutlu
olabilir miyim diye düşünmedim, bu kadınla evlenebilir miyim diye de
düşünmedim, hiçbir şey düşünmedim. Sadece o anı yaşadım. Çilekleri toplayıp, o
yaz sıcağında Temmuz’un 1’inde çilekli pasta yaptım ve yüzüğü de içine koydum.
Evlenme teklifi ettim.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Konu konuyu açtı
aklıma geldi. Çok istediğim bir film vardı eski kocama “Beraber gidip
izleyelim” dedim asla gitmeyeceğini söyledi. Hâlbuki ben çok istiyordum ve
benim için bunu yapabilirdi. Şimdi sevgilim böyle bir film olduğunda kendisi
bana hatırlatıp benim tarzım değil ama sen çok istediğin için bilet alıp
beraber izleyelim diyor. İşte bu emektir, karşındaki kişinin mutluluğu için
emek sarf etmek bir şeyler yapmak çok önemli. </p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Benim babam üçüncü
evliliğini 70 yaşında yaptı ve çok âşık olarak evlendi. Ama evlenmeden önce de
annemin mezarına giderek ona hürmetini de gösterdi böyle saygı dolu ve emek
dolu bir ilişki benim için çok değerli. Şimdiki eşiyle çok mutlular.</p>



<p><strong><em>Sibel
KÖROĞLU: Sohbete gerçekten doyamadım. Ama bir şekilde de bitirmem gerekiyor.
Çok teşekkür ederim bu keyifli sohbet için. Aşkla yaptığınız her şeyin
dilediğiniz kadar sürmesi dileğiyle…</em></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859">Sofra Muhabbeti: Biraz Aşk Biraz Yemek</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOFRA MUHABBETİ: Biraz Nostalji… Biraz Yemek…</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-nostalji-biraz-yemek-1040</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-nostalji-biraz-yemek-1040#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2019 14:30:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme & İçme]]></category>
		<category><![CDATA[29. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=1040</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Güzel İzmir’imizin gözbebeği Alsancak’ta üç önemli isim, üç önemli markanın kurucusu, üç zarif beyefendi ile BALIKÇI HASAN’ın sofrasındayız. Konuklarımız Dizayn Mobilya’nın sahibi ORHAN SARSAR, Nizam Team’in sahibi NİZAM ÖZMEN, Endülüs Meyhane’nin sahibi ŞİNASİ DAŞDEMİR. Sibel Köroğlu: İzmir’in, Alsancak’ın en keyifli zamanlarının insanlarısınız. Özel davetlerin, keyifli buluşmaların, önemli kutlamaların &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-nostalji-biraz-yemek-1040">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Nostalji… Biraz Yemek…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p>Güzel İzmir’imizin gözbebeği Alsancak’ta üç önemli isim, üç önemli markanın kurucusu, üç zarif beyefendi ile <strong>BALIKÇI HASAN</strong>’ın sofrasındayız. <strong>Konuklarımız Dizayn Mobilya’nın sahibi ORHAN SARSAR, Nizam Team’in sahibi NİZAM ÖZMEN, Endülüs Meyhane’nin sahibi ŞİNASİ DAŞDEMİR.</strong></p>



<p><strong>Sibel Köroğlu: İzmir’in,
Alsancak’ın en keyifli zamanlarının insanlarısınız. Özel davetlerin, keyifli buluşmaların,
önemli kutlamaların zerafetle yaşandığı harika günlere şahitlik ettiniz. Biraz
o günlerden biraz bu zamanlardan bahsedelim istiyorum.</strong></p>



<p><strong>Orhan Sarsar: </strong>Biz o kadar eski miyiz
ya? Ben diğerleri gibi yaşlı değilim Sibelcim.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Yok estağfurullah olur mu öyle şey? Ben
dönemi kastettim. (Gülüyoruz). O zaman bugünden başlayalım; neler yapıyorsunuz
Orhan Bey görüşmeyeli?</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Alsancak mağazamı
kapattım. Karabağlar tarafında beş katlı güzel bir yer yaptım. Eski müzisyen
olduğum için, bir katı da müzik de yapabileceğimiz bir kafe olarak tasarlayıp
hayata geçirdim. Arkadaşlarımla sık sık kendi aramızda toplanıp orada müzik
yapıyoruz. Yaza merhaba, kışa hoşça kal partileri hazırlayıp bir arada vakit
geçirmenin keyfini çıkartıyoruz. Alsancak’ta canlı müzik yapan yerlere hala
gidiyorum. Fakat Alsancak sokakları eskisi gibi değil, biraz havasını kaybetti
son yıllarda.</p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Ah Orhancım, eskisi
gibi gezemiyorum ben akşamları. O sokakları bilemiyorum.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Ama yine de güzel rock
müzik yapan yerler, güzel gençler var. Gençleri seviyorum ben, pozitif enerji
veriyorlar. Vazgeçemeyeceğim yerler de var; Sirena mesela. Nerden baksan, kırk
beş yıllık bir mekan.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Kırk beş yıl, aynı yerde, aynı marka,
büyük bir başarı.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Bu arada Şinasi Bey,
sizin Endülüs’ün sokağı da epey bir değişime uğradı son yıllarda değil mi?</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Evet, bizim sokak,
Gazi Kadınlar, Muzaffer İzgü sokaklarını geçti iyice. Ama bana göre, maalesef.
Ailelerin de gidebileceği, gezebileceği bir yer olarak yaşamasını isterim sokakların.
Nihayetinde aileler de gezmek istiyor. Ya da sadece kadın grupları olarak
gezmek isteyenler de var ki bu büyük bir ihtiyaç, rahatlıkla gezip
eğlenebilmeliler. Ben o sokağın ilklerindenim. Endülüs Meyhane olarak ailelerin
de gelebildiği bir meyhane kültürünün ilkiyim İzmir’de. Tam yirmi iki yıl oldu.
</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Aslında meyhane kültürü İzmir için çok da
yeni değil.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Evet doğru, çok iyi
mekanlar vardı. Ama genelde erkeklerin daha çok kendi arkadaşlarıyla gittiği
yerlerdi meyhaneler. Eşli olarak ise kulüplere gidilirdi. Kadın erkek bir arada
meyhane keyfi yaşamanın ilk adresidir Endülüs. Bunda yaptığımız müziğin de
etkisi oldu elbette. Meyhane denince akla gelen tedirginliği, gerek soframız,
gerek sunumlarımız, gerekse ortamımızla ortadan kaldırdık biz. </p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Aslında siz “meyhane”
kavramının imajını değiştirdiniz.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Evet, yılların
restoranları artık tabelalarına “meyhane” ibaresini ekliyor ki bunların hepsi
Endülüs’ten sonra oldu. Bir de şu var, eskiden herkes eğlenmek, yemek içmek
için Alsancak’a gelirdi. Artık her semtte bizler gibi farklı konseptlerde
mekanlar var.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Bence hâlâ İzmir
demek, Alsancak demek.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir: </strong>Yok, artık eskisi gibi
değil. Çok kalabalık oldu artık buraları; otopark sorunu var, trafik sorunu
var. Ve her semt hıncahınç eğlence mekanı doldu. Biz kalitemizden ödün
vermediğimiz için hâlâ buradayız.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> İstikrar çok önemli.
Siz istikrarlı hareket ettiniz. Yoksa tutunmak gün geçtikçe daha da zor.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Mekan içinde olması
gereken müzik ve bir deyimle şamata maalesef biraz sokaklara döküldü. Gürültü
çok fazla. Açık havada bazen o kadar fazla müzik sesi oluyor ki gerçekten
rahatsızlık verici. Bu da Alsancak’ta olmayı keyifsiz kılıyor.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Eskisi gibi müzik eşliğinde yemek yeme
alışkanlıkları da değişti değil mi Nizam Bey? Hiçbir şey eskisi gibi
korunamadı.</p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Dejenere oldu artık
her şey.Ben kırk sekiz yıldır Alsancak’ta işimi yapıyorum. Yolumuz yıllar önce
yine Alsancak’ta Orhan’la buluştu. Altay Derneğimizde bir araya geldik,
kulübümüzde beraber çok çalıştık.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Ben eskileri konuşmayı
pek de sevmiyorum ama ekiden her birimiz tektik. Dizayn Mobilya tekti, Rüyam
Mobilya tekti, Nizam Kuaför tekti, Şinasi Beyler de aynı şekilde. Herkes işinin
teki ve erbabı idi. Benim meslekte kırk yılım geçti, Nizam 48 yıldır bu
meslekte, Şinasi Bey desen, yirmi iki; bunca yıl az mı? Toplamda yüz senelik
bir tecrübeden bahsediyoruz sadece bu masada bile.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Şinasi Bey’in az önce de dediği gibi
maalesef artık herkes her işi yapıyor. Nizam Bey sizin de sektörde çok fazla
yeni kuaför var. Bu durum sizi rahatsız ediyor mu? </p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Memnun eden tarafı yok
maalesef. Çünkü her meslekte olduğu gibi aynı kademenin meslektaşları değilsin
ama bir tutuluyorsun. İkiçeşmelik’teki spotçuyla Dizayn Mobilya bütçesini
tutamazsın, ama adam <strong>“Dizaynır sandalye”</strong> diye bir isim telaffuz ediyor ve aslında Dizayn adıyla
bunu satışa sunuyor. Bunun gibi bir sürü yanlış oluyor.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Benim malımı yirmi beş
otuz yıldır kullananlar var. Artık üretimler hep fabrikasyon, fabrikasyon
devreye girince de butik olmuyor o üretim. Unutmadan söyleyeyim; neden dejenere
oldu? Çünkü nüfus çoğaldı ve artık yetmiyor. Eskiden Kemeraltı’nda mobilyacı
sokağı vardı. Birinci Beyler’de gözlükçüler, İkinci Beyler’de doktorlar, Üçüncü
Beyler’de de mobilyacılar vardı. O zamanlarda Karabağlar falan yoktu. Eskiden
bütün İzmir oradan alışveriş yapardı. Karşıyakalılar eğlenmek için Alsancak’a
gelirlerdi. Şimdi oralarda da açıldı bir sürü mekan, doldu doldu taştı, yine de
yetmiyor.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Herkes artık kendi
semtinde.</p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Fiyattan tut, kaliteye
kadar, Orhan’ın yaptığı iş mesela, tam bir sanat. Bizim iş de öyle. Şimdi öyle
mi ya? Sanat mı kaldı mesleklerde? Aynı şey bizim meslekte de geçerli. Ama
müşteri de talebinde farklılaştı; saçlarını yoldurup, bozdurup, renklendirip
adına da “ombre” diyorlar; ben öyle bir sanat bilmiyorum. Ben vazgeçtim böyle
müşteriden, gelmesin bana. Benim bana, mesleğime, sanatıma inanan müşteriye
ihtiyacım var. Ne istediğini bilenler lazım bize, onlara hizmet vermek mutlu
ediyor. Sanatını anlıyor, sana saygı duyuyor. Diğer türlü müşteriye ben hitap
edemem, o da bana edemez. Memnun da edemem. Artık ayırıyorum bu yüzden.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Yine eskilere dönüyorum; eskiden özel
günlere nasıl hazırlanırdık? O özenli telaşı anlatır mısınız bana?</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Eskiden müzik
dinlemesini bilen, özenle hazırlanan bir kitle vardı. Saygınlık vardı. Tüm
beyler takım elbiseli, kravatlı, tiril tiril gelirlerdi mekanımıza. Bayanlar
bir o kadar şıktılar. Nezaket, hassaslık vardı. Müzisyeni dinleyip
alkışlarlardı. Şimdi şortla geliyorlar mekana, arkalarında da koca bir sırt
çantası, çantayı koyacak yer bulamıyorlar. Sanatçıdan şarkı istiyorlar, şarkıyı
dinlemeden dışarıya sigara içmeye çıkıyorlar. </p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Eskiye nazaran saatler
de uzadı. Eskiden on iki dedin mi gece biterdi, şimdi ikilere üçlere kadar
uzuyor, oradan da çorbacıya.</p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Bir kere eski geceler
artık kalmadı; önce oradan başlamak istiyorum. Akşam davetleri, kokteyller… Sen
iyi hatırlarsın Orhancım o eski Efes Oteli gecelerini, yıllarca akşam
kokteyllerine, davetlere giderdik. Şimdi düğünler bile butik. Kırk kişilik
düğün mü olur canım? Eskiden saçını taradığımız herkes şıklığın gerektirdiği
her şeyi yerine getirir, Kordon’a yemeğe bile tiril tiril giderdi. Kordon’da
şahane mekanlar vardı. Erol’un Yeri gibi, Bergama Restoran gibi… Zeki Müren bir
tarafta, Gönül Yazar bir tarafta otururdu Kordon’da. Fuar zamanları vardı; o
dönemlerde İzmir ve Kordon da zerafetten geçilmezdi. Fuar’daki gazino dönemleri
hala tadı damağımızda olan zamanlar… Zuhal Yorgancıoğlu defileler yapardı.
Rahmetli Ferdi Özbeğen’i, Ümit Besen’i dinlemeye Kübana’ya, Golf’e, Göl
Gazinosu’na, Mogambo’ya giderdik. Bambaşka zamanlardı. Giyimler de değişti, her
şey gibi. Bizim dükkanda şimdi ön balkonumuz var, eskiden orası yazıhaneydi.
Gelen müşterilerimizin kürklerini oraya yerleştirir, karıştırılmasın diye özen
gösterirdik.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Benim işe başladığım
zamanlarda kadınlar erkekler paltolarını, kürklerini vestiyere verirlerdi.
Şimdi vermiyorlar üstlerindekileri, sandalyenin arkasına tıkıştırıyorlar. </p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Ne kadınlar ne de
erkekler, artık hiçbir yere giderken eskisi gibi hazırlanmıyor.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Salmış herkes
kendisini.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Mutlu değil insanlar
artık bence.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Şu işi de yapsaydım keşke dediğiniz bir
şey var mı?</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Ben müziğe iyi ki iş
olarak devam etmedim. Artık iş gibi değil maalesef, iyi müzisyenler hak
ettikleri yerlerde değiller. Yine eskiye gidiyorum ama biz alaylıydık. Ben Türk
Koleji’nde okul orkestrasında başlayıp davulcu oldum. Ama şimdi hepsi okullu
çocuklar, zehir gibi. Yazık ki çok komik paralara çalışıyorlar. İyi ki
mobilyacı olmuşum. </p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Benim babam
müteahhitti. Bir iki müteahhitlik işi yaptım. Sonra bir buçuk sene kadar
mankenlik ajansı açtım. Ortağım vardı. Sonra anlaşamayıp ayrıldık. Kendi
mesleğimi iyi ki bırakmamışım. Kendi branşımda şubeler açtım, hala devam
ediyorum.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Benim de başka işlerim
oldu. Ben iyi ki bu işi yaptım diyemiyorum. Asıl işim gayrimenkul.
Gayrimenkulde de güzel işler yaptım. Bu işe tesadüfen girdim; aslında mekanı
bir başkası için hazırlamıştım ama kendisi son anda vazgeçince ben işi yapmak
zorunda kaldım. Güzel işler yapmaya çalıştım. En memnun olduğum konu kalitemizi
ilk günden beri korumam.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Hepinize çok
teşekkür ediyorum. Elbette bir sürü dedikodu da yaptık eski Alsancak, İzmir
günleri deyince ama bunlar bizim aramızda. Hoş sohbetinize teşekkür ediyor
hepinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum. Hak ettiğiniz müşterilerle
mesleklerinizi devam ettirmeniz dileğiyle.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-nostalji-biraz-yemek-1040">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Nostalji… Biraz Yemek…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-nostalji-biraz-yemek-1040/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOFRA MUHABBETİ: Biraz Işıltı… Biraz Yemek…</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-isilti-biraz-yemek-1006</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-isilti-biraz-yemek-1006#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Dec 2018 21:10:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[28. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=1006</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Fotoğraflar: Gökhan Toprak Bu ayki konumuz Yeni Yıl Işıltısı. Konuklarımız Demoteks Konfekiyonun Kurucusu, aynı zamanda Ege İhracatçılar Birliği Başkanı BURAK SERTBAŞ, Modacı DİLEK SÜSLÜER ve KEY Hotel Executive Chef&#160; MUSTAFA BUĞDAY.&#160; KEY Hotel Restoran’ın muhteşem ambiyansında Mustafa Şef’in özenle hazırlattığı sofrasındayız. Sibel Köroğlu: Yeni yıl geliyor. E, tabi &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-isilti-biraz-yemek-1006">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Işıltı… Biraz Yemek…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p><strong>Fotoğraflar: Gökhan Toprak</strong></p>



<p>Bu ayki konumuz Yeni Yıl Işıltısı. Konuklarımız Demoteks
Konfekiyonun Kurucusu, aynı zamanda Ege İhracatçılar Birliği Başkanı BURAK
SERTBAŞ, Modacı DİLEK SÜSLÜER ve KEY Hotel Executive Chef&nbsp; MUSTAFA BUĞDAY.&nbsp; KEY Hotel Restoran’ın muhteşem ambiyansında
Mustafa Şef’in özenle hazırlattığı sofrasındayız.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu: </strong>Yeni yıl geliyor. E, tabi yılbaşı gecesi telaşı da başladı. Yeni yılın kendisine özgü ışıltısını konu olarak ele aldım ve sizleri bir araya getirdim. İlk sorum Dilek Süslüer’e. Yılbaşı gecesi kadınlar ne giymeli ve yanlarında mutlaka ne olmalı?</p>



<p><strong>Dilek Süslüer</strong>: Yılbaşı denince akla ilk gelen ışıltılar zaten yıl boyunca moda dünyasının önemli bir unsuru idi. Yıl boyunca, gece ve gündüz giyiminde payetler olmazsa olmazdı. Öyle ki geçtiğimiz yaz mayolar bile payetliydi. Yılbaşı gecesi artık İzmir’de çok büyük partiler olmuyor. Açıkçası bundan beş yıl öncesine kadar yılbaşı gecesi için kıyafet hazırlarken son yıllarda bu konuyla ilgili özel bir müşteri portföyüm yok. Ve evet, bir kadının yılbaşı gecesi olmazsa olmazı kırmızı ruj.</p>



<p><strong><em>Yılbaşı sofrasının olmazsa olmazı nedir Mustafa Bey?</em></strong></p>



<p><strong>Mustafa Buğday:</strong> Ben. Şaka bir yana, sofrada mutla lezzetli bir yemek olması gerekirİ; ne olduğu önemli değil. Geçmişten bugüne baktığımızda insanoğlunun yaşamını devam ettirebilmesi için yemeği tüketmek zorunda olduğunu görüyoruz. Bütün önemli toplantılar, davetler, eş dost buluşmaları, hep sofra etrafında oluyor. Dolayısıyla yemeğin ne olduğundan daha da önemlisi lezzetli olması.</p>



<p><strong><em>Yeni yıla ilişkin hayalleriniz neler? Beş hayalinizi sıralamanızı istesem…</em></strong></p>



<p><strong>Burak Sertbaş:</strong> Hayat arkadaşımla karşılaşıp daha evcimen bir hayat yaşamak olabilir. Ülkemizin ekonomisi düzelsin ve yaşam şartları dört dörtlük olsun isterim. Göztepe başarılı olsun, ligde kalsın ve hep maçlara gideli.</p>



<p><strong>Mustafa Buğday</strong> : Hayalim tabi ki mesleğimle bağlantılı olarak kendi restoranımı açmak. İşim dolayısıyla yurtdışına çok sık çıkıyorum. Özellikle İtalya’ya çok sık gidiyorum. Gittiğim her mekanda açacağım restoran için ilham alıyorum. İtalyanların mimarisi çok farklı. Planlarıma göre iki yıl sonra açmış olacağım. Bu projeyi Zeytinler’de gerçekleştireceğim. Bana göre burası çok muhteşem bir yer. Çok güzel üzüm bağları var. Mutfağım açık mutfak olacak. Müşteriler beni mutfakta görebilecek. Taş fırınım hatta yerin altında ikinci bir fırınım olacak hayallere devam edersek bir sera yapmak istiyorum. Rengarenk yüzlerce çiçek yetiştirmek isterim.</p>



<p> <strong>Dilek Süslüer</strong>:  Ben aslında yurtdışında bir defile yapmayı hayal ediyorum. Milano’da. Gerçekleşebilecek bir hayal aslında ama projelendirip hayata geçirmek biraz zamanımı alacak. Jennifer Lopez’i giydirmeyi çok istiyorum. Yaşamımın bir bölümünü hem iş hem danışmanlık yaparak değerlendirmek istiyorum. Kişilere gardırop gibi özel koleksiyonlar hazırlayıp stil danışmanlığı şeklinde hizmet vermeyi hayal ediyorum. Bisiklet almıştım; diğer bir hayalim ise bu yıl motosiklet almak. </p>



<p><strong><em>İyisiyle kötüsüyle koskoca bir yıl geçti. Bu yıl unutamadığınız, aklınızda kalan anılarınız mutlaka vardır. Paylaşabilir misiniz?</em></strong></p>



<p> <strong>Burak Sertbaş:</strong>  Biliyorsunuz bu yıl ben kızımı evlendirdim. Zor bir hismiş. Sert gibi görünsem de beni çok ağlattı. Kuşak bağlama merasimindeki duygusallığa dayanamadım. Bir de hayatıma Ege İhracatçılar Birliği Başkanlığı girdi. </p>



<p> <strong>Mustafa Buğday</strong>: Urla’da Altınköy sitesinde bir plajımız var; oradaki büyüklerimizle yaklaşık sekiz yıldır tanışıyoruz. Ama bu sene bambaşka bir dostluk doğdu aramızda. Birtakım ortak işler yaptık. Konseptli partiler düzenledik. Deniz kenarında gitar çalıp şarkılar söyledik. Yemekleri ben hazırladım. Çok keyifli anılar biriktirdik.</p>



<p> <strong>Dilek Süslüer</strong>:  Nisan ayında gerçekleştirdiğim defile benim için gerçekten unutulmaz bir anı oldu. Frida’nın hayranıyım. Beş yıldır gerçekleştirmek istediğim bir projeyi hayata geçirdim. Her şeyden önce çok ciddi bir sosyal sorumluluk projesiydi. Bu proje ile Buca Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi için çok önemli bir cihaz alındı. Holter cihazı alımı için toplandık.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-roportaj-burak-sertbas-dilek-susluer-mustafa-bugday-megaplus-dergisi-28.sayi-2.jpg" alt="Sofra muhabbeti Röportaj, Burak Serbaş, Dilek Süslüer, Mustafa Buğday, MegaPlus Dergisi 28. Sayı" class="wp-image-1008" width="750" height="500" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-roportaj-burak-sertbas-dilek-susluer-mustafa-bugday-megaplus-dergisi-28.sayi-2.jpg 1000w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-roportaj-burak-sertbas-dilek-susluer-mustafa-bugday-megaplus-dergisi-28.sayi-2-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-roportaj-burak-sertbas-dilek-susluer-mustafa-bugday-megaplus-dergisi-28.sayi-2-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /><figcaption>Burak Serbaş, Dilek Süslüer, Mustafa Buğday, Sibel Köroğlu</figcaption></figure></div>



<p><strong><em>Yine bir yardım defilesi projesi var mı önümüzdeki yıl için?</em></strong></p>



<p> <strong>Dilek Süslüer</strong>:  Defile değil ama bir track show olabilir diye düşünüyorum. Zaten biliyorsun, ben her projemi sosyal sorumlulukla ilişkilendiriyorum. Özellikle çocuklara fayda sağlamak benim için çok önemli. Neden çocuk diye sorarsan, çocuklar için yapılan yardımların yetersiz olduğunu düşünüyorum. Çocukların seslerini duyuramadıklarını düşünüyorum. Ve bu konuda yapılan her işi destekliyorum.</p>



<p> <strong>Sibel Köroğlu</strong>: Her yemeği yapmayı seviyorsunuzdur Mustafa Bey; özellikle yapmaktan keyif aldığınız yemek nedir?</p>



<p><strong>Mustafa Buğday</strong>: Aniden, bir anda çıkan spontane yemekleri daha çok seviyorum.</p>



<p> <strong>Burak Sertbaş</strong>: Yeni boşandığım yıllarda çok yemek yaptım. Mesela Cafe de Paris soslu bonfile yapıp misafir ağırladım. Deniz mahsullü erişte de yaptım. Mangal deseniz zaten bayılırım. Ama son zamanlarda dışarıda yemeğe alıştığımı söyleyebilirim, yapmıyorum.</p>



<p><strong><em>Unutamadığınız bir yılbaşı anınızı sorsam?</em></strong></p>



<p> <strong>Mustafa Buğday</strong>:  Elbette çok güzel geçirdiğimiz yılbaşı gecelerimiz var ama bir yıl Alaçatı’da alkolü epeyce kaçırmışım. Dışarıda sucuk ekmek yemiştik. Halbuki sucuğun içindeki bir baharata alerjim var ama o havayla ben bunu unuttum. Geceyi hastanede geçirmiştim.</p>



<p> <strong>Burak Sertbaş:</strong>  Evliliğimin son dönemlerinde Sahilevleri’nde oturuyordum. Çok samimi arkadaşlarımızla iki yıl üst üste evde parti yaptık. Balkona ısıtıcılar, bistrolar koyup güzel bir ortam yaratmıştık. Hala bir araya geldiğimizde o güzel anıları konuşuruz.</p>



<p> <strong>Dilek Süslüer</strong>:  2013’te Rusya’daydım. Benim için unutamadığım bir yılbaşı idi.</p>



<p><strong><em>Sevgili Dilek, 31 Aralık günü bir çift aniden kapını çaldı ve sana “biz evleniyoruz, acilen bir gelinlik istiyoruz” dedi. Sen nasıl bir gelinlik hazırlarsın?</em></strong></p>



<p> <strong>Dilek Süslüer</strong>:  Son iki üç yıldır ışıltı çok fazla var. Bu çift de tam yılbaşında evlenecekleri için onlara ışıltılı bir gelinlik verir, bu mutlu geceleri için elimden gelen hızla en parlak şıklığı sunarım.</p>



<p><strong><em>Peki bu çifte siz nasıl bir sofra hazırlarsınız Mustafa Bey?</em></strong></p>



<p> <strong>Mustafa Buğday</strong>:  Ben her zaman hazırım. Yaratırım, döktürürüm, hiç problem değil. Renkleri severim; sofrada kırmızılar sarılar isterim. </p>



<p><strong><em>En kolayı size kaldı sanmayın Burak Bey. İşin en zoru sizde; sağdıç sizsiniz. Tüm işlerden sorumlusunuz. </em></strong></p>



<p> <strong>Burak Sertbaş:</strong>  “Deli misiniz, neden yılbaşında evleniyorsunuz” derim. Yılbaşında eğlenmek varken evlenmek neden? </p>



<p><strong><em>2019 İş hayatınızda sizi neler bekliyor? Ege İhracatçılar Birliği Tasarım Yarışması için hazırlıklar ne durumda?</em></strong></p>



<p> <strong>Burak Sertbaş:</strong>  Nisan 2019 için hazırlıklarımız başladı. Şu an yer belirlemeye çalışıyoruz. 13 yıldır gerçekleşen Ege’nin en büyük bütçeli tasarım yarışması diyebilirim. 9 yıldır tam olarak içerisindeyim. Eskiden hep otel salonlarında düzenliyorduk, son üç yıldır salonlardan çıkıp farklı ortamlarda gerçekleştirdik organizasyonumuzu. Bir yıl Container Hall konser mekanında yaptık, diğer bir yıl Yeşilova Höyüğü’nde bir müze var, orada gerçekleştirdik, geçen yıl da Lunapark’ı kullandık. </p>



<p> <strong>Mustafa Buğday</strong>:  İzmir Profesyonel Aşçılar Derneği yönetim kurulundayım. Dünya bizim mutfağımızı son yıllarda sadece döner ve kebap mutfağın olarak biliyor. Ege mutfağı, zeytinyağlılar gibi yemeklerimizi sunduğumuzda şaşırıyorlar. Bu yıl Amerikan Büyükelçiliğimizden davet aldık. Büyük ihtimalle 23 Nisan resepsiyonunu Amerika’da biz yapacağız. Maalesef okullarımızdaki Gastronomi bölümlerinde imkanlar çok yetersiz. Mutfakta gerekli olan malzemeler, fırınlar, ekipman çok yetersiz. Biz bunları kendi çabalarımızla okullara kazandırmaya çalışıyoruz. Özel projeler üretip, şeflerle bir araya gelip mönüler belirliyoruz. Velileri davet edip onlardan gelen paralarla eksikleri gidermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bu anlamda desteğe ihtiyaç duyuyoruz. Eğitim için gerekli eksikler giderilmeli ki gastronomi alanında çok daha iyi yere gelelim.</p>



<p><strong><em>Çok klasik olacak ama yeni yıl dilekleriniz alabilir miyim;?</em></strong></p>



<p> <strong>Mustafa Buğday</strong>:  Çok klasik bir cevap vereceğim ben de; sağlıklı, huzurlu, mutlu ve bol paralı, ülkemin ahenk içinde yürüyen bir halde olabileceği bir yıl diliyorum.</p>



<p> <strong>Burak Sertbaş:</strong>  Yeni yılda sizin gibi dostlarla birlikte, her an herkesin böyle güzel ve hoş vakitler geçirmesini diliyorum.</p>



<p> <strong>Dilek Süslüer</strong>:  Herkesin iyi düşünce ve duygularla geçireceği bir yıl olmasını diliyorum.</p>



<p><strong><em>O zaman ben de mutlu yıllar diliyor ve hepimize çok teşekkür ediyorum. </em></strong></p>



<p><em><strong>Ben şimdiden dergim ve kendim adına söz veriyorum ki basın sponsorunuz biz olacağız. En yakın zamanda görüşmek üzere</strong></em></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-isilti-biraz-yemek-1006">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Işıltı… Biraz Yemek…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-isilti-biraz-yemek-1006/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOFRA MUHABBETİ: Biraz Müzik… Biraz Yemek…</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-muzik-biraz-yemek-989</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-muzik-biraz-yemek-989#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Nov 2018 20:28:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[27. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=989</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bu ayki konumuz müzik. Konuklarımız Positive Live Project Kurucusu HAKAN BİÇER, İzmir Express Orkestrası Kurucusu ÇAĞDAŞ ÇINAR ve İzmir Big Band Kurucularından EMRAH SAYIN.&#160; Bu ay yine Kordon Ümitköy Balıkçısı KORAY MAYTALMAN’ın konuğu olduk. Kendisine çok teşekkür ediyoruz. Sofra Muhabbeti’miz klasik sound check sesleriyle başladı ve bir süre &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-muzik-biraz-yemek-989">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Müzik… Biraz Yemek…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p>Bu ayki konumuz müzik. Konuklarımız Positive Live Project
Kurucusu HAKAN BİÇER, İzmir Express Orkestrası Kurucusu ÇAĞDAŞ ÇINAR ve İzmir
Big Band Kurucularından EMRAH SAYIN.&nbsp; Bu
ay yine Kordon Ümitköy Balıkçısı KORAY MAYTALMAN’ın konuğu olduk. Kendisine çok
teşekkür ediyoruz. Sofra Muhabbeti’miz klasik sound check sesleriyle başladı ve
bir süre sonra sahne keyfine dönüştü.</p>



<p>Kordon Ümitköy Balıkçısı KORAY MAYTALMAN’ın mükemmel ev
sahipliği ile gerçekleşen Sofra Muhabbeti’mize buyurunuz efendim;</p>



<p>A…a.. se.. a…&nbsp; ses bir ki… deneme … deneme…</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Siz müzisyensiniz
galiba? Hepinizin ortak tutkusu müzik. Ama aynı zamanda da iyi arkadaşsınız,
doğru mu?</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Aslında dışarıda rakip
gözüksek de hiç öyle değiliz. Çok güzel bir arkadaşlığımız var ve biz bunu
başarabiliyoruz.</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> Gerçekten İzmir’de
bunu başarabilen ender müzisyenlerdeniz.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> En eski orkestra
aranızda kimin?</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> <em>İzmir Express</em> en eskimiz. Biz Big
Band ile hemen hemen aynı yılda, 2011’de kurulduk.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> 2011’den beri
varsınız. Grup olarak yol almak zor olsa gerek. Değişiklikler oldu mu grup
içersinde?</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> 2011’den beri Positive
Life var. ama farklı bir konseptte, tek solistle başladık. Şimdilerde konseptiz
daha farklı, daha da büyüdük. Farklı seslerde solistlerimiz var. eksilme değil
çoğalma oldu.</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Çok sert olmamak
kaydıyla elbette değişiklikler oldu.</p>



<p>Sibel Köroğlu:
Başladığınızdan beri olan süreçte eğlence anlayışı değişti mi sizce?</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Gerçekten eğlence
anlayışı değişti. Mesela İzmir’de orkestra olarak sahne alacak mekan sıkıntısı
var. </p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Anlayış ciddi olarak
değişti. Beklentiler farklılaştı. Bütçeler çok önemli. Bizim gibi kalabalık
grupların bütçesini karşılayacak mekan yok hafta sonlarında maalesef. </p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Sadece hafta
sonlarında değil, hafta içi bütçelerimiz daha uygun olmasına rağmen onda da
sıkıntı yaşıyoruz. Mekanlar canlı performanslar yerine DJ performanslarını
tercih ediyorlar. Tabi ki çok iyi DJ arkadaşlarımız var ama canlı müziğin tadı
başkadır.</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Canlı müzik
tercihlerinde ucuz müzik seçimleri ortaya çıkıyor; bu da benim canımı sıkıyor.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-hakan-bicer-cagdas-cinar-emrah-sayin-megaplus-dergisi-27.sayi-1.jpg" alt="Sofra Muhabbeti, Positive Live Project Kurucusu HAKAN BİÇER, İzmir Express Orkestrası Kurucusu ÇAĞDAŞ ÇINAR ve İzmir Big Band Kurucularından EMRAH SAYIN, MegaPlus Dergisi 27. Sayı" class="wp-image-990" width="750" height="500" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-hakan-bicer-cagdas-cinar-emrah-sayin-megaplus-dergisi-27.sayi-1.jpg 1000w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-hakan-bicer-cagdas-cinar-emrah-sayin-megaplus-dergisi-27.sayi-1-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-hakan-bicer-cagdas-cinar-emrah-sayin-megaplus-dergisi-27.sayi-1-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></figure></div>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> İzmir grupları
olmamıza rağmen Bursa, Antalya, İstanbul mekanlarında daha çok çalışıyoruz.
Oralarda daha çok izleyenimiz var. Şu an gazino sistemleri başladı oralarda.
Orkestra da o gazino konseptlerinde önemli.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu: </strong>Ya barlar?</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> O yaşı geçeli çok
oldu.</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> Gerçekten o yaşları
geçtik. Çalışma saatleri çok uzun, kazanılan para belli, gördüğümüz ilgi de
sıkıntılı. Üstüne üstlük ekiplerimiz kalabalık ve bu ekipleri sahne olarak
kaldırabilecek mekan yok.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> İster istemez düğün
organizasyonları ve özel davetlerde mi daha çok yer alıyorsunuz?</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Mecburen. </p>



<p>Hakan Biçer: Bizim de
özel davetler daha çok sahne aldığımız etkinlikler oldu artık. </p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Müzik dışında başka
işleriniz var mı?</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> 9 Eylül Üniversitesi
Devlet Konservatuarında öğretim görevlisiyim. </p>



<p><strong>Çağdaş Çınar</strong>: Ben de bir süre özel
bir okulda müzik öğretmenliği yaptım ama grup kurulunca bıraktım.</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> Ben başka bir iş
yapmıyorum ama grubumda diş hekimi ya da belediye bandosunda görev yapan
arkadaşlarım var. ama benim maalesef böyle bir zamanım hiç yok.</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Başka bir işle
uğraşmak aslında dezanavtaj. Enerjini tel bir yere veremiyorsun. Bence tek işte
kal Hakan.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Genel hayatınızda hep
bir müzik ritminiz var mı? Yemek yaparken, yerken, kitap okurken fonda bir
müziğiniz var mı?</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Ben ders çalışırken
müzik dinleyemezdim mesela. Çünkü ders yapmaz müziği dinlerdim. Aynı şey hala
devam ediyor. Kitap okurken hala müzik dinlemem. Çünkü müziğe giderim.</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> Ben de asla böyle bir
şey yapamam, müziğe takılırım.</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Benim durumum daha
vahim. Ben bir yere gidip eğlenemem bile. Çünkü gözüm sahneye takılır, kim ne
yapıyor, onu izlerim.</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> İşimiz bu olunca
direkt dikkat ve enerji sahneye gidiyor. Bende de bu var.</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Basgitar hangi
perdeden çalıyor, davulcu davulu patlatıyor mu; bunlara dikkat ederken
eğlenilmiyor tabi ki.</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Terzi kendi söküğünü
dikemez hesabı; eğlendir ama eğlenememe…</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Sıkıntılı bir durum
olsa gerek…</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> O biraz da gittiğiniz
grupla alakalı.</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> Bence biraz alkol
seviyesiyle alakalı.</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Müziğin tarzıyla
alakalı. Her müzikte eğlenemeyiz, öyle bir sıkıntı var.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Peki siz ne
dinlersiniz?</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> Çok geniş ve farklı
tarzlar dinliyoruz tabi. Ama iyi müzik olması şartıyla.</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> İyi müzik olması
önemli. Ama ben yine canlı müziğe geleceğim; oradaki bir armoni hatası beni
rahatsız ediyor mesela, dinleyemiyorum.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Başkasının
sahnesindeki aksilikleri görebiliyorsunuz. İçgüdüsel olarak gidip düzeltme
isteğiniz oluyor mu?</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Tabi aynı sıkıntılar
bizlerin de başına gelebiliyor. O yüzden gözlemleyip onların nasıl aştığına
bakıyorum. Ama tabi gidip de müdahale etmiyorum.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Bireysel olarak müzik
yaptınız mı bu gruplarınızın dışında?</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> Ben bir dönem
Türkiye’nin çok büyük bir markasının orkestrasında perküsyoncu olarak görev
aldım. O markanın pek çok organizasyonunda yer aldım.</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Ben bir dönem bir
başkasının arkasında klavye çaldım. Emrah da öyle. Farklı müzisyenlere eşlik
ettiğimiz oldu. </p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Müzik gruplarını
ayakta tutmak zor. Siz uzun süredir bunu yapabilmeyi nasıl başarınız? </p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> Gerçekten müzisyenler
duygusal insanlardır. Bu üç grubun da ilişkileri tahminimce çok iyi. Aile
gibiyiz. </p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Bir de grubumuzdaki
ekip arkadaşlarımızla sözleşme gibi katı bağlayıcılar koymuyoruz. Aramızdaki
sadece gönül bağı. Bizi seven bizimle yürüyor zaten.</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Bizim sahnemize ekip
ruhumuz ve sevgimiz çok iyi yansıyor. Bu nedenle kopmuyoruz.</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Bir de şöyle bir şey
var; İzmir’deki en genç ekipler biziz. Hem ekip çalışanları hem de ekip başı
genç. Bu da bir avantaj oluyor sanırım.</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Orkestra kurucuları ve
çalanlar arasında yirmi otuz yaş, yani bir jenerasyon farkı oluyor. İşte o
noktada bir patron-çalışan ya da öğrenci-öğretmen ilişkisi oluşuyor. Biz ise
aynı yaş aralığında olduğumuz için ilişkiler daha sıcak ve kendiliğinden.
Patronluk değil liderlik yapıyoruz.</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Aynı yaş grubunda
olduğumuz için beyin fırtınası yapıp ortak çok güzel kararlar alabiliyoruz.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Sahnede her şey
yolunda giderken, millet de gayet güzel eğlenirken, müdahale etmeniz gereken
bir şeyler oluyor mu?</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Müdahale olmuyor da
biz olaya ayak uyduruyoruz.</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Aslında ayak uydurmak
da müdahale etmek. Çünkü yanlışı doğrulaştırmak oluyor bizimkisi.</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Bizim mesela bizim
davulcumuz düştü bir kere sahneden.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> O davulcu hala sizde
çalıyor mu?</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> İnatla hem de.</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> Bizim de solistimiz
Pelin’in topuğu sıkıştı sahnede, orada kaldı.</p>



<p><em>(Bu arada yanımıza
Positive Life Project solisti Kübalı sevgili Ibis Maria Guarnduse Arce uğruyor.
Konu müzik olunca elbette o da oturuyor yanımıza.)</em></p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong>Bir keresinde otelde
çalışırken, kabloları kumların arasına yerleştirdiler. Program sırasında servis
elemanı kablolara takıldı ve tüm ses sistemi gitti. Haydi başlasın akustik! </p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Hemen asma davulu
başlat; bando durumları.</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Bir Balkan ekibi
oluşuverir, bir anda sanki konseptin bir parçasıymış havasına giriveriyoruz.</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> Elektrik dedin de,
Nazilli’de bir düğündeyiz. Tolga ve Pelin sahnede, çimlerde. Pelin çimde olduğu
için ayakkabılarını çıkarttı. Bir elektrik kaçağı varmış; tabi biz ayakkabılı
olduğumuz için hissetmiyoruz. Pelin ve Tolga el ele akımı tamamlayıp çarpılıyor
ve mikrofonları atıyorlar. Hemen DJ&nbsp;
performansa geçtik. Düğün sahibi iki gün sonra arayıp geçmiş olsun dedi
ve ekledi “hiç fark etmedik”.</p>



<p><strong>İbis:</strong> Pelin Tolga’dan
elektrik aldı. </p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Bütün ekip el ele
folklor ekibi gibi sallandık desene…</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> İyi kötü pek çok komik
anımız var tabi ki. </p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Diyelim ki haftanın
yedi günü iş var; bu rutin sizi sıkıyor mu?</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Evet rutin iş çok
sıkıcı oluyor.</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Bizim bir dönem altı
ay boyunca haftanın altı günü programımız vardı. Sonra bir arkadaşımız ameliyat
oldu ve gruptan kopmalar oldu. O dönem çok yordu. </p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Böyle kopma
durumlarında ya da acil hastalık durumlarında bir B planı var mı?</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Dondurulmuş
solistlerimiz var, onların devreye sokuyoruz.</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> İşte bu noktada bizim
dostluğumuz devreye giriyor ve birbirimize destek veriyoruz.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> En zorlayıcı istek
neydi sahnede size gelen?</p>



<p><strong>Hakan Biçer</strong>: Bir keresinde bir
Azeri düğünündeydik ve ilginç bir düğündü. Sıkıntılıydı. Hiç bilmediğimiz bir
Azeri şarkıyı çaldık. Ama nasıl çaldık, gel bir de bize sor.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Sizleri en yakın ne
zaman ve nerelerde dinleyebiliriz?</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Uzaklardayız biz.
Antalya’dayız.</p>



<p><strong>Emrah Sayın:</strong> Biz de Antalya’dayız
bu aralar.</p>



<p><strong>Hakan Biçer:</strong> Biz boşuz bu ara; biz
de gelelim bari.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Yeni projeler var mı
peki?</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Var. Hem de çok güzel
bir projemiz var. Biz Hakan’la yeni bir oluşum içine girdik. Emrah da dolaylı
olarak işin içerisinde. İzmir’de müziğin doğru kişiler tarafından yapılması,
iyi müzisyenlerle çalışılması, her ihtiyaca uygun hitap edebilmek amacıyla Active
Entertainment Group çatısını oluşturuyoruz. Şirket gibi değil. Yine aslında
dostlukla dönen bir kaliteyi yukarı çekme çabası. Hak eden insanların doğru
noktada buluşması ve beklentilerin karşılanması. Geniş boyutlu bir vizyona
gitmek istiyoruz. İstanbul’da çok yapılan bir şey bu aslında. Gerçekten iyi
müzisyenlerin bir araya gelmesi çok doğru bir iş.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Ne zaman start
veriyorsunuz?</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Aslında start verdik.
Kafada her şey oturdu. Şekil belli. Bu bir orkestra gibi değil; bambaşka
şeyleri bir araya getiren sanat ve görselin bir arada olduğu bir çaba. İzmir’de
hiç olmayan ama yurt dışında ve İstanbul’da yapılan şovlar olacak. Bu konuyla ilgili
çok yoğun bir mesai içerisindeyiz. </p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong> Lansman ne zaman?</p>



<p><strong>Çağdaş Çınar:</strong> Bu yarın da olabilir.
Ama her şey dört dörtlük olsun istiyoruz. Bir iki ay içerisinde güzel bir
lansmanla merhaba diyeceğiz. Elbette bu lansmana siz de davetlimizsiniz.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong>
Ben şimdiden dergim ve kendim adına söz veriyorum ki basın sponsorunuz biz
olacağız. En yakın zamanda görüşmek üzere.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-muzik-biraz-yemek-989">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Müzik… Biraz Yemek…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-muzik-biraz-yemek-989/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOFRA MUHABBETİ: Biraz Yaşam… Biraz Yemek…</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-yasam-biraz-yemek-971</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-yasam-biraz-yemek-971#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Oct 2018 19:45:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme & İçme]]></category>
		<category><![CDATA[26. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Fotoğraflar:Gökhan Toprak Bu kez konuklarımız Psikolog KUTAY ÜRKMEN, TV Programcısı ve Spiker HAKAN URGANCI, Akademisyen Doçent Doktor ENGİN DENİZ ERİŞ. Muhabbetimiz “Zamanı Yönetmek” ve “Farklı İşleri Bir arada Yapabilme Becerisi” üzerine idi ama mesleklerinin üstadı bu üç beyefendi ile konuşmaya başladığımızda zamanın yetmediğini de gördük. Çünkü her biri &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-yasam-biraz-yemek-971">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Yaşam… Biraz Yemek…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p>Fotoğraflar:Gökhan Toprak</p>



<p>Bu kez konuklarımız <strong>Psikolog KUTAY ÜRKMEN, TV Programcısı ve Spiker HAKAN URGANCI, Akademisyen Doçent Doktor ENGİN DENİZ ERİŞ.</strong> Muhabbetimiz “Zamanı Yönetmek” ve “Farklı İşleri Bir arada Yapabilme Becerisi” üzerine idi ama mesleklerinin üstadı bu üç beyefendi ile konuşmaya başladığımızda zamanın yetmediğini de gördük. Çünkü her biri ilgilendikleri pek çok konuya zaman ayırmayı başarabilen çok özel konuklar.</p>



<p><strong>Kordon Ümitköy Balıkçısı KORAY MAYTALMAN</strong>’ın mükemmel ev sahipliği ile gerçekleşen Sofra Muhabbeti’mize buyurunuz efendim;</p>



<p>Sibel Köroğlu: Üçünüzü
bir araya getirmek biraz zor oldu çünkü ortak uygun zaman yaratmak biraz zor.
Çok teşekkür ediyor ve hoş geldiniz diyorum.</p>



<p><strong><em>Kutay Ürkmen:</em></strong> Top bende galiba. Ben
neler yapıyorum, biraz anlatayım isterseniz. Uzun süre özel sektörde çalıştım.
Koç Grubu’nda yöneticilik yaptım. Sekiz yıl öncesiydi sanırım, <strong>“benim daha farklı bir şeyler
yapmam lazım”</strong> deyip gemileri yaktım ve yola çıktım. <strong>“Gülümsemenin Büyüsü”</strong> adını taşıyan
farkındalık ve motivasyon seminerlerim var. en son geçen hafta Tepecik Eğitim
ve Araştırma Hastanesi’nde 695. sunumumu gerçekleştirdim. Ve 85 bin kişiye
ulaştım.</p>



<p>Sibel Köroğlu: Neden
gülümsemeyi seçtin?</p>



<p><strong><em>Kutay Ürkmen:</em></strong> Hayatın içerisinde çok
önemli olup da ihmal ettiğimiz bir unsur <strong>“Gülümseme”</strong>. Herkes önemiyle ilgili pek çok şey
söylüyor ama hayatına geçirmeye kalkınca biraz ihmal ediyor. Bu konuyu seçmemin
en önemli sebeplerinden biri de – biraz iddialı gibi gelebilir ama- Türkiye
tarihinde bu kadar spesifik hazırlanmış tek eğitim başlığı Gülümseme. Eğitimler
içersinde bahsedilse de ben başlı başına bu konuyu ele almak ve eğitimde bir
alternatif yaratmak istedim. Türkiye’de bunu ilk kez gerçekleştiren benimdir
diye tahmin ediyorum. Diğer yandan bir de anaokulum var; ona da yetmeye
çalışıyorum.</p>



<p>Sibel Köroğlu: Bir
başka tarafta da stand up programın var galiba.</p>



<p><strong><em>Kutay Ürkmen:</em></strong> Evet, <strong>İstanbul BKM Mutfak</strong>’ta stand up programı
yapıyorum. Ekim ayında tekrar başlayacak. Hürriyet Gazetesi’nde bir köşem var,
onu hazırlıyorum. Hayatım koşuşturmayla sürüyor.</p>



<p><strong><em>Engin Deniz Eriş:</em></strong> Bana <strong>“siz hocaymışsınız”</strong> diyerek hayretle
bakıyorlar, ben de onların şaşırmalarına şaşırıyorum.</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> Birtakım kalıpların
dışında olunca haklı olarak insanlar senin başka bir işin olduğunu
düşünüyorlardır.</p>



<p><strong><em>Engin Deniz Eriş:</em></strong> İşte ben o kalıpları
sevmiyorum zaten.</p>



<p>Sibel Köroğlu: Akademik
kariyerini biliyorum Sevgili EDE, Bilgi Yönetimi üzerine çalışmalar yapıyorsun.
Peki, kendi zamanını nasıl yönetiyorsun?</p>



<p><strong><em>Engin Deniz Eriş: </em></strong>Öncelikle yüksek bir
motivasyon gerekiyor; benim içsel motivasyonum çok yüksek. Ama en önemlisi az
uyuyorum.</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> En kıskandığım şey.</p>



<p><strong><em>Engin Deniz Eriş:</em></strong> Güneş doğduktan sonra
beni uyurken göremezsiniz. Bazen sabah dokuzda arayıp <strong>“erken oldu ama…”</strong> diye söze başlıyorlar,
<strong>“Yooo ben altıdan beri
ayaktayım”</strong> diye cevaplıyorum. Az uyumak önemli. Bir de bazı şeyleri planlı yapıyorum.
Neyi, ne zaman yapabilirim diye titiz düşünüyorum. İzmir’de yaşamanın bir
avantajı bu belki de. Mesela sabah Alsancak’ta derse girip, öğlen Bornova’daki
işimi halledip tekrar dersime dönebiliyorum. Zaman, içsel motivasyon, planlı
olmak, az uyumak ve çok kahve. </p>



<p>Sibel Köroğlu: Geceleri
de gezmeyi seviyorsun takip ettiğim kadarıyla.</p>



<p><strong><em>Engin Deniz Eriş:</em></strong> Gece kaçta dönersem
döneyim sabah en geç dokuzda kahvaltımı yaparım.</p>



<p><em>Biz tam muhabbete
girişmişken Ümitköy Balıkçısı’nın muhteşem mezeleri ve ara sıcakları masamızda
arz-ı endam etmeye başladı. E ben de, konuklarımla Sofra Muhabbeti’nin tadını
çıkarmak üzere söyleşiyi yemek konusuna çevirdim.</em></p>



<p>Sibel Köroğlu: Engin
Deniz’in menemeni çok iyi yaptığını biliyoruz mesela.</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> Aaa ben de iyi yaparım
menemeni.</p>



<p><strong><em>Kutay Ürkmen:</em></strong> Ben de iddialıyım
menemen konusunda.</p>



<p>Sibel Köroğlu: Bir
dahaki buluşmamızda ben sizi bir mutfağa sokayım o zaman.</p>



<p><strong><em>Kutay Ürkmen:</em></strong> Sen bize bir süre ver;
hangisini kimin yaptığını tabakların altına gizli olarak isimlerimizi yazarak
değerlendirelim. </p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> Ben yine de deniz
mahsullerini pişirmeyi tercih ederim. Özellikle deniz ürünlü makarna. Her gün
deniz mahsulü yiyebilirim. Uzak Doğu mutfağı da beni hep çeker. </p>



<p>Sibel Köroğlu: Turizm
okuduğunuz için dünyaya daha dönük olabilir misiniz seçimlerinizde.</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> Turizm okudum ama
eğitimimle ilgili küçük küçük işler yaptım. Dolayısıyla pek de turizmci olduğum
söyleneme. Ankara’da delüks bir otelin gece müdürlüğünü yaptım. Sports
International’da resepsiyonistlik yaptım. Okulda küçük küçük turlar düzenledim.
O kadar.</p>



<p>Sibel Köroğlu:
Hayatınıza hemen televizyon girdi, doğru mu?</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> Son sınıfta Güney
Oğuz’dan diksiyon dersleri almıştım. Mezun olunca bir arkadaşım “gel sana bir
torpil yaptırayım” deyip Kanal 1’e beni sokacağını söyledi. Üç gün Kanal 1’in
kapısında bekledim. Meğer arkadaşım torpili unutmuş; sonrasında kendi hakkımla
girdim. Böylesi da iyi oldu tabi ki benim için. Televizyon hayatı başlamış
oldu.</p>



<p>Sibel Köroğlu: Şu an
İzmir’in kendisine ait bir kanalı yok; ne düşünüyorsunuz bu konuda?</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong>
Çok üzücü bir şey. Benim iletişimle ilgili öğrencilerim var eğitimlerde
tanıdığım, onları motive edemiyorum. Hiçbir seçenekleri yok. Tavsiye
istiyorlar, veremiyorum. <strong>“Yok ki”</strong> demek çok üzücü.</p>



<p>Sibel Köroğlu: İzmir
kanalına sahip çıkmayı neden başaramıyor?</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> İzmirliler İzmir’e
dışarıdan gelenler kadar inanmadıkları için. Dışarıdan gelenlerin umudu var
çünkü. Bizde <strong>“öğrenilmiş çaresizlik”</strong> olduğu için. </p>



<p><strong><em>Engin Deniz Eriş:</em></strong> İzmir iş dünyası
danışmanlıklarını bile İstanbul’dan alıyor. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-kutay-urkmen-hakan-urganci-koray-maytalman-megaplus-dergisi-26.sayi-2.jpg" alt="Sofra Muhabbeti, Psikolog KUTAY ÜRKMEN, TV Programcısı ve Spiker HAKAN URGANCI, Akademisyen Doçent Doktor ENGİN DENİZ ERİŞ. Kordon Ümitköy Balıkçısı KORAY MAYTALMAN, MegaPlus Dergisi 26. Sayı" class="wp-image-973" width="750" height="170" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-kutay-urkmen-hakan-urganci-koray-maytalman-megaplus-dergisi-26.sayi-2.jpg 1000w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-kutay-urkmen-hakan-urganci-koray-maytalman-megaplus-dergisi-26.sayi-2-300x68.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-kutay-urkmen-hakan-urganci-koray-maytalman-megaplus-dergisi-26.sayi-2-768x174.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></figure></div>



<p><strong><em>Kutay Ürkmen:</em></strong> Benim bu konuyla
ilgili trajikomik bir anım var. İzmir’den bir firma sunum için beni aradı.
Görüştüm, bütçeyi hazırladım, gönderdim. Üç dört gün sonra İstanbul’da
freelance olarak hizmet verdiğim bir firma beni aradı ve aynı tarihte bilmemkaç
kişilik bir sunum talep edildiğini belirttiler. Ben aynı firma olduğunu
anladım. Sonuç? Sunumumu İstanbul üzerinden satın aldılar. Sunumumu
gerçekleştirdikten sonra İK müdürleri ile konuştum ve kendisine <em>“Sizin firmanız beni
aramıştı, haberiniz var mı”</em> diye sordum. “Haberimiz yok, biz sizin sunumunuzu
İstanbul’daki bir firmadan duyup temasa geçtik. Maalesef biraz İstanbul
merakımız var.” dediler. Sunumun daha iyi olabileceğini düşünmüşler.</p>



<p>Sibel Köroğlu: Bir
İzmir kanalınız olsaydı ne yapmak isterdiniz?</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> İzmirli işadamları
böyle bir işe –zararına bile olsa- girmek zorundalar. Mesela Çeşme’yi iyi
kullanmıyoruz, İstanbullular kullanıyor. TV kanalını gücüm olsa Alaçatı’ya
kurardım; yaz kış dolu Alaçatı.</p>



<p><strong><em>Kutay Ürkmen:</em></strong> İzmirli Alaçatı’dan
yeterince nemalanamıyor.</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> Evet, sadece
İstanbullular nemalanıyor. Orada hem çekimler yapar hem de farklı eventler
düzenlerdim. </p>



<p>Sibel Köroğlu: Bir
Kelime, Bir İşlem… Hepimiz çok severek izledik. Bir dönem siz de sundunuz.</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> Evet, şu an maalesef
yok ama ne zaman koysan hoplatır. Çarkıfelek gibi ölümsüz bir format. Çok
fanatik izleyici kitlesi var o programın. İlk ben espri yaptım o programda,
kızdılar. İzleyiciden mektup geldi <strong>“Espri yapmasın, konsantre olamıyoruz”</strong> diye, eleştiri aldım.</p>



<p>Sibel Köroğlu: Gezmeyi
seviyorsun EDE. Ve bu gezmeler için de hazırlanıyorsun.</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> EDE bir yerde yoksa
orası ya açılmamıştır, ya yoktur ya da bilinmiyordur. Ya da orası hiç
tutulmayacaktır. Adam başlı başına PR benim için.</p>



<p><strong><em>Engin Deniz Eriş:</em></strong> Utandım. Konseptli
etkinlikleri seviyorum. Bunlara giderken de özen gösteriyorum. Kırmızı
giyilecekse ben de kırmızı giyiyorum.</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> Konseptli
organizasyonların pek de tadını çıkartmayı bilmiyor bence İzmirliler. Gelip
yiyor, içiyor ve fotoğraf çektirip, bol bol paylaşıp, işim bitti diye maksimum
22.00’de gidiyorlar. Eğlenmek isteyen üç beş kişi kalıp gecenin keyfini
çıkartıyor. <em>Dans bile etmiyor İzmirliler, farkında mısınız?</em></p>



<p><strong><em>Engin Deniz Eriş:</em></strong> Evet, İzmirli dans
etmiyor. Konseptlere de uymuyor. Bu yıl kırkıncı yaş günümde konsepti “pırıltı
/ pul” olarak belirledim. Çok özendim, hazırlandım. “Ne giyeceğiz” diye bana
soranlar oldu. Üstelik de bayanlar. Genellikle çekiniyorlar. </p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> İzmir çok büyük bir
paradoks. Türkiye’nin en batısındaki en güzel il olmakla övünüyor ama
büyüyemiyor. Alışkanlıklarından sıyrılamıyor.</p>



<p><strong><em>Engin Deniz Eriş:</em></strong> İzmir’de herkes
birbirine karşı olmadığı gibi bir tarz yansıtıyor. Zengin olmadığı halde
zenginmiş gibi, entelektüel olmadığı halde entelektüelmiş gibi, okumadığı halde
okuyormuş gibi görünmeye çalışıyor.&nbsp;
Okumadığı kitabı kahvesiyle beraber sosyal medyada paylaşan pek çok kişi
tanıyorum. Mekanlara gittiğinde dans etmemeyi bir <strong>“coolluk”</strong> gibi görüyor ve
duruyor. Oysa İstanbul’da her şey bambaşka. Deli gibi dans ediyor, ortamın
keyfini çıkartıyorlar. </p>



<p><strong><em>Kutay Ürkmen:</em></strong> Bir satış eğitimde
hocam bir şey anlatmıştı. Dünya bira zirvesi yapılıyor, tüm bira firmalarının
en üst yöneticileri bir arada. Akşamüstü tüm oturumlar bittikten sonra A bira,
B bira ve C bira markalarının CEO’ları çıkışta bir bara gidiyorlar. A bira
CEO’su A’yı, B bira CEO’su B’yi istiyor. C CEO’su kola sipariş ediyor.
Kendisine neden bira içmediğini sorduklarında, <strong>“baktım siz bira içmiyorsunuz,
ben de içmeyeyim dedim”</strong> diye cevaplıyor. Bunu da biraz kafamız dağılsın diye
anlattım.</p>



<p>Sibel Köroğlu: Ülkece
zor günler yaşıyoruz. Hiçbir zaman bizim için kolay olmadı ama sanki bu dönem
biraz daha sihirli formüllere ihtiyacımız var. Ne önerirsiniz okurlarımıza?</p>



<p><strong><em>Kutay Ürkmen:</em></strong> Hayatımız o kadar çok
dolu ki gerekli ve gereksiz şeylerle, insan birbiriniz aramayı atlıyor. Halbuki
sebep gerekmez birilerini aramak için. Ben bunu uzun süredir haftada bir kez
yapıyorum. Telefon rehberimi Rus Ruleti şeklinde çevirip kimde kalırsa o
numarayı hatır sormak için arıyorum.</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> Vaaay, demek sen Rus
Ruleti oynuyordun. Ben de beni merak ettiğin için arıyorsun sanıyordum; demek
rulet kurbanıymışım.</p>



<p><strong><em>Kutay Ürkmen:</em></strong> Arayıp nasılsın diye
sorduğumda çok şaşırıyorlar.</p>



<p><strong><em>Hakan Urgancı:</em></strong> <strong>“Nasılsın”</strong> sorusuna o kadar
alışık değiliz ki… Benim de var bir iki önerim. Ben mesela Öğretmenler
Günü’nde, hayatımda bana kim ne öğrettiyse, arayıp teşekkür etmişimdir. Eski
kız arkadaşım, dostum, öğretmenim, herhangi bir statü belirlemeksizin ararım;
çünkü mutlaka herkesten bir şeyler öğrenmişimdir. Gün içinde kendimi zaman
zaman negatif duyguda hissederim. Bunu azaltmak için bir şey uygulamaya
başladım ve yararını da gördüm. Her negatif olduğumda kendime bir ceza puanı
uyguluyor, bu puanları paraya çevirip, her ay sonunda bu paralarla bir hediye
alıp sevdiğim bir kişiye hediye ediyorum. İlk başta 20 lira ceza puanı ile
başlamıştım, baktım ki maaş eriyip gidiyor cezalarla, bütçeyi daralttım. Ya da
daha az negatif olmayı başardım.</p>



<p><strong><em>Engin Deniz Eriş:</em></strong> Ben çevremdeki negatif
etkilerden uzaklaşmayı tercih ediyorum. Pandora’nın Kutusu gibi bir insanım,
herkes yaşadığı negatifi benimle paylaşıyor. Ben iyi olursam çevremdekiler de
iyi oluyor. Temiz hava bana çok iyi geliyor. Derin derin nefes alıyorum. Kendimi
çikolataya boğuyorum. Modumu tavan yapacak Abba’nın Mamma Mia gibi birkaç
sevdiğim parça var, onları dinleyim şarj oluyorum. </p>



<p>Sibel Köroğlu: Bu muhabbetin sonu gelmez
beyler, biliyorum. Bir başka zaman yine bir araya gelip devamını getirelim.
Hepinize çok teşekkür ediyorum.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-yasam-biraz-yemek-971">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Yaşam… Biraz Yemek…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-yasam-biraz-yemek-971/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
