<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sibel KÖROĞLU | MegaPlus Dergisi</title>
	<atom:link href="https://megaplus.com.tr/author/sibelkoroglu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<description>Magazin, Aktüalite ve Yaşam Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Mar 2020 17:08:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/favicon.ico</url>
	<title>Sibel KÖROĞLU | MegaPlus Dergisi</title>
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Arınmak</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/arinmak-5442</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/arinmak-5442#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2020 06:06:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[40. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=5442</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Arınmak… Temizlenmek… Arınmak… Ne güzel, ne anlamlı sözcüklerdir. Temizlenme sürecini bir tekerleğe benzetirim ben. Bir tekerleğin dönüşünü izlemek gibidir arınma akışını izlemek. Geride kalanlara şöyle bir göz atıp yeni bir yolda ilerlemek nasıl da heyecan vericidir. Tıpkı bir su arıtıcının suyu arıtırken çeri çöpü ayıklayıp tertemiz ve saf &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/arinmak-5442">Arınmak</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p>Arınmak…</p>



<p>Temizlenmek…
Arınmak… Ne güzel, ne anlamlı sözcüklerdir. Temizlenme sürecini bir tekerleğe
benzetirim ben. Bir tekerleğin dönüşünü izlemek gibidir arınma akışını izlemek.
Geride kalanlara şöyle bir göz atıp yeni bir yolda ilerlemek nasıl da heyecan
vericidir. Tıpkı bir su arıtıcının suyu arıtırken çeri çöpü ayıklayıp tertemiz
ve saf bir suyu ortaya koyması gibidir arınmak. Nasıl da huzur verir insana…</p>



<p>Klasik
karşılığından daha fazla anlamlar içeriyor benim için temizlik” kelimesi. Yani
en basit haliyle mutfak tezgahını şöyle bir elden geçirmek, yerleri ovalamak falan
değil… Bana göre fazlayı, “safraları” atmak aslında temizlenmek. Yaşamda
temizlik yapmak ise biraz insanları ayıklamak demek. Tüketen ilişkilerden
sıyrılmak, aşağı çeken insanlardan uzaklaşmak, işlevsiz kalabalıklardan
kurtulup daha duru, daha temiz ama daha dolu dolu beraberliklere sarılmak…</p>



<p>Bahar
gülümsüyor. İzmir’in en güzel zamanları başlıyor. Sokak sokak huzur, her adımda
umut dolu ilkbahara doğru akıyor zaman. Hayatın döngüsüne bir baksak yapmamız
gerekeni de görüyoruz aslında. Doğa bile kendini kaç kez yeniliyor bir yılda. Tam
da fazlalıklardan kurtulup arınma zamanı. Sadece biraz cesaret ve adım atmak
gerekli. Önce insanın kendisiyle yüzleşmesi gerekiyor sanırım. Sonrası kendiliğinden
geliveriyor. Karar verebilmek çok önemli. Ve beyler kusura bakmasın ama
kadınlar bu konuda daha cesur ve hızlı bence. Ve kadınlar her durumda yeniden
bir mucizeye imza atabiliyor. </p>



<p>Sevgili
Benan’ın altı yıldır her gösteride tekrarladığı gibi “Yaşamın eleğine güvenin;
o tatlı tatlı eliyor tozu, kiri. Geride kalanlarsa yaşamlarımızın büyük
taşları. Vazgeçilmezlerimiz.” Enerjimizi alanlara zaman harcayacağımıza o büyük
taşlara daha çok sarılmanın zamanı işte. Temizlenip dirilmekten, yenilenip
güçlenmekten çekinmeyelim. </p>



<p>Ha, siz
yapamıyor musunuz? İnanın hayat öğretiyor bize zaten yenilenmeyi, yıpranmıştan,
yıpratandan kurtulmayı… Yaşamın göz kırpmalarını görme vakti.</p>



<p>İyi
okumalar…</p>



<p>YENİ BİR YERDEN BAŞLAMAK DİLEĞİYLE&nbsp; </p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/arinmak-5442">Arınmak</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/arinmak-5442/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir’de Bir İlk: İkinci El Tasarımcı SELİN SİNTAÇ</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/izmirde-bir-ilk-ikinci-el-tasarimci-selin-sintac-3796</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/izmirde-bir-ilk-ikinci-el-tasarimci-selin-sintac-3796#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Nov 2019 06:27:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[38. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Selin SİNTAÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=3796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni İçeriye girdiğimde ışıl ışıl ayakkabılar, çantalar, rengârenk elbiselerle donanmış bir ortamla karşılaştım. Enerjisi yüksek bir dekorasyon ve cıvıl cıvıl bir konsept; her şey iç açıcı, neşeli ve şık. Kendisi gibi bir mekan yaratmış SELİN SİNTAÇ. Ona “hayırlı uğurlu olsun” demek için mekana ilk gelişimde karar verdim bu kez &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/izmirde-bir-ilk-ikinci-el-tasarimci-selin-sintac-3796">İzmir’de Bir İlk: İkinci El Tasarımcı SELİN SİNTAÇ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p><em>İçeriye girdiğimde ışıl ışıl ayakkabılar, çantalar, rengârenk elbiselerle donanmış bir ortamla karşılaştım. Enerjisi yüksek bir dekorasyon ve cıvıl cıvıl bir konsept; her şey iç açıcı, neşeli ve şık. Kendisi gibi bir mekan yaratmış SELİN SİNTAÇ. Ona “hayırlı uğurlu olsun” demek için mekana ilk gelişimde karar verdim bu kez <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-volkan-sintac-137">Sofra Muhabbeti</a>’mi kendisinin zarif çay masasında yapmaya.</em></p>



<p><em>O’nu tanıyan çok.
Bilinmeyenlerle dolu bir genç kadın aslında Selin Sintaç. Dıştan bakınca
duvarları var sanki, sohbet edip tanıdıkça bambaşka bir kadınla bir araya
geldiğinizi anlıyorsunuz. Samimi, enerjik ve özenli.</em></p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:</strong>
Hadi senin sözlerinle tanıyalım biraz Selin Sintaç’ı…</p>



<p><strong>Selin Sintaç: </strong>Doğma
büyüme İzmirliyim, üniversiteyi de İzmir’de okudum. Aile şirketimizde
çalışıyordum ve aynı zamanda da okuyordum. Üniversite bittikten sonra
Amerika’ya gidip California San Francisco’ya yerleştim.&nbsp; 10 yıl kadar orada kaldım ve o dönemde yüksek
lisansımı bitirdim. Burada Uluslararası İlişkiler Avrupa Birliği okumuştum.
Amerika’da da kamu yönetimi ve yöneticilik üzerine master yaptım. Aslında
eğitimim tamamen devlet siyaset ve politika üzerine idi. Otuzlu yaşlara yakın
bir zamanda üçüncü üniversitemi moda üzerine okudum. </p>



<p>Moda kendimi bulduğum bir alandı. Moda pazarlama bölümünde
modanın farklı dallarında eğitimler aldım. Hiç unutmuyorum; ilk derste
sınıftaki yaş ortalamasına göre çok büyük kalıyorum tabii, en öne kalemlerim,
notlarım hazır vaziyette oturdum, çok sevdiğim bölüm başkanlığını yapan Diana
diye bir hoca vardı, arkası dönük tahtaya bir şeyler yazmaya başladı. Ben
başladım ağlamaya, kadın ağladığımı duyunca arkasını dönüp neden ağladığımı
sordu. Ayağa kalkıp “Ben otuzuma merdiven dayadım, bu benim üçüncü üniversitem
ve kendimi anca burada buldum” dedim. Bütün sınıf alkışlamaya başladı. O günden
sonra hiç kimse de beni unutamadı. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-1024x680.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3801" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Üçüncü
üniversitede kendini buldun, peki diğer okuduğun bölümlerin hayatında sana hiç
etkisi oldu mu?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ:</strong>Tabii
ki oldu. Dünyaya bakış açımı değiştiren ve beni bu kadar açık görüşlülüğe iten
aslında aldığım eğitimlerdi. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Amerika
maceranı dinlemek istiyorum. Ne zamandır İzmir’desin? Kesin dönüş mü yaptın?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Döneli
5-6 ay oldu. Aslında bir ayağım hep o tarafta çünkü ben aynı zamanda Amerikan
vatandaşıyım. Tek vatanım Türkiye değil, artık Amerika da benim vatanım;
kısacası dünya vatandaşıyım. Yeri geliyor buradan daha çok orayı biliyorum,
çünkü buradan daha çok orada yaşadım bazı şeyleri. 24-37 yaş arası dönemim
orada geçti. Hayatınızda kendi bilincinize vardığınız dönem, kendinizi
keşfettiğiniz dönem vardır ya işte ben o dönemde hep Amerika’daydım. Kardeşimin
düğünü için geldim aslında. Sonrasında da kaldım. Çünkü şu an bulunduğumuz
mağaza gibi moda üzerine bir şeyler yapmak benim hep hayalimdi. Aslında ilk
Amerika’da böyle bir şey düşündüm ama aslında güçlü olduğum yer burası,
köklerimin olduğu yer burası. Ailemin manevi desteğinin olduğu yer burası.
Orada olsaydım yine tek başıma olacaktım. Şimdikinin en az 2 katı daha fazla
zorlanacaktım. Ama burada hayat aile ile beraber çok güzel ve kolay. Yıllarca
zaten yalnızlığın zorluğunu çok yaşadım. Mesleki açıdan bakarsak; Türkiye’de
yapılan her şey çok iyi, malzemeler, dikişler çok güzel, usta terziler çok iyi.
Böyle bir iş için ana merkezi burada kurup Amerika’da sürdürmek gibi bir
hayalim var.b</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-680x1024.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3805" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Orada
ne işler yaptın?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Çok
farklı işler yaptım. Mesela orada Uber’in ilk kadın şoförü oldum. Terzide
çalıştım. Uzun yıllar moda sektöründe yer aldım; stilistlik, gardırop
stilistliği, moda danışmanlığı yaptım, kişiye özel çalışıyordum. En önemlisi de
Fashion Show Production dediğimiz kısacası burada moda şovlarında ajansların
yaptığı işi yapıyordum. Modellerle çalıştım, koreografilerini yaptım, model
eğitmenliği yaptım. Genel olarak moda sektöründe yer aldım.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Hepsinden
daha farklı bir iş olan uber şoförlüğü benim dikkatimi çekti. Neden bu iş?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>O
dönem okulum yeni bitmişti; bir yandan kendimi keşfetmeye çalışırken bir yandan
da maddi olarak da ayakta durmam gerekiyordu. Sonuçta Amerika’da tek başıma
yaşadım. Bir de modadan kazandığımın daha fazlasını modaya harcıyordum.
Dolaplara elbiseler ayakkabılar sığmadığı için modaya harcadığım bu parayı
dengeleyen bir para akışının olması gerekiyordu. Dolayısıyla böyle bir iş
tecrübem de oldu. San Francisco’da 40 şoförün içinde tek kadın olan bendim.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-680x1024.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3812" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:Hep
hayalin olduğunu söyledin. Peki, nasıl gelişti bu süreç? Kısa sürede burayı
nasıl açtın?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Evet,
hep hayalimdi bu benim. Kendi tasarladığım logom bile 5-6 yıl öncesinden
hazırdı. Kafamda hep istediğim bir şeydi ama doğru yer ve doğru zamanı
bekledim. Ailemin de destek ve teşvikleriyle yola çıktım bu anlamda ailem hep
yanımda yer aldı. Konseptteki değişikliğin sebebi de aslında biraz İzmir. Çünkü
buradaki konsept, İstanbul’da, Amerika’da, Avrupa’da var ama İzmir’de hiç
olmayan bir şey; “ikinci el designer”&#8230; Çok az giyilmiş ya da hiç giyilmemiş
çok yeni ve marka ürünler&#8230; Kendi çevreme anneme, kardeşime ya da kendime
baktığımda bir elbiseyi alıp sadece bir gün bir kaç saat giyip bir daha
kullanamama durumu olunca bu şekilde bir fikir mantıklıydı. Biraz da tüketim
çılgınlığına dur deyip, bu ürünleri alamayan insanlara fayda sağlayan bir
şeyler yapmak istedim. Aslında sosyal sorumluluk gibi de bir şey bu. Çünkü
ikinci el dediğinizde %50+%10’dur bunun gideri. Bu şekilde bir fırsatı
değerlendirmek isteyen de çok kişi var. Buradaki ürünlerin çoğunun tarzı houte couture.
Amerika’dan bir tane alınmış ya da farklı sezonlarda toplanmış değişik ürünler
ve Türkiye’de bulunmayan ürünler. Türkiye’de bulabilmeniz için zamanında
Amerika’ya gidip almış olmanız gerekiyor bu mağazadakilerin çoğunu.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Dünyada
yaygın olan bu ikinci el konsepti Türkiye’de ya da İzmir’de ne durumda sence?
İnsanlardan nasıl tepkiler aldın?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Olumlu
tepkiler aldım hep. Öyle ki ortanın altı kalitede ürünlere öyle fiyatlar
veriliyor ki artık buradaki yüksek marka ürünlerin böyle uygun fiyatlarda
olması insanları çok cezbetti. Ben bu işe girdiğimde herkes ürünlerin çok üst
segmente hitap edeceğini ve fiyatların çok yüksek olacağını düşündü. Abiye
kıyafetlerimin bile fiyat aralığı çok normal bir seviyede. Fiyat aralığım
800-2500₺ arasında değişiyor. Türkiye’ye kardeşimin düğünü için geldiğimde
abiye ararken 3000-4000₺’ye abiye bulduğumuzda seviniyordum. Ben müşteri olarak
“iyi, kaliteli ve değişik olsun” diye bakıyorum ürünlere. Bu yüzden de
insanlara bunu sunmak istiyorum. İnsanlar güzel, değişik şeyleri uygun
fiyatlara alsınlar istiyorum.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Bedenler nasıl? Biraz büyük beden giyenler de bir şeyler bulabiliyor mu burada?</strong><br> <strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Hazırlarda 40 bedene kadar ürünler var. Kotlarda 23-31 beden aralıkları var. Zaten Amerika bedenleri buradakilerle tam olarak aynı değil, Small bedenler Medium’a denk gelebiliyor Türkiye’de. Kendi markamla diktirdiğim bütün ürünlerde her beden çalışıyorum zaten. Kendi tasarım ürünlerimle de müşterileri buluşturacağım.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-1024x680.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3803" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><br> <strong>SİBEL KÖROĞLU: Bu röportajı yaptığımızda burası açılalı bir hafta oldu daha çok yeni ama burası zamanla Alsancak’ın buluşma noktası olacakmış gibi hissediyorum. Bence insanlar hem sohbet edelim hem birşeyler bakalım diye burayı buluşma noktası haline getirecekler&#8230;</strong><br> <strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>İnşallah öyle olur. Ben de bu düşünceyi arkadaşlarıma çevreme aşılamaya çalışıyorum. Konsepti tanıtmak adına biliyorsunuz ben tek bir açılış yapmadım, bir lansman gecesi yaptım, kişiye özel davetler verdim, herkesle tek tek ilgilenip konsepti anlattım. Hem almaya hem vermeye yönelik, modayı paraya, parayı modaya çevirmek anlamında İzmir’de olmayan bir konsept ile geldim. Bu mağazaya gündüz kıyafetleriyle gelip gece aniden çıkan bir davete baştan ayağa hazır bir halde çıkabilirsiniz. Kıyafetinden çantasına ayakkabısından ceketine kadar donatabiliyor burası.<br> <br> <strong>SİBEL KÖROĞLU: İade durumu söz konusu mu?</strong><br> <strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>İkinci el ürünlerde dünyanın hiçbir yerinde iade yok. Ben kendi nezdimde değiştirme tabii ki yaparım ama iade diye bir şey ikinci el ürünlerde yok. Yeni koleksiyonda ise ayrı bir durum söz konusu elbette.<br> İkinci el ürün satın almayı ve nasıl kullanılacağını da insanlara alıştırmak istiyorum. Ben de Amerika’dayken çokça zaman ikinci el mağazalardan ürün alışverişi yapıyordum ve bunu da çok seviyorum. Kaliteli, marka ve çok az kullanılmış yepyeni ürünleri çok uygun fiyatlara almak bence çok mantıklı. Ayrıca bu paylaşımı da önemli buluyorum.<br> <br> <strong>SİBEL KÖROĞLU: Bu yıl ailenizin en büyük mutluluğu Seray’ın düğünü oldu. Güzel bir organizasyon süreci geçirdiniz. Düğünde Seray’ın saç ve makyajını senin yaptığını duydum, doğru mu?</strong><br> <strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Evet, saçını da makyajını da gurur duyarak ben yaptım. Herkese nasip olmaz kendinden 8 yaş küçük kız kardeşinin makyajını yapıp duvağını takmak&#8230; Seray da sağ olsun, o anlamda bana çok güvendi. Ben de büyük bir zevkle yaptım.<br> <br> <strong>SİBEL KÖROĞLU: Bir başkasına böyle güzel makyaj yapabilmek el becerisi ister. Belli ki el becerin de yüksek. Güzel sanatlara da bir yatkınlık var sanıyorum resim ile de uğraşıyorsun…</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Evet,
yağlı boya, kara kalem resimle uğraşmayı seviyorum. Ben terazi burcuyum;
yaratıcılığa, sanata ve sosyalliğe yatkın bir burçtur. Bu özellikleri
taşıdığımı düşünüyorum. Yağlı boya için hiç ders almadım. Kendi kendime
geliştirdiğim bir hobi benim için.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Mağazaya
gelenler de görecekler bu harika resimler burada da yer alıyor…</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Çok
teşekkür ederim. Aslında hiç profesyonel yapılmış resimler değil bunlar, sadece
görerek ve renklerle oynayarak ortaya çıkardığım şeyler. Vücudumuz da, yüzümüz
de boş bir tuval gibi. Üzerine kullandığımız makyaj malzemeleri ve kıyafetler
hayatın renkleri gibi… Ben güne başlamadan önce bu gün ne giysem diye
düşünmüyorum, bu gün nasıl bir sanatsal faaliyette bulunsam diye düşünüyorum
çünkü bu benim sanatım. Sokağa çıkarken kıyafetimden aksesuarıma, saçıma,
makyajıma kadar sanat yaptığımı düşünüyorum. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-1024x680.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3807" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Bir
davete gitmek için hazırlanman ne kadar sürüyor?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>O
her seferinde değişebiliyor. Eğer kendimi çok zorlarsam 15-20 dakikada hazır
olabiliyorum. Bazen de geniş geniş hazırlanıp birkaç saatimi buna
ayırabiliyorum. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Çok
başarılı, bir o kadar da mükemmeliyetçi bir baba ile tescilli güzel bir annenin
ilk kızısın. Çok şanslısın. Diğer yandan da, sorumlulukların olması, örnek
olmak gibi beklentilerle doğuyorsun aslında.</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Uzun
yıllar Amerika’da yaşamamın bir sebebi de buydu aslında. Çünkü o
sorumlulukların altında insan bazen kendi olamıyor.&nbsp; Beklentileri karşılayabilmek adına yok
olabiliyorsunuz. Ben her şeyden önce bir birey olarak, Selin olarak, yalın
olarak, aileden aldıklarımın üstüne kendim de var olabilmeye çalıştım. Gölgesiz
ve yalın bir şekilde ailemi de en iyi şekilde temsil etmeye ve onlardan biri
olmaya çalıştım. Onların altında ya da üstünde değil, yan yana, bir arada
olabilmeye önem verdim. Çok saygılı, mutlu ve de sevgi dolu bir aile ortamında
yetiştik. O yüzden kardeşim de ben de çok şanslıyız. Anne ve babamız her
anlamda, hep yanımızda ve destek oldular.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: “Babamın kurulu düzeninde çalışayım” diye bir düşüncen
olmadı sanırım.</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Ben 11 yaşımdan beri babamla beraber çalışıyorum.
Arkadaşlarım sokakta bebeklerle oynarken ben 11 yaşında fatura kesmeyi, babam
sayesinde öğrendim. Babamın bir lafı vardır; “işin mutfağından gelmeden yemek
yapmayı öğrenemezsin” der. Bir şeyleri hak etmeyi öğrenerek büyütüldük hep. Böyle
yetiştirilmeseydim hayata karşı bu kadar sağlam ve net duramazdım. Kolayı
tercih etmektense hep zoru seçtim. Bu da babam ve annemin bizleri
yetiştirmesiyle ilgili. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-1024x680.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3798" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Evlilik düşüncesi var mı kafanda yakınlarda?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Kader kısmet o işler. Evleneceğim diye yola çıkan bir
insan değilim.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Şöyle bir gelinliğim olsun diye hiç hayal kurdun mu?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Küçüklükten beri her kızın öyle bir hayali vardır.
Benimkisi nasıl olur bilemiyorum. Tabii taşlı, tüllü bir şeyler olacağı kesin.
Işıltıları, şatafatı, yeri geldiğinde abartıyı çok seviyorum. Aynı evden iki
kız olarak kardeşim çok sade bir tarza sahipken, ben ise tam tersiyim. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Bu tarzını kendine çok güzel yakıştırıyorsun ve çok
güzel taşıyorsun bu çok önemli.</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Çok teşekkür ederim. Stil danışmanlığı da yaptığım
dönemlerde vücut tipine göre giyinmek, saç rengine göre makyaj yapmak, göz
şekline göre göz makyajı yapmak gibi konularda yardımcı oluyordum. Çoğu insan
bunun eğitimini almadığı için bilmiyor ve bu gayet doğal. Bizim gibi insanlar
bu noktada devreye giriyor. Bu boy etek giymen lazım, bu elbisenin altına şu
tarz bir ayakkabı kullansan daha güzel durur, boyunu uzatır bacağını kesmez
şeklinde önerilerde bulunmak gerekiyor. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Çocukken de sever miydin? Mesela mankencilik falan oynar
mıydın?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>3 yaşında masanın üstünde Bergen şarkıları
söylermişim, o kadar söyleyeyim. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:Elinde
gece kıyafeti olan ve bunları sana ulaştırmak isteyenler nereden ulaşabilir?
Senin bu anlamda kriterlerin neler?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Açılalı çok kısa süre oldu ama insanlar hemen
benimsediler. Daha şimdiden dolaplarında duran bir kez giyilmiş ve artık
kullanmadıkları güzel ürünleri getirmeye başladılar bile. Bana ulaşmak zor
değil, zaten sosyal medyayı çok sık kullanan bir insanım. Adresim de belli,
ulaşmak isteyen herkese açığım. Bazıları fotoğraf göndermek istiyorlar,
işleyişin nasıl olduğunu soruyorlar. Ben buraya konsinye şeklinde alıp
koyuyorum, beraber fiyat aralığını belirliyoruz. Ürün satışı gerçekleştikten
sonra %30’unu ben alıyorum, kalanı da ürün sahibine teslim ediyorum. Çok
kullanılmış, hırpalanmış ya da kendimiz satın almayacağımız bir şeyi buraya
koymuyoruz. Az giyilmiş, hiç giyilmemiş ya da çok iyi durumdaki ürünleri almayı,
farklı ürünlere ve farklı bedenlere yönelmeyi tercih ediyorum. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Formunu böyle koruyabilmeyi nasıl sağlıyorsun? Nasıl
besleniyorsun?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Ne istesem yerim hiç kilo almam gibi bir insan hiç
olmadım. Yediğime içtiğime her zaman çok dikkat ediyorum. Tatlıyı çok seviyorum
ama ucunu kaçırmamaya çalışıyorum. Bir gün tatlı yediysem ertesi gün bir öğünü
kesiyorum. Karbonhidrattan uzak durmaya çalışıyorum, ekmek yemiyorum. İşim
görselliğe yönelik ama işim bu olmadan önce de görselliğe çok dikkat eden önem
veren bir insandım. Spor da hayatımdan hiçbir zaman çıkmadı, küçük yaşlardan
beri spor yapıyorum. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-680x1024.jpg" alt="Selin Sintaç İkinci El Tasarımcı Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3808" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Ata binme hikâyen de var bildiğim kadarıyla…</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Evet, bir de attan düşme hikâyem var. Sonrasında omurgamdan
2 kere ameliyat geçirdim. Hemen ardından dizimi kırdım. Şu an çok ağır sporlar
yapamıyorum. Ama yüzme, yürüyüş gibi daha günlük aktiviteleri yapıyorum
mutlaka. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Çok güzel kombinler, çok güzel makyajlar yapıyorsun.
Peki güzel sofra da hazırlar mısın? Mutfağa giriyor musun?</strong></p>



<p><strong>SELİN SİNTAÇ: </strong>Ben hazırlarım ama siz yemezsiniz. Şu anlamda
söylüyorum; inanılmaz sağlıklı, yağsız, tuzsuz şeyler yapıyorum ve ben onları yiyorum.
Bir brokoli çorbası yaparım mesela onu sadece ben yiyebiliyorum. Çünkü 6-7 yıl
kadar önce yemek zevki ile yemek yiyen bir insan olmaktan çıktım ben. Karnım
doysun diye yemek yiyorum. Amerika’dayken uzun bir süre dışarıdan insan elinin
değdiği bir ürün yemedim, tamamen haşlanmış sebze ve haşlanmış proteinlerle
beslendim. Bu durum da yemek yeme zevkini ve iştahı aldı benden. İyi ki de aldı,
çok mutluyum bu şekilde, sağlıklı da besleniyorum. Ama ilginç bir şey itiraf
edeyim; sokak yemeklerini çok özlemişim. Şurada kokoreç, midye, çiğköfte olsun,
dayanamam. Bunlara karşı açlığım var ama mesela gidip İskender döner yiyelim
deseniz ben ekmek yemem derim, tereyağı yemem derim. </p>



<p><strong><em>Sevgili Selin, büyük hayallerinle
buluşacağın ışıltılı bir başlangıç yaptın. Başarılar diliyorum.</em></strong></p>



<p><strong>Instagram: @<a href="https://www.instagram.com/selinsintac/">selinsintac</a></strong></p>



<figure class="wp-block-gallery columns-3 is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-680x1024.jpg" alt="Selin Sintaç Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3812" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3812" class="wp-image-3812" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-16.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-680x1024.jpg" alt="" data-id="3811" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3811" class="wp-image-3811" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-15.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-680x1024.jpg" alt="" data-id="3810" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3810" class="wp-image-3810" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-14.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-680x1024.jpg" alt="" data-id="3809" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3809" class="wp-image-3809" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-13.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-680x1024.jpg" alt="" data-id="3808" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3808" class="wp-image-3808" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-12.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-1024x680.jpg" alt="" data-id="3807" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3807" class="wp-image-3807" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-11.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10-1024x680.jpg" alt="" data-id="3806" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3806" class="wp-image-3806" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-10.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-680x1024.jpg" alt="" data-id="3805" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3805" class="wp-image-3805" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-9.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-680x1024.jpg" alt="" data-id="3804" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3804" class="wp-image-3804" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-8.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-1024x680.jpg" alt="" data-id="3803" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3803" class="wp-image-3803" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-7.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-680x1024.jpg" alt="" data-id="3802" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3802" class="wp-image-3802" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-1020x1536.jpg 1020w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6-1360x2048.jpg 1360w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-6.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-1024x680.jpg" alt="" data-id="3801" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3801" class="wp-image-3801" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-5.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4-1024x680.jpg" alt="" data-id="3800" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3800" class="wp-image-3800" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-4.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3-1024x680.jpg" alt="" data-id="3799" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3799" class="wp-image-3799" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-3.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-1024x680.jpg" alt="" data-id="3798" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3798" class="wp-image-3798" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-2.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1-1024x680.jpg" alt="Selin Sintaç Sofra muhabbeti röportaj, megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3797" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3797" class="wp-image-3797" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/selin-sintac-sofra-muhabbeti-megaplus-38-1.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li></ul></figure>The post <a href="https://megaplus.com.tr/izmirde-bir-ilk-ikinci-el-tasarimci-selin-sintac-3796">İzmir’de Bir İlk: İkinci El Tasarımcı SELİN SİNTAÇ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/izmirde-bir-ilk-ikinci-el-tasarimci-selin-sintac-3796/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofra Muhabbeti: Prof. Dr. Safiye Yılmaz</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-3531</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-3531#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 07:12:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[37. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Safiye Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=3531</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bu ay sofram yine İzmir’in nefes alanı Kültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda. Bir tatlı sonbahar akşamüstü, iş çıkışında çay keyfi yapıyoruz. Rose Garden 1941’in mekânda yenilikler ve güzellikler yaratan, beyefendi müdürü Yavuz Meço’nun hazırlattığı harikulade çay lezzetleriyle bir hanımefendiyi ağırlıyorum; Atagöz Dal Merkezi’nin ortağı, Ata &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-3531">Sofra Muhabbeti: Prof. Dr. Safiye Yılmaz</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p>Bu ay sofram yine İzmir’in
nefes alanı Kültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda.
Bir tatlı sonbahar akşamüstü, iş çıkışında çay keyfi yapıyoruz. <strong>Rose Garden 1941</strong>’in mekânda yenilikler
ve güzellikler yaratan, beyefendi müdürü <strong>Yavuz
Meço</strong>’nun hazırlattığı harikulade çay lezzetleriyle bir hanımefendiyi
ağırlıyorum; Atagöz Dal Merkezi’nin ortağı, Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu
Başkanı Prof.Dr. <strong>SAFİYE YILMAZ</strong>.</p>



<p>Çok içten, çok zarif ve çok
net bir kadın Safiye Yılmaz. Tüm samimiyetiyle cevapladı sorularımı. </p>



<p><strong>Sibel Köroğlu:&nbsp;Safiye Hanım, sizi
daha yakından tanıyabilir miyiz?</strong></p>



<p><strong>Safiye Yılmaz:</strong>&nbsp;1973, Manisa
doğumluyum. Lise öğrenimimi Bornova Anadolu Lisesi’nde bitirdim, sonrasında Ege
Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandım. Tıp ilk tercihimdi, çünkü ilkokul
çağlarından beri doktor olmak istiyordum.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3539" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Etkilendiğiniz bir şey
mi oldu?&nbsp;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Evet. Bir tekne
gezisine katılmıştık orada bir kadın doğum doktoru abim ile karşılaştım. Mesleğini
çok seviyor, severek anlatıyordu; onun mesleğine olan tutkusuna&nbsp;hayran
kaldım. Ailemde hiç doktor yok hatta şu anda bile sülalede yok. Buna rağmen ben
o hayranlığımın üstüne doktor olmak istedim.</p>



<p>Şu an tüm ailem ticaretle uğraşıyor ve
ailede tek doktor benim. </p>



<p><strong>SİBEL
KÖROĞLU:</strong> <strong>Göz doktoru olma kararı nasıl geldi?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE
YILMAZ:</strong> Tıbba
başlarken çocukları çok sevdiğim için çocuk doktoru olmak istemiştim. Çocuk
branşında yaz stajını yaparken hasta çocukları görünce çok üzüldüm. Hasta
çocuklarla ilgilenirken onların durumuna dayanamayacağımı anladım. </p>



<p>Göz stajını yaparken bu branş bana çok
güzel geldi, çünkü bu branşta ölüm haberi yoktu. Ve gözler hep açılıyordu,
herkes çok mutluydu. Mutlu sonla bittiğini görünce bunun bana göre olduğuna
karar verdim. Sonra ilk 5 tercihimi gözden yana kullandım ve ilk tercihim olan
yeri kazandım. Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde ihtisasını tamamladım.
Orada beraber çalıştığımız bir hocam vardı, benim orada kalmamı istedi, bakanlıkla
yazışmalar sürdü ve orada kaldım. Sonrasında orada birtakım yayınlarımı ve
dosyamı tamamladım. Uzmanlığımın beşinci yılında doçentliğe başvurdum. Beşinci
yılda başvurulabildiği için beklemek zorunda kaldım; bana kalsaydı hiç
beklemezdim. Doçentliğimi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde aldım. Beş yıl
tamamlandığında profesörlüğüm unvanım geldi.&nbsp;Şimdi 5 yıllık
profesörüm.&nbsp;</p>



<p>2004 yılında aynı yerde ihtisas yaptığım 3
göz hekimi bir araya geldik ve Atagöz’ü kurduk. Aynı yıl eski eşimle evlendim,
2006 yılında ilk kızım, 2008 yılında ikinci kızım doğdu, iki kız
annesiyim.&nbsp;</p>



<p>Bu arada Amerika ve Kanada’da birer yıllık
görevlendirmelerim oldu.&nbsp;Oralarda hem eğitimime devam ettim hem mesleğimi
geliştirmiş oldum.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3-680x1024.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3540" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-3.jpg 797w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure>



<p><br>
<strong>SİBEL KÖROĞLU: Ata Sağlık Hastanesi’nin
temelinde de Atagöz var değil mi?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE
YILMAZ:</strong>
Atagöz’ü 2004 yılında kurduk, sonra giderek büyüdü. Deneyimli uzman doktor
kadromuzla İzmir’de Bayraklı, Hatay ve Gaziemir şubelerimizde kesintisiz olarak
sağlık sorunlarına çözüm buluyoruz. Atagöz günde 24 saat kesintisiz hizmet
veren Türkiye ve Türkiye dışında da referans merkezi olarak kabul edilmiş, tanı
ve tedavide lider bir kurum oldu.</p>



<p>2014 yılında da Ata Sağlık Hastanesi’ni
açtık böylece genel bir hastanemiz oldu.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Hastaneniz kadın
ağırlıklı bir hastane&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Evet öyle,
aslında gerçekten bu planladığınız bir şey değildi. Ancak ben kadınların
yöneticilik konusunda da mesleki anlamda da çok başarılı olduklarına
inanıyorum. Tamamen işine odaklı çok başarılı yöneticilerle çalışıyorum.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3541" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-4.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Kaç personel var şu
an?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;330 personel
var. Bunun yaklaşık %70’i kadın, üstelik yönetici kadromuz da kadınlardan
oluşuyor. Tamamen işine odaklı 5 kadın yönetici ile çalışmaktan çok memnunum.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Hastane olarak sosyal
sorumluluk projelerine de destek veriyorsunuz&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Evet, sosyal
sorumluluk projelerini önemsiyoruz ve yer almaya çalışıyoruz. Bir projemizden
bahsedeyim. Biz Koruyucu Aile Derneği üyesiyiz, kimsesiz çocuklara koruyucu
aileler bulmaya çalışan bir dernek bu. Dernek vasıtasıyla Karşıyaka Çocuk
Yuvasında bebek evi eksiği olduğunu öğrendik ve Ata Sağlık olarak Karşıyaka
Çocuk Yuvasına bir bebek evi yapıyoruz. Yani 0-3 yaş arasındaki bebeklerin
bakılabileceği bir yer kazandıracağız.&nbsp;</p>



<p>Bunun dışında da bize uyan sosyal
sorumluluk projelerinde yer almaya çalışıyoruz. Çünkü siz evrene ne verirseniz
size o geri döner, buna inanıyoruz.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Karşılamadan itibaren
hastaya “bizim için özelsiniz” hissini veriyorsunuz…</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ: </strong>Bunun hissedilmesi benim için çok değerli. Çünkü vermek istediğimiz de bu
zaten. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Dizi de çekildi sanırım
hastanenizde&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Evet, ağırlıklı
olarak Foça’nın olduğu Rüzgar&#8217;ın Kalbi dizisinde &nbsp;hastanemiz de çok rol aldı.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Doktor dizilerini nasıl
buluyorsunuz?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Ben sevmiyorum
onları. Seyirci olarak insanlar seviyor ama doktorlar olarak hepimiz aynı
görüşteyiz sanırım pek sevmiyoruz.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Branşınız göz
olmasaydı ne olurdu?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Kadın doğum ya da
plastik cerrahi olurdu.&nbsp;Eskiden beri kendime bakmayı zaten seviyorum,
güzel kadınları da seviyorum.</p>



<p>Plastik cerrahi de insanları güzelleştirme
ile ilgili olduğu için benim ilgilendiğim bir alan olurdu. Kadın doğum
da&nbsp;kadına yönelik olduğu için yine bana uygundu. Ama göz de dediğim gibi
ölüm yok,&nbsp;sonuçları da&nbsp;güzel genelde. O sebeple ben işimi çok severek
yapıyorum, hastalarımla da güzel bir iletişimimiz var.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10-680x1024.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3542" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10-680x1024.jpg 680w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10-199x300.jpg 199w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10-768x1156.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-10.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Peki, modayla
ilgileniyor musunuz, yakından takip ediyor musunuz?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Her zaman
söylenen klişedir “moda kişinin kendine yakıştırdığıdır” aslında ama yaz ya da
kış neyse o dönemin modası onu mutlaka takip ediyorum açıkçası ve moda olan
şeylerden de kendine yakıştırdığımı satın alıyorum. Ayakkabı ve çantaya özel
bir ilgim var evde artık koyacak yer bulamıyorum diyebilirim.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:&nbsp;Biraz da kızlarınızdan
bahsedelim&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Biri 11, biri 13
yaşında iki kızım var ve onlar benim hayat kaynağım. Aynı zamanda da arkadaş
gibiyiz. Şu an ortaokula gidiyorlar ve biri sınava hazırlanıyor. Tenisle
ilgileniyorlar. Beraber at binmeyi, alışveriş yapmayı ve seyahatlere çıkmayı
çok seviyoruz. Çok iyi giden bir iletişimimiz var.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Ev işleriyle ve mutfakla
aranız nasıldır?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;En çok sevdiğim
mutfak kısmı; mutfakta bir şeyler yaratmaktan çok mutlu oluyorum. Titiz bir
kadınım ama ev işlerini kendim yapacak vakti bulamıyorum. Sağ olsun, yardımcım
var o ilgileniyor ama mutfakta mutlaka ben yer alıyorum. Özellikle pasta börek
işlerini çok severim, gördüğüm sevdiğim her şeyi mutlaka denerim. Elimin
ayarının iyi olduğunu, lezzetli olduğunu söylerler. Bu arada mutfak eşyası
alışverişleri de çok ilgimi çekiyor. Evimin eşyasından daha çok mutfak
eşyalarımı yeniliyorum.<br>
<br>
</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Göz branşındaki
yenilikleri yakından takip ediyorsunuz. Çok fazla yenilik oluyor mu?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Geliyor ve biz
gerçekten çok hızlı takip ediyoruz. Hatta biz de bazı işlerin öncüleriyiz.
Türkiye o anlamda tıpta gerçekten çok ileri. Birtakım yayınlar yapıyoruz. Mesela
benim yaptığım bir çalışmanın sonucu, tedavi protokolü olarak geçti kayıtlara.
Aslında bir grup hasta üzerinde bir tedavi denedik, düşündük bu olabilir diye.
O tedavi sadece benim yaptığım küçük bir çalışmanın sonucuydu.</p>



<p>Yine çok büyük branşlarda çok güzel
çalışmalar var Türkiye&#8217;de, biz de yeniliklerin öncüsüyüz.</p>



<p>Bir de ben mesleğimi sevdiğim için mesleğimin
en zor kısmıyla ilgileniyorum. Cerrahi olarak hepimiz müdahaleler yapıyoruz. Örneğin
katarakt, her hekimin yaptığı iştir ama retina çok spesifik bir alan, ben
retinayla ilgileniyorum. Ya da kataraktın zor ameliyatlarını yapıyorum diye hep
bizim hastaneye yönlendirilir. Mesleğin zor kısmıyla ilgileniyorum ama bunu
yapmaktan o kadar keyif alıyorum ki bana zor gelmiyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3543" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-9.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Göz bozukluğu aileden de
gelen genetik bir özellik taşıyor mu?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Ailede hiç
kimsede yokken de çıkabilir ama genetik özelliği olanlar da vardır. Mesela göz
tansiyonunun ailesel geçişi var diyoruz ama %10 gibi bir oran. Yani %90
bambaşka sebepleri var.&nbsp;Ve tamamen yapısaldır, bir şey olmasa da ortaya
çıkabilir.&nbsp;</p>



<p>Belli bir yaşın getirdiği, özellikle 40
yaşından sonra görülen göz problemleri var. Bunlar genetik değildir, herkesin
yaşayabileceği bir durumdur. Mesela %100 hepimiz katarakt olacağız, bunu
engelleme şansımız yok. Sadece herkeste farklı yaşlarda görülüyor; biraz genetik
etken, biraz çevresel faktörler etkiliyor. Birimiz altmış yaşında olacak,
birimiz yetmiş yaşında olacak ama herkes mutlaka katarakt olacak. Genetik etkiliyor dediğimiz hastalıklarda bile genetik etki %10 ya
da %20’yi geçmiyor.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Seyahate olan ilginizi de
dinlemek isterim&#8230;</strong></p>



<p>Bir seyahat bloğu açacak kadar çok yer
gezdim. Bu konuda çalışmalarım da var, çevrem de gezilerimi yazmam konusunda
ısrarcı oluyorlar. Hayalini kurduğum her ülkeye gittim sayılır. Bu yıl da çok
görmek istediğim Bali’ye gideceğim.&nbsp;</p>



<p>Seyahate olan ilgimi şöyle anlatayım;
Amerika&#8217;da klinikte çalıştığım dönemde oradaki herkes şaşıyordu bana, çünkü her
hafta sonu Amerika&#8217;nın farklı bir yerine gidiyordum. New York, San Fransisco
derken gezmediğim yer kalmadı Amerika&#8217;da. Ekimde yine
San&nbsp;&nbsp;Fransisco&#8217;ya gidiyorum, her yıl bir iki kez gidiyorum
Amerika&#8217;ya. Kışları ise Maldivler gibi sıcak yerlere gitmeyi tercih
ediyorum.&nbsp;&nbsp;Çok çılgınca davranıp akşam plan yapıp sabah Phuket&#8217;e de
gittiğim oldu. Daha doğrusu iki saat önce plan yapıp yola çıkmışlığım vardır.
Eğer yanımda arkadaş olabilecek kafa dengi birisi varsa “hadi gidelim mi” der,
akşamına yola çıkabilirim. Bir de yeşil pasaportum var o da spontane plan
yapabilmemde avantaj oluyor.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Seyahatlerinizden en çok
nereyi sevdiniz?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Maldivleri çok
sevdim, sanırım kaldığım otel nedeniyle de çok hoşuma gitti ama genel olarak da
çok güzeldi.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Peki bir yere gittiğinizde
o yere özel yiyecekleri tadar mısınız?&nbsp;Gittiğiniz yerin hakkını verir
misiniz?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Eski eşimle on iki yıl gezdim, o biraz daha standart şekilde geziyordu ama ben çılgınlık yapmayı ya da değişik tatlar denemeyi, o kültürü keşfetmeyi seviyorum.Bu sene Güney Afrika&#8217;ya gittik, orada değişik ne varsa denedim. Mesela timsah eti gibi denenebilecek ne varsa yedim. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3544" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-5.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Tekrar işinize dönmek
istiyorum. Gözünüzden belli oluyor işinizi çok severek yapıyorsunuz, insanları
iyileştirmek nasıl bir duygu?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Sanırım&nbsp;zaten
iyileştirmenin verdiği hazla mesleğimden bu kadar çok keyif alıyorum. Çoğu
doktora sorarsınız çocuklarının doktor olmasını istemez. Ben çocuklarımı
yönlendirmiş olmak istemiyorum ama kızım şimdi “göz doktoru olmak istiyorum”
demeye başladı. O öyle dediğinde gözlerim ışıldıyor çünkü aslında çok istiyorum
benim izimden devam etmelerini. Ben işimi çok severek yapıyorum; hastalarıma
ışık olabilmek beni çok mutlu ediyor. Mesleğimi severek yaptığım, beni mutlu
eden bir hayatım var. Seçtiğim meslek tam bana göreymiş diyebiliyorum.</p>



<p><br>
<strong>SİBEL KÖROĞLU: Cesaret isteyen bir iş bu, herkesin yapabileceği bir şey
değil&#8230; Hele cerrahi bölümleri&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Gözün de
cerrahisi ve mikro cerrahisi var aslında o sebeple de göz istemiştim. Hastane
idaresi sorumluluğum da var ama ben en çok mesleğimi yapmayı seviyorum. Bıraksınlar
beni, hastalarımla saatlerce çalışırım, hiç de yorulmuyorum.&nbsp;</p>



<p>Kendi işimi yapıyor olmanın da mutlaka bir
payı vardır burada. Yani belki başka biriyle çalışsaydım bir takım
zorunluluklarım olsaydı farklı olurdu bilemem. Ama ben asistanlığımdan itibaren
kendi işini yapıyor gibiydim. Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinde asistandım
fakat hocamla çok iyi bir iletişimimiz vardı. Çoğu kliniği biz kurduk, tüm
aletlerini biz aldırdık, tüm sistemini biz kurduk, yani devletin işinde kendi
işimi yapıyor gibiydim. Orayı da çok sahiplendim ben, yönetici konumunda idim
orada da. Orada çalışırken 2004 yılında Atagöz&#8217;ü de kurduk. Öyle bir hakkımız
vardı akşamüstleri gidiyordum çalışmaya. Fakat o 2011 yılına kadar sürdü,
sonrasında iki yerde birden çalışmayı kaldırdı devlet. Biz de kendi işimizi
seçtik. Önce Bayraklı&#8217;dakini kurduk sonra Hatay&#8217;ı kurduk, en son Gaziemir&#8217;i açtık;
bunlar birer ikişer yıl arayla oldu. Sonrasında da hastaneyi kurmaya karar
verdik. Şimdi üç göz kliniği ve bir hastane olmak üzere dört hastanenin
üç&nbsp;&nbsp;ortağıyız.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Görüyorum ki aidiyet
duygusu da var hastanenizde&#8230;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Var, evet. Zaten
bu duygunun oluşması lazım, biz onu Atagöz&#8217;de çok hissetmiştik. Aidiyet
duygusu, aile kavramı vardı orada. Biz hiç tam olarak kurumsal olamadık aslında
ama çok da memnunum ben bundan. O duygu hastanede de zaman içinde oluştu. Hem
doktorlarımızda, hem yönetici kadromuzda ve diğer çalışanlarımızın çoğunda bu
duyguyu görüyoruz. Böyle olunca da daha güvenli ilerliyoruz.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Ata Sağlık&#8217;la ilgili yeni
projeler olarak neler var gündemde?&nbsp;</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Aslında
hastaneyi büyütme hedefimiz var. İlk başlangıçta biz butik hastane olarak daha
küçük, daha kompakt, daha güzel hizmet verelim amacındaydık ama şimdi
yetmiyoruz. Biraz daha büyümemiz lazım, yan tarafa doğru büyüme potansiyelimiz
var ama sanırım onu hemen hayata geçirmeyeceğiz, üst katımızı yaptık. VIP kat
yaptık, şimdi önce onu bu sene iyice hayata geçirelim istiyoruz. Biraz daha
büyümemiz lazım, hedefimiz&nbsp;kesinlikle&nbsp;bu. Hedefin ötesinde ihtiyaç var.
Yoğun bakımlarımızı arttırmak, ameliyathaneleri arttırmak şart oldu
aslında.&nbsp;</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Ben pek doktora gitmeyi
sevmem ama mecburiyetten gitmek durumunda kalabiliyorum zaman zaman. Ama
düşünüyorum da doğum için gidenler hep mutlu oluyorlar hastanede, neşeli girip
neşeli çıkıyorlar&#8230;</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3545" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-6.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Evet, doğumda
mutluluk var, bambaşka yepyeni bir hayat doğuyor. O yüzden kadın doğum da benim
tercihlerim arasındaydı ama orada biraz aile yaşantısından ödün vermek
gerekiyor onun farkındaydım. Benim için aile de çok önemli. Daha hayatımı yeni
kuracaktım, aile olmak istiyordum. O zaman göz çok avantajlı geldi bana. Şimdi
de iyi ki öyle yapmışım diyorum.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: İş güç dışında gezmeyi
çok seviyorsunuz, peki başka neler seversiniz?</strong></p>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Gezmenin dışında
sporla uğraşmayı çok seviyorum, dalış yapıyorum, at biniyorum, reformer, pilates
yapıyorum.</p>



<p>Onun dışında tamamen mazbut bir ailede
yetiştim. Mazbut bir yanım vardır ama çok da dışarıya dönük, eğlenmeyi seven
biriyim. Modern Atatürkçü bir kadınım aynı zamanda Kuran&#8217;ı da kaç kere bitirmişimdir
ama hep Atatürkçü kadın zihniyeti ile onu tartışabilecek düşünceye sahibim.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Son olarak,
çocuklarınızla ilgili ne söylemek istersiniz?</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7-1024x680.jpg" alt="Genel yayın yönetmenimiz Sibek Köroğlu Ata Sağlık Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. SAFİYE YILMAZ ile ültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda keyifli bir sohbet gerçekleştirdi." class="wp-image-3546" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7-1024x680.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7-768x510.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-megaplus-37-7.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>SAFİYE YILMAZ:</strong>&nbsp;Çocuklarımla ilgili en önemli şey
gerçekten mutlu olarak hayata devam etmelerini istiyorum. Benim zorlamam yok,
onlar ne istiyorsa nasıl mutlu olacaklarına inanıyorlarsa onu yapsınlar. Ben
sadece onlara gerekli olan imkânları sağlamaya çalışıyorum. Arkalarında
olduğumu bir şekilde hissediyorlar sürekli ama ben sadece arkalarında hafifçe
tutuyorum,&nbsp;&nbsp;düşeceklerse de düşecekler&#8230; Ben kendi yolumu nasıl
çizdiysem onlar da kendi yollarını çizecekler. Zaten kendileri çizsinler benim
tek istediğim o&#8230; </p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-3531">Sofra Muhabbeti: Prof. Dr. Safiye Yılmaz</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-prof-dr-safiye-yilmaz-3531/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOFRA MUHABBETİ: Biraz Dostluk… Biraz Gönüllülük…</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-dostluk-biraz-gonulluluk-2670</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-dostluk-biraz-gonulluluk-2670#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Aug 2019 07:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[36. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Lions Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2670</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Semih Girgin, Tüge Turan, Rıza Alpöz Bu ayki konuklarım yine çok sevdiğim dostlarım. Zaman zaman etkinliklerine de katıldığım çok özel insanlar onlar. İzmir’de yapılan en güzel defilelerden birinde, Dilek Süslüer imzalı Frida koleksiyonunun sunumunda da beraber çalıştık. Çok ses getiren o etkinlik de her zamanki gibi bir sosyal &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-dostluk-biraz-gonulluluk-2670">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Dostluk… Biraz Gönüllülük…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<h2 class="wp-block-heading">Semih Girgin, Tüge Turan, Rıza Alpöz</h2>



<p>Bu ayki konuklarım yine çok sevdiğim dostlarım. Zaman zaman
etkinliklerine de katıldığım çok özel insanlar onlar. İzmir’de yapılan en güzel
defilelerden birinde, Dilek Süslüer imzalı Frida koleksiyonunun sunumunda da
beraber çalıştık. Çok ses getiren o etkinlik de her zamanki gibi bir sosyal
sorumluluk projesiydi ve kendileriyle beraber kotardığım bu projede yer
almaktan çok gurur duymuştum. Evet; Kemeraltı Lions Kulübü’nün kurucu
üyelerinden SEMİH GİRGİN, TÜGE TURAN ve RIZA ALPÖZ bu ayki Sofra
Muhabbeti’mdeler. Kahvaltı sonrası kahvelerimizi içip sohbetimize başladık.</p>



<p><strong><em>Semih, Kemeraltı Tarihi Lions Kulübü’nün kurucu başkanısın. Kemeraltı esnafı olarak böyle bir kulüp kurmak nerden aklına geldi?</em></strong></p>



<p><strong>Semih Girgin: </strong>Neredeyse 25 yıldır Lions Kulübü’nün içerisindeyim. Bu hizmet kuruluşunun gençlik kollarından başladım. Daha sonra başka bir kulüpte devam ettim. Uzun yıllar orada görev aldıktan sonra Alsancak Kulübü’nün kulüp başkanlığı görevindeyken Kemeraltı’nda esnaf olmamın getirdiği şansla, o günlerde kurulan İzmir Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği’nin kurucu sekreteri oldum. Oradaki misyonumuz Kemeraltı’nın sorunlarının gündeme taşınması, belediyeler ve resmi daireler nezdinde devlet tarafından algılanması ve çözümler bulunmasıydı. Başarılı 2 yıl geçirdik. İyi bir ekiple Kemeraltı’nda adımızı duyurduk. Esnaf derneğindeki hareketlilik başka STK’lardan çok daha farklı; çünkü kuruluş amaçları ayrı. Bu işi daha iyi yapacak, projeleri hazırlayıp sonuna dek takip edecek arkadaşlar vardır diye düşünüp Esnaf Derneği’nden ayrıldım. “Neden bu işi bu görevi yapacak bir Lions Kulübü Kemeraltı’nda olmasın” diyerek 2014 senesinde de 35 arkadaşla birlikte İzmir Tarihi Lions Kulübü’nü kurduk. </p>



<p><strong><em>Kulübün başlangıcından bugüne kadar aynı şekilde yer alan kaç isim var?</em></strong></p>



<p><strong>Semih Girgin: </strong>35 kişi ile başladık, bu sayılar ilk sene biraz düştü. Çünkü STK’da çalışmanın getirdiği bir sorumluluk söz konusu. O sorumluluğu bilmek egolardan arınmayı da gerektiriyor. Bu sebeple bazı arkadaşlarımız ile dostluğumuz baki kalsa da STK üyeliği anlamında yolumuzu ayırdık. Şu andaki mevcudumuz 26 kişi. Bu sayılarda kulübümüz devam ediyor. 3 dönem başkanlığı ben yaptım, bir dönem Dilek Süslüer yaptı, bir dönem Hakan Civan, dönem Belkıs Üner başkanlık yaptı. 2019-2020 dönemi başkanımız ise Rıza Alpöz.</p>



<p><strong><em>Rıza Bey, diş hekimliği, müzisyenlik ve Lions başkanlığı; bu yıl işiniz çok… Bu yoğunluğunuz içerisinde birilerine dokunmak, birilerine hizmet etmek nasıl bir his sizin için?</em></strong></p>



<p><strong>Rıza Alpöz:</strong> Öyle bir duygu ki bu, toplumun geneline baktığımızda bizler kendimizi şanslı insanlar olarak nitelendiriyoruz. Bizim yaptıklarımızı yapamayanlar, elde ettiklerimizi edemeyenler de var toplumun içerisinde. Onlara hizmet götürmek, onlara dokunmak maddi manevi bazı ihtiyaçlarını karşılayabilmek onlarla birlikte olabilmek bizler için bir hedef, çok güzel bir duygu. Bu anlamda başka sivil toplum örgütlerinde de hizmetlerim oldu. Bu yıl da kulüp arkadaşlarımız ile birlikte aynı sinerji ile çalışmak üzere başkanlık görevine geldim. Güzel projelerimiz var. Bunlardan bir tanesi de 7-8 Eylül’de Kemeraltı Tarihi Lions Kulübü, Ege Engelsiz Yaşam Derneği, Ege Ağız ve Diş Sağlığı Derneği ve EGİAD’ın partnerleri olduğu 4 sivil toplum örgütü olarak Tarihi Portekiz Sinegogu’nda,&nbsp; Kemeraltı Agora bölgesinde yaşayan ve kısmen diğer bölgelerden de getirtebileceğimiz engelli vatandaşlarımızın yerinde ağız ve diş sağlığı hizmetlerini yapacağız. Sadece tarama değil yerinde bütün tedavileri uygulayacağız. Diş çekimi, diş taşı temizliği gereken ne varsa onu yapacağız. Bu mesleğimizden ötürü yapmayı istediğimiz bir proje. Tabii bunun yanında müzisyenlikten dolayı yapmayı planladığımız Ekim’de Cumhuriyet konseri şeklinde İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde Fazıl Say’ın öğrencisi olan çok yetenekli bir piyanistimiz Iraz Yıldız hiçbir bedel talep etmeden bizimle beraber sahne almayı kabul etti. Benim kendi grubum olan Smyrna Cazz&amp;Blues ile beraber; ilk yarıda Iraz Yıldız ikinci yarıda bizim grubumuz olmak üzere bir buçuk saatlik yardım konserimiz var. Bunun tüm gelirleri kulübümüzün ortak kararı ile uygun gördüğümüz kişi ya da kurumlara bağışlanacak. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="968" height="470" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-2.jpg" alt="Semih Girgin, Tüge Turan, Rıza Alpöz, Sibel Köroğlu, Sofra muhabbeti, megaplus dergisi 36. sayı" class="wp-image-2674" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-2.jpg 968w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-2-300x146.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-2-768x373.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 968px) 100vw, 968px" /></figure>



<p><strong><em>Projeleri uzun uzun detaylıca konuşmak istiyorum. STK’ların da iş yerlerinin de kadının olduğu her yerin çok farklılaştığını biliyorum. Sen de kulübün bel kemiğisin Tüge. Seni bu işe sokan da Semih oldu galiba…</em></strong></p>



<p><strong>Tüge Turan: </strong>Evet, Semih çok uzun yıllardır eski dostumdur benim. Onu asla kıramam. Gel bir gör hem çevre edinirsin dedi. Çünkü o dönemler ben daha İzmir’de yeniydim, Kuşadası’nda yaşıyordum önceden. İlk başta hem çevre edineyim, hem de iş hayatıma etkisi olsun diye girdim. Şimdilerde çok değişti; insanlara hizmet etmek birilerine dokunabilmek, insanları mutlu edebilmek beni de çok mutlu ediyor. Hem Hakan başkanın, hem de Rıza başkanın döneminde olmak üzere iki dönemdir de kulüpte saymanlık yapıyorum. Geçen yıl da Genel Yönetmenimiz Zeynep Hanımın Yönetim Çevresi Sayman Yardımcılığı yaptım. </p>



<p><strong><em>Emlak sektöründesin…</em></strong></p>



<p><strong>TÜGE TURAN:</strong> Evet, yeni işim o. 3 buçuk yıldır yapıyorum bu işi. Aslında 1988’den beri ticaretle uğraşıyorum. Ağırlıklı olarak giyim ve kuru temizleme işleri yaptım ama rahatsızlığımdan dolayı son yıllarda emlak sektöründeyim. </p>



<p><strong><em>Sosyal yaşamınızda da eşinizle dostunuzla oturup sohbet ederken pek çok şeyi kulüp için düşünüyor ve değerlendiriyorsunuz. Hayatınızın içine işlemiş durumda kulüp işi. </em></strong></p>



<p><strong>Semih Girgin: </strong>Bu bize verilmiş güzel bir şans, biz bunu en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Sağlığımız el verdiği sürece de böyle devam edeceğiz. </p>



<p><strong><em>Kulübünüzün leo ve lionları var mı?</em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN:</strong> Kulübümüzün leoları yok. Bu ciddi bir sorumluluk aslında. Leoların yaşları eskiden daha düşüktü, şimdi ise 28-30 yaşına kadar leo kalınabiliyor. O yaşlardaki hayat meşgaleleri, askerlik, evlilik, hayata atılma süreci onlar için daha önemli oluyor ve STK’yı daha ileriki yaşlarda düşünüyorlar. Leo kökenli çok az arkadaşımızı lion yapabiliyoruz. Kemeraltı ileride bir leo kulübüne sahip olabilir mi derseniz, aslında olabilir. Bu bölgedeki bir okul ile işbirliği yapılabilir bu anlamda. Ayrıca leo yada lion olmadan da kulübümüzde yer alabilirler, etkin üye olmaz ama dışarıdan destek veren niteliğinde bizle işbirliği yapabilirler. </p>



<p><strong><em>Gençlerden konuşmuşken çocuklara geçelim. Semih 2 oğlun var. Tüge bir kızın vardı, şimdi bir de torunun Aren var. Rıza Bey’in de bir oğlu var yanılmıyorsam.</em></strong></p>



<p><strong>TÜGE TURAN: </strong>Kızım benim için&nbsp; çok önemli bir değer, onun için yapamayacağım hiçbir şey yoktu. Ta ki torunum Aren doğana kadar… Torun sevgisi inanılmaz, onun için şuan dünyayı devirebilirim. Onunla birlikte daha da güçlendiğimi hissediyorum. </p>



<p><strong>RIZA ALPÖZ: </strong>Benim oğlum da 23 yaşında o da baba mesleği olan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nde Diş Hekimliği Fakültesi’nde okuyor. Aynı zamanda o da müzisyen. </p>



<p><strong><em>Sizin müziğe ilginiz hep var mıydı Rıza Bey?</em></strong></p>



<p><strong>RIZA ALPÖZ:</strong> Güzelyalı’da ilkokulda okurken müzik öğretmenim Sıtkı Hocamın bana mandolin ve flüt çalmayı öğretmesiyle başladı benim müzik serüvenim. </p>



<p><strong><em>Hekimler müzikle uğraşmayı hep seviyorlar. Bu bir tesadüf mü?</em></strong></p>



<p><strong>RIZA ALPÖZ:</strong> Belki de müziğin iyi bir deşarj olma yöntemi olması sebebiyle böyledir. Müziğin her türüyle ilgilenen birçok hekim arkadaşım var benim de. Mesela ben 3 sene İzmir Diş Hekimliği Odası Başkanlığı yaptım 2014-17 yılları arasında. İzmir Diş Hekimliği Odası Türk Sanat Müziği Korosu ile muazzam konserler verdik. İzmir Diş Hekimliği Odası Tiyatro Topluluğu, İzmir Diş Hekimliği Odası Güzel Sanatlar Topluluğu gibi topluluklar kurduk. Mesleğin getirdiği bir el becerisi de söz konusu olduğu için sanata da yatkınlık oluyor. Ben de 7 yaşında okulda başlamış olduğum mandolin, flüt ve akordeonla müziğe atıldım. Ortaokulda Türk Koleji’nin bandosunda yer aldım. İlerleyen yıllarda da rock müzik gruplarında yer aldım. Hala da müzik benim için devam ediyor. Kısa süre önce de Çeşme’de bir buçuk saatlik güzel bir performans sergiledik. Grupta 5 kişiyiz; bir tanesi benim gibi diş hekimi, diğer arkadaşlarımızın ikisi müzisyen… Bizler hobi olarak bir şeyler ortaya koymaya çalışıyoruz. </p>



<p><strong><em>Bu yoğun temponun içerisinde birçok farklı uğraşınız var. Nasıl vakit buluyorsunuz tüm bunlara?</em></strong></p>



<p><strong>RIZA ALPÖZ:</strong> Açıkçası bu tempo beni mutlu ediyor. Ben yıllarca böyle yüksek tempoda çalışmaya çok alıştım. Sabah 6.30’da güne başlarım, gece saat 23.00’ten önce dinlenmeye geçmem. Böyle alıştım ve çok mutluyum. </p>



<p><strong><em>Semih’in iki yakışıklı oğlundan bahsedelim biraz da…</em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN:</strong> Oğullarımdan biri Koç Üniversitesi Genetik ve Moleküler Biyoloji Bölümü mezunu, İsviçre’de doktora yapıyor. Küçük oğlum da Ekonomi Üniversitesi’nde Bilgisayar Programcılığı okuyor, ikinci sınıf bitmek üzere. Oğullarımla vakit geçirmekten çok keyif alıyoruz. Büyük oğlum dünyaya bakış açısı farklı olan ve kendi doğruları olan bir çocuk; hayatında ne istediyse kafasında ne çizdiyse hep onu yaşadı. İnşallah bundan sonrasında da böyle devam ettirir. Ocak ayında doktora mezuniyeti olacak, biz de kardeşiyle beraber İsviçre’ye giderek onun yanında olacağız. Bunu yaşamak bütün anne babalar için büyük gurur verici bir şey. İki oğlumla da gurur duyuyorum.</p>



<p><strong><em>Bu yıl da her yıl olduğu gibi Lions’un geleneksel defile planı var mı? Bununla ilgili bilgi almak istiyorum. </em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN: </strong>Evet var. Bu güne kadar bu anlamda hep kulübümüzün kurucu üyesi Dilek Süslüer ile yola çıktık. Sağ olsun her zaman ciddi bir özen, emek ve maliyet verdi. Kendisi bu yıl yine düşündüğünü dile getirdi, dönemsel olarak da Mart ayını düşünüyor. Başkanımız ile nerede hangi dönemde yapılacağını belirleyecekler. Geçtiğimiz yıl yapılan defile çok başarılıydı…</p>



<p><strong><em>Önümüzdeki dönem kim başkan olacak?</em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN: </strong>Önümüzdeki dönemin başkanı Tüge. </p>



<p><strong><em>Bir yıl kadın, bir yıl erkek başkan mı seçiyorsunuz?</em></strong></p>



<p><strong>TÜGE TURAN: </strong>Evet, aslında ilk başlarda öyle denk gelmişti sonrasında biz de bunu bir ritüele çevirdik.</p>



<p><strong><em>Önümüzdeki yıl sen neler yapacaksın Tüge? Ne kaldı yapılmayan?</em></strong></p>



<p><strong>TÜGE TURAN: </strong>Yapılacak çok bir şey kalmadı. Bu yıl Rıza Başkanımın yaptığı birçok güzel projenin üstüne ben neler yapmalıyım diye düşünmeye şimdiden başladım. Şimdiden en azından şunu söyleyebilirim ki seneye iki tane büyük gezimiz olacak. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="279" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-3-1024x279.jpg" alt="Semih Girgin, Tüge Turan, Rıza Alpöz, Sibel Köroğlu, Sofra muhabbeti, megaplus dergisi 36. sayı" class="wp-image-2673" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-3-1024x279.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-3-300x82.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-3-768x209.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Semih-Girgin-Tuge-Turan-Riza-Alpoz-sofra-muhabbeti-megaplus-36.sayi-3.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong><em>Dikkatimi çeken bir şeyi soracağım, neden bu kadar çok Lions Kulübü var?</em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN: </strong>İtiraf etmeliyim ki bizim kendimizi toplamamız gereken bir dönem aslında. Çünkü çok Lions Kulübü var ve bu kadar çok olunca da maalesef kalite düşebiliyor. Eskiden aranılan ve içinde yer almak istenilen bir STK’ydık. Daha sonrasında o kadar çok STK’lar açıldı ki, anneler dernekleri, iş adamları dernekleri, mezunlar dernekleri, iş ile ilgili dernekler vs. çok fazla türedi. İnsanların gidebilecekleri çok fazla yer oldu. Bize gelen üst düzeydeki insanlar da TÜSİAD gibi EGİAD gibi yerlerde olmaya özen göstermeye başladılar. Üst düzey yöneticiler bunu göremedi diye düşünüyorum. Bu anlamda bizim üye profilini değiştirmeleri gerekirdi. Yaşanan boşluklarda “ne olursan ol gel” durumu oldu. Bunun sıkıntılarını şu anda çekiyoruz. Her dönemde her gelen yönetici bir artı kulüp kurmakla ilgili hassas davranınca elimizde bazı enkazlar oluştu. Tabii ki herkesin iyi niyetli olduğunu düşünüyoruz ama iyi niyet artık sisteme zarar veriyor. </p>



<p><strong><em>Semih, yılların Toros Döner ve Pide’sinden sonra bir anda konsepti değiştirip balık yaptın. Nasıl gidiyor?</em></strong></p>



<p><strong>SEMİH GİRGİN:</strong> Çok iyi gidiyor. Kemeraltı’nda ana caddede olması gereken bir açıktı. Bir yılımızı doldurduk. Tabii ki her şeyde olduğu gibi bunda da müşterinin kabul etmesi, bir şeylerin oturması zamana bağlı. Bu geçen bir yılı çok iyi geçirdiğimizi düşünüyorum.</p>



<p><em><strong>Bir dönem Forum’da Köfteci Asil’in hem ortağı hem işletmecisiydin Tüge, evde yemek yapıyor musun?</strong></em></p>



<p><strong>TÜGE TURAN:</strong>Annemle yaşadığım için yemek işi çok bana kalmıyor ama gerekirse tabii ki yapıyorum.</p>



<p><strong><em>Tekrar o işe dönmek ister miydin?</em></strong></p>



<p><strong>TÜGE TURAN: </strong>Hayır, şu an hiç düşünmüyorum çünkü çok fazla özveri ve emek isteyen bir sektör. </p>



<p><strong><em>Rıza Bey el beceriniz var diş hekimliği olsun, sanatla olan uğraşınız olsun, peki yemek yapar mısınız hiç evde?</em></strong></p>



<p><strong>RIZA ALPÖZ:</strong> 1991-92 yıllarında Hollanda’da tek başıma yaşadım. Hiçbir şey de bilmiyordum yemeğe dair. İnternetin de olmadığı yıllardı. Telefonla ya da mektupla annemden yemek tarifleri aldım ve kendim yemek yapmaya başladım. Sonrasında da kendimi geliştirdim. Çok güzel yemek yaparım. Bir gün sizleri de yemeğe beklerim. </p>



<p><strong><em>Hepinize gönlünüzün bolluğu kadar güzel günler ve projelerinizde başarılar diliyorum. Daha uzun yıllar el ele güzellikler yaratacağımıza da yürekten inanıyorum.</em></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-dostluk-biraz-gonulluluk-2670">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Dostluk… Biraz Gönüllülük…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-dostluk-biraz-gonulluluk-2670/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofra Muhabbeti: Av. Hakan Koca</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-av-hakan-koca-1387</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-av-hakan-koca-1387#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jun 2019 11:18:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[34. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=1387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Baba gibi baba; Hakan Koca Bu ayki konuğum uzun süredir dostluğuyla çoğaldığım, mutlu olduğum bir isim; Avukat Hakan Koca. Benim için bir sırdaş, bir erkek kardeş. Fikir sorabildiğim, danışabildiğim bir bilirkişi. Çeşme’deki yeni evine ziyarete giderken kafamda, Haziran sayımızın Babalar Günü’nün yer aldığı günlerde çıkıyor olmasının heyecanıyla onun &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-av-hakan-koca-1387">Sofra Muhabbeti: Av. Hakan Koca</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Baba gibi baba; Hakan Koca</strong></h2>



<p>Bu ayki konuğum uzun süredir
dostluğuyla çoğaldığım, mutlu olduğum bir isim; Avukat Hakan Koca. Benim için
bir sırdaş, bir erkek kardeş. Fikir sorabildiğim, danışabildiğim bir bilirkişi.
Çeşme’deki yeni evine ziyarete giderken kafamda, Haziran sayımızın Babalar
Günü’nün yer aldığı günlerde çıkıyor olmasının heyecanıyla onun sofrasına konuk
olmak ve Sofra Muhabbeti’mi kendisiyle yapmak vardı. Ve onun bu projemden
haberi yoktu. Çünkü benim için Avukat Hakan Koca, çok iyi bir arkadaş olmasının
yanı sıra takdir de ettiğim bir babadır.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Evin çok güzel
bayıldım. Güle güle otur.</strong></p>



<p><strong>Hakan Koca:</strong> Geçen sene Ağustos ayında aldım ben
burayı. Bir tane de İzmir&#8217;den ev aldım. 10 aydan beri ikisine de yerleşmeye
çalışıyorum. Haftanın 5 günü Alaçatı&#8217;da, birkaç günü de iş dolayısıyla İzmir&#8217;de
olayım düşüncesiyle bir hayat kurguladım. Yaşamım boyunca hiç tatil yapmadığım
için bundan sonraki hayatımı tatil olarak geçirmeyi planlıyorum. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-3.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1398" width="713" height="535" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-3.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-3-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-3-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 713px) 100vw, 713px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Herkes senin avukat
olduğunu biliyor. Nasıl devam ediyorsun şu an iş hayatına?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> 1983’de adliyede dava takip
memuruydum ve Hukuk&#8217;ta okuyordum. Yani 36 senedir adliyede olmuşum. Biraz
yoruldum, bundan sonra danışmanlık yapmak istiyorum. Mesleğimi artık daha
keyifle ve sakin yapayım istiyorum. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Unutamadığın bir davan
var mı?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Aylarca süren ve çok uğraştığımız
bir boşanma davası vardı, tam davanın sonlarına yaklaşırken bir anda barıştılar;
biz avukatlar olarak şok olduk. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Severek yapıyorsun
işini&#8230;</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Yıllarca severek yaptım şimdi de severek
yapıyorum ama avukatlık mesleği gerçekten çok zor; meşakkatli, çok sorumluluk
isteyen, tabiri caizse herkesin hakkını hukukunu emanet alıyorsunuz üstünüze. Dolayısıyla
buna bağlı olarak stresli bir meslek. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Aynı
zamanda avukatlık performans kaygısının da en yüksek olduğu mesleklerden
biridir. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-6.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1401" width="713" height="535" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-6.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-6-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-6-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 713px) 100vw, 713px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Avukat olmasaydın ne
olmayı isterdin? Bir B planın var mıydı?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Ben şuna inanıyorum; &#8220;İşini
severek yapan bir gün bile çalışmış sayılmazmış&#8221; diye bir söz var ya,
çalışıyor hissetmeyeceğim bir iş isterdim. Mesela spor hocalığı, güzel sanatlar
hocalığı gibi. Bu tip mesleklerin insanın yaşamına huzur katan meslekler
olduğuna inanıyorum. Fakat ben memur çocuğu olarak -babam ilçe ziraat
müdürüydü-, küçük bir yerde memur terbiyesiyle büyüdüm. Dolayısıyla yaşama da
zor şartlarla başladım. İlkokuldan itibaren hep çalışarak geçti hayatım. Ortaokul,
lise okurken de hep aynı anda çalıştım. Hatta Hukuk Fakültesi&#8217;ni okurken, bir
yandan geziler eğlenceler düzenlerdim, bir yandan el sanatları yapardım, bir
yandan da maliyede devlet memurluğu yapıyordum. Bana bir ara arkadaşlarım
&#8220;Holding Hakan&#8221; demeye başlamışlardı. Hep aynı anda birden fazla şeyi
yapayım diye düşünüyordum, hırs mı vardı onu da bilmiyorum. Mesela tek bir
kitap okumazdım aynı anda 3 kitap birden okurdum, birini bırakır öbürüne
başlardım. Az önce spor hocalığı, güzel sanatlar hocalığı gibi sakin mesleklerinden
bahsettim ama onları seçseydim yeterince tatmin olur muydum, aynı zamanda yine
5 şey birden yapar mıydım o kısmını da bilmiyorum. Ama aynı şartlarda yine
mesleğe başlıyor olsaydık ben yine avukat olurdum. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Neden
başarılı oldun sence?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Ben meslek hayatımda insanlara en
çok güven verdim. Bu meslekte güven çok önemli. O yüzden stajyerlere,
avukatlığa yeni başlayan arkadaşlarıma hep diyorum ki bu mesleğin gecesi
gündüzü yoktur, 24 saat ve hayat boyu “güvenilir” sözüne sadık olmak
gerekmektedir. Yıllar süren meslek hayatımda insanların bana olan güveni beni
hep hoşnut etti. Mesleğimin en çok sevdiğim yönlerinden biri buydu. Genellikle
avukatlığını yaptığım çoğu kişiyle de aynı zamanda dost oldum. Dostlarıma
baktığımda müvekkilim olan çok kişi var. Bu da çok güzel bir duygu. Çünkü
beraber iş yapıp zorlu zamanlar atlatmışsınız ve sonunda artık dost
oluyorsunuz. Bu mesleği sevmemek mümkün mü?</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Senin baba kimliğin
aslında biraz da bu sohbetin belkemiği. Kıbrıs’ta okuyan kızınla birazdan
iletişime geçeceğiz. Gerçekten isminden bahsederken gözlerini ışıldatan bir
kızın var…</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA: </strong>Evet, Nisan’la gurur duyuyorum.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-2.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1397" width="713" height="536" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-2.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-2-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-2-768x577.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 713px) 100vw, 713px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Nisan, Nisan’da doğdu
herhalde…</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA: </strong>Hahaha, yok bilemedin. Hemen hemen
tüm Nisan’lar doğduğu ay nedeniyle bu ismi alıyorlar ama benim kızımın durumu
farklı. Ben Nisan ayında aldım kızımın haberini; o nedenle Nisan.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Biraz Nisan&#8217;dan
bahsedelim, öncesini ve sonrasını anlat bana…</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> 1999 sonunda Nisan doğduğunda
milenyuma çocuklu bir baba olarak girdim. İlk iki üç haftam sevinçten kutlama
yaparak geçti. O kadar mutlu olmuştum ki; neredeyse her gün sevinçten şampanya
patlatıyordum. Nisan&#8217;ın doğmasıyla beraber bana bir anda baba bakışı geldi.
Nisan&#8217;ın doğumundan sonra güzel kızımın varlığının yanı sıra bendeki bir diğer
etkisi baba bakışı, baba gözü, baba sorumluluğu oldu. Eskiden anne babamın
evladıyken sanki sonra onların da babası oldum, onlar benim çocuğum oldu gibi
hissettim. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-4-768x1024.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1399" width="576" height="768" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-4-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-4-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-4.jpg 950w" sizes="auto, (max-width: 576px) 100vw, 576px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Kıbrıs’ta ne üzerine
eğitim alıyor?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Doğu Akdeniz Üniversitesi&#8217;nde 3 yıl,
Marmara Üniversitesi&#8217;nde 3 yıl olmak üzere İngilizce Tıp okuyor. Üstelik % 100
burslu. Hazırlığı atladı, birinci sınıfı da bitirdi, birkaç gün sonra dönecek. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Avukat olmak istedi mi
hiç Nisan?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Evet, çocukluğunda istemişti. Beni
örnek alıyordu. Fakat ülkede çok hukuk mezunu olmaya başladı. Bu meslek çok
kalabalıklaştı. Son konuşmalarımızda &#8220;istersen farklı bir meslek tercih
et&#8221; dedim. Avukatlık stresli bir iş; insan çocuğunun stresli bir iş
yapmasını istemiyor, daha huzurlu işler yapsın istiyor. Sonrasında o Tıp tercih
etti.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Çok sakin bir iş
seçmiş…</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Hahahaha doğru. Hem huy olarak hem
tip olarak çok benziyoruz kızımla. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Seni çok etkileyen bir
babalar günü hediyesi oldu mu?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Evet, 15-20 sayfalık bir defter
hazırlamıştı Nisan, daha 8-9 yaşlarındayken. Bana atfen el yazısıyla unutulmaz
şeyler yazmıştı. Onu hala saklıyorum şimdi bile açıp okuduğumda gözlerim
doluyor. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Nasıl bir ilişkin var
kızınla?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Ben babası olarak Nisan&#8217;a küçükken
bile hep bir yetişkin gibi davrandım. En önemli müvekkilime nasıl bir dakika
gecikmiyorsam, nasıl sözüme bağlı ve sadık kaldıysam ona da öyle davrandım hep
sorumluluk içerisinde bu duyguların önemini gösterdim. Ve şimdi karşımda oturup
saatlerce konuşabileceğim mükemmel bir insan var. </p>



<p>Bir gün ona
atari gibi bir hediye almıştım. Daha 7-8 yaşlarındaydı ben de hediyeyi kurmaya
çalışıyordum ama kan ter içinde kaldım. Durdu ve dedi ki, &#8220;Babacığım,
tamam yeter boş ver yapma artık ben böyle çok mutluyum.&#8221; Beni o teselli
edişini hiç unutamıyorum. Çocukluğundan beri karşısındaki kişiyi sevgiyle
şefkatle kucaklayan bir yapısı vardır. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-5-768x1024.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1400" width="576" height="768" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-5-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-5-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-5.jpg 950w" sizes="auto, (max-width: 576px) 100vw, 576px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Ben biraz yemeğe olan
ilgine değinmek istiyorum. Mesela evde yoğurt mayalayıp turşu kuruyorsun. Her
babayiğidin harcı değil. Yemek yapmak sana ne katıyor?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Çocukluğumda hafta sonları babam
Pazar günleri anneme hiç elletmez, kahvaltıyı kendisi hazırlardı bize. Benim bu
özelliğim babamdan geliyor. Yemek yaparken çok zevk alıyordum ama son 2-3
yıldır daha çok zaman ayırmaya başladım. Eskiden sadece kebaplar, balıklar
falan yaparken şimdi yoğurt mayalamaya kadar işi ilerlettim. Yemek işi benim
için bir keyif, ayrı bir seremoni gibi olmaya başladı. Yemek yemenin ötesinde o
yemeği hazırlama süreci benim için çok önem kazandı. Hem yemek yapmayı sevdiğim
için, hem de dışarıdaki yemekleri her zaman sağlıklı bulmadığım için.
Çoğunlukla kendi yaptığım yemekleri, evimde, dostlarımla yemeyi tercih
ediyorum. Temiz olması, iyi malzemelerle yapılması, sağlıklı bir ortamda
pişirilmesi önemli. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Yemek düzenini de değiştirdin…</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA</strong>: Bir buçuk yıl önce ketojenik
beslenmeye geçtim. Ketojenik beslenmeyle ilgili kitaplardan ve internetten
bilgi edindikten sonra uygulamaya karar verdim. Pek çok uzmanın belirttiği şey
şekerin insan için bir zehir ve bağımlılık olduğuydu. Şeker kullanmayı bıraktım
ve ona bağlı olarak glüteni, yani un ve unlu mamulleri de bıraktım. Paketli
gıdaları bıraktım. Turşusu da yoğurdu da dâhil olmak üzere dışarıdan bir şey
almadan hepsini kendim temiz ve sağlıklı bir şekilde evde yapıp tüketmeye çalışıyorum.
</p>



<p>Ketojenik
beslenmede ekmek gibi unlu şeyler asla yok. Şeker ve şekere bağlı glisemik
indeksi yüksek sebzeler de yok. Vücut enerji üretmeyi, daha ziyade glisemik
indeksi düşük olan sebzeler ve sağlıklı yağlardan sağlıyor. Böylelikle şeker
gibi kısa süreli bir enerjiyi almak yerine yağdan alınan daha uzun süreli ve
insan vücuduna daha sağlıklı enerjiyi almak önemli. Dolayısıyla bir buçuk
yıldır ketojenik besleniyorum ve hayatım boyunca da böyle devam edeceğim. Bu
beslenme şeklinde iç yağlanma da azalmış oluyor. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Peki, bu bekârlık
bitecek mi yoksa devam mı?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Bence imza atmaktan daha önemli olan
insanların ruhlarının birbiriyle evlenmesi… Ruh anlamında tekrar evlenebilirim,
resmiyet anlamında şu an için öyle bir düşüncem yok. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: İlk aşkını hatırlıyor
musun?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> &nbsp;Evet, ilk aşkım klasik olarak ilkokuldaydı. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Tekrar karşılaştın mı
hiç ilk aşkınla?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Evet, karşılaştım.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="950" height="713" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-8.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1403" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-8.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-8-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-8-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 950px) 100vw, 950px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Aynı hisleri hissettin
mi?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Asla… Hatta ben nasıl âşık olmuşum
falan dedim kendi kendime J</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Çocukken âşık olduğunda
neler hissetmiştin?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Bembeyaz bir teni vardı onun hiç
unutamıyorum saçları da sarıydı. İsmi de Serap’tı. İlkokul birinci sınıfın
sonuydu gösterisinde biz Kızılderili olacaktık, Serap da esir olacak, biz onu
kaçıracağız. Biri gelip Serap’ı kurtarıp öpecek. Ben hemen “Kurtaran ben olmak
istiyorum” diyerek öne atladım. Öğretmen beni seçmedi. Benim Serap’ın akrabası
olan yakın bir arkadaşım vardı, onu seçti. Kızı o öptü. Biz Kızılderili olarak
kızı kaçırdığımızla kaldık. Bu hikâyeyi hiç unutamıyorum. Bütün ilkokul hayatım
boyunca aynı kıza âşıktım. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Tekrar Nisan’a
dönelim. Şimdi çok güzel bir genç kız. Evlenme zamanı geldiğinde sence ne
hissedersin?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Nisan, o kadar tedbirli, o kadar
akıllı, o kadar derin düşünen bir insan ki, zamanı geldiğinde evlilik için kimi
seçerse doğru bir insan olacağını düşünüyorum. Nisan’ın evlenmesini değil,
istediği gibi aşk ya da aşklar yaşamasını arzu ederim. Tabii Allah inşallah bir
kişiye âşık etsin ve ömür boyu onunla olsun. Ama hayat devam ediyor, insanlar
mutlu olmayı hak ediyorlar. Benim çocuğum da dâhil olmak üzere Allah herkesin
gönlüne göre versin. Hepimiz saygın ve güzel ilişkilere layığız. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Senin bir de sanatçı
yönün var. Bir dönem ofisinin üst katını seramik atölyesi olarak kullandığını
hatırlıyorum. Daha sonra evde bir atölye yaptın. Nereden doğdu bu seramik
merakı?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Aslında benim seramikten önce
fakülte başlarında deri ve kösele kullanarak mask yapma merakım vardı. İnsan
yüzleri yapardım. Sonra kolaj tutkaldan heykeller yapmaya başladım. Resimden
ziyade üç boyutlu şeylere yeteneğim vardı her zaman. 1988’de Konak’taki Atatürk
Kültür Merkezi’nde bir seramik kursuna başladım. Çok değerli bir seramik
hocamız vardı ondan 1-2 yıl ders aldım. O eğitimlerle seramiği ve çamuru
öğrenmiş oldum. Seramik sanatçısıyım diyemem ama hobi olarak yıllar içerisinde
zaman zaman kopmalarım olsa da bu uğraşım devam etti.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: İlk yaptığın seramik
duruyor mu?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Seramik kolay kırılabilen bir şey. Ben
de çok ev değiştirdim dolayısıyla taşınma süreçlerinde bazı zayiatlar oldu.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Sergi açmayı düşündün
mü hiç?</strong></p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Düşündüm ama zaman konusundan dolayı
benim mesleğimle çok uyuşmuyor. Bu zamana kadar birkaç kursiyer sergisi dışında
kişisel bir sergim yok. Bundan sonraki süreçlerde belki olabilir. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Bence mutlaka
açmalısın. Seve seve seni asiste ederim. Hadi şimdi Nisan’la konuşalım.</strong></p>



<p><strong>Şimdi biraz da Nisan’la konuşmak
istiyorum. </strong></p>



<p>(Hakan Koca
ile sevgili kızı Nisan’ı telefonla aradık.)</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Nisancığım, böyle
başarılı bir babanın kızı olmak nasıl bir duygu senin için?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Çok güzel, güven verici bir duygu.
Çok mutluyum onun kızı olmaktan.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Baban deyince aklına
ne geliyor?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Her anlamda sırtımı
yaslayabileceğim, güvenebileceğim ve her zaman yanımda olduğunu bildiğim insan.
</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="950" height="713" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-7.jpg" alt="Sofra Muhabbeti: Avukat Hakan Koca röportaj, - Megaplus dergisi 34. Sayı Haziran 2019" class="wp-image-1402" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-7.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-7-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/sofra-muhabbeti-avukat-hakan-koca-megaplus-dergisi-34.sayi-haziran-2019-7-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 950px) 100vw, 950px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Babanla aranızda olan
komik ve unutamadığın bir anını anlatır mısın?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Çok var aslında ama bir tanesinden
bahsedeyim. Çocukken ben kendimi aslan zannediyordum, köpek zannediyordum bir
ara. Babamla vapurla İstanbul’a geçiyorduk, kendimi köpek sanıyorum diye babam
bütün vapurda beni 4 ayaklı köpekmişim gibi gezdirmişti.&nbsp; </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Başın sıkıştığı anda
ilk koşacağın kişi kimdir senin için?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Annem ve babamdır. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: İyi bir eğitim
alıyorsun. Önümüzdeki dönemler için ne gibi planların var, neler yapmak istiyorsun?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Şu anda tıp okuyorum ve bunu çok
severek okuyorum. Bu alanda ilerleyip başarılı bir kariyere sahip olmak, mutlu
olacağım şeyler yapmak istiyorum.&nbsp; </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Babanla ortak
noktalarınız var mı?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Evet, her ne kadar babama söylemesem
de babamla aslında çok benzeriz. Özellikle hayata bakış açılarımız aynı olacak
derecede benziyor. Dış görünüş olarak da benziyoruz sanırım.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Baban gibi sanatla
ilgili misin?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Ben daha çok edebiyatla ilgiliyim.
Aslında küçükken babam gibi seramikle de ilgileniyordum uzun süre kursa da
gittim. Aslında seramikten çok keyif alıyordum ama ilerleyen süreçte devam
etmedim. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Babana ne söylemek
istersin?</strong></p>



<p><strong>Nisan Koca:</strong> Hayatımda “iyi ki” dediğim ve asla
değiştirmek istemeyeceğim tek şey herhalde babamdır. Onu çok seviyorum…</p>



<p><strong>HAKAN KOCA:</strong> Bir tanem, senin bu söylediklerin
benim için en güzel Babalar Günü hediyesi oldu bile. Çok teşekkür ederim. Seni
çok seviyorum. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:</strong> Ne mutlu sana, çok güzel bir evlat
yetiştirmişsin. Babalar Günün kutlu olsun arkadaşım…</p>



<p>Hakan’ın
evinden, kulağımda baba kızın birbirlerine duyduğu sevgiyi ifade ettikleri
sözcüklerle çıktım. Ha bir de, Nisan’ın küçükken babası onun için besteledi
sandığı şarkının ezgisi de dilimdeydi:</p>



<p>“Gel bana
çikolata sevgilim, ben seni sevdikçe severim…”</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-av-hakan-koca-1387">Sofra Muhabbeti: Av. Hakan Koca</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-av-hakan-koca-1387/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOFRA MUHABBETİ: BİRAZ TATİL… BİRAZ YEMEK… “EFHARISTUME POLI HIOS”</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-tatil-biraz-yemek-efharistume-poli-hios-574</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-tatil-biraz-yemek-efharistume-poli-hios-574#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2019 12:00:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[33. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakız Adası]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme & İçme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu ay Sofra Muhabbeti’mde, özenle hazırlanmış leziz yemeklerin resmi geçit yaptığı bir mekanda ve Megaplus Sakız Adası Ekibi’yle yapmayı seçtim. Konuklarımın çoğunu tanıyorsunuz; Benan Bilek, Damla Özal, İnanç ANDAŞ. Minimiko çizerimiz ve illüstratör Görkem ŞENGÜLER bu seyahatimize fotoğraf çekmek için dahil oldu. Yunan Adaları konusunda yoğun bilgiye sahip sevgili arkadaşım Emrah TOKUL, manevi destekleriyle her &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-tatil-biraz-yemek-efharistume-poli-hios-574">SOFRA MUHABBETİ: BİRAZ TATİL… BİRAZ YEMEK… “EFHARISTUME POLI HIOS”</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bu ay Sofra Muhabbeti’mde, özenle hazırlanmış leziz yemeklerin resmi geçit yaptığı bir mekanda ve Megaplus Sakız Adası Ekibi’yle yapmayı seçtim. Konuklarımın çoğunu tanıyorsunuz; Benan Bilek, Damla Özal, İnanç ANDAŞ. Minimiko çizerimiz ve illüstratör Görkem ŞENGÜLER bu seyahatimize fotoğraf çekmek için dahil oldu. Yunan Adaları konusunda yoğun bilgiye sahip sevgili arkadaşım Emrah TOKUL, manevi destekleriyle her zaman yanımızda olan sevgili İbrahim YÜZEÇ ve Feridun GÜRAL da gezimizin katılımcılarıydı. </em></p>



<p><em>Mekanımız Lagada denince akla ilk
gelen taverna; Passas.</em></p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Sofra muhabbetimize
yemeklerle başlamak istiyorum. Ne yedik ama değil mi arkadaşlar? Çok güzel
tatlarla buluştuk.</strong></p>



<p><strong>GÖRKEM ŞENGÜLER:</strong> Yediğimiz bakla kızartması çok
lezzetli ve değişikti. Ahtapot çok lezzetliydi.</p>



<p><strong>FERİDUN GÜRAL:</strong> Kalamarın tadı efsaneydi.</p>



<p><strong>Benan Bilek:</strong> Papalina da çok müthişti.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-2.jpg" alt="SOFRA MUHABBETİ BİRAZ TATİL… BİRAZ YEMEK… “EFHARISTUME POLI HIOS” MegaPlus Dergisi 33. Sayı" class="wp-image-576" width="432" height="576" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-2.jpg 576w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-2-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 432px) 100vw, 432px" /><figcaption>Benan BİLEK, Sibel KÖROĞLU</figcaption></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Görkem peki sence
bizde neden bu kadar deniz ürünü yok?</strong></p>



<p><strong>GÖRKEM ŞENGÜLER:</strong> Burası ahtapotlar için çok kayalık
bir ada; bunun etkisi olabilir. </p>



<p><strong>EMRAH TOKUL:</strong> Bizde balık kültürü lüks olarak
görülüyor bence.</p>



<p><strong>İBRAHİM YÜZEÇ:</strong> Üç tarafı denizlerle çevrili bir
ülke olmamıza rağmen birçok evde balık pişmiyor ne yazık ki.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Bu masada evde balık
pişiren kimler var?</strong></p>



<p><strong>EMRAH TOKUL</strong>: Ben pişiriyorum, büyük balıkları
fırında yapmayı tercih ediyorum. </p>



<p><strong>FERİDUN GÜRAL</strong>: Bırak pişirmeyi çoğumuz balık nasıl
yenir onu bile bilmiyoruz.</p>



<p><strong>EMRAH TOKUL</strong>: Haklısın. Mesela balığa limon
kesinlikle sıkılmamalı bence. </p>



<p><strong>BENAN BİLEK</strong>: Doğru, çünkü etini sıkar. Biz hart
hart pişirip, balığın kendi doğal suyunu yok edip sonra tatlansın diye limonu
basıyoruz üstüne.</p>



<p><strong>EMRAH TOKUL</strong>: Bu arada deniz ürünlü yemekleri
özellikle İnanç çok güzel yapıyor.</p>



<p><strong>İNANÇ ANDAŞ:</strong> Evet, deniz ürünleri yapmayı çok
seviyorum.</p>



<p><strong>GÖRKEM ŞENGÜLER</strong>: Biz evde balığı çok seviyoruz. Annem
sık sık halde açık arttırmaya giriyor. Balık halinde annemi tanımayan yoktur.
Seçer, alır ve harika pişirir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-3.jpg" alt="SOFRA MUHABBETİ BİRAZ TATİL… BİRAZ YEMEK… “EFHARISTUME POLI HIOS” MegaPlus Dergisi 33. Sayı" class="wp-image-577" width="638" height="479" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-3.jpg 850w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-3-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-3-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 638px) 100vw, 638px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Daha öncesinde hepimiz
Sakız Adası’na geldik ancak bu kez farklı yerlere de gittik. Mesela
konakladığımız yer farklı bir lokasyondu değil mi?</strong></p>



<p><strong>EMRAH TOKUL</strong>: Normalde herkesin gidip kaldığı yer
Kambos ve çevresi. Çünkü oteller bölgesi genellikle o civarda. Bizim kaldığımız
yer biraz daha uzakta Mavra Volia’ya daha yakın. Deniz kıyısında ve daha sessiz
sakin yerler. Kafa dinlemek için ideal bir bölge. Otelin konumu sebebiyle
denize girme şansı da mevcut. Zaten Sakız Adası’nın şöyle bir güzelliği var;
durduğunuz her yerde, şu an durduğumuz bu limanda yani Lagada’da bile her
noktada denize girebiliyorsunuz. Suyu berrak ve temiz. Mesela biz şu anda
adanın doğu kısmındayız; batı kısmına çok fazla geçmedik. Batı kısmında daha
bakir yerler var. Oralarda suya girdiğinizde derinliğe rağmen suyun dibini çok
net görebiliyorsunuz. Öyle ki bir kadın da tek başına gidip rahatlıkla denize
girebiliyor ya da arkadaş grubunuzla da gidebiliyorsunuz. Kimse kimseyi hiçbir
şekilde rahatsız etmiyor. </p>



<p><strong>GÖRKEM ŞENGÜLER</strong>: Bence kimsenin kimseye karışmaması
durumu biraz da ada kültürüne sahip olmalarıyla ilgili.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Aramızda en çok
Yunanistan’ı ziyaret edenler olarak Emrah ve İnanç’a sormak istiyorum. Nerden
başladı bu ada sevdası?</strong></p>



<p><strong>İNANÇ ANDAŞ</strong>: Ben 2012’nin Ocak ayından beri
aralıksız gidip geliyorum. İlk önce 2012’de Selanik’e giderek başladı
Yunanistan ziyaretlerim. Ancak bunun temeli çok daha eskilere dayanıyor.
Çocukluğumda Karaburun’da yazlıktayken televizyon TRT’yi çekmezdi, Yunan
televizyonu olan ERT1, ERT2’yi çekerdi. Çizgi filmleri anlamasam da Yunan
kanalından izlerdim. Cuma akşamları saat 12’den sonra korku filmleri olurdu,
annem de aynı şekilde anlamasa da açar, Yunanca olarak onu izlerdi. Bu
çocukluktan gelen kulak aşinalığıyla Yunanistan’a çok büyük bir sempati
duyuyorum diyebilirim. Zaten bu sempatimi de instagram sayfam olan
@yunanistanhakkindahersey’de sık sık paylaşıyorum. </p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Ne zamandan beri
buraya geliyorsunuz?</strong></p>



<p><strong>İNANÇ ANDAŞ</strong>: Yıllar geçtikten sonra 2012’de
Atina’da yaşayan annesi Yunanlı babası Türk olan Stefano adındaki yakın bir
arkadaşım vesilesiyle önce Selanik’e giderek Yunanistan gezilerim başladı.
Sonrasında Sakız Adası’na geldim, burada da çok sevdiğim Dokay Rent a Car’dan Dimitris
adında bir dostum var. Ablası Destina da çok iyi bir arkadaşımdır. Dimitris’in
mükemmel bir Türkçesi var bu arada. Hatta öyle ki Dimitris’in burada bir Türkçe
sınıfı var.</p>



<p><strong>İBRAHİM YÜZEÇ</strong>: Ben de kendisinin konuşmasını
duyunca hayran kaldım. Öğretiyor da ha?</p>



<p><strong>İNANÇ ANDAŞ</strong>: Ada halkı Türkçe öğrenmeyi o kadar
çok istiyor ki Dimitris haftanın 2 günü belediyenin tahsis ettiği bir yerde
Türkçe dersleri veriyor. Şu anda 60 kişilik 2 sınıfı var. Bir derslerine ben de
misafir olarak katıldım. Derslere gelen tüm Yunanlılar aralarda benimle çok
hevesle Türkçe konuşmaya çalıştılar. Öyle keyifliydi ki. Dimitris ve Despina
sayesinde benim için Sakız Adası da oldukça güzel geçti. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-5.jpg" alt="SOFRA MUHABBETİ BİRAZ TATİL… BİRAZ YEMEK… “EFHARISTUME POLI HIOS” MegaPlus Dergisi 33. Sayı" class="wp-image-579" width="432" height="576" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-5.jpg 576w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-5-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 432px) 100vw, 432px" /><figcaption>İbrahim YÜZEÇ</figcaption></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:</strong> <strong>Biz
de senin sayende Rena gibi dost canlısı bir kadınla tanıştık ki kendisi tam bir
turizm elçisi.</strong></p>



<p><strong>İNANÇ ANDAŞ</strong>: Rena ile Dimitris ve Despina
sayesinde tanıştım. Rena Pagoudi-Damigou Sakız Belediyesi Kültür ve Tanıtma
Müdürü. Sizler de tanıdınız Rena’yı; dünya tatlısı, misafirperver ve güler
yüzlü biri. İzmir’de bir organizasyon olduğu zaman gerek Megaplus Dergisi
olsun, gerek bireysel olarak bizleri arayıp haber veren, ince düşünceli biri. Yunan
arkadaşlarımızın hepsi insan canlısı. Onlar komşularımız, dostlarımız bizim. </p>



<p><strong>EMRAH TOKUL</strong>: İnanç’ın pasaportunda Yunanistan’a
giriş çıkışlarını en son saydığımızda 35’ti. 2015 yılından beri benim bu 15.
gelişim. Sakız Adası’na gelişim yaklaşık 10 kez olmuştur. Gelip burada
tanıştığımız o kadar çok sevdiğimiz insan var ki… Mesela dün Pirgi Köyü’ne
gittik. Orada hediyelik eşyalar satan bir arkadaşımız var ismi Manos; öyle bir
insanı herkesin tanımasını çok isterim. Öyle candan ve misafirperver davranıyor
ki siz tekrar tekrar gelmek istiyorsunuz. İlk gidişimizde orada duvara kazınmış
olan hediyelikleri biz hiçbir şey sormadan, “gelin size nasıl yapıldığını
göstereyim” diyerek küçük bir levhanın üstünde kendi isteğiyle nasıl
yapıldığını anlattı. Böyle biriyle tanışınca tekrar tekrar onu ziyaret etmek
istiyorsunuz. FERİDUN GÜRAL: Sakız Adası’nın ayrı bir sıcaklığı var. Daha
bizden gibi. Tam bir dostluk köprüsü.</p>



<p><strong>EMRAH TOKUL</strong>: Çoğunun Türkiye&#8217;den göçmüş bir
akrabası ya da bir tanıdığı mutlaka var. Ataları bizim topraklarda yaşamış çoğunun.
Atina&#8217;da tanıştığımız çok sevdiğimiz bir Yunanlı arkadaşımızın bir sözü vardı,
&#8220;biz Ege&#8217;nin çocuklarıyız, bizi tek ayıran şey dinlerimiz&#8221; derdi. Çok
da doğru bir söz söyledi.</p>



<p><strong>GÖRKEM ŞENGÜLER</strong>: Bir pilot arkadaşım var hep şunu
söyler, &#8220;Gökyüzü öyle uçsuz bucaksız ki; gökyüzünde özgürce istediğiniz
yere uçabilirken, yeryüzünde her yer sınırlara ayrılmış, hepsi vize istiyor.
Aslında dünya öyle bir bütün ki, bunu gökyüzünde daha iyi
anlayabiliyorsunuz.&#8221; diye. Ne kadar doğru bir tespit.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Roket savaşlarını pür dikkat
izleyen İbrahim YÜZEÇ&#8217;e sormak istiyorum. Nasıldı roket savaşları?</strong></p>



<p><strong>İBRAHİM YÜZEÇ</strong>: Ben acayip beğendim. Öncelikle
kendimize adanın yukarılarında muhteşem bir yer bulduk. Öyle güzel bir yer
bulmuşuz ki bizi gören peşimizden geldi. Önce Hollandalı turistler bize takıldı
sonra birileri daha, derken izlediğimiz çatıda 8 kişi olan ekip bir anda 50
kişiye çıktı.</p>



<p><strong>FERİDUN GÜRAL</strong>: Roket savaşlarının tarihiyle ilgili
farklı hikâyeler var. Bunlardan benim okuduğum şöyleydi; İki kilise arasında
bir husumet olmuş, kiliselerden birinin camı kırılmış. Ardından da diğeri
karşılık vermiş. Yıllardan beri kiliselerin camı kırılana kadar roket savaşları
geleneği devam etmiş. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-4.jpg" alt="SOFRA MUHABBETİ BİRAZ TATİL… BİRAZ YEMEK… “EFHARISTUME POLI HIOS” MegaPlus Dergisi 33. Sayı" class="wp-image-578" width="432" height="576" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-4.jpg 576w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-EFHARISTUME-POLI-HIOS-megaplus-dergisi-33.sayi-4-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 432px) 100vw, 432px" /></figure></div>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Peki izlediğin roket
şovunu beğendin mi Feridun?</strong></p>



<p><strong>FERİDUN GÜRAL</strong>: Gerçeği istersen, biraz beklentimin
altında kaldı. İnternetteki videolarda etkinlik sanki daha zengindi.</p>



<p><strong>EMRAH TOKUL</strong>: Roket savaşları son 2-3 yıldır
durdurulmuştu. Evlere ve çevreye zarar verdiği için yapılmıyordu. Bu yıl belli
bir sınır konularak tekrar yapıldı. O sınırlama da biraz yoğunluğu azalttı
doğal olarak.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU:</strong> <strong>Çok
güzel çekimler gerçekleştirdik Damla’yla birlikte. Görkem, sana da çok teşekkür
ediyoruz fotoğraf çekimini üstlendiğin için. Damla, senin için nasıl geçti
Sakız?</strong></p>



<p><strong>DAMLA ÖZAL</strong>: Benim için de çok keyifli bir hafta
sonuydu. Sakız Adası’nda çok güzel insanlar tanıyıp, harika lezzetler tadıp,
MegaPlus ekibimizle güzel bir çekim gerçekleştirdik. Bu kadar çok çalışıp bu
kadar eğleneceğimizi düşünmemiştim. Başka seyahatlerde de aynı görevi
üstlenebilirim şahsen.</p>



<p><strong>SİBEL KÖROĞLU: Her yerde bu kadar iyi
ağırlanır mıyız bilemem ama Sakız Adası hepimiz için çok hoş bir deneyim oldu.
Bu seyahatin enerjisini Megaplus sayfalarına yansıtabiliriz inşallah. Bir başka
seyahatimizde de başka güzel yerleri beraber tanımak ve tanıtmak dileğiyle
hepinize teşekkür ediyorum.</strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-tatil-biraz-yemek-efharistume-poli-hios-574">SOFRA MUHABBETİ: BİRAZ TATİL… BİRAZ YEMEK… “EFHARISTUME POLI HIOS”</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-tatil-biraz-yemek-efharistume-poli-hios-574/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOFRA MUHABBETİ: Füsun &#8211; Ferhat Turan</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-fusun-ferhat-turan-713</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-fusun-ferhat-turan-713#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2019 07:42:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[32. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme & İçme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=713</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu ayki konuklarım PANINO markasının yaratıcıları Füsun-Ferhat Turan çifti. Onlarla muhabbet etmeye giderken aklımdaki ilk soru hem işte hem evde sürekli beraber olmanın nasıl bir planlama gerektirdiği” idi. Ama kendilerini karşımda görünce uyumlarından yine çok etkilendim. Turan çifti ile Alsancak Panino Pizza’nın yenilenmiş ve özenle dekore edilmiş Rum evi mekanında buluştuk. Füsun Hanım’ın ince zevki &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-fusun-ferhat-turan-713">SOFRA MUHABBETİ: Füsun – Ferhat Turan</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ayki konuklarım PANINO markasının yaratıcıları
Füsun-Ferhat Turan çifti. Onlarla muhabbet etmeye giderken aklımdaki ilk soru
hem işte hem evde sürekli beraber olmanın nasıl bir planlama gerektirdiği” idi.
Ama kendilerini karşımda görünce uyumlarından yine çok etkilendim.</p>



<p>Turan çifti ile Alsancak Panino Pizza’nın yenilenmiş ve
özenle dekore edilmiş Rum evi mekanında buluştuk. Füsun Hanım’ın ince zevki
mekanın her köşesinde kendisini hissettiriyordu.</p>



<p><strong><em>Sibel Köroğlu: Ne güzel bir
çiftsiniz siz&#8230; Öncelikle sizleri daha yakından tanımak istiyorum. Ne zamandan
beri birliktesiniz?</em></strong></p>



<p><strong>Füsun Turan:</strong> 2004 yılında evlendik
ama öncesinde uzun bir flört dönemimiz oldu. </p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Aslında ilk olarak lise
yıllarında tanışmıştık ama o zamanlar Füsun Hanım’ın dikkatini çekememiştim.
Yıllar sonra tekrar yollarımız kesişti ve bu sefer beni fark etti. Füsun o
zamanlar sadece Göztepe’nin değil, İzmir’in en güzel kızıydı benim için.
Evlendik ve 2008 yılında da kızımız dünyaya geldi.</p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Ben de kızınıza
gelmek istiyorum zaten. Kızınızdan bahsedilince ikinizin de gözleri parlıyor&#8230;</em></strong></p>



<p><strong>Füsun Turan:</strong> Ben Bade’den sonra
başka bir Ferhat ile tanıştım. Farklı zaafları olduğunu, küçük bir kadına nasıl
farklı davrandığını gördüm.</p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Panino sayesinde
tanışmış olduk ve bu marka bizi bir araya getirdi. Peki Panino’dan önce bir
çalışma hayatınız oldu mu, yoksa eşinizle mi start verdiniz?</em></strong></p>



<p><strong>Füsun Turan:</strong> Hayır, olmadı. Çok
muhafazakâr Arnavut bir ailenin kızıyım ben, bunun etkisi var bu durumda.
Ferhat’la tanışıp kendi markamızı kurduktan sonra spontane bir şekilde ben de
işin içine dahil oldum. Ferhat elimden tuttu, o bana destek oldu ve iş hayatına
dahil etti. İyi ki de tutmuş elimden. Başka bir adam olsa belki de böyle davranmayabilirdi.
</p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Bende durum tam tersi,
neredeyse ilkokulda iş hayatına başladım. Füsun tabii ki her kız gibi babasının
prensesiydi. Benim için çok erken başlayan iş hayatına Füsun benimle birlikte
başladı. Sahip olduğu enerjisini Panino için harcamasını çok istedim. Mesela şu
an bulunduğumuz Panino’nun dekorasyonu diğer Panino’lardan farklıdır. Burada
Füsun Hanım’ın dokunuşları var. Masalar, şamdanlar, detaylar diğerlerinden
farklı. Panino olarak Füsun Hanım’ın enerjisinden faydalanmak istediğimiz için
onun iş hayatına dahil olmasından çok mutluyum. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Biraz Panino’dan
bahsetmek istiyorum. Panino’nun hikayesi nedir? Bugüne dek Panino’da neler oldu
ve önümüzdeki dönemde neler olacak?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Ege Üniversitesi Gıda
bölümü mezunuyum. Sektördeki 20. yılımdayım. 20 yıl önce 1998-2008 arası zincir
bir marka ile çalıştık, bir şube açtık. Ancak bizim bu işte kendi doğrularımız
vardı. Hamura katkı maddesi yerine süt koymak bizim doğrularımız arasındaydı.
Aynı şekilde donmuş hamur kullanmayıp tamamen günlük taze hamur kullanılması da
bizim farklarımızdan biri. Yani biz hamuru fabrikamızda üretip 300-500 km.
ileriye taşımıyoruz. Öyle olsaydı katkı maddesi koymayı seçebilirdik ve o zaman
biz olmazdık. Ancak bizim özelliğimiz her şubede günlük hamur yapılarak katkı
maddesi kullanılmaması. </p>



<p><strong>Füsun Turan:</strong> Bizim bir çocuğumuz
var evet ama Panino da diğer bir çocuğumuz gibi. Panino’dan bahsederken de
Ferhat Bey’in gözleri ayrı bir ışıldar. Günlerce Panino için isim aradık.
Beğendiğimiz isimleri kağıda yazıp onları duvarlara asıp saatlerce üzerine
düşündük hangisi olmalı diye ve ciddi bir mesai harcadık.</p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Bir çift olarak
evde ve işte beraber olmak eksi artı yönleriyle nasıl? Mesela eve gidince
kaldığınız yerden iş konuşmaya devam ediyor musunuz?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Gün içerisinde olan
bazı şeylerin devamı akşam saatine yansıyabiliyor ya da gün içinde iş ile
alakalı olan bir konuyla ilgili akşam saatinde bir telefon gelebiliyor.
Kısacası eve gidince de iş konuşmaya devam edebiliyoruz. </p>



<p><strong>Füsun Turan:</strong> Biz birbirimizi çok
iyi tamamlıyoruz ve çok fazla birlikte vakit geçirmeye alıştık. Arkadaşlarım
bazen bana “nasıl bu kadar beraber vakit geçirebiliyorsunuz” diye soruyorlar
ama bana bu durum tuhaf gelmiyor. Böyle olmaktan mutluyuz. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Eş ve iş olarak
birbirinizi çok güzel tamamlıyorsunuz bu anlamda ikiniz de çok şanslısınız.
Ofisinizde bir masada iki koltuğu görünce şaşırdım mesela ben&#8230;</em></strong></p>



<p><strong>Füsun Turan:</strong> İşe başlarken Ferhat
“uzun bir masa alalım, uzun masaya iki sandalye koyalım” dedi. Burada bana çok
güzel mesajlar veriyordu. Ki Ferhat normalde hiç romantik olmayan bir adamdır.</p>



<p>Ferhat Turan: Aslında
ben kendime göre romantiğim sadece çok yansıtamıyorum galiba.</p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Çok merak
ediyorum nasıl evlenme teklifi ettiniz?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Orası kabus&#8230; O
yıllara kadar Füsun Hanım’ın bir uçak deneyimi olmamış, ilk kez uçak bileti
aldım ve uçakta bir evlenme teklifi planlıyordum. Ancak bir gece öncesinden
Füsun bana “uçakta evlenme teklif edermişsin falan” diyerek öyle bir teklife
sıcak bakmadığının mesajını verdi. </p>



<p><strong>Füsun Turan:</strong> Evet, öyle dedim çünkü
15 sene öncesinde bile bu fikir olmaz. Ben öyle deyince o da o plandan
vazgeçmiş. Zaten orada öyle bir teklif yapmamalısın mesajı vardı. Evlenme
teklifi yok yani bunu kızım Bade de sordu, ona da yok dedim.</p>



<p>Bir şeyi söylemeyerek
hissettirmek, söylemeyerek davranmak benim için çok kıymetli. O yüzden de
Ferhat’ı seçtim sanırım. Mesela uzun masa alıp aynı masaya iki koltuk koyması
“Seni seviyorum karıcığım” demesinden ya da pırlantalar almasından daha
kıymetli benim için. Onun bir vücut dili var ve bana olan sevgisini farklı
yollarla ifade edebiliyor. </p>



<p>Bu arada evlenme
teklifi hala edilmedi. Ben ikinci kez düğün yapmak istiyorum. Bir projem var
böyle davullu zurnalı gelinlikli falan. Çok eğlenip dağıtabileceğimiz bir grubu
toplayıp gerçek bir düğün yapmak istiyorum ikinci defa. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Evde, işte bir
rol dağılımınız yok anladığım kadarıyla. Daha çok ortak hareket etmeyi
seviyorsunuz. Birbirinizin ne zaman yardıma ihtiyacı olduğunu hissedip o
anlarda yanında oluyorsunuz&#8230;</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Füsun Hanım’ın görsel
tarafı çok iyi. Benim hiç görmediğim detayları o görebiliyor. Mutfak tarafı da
benim işim. Ama evde mutfağa giriyor musun diye sorarsanız ara sıra su içmek
için uğrarım, o kadar.</p>



<p>Füsun Turan: Evet, evde
mutfağa girmez. Ama mesela alışverişe beni yalnız göndermez; benim taşımamı
istemez, yanımda olur. Yanımda bana yardım eden biri olmadığında mutlaka Ferhat
olur. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Mutfak demişken
evde hiç pizza yapıyor musunuz?</em></strong></p>



<p>Ferhat Turan: Hayır
yapmıyoruz. Evde pizzayı hazırlayabilmek herkes için zor, biz pizzacıyız bizim
için bile zor. E bir de 20 yıldır pizza işinde olunca evde de pizza yapmak
istemiyorsunuz. </p>



<p><strong>Füsun Turan:</strong> Ev yemeklerini çok
seven bir çiftiz biz. Zeytinyağlılar, balık vs. evde yemeyi seviyoruz. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Hanginiz daha
temkinlisiniz?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Ben.</p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Hanginiz daha
cesur?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Ben.</p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Hanginizin sözü
geçer?</em></strong></p>



<p><strong>Füsun Turan:</strong> Benim.</p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Birlikte iş
yapmanın avantajları var, peki dezavantajı var mı sizce?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Avantajları fazla
olmakla beraber mutlaka dezavantajı da vardır. Örneğin her zaman her konuda
aynı fikirde olamayabiliyorsunuz. Ama aslında farklı fikirler olması da güzel. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Kızınız ve onun
kardeşi diyebileceğimiz Panino markanız ikisi beraber büyüyor. Gelecekte neler
hayal ediyorsunuz her ikisi için?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Evet, doğum tarihleri
de yakın. Bade 2008’de, Panino 2009’da doğdu. Elbette ki bizim beğenerek
yaptığımız Panino markamızı ve ürünlerimizi insanların da beğenmesi, birçok
rakibin içerisinde farkımızı ortaya koyabilmek önemli. Bu evladımız için de
aynı şekilde geçerli; Bade’yi çok güzel eğitmeye çalışıyoruz. Saygısıyla ve
davranışlarıyla o da farkını ortaya koyuyor.</p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Peki kızınızın
hayalleri ne?</em></strong></p>



<p><strong>Füsun Turan:</strong> Küçükken ne iş
yapacak, nasıl yaşayacak gibi onunla sohbet ederek, ilgi alanlarını keşfederek,
onun istekleri üzerinden gitmek, sınırlamamak, farkındalık sahibi olarak doğru
seçimler yapması gibi düşüncelerim oldu benim hep. Küçük yaşlardan itibaren bir
sürü kursa götürdük onu. Şimdi baktığımda sanatçı olabilir gibi geliyor bana.
Ki sanatçı olmak isterse de çok desteklerim. Atamın da dediği gibi her şey
olunabilir ama sanatçı olmak çok başka bir şey. Hayallerinden bahsedecek
olursam; geçenlerde yaptığımız Amerika seyahatimizde Hollywood’a gitmek istedi.
Kırmızı halının olduğu yere gittiğimizde babasına, “Buraya ilk kez seninle
geldim, belki ikinci sefer de seninle gelirim ama üçüncü defasında sen beni
izlemeye geleceksin buraya” dedi. </p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Bir gün de bana “Baba,
hiçbir şey olamazsam senin gibi patron olurum” dedi. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Panino’nun
hayalleri ne peki?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Yurtdışı şubeleri
hayalleri var. Geçen ay Londra’daydım. Londra’nın her yerinde bu konuyla ilgili
araştırma yaptım. Çok farklı yeme alışkanlıkları olmakla beraber İngilizler
dışarıda yemek yemeyi seviyorlar. Londra’da böyle bir şey yapılabilir; bir
Londra şubesi düşünüyoruz. Avrupa’da farklı noktalarda şubeler olabilir. Benim
için sınır yok; bugün Azerbaycan’dan, Gürcistan’dan talep gelsin, ben hazırım.</p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Peki Panino’ya
bir kardeş marka düşünceniz var mı?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Bir ya da iki marka
çalışmamız var ama bunlardan söz etmek için henüz çok erken. Yine gıda
sektöründe olacak elbette ki. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Panino ile
ilgili yeni bir tat denemek istediğinizde kimin damak zevkine daha çok
güveniyorsunuz? </em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Mide ve sindirim
sistemini de düşünüyoruz yeni tatlar denerken. Mesela bu anlamda Füsun’dan
geçer not alması çok önemli. İnsanların da bu anlamdaki olumlu geri dönüşlerini
alıyoruz. Bu tür denemelerde hep beraber çalışıyoruz. Arkadaşlarımızın,
dostlarımızın da görüşlerine önem veriyoruz. İşi gıda olmayan insanların
süzgecinden de geçiriyoruz. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Pizzaların
isimlerini seçerken neye dikkat ediyorsunuz?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Yakıştırmamıza ve bize
hissettirdiklerine göre isim seçmeye çalışıyoruz. Mesela İtalya’yı çok
seviyoruz Palermo, Milano gibi pizzalarımız var. Yine İtalya’daki bir yarış
pistinin adı olan “Monza” diye de bir pizzamız var. Fredo, Fresco gibi çoğu
İtalyan esintili pizza isimlerimiz var. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Menülerden
bahsetmek gerekirse hangi şubelerde alkol yani şarap ve bira var?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Alsancak ve
Seferihisar şubelerimizde var. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Çalışanlarınızla
aranız nasıl?</em></strong></p>



<p><strong>Füsun Turan:</strong> Birlikte çalıştığımız
arkadaşlarımız bizim için çok kıymetli. Bazı ustalarımız 20 yıldır bizimle
birlikte çalışıyor. Biz onların hayatına tanık olurken onlar da bizim
hayatımıza tanık oluyorlar. Çoğu bizim flört ettiğimiz dönemleri bile biliyor.
Bizler de onların düğünlerine, cenazelerine katılıyoruz. Artık büyük bir aile
gibiyiz. </p>



<p><strong><em>SİBEL KÖROĞLU: Son olarak
eklemek istedikleriniz var mı?</em></strong></p>



<p><strong>Ferhat Turan:</strong> Biz bir İzmir markası
olarak çıktık, aslında İzmir’den çıkan çok güzel markalar var. Bizim de bu
markalar arasında yerimizi almamızı sağlayan başta İzmirliler olmak üzere, çoğu
şubemizin bulunduğu Ege Bölgesindeki tüm misafirlerimize teşekkür ederiz. Çünkü
onlar sayesinde büyüyoruz ve şube sayımız da artıyor.&nbsp; </p>



<p><strong>Füsun Turan: </strong>Benim
teşekkürüm de kocama… Bu işin kahramanı eşim olsa da benimle de her zaman iş
hayatını paylaştı ve birlikte yürümemiz için bana hep destek oldu. Bu benim
için çok kıymetli.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-fusun-ferhat-turan-713">SOFRA MUHABBETİ: Füsun – Ferhat Turan</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-fusun-ferhat-turan-713/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofra Muhabbeti: Volkan SİNTAÇ</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-volkan-sintac-137</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-volkan-sintac-137#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2019 08:16:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[31. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=137</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güzel Muhabbetli Volkan SİNTAÇ Bu ayki konuğum SİNTAÇ Şirketler Grubu Başkanı Volkan SİNTAÇ. Volkan Bey sadece İzmir iş hayatının ve cemiyetinin tanınmış kişilerinden değil; farklı tarzı, iletişimi, değerleri, hobileri, aksesuarları ve ille de sohbetiyle sevilen bir beyefendi. Sofra Muhabbeti köşeme kendisini konuk alırken MegaPlus Dergisi İmtiyaz Sahibi, ortağım ve dostum Benan Bilek’i de koluma takıp &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-volkan-sintac-137">Sofra Muhabbeti: Volkan SİNTAÇ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="guzel-muhabbetli-volkan-sintac" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading"><em>Güzel Muhabbetli Volkan SİNTAÇ</em></h3>



<p>Bu ayki konuğum <strong>SİNTAÇ Şirketler Grubu Başkanı Volkan SİNTAÇ</strong>. Volkan Bey sadece İzmir iş hayatının ve cemiyetinin tanınmış kişilerinden değil; farklı tarzı, iletişimi, değerleri, hobileri, aksesuarları ve ille de sohbetiyle sevilen bir beyefendi. Sofra Muhabbeti köşeme kendisini konuk alırken MegaPlus Dergisi İmtiyaz Sahibi, ortağım ve dostum Benan Bilek’i de koluma takıp gittim Baryum Balık’a. Küba’dan henüz dönen Volkan Bey’i ayağının tozuyla MegaPlus’a konuk ettik.</p>



<p><em><strong>Sibel KÖROĞLU: Nasıl geçti Küba? Henüz anılar tazedir. Nerde kaldınız, ne yiyip ne içtiniz, nereleri gezdiniz?</strong></em></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ: </strong>Gittiğim yerler genellikle çok gelişmemiş ülkeler değil yada küçük bir kasaba ise otelde kalmayı tercih etmiyorum. Otellerde kaldığınız zaman yaşamın içinde değilsiniz, oranın Mesela Küba’da bir otelde kaldığınız zaman İstanbul’da, Londra’da ya da Paris’te kalmış gibi hissedersiniz. Çok iyi oteller var ama gerçek Küba o değil, halkı tanıyamıyorsunuz. Küba’da ilaç işlerinin organizasyonunu yapan Fidel diye bir arkadaşım var. O bana 6 odalı bir ev buldu, yardımcı olarak bir de aile buldu. 24 saat bizimle olabilecek bir şoför bir de araba tahsis ettiler. Böylelikle henüz Küba’ya gitmeden sistemi kurduk.</p>



<p><em><strong>Sibel KÖROĞLU</strong></em>  <em><strong>: Lezzetleri ve mutfağı seven bir kişi olarak hazırlık yaptınız mı?</strong></em></p>



<p> <strong>Volkan SİNTAÇ</strong> <strong>.:</strong> Ben buradan giderken beyaz peynirim, kaşar peynirim, zeytinim, rakım, çerezlerim, çayım falan her şeyimi bir bavulla götürdüm. Gittiğim sabah, orada kaldığımız sürece bize yardımcı olacak kadını çağırıp kahvaltıyı nasıl hazırladığını sorduk. Aklımıza yatmayınca kahvaltımızı tarif ettik, omletimizi pişirip nasıl istediğimizi gösterdik. Kahvaltıyı alışık olduğumuz şekilde yapınca sonrası daha kolay. Onların çok leziz tropik meyveleri var. Ana yemeğe gelince; her gün başka bir yerde yiyeceğiz. Deniz restoranı, et restoranı derken, lezzetli öğünler yedik.</p>



<p>Yeme içme dışında geriye iki şey kalıyor; gece hayatı ve deniz, kum, güneş. Orada 30 dereceydi hava. Bizim yazımız, onların kışı. Oradaki insanlar bizim gibi Haziran ve Temmuz’da yaz mevsimine giriyorlar ama 40-45 derece oluyor sıcaklık. Gittiğim dönem denizin tadını çıkarttığım bir zamandı. Eğlence hayatı çok fazla.</p>



<p> <em><strong>Sibel Köroğlu</strong></em> <strong><em>: Küba ile ilgili kitaplarda yazmayan, internette olmayan, duymadığımız size ilginç gelen bir şey oldu mu?</em></strong></p>



<p>Birincisi Küba o
gösterilen anlatılan Kübra değil; her şey devletin. Havana sahildeki bütün
evler boş ve metruk. İçleri yıkılmış ama hiçbir şey yapmıyorlar, öyle
tutuyorlar. Şu an içler acısı haldeler. Hepsi çok güzel otel, restoran olabilir
ama halkın para kazanmasını istemiyorlar.&nbsp;
Halk bir tane iş yapabiliyor. Mesela sen bir tane restoran
açabiliyorsun, ikinciyi açamıyorsun. Kesinlikle zincir restoran falan yok. </p>



<p>Üç tane para birimi var. Cuc, Euro, Coco. Cuc denilen para Euro ile eşit. Onu gelen turist harcıyor. Halkın kendi parası var coco, o da halk arasında kullanılıyor. Elektrik bedava, yiyecek malzemesi için bizim süpermarketler gibi kuyruğa giriyorsun, 2 tane domates falan alıyorsun. Süpermarketler var ama içinde hiçbir şey yok. </p>



<p><strong><em>Benan BİLEK: Ama mutlular…</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ</strong>: Küba’nın kendine özgü bir yaşam biçimi var, o yaşam biçimi de sevecenlik üzerine kurulmuş. İnsanların hepsi gülüyor. Eğlence hayatı çok hareketli. Çok büyük bir fabrika düşünün, bu fabrika gece kulübü. İçindeki bir yerde canlı müzik var, başka bir yerde disko müziği var, bir yerde performans yapıyorlar, içinde sergiler de düzenlenmiş. Mekanda da 5000-6000 kişi var. </p>



<p>Hayat çok canlı ama çok
fakirler. Dert yok tasa yok. Bu arada hepsinde marka kıyafetler de var,
dışarıdan geliyor. Moda kavramı da var yani. </p>



<p>Tıpta inanılmaz ilerlemişler. Akciğer kanseri ve kolon kanserinin kesin olarak tedavisini bulmuşlar. Hastane ücretsiz, elektrik, su ücretsiz ama bir yandan da çamaşır ve bulaşık suları sokağa akıyor.</p>



<p> <em><strong>Sibel Köroğlu</strong></em>  <em><strong>: Eskiye özlem var mı? Türk insanı gibi devamlı eskiyi özlüyorlar mı?</strong></em></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ</strong>: Hayır, eskiye özlem gibi bir durum söz konusu değil. İlerledikçe onların hoşuna gidiyor. Bir de şu var; o yoksul hayatı yaşıyorlar ama diğer taraftan da televizyonda gerçek hayatı görüyorlar.</p>



<p> <em><strong>Sibel Köroğlu</strong></em> <strong><em>: Puro fantezisi gerçek mi yalan mı, merak ediyorum. Gerçekten de taş gibi bacaklarda mı dönüyor o tütün yaprakları?</em></strong></p>



<p>Volkan SİNTAÇ: Bana yaşlı adam puroları denk geldi. Ben fabrikaya gitmedim puro için. Çünkü fabrikada nasıl yapıldığını biliyorum. Yaklaşık 300 km. uzaklıktaki bir köye gittim. Tarladan toplanıp depolarda kurutulup yapılan gerçek yerine. Bütün o çiftliği at ile gezdim. Tarladan tütünü topluyorlar, tütün saplarından yapılan depoların içine asıyorlar ve bunlara bal, şarap, rom ile emdiriyorlar, içine hava püskürtüyorlar. Bir süre geçtikten sonra oradan alıp elde sarıyorlar. </p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Kaç gün geçirdiniz orada?</em></strong></p>



<p>Volkan SİNTAÇ: 12 gün. </p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: İlk gidişiniz miydi?</em></strong></p>



<p>Volkan SİNTAÇ: Evet, ilk kez gittim.</p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Bir daha gider misiniz?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ: </strong>Hayır gitmem. </p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU:&nbsp; Küba’dan İzmir’e dönelim. İzmir’de muhteşem bir evde ama bakir bir yerde yaşıyorsunuz. Orada yaşamak sizi mutlu ediyor mu? Neden orada yaşıyorsunuz?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ</strong>: Doğma büyüme Karşıyakalıyım. Bizim çocukluk zamanımızda Karşıyaka’da 150 bin kişi vardı. Dokuzkayalar’a balık avlamaya giderdik, Perili evde midye pişirirdik. Sokağa çıktığımız zaman herkesi tanırdık. Herkese selam vermekten caddenin bir ucundan diğer ucuna 3 saatte giderdik. Karşıyaka’nın kendine ait bir kültürü vardı. İlk evim Alaybey’deydi. Karşıyaka’nın ilk apartmanında geçti çocukluğum. Sonra yalıya taşındım ama ben çocukluğumu hiçbir şeye değişmem. O özgürlüğün içinde büyümek çok güzeldi. Asfaltı ilk kez orada gördük, topraktan asfalta geçtik. Çivitten çamaşır sularına geçildi, biz çivit ile çamaşır yıkamayı gördük. Odun sobalarında yıkandık, radyo tiyatrosundan buralara geldik. </p>



<p>Yani şunu söylemeye çalışıyorum; o zamanki Karşıyaka’daki rahatlığımız, özgürlüğümüz, insana saygı, yaşlıya hürmet, çocuklara sevgi, komşuluk yapısı, aile birliği gibi kavramların hepsini biz yaşadık. Şimdi bana yavan geliyor Karşıyaka. Maalesef artık yan komşun seni tanımıyor. Bir toplumun içinde yaşamaktansa, insanlarla kötü olmaktansa yalnız başına komşusuz bir yerde yaşamak bana şu anda daha cazip geliyor. </p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Komşusuz değil ama…</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ</strong>: Doğru. Çok kalabalık benim komşular. Doğal sincaplarım var benim, yaklaşık 40-50 tane. Tavşanlarım, güvercinlerim, tavus kuşlarım var. Bahçem, orman manzaram, meyve ağaçlarım, huzur… Sabahları tıraş olurken orman manzarasını izliyorum. Oraya taşındığımdan beri bir kere bile domatesi, sütü dışarıdan almadım. Bütün meyveleri oradan yerim. Tekneye, Çeşme’ye, eve, bütün yumurtalar, zeytinyağları, zeytinler hep oradan gider. Yani artık bu yaşamı Karşıyaka’da bulabilmek mümkün değil.</p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Ne kadar süredir orada yaşıyorsunuz?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ</strong>: 10 yılı geçmiştir. Karşıyaka’daki evim de iyi bir yerde ve iyi bir evdi ama artık orada yaşamak artık bana zulüm gibi. </p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: İş ve özel yaşam&nbsp; yeri olarak seçip yerleştiğiniz bu noktada sabah erken mi başlıyor hayat?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Sabah 8.30, 9.00 gibi havuza girip yüzerim, ondan sonra kahvaltımı yapar, işe geçerim. Saat 10.00 gibi işimin başında olurum. Saat 12.00 gibi dinlenmeye çekilirim. Öğlenleri her gün 1-2 saat uyurum ve ben uyumaya başladığımda herkes gider kaybolur. </p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Kadınlar Günü’nün olduğu bir aydayız. Siz de çok güzel iki kız babasısınız. Kızlarınıza öğütleriniz var mı?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ</strong>: Evet, biri 34, diğeri 27 yaşında olan iki kızım var. Büyük kızım Amerika’da. Küçük kızımla beraber çalışıyoruz. İkisine de öğüdüm şu: Başkasının ormanında yürümektense, kendi ormanında yürü. Bu bir Kızılderili atasözü. Hiç olmazsa ayağına batan diken bile senin kendi dikenindir. </p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: İşlerinizi devretmeyi düşünüyor musunuz?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Ben memur bir babanın çocuğuyum. İflas etmiş bir adamın oğluyum. Hayata sıfırla başladım ve hayatta şunu öğrendim; hiçbir yetki verilmiyor, siz yetkiyi alacaksınız. Sen çalışmak istiyorsan benim elimden kapacaksın işi. </p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Her ortamda nazikliğinizle karakterinizle kadınların ilgisini çekiyorsunuz. Ya sizin ilginizi çeken kadın nasıldır? Ya da sizin kadında hoşlanmadığınız bir özellik var mı?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Kadından hoşlanılmıyor
diye bir şey yok, kadından hoşlanılır. Zaten kadından hoşlanmayan erkek normal
değildir. Kadına yakışmayan hareketler var; onursuz bir kadın, kişiliksiz bir
kadın, kendi kendine yetemeyen kadın&#8230; Bence her kadının önce kendine, sonra
topluma, sonra erkek arkadaşına faydası olması lazım. Bu söylediklerimin
hiçbiri maddiyat ile ilgili değil, kastettiğim tamamen maneviyat.</p>



<p>Kadınsız bir dünya olamaz, dünya da kadınsız olamaz. Kadınlar her şeyden önemli. </p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Kadın adamı şımartmalı mı?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Hayır, kadın adamı şımartmamalı. Kadın adamı şımarttığı anda adam başka kadına kaçar.</p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Hiçbir kadından özür dilediniz mi ya da özür dileyecek bir şey yaptınız mı?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Ben çok özür diledim. Çok da dilerim. Dolaysız, gayet net dilerim hem de.</p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Nasıl insanlarla çalışırsınız? Birini işe alırken neye önem verirsiniz?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong>Hissetmem gerek. Ama çok denerim.</p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Kaç senedir iş hayatındasınız?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Ben evlenene kadar hiç çalışmadım, 24 yaşında evlendim, o yıldan beri çalışıyorum. Evlenmeseydim yine çalışmazdım. Hiç de sevmiyorum çalışmayı.</p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Yemek yapmayı seviyorsunuz değil mi Volkan Bey?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ: </strong>Damak tadını önemsiyorum ve damak tadım da çok iyidir. Dünyanın her tarafını gördüm. Avustralya’dan Kanada’ya, Yeni Zelanda’dan Endonezya’ya, Afrika’dan Rusya’ya, Sibirya’dan dünyanın her yerine kadar gezdim dolaştım. Nerede güzel yemek var hepsini yedim. Geçenlerde 3 günlüğüne İspanya’ya özel yemek yemeye gittim. İspanya’da onların böcekle yaptığı özel bir yemekleri var; Paella ama sadece böcekle yapılanı. Mesela Kübalılar da ıstakozu çok güzel yapıyorlar. Viyana’da şnitzel yiyorum. Kısacayı yemeyi de yapmayı da seviyorum.</p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Yalan söyler misiniz?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Çok.</p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Size söylendiğinde tepkiniz ne olur?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ: </strong>Bana yalan söylemezler. </p>



<p><strong><em>Benan BİLEK: İşe aldığınız insanlar Volkan Bey yapısında biriyle çalışmaya kolay alışırlar mı?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Benim affım yoktur. Toleransım çok yüksektir ama bittiyse geriye dönmem. Hayatta insanları 100 puanla başlatırım ve bazı durumlarda puan geriye düşmeye başlar. </p>



<p><strong><em>Benan BİLEK: Siz Volkan Sintaç ile çalışır mıydınız Volkan Bey?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Çalışmam. Siz beni işe alır mıydınız?</p>



<p><strong><em>Benan BİLEK: O işe başladığınız 24 yaşındaki halinizle sizi işe alırdım çünkü vizyonersiniz ve prensipleriniz var.</em></strong></p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Sizi ne üzer?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ</strong>: İnsanların mutsuzluğu. Eğer yanındaysa insanların mutsuzluğu eninde sonunda sana da bulaşır. Onun için çevrendekilerin mutlu olması lazım. Para hiçbir zaman mutluluk değildir. </p>



<p><strong><em>Benan BİLEK: İnsanların velisi olur musunuz?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong>Hak edenlerin evet. Mesela benim bir kaptanım vardı hayatını bana adamıştı, onun bütün hayatı bendim. Ben de şimdi hayatımı onun çocuklarına adadım. Gözü arkada kalmadı, çocukları bana emanet, bizle yetişiyorlar. </p>



<p><strong><em>Benan BİLEK: Kırılgansınız aslında&#8230;</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Çok kırılganım ama belli etmiyorum. </p>



<p><strong><em>Benan BİLEK: Kazık yediniz mi?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Bana kazık atma cesaretinde bulunan olmadı. Beni kazıklamaya gerek duymamış olabilirler. Gerek yok istesin vereyim yani. Bana kazık atabilmesi için benim yakınımda olması lazım. Yakınımsa da isteyebilir zaten.</p>



<p><strong><em>Benan BİLEK: Neye gıcık olursunuz?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Saygısızlığa, kendini bilmezliğe, kendini olduğundan çok daha fazla göstermeye. </p>



<p><strong><em>Benan BİLEK: Eler misiniz?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Elerim.</p>



<p><strong><em>Benan BİLEK: Elendiğini hisseder mi?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Hissettiririm. Bir anımı anlatıyım size. Bir gün İstanbul’a gittik bir fabrikaya. Tabii benim arkadaşlarımın da hepsinin fabrikası var. Dört kişiyiz arkadaş fabrikasını gezdiriyor ama sanki Fransa’da Renault fabrikasını gezdiriyor havasında. Biz artık hiç bozuntuya vermedik, bir buçuk saat dolaştırdı bizi fabrikada ama havaları görmeniz lazım. Ne gerek var yani. </p>



<p>Aradan 6-7 ay geçti
adam İzmir’e geldi. Havaalanından aldırdık adam geldi. “Kusura bakmayın ben
size eşlik edemeyeceğim, Bekir sizi gezdirsin” dedim aradan 3 buçuk saat geçti
fabrikayı gezdikten sonra adam geldi “Burası nasıl bir yer, siz ne kadar
mütevazısınız. Ben sizi bir buçuk saat boyunca gezdirdim, hiç sesinizi
çıkarmadan gezdiniz” dedi. Sonra affettim, gel dedim seni bir yemeğe götüreyim
ben&#8230; </p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Olmazsa olmazlarınız?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ: </strong>Deniz.</p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: Tavla?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Artık rakip yok.</p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: En hırslı, keyifli karşılaşmanız hangisiydi tavlada?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> Çok var. Yeğenimle oynuyoruz şirket ayağa kalkıyor. Küba’ya bile tavla götürdük. </p>



<p><strong><em>Sibel KÖROĞLU: İş hayatı ile ilgili keşkeniz var mı?</em></strong></p>



<p><strong>Volkan SİNTAÇ:</strong> İş hayatı matematiksel bir hesap gibi. Benim için iş hayatı para kazanmaya endeksli değildir. Uzun bir yatırım gibi düşünürüm güven esasıyla insanlara yatırım yaparım. Bu sebeple gece çok rahat uyurum çünkü benim için düşünenler hep vardır. </p>



<p>Bu bayağı ağır bir
röportaj oldu, İzmir bunu okuyunca ben neredeyim diye düşünür herhalde. </p>



<p><em><strong>Sibel KÖROĞLU: İzmir sizi seviyor Volkan Bey. İzmir’in dergisi MegaPlus’a konuk olduğunuz için çok teşekkür ederiz.</strong></em></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-volkan-sintac-137">Sofra Muhabbeti: Volkan SİNTAÇ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-volkan-sintac-137/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofra Muhabbeti: Biraz Aşk Biraz Yemek</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 08:19:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme & İçme]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=859</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bu ay Sofra Muhabbeti’miz de aşk üzerine&#8230; İzmir’in nefes alanı Kültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda, şömine ateşinde keyifli bir muhabbete hazırız. Konuklarımız TV Programcısı ve İletişimci Peyvend ÖKSÜZ, şair ve yazar, güzel sözcüklerin mimarı Babacan PESENKURDU ve Medya İletişimcisi Berna KAYA. Sibel KÖROĞLU: “Aşk eski &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859">Sofra Muhabbeti: Biraz Aşk Biraz Yemek</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p>Bu ay Sofra Muhabbeti’miz de aşk üzerine&#8230; İzmir’in nefes
alanı Kültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda, şömine
ateşinde keyifli bir muhabbete hazırız. Konuklarımız TV Programcısı ve İletişimci
Peyvend ÖKSÜZ, şair ve yazar, güzel sözcüklerin mimarı Babacan PESENKURDU ve
Medya İletişimcisi Berna KAYA.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> “Aşk eski bir yalan / Adem’le Havva’dan
kalan” deyip deyip aşksız da yaşayamıyoruz, değil mi? Konseptimiz aşk. Ama önce
İzmir’in bilinen isimleri olarak son zamanlarda neler yapıyorsunuzu soracağım.
Peyvendcim, keyifli işler yapıyorsun ve seni ilgiyle takip ediyoruz. Yemek
konusu biraz daha ön planda galiba senin için. Yaptığın programlarda hep yemek
çevresinde bir sohbet oluyor. Biraz senden inlemek isterim.</p>



<p><strong>Peyvend Öksüz:</strong> On altı yıldır evde yapıyorum. Evimde
misafirimiz yemekle ağırlamaktan keyif alıyorum. Kariyer anlamında hep kurumsal
yerlerde çalıştığım için network’ümle yemek konusunu bir araya getirdik.
Televizyondan teklif gelince iki kez hayır dememe rağmen, sağ olsun Genel
Müdürüm çok ısrar etti ve bugünkü programa geldik. Benim için de çok keyifli
oldu gerçekten. ilk canlı yayınımda işim başladı ve bitti diye düşündüm ama
öyle olmadı. Meğerse içimde varmış. Bu benim hayatımın merkezi olsun da bu
işten para kazanayım diye bir düşüncem olmadı. Çocukluğum televizyon
kanallarında geçti. Mehmet Ali Birand’larla, Tuncay Özkan’larla büyüdüm. Star
TV’nin ilk açıldığı dönemlerdeki havayı soludum. Körfez Savaşı zamanlarında
televizyonda yattığımı bilirim. Dolayısıyla tıpkı sahne tozu yutanlar gibi
etkilendim televizyon tozundan. Bu işi yapıyor olmaktan çok mutluyum.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Programının farkı ne?</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Ben işi farklı yapmayı
seviyorum. Hep daha iyisini hedefledim. Yemek programları ağırlıklı olarak ev
kadınlarını hedef kitle olarak alır. Ben biraz profesyonel dünyaya seslenmek
istedim. Konuklarımı da o şekilde seçtim. Diyelim ki bir ev kadınını
ağırlıyorum, onun da mesela kitap yazmış olanını tercih ettim. İstanbul’dan
İzmir’e gelen tiyatro sanatçılarını programıma taşıdım. Programıma başlarken de
dediğim gibi hayatın ve iletişimin aslında mutfaktan başladığını, sofraya
oturulduğunda tüm ailenin toplanarak bir iletişime geçtiğini düşünüyorum. Kadın
mutfakta mutlu olursa yaptığı yemeklere aşkla yaklaşır. Bu aşkı önemsiyorum.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Babacan, ya sen neler yapıyorsun son
dönemlerde?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Yaklaşık iki üç yıldır
çıkartmaya çalıştığım bir kitabım var. Arada bir tane daha kitap çıkarttım. İki
antoloji, bir de deyimler sözlüğüne katkım oldu. İki şiir, iki deneme kitabı,
bir de romanım var. Agora’da Bir Delikanlı: İskender, Aşeka, Ayık Ol Sebastian.
Serinin ikinci İskender, Nazi Kampı’ndan başlayıp geri dönüşlerle çeşitli
dönemlerin yaşayış ve inançlarına değiniyor ve tekrardan günümüze kadar
ulaşıyor. Nasip olursa Şubat sonu Mart başı gibi kitabım çıkmış olacak.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Çok aktifsin sevgili Berna. Pek çok yerde
seninle karşılaşıyoruz. Sen neler yapıyorsun bu aralar?</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg" alt="Sofra Muhabbeti, Röportaj, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-863" width="675" height="449" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2-768x510.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /><figcaption>Peyvend ÖKSÜZ, Babacan PESENKURDU, Berna KAYA. Sibel KÖROĞLU</figcaption></figure></div>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Biliyorsun medya
iletişimi sektöründeyim. Belirli bir dönem Tercüman’da yazılar yazdım. Ben de
Peyvend gibi kadınları çok önemsiyorum. Başarıya ulaşmış kadınların
tasvirlerini yaptım. Hala röportajlarla devam ediyorum. İnsanları ön plana
çıkartmayı seviyorum. Kendimi geliştirmeyi ve bu amaçla eğitimler almayı da
seviyorum. Kişisel gelişim konusuna eğildim. Enerji terapistliği ve ilişki
koçluğu yapıyorum. Hem yazarak hem de enerjimle dokunarak beş yüz kişinin
yaşamına dokunmuşum. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> İlişki koçluğundan bahsettin. Kişiler sana
tek mi geliyor yoksa ilişkisi olan kişilerle mi?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Bireysel. Daha çok
ilişkisinde bir sorun olduğunu düşünenler ve bu sorunu içselleştiren taraflarla
çalışıyorum. Kişi değiştikçe bu durum ilişkiye de yansıyor. Karşısındakiyle
empati kurabiliyor ve onu daha iyi anlayabiliyor. Kendisindeki değişimi tüm
hayatına yansıtabiliyor. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Bir de bu aralar
tiyatroya merak sardın sanırım.</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Özel bir grupla Kuvayı
Milliye’yi canlandırıyoruz. Yılsonunda sergileyeceğiz. Benim için çok keyifli
bir çalışma bu. Dediğim gibi, öncelikle kendimiz besliyorum ve böylelikle
insanlara daha faydalı olacağıma inanıyorum. Tiyatroyu tanımak çok güzel. Derin
ve güzel bilgiler var. yazarları daha derin tanımak çok doyurucu. Hazırlık
süreci de aynı şekilde. Ve tabi, vazgeçemediğim sosyal sorumluluk projelerine
mutlaka devam ediyorum. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Babacan, çok yakışıklı bir adamsın. Bir
dönem modellik yaptığını da biliyorum. Neden sahnede olmayı seçmedin?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Aslında sahnedeyim ama
ilk çıktığım şekilde değil. Yıllar önce Şafak Abla ile (Şafak Fişek)
İstanbul’da Gaye Sökmen’de çalıştım. Geçen gün fark ettim ki aslında ben hep
hayalini kurduğum şeyleri yapmışım. Bunu da ne zaman fark ettim biliyor musun?
Biz de eşim Yeliz ile Berna’nın seanslarından birine katılmıştık. Tema ilişki
değil, kendi özümüzle ilgili idi. Ondan sonra da hayatımızda ne gibi
değişiklikler olur ya da olmaz diye baktık. Bende enteresan bir şey oldu;
hayalini kurup düşünceye geçirdiğim her şeyi gerçekleştirmişim. Sonra insan
neyin hayalini kurar diye düşündüm; elbette sevdiği şeylerin. Olmasını
istediğim her şeyi yaşıyorum. Bu nedenle de Allah’a, evrene, yaratıcıya, her
şeye şükrediyorum. Sahneye gelince; sahne yapıyorum ben. Daha da yapacağım.
Güzel bir PR şirketi olsa belki her şey daha farklı olurdu. Bende her şey var. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Şiirlerini sahneledin, biliyorum.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Şiir kitabımın ilk
çıktığı aylarda gidişat beni pek memnun etmedi. İnkılap Kitabevi’nin Ege Bölge
Müdürü ile ne yapalım diye düşündük. Kendimden yola çıktım. Müziği, rock’ı,
cazı, arabeski seviyorum. Hepsi bir arada olsun, bunların arasında biraz
teatral bir dokunuşla stand upvari bir program yapalım dedik. Alsancak Hayal
Kahvesi, Bornova Hayat Park derken altı yıl her ay bir sahne aldım. İstanbul
Levent Tenis Kulübü, Antalya Kaleiçi, Bursa Hayal Kahvesi, Ankara derken proje
büyüdü. Bu arada başka işlerim de var, biraz yorulduğumu fark edince
yavaşladım. Ama yeni projeler de var. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU: </strong>Aranızda ilk görüşte aşk yaşayan var mı?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Ben çok yaşadım. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Bir insan kaç kere aşık olur sizce?</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ: </strong>Bence hepimiz “çok kez”
diye düşünüyoruz.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU: </strong>Aynı anda iki kişiye aşık olunur mu sizce?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Olunmaz.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Olunmaz. Kalp sadece
bir kişiye aittir.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Olunduğu sanılır ama
olunmaz. Bunun gibi bir şeyler yaşadım ben aslında ama sonra anladım ki aslında
yaşadığım şey aşk değilmiş. İstanbul’da yaşadığım zamanlardı. Hayatımda biri
vardı. Bir başkasıyla tanıştım, biriyle beraber olup olmadığımı sordu. Evet, birisi
var dedi. İyi o zaman deyip kalktı, ayaklarına kapandım gitme diye. Ona
“Gidemezsin” diye bir şiir yazdım ve gitmedi. </p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ: </strong>Ben aşk için sonuna
kadar mücadele etmeyi seviyorum. Elimden geleni sonuna kadar yapıp sonrasında
gidip gitmemeyi karşımdakine bıraktığım için, içim çok rahat oluyor. Sadece aşk
için değil, genel olarak mücadele etmeyi seviyorum.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> İlk aşkınızı hatırlıyor musunuz?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Evet, hatırlıyorum.
Emre. Tabi ki ilkokuldaydım. Sonra kendisiyle karşılaştım ve “ben sana
okuldayken aşıktım” dedim. Annemin arkadaşları anlatır, kreşteyken Alper diye
bir çocuk vardı. Derya diye de bir arkadaşım vardı. İkimiz de Alper’e aşıktık.
Alper’i kapının arkasına sıkıştırıp “seninle evleneceğiz” diyorduk. Aramızda
“ben evleneceğim, hayır ben evleneceğim” kavgası yapıyorduk, Alper de “hayır
ben pilot olacağım, kimseyle evlenmem” diyordu. Ben de ona “anneme uçak
aldırırım, seninle evlenirim” dedim. Alper şimdi mimar ve Norveç’te yaşıyor.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Hatırlamaz mıyım?
Öldüm öldüm dirildim ilk aşkım için. Yazlıkta, ilkokul sonları, teyplerin
omuzlarda gezdiği zamanlar… Fırat diye bir çocuk vardı; platonik bir aşk
yaşıyorum. Yazlığımız satıldı, oradan ayrılacağız, yemiyorum, içmiyorum,
perişanım. Herkes ev satıldı diye üzülüyorum sanıyor, benim tek derdim Fırat.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Hatırlıyorum tabi ki;
hâlâ da görüşüyorum. İsmi Sedef’ti. O da evlendi, bizim oğlandan iki yaş büyük
bir oğlu var. Ben okulun futbol takımındaydım, o da hentbol oynuyordu.
Bizimkisi biraz spor aşkıydı.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Evlilikte aşk bitiyor mu?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Aşk her zaman biter.
Onu gördüğünde bütün dünya anlamını kaybediyorsa, aşk böyle bir şeyse, onun
için birçok emek vermek zorundasın. Aşıkken yapıyorsun da zaten; çok tolerans
gösteriyorsun, yapmam dediğin şeyleri yapıyorsun. Bence aşkı sürekli taze
tutmak için önce ben olmalı. Önce ben olduğu zaman aşk daha canlı kalıyor.
Yeliz-Babacan Pesenkurdu olmaya başladığı zaman Yeliz kendini görüyor. Kendini
görmek istediğinde aynaya bakıyor. Beni ben olarak görmeli ki aşk sürsün&#8230;
Aşkta ince ve zarif olmak gerek ama kadınlarda odun erkekleri sevme özelliği de
var sanırım. Aşkta özveri önemli, senin sevdiğin bir şeyi sevmese bile senin
için yapabiliyorsa bu çok değerli.</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Âşık olmak bizi seçici
yapıyor. Tek bir insanla yol alıyorsun, gözün hiçbir şey görmüyor. Sadakat duygun,
güven duygun, bütün auran değişiyor. Evlilik için bunlar da önemli. </p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Emek vererek, zamanla
beslenen aşk çok önemli bence. Ben mesela eski kocama âşık olmadım ama onun
bana olan çok büyük aşkı benim daha çok âşık olmama sebep oldu. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Unutamadığınız bir aşk filmi var mı?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Titanik, Sil baştan,
Casablanca, Unutursam Fısılda, İncir Reçeli.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Titanik.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Black, Mustafa
Hakkında Her Şey.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Unutamadığınız bir
Sevgililer Gününüz oldu mu?</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Hepimizin elbette
olmuştur. Mesela ilkokulda okurken bize Sevgililer Günü değil Sevgi Günü
yapmayı öğrettiler. Sevdiğin bir arkadaşına git ve ufak bir meblağ ile hediye
al ya da kendi emeğinle ona bir hediye hazırla dediler. Kendi elimizle
sevdiğimiz bir arkadaşımıza böyle bir hediye hazırladık. Ben Sevgililer
Günü’nü, Sevgi Günü diye öğrendim okulda. Özel günleri çok sevmiyorum çünkü bir
şeyleri tek bir güne sabitlemeyi sevmiyorum. Mesela 14 Şubat’ta bir otelde
sevgilimle oturup şarap içmek istemiyorum; tamamen bir ticaret benim için. </p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Sevgilimin beni
tanıyıp, bana yönelik bir şey yapmasını isterim. Ne sevdiğimi bilmeli… Bir
defasında Sevgililer Günü’nde kavgam olmuştu. Çok güzel bir hediye alarak
gelmişti, “Sen bilmiyor musun benim çikolata sevdiğimi? Bunu özel bir gün için
yapma, markete gittiğinde Berna bunu sever diyerek sıradan bir günde beni
düşünüp getir, bu beni daha çok mutlu eder” demiştim. Bu kavgayı yapınca da
hiçbir şeyi beğenmiyor oluyorsun. </p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Hayattaki her şeyin,
aşkın da özü; emek. Emek sarf etmek gerekiyor. Ben Yeliz’e evlenme teklifini
onun yaş gününde yapmıştım. Evlenme teklifi ederken ben bu kadınla mutlu
olabilir miyim diye düşünmedim, bu kadınla evlenebilir miyim diye de
düşünmedim, hiçbir şey düşünmedim. Sadece o anı yaşadım. Çilekleri toplayıp, o
yaz sıcağında Temmuz’un 1’inde çilekli pasta yaptım ve yüzüğü de içine koydum.
Evlenme teklifi ettim.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Konu konuyu açtı
aklıma geldi. Çok istediğim bir film vardı eski kocama “Beraber gidip
izleyelim” dedim asla gitmeyeceğini söyledi. Hâlbuki ben çok istiyordum ve
benim için bunu yapabilirdi. Şimdi sevgilim böyle bir film olduğunda kendisi
bana hatırlatıp benim tarzım değil ama sen çok istediğin için bilet alıp
beraber izleyelim diyor. İşte bu emektir, karşındaki kişinin mutluluğu için
emek sarf etmek bir şeyler yapmak çok önemli. </p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Benim babam üçüncü
evliliğini 70 yaşında yaptı ve çok âşık olarak evlendi. Ama evlenmeden önce de
annemin mezarına giderek ona hürmetini de gösterdi böyle saygı dolu ve emek
dolu bir ilişki benim için çok değerli. Şimdiki eşiyle çok mutlular.</p>



<p><strong><em>Sibel
KÖROĞLU: Sohbete gerçekten doyamadım. Ama bir şekilde de bitirmem gerekiyor.
Çok teşekkür ederim bu keyifli sohbet için. Aşkla yaptığınız her şeyin
dilediğiniz kadar sürmesi dileğiyle…</em></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859">Sofra Muhabbeti: Biraz Aşk Biraz Yemek</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOFRA MUHABBETİ: Biraz Nostalji… Biraz Yemek…</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-nostalji-biraz-yemek-1040</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-nostalji-biraz-yemek-1040#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2019 14:30:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme & İçme]]></category>
		<category><![CDATA[29. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=1040</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Güzel İzmir’imizin gözbebeği Alsancak’ta üç önemli isim, üç önemli markanın kurucusu, üç zarif beyefendi ile BALIKÇI HASAN’ın sofrasındayız. Konuklarımız Dizayn Mobilya’nın sahibi ORHAN SARSAR, Nizam Team’in sahibi NİZAM ÖZMEN, Endülüs Meyhane’nin sahibi ŞİNASİ DAŞDEMİR. Sibel Köroğlu: İzmir’in, Alsancak’ın en keyifli zamanlarının insanlarısınız. Özel davetlerin, keyifli buluşmaların, önemli kutlamaların &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-nostalji-biraz-yemek-1040">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Nostalji… Biraz Yemek…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p>Güzel İzmir’imizin gözbebeği Alsancak’ta üç önemli isim, üç önemli markanın kurucusu, üç zarif beyefendi ile <strong>BALIKÇI HASAN</strong>’ın sofrasındayız. <strong>Konuklarımız Dizayn Mobilya’nın sahibi ORHAN SARSAR, Nizam Team’in sahibi NİZAM ÖZMEN, Endülüs Meyhane’nin sahibi ŞİNASİ DAŞDEMİR.</strong></p>



<p><strong>Sibel Köroğlu: İzmir’in,
Alsancak’ın en keyifli zamanlarının insanlarısınız. Özel davetlerin, keyifli buluşmaların,
önemli kutlamaların zerafetle yaşandığı harika günlere şahitlik ettiniz. Biraz
o günlerden biraz bu zamanlardan bahsedelim istiyorum.</strong></p>



<p><strong>Orhan Sarsar: </strong>Biz o kadar eski miyiz
ya? Ben diğerleri gibi yaşlı değilim Sibelcim.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Yok estağfurullah olur mu öyle şey? Ben
dönemi kastettim. (Gülüyoruz). O zaman bugünden başlayalım; neler yapıyorsunuz
Orhan Bey görüşmeyeli?</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Alsancak mağazamı
kapattım. Karabağlar tarafında beş katlı güzel bir yer yaptım. Eski müzisyen
olduğum için, bir katı da müzik de yapabileceğimiz bir kafe olarak tasarlayıp
hayata geçirdim. Arkadaşlarımla sık sık kendi aramızda toplanıp orada müzik
yapıyoruz. Yaza merhaba, kışa hoşça kal partileri hazırlayıp bir arada vakit
geçirmenin keyfini çıkartıyoruz. Alsancak’ta canlı müzik yapan yerlere hala
gidiyorum. Fakat Alsancak sokakları eskisi gibi değil, biraz havasını kaybetti
son yıllarda.</p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Ah Orhancım, eskisi
gibi gezemiyorum ben akşamları. O sokakları bilemiyorum.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Ama yine de güzel rock
müzik yapan yerler, güzel gençler var. Gençleri seviyorum ben, pozitif enerji
veriyorlar. Vazgeçemeyeceğim yerler de var; Sirena mesela. Nerden baksan, kırk
beş yıllık bir mekan.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Kırk beş yıl, aynı yerde, aynı marka,
büyük bir başarı.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Bu arada Şinasi Bey,
sizin Endülüs’ün sokağı da epey bir değişime uğradı son yıllarda değil mi?</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Evet, bizim sokak,
Gazi Kadınlar, Muzaffer İzgü sokaklarını geçti iyice. Ama bana göre, maalesef.
Ailelerin de gidebileceği, gezebileceği bir yer olarak yaşamasını isterim sokakların.
Nihayetinde aileler de gezmek istiyor. Ya da sadece kadın grupları olarak
gezmek isteyenler de var ki bu büyük bir ihtiyaç, rahatlıkla gezip
eğlenebilmeliler. Ben o sokağın ilklerindenim. Endülüs Meyhane olarak ailelerin
de gelebildiği bir meyhane kültürünün ilkiyim İzmir’de. Tam yirmi iki yıl oldu.
</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Aslında meyhane kültürü İzmir için çok da
yeni değil.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Evet doğru, çok iyi
mekanlar vardı. Ama genelde erkeklerin daha çok kendi arkadaşlarıyla gittiği
yerlerdi meyhaneler. Eşli olarak ise kulüplere gidilirdi. Kadın erkek bir arada
meyhane keyfi yaşamanın ilk adresidir Endülüs. Bunda yaptığımız müziğin de
etkisi oldu elbette. Meyhane denince akla gelen tedirginliği, gerek soframız,
gerek sunumlarımız, gerekse ortamımızla ortadan kaldırdık biz. </p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Aslında siz “meyhane”
kavramının imajını değiştirdiniz.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Evet, yılların
restoranları artık tabelalarına “meyhane” ibaresini ekliyor ki bunların hepsi
Endülüs’ten sonra oldu. Bir de şu var, eskiden herkes eğlenmek, yemek içmek
için Alsancak’a gelirdi. Artık her semtte bizler gibi farklı konseptlerde
mekanlar var.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Bence hâlâ İzmir
demek, Alsancak demek.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir: </strong>Yok, artık eskisi gibi
değil. Çok kalabalık oldu artık buraları; otopark sorunu var, trafik sorunu
var. Ve her semt hıncahınç eğlence mekanı doldu. Biz kalitemizden ödün
vermediğimiz için hâlâ buradayız.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> İstikrar çok önemli.
Siz istikrarlı hareket ettiniz. Yoksa tutunmak gün geçtikçe daha da zor.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Mekan içinde olması
gereken müzik ve bir deyimle şamata maalesef biraz sokaklara döküldü. Gürültü
çok fazla. Açık havada bazen o kadar fazla müzik sesi oluyor ki gerçekten
rahatsızlık verici. Bu da Alsancak’ta olmayı keyifsiz kılıyor.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Eskisi gibi müzik eşliğinde yemek yeme
alışkanlıkları da değişti değil mi Nizam Bey? Hiçbir şey eskisi gibi
korunamadı.</p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Dejenere oldu artık
her şey.Ben kırk sekiz yıldır Alsancak’ta işimi yapıyorum. Yolumuz yıllar önce
yine Alsancak’ta Orhan’la buluştu. Altay Derneğimizde bir araya geldik,
kulübümüzde beraber çok çalıştık.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Ben eskileri konuşmayı
pek de sevmiyorum ama ekiden her birimiz tektik. Dizayn Mobilya tekti, Rüyam
Mobilya tekti, Nizam Kuaför tekti, Şinasi Beyler de aynı şekilde. Herkes işinin
teki ve erbabı idi. Benim meslekte kırk yılım geçti, Nizam 48 yıldır bu
meslekte, Şinasi Bey desen, yirmi iki; bunca yıl az mı? Toplamda yüz senelik
bir tecrübeden bahsediyoruz sadece bu masada bile.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Şinasi Bey’in az önce de dediği gibi
maalesef artık herkes her işi yapıyor. Nizam Bey sizin de sektörde çok fazla
yeni kuaför var. Bu durum sizi rahatsız ediyor mu? </p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Memnun eden tarafı yok
maalesef. Çünkü her meslekte olduğu gibi aynı kademenin meslektaşları değilsin
ama bir tutuluyorsun. İkiçeşmelik’teki spotçuyla Dizayn Mobilya bütçesini
tutamazsın, ama adam <strong>“Dizaynır sandalye”</strong> diye bir isim telaffuz ediyor ve aslında Dizayn adıyla
bunu satışa sunuyor. Bunun gibi bir sürü yanlış oluyor.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Benim malımı yirmi beş
otuz yıldır kullananlar var. Artık üretimler hep fabrikasyon, fabrikasyon
devreye girince de butik olmuyor o üretim. Unutmadan söyleyeyim; neden dejenere
oldu? Çünkü nüfus çoğaldı ve artık yetmiyor. Eskiden Kemeraltı’nda mobilyacı
sokağı vardı. Birinci Beyler’de gözlükçüler, İkinci Beyler’de doktorlar, Üçüncü
Beyler’de de mobilyacılar vardı. O zamanlarda Karabağlar falan yoktu. Eskiden
bütün İzmir oradan alışveriş yapardı. Karşıyakalılar eğlenmek için Alsancak’a
gelirlerdi. Şimdi oralarda da açıldı bir sürü mekan, doldu doldu taştı, yine de
yetmiyor.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Herkes artık kendi
semtinde.</p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Fiyattan tut, kaliteye
kadar, Orhan’ın yaptığı iş mesela, tam bir sanat. Bizim iş de öyle. Şimdi öyle
mi ya? Sanat mı kaldı mesleklerde? Aynı şey bizim meslekte de geçerli. Ama
müşteri de talebinde farklılaştı; saçlarını yoldurup, bozdurup, renklendirip
adına da “ombre” diyorlar; ben öyle bir sanat bilmiyorum. Ben vazgeçtim böyle
müşteriden, gelmesin bana. Benim bana, mesleğime, sanatıma inanan müşteriye
ihtiyacım var. Ne istediğini bilenler lazım bize, onlara hizmet vermek mutlu
ediyor. Sanatını anlıyor, sana saygı duyuyor. Diğer türlü müşteriye ben hitap
edemem, o da bana edemez. Memnun da edemem. Artık ayırıyorum bu yüzden.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Yine eskilere dönüyorum; eskiden özel
günlere nasıl hazırlanırdık? O özenli telaşı anlatır mısınız bana?</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Eskiden müzik
dinlemesini bilen, özenle hazırlanan bir kitle vardı. Saygınlık vardı. Tüm
beyler takım elbiseli, kravatlı, tiril tiril gelirlerdi mekanımıza. Bayanlar
bir o kadar şıktılar. Nezaket, hassaslık vardı. Müzisyeni dinleyip
alkışlarlardı. Şimdi şortla geliyorlar mekana, arkalarında da koca bir sırt
çantası, çantayı koyacak yer bulamıyorlar. Sanatçıdan şarkı istiyorlar, şarkıyı
dinlemeden dışarıya sigara içmeye çıkıyorlar. </p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Eskiye nazaran saatler
de uzadı. Eskiden on iki dedin mi gece biterdi, şimdi ikilere üçlere kadar
uzuyor, oradan da çorbacıya.</p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Bir kere eski geceler
artık kalmadı; önce oradan başlamak istiyorum. Akşam davetleri, kokteyller… Sen
iyi hatırlarsın Orhancım o eski Efes Oteli gecelerini, yıllarca akşam
kokteyllerine, davetlere giderdik. Şimdi düğünler bile butik. Kırk kişilik
düğün mü olur canım? Eskiden saçını taradığımız herkes şıklığın gerektirdiği
her şeyi yerine getirir, Kordon’a yemeğe bile tiril tiril giderdi. Kordon’da
şahane mekanlar vardı. Erol’un Yeri gibi, Bergama Restoran gibi… Zeki Müren bir
tarafta, Gönül Yazar bir tarafta otururdu Kordon’da. Fuar zamanları vardı; o
dönemlerde İzmir ve Kordon da zerafetten geçilmezdi. Fuar’daki gazino dönemleri
hala tadı damağımızda olan zamanlar… Zuhal Yorgancıoğlu defileler yapardı.
Rahmetli Ferdi Özbeğen’i, Ümit Besen’i dinlemeye Kübana’ya, Golf’e, Göl
Gazinosu’na, Mogambo’ya giderdik. Bambaşka zamanlardı. Giyimler de değişti, her
şey gibi. Bizim dükkanda şimdi ön balkonumuz var, eskiden orası yazıhaneydi.
Gelen müşterilerimizin kürklerini oraya yerleştirir, karıştırılmasın diye özen
gösterirdik.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Benim işe başladığım
zamanlarda kadınlar erkekler paltolarını, kürklerini vestiyere verirlerdi.
Şimdi vermiyorlar üstlerindekileri, sandalyenin arkasına tıkıştırıyorlar. </p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Ne kadınlar ne de
erkekler, artık hiçbir yere giderken eskisi gibi hazırlanmıyor.</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Salmış herkes
kendisini.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Mutlu değil insanlar
artık bence.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Şu işi de yapsaydım keşke dediğiniz bir
şey var mı?</p>



<p><strong>Orhan Sarsar:</strong> Ben müziğe iyi ki iş
olarak devam etmedim. Artık iş gibi değil maalesef, iyi müzisyenler hak
ettikleri yerlerde değiller. Yine eskiye gidiyorum ama biz alaylıydık. Ben Türk
Koleji’nde okul orkestrasında başlayıp davulcu oldum. Ama şimdi hepsi okullu
çocuklar, zehir gibi. Yazık ki çok komik paralara çalışıyorlar. İyi ki
mobilyacı olmuşum. </p>



<p><strong>Nizam Özmen:</strong> Benim babam
müteahhitti. Bir iki müteahhitlik işi yaptım. Sonra bir buçuk sene kadar
mankenlik ajansı açtım. Ortağım vardı. Sonra anlaşamayıp ayrıldık. Kendi
mesleğimi iyi ki bırakmamışım. Kendi branşımda şubeler açtım, hala devam
ediyorum.</p>



<p><strong>Şinasi Daşdemir:</strong> Benim de başka işlerim
oldu. Ben iyi ki bu işi yaptım diyemiyorum. Asıl işim gayrimenkul.
Gayrimenkulde de güzel işler yaptım. Bu işe tesadüfen girdim; aslında mekanı
bir başkası için hazırlamıştım ama kendisi son anda vazgeçince ben işi yapmak
zorunda kaldım. Güzel işler yapmaya çalıştım. En memnun olduğum konu kalitemizi
ilk günden beri korumam.</p>



<p><strong>Sibel Köroğlu</strong>: Hepinize çok
teşekkür ediyorum. Elbette bir sürü dedikodu da yaptık eski Alsancak, İzmir
günleri deyince ama bunlar bizim aramızda. Hoş sohbetinize teşekkür ediyor
hepinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum. Hak ettiğiniz müşterilerle
mesleklerinizi devam ettirmeniz dileğiyle.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-nostalji-biraz-yemek-1040">SOFRA MUHABBETİ: Biraz Nostalji… Biraz Yemek…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-nostalji-biraz-yemek-1040/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
