<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Benan BİLEK ile Biz Bize | MegaPlus Dergisi</title>
	<atom:link href="https://megaplus.com.tr/etiket/benan-bilek-ile-biz-bize/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<description>Magazin, Aktüalite ve Yaşam Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Nov 2019 11:57:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/favicon.ico</url>
	<title>Benan BİLEK ile Biz Bize | MegaPlus Dergisi</title>
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kahvelerin Efendisi; ALPER ULUS</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/kahvelerin-efendisi-alper-ulus-3869</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/kahvelerin-efendisi-alper-ulus-3869#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Nov 2019 06:35:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[38. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Alper ULUS]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=3869</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahve konusuyla biraz ilgiliyseniz Alper Ulus’un adını mutlaka bir yerlerde duymuşsunuzdur. Hele ki bir yerlerde denk gelip tanıştıysanız, inanın çok şanslısınız. Onun paylaşmaktan hiç bıkmadığı bilgileri, dinlerken bir film izler gibi keyif aldığınız deneyimleri, her sorunuzu zarifçe yanıtlayan birikimleri, kahve sohbetinin de ötesinde bir keyif yaşatıyor insana. Ben çok şanslıyım ki kendisiyle Torlak Çiftliği’nde bir &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/kahvelerin-efendisi-alper-ulus-3869">Kahvelerin Efendisi; ALPER ULUS</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kahve konusuyla biraz
ilgiliyseniz Alper Ulus’un adını mutlaka bir yerlerde duymuşsunuzdur. Hele ki
bir yerlerde denk gelip tanıştıysanız, inanın çok şanslısınız. Onun
paylaşmaktan hiç bıkmadığı bilgileri, dinlerken bir film izler gibi keyif
aldığınız deneyimleri, her sorunuzu zarifçe yanıtlayan birikimleri, kahve
sohbetinin de ötesinde bir keyif yaşatıyor insana. Ben çok şanslıyım ki
kendisiyle Torlak Çiftliği’nde bir kahve atölyesi deneyimim oldu. O günden
sonra sadığı olduğum Türk kahvesine dünya kahvelerinden bir sürü kuma getirdim
açıkçası. Ne içmek istediğimi öğretebildi bana.</em></p>



<p><em>Alper Ulus, günde 2 ton çekirdek kahveyi kendilerine özgü, her zevke yönelik özel kavurma yöntemleri ile kavuran ve Türkiye ve Amerika’daki birçok marka için kahve üreten, danışmanlık hizmeti veren Coffee Pacifica’nın kurucusu. Son yıllarda adına çok sık rastlayıp tadının da hayranı olduğunuz, yalnızca Türkiye sınırlarında değil, Amerika, Hong Kong, Suudi Arabistan, Dubai, Umman gibi dünyanın pek çok önemli ülke ve kentinde mağazalar açan <a href="https://megaplus.com.tr/ortak-keyfimiz-soulmate-coffee-and-bakery-3670">Soulmate Coffee</a> &amp; Bakery’lerin de sahibi.</em></p>



<p><em>Belirtmeden geçemeyeceğim;
dünyadaki 80 kahve degüstatöründen de biri. Kahve çekirdeğinin kokusundan,
tipinden nüfus kağıdını çıkartan adam benim için Alper. </em></p>



<p><em>Deli ile dahi arasındaki çizgiyi
bu çalışkan, üretken, takım çalışmasına çok değer veren Alper Ulus’un arkadaşı
olmaksa, paha biçilemez.</em></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-683x1024.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" class="wp-image-3895" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12.jpg 1400w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<p><strong>Seni hiç tanımıyormuşum gibi biraz kendinden bahseder
misin?</strong></p>



<p>1968’de İstanbul’da bir subay çocuğu olarak dünyaya geldim.
Bütün delikanlılığım İstanbul Florya’da geçti. Harika ve samimi bir okul olan
Şenlikköy İlkokulu’ndan mezun oldum, Kabataş Erkek Lisesi ve en son da Turizm
Otelcilik bölümünü bitirdim. Yüksek Otelcilik için de Avusturya Viyana
Üniversitesi’ne gittim. Orada yaklaşık 2 sene eğitim aldım. İstanbul’a dönüş
yaptım, 19 yaşındaydım ve Pegasus Havayolları’nın kurulma aşamasında bilfiil
görev yaptım.</p>



<p><strong>Nasıl yani? Ben
kahveye geldim, sen bana havayollarından bahsediyorsun…</strong></p>



<p>Çok samimiyim. Bir masa bir sandalye ile Yeşilköy ofisinde
başladık ondan sonra apronlar kiralandı, ilk uçaklar kiralandı. Bütün personel
alımları yapıldı, kaptanlar dâhil tüm personel alımı görüşmelerine ben
giriyordum ve 19 yaşındaydım. Sonrasında askere gitmek zorunda kaldım. Firma,
“Sen askerliğini paralı yap biz ödemesini yapalım” dedi. Askerlik şubeye paralı
askerlik için müracaat etmeye gittiğimde “Eğitimden dolayı tecilin görünüyor bu
açılsın sonra gel müracaatını yap” diye bir yanıt aldım. Ben de tecilin
kaldırılmasıyla ilgili dilekçeyi yazdım. 3 hafta sonra paralı askerlik
kaldırıldı. Yararlanamadım. Düşün, 19 yaşındayım, 2000 dolar maaş alıyorum,
Pegasus Hava yollarının bütün işleri üzerimde ve Ankara Etimesgut’a er olarak
askere gitmek mecburiyetinde kaldım. Askerlik başladıktan 1 hafta sonra
seçmeler oldu, yabancı dil bilenleri Brüksel’e gönderiyorlardı. İngilizce ve
Almanca seçmelere girip kazandım. Bari Brüksel’de olurum ve 1500 dolar civarı
maaş alırım diye düşündüm. O gün de tümen komutanı Timur Paşa oradaymış.
Brüksel’e gidecek olan askerleri yani bizi çağırdı. Karşısına geçtik, döndü ve
bana dedi ki, “sen burada Ankara Etimesgut’ta kalıyorsun, buraya gelen yabancı
misafirlerle ilgilenirsin” dedi. “Emredersiniz komutanım” dedim ama o anki
hislerimi anlatamam, ne kadar şanssız bir adam olduğumu düşündüm o an. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" class="wp-image-3886" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3.jpg 1400w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>18 ay sonra döndün,
Pegasus’a neden girmedin tekrar?</strong></p>



<p>Askerlik bittikten sonra Pegasus’a dönebilirdim, beni
bekliyorlardı ama dinamikler değişmişti, dönmek istemedim. Selçuk’a gidip 3
yıldızlı, küçük bir otel kiraladım ve orayı işletmeye başladım. Otel bizimle
birlikte iş yapmaya başladı, otelin çalışmaya başladığını gören sahibi kontrat
olmasına rağmen kirayı arttırmayı istedi biz bunu yapamayacağını söyleyince
adam ruhsatı iptal etti. O dönemde kötü bir turizm sistemi vardı, gelen
turistleri kolundan çekerek otele zorla yerleştiren insanlar vardı. Ben de bu
durumu o zamanki belediye başkanıyla konuştum. Bir turizm ofisi açayım, bu
durumu düzelteyim dedim. Nitekim bunu yaptım. Sonra Amerikalı bir turist geldi,
Cindy. Altı ay sonra kendimi o ve kızımızla beraber kendimi Amerika’da buldum. O
dönemde de kız kardeşimi kaybedeli 7-8 ay olmuştu ailem yalnızca bana
tutunuyordu dolayısıyla onları bırakıp gitmek çok zordu ama Cindy de bu çocuğu
Türkiye’de doğurmak istemiyordu. Ben de gitmek durumunda kaldım. </p>



<p><strong>E ne iş yapacaksın
orada? Amma da gözün kara…</strong></p>



<p>Meze yapılan bir yerde işe başladım. Bu konuda daha önceden
Türkiye’de deneyim edinmiştim. Bolulu Mithat Usta beni bu anlamda çok güzel
yetiştirmişti. Nur içinde yatsın onun sayesinde Amerika’da ve hayatımda hiçbir
yerde hiç aç kalmadım. Meze işine başladım ama tek iş yetmiyordu, ikinci bir
işe ihtiyaç vardı. Bu sebeple bir kahve işi başladı. Makinelerin nasıl
kullanılacağını öğrettiler. Saat ikiye kadar meze işinde çalışıyordum, saat üçten
sonra da bu işe başlayayım dedim. </p>



<p><em>Alper Ulus’un hayatına kahvenin
girişi tam da bu noktada başlıyor</em>. <em>Bu işte tanıştığı
Bean Collection firmasının müdürü Edward’dan bir kahve arabası alıyor ve bu
arabayla bir marketin önünde durup tüm gün boyu kahve satmaya başlıyor Alper
Ulus. Gündüz meze işi yaptığı için arabanın başına birisini koyuyor, meze
işinden çıkıp kahve arabasının başına geçiyor.</em></p>



<p><em>Günlük 50 dolar kazancı olan bu
kahve arabasının kazancını günlük 300 dolara çıkartıyor. Bir süre sonra market
kendi kahve noktasını koymak için Alper’den orayı boşaltmasını istiyor. Yine
yılmıyor; bu kez Ann Kohen ile “drive thru” açarak ciddi bir kazanç sağlamaya
başlıyor. Meze işinden ayrılıyor doğal olarak. 200 yüz bin dolar borca girerek
göl kenarında Seattle’ın hatta Washington’ın önemli bakery’lerinden bir
tanesini toptan satın alıyor. O sırada 25 yaşında…</em></p>



<p><em>Amerika’ya gitmesinin em önemli
sebebi Melis o sırada küçücük; bakıcıya para yetiştireceğine öğlene kadar
çocuğuna kendisi bakmaya karar veriyor ve bir buçuk sene kucağında Melis ile
çalışıyor. Güzel baba.</em></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" class="wp-image-3896" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13.jpg 1400w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>Ve sonra bir dönüm noktası daha;
</em></p>



<p><em>Bean Collection’ın sahibi artık
kahve kavurmayı iyi bilen, kahve tadını tanıyan Alper Ulus’a beraber çalışma
teklifini getiriyor. Alper gece 23.00’ten 04.00’e kadar orada çalışıyor.
Duramıyor, iki arada bir derede sahil güvenlik seçmelerine girip onu da
kazanıyor ve sağlık eğitimine başlıyor. Tabi uyku yok; günde 4 saat uykuyla idare
ediyor. Ama yine de duramıyor. Private Pilot License’ı alıp haber programında
yol durumu bilgileri vermeye başlıyor.</em></p>



<p><em>Tam da bunlara yoğunlaşmışken
Bean Collection’ın kurucusu artık bu işte çok zorlandığını ve firmayı satmaya
karar verdiğini söylüyor. Bilin bakalım kim alıyor markayı? Bingoooo. Alper
Ulus tabi ki.</em></p>



<p><strong>Ve Bean Collection
ile kahve dünyasında Alper Ulus adı iyiden iyiye duyulur oldu sanırım.</strong></p>



<p>Aynen. Bean Collection’ın bütün üretim tesisleri ve Seattle,
Washington ve daha bir sürü yerdeki 5 mağazasını birden satın aldım. Toptan müşterisi
de çoktu. Yaklaşık 30-40 bin tona yakın kahve üretiyorduk. Orayı da satın alıp
çoğalınca Bean Collection bilinen bir marka oldu. Marka olunca da Alper Ulus
oldu.</p>



<p><strong>Her şeyi bıraktın ve
sadece kahveye yoğunlaştın…</strong></p>



<p>Bir tek sahil güvenliği bırakmadım onun haricinde her şeyi
bırakıp kahveye yoğunlaştım. O zamanlar farklı kahveler çok bilinmezdi; latte,
mocha, cappucino falan patlayınca bir anda inanılmaz popüler oldum. Sabahları
kahve yaparken arabalar geliyor, ben gelen herkesin ne içtiğini ezbere
biliyorum. Biri içeri giriyor, hemen sipariş vermeden kahvesini hazır edip
kahvesini uzatıyorum. Farkında olmadan, kendiliğinden yaptığım her şey fark
yarattı. Müşterilerim önemsendiğini hissetti. Hem çok iyi iş yapıp inanılmaz
kahve satmaya hem de iyi bahşiş almaya başladık. İnsanların gelmesini
kolaylaştırmak için çocuklara lolipop ve köpeklere de mama alıp koydum buraya.
Bu, müthiş ilgi çekti. O dönemlerde keyifle kazandığım parayı hayatım boyunca
hiç unutamıyorum.</p>



<p><strong>Şanssızlıklar artık
yerini parlak bir hayata bırakmış sanki. Elbette çok çalışarak…</strong></p>



<p>Çok çalıştım gerçekten. Ama hep keyifle çalıştım. &nbsp;Bean Collection mağazalarıyla birlikte dünya
alımlarına başladım; Kenya, Guatemala, Kolombiya, Etiyopya seyahatlerim
başladı. Çiftliklere gidiyoruz, tadımlar yapıyoruz, acayip merak sardım. Herkes
de öğrenmeye çalışıyor, kimsenin bilmediği bir şey olduğu için benden bilgi
almaya çalışıyorlar, inanılmaz popüler haldeyim. Her gün yeni bir şey
öğrenebildiğim bir yerden sıkılmam mümkün değil ve çok severek yapıyordum. Ben
üretmek zorundayım. Ürettikçe de karşılığını aldım. Amerika’da belirli bir
noktaya geldikten sonra göl kenarında evim vardı, teknem vardı, uçağım vardı
her şeyim oldu. Herkese de söylerim “Allah size her şeyi versin ki, ne kadar
gereksiz olduğunu anlayın” diye. Evde bir garajım vardı, evin bütün mutfağını
söktüm, garaja marangoz malzemeleri kurdum bütün orada mutfağı kendim yaptım.
Kısacası yani benim mutlaka bir şey yapmam lazım. Ama kahve bambaşka bir iş;
çok üretken ve zengin. Kendimi bu işte mutlu hissediyorum. Ve içimdeki kahve
sevgisini insanlarla paylaşıyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" class="wp-image-3891" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Seni kahve yaparken gören bir insan, kahveden başka bir
şey içmez…</strong></p>



<p>Öyle söylüyorlar…&nbsp; 26
yıllık bir ilişki bu. Özellikle kahve kavururken görenler sen kavurmuyorsun
adeta kahveyle sevişiyorsun diyorlar.</p>



<p><strong>Bu konuda bilinen biri olmak nasıl bir sorumluluk
yüklüyor sana?</strong></p>



<p>Birçok şeyi takip etme zorunluluğu oluyor çünkü bu konuda
bilmediğin hiçbir şey olamaz. Dünyada bu konuda 3-4 fuar yapılıyor onların
hepsinde bulunmak zorundayız. Tüm yenilikleri herkesten önce bilmek gerekiyor. </p>



<p><strong>Türkiye’ye geliş?</strong></p>



<p>2004’te İzmir’e geldim, aslında Bodrum’a yerleşecektim.
Tekne alıp Bodrum’da yaşamayı, butik işler yapmayı, kahve kavurup eğlenmeyi
düşünüyordum. Amerika’daki evimi sattım, Bodrum’dan ev alamadım, çok pahalıydı.
Aziz diye müzik yaptığımız bir arkadaşımız vardı, “İzmir’e gelsene” dedi. Bir
hafta sonu İzmir’e geldim, Karşıyaka’ya Aziz’in yanına. İzmir’i çok beğendim,
Karşıyaka’dan Mavişehir’e doğru gezdim. Sonra Mavişehir’den bir ev aldık, ben
tabii Amerika’ya gidip döndüm ve buraya yerleştim. 2004’te Işıkkent’te ilk
Pasifica ile başladım. Önce 600 m2 bir yer ile başladım. Sonra yanındaki 600
metrekarelik başka bir yeri dâhil ettim, arkasını ve onun yanındakini aldım
epeyce büyüdük. Ve sonra da son bir senedir buraya geçtik.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" class="wp-image-3893" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>O zaman</strong> <strong>Pasifica’ya
gelelim mi?</strong></p>



<p>O ilk Ann ile birlikte aldığım dükkân Pasifica’ydı, sonra
aldığım her şey Pasifica ismiyle oldu. Pasifica olarak herkese kahve yapıyoruz
evet ama bir de private label olarak yaptığımız yerler var. Mesela Kahve
Diyarı’nın ilk çıkışı; ilk aldıklarında Kahve Dünyası’ndan franchise’dı ama
sonra Kahve Dünyası franchise vermekten vazgeçiyor ve indir tabelanı diyor. O
da bu işleri bildiğim için bana geldi, konuştuk sıfırdan bir marka oluşturmaya
karar verdi. Ben de onlara özel bir blend yaptım, ondan sonra daha çok Türk
kahvesi satmaya başladılar. Zaman geçti ve 65 tane franchise verdiler, bir
marka, bir zincir haline geldi. Sonra bir ortak ayrıldı Coffemania’yı kurdu,
diğer ortak ayrıldı Kahve Deryası ortaya çıktı. Bir sürü yeni zincirler oluştu.
Gönül Kahvesi’nde de 2 tane dükkânla başladık şu an sayıları 75’e ulaştı. Yol
göstericilik anlamında “10 şube olduğunda bunları yapman lazım, 20 şube
olduğunda bunları yapman lazım” gibi hep anlattım. </p>



<p><strong>Pasifica nerelere
kahve veriyor?</strong></p>



<p>Şu an farkı farklı 2700 noktadayız.&nbsp; Burada her gün 2 tona yakın kahve üretilir.
Private label’lar var, kendi Pasifica markamız var.</p>



<p><strong>Ve sıra şimdilerde
büyük bir zincir haline gelen Soulmate’e geliyor sanırım…</strong></p>



<p>Ben çeşitli markalara danışmanlık hizmeti verirken ve biz
pek çok markanın kahvesini yaparken takım arkadaşlarımdan ve şu anki genel
müdürüm bana baskı yapmaya başladı. Kabataş Erkek Lisesi’nde yatılı okurken
benim Cengiz’in etüt abisiydim. Satış ve pazarlamamdadır ve müthiş başarılıdır,
düzen kuruculuğu çok iyidir. Bir yandan Cengiz, bir yandan Hakan sürekli
“N’olur abi biz de kendi butik yerimizi açalım” diyorlar. Ama biz bu işe
girdiğimiz andan itibaren bizim hafta sonlarımız yalan olur, köşe bucak
kaçıyorum dükkan işinden. Bir gün yoğun hizmet verdiğimiz bir dönemde bir şey
oldu ve “Tamam çocuklar” dedim, “yapıyoruz”.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" class="wp-image-3894" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Bir anda?</strong></p>



<p>Zaten kafa olarak hepimiz hazırdık ancak altyapısını
hazırlamamız 2,5 sene sürdü. İstanbul’dan arkadaşım Zeki, bu işler için her
Pazartesi gelip Salı günü geri dönüyordu, 2,5 sene boyunca hep bu işler için
hiç durmadan gelip gitti. Logosu, ismi, paket şekli, hangi saatte ne olacak,
hangi departmanların altında olacak vs. gibi altyapıyı çalışmamız 2,5 sene
sürdü. İlk Isparta’ya açtık. Isparta’dan sonra Karşıyaka Çarşıya küçük bir yere
açtık. Ardından Forum Bornova’ya açtık ve oradan sonra Soulmate Coffee &amp; Bakery
patladı zaten. Şu an da hali hazırda 35 şubemiz var, onaylanan ve inşaatı devam
eden de 5 tane projemiz var. Yurtdışında da çalışmalar sürüyor. Mesela
Kopenhag’da yer tutuldu, belediye ile konuşuluyor şimdi. Kopenhag geliyor,
İngiltere geliyor, Umman’da iki tane yerimiz var, Dubai ve Almanya ile
görüşmelerimiz var. </p>



<p><strong>Ekibini de biliyorum;
hepsi çok genç ve dinamik…</strong></p>



<p>Bize dinamizim lazım, gençlerin fikirlerine, enerjilerine,
bakış açılarına ihtiyacımız var. Birçok şeyde ben karar mekanizması gibi gözüksem
de aslında kararı onlar verirler. Ben sadece dinlerim.</p>



<p><strong>Hedefin ne?</strong></p>



<p>Hedef koymuyorum, keyifle çalışıyorum sadece… Zamanla
göreceğiz. </p>



<p><strong>Hayatta birçok
zorlukla karşılaşmışsın peki nereden besleniyorsun?</strong></p>



<p>Üretmenin verdiği hazdan besleniyor olabilirim. Annem
anlatır, 11 yaşındayken lojmanların ön tarafındaki toprak alana bir çit
yapıyormuşum, bir şeyler ekip suluyormuşum. Yani ben illaki üreteceğim. Demek
ki böyle doğuyor insan…</p>



<p><strong>Nasıl dinleniyorsun?</strong></p>



<p>Denizde ya da uçarken dinleniyorum. </p>



<p><strong>Peki, bir iş sahibi
olarak sana soruyorum, sen çalışan olsan senin yanında çalışmak ister miydin?</strong></p>



<p>Evet. Çünkü hep aynı şeyi söylerim; burada hiç kimsenin
patronu yok. Patron odaklı bir yer değiliz biz. Herkes kendi işine odaklıdır, herkesin
yapacakları bellidir. Zaten sene sonunda yapamayanlar kendi dökülüyor. Ayrıca
çalışma sistemi olarak da Boeing’in sistemi gibi burası. İlla şu saatte gelecek
diye bir şey söz konusu değil, işini tam ve düzgün yapsın, buraya tam verimli
olarak kendini versin, mazereti olan durumlarda dürüst olsun yalan söylemesin
gerisi önemli değil. Herkes insan, her şey insanlar için. Burada önce insan
var, sonra çalışan var… Ekibimle en iyi yerlerde eğlenmeye de gideriz, patron
çalışan ilişkisinin dışında en iyi şekilde beraber vakit de geçiririz, kim olursa
olsun… Ama pazartesi olup iş başladığı andan itibaren kimsenin en ufak bir
ayrıcalığı yoktur. </p>



<p><strong>Ben de çok kahve içen bir insanım. Sen de gerçekten
öylesin ve kahveyle olan mutluluğun çok etkileyici&#8230;</strong></p>



<p>Evet, öyle gerçekten. Kahveyle uğraşan insanların hepsine
bak hepsi mutludur. Mutsuz insanların çok kahve içtiğini düşünmüyorum bence
keyfine düşkün, yaşamayı ve yaşatmayı seven insanlar kahve içiyor. </p>



<p><strong>Kahve konusunun en sevmediğin kısmı neresi? </strong></p>



<p>Türkiye’deki ithalatından hiç keyif almıyorum. Kötü kahve
ithal ediyoruz, yanlış vergilendirmeler yapıyoruz, dolayısıyla yurtdışıyla
savaşamıyoruz. Bugün Almanya’ya, İngiltere’ye birçok ülkeye bizden kahve
gidebilir ama fiyatlarıyla savaşamadığımızdan gönderemiyoruz. Yapamıyoruz çünkü
yanlış ithalatlar yapıyoruz. Çok fazla vergi söz konusu. Defalarca kez bu
konuyla ilgili adımlar atmaya çalıştım ama henüz bir sonuç yok ortada. Çok daha
fazla çabalamam gerekiyor bunu çözebilmek için. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" class="wp-image-3889" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Kahve ile ilgili birçok markanın altında Alper Ulus
olduğunu çok iyi biliyorum. Çok kişiye dokunup insanlar için bunu
meslekleştirdin&#8230;</strong></p>



<p>Ekonomi Üniversitesi’nde bölümü açıyoruz inşallah böylece
çok düzgün ve nitelikli eleman yetiştirebilirsem çok mutlu olacağım. Haftada 2
günümü muhakkak derslere ayıracağım çünkü tecrübelerimden mutlaka
faydalanmaları gerekiyor. Konunun hem satışında, hem üretiminde, hem
yaşanmışlıklarında mutlaka beni dinlemeleri gerekiyor. Mesela ben bu işi yapmak
isteyip benden franchise isteyenlere de bir form doldurtuyorum, burada
istediğim belirleyici özellikler yok ise o kişiyle bu işi yapmıyorum. IQ testi
yapıyorum, kızımı veriyorum gibi titizlikle seçiyorum.</p>



<p><strong>Kahveye ilişkin eğitimlerin verildiği, baristalık
konusunu da içeren bir akademi fikrin vardı. Üniversite ile entegre ettin
sanırım projeyi…</strong></p>



<p>Evet, orada daha ciddi bir şey olacağını düşünüyorum. Bir de
tek markada olmamamız gerekiyor. Diğer meslektaşlarımız da bu işi yapıyor. Öğrencilerinin
Pasifica’da eğitim alması tam anlamıyla doğru olmayabilir. Bu benim sosyal
sorumluluk projem; bu anlamda kendi ismimi kullanmamam gerekiyor. Ben bilgimi,
bugüne kadar edindiğim tecrübeyi anlatıyorum. Seneler içinde öğrendiklerimi
onlara bu programla kısa bir sürede aktarabileceğim. </p>



<p><strong>Hayatta karşılaştığın zorlukları aşmayı bilmişsin ve
ardından önüne öyle birileri çıkmış ki yeniden başlayabilmişsin her şeye. Sen
de galiba insanların “o şansı” olmak istiyorsun. </strong></p>



<p>Bir örnek vereyim, Avusturya’da birisi bana bambu
şeritlerden yapılan el örgüsü eski sandalyeleri yenilemeyi öğretti bu örgü
ile.&nbsp; Ben bu işi öğrendim ve bu sayede
iyi de para kazandım. Biri bana bir şey öğrettiğinde ben acayip mutlu oluyorum
ve hala saygıyla anıyorum. Mesela daha önce bahsettiğim Çınar Oteli’ndeki
Mithat Usta da aynı şekilde, o adamın bana öğrettikleri sayesinde hiç aç
kalmadım. Ben o ustanın adını ne zaman ansam coşkuyla minnetle anıyorum. Bunun
sebebi öğretmeye olan saygım&#8230; Mithat Usta sen otelciliği öğrenmek istiyorsan
benimle başlayacaksın dedi, aldı beni mutfağa soktu, patates soymaktan başlayıp
her işi yaptım. Bir günde 2000 piliç ayıkladığımı bilirim. </p>



<p><strong>Evlat olarak nasıl
bir evlatsın? </strong></p>



<p>Anneme sormak lazım, sanıyorum iyidir. Babam uzaktan seven
ve destekleyen bir babaydı. Dört yıl önce kaybettim. Vefat etmeden çok kısa bir
süre önce bana bir kez “seninle çok gurur duyuyorum” dedi ki bu benim için çok
çok değerli.</p>



<p><strong>Takip ediyorum,
tanıyorum ve biliyorum; şahane bir babasın…</strong></p>



<p>Çok teşekkür ederim. Caner’i çok seviyorum, baba olmayı da
çok seviyorum. Bir erkek babası olmak çok gurur verici, çok mutluyum. Ama aynı
şey Melis için de geçerli; o artık 26 yaşında bir genç hanımefendi.
Çocuklarımla beraber olmayı seviyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" class="wp-image-3890" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Caner’in ilgisi var mı kahveye?</strong></p>



<p>Para için evet var, bir şey alacaksa çalışıyor. Bir de ağır
işlere veriyorum onu, o yüzden biraz muzdarip. Temizlik onda, kapamalar onda,
bir şey istiyorsa alıyorum sonra kendi parasını biriktirip iade ediyor. </p>



<p><strong>Ekibin de harika&#8230;</strong></p>



<p>Evet, gerçekten öyle, çok seviyorum çocuklarımı. Kimsenin
diğerinin işinde gözü yok, kimse kimsenin kuyusunu kazmaz. Bunun sebebi de çok
basit; biz birbirimizi çok seviyoruz. Bizden eleman çıkmaz, çok nadirdir eleman
çıkması. Açıldığı zamandan beri çalışan çok elemanımız vardır. Burada işimden
kovulurum korkusu yoktur. Bazı anlar geldiğinde sistem dışarı atar, o ayrı bir
şey. Çalışma arkadaşlarımızı alırken de çok eleyerek alıyoruz. Tanıdık, akraba
değil, çok net söylüyorum eğer Caner de buraya uygun değilse Caner de buranın
patronu olamaz. Buraya uygun birisi patron olur. </p>



<p><strong>Şu an 50 yaşındasın, 60 yaşındayken hala bunları yapmak
istiyor musun? </strong></p>



<p>Hayır, burada iki tane kriter var. Birincisi, ben çok
isterim Türkiye’de 2., 3., 4. jenerasyonların yapılmasını ama Türkiye bu konuda
çok başarısız. Çünkü iyi markaların büyük markaların Türkiye’den çıkabilmesi
için, bir güçlerin birleşmesi, iki süreklilik gerekiyor. Türkiye’deki en büyük
sıkıntılardan bir tanesi akrabaların birbiriyle iş yapıyor olması.
Jenerasyonlar büyüdükçe çocukların içindeki uyumsuzlukların şirketlere olumsuz
yansımaları&#8230; Bu durum Amerika’da böyle değil. Ekonomi okudum, ekonomideki
işim buydu. Tez olarak IBM’in batışını çalıştım. Bu kadar büyük bir firmanın
batışının normal olabileceğini gördüm. Herkesin de bunu çok iyi anlaması
gerekiyor ki, hiçbir firma batmaz, kötüye gitmez diye bir şey yok. Bu
olabilecek bir ihtimal. Türkiye’nin büyük ve büyüyecek firmalara ihtiyacı var.
Ama şu an çoğu firma 2. ve 3. jenerasyonlarda bu noktada da genellikle
anlaşmazlıklardan dolayı parçalanmaya başlıyor. En geç 3. jenerasyonda firmalar
dağılmaya başlıyor. Artık daha profesyonel olunmalı. Benim işime benden sonra
gelecek olan kişi başarılı olduğu için gelmeli, benim akrabam, tanıdığım olduğu
için değil. Benim hiçbir şeyim olmak zorunda değil gelen kişi. Bu sadece benim
koltuğumla alakalı değil, satış departmanı da öyle, pazarlama departmanı da
öyle. Onların koltuğuna da doğru düzgün birileri oturmak zorunda.</p>



<p><em>Çok teşekkür ediyorum Alper Ulus; kahvenin esas kitabını da beraber çalışabilmek dileğiyle başarılar diliyorum.</em></p>



<figure class="wp-block-gallery columns-2 is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-1-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3884" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-1.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3884" class="wp-image-3884" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-1-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-1-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-1-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-1.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-2-683x1024.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3885" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-2.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3885" class="wp-image-3885" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-2-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-2-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-2-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-2-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-2-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-2.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3886" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3886" class="wp-image-3886" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-3.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-4-683x1024.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3887" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-4.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3887" class="wp-image-3887" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-4-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-4-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-4-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-4-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-4-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-4.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-5-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3888" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-5.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3888" class="wp-image-3888" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-5-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-5-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-5-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-5.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3889" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3889" class="wp-image-3889" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-6.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3890" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3890" class="wp-image-3890" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-7.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3891" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3891" class="wp-image-3891" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-8.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-9-683x1024.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3892" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-9.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3892" class="wp-image-3892" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-9-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-9-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-9-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-9-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-9-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-9.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3893" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3893" class="wp-image-3893" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-10.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3894" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3894" class="wp-image-3894" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-11.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-683x1024.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3895" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3895" class="wp-image-3895" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-12.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13-1024x682.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3896" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3896" class="wp-image-3896" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-13.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-14.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-14-683x1024.jpg" alt="Alper ULUS, Soulmate Coffee &amp; Bakery, Röportaj Benan Bilek ile Biz Bize, Megaplus dergisi" data-id="3897" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-14.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3897" class="wp-image-3897" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-14-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-14-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-14-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-14-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-14-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/alper-ulus-soulmate-coffee-roportaj-megaplus-38-14.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li></ul></figure>The post <a href="https://megaplus.com.tr/kahvelerin-efendisi-alper-ulus-3869">Kahvelerin Efendisi; ALPER ULUS</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/kahvelerin-efendisi-alper-ulus-3869/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-rehber-kopek-hareketlilik-egitmeni-burcu-bora-3019</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-rehber-kopek-hareketlilik-egitmeni-burcu-bora-3019#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 07:20:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[37. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Bora]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=3019</guid>

					<description><![CDATA[<p>Benan BİLEK ile Biz Bize Bu ara herkes ondan bahsediyor… “Bir kız var İstanbul’da…” diye başlayan ve Rehber Köpekler konusuna varan konuşmalara tanık oluyorum. Televizyonda, basında hep onunla karşılaşıyorum. Üç ay önce “Ekim’de bizim dergidesin” dediğim Burcu Bora, biz kendisiyle röportaj ve çekim yapana kadar daha da ünlendi. Yaptığı iş daha da büyüyecek, daha çok &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-rehber-kopek-hareketlilik-egitmeni-burcu-bora-3019">Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:19% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="531" height="531" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png" alt="Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi" class="wp-image-893" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png 531w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-150x150.png 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-300x300.png 300w" sizes="auto, (max-width: 531px) 100vw, 531px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Benan BİLEK ile Biz Bize</p>
</div></div>



<p>Bu ara herkes ondan bahsediyor… “Bir kız var İstanbul’da…”
diye başlayan ve Rehber Köpekler konusuna varan konuşmalara tanık oluyorum.
Televizyonda, basında hep onunla karşılaşıyorum. Üç ay önce “Ekim’de bizim
dergidesin” dediğim Burcu Bora, biz kendisiyle röportaj ve çekim yapana kadar
daha da ünlendi. Yaptığı iş daha da büyüyecek, daha çok destekçi bulacak, daha
çok gönüllü ile buluşacak. Evet, evet; Burcu Bora. <strong>Rehber Köpekler Derneği, Rehber Köpek ve Hareketlilik Eğitmeni.</strong>
Aynı zamanda eğitmenlerin de eğitmeni oldu Burcu. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-8.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-8-683x1024.jpg" alt="Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA" class="wp-image-3028" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-8-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-8-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-8-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-8.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure>



<p>Geçen ay İstanbul’da yaptık röportajımızın bir kısmını. Ona
ulaşmak o kadar da kolay değil aslında; günün her saatinde koşturması var.
Çünkü bir yandan köpek eğitimi, bir yandan gönüllü görüşmeleri, bir yandan son
sınıfında okuduğu üniversite hayatı derken, herkese zaman ayırmaya çalışsa da
pek kolay olmuyor Burcu ile buluşmak. Ama ben çok şanslı bir kişiliğim ki
annesi, canım arkadaşım Betül Bora, her zamanki gibi çözüm üretti ve Burcu’yu
kaptığı gibi kızıyla beraber bir hafta sonu kaçamağı yapmak ve Biz Bize’me
konuk olmak için İzmir’e geldi. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-10-1024x683.jpg" alt="Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA" class="wp-image-3030" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-10-1024x683.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-10-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-10-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-10.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p>Kültürpark Tenis Kulüp ve Rose Garden 1941 ortamı yine bana
çare oldu. </p>



<p>Sonuç; </p>



<p>1) Burcu’yla rahat rahat muhabbet ettik. </p>



<p>2) Betülcüğümle güzel vakit geçirdik. </p>



<p>3) Burcu İzmir’e aşık oldu.</p>



<p><strong>Sevgili Burcu, önce Rehber Köpekler Derneği’nden bahset bize biraz.</strong></p>



<p>Rehber Köpekler Derneği 2014 yılının sonlarında görme engelli avukat Nurdeniz Tunçer ve Birleşik Krallık bir önceki Büyükelçisi Richard Moore’un eşi görme engelli Maggie Moore’un önderliğinde kuruldu. Amacı görme engelli bireylerin toplum içerisinde kendilerine olan güvenlerini arttırarak daha özgür hareket etmelerine yardımcı olmak.</p>



<p>Maalesef
ülkemizde bir görme engellinin yaşamını konforlu ve güvenli kılma konusunda
gerekli kanunlar ya da altyapı yok. Bu yüzden derneğin öncelikli görevi,
engelli ya da engelsiz bütün bireylerin bir arada sorunsuzca yaşayabilmesi için
toplum bilincini arttırmak ve gerekli kanunların çıkarılmasını sağlamak, yurt
dışında oldukça yaygın olan rehber köpekler uygulamasını ülkemize de
getirmektir.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-4-768x1024.jpg" alt="Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA" class="wp-image-3024" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-4-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-4-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-4.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a></figure>



<p><strong>Senin yolun dernekle nasıl buluştu?</strong></p>



<p>Ben Rehber Köpekler Derneği Başkanı Nurdeniz Tunçer ile eğitim için yurtdışına gitmek üzere Tunçer’in ailesine ait eğitim danışmanlığı firmasına başvuru yaptığımda tanıştım. Bana derneğin üyesi olmak isteyip istemeyeceğimi sordu. Hayvanlara, özellikle köpeklere sevgimle bir dakika bile düşünmeden kendimi dernek çalışmalarının içinde buldum.</p>



<p><strong>Bu tanışma ile de derneğin ilk genç üyesi oldun sanırım.</strong></p>



<p>Evet, derneğin ilk genç üyesi olarak gönüllü çalışmaya başladım. Aynı zamanda üniversitede yoğun bir ders programının da içerisinde oldum hep.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="822" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-3-822x1024.jpg" alt="Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA" class="wp-image-3023" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-3-822x1024.jpg 822w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-3-241x300.jpg 241w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-3-768x956.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-3.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 822px) 100vw, 822px" /></a></figure>



<p><strong>Üniversitede son yılın değil mi?</strong></p>



<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü’nde okuyorum. Bu yıl bitecek inşallah.</p>



<p><strong>Yaptığın iş ciddi bir eğitim gerektiriyor. Nasıl bir eğitim aldın rehber köpekler konusunda?</strong></p>



<p>50 yıldır rehber köpek hareketlilik eğitmeni olan Alan Brooks 2015 yılında Türkiye’ye geldi. Kendisinden görme engellilere yönelik hareketlilik eğitimi aldım. Sonraki dönemlerde dernek için görme engelli değerlendirmelerini yapmaya başladım. Seminer, sunum ve sempozyumlarda köpeklerle ilgili çalışmalar yaptım. 2016, 2017, 2018 yıllarında derneğin tüm aktivitelerinde aktif olarak görev aldım.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="819" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-2-819x1024.jpg" alt="Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA" class="wp-image-3022" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-2-819x1024.jpg 819w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-2-240x300.jpg 240w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-2-768x960.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 819px) 100vw, 819px" /></a></figure>



<p><strong>Ve gittikçe konu derinleşti, büyüdü bildiğim kadarıyla. Servis ve terapi köpekleri konusuna da girdin bir süre sonra.</strong></p>



<p>O da şöyle gelişti; 2019 yılında, İrlanda’da Rehber Köpek Okulu’nda çalışan, Uluslararası Rehber Köpekler Federasyonu’na bağlı olan ve dünyada otistik çocuklara yönelik köpek yetiştiren ilk eğitmen Ken Brydon, Türkiye’ye geldi. Dernek başkanımız Nurdeniz Tunçer bizi bir araya getirdi. Beni çok destekleyen, bana çok güvenen ve ufuklarımı çok açıp bana yeni yollar çizmemde çok büyük katkısı olan bir insan Deniz Hanım. Aslında benim de tam anlamıyla rehberim o. Gelecek planlarımın yol haritalarını çizmemde bana katkısı olacak çok önemli ve değerli buluşmalara neden oluyor. Bana güveniyor ve yolumu aydınlatıyor. Onun desteği gerçekten çok önemli.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-11.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-9-683x1024.jpg" alt="Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA" class="wp-image-3029" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-9-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-9-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-9-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-9.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure>



<p><strong>Bu durumda senin sorumluluğunu artıyor Rehber Köpekler konusunda elbette.</strong></p>



<p>Kesinlikle öyle. Bilgi sahibi oldukça bunu değerlendirmek, büyütmek istiyorsunuz. Nurdeniz Tunçer’in beni Ken Brydon’la buluşturması bambaşka bir kapı daha açtı hayatıma. Brydon’dan rehber köpek eğitiminin yanı sıra Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek olan servis köpekleri ve terapi köpekleri ile ilgili sertifikalı eğitim alarak ilk eğitmen oldum. Bu eğitimle, görme engellilere yönelik eğitimini tamamlamış fakat çeşitli sebeplerden görme engelli ile eşleşemeyen, havlamayan ısırmayan özel eğitimli köpeklerle görme engelli ve çoklu engelli çocuklara terapi uygulamaya başlayabildim. Yetiştirdiğimiz Kaymak isimli köpeğimiz Türkiye’nin ilk tam eğitimli terapi köpeği oldu. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-5-1024x683.jpg" alt="Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA" class="wp-image-3025" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-5-1024x683.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-5-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-5-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-5.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>Rehber köpek ile terapi ya da servis köpeğini neye göre ayırabiliyorsunuz?</strong></p>



<p>Her köpek rehber köpek olamıyor. Rehber köpekler özel olarak seçiliyor, eğitimden geçiriliyor. Rehber köpek ile ona yardımcı olacağı görme engelli sahibinin yürüme hızlarının birbirine uygun olması gerekiyor. Bu köpeklerin görevdeyken sevilmeleri sahiplerinin güvenliği açısından risk oluşturuyor. Rehber köpeklere dokunulduğunda dikkatleri dağılabiliyor, bu da bir risk. Ama bazı köpeklerin doğası oyuncu. Karakteri daha ürkek olan var. Neşesi, enerjisi yüksek olan var; her hayvan ayrı karakter çünkü. Rehber köpek eğitimi alıp bunu daha sonra yapamayacak olan köpekleri de servis köpeği ya da terapi köpeği olarak değerlendirebiliyoruz ki özellikle çoklu engelli çocuklarda bu dostluk çok değerli.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-12.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-12-683x1024.jpg" alt="Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA" class="wp-image-3032" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-12-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-12-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-12-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-12.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure>



<p><strong>Hangi cins köpekler bu iş için uygun?</strong></p>



<p>Ülkemizin coğrafi şartlarında sadece Golden Retreiver ve Labrador Retreiver ya da ikisinin karışımı olan köpekler bu yapıya uygun.</p>



<p><strong>Rehber köpekler ne kadarlıkken eğitilmeye başlanıyor?</strong></p>



<p>6 ile 10 haftalık arasındayken gönüllü bakıcı aileler yoluyla eğitiliyor. Bir yıl kadar gönüllü bakıcı ailelerde büyüyor ve ön eğitimi alıyorlar. Sonra ben alıyorum ve 3-6 ay kadar bir süre rehber köpek eğitimi veriyorum. Son aşamada da görme engelli ile eşleşme süreci başlıyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-11-683x1024.jpg" alt="Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA" class="wp-image-3031" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-11-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-11-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-11-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-11.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<p><strong>Bir rehber köpeğin eğitimi için ne kadar bir bütçe gerekiyor?</strong></p>



<p>Rehber köpeklerin, hem eğitim süreci hem de sonraki aşamalarda tüm masrafları Rehber Köpekler Derneği tarafından karşılanıyor. Derneğimiz de bu bütçeyi sosyal sorumluluk bütçelerine yer veren duyarlı firmalar, kurum ve kuruluşlar ve bağışçılar ile sağlıyor.</p>



<p><strong>En son seninle görüşmek için plan yaparken yine bir eğitim için İngiltere’ye gidiyordun…</strong></p>



<p>Evet, Londra’da Rehber Köpekler Okulu’nda -ki bu okula İngiliz vatandaşları bile zor kabul ediliyor-, yavru köpek bakımı ve gönüllü bakıcı ailelerin koordinasyonu konusunda eğitim aldım.</p>



<p><strong>Başarılı bir eğitim ve spor hayatın var. Ve daha lise yıllarından beri sosyal sorumluluk projelerinin içindesin.</strong></p>



<p>Hepimiz bu projelerde olmalıyız diye düşünüyorum. Boşa geçecek zamanımız yok ve yapılacak çok iş, dokunacak çok hayat var. Bundan beş yıl kadar önce, Şişli Terakki’de okurken bir sosyal sorumluluk projesi doğrultusunda 10 günlük bir Nepal seyahatimiz oldu. Katmandu, Pokhara, Bandipur’da 5-10 yaşındaki çocuklara okul ihtiyaçları ve giysi konusunda yardımcı olduk. Okullarını güzelleştirip çocuklarla birlikte aktiviteler yaptık. Sanırım hayatımın dönüm noktası bu oldu. Gerçekten de yapacak çok şey olduğunu o yıllarda farkına vardım ve o günden bu yana zamanımı boşa harcamamak için çok çabalıyorum. Siz hazırsanız projeler de gelip size buluyor.</p>



<p><strong>Ailenin biricik kızısın ama hiç de şımarık değilsin. Bu nasıl oldu Burcu?</strong></p>



<p>Babamı pek tanımıyorsun ama annem Betül senin arkadaşın. Şımarmak gibi bir lüksüm hiç olmadı benim.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-6-683x1024.jpg" alt="Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA" class="wp-image-3026" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-6-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-6-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-6-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/burcu-bora-rehber-kopek-egitmeni-megaplus-37-6.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure>



<p><strong>Yüksek lisans için spor psikolojisi düşünüyordun ama Rehber Köpekler Derneği bünyesinde gittikçe artan sorumlulukların seni başka tarafa yönlendirmeye başlıyor sanki…</strong></p>



<p>Gerçekten de değişti. Hayvan ya da köpek psikolojisi konusunda master eğitimi planlıyorum artık. </p>



<p><strong>Zaman zaman tatil program için İzmir’e, Alaçatı ve Çeşme’ye geldin. İzmir hakkında ne düşünüyorsun?</strong></p>



<p>İzmir’e bu kez başka bir gözle baktım. Hem kentin içinde zaman geçirmemiz hem de artık mesleğim haline gelen köpeklerle dolu hayatım, gittiğim her yere başka gözle bakmama neden oluyor. Ve kesinlikle söyleyebilirim ki İzmir, rehber köpekler için şahane bir plato. Bu kentte yapılacak iyi bir yapılanma ile pek çok görme engellinin hayatına konfor katmak mümkün olacak diye düşünüyorum. Yürünebilecek pek çok yol, uzun güzergahlar ve köpekler için uygun ortamlar var. Sanırım gönüllü köpek yetiştiriciliği konusunda da güzel kalpli insanlarla buluşabileceğiz İzmir’de. Bakalım bu röportaj için geldiğim İzmir’de bugün nelere temel attık; beraber yaşayacağız.</p>



<p><em>Yolun açık olsun güzel kız; daha dokunacak çok kalp var.</em></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-rehber-kopek-hareketlilik-egitmeni-burcu-bora-3019">Türkiye’nin İlk ve Tek Rehber Köpek Hareketlilik Eğitmeni; BURCU BORA</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-rehber-kopek-hareketlilik-egitmeni-burcu-bora-3019/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zarif, Neşeli, Yaratıcı; Tuğçe Gülcüler Öktem</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/zarif-neseli-yaratici-tugce-gulculer-oktem-2371</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/zarif-neseli-yaratici-tugce-gulculer-oktem-2371#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Aug 2019 07:10:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[36. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Coza Working Space]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğçe Gülcüler Öktem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2371</guid>

					<description><![CDATA[<p>Benan BİLEK ile Biz Bize Fotoğraf: Dergah Şen &#124; Stüdyo: Foto Akın Genç, güzel, dinamik. Yeni fikirlerin yaratıcısı, uygulayıcısı zarif bir iş kadını. “Kırk tarakta bezi var” sözünün hakkını veriyor gerçekten. Ben Tuğçe ile İZSİAD için organize edilen bir “Biz Bize Kız Muhabbeti” döneminde tanıştım. Hem Sahne Modda’sını açmıştı gösteriye, hem de organizasyonun her kalemine &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/zarif-neseli-yaratici-tugce-gulculer-oktem-2371">Zarif, Neşeli, Yaratıcı; Tuğçe Gülcüler Öktem</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:19% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="531" height="531" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png" alt="Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi" class="wp-image-893" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png 531w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-150x150.png 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-300x300.png 300w" sizes="auto, (max-width: 531px) 100vw, 531px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Benan BİLEK ile Biz Bize</p>
</div></div>



<p><strong>Fotoğraf: Dergah Şen | Stüdyo: Foto Akın</strong></p>



<p>Genç,
güzel, dinamik. Yeni fikirlerin yaratıcısı, uygulayıcısı zarif bir iş kadını.
“Kırk tarakta bezi var” sözünün hakkını veriyor gerçekten. Ben Tuğçe ile İZSİAD
için organize edilen bir “Biz Bize Kız Muhabbeti” döneminde tanıştım. Hem Sahne
Modda’sını açmıştı gösteriye, hem de organizasyonun her kalemine titiz
dokunuşları oldu. Onun hazırlık disiplinine, konuk karşılayışına, sahne alacak
kişiye yaklaşımına hayran oldum. Sonra da tam anlamıyla takipçisi oldum. </p>



<p><em>1989
Bursa doğumlu Tuğçe. Babasının mesleği askerlik olunca, onun da doğumu Bursa’ya
denk gelmiş. Bursa, Malatya, Erzincan derken en son İzmir’e yerleşmişler.
Babası Manisalı, annesi Selanik göçmeni. Damarlarında Ege’nin neşeli suları
akan, yüksek enerjili, sağlam performanslı bir Ege kızı. Tuğçe’yi tanıdıkça
insan geleceğe umutla bakıyor. </em></p>



<p><strong><em>Kaç yaşında geldin İzmir’e Tuğçe?</em></strong></p>



<p>3.
sınıfın ikinci döneminde geldim, ilk döneminde Erzincan’daydım. İzmir değişik
geldi çünkü orada daha izole, daha askeriyenin içinde bir hayat yaşıyordum.
İzmir bir anda daha serbest, daha şehirde olduğum bir hayatı getirdi bana. Tam
da ergenlik zamanlarımda.</p>



<p><strong><em>Bugünkü Tuğçe’ye nasıl geldin? </em></strong></p>



<p>Bornova
Anadolu Lisesinde Almanca bölümünde okudum, o sırada zaten voleybol başlangıcım
da vardı. Anlatmaya buradan başlıyorum çünkü voleybolun, sporun, takım
birlikteliğinin çok ciddi bir etkisi var. Ne kadar iyi olursan ol orada tek
başına bir hiçsin, böylelikle takım oyuncusu olmayı öğreniyorsun. Lisenin
ardından ODTÜ Kimya Mühendisliğini kazandım. ODTÜ’ye gitmek de benim için çok
ciddi bir değişimdi çünkü ailemden ilk kez uzaklaştım. Onun yarattığı duygusal
boşluk ve sonrasında güçlendirme vardı. O noktada tamamen kendi sınırlarınızı
kendiniz belirliyorsunuz. Aslında özgürsünüz ama sorumluluk da tamamen sizde. </p>



<p>ODTÜ’de
okurken yine takımdaydım, o takım bana ciddi bir güç kattı. Onun dışında da
farklı topluluklardaydım, işletme topluluğu, parti organizasyonu, garsonluk,
marka elçiliği gibi birçok işte çalıştım. Okulun muhtarı gibiydim, her bölümden
çok farklı arkadaşlarım vardı. Okul bittikten sonra sevdiklerimle birlikte
olmak istediğime karar vererek işletmeciliği sevdiğimi fark edip İzmir’e
döndüm. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-2-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-2374" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-2-1024x576.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-2-300x169.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-2-768x432.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-2-390x220.jpg 390w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong><em>Gülcüler Sigorta var mıydı döndüğünde?</em></strong></p>



<p>Evet,
1998 yılından beri sigorta acentesiyiz. Babam kurucusu ama emekli kimya
öğretmeni olan annem her zaman onun yanındaydı. İkisi birlikte bu işi
büyüttüler; şu an farklı şehirlerde 13 şubemiz ve çok büyük bir portföyümüz
var. Sıfırdan geldiler ve ciddi emek sarf ettiler. Biri asker biri kimya
öğretmeniyken sıfırdan yepyeni bir iş öğrendiler. Ve ne olursa olsun her şeyi
kendileri yaptılar. Ben babamın askerlikten sonra tekstilciden ürün alıp
pazarda sattığı zamanı da bilirim. Ben o zaman yanımdan arkadaşım geçerken
utanırdım ama babam asker geçmişi olmasına rağmen asla hiçbir şeyi düşünmeyip o
işi de bizim için yapmıştı. Bütün bunlar aslında benim için çok ciddi
deneyimlerdi. </p>



<p><strong><em>İlk iş yerin Gülcüler Sigorta o zaman…</em></strong></p>



<p>Aile
şirketimizin bu kadar emeklerinin üstüne ben de gelip onlarla beraber çalışmak
istedim. Etraftan “sen okumadın mı, neden ailenle birlikte çalışıyorsun” gibi
tepkiler aldım ancak bu tepkiler bence doğru değildi. Yine de o zaman daha genç
olmanın verdiği bir şeyle ben de bu eleştirilerden etkilendim ve sonrasında iş
güvenliği uzmanı oldum. Sonrasında sigortayla çapraz satış yapabileceğimiz birbirini
destekleyen bir iş kuralım, ben o işi ilerleteyim istedim. Bu da cahil
cesaretiydi, yine sıfırdan ortak sağlık güvenlik birimi kurduk. Ben
kurucusuydum, sorumlu müdürüydüm, 100 saat iş güvenliği uzmanlığı yaptım.
Yanımda bir doktor, bir hemşire, bir A sınıf iş güvenliği uzmanı çalışıyordu.
Hepsi bana bir şeyler soruyor, ben hiçbir şey bilmiyorum. Fatura kesiyorum,
maaş ödüyorum, satış yapıyorum, pazarlama yapıyorum, kendim eğitim veriyorum,
dokümantasyon yapıyorum, çok zor ve yoğundu. İşletme okumuş olsam bile bu kadar
kısa sürede bu kadar deneyimim olmazdı herhalde diye düşünüyorum. </p>



<p><strong><em>İş güvenliği bilgi ve birikim gerektiren bir iş aslında…</em></strong></p>



<p>Evet
ve benim bu konuda pek bilgim yoktu. Üstelik herkes her şeyi bana soruyordu.
Ben de konu hakkında eğitim almam gerektiğini düşünerek Dokuz Eylül
Üniversitesi’nde örgün programla iş güvenliği ile ilgili yüksek lisansa
başladım. Biri bana bir şey önerdiğinde hemen kestirip atmıyorum kapıyı
aralayıp neymiş diye bir bakıyorum. Galiba bu sebeple de çok fazla sertifikam
oldu.&nbsp; İşle birlikte eğitimlerimi almaya
devam ettim. O sırada tehlikeli madde güvenlik danışmanı da oldum.
Sıkıştırılmış doğalgaz taşıyan tesislere tehlikeli madde güvenlik danışmanlığı
da yaptım. 5 tane tesisim vardı, Söke, Afyon, Torbalı gibi yerlerdeki tır
şoförlerine eğitimler verdim. O eğitimler sırasında da çok şey öğrendim. Çünkü
onlara verdiğiniz eğitimlerle herhangi bir beyaz yaka çalışana verilen eğitim
çok farklıydı. Orada da ulaştırma bakanına karşı sorumluyduk, bir tır
devrildiğinde ben raporlama yapıyordum. Kişisel gelişim eğitimlerim de
sürüyordu. Bu eğitimler kendimi keşfetmeme yardımcı oldu. Aileden dolayı mı ben
bu işleri yapıyorum, yoksa ben gerçekten bunu istiyor muyum soruları başladı.
Sonra bunu istemediğime karar verdim. Çünkü bu iş benim hayalim değil, çok
ciddi bir iş ben daha mutluluk içeren, insanlara mutluluğumu yansıtabileceğim
bir iş hayal ettim hep. Çok ciddi sorumlulukları olan ve çok bilmediğim bir iş
ve aslında çok da öğrenmek istediğim bir iş değil. Yapabiliyor olmam bu işi
yapmak istediğim ya da yapacağım anlamına gelmiyor. O yüzden devretmeye karar
verdim. </p>



<p><strong><em>Eşzamanlı olarak başlayan Kübik Kafe ve Sahne Modda’yı dinlemek istiyorum biraz…</em></strong></p>



<p>İş
güvenliğini yaparken iş güvenliği ile ilgili farklı bir şeyler de yapmalıyım diye
düşündüm. Araştırırken iş güvenliğini sanatla birleştirme fikriyle karşılaştım
ve o sırada tiyatro eğitimi alıyordum. Tiyatro arkadaşlarımla iş güvenliği ile
ilgili oyun kurgulayıp bunu sunma fikrimi paylaştım. Onlarda bana güvendi ve bu
proje için taşın altına ellerini koydular. İş güvenliği ile ilgili birlikte bir
forum tiyatro hazırladık. Yine aynı arkadaşlarımla bir tiyatro sahnesi olsa da
burayı işletsek gibi bir hayalimiz vardı. Ben de şu anki eşimle yani Ontan
İnşaat’la aralarında bir köprü vazifesi görerek onları bir araya getirdim.
Sahne Modda da böyle ortaya çıktı. Sahne Modda ile birlikte de Kübik Kafe
doğdu. Eşim o zamanlar erkek arkadaşımdı biz daha ilişkide birbirimizi yeni
tanırken bir anda iş ilişkisi de oluşmuş oldu. Ve ben sanatçılar ile
mühendisler arasında bir köprü görevi gördüm. Yine çok farklı kişileri bir
araya getirmiştim; sanatçı “burası benim sahnem” diye bakarken, inşaatçı da
“burası benim inşaatım” diye bakıyordu olaya ve herkes kendi bakış açısında
haklıydı. O sırada dedik ki bu sahnenin önünde bir kafe olmalı, Kübik Kafemiz
böyle ortaya çıktı. </p>



<p><strong><em>Neydi Kübik Kafe konseptin?</em></strong></p>



<p>Daha
pratik, taze, hazır tüketilebilecek ürünlerin yer aldığı yurtdışından
esinlendiğimiz bir kafe konseptiydi. Çünkü hayat çok hızlı akıyor, hayatın
hızına ayak uydururken, bir yandan da güzel şeyler yemek istiyoruz. Kübik Kafe
de bu fikirle doğdu. Şu an Kübik Kafe’nin sahibi benim ancak aslında markayı
eşimle birlikte yarattık. O hayali verdi ben devam ettirdim diyebiliriz. Kübik
Kafe şuan Ontan Bayraklı’da ve Gül Sokak’ta var. Sahne Modda’nın da şu an tüm
işletmesini ve operasyonunu ben götürüyorum. Orada da isteyen alternatif
tiyatro gruplarına sahne kiralıyoruz ya da bir sosyal sorumluluk projesi varsa
ücretsiz de verebiliyoruz. Film gösterimleri, söyleşiler ve paneller de oluyor.
Sahne Modda, Modda Bayraklı’nın altında. 60 kişilik bir alternatif bir tiyatro
sahnesi olarak yaklaşık 2 senedir devam ediyor. Çok güzel çok farklı dinamikte
insanlar sanatçılar var ama onun teknik altyapısı da ayrı bir iş. Ne zaman
orada keyifli bir etkinlik gerçekleşse benim suratımda kocaman bir gülümseme
oluyor. Ortaya bir ürün çıkarmak ya da ürün çıkmasına katkımın olması beni çok
mutlu ediyor. </p>



<p>Sahne
Modda bu şekilde devam ediyor sürekli, sigorta sürekli devam ediyor, iş
güvenliğinde de yüksek lisansım devam ediyor. Bunların dışında Kübik Kafe’ye
çok ciddi emek harcıyoruz. Ontan Bayraklı’daki tamamen bana ait, Gül
Sokak’takinde Alsancak Unlu Mamüller ile ortaklığımız var. Alsancak Unlu
Mamüller sahiplerini çok yeni tanıdığım bir firma. Çok köklü bir firma ben yeni
kurucularıyla tanıştım iki kardeş Deniz ve Levent gerçekten onları da kardeşim
gibi seviyorum. İşlerini çok iyi yapıyorlar, Alsancak Unlu Mamülleri’nin bir
parçası gibi hissetmemi de sağlıyorlar ve işe çok ait hissediyorum onlarla
birlikte çalışırken. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="598" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-4-1024x598.jpg" alt="Tuğçe Gülcüler Öktem Röportaj, Benan Bilek İle Biz Bize, Megaplus dergisi 36. sayı" class="wp-image-2375" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-4-1024x598.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-4-300x175.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-4-768x449.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-4.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong><em>Örtüşüyor mu ürünler?</em></strong></p>



<p>Örtüşüyor çünkü ben babam ile geldiğimde babam oradaki o lezzetli börekleri yemek isterken ben falafel <a href="https://megaplus.com.tr/lezzet-askina-mercimekli-tabbule-1343">salatası </a>yemek istiyorum. Dolayısıyla ikimize de hitap ediyor. Ya da Alsancak Unlu Mamüller’den aldığım boyozla benim sattığım baklagil salatasını birlikte tüketebiliyorum. Aslında farklı gibi görünse de birbiriyle örtüşen ürünler. Böyle merkezi bir yerde birlikte olmak iki markaya da güç veriyor. Gül Sokak önemli bir konum ve orada esnaf mahalle kültürü de hala var aslında. Çok eski yıllardan beri orada oturan amcalarımız, teyzelerimiz geliyor, çok farklı bir müşteri portföyümüz var. Bayraklı da ise daha çalışanlar ve iş odaklı bir müşteri portföyü var. Tabii ki kafe ve gıda sektörü benim için çok yeni şu an hala bir şeyler öğreniyorum. Sürekli kendimizi geliştirmeye ve yenilemeye çalışıyoruz. Hedefimiz öncelikle İzmir’de olmak üzere daha fazla noktada yer almak. </p>



<p><strong><em>Gıda işi çok fazla dinamik gerektiriyor, nasıl yetişiyorsun?</em></strong></p>



<p>Kübik
Kafe’nin bütün operasyonunda benim ilkokul arkadaşımla birlikte çalışıyoruz o
bizim her şeyimiz. İzmir’deki ilk arkadaşım Esra, onunla çocukken olan
hayalimizi gerçekleştirmiş olduk aslında bir şekilde. Esra Güngör bizim
Bayraklı’daki sorumlumuz. Tüm satın alma, marka yönetimi, sosyal medya
yönetimi, satış pazarlama, operasyon, ön muhasebe her şeyi birlikte yapıyoruz.
Çok güzel şeyler öğreniyoruz, ben bir yandan görsel tasarlama, sosyal medya planlama
ile uğraşırken bir yanda stok takibi, satın alma, ürün seçme kısmındayım. Yeri
geliyor lojistik, yeri geliyor iş geliştirme, hukuksal süreç, operasyon,
muhasebe kısacası bir işletme ile ilgili olan her şeyle ilgilenip hepsini
öğreniyorum. Böylelikle hangisine daha eğilimli olduğumu da anlayabiliyorum ki,
bundan sonrasında görevleri paylaştırırken kendime yükleneceğim ana görevi de
daha kolay seçebiliyorum artık. </p>



<p><strong><em>Bir de Coza var; yeni girişiminiz…</em></strong></p>



<p>Evet; <a href="https://megaplus.com.tr/2-yilda-2-coza-2495">Coza Working Space</a>. Henüz çok yeni, Temmuz ayında bir yılı doluyor. Ontan Bayraklı’da bir paylaşımlı ofis alanı Coza Working Space. Markanın adını, marka oluşumunu, her şeyi kardeşim Gökçe Gülcüler ile birlikte yaptık orada da. Kardeşim de uçak mühendisi ama onun da kendi sosyal girişimi var “Ustamdan” adında. Biz ailece çoklu işler yapmayı seviyoruz sanırım, hepimizde var bu. Bu anneannemden geliyor, kendisi şu an 70 küsur yaşında ve ilkokula başladı, okuma yazma öğreniyor. </p>



<p><strong><em>Coza Working Space’den bahsedelim biraz…</em></strong></p>



<p>Coza
Working Space’de hazır ofisler var. Burada bir kişinin ihtiyacı olabilecek tüm
ofis ortamını yaratıyoruz. Nedir bunlar? İnternet, elektrik, su, aidat,
temizlik, çay-kahve ikramı, mobilya gibi her şeyi ben sağlıyorum. Kişi geliyor,
bilgisayarını alıyor, vergi dairesine başvurup orayı adres gösteriyor ve gelip
çalışmaya başlıyor, yani her şey bana ait. Tek bir fatura kesiyorum, o faturayı
giderde kullanabiliyor. Kişi hiçbir şeyle uğraşmıyor, her şey ile ben
uğraşıyorum. Bu da yine bir hizmet sektörü. </p>



<p><strong><em>Yaptığın işlerin ortak noktası hepsinin hizmet sektörü olması…</em></strong></p>



<p>Aynen.
Coza çok güzel, yeni nesil bir iş. Çünkü artık bir şeyleri paylaşmak
zorundayız, paylaştıkça güçleniyoruz. Maliyetlerimiz ve üzerimizdeki sorumluluk
azalıyor. Oradaki farklı ofislerde farklı sektörlerdeki insanların birbirleriyle
iletişimleri oluyor, birçok faydası var paylaşımlı ofisin. </p>



<p><strong><em>Sanal ofis hizmeti de veriyor musun?</em></strong></p>



<p>Evet;
sanal ofis hizmetimiz sadece adres göstermek isteyen müşterilerimiz, vergi
mükellefi olup aslında freelance çalışan ama bir adresinin bulunması gereken
müşterilerimize verdiğimiz bir hizmet. Plazada olmamıza rağmen kendimize ait
100 m2çok güzel bir terasımız var ve burada da çeşitli söyleşiler
yapılabiliyor. Kübik’ten ürünlerimiz oraya gidiyor. Toplantı talebi gelirse
Sahne Modda’yı kullanıyorum. Aslında birçok işimi birleştiriyorum. Bunlar
haricinde toplantı odamız var, saatlik ya da günlük olarak ihtiyaç
doğrultusunda bu odayı da kiralık verebiliyoruz. </p>



<p><strong><em>Coza için hedeflerin neler?</em></strong></p>



<p>Şimdi
hedef 4-5 ay içerisinde daha büyük bir Coza açmak… Çünkü ben bu işi seviyorum,
insanları bir araya getirmeyi seviyorum. Onların mutlu çalışabileceği bir
altyapıyı oluşturmayı seviyorum. İzmir şu an girişimcilik kenti haline geliyor.
Bilinç çok daha fazla arttı ve girişimcilere duyulan güven arttı, önem arttı. Girişimcilerin
de kendine güveni arttı ve insanlar artık daha bireysel fikirleri hayata
geçirmeye eğilimli. Sadece girişimciler de değil İsveç menşeli çok ciddi bir
firma ile de 3 senelik bir kiralama yaptık mesela. Yani artık çok ciddi
firmalar da bu tarz ofisleri tercih ediyor. Çünkü herkesin uğraşması gereken
çok şey var ama zaman çok kısıtlı. Birilerine bunları devretmek zorundasınız;
ben bu kısmı üstleniyorum, onlar da işlerine daha çok zaman ayırabiliyorlar. Bu
sebeple Coza’nın geleceği çok parlak, hedefimiz oranın daha büyüğünü yine aynı
bölgede oluşturmak. Daha çok ofisin olduğu ve ortak çalışma alanının olduğu,
insanların birbirleriyle daha çok network kurabileceği bir alan hedefliyoruz. </p>



<p><strong><em>Bütün bu yoğun iş temposu ve bir sürü zaman isteyen işlerin yanı sıra seni pek çok aktivitede de görüyorum. Pek çok derneğin üyesisin sanırım…</em></strong></p>



<p>ODTÜ
Ege Bölgesi Mezunlar Derneği’nde yönetim kurulundayım iki dönemdir. Orasının
ayrı bir manevi önemi var. Dernekte Ege Bölgesi’nden ODTÜ’ye giden öğrencilere
burs yardımında bulunuyoruz. ODTÜ’nün Ege Bölgesi’ndeki tanıtımı oluyor.
ODTÜ’lüler bir araya gelip etkinlikler yapıyor. Onun dışında Balkan Türk İş
Dünyası Derneği’nde yönetim kurulu başkan yardımcısıyım. Başkanımız da Akın
Kazançoğlu. Oranın da bende ayrı bir yeri vardır. Ege Çağdaş Eğitim Vakfı’nda
Yönetim Kurulu üyesiyim. Başkanımız Yasemin Reşitoğlu’nu da çok seviyorum. ODTÜ
Mezunlar Derneği ile EÇEV aslında eğitimle alakalı olduğu için benzer
formattalar. Eğitime destek ve çağdaş eğitim için katkıda bulunmak gibi görevleri
var. EÇEV yararına 6 Temmuz’da Cunda’da koştum. İzmir Sanayici İş Adamları
Derneği’ne üyeyim. Türkiye Aile İşletmeleri Derneği’ne üyeyim. Çağdaş Yaşamı
Destekleme Derneği’ne üyeyim. Bir de Beşiktaş Kongre üyesiyim.</p>



<p><strong><em>Hepsinin toplantılarına gidiyor musun?</em></strong></p>



<p>Aynı
anda birçok etkinlik olabiliyor genelde haftam boyunca. Ben de öncelik
sıralaması yapıyorum. Yönetim kurulunda olduğum derneklerin toplantılarına
mümkün mertebe katılıyorum. Bir şeylerden fedakârlık etmem gerekiyor. Çünkü
fiziki olarak orada bulunmayı seviyorum. Üstüme sorumluluk da alıyorum. Bunun
dışında voleybol takımındayım aktif olarak haftada bir gün voleybola gidiyorum.
Baronun, avukat arkadaşlarımın oluşturduğu bir takım. Hatta Antalya Baro
Turnuvası’na da gittim. Takımda tek avukat olmayan bendim. Spora olabildiğince
devam ediyorum, haftada bir gün yoga, bir gün reformer, bir gün de voleybola
gitmeye çalışıyorum. </p>



<p><strong><em>Kendini besleme kaynakların neler?</em></strong></p>



<p>Beslenme
kaynağım insan olarak kardeşim, eşim, annem ve babamı sayabilirim. Bazen tek
başıma kalmayı da çok seviyorum. Uzaklaşıp tek başıma tatile gitmeyi seviyorum.
Uzakta kalıp, kendimi soyutlayıp, uzaya fırlatılmış gibi oluyorum. Oradan kendi
dünyama bakıp sonra geri gittiğimde her yere daha net dokunabiliyorum. Beni
besleyenler temelde insanlar, insanları çok seviyorum. Aslında tüm canlıları
çok seviyorum.</p>



<p><strong><em>Güveniyor musun?</em></strong></p>



<p>Güveniyorum.
Kişi kendinden bilir işi misali ben kendim gibi düşünüyorum. Hep güvenerek
başlıyorum. Sıfır da değil eksi de değil hep artı bir ile başlıyorum karşı
tarafa. Tabii ki zaman zaman bunun çok zararını da görüyorum, buna da deneyim
diyorlar. Onu da fark ettim.</p>



<p><strong><em>Kırılıyor musun?</em></strong></p>



<p>Çok
üzülüyorum, çok kırılıyorum. Ağlıyorum, başım ağrıyor, migrenim tutuyor,
hastanelik oluyorum. Çok ciddi beni etkiliyor aslında. Ama sevgiden de çok
besleniyorum. Sevgisizlik yada güven kaybı hissettiğimde de bu negatif duygular
beni çok etkiliyor. Tüm bunları yaşadıkça da deneyimin ne olduğunu anlıyorum.
İnsanlar zaten en çok sevdiği ve güvendiği insandan hayal kırıklığına
uğruyorlar. </p>



<p>Toleransım
çok yüksek. Çok anlayabiliyorum karşı tarafı, çünkü dinlemeyi seviyorum.
Herkesin kendi hayatı, hayatını bana anlatmayı seçmiş ben de dinliyorum. Yalan
söylüyorsa bile o, onun tercihi ama ben onun söylediğini dinliyorum ve zaman
ayırıyorum. </p>



<p><strong><em>Bütün bu anlattıkların ciddi bir zaman yönetimini gerektiriyor, bence en zor kısmı o… </em></strong></p>



<p>Çok
sevdiğim bir ajandam var. Dijital ajanda pek sevmem, sürekli yanımda ajandam
ile dolaşıyorum. Programlama yapmayı seviyorum, ayın başından ayı, haftanın
başından haftayı planlıyorum. Her şeyim adım adım belirli ve planlı. Tabii ki
arada boşluklar ve açık kapılar da var. Tercih değiştirebileceğim alanlar
elbette var ama genel çerçeve hep planlı. Bir orkestra şefi gibi görüyorum
kendimi, eğer orkestrayı iyi yönetemezsen kakafoniye dönüyor, aynı orkestrayla,
aynı enstrümanlar, aynı insanlarla eğer iyi yönetirsen çok güzel bir senfoni
ortaya çıkıyor. Bir de bir oyun, bir kurgu olarak görüyorum her şeyi. Ve benim
amacım da sorun çözmek… O yüzden “yine mi sorun demiyorum” hiçbir zaman, çünkü
benim amacım bu problemleri çözmek. Zaten o problemleri çözebiliyor olmasam
oralarda olmazdım. Dolayısıyla sorun benim için negatif bir şey değil.
Çözülmesi gereken bir aşama olarak görüyorum. </p>



<p><strong><em>Ders almayı ve pardon demeyi bilir misin?</em></strong></p>



<p>Son
birkaç senede iş hayatında çok yeniyim, gencim, kadınım ve farklı yaşlardan
insanlarla birlikte çalışıyorum, işbirliği yapıyorum. Dolayısıyla beni çok
hayal kırıklığına uğratan anlar oluyor. Çok öfkelendiğim anlar oluyor o zaman
da diyorum ki bunu yaşamamın bir sebebi vardı, benim yansıttığım bir şeyi ben
gördüm. Buradan demek ki bir ders çıkarmam gerekiyordu, iyi ki bu yaşandı ve
ben bu dersi çıkarabildim. Ben bunu bildiğim için aslında haklı olduğumu
bilmeme rağmen bir insandan özür diledim. Bunu yapabilmenin de beni çok
olgunlaştırdığını düşünüyorum. Kendi iç dünyamda hala haklı olduğumu biliyorum
ama ben bunu savunmakla zaman harcasaydım, aklımı kendimi geliştirmeye,
pozitifliğe ve yeni şeylere ayırmak yerine ben orada kalacaktım. </p>



<p><strong><em>Sosyal sorumluluk projelerini de başında olduğun işleri de bir eğitim gibi görüyorsun sanırım.</em></strong></p>



<p>Çok
farklı yaşlarda, çok farklı eğitim ve iş alanlarında olan insanlarla
diyaloglarım var iş ve özel hayatımda. Bu da beni çok besliyor. Hepsiyle olan
iletişimde önce dinleyip karşı tarafı anlamaya çalışıyorum. İnsanız ve
kesinlikle bir ortak noktamız çıkıyor herkesle. Sıkılıyor muyum? Hayır. Bunu
aslında sevdiğim için yapıyorum. Çünkü ben her farklı STK’da ya da her farklı
işimde farklı bir yöneticiyi görüyorum. Aslında ben normalde birlikte
çalışmadığım için göremeyeceğim, deneyimleyemeyeceğim iş modellerini
deneyimliyorum. Her farklı derneğin başkanından yeni bir yönetim görüyorum,
nasıl bölüyor, nasıl parçalıyor, nasıl kriz yönetimi yapıyor öğreniyorum. Hep
ben bu kişiden ne öğrenebilirim ve ben ona ne katabilirim diye düşünüyorum.
Kişisel gelişim anlamında bana katkı koyan her yerde varlığımı sürdürmeye devam
ediyorum ve yeniliklere de açığım. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="576" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-3-576x1024.jpg" alt="Tuğçe Gülcüler Öktem Röportaj, Benan Bilek İle Biz Bize, Megaplus dergisi 36. sayı" class="wp-image-2373" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-3-576x1024.jpg 576w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-3-169x300.jpg 169w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/Tugce-Gulculer-Oktem-roportaj-megaplus-36.sayi-3.jpg 739w" sizes="auto, (max-width: 576px) 100vw, 576px" /></a></figure>



<p><strong><em>Bu röportajını okuyanlar “ ne sıkıcı kız diyebilir” belki ama sen çok eğlenceli ve çok komiksin. Kına gecesinde davul çalarak spagetti askılı kırmızı kına elbiseli, neşeli gelinsin benim aklımda…</em></strong></p>



<p>Biz
genelde eğlenmek için bir araya geliyoruz ve genelde mutluyuz. Mutsuz
anlarımızı da paylaşıyoruz çünkü mutsuzluk paylaştıkça azalıyor, normalleşiyor ve
kanıksıyorsunuz. Mutluluk da paylaştıkça artıyor. O yüzden ben her arkadaşımla
her şeyimi paylaşıyorum öyle bir güvenimiz var. Mutlu olabileceğim insanlarla
vakit geçirmeye çalışıyorum, eğlenmeyi de çok seviyorum. </p>



<p><strong><em>Mutluluk senin için çok önemli…</em></strong></p>



<p>Evet,
mutlu çalıştığım için çalışıyormuşum gibi gelmiyor mesela. Eşimle de Pazar günü
dâhil çalışıyoruz ama çalışıyor gibi değilim çok mutluyum. Zaten mutlu
olmadığım anda vücudum tepki vermeye başlıyor. Ve ben vücudumun bana verdiği
mesajı alıp kendimi mutlu etmeye çalışıyorum. Benim önce kendim mutlu olmam
lazım ki çevreme de mutluluk verebileyim.</p>



<p><strong><em>Eşin sana nasıl ayak uyduruyor?</em></strong></p>



<p>Eşimin
de hiperaktif olduğunu düşünüyorum. Eşim de çok hareketli ve o da çok yönlü,
sürekli aklı iş geliştirmede. İş odaklı ve çok dinamik bir hayatı var. İkimiz
de birbirimize “Senin dışında kimse bana ayak uyduramazdı” diyoruz aslında.
Çünkü biz birbirimize çok iyi iki hayat arkadaşıyız. Çok klişe bir evlilik
hayatımız yok, ev arkadaşı ve hayat arkadaşıyız, birbirimizin alanlarına
saygılıyız. Birbirimizin sınırlarına saygılıyız. Asla birbirimizi didiklemeden
mantık çerçevesindeyiz ikimiz de. Sorun yaratmak isterseniz her zaman
yaratırsınız ama hayatta zaten çok fazla sorun var, biz birbirimizin hayatını
kolaylaştırmak ve birbirimizi mutlu etmek için birlikteyiz. Nitekim çok mutlu
bir hayat sürüyoruz birlikte. </p>



<p><strong><em>Birbirinize desteksiniz de aynı zamanda…</em></strong></p>



<p>Kesinlikle
öyle. Ben ona her şeyimi anlatabiliyorum, o bana her şeyini anlatabiliyor ve
ikimizde de asla suçlama yok.&nbsp; </p>



<p><strong><em>Fikir soruyor musunuz birbirinize?</em></strong></p>



<p>Elbette,
birbirimizin fikirlerini alıyoruz ve çok güzel fikir geliştiriyoruz birlikte.
Aynı zamanda çok iyi iş arkadaşı da olduğumuz için iş üzerine de çok fikir
geliştirme yapıyoruz beraber. </p>



<p><strong><em>Son sorumu soruyorum, sen Tuğçe ile röportaj yapsaydın, ona ne sorardın?</em></strong></p>



<p>“Neden
bu kadar çaba?” diye sorabilirdim. </p>



<p><strong><em>Peki cevabın?</em></strong></p>



<p>Çünkü
beni mutlu ediyor. Ben kendimle mutluyum ve kendimin mutlu olduğu her anda, her
yerde varım. Duygusal tatmin, yani benim mutlu olduğum şeyler insanlara yarar
sağlamak, toplumda var olmak, insan tanımak gibi…</p>



<p><strong><em>Daha çok kişi tanı, daha da çoğal sevgili Tuğçe; senin gibi genç iş kadınları çok çok olsun…</em></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/zarif-neseli-yaratici-tugce-gulculer-oktem-2371">Zarif, Neşeli, Yaratıcı; Tuğçe Gülcüler Öktem</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/zarif-neseli-yaratici-tugce-gulculer-oktem-2371/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerjisi Yüksek, Söyleşmesi Keyifli; Ali Yoğurtçuoğlu</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 08:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Yoğurtçuoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2084</guid>

					<description><![CDATA[<p>Benan BİLEK ile Biz Bize Çok heyecanlıyım gerçekten. BİZ BİZE köşem aslında “Biz Bize Kız Muhabbeti” samimiyetinden yola çıkarak düşündüğümüz bir konseptti. Ve gösterilerimdeki gibi köşemde de sadece hanımefendileri ağırlıyor idim. Ama bazı adamlar var ki onların röportajını benden önce kimse yapmasın istiyorum. Ali Yoğurtçuoğlu işte tam da o adamlardan biri. “Kimselere yâr etmem onu” &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084">Enerjisi Yüksek, Söyleşmesi Keyifli; Ali Yoğurtçuoğlu</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:19% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="531" height="531" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png" alt="Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi" class="wp-image-893" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png 531w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-150x150.png 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-300x300.png 300w" sizes="auto, (max-width: 531px) 100vw, 531px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Benan BİLEK ile Biz Bize</p>
</div></div>



<p>Çok heyecanlıyım gerçekten. BİZ BİZE köşem aslında “Biz Bize
Kız Muhabbeti” samimiyetinden yola çıkarak düşündüğümüz bir konseptti. Ve
gösterilerimdeki gibi köşemde de sadece hanımefendileri ağırlıyor idim. Ama
bazı adamlar var ki onların röportajını benden önce kimse yapmasın istiyorum.
Ali Yoğurtçuoğlu işte tam da o adamlardan biri. “Kimselere yâr etmem onu”
dedim, röportajı bizzat yaptım. Ezber bozdurdu bana Ali. Çünkü tiyatro aşkının
içine düştüğü o küçük yaşlardan beri tanıyorum kendisini. Afife Tiyatro
Ödülleri’nde ödül kazandığında ağladığım genç adam, Biz Bize’mi bile
değiştirtti bana…</p>



<p><strong><em>Ali Yoğurtçuoğlu’nun oyunculuk hikâyesi nasıl başladı? Seni, senden dinleyelim.</em></strong></p>



<p>1984’te İzmir’de
doğdum. İlkokul ikinci sınıfa kadar İzmir’de okuduktan sonra ailece Ankara’ya
taşındık. Eğitimime orada devam ettim. Tevfik Fikret Lisesi’nde öğrenciyken
tiyatro koluna girdim. Tiyatro kolundaki deneyimler beni çok mutlu ediyordu.
Oyunun kurallarını, sahnedeki dengeyi kendimce çözdükten sonra bu işi
kotarabildiğimi düşündüm. Çünkü seyirciden aldığım reaksiyon çok canlı ve başka
hiçbir şeyin bana tattıramadığı bir duyguydu. Bunun da heyecanıyla oyuncu olma
hayalim başladı sanırım. Tam olarak böyle gelişti her şey. Evde sessiz sakin,
okulda ise bambaşka bir karakter çizen bir çocuk olmamla alakalı da bir durum
var muhtemelen. Bir şekilde ilgiyi yaptığım işle sağlıyor olmak tatmin olma
duygusunu yaratıyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-683x1024.jpg" alt="Ali yoğurtçuoğlu röportaj, benan bilek ile biz bize, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2085" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<p><strong><em>Bu işi yapmak için ne gibi eğitimler aldın? Almaya devam ediyor musun?</em></strong></p>



<p>Ankara Üniversitesi Dil
Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Oyunculuk Ana Sanatları mezunuyum.
Zaman zaman özellikle yazları Karaburun’da Ambarseki Köyü’nde Hollanda’dan
gelen Tiyatro Eğitmenliği son sınıf öğrencilerinin öğretmenliği eşliğinde
verdiği mekân tiyatrosu workshoplarına katıldım. Üst üste birkaç yıl bunlara
devam ettim. Halen de orada tanıştığım insanlarla mekân tiyatrosu projeleri
yapmaya devam ediyorum. Şu an da bir eğitime devam etmiyorum ama sürekli
aklımda olan ve tazelemem gerektiğini düşündüğüm konulardan biri oyunculuk.
Çünkü bir sürü bakış açısı ve konu var. Sadece sesimizle, beynimizle yaptığımız
bir şey değil, bedenimiz ve mekân farkının çok önemli olduğu bir konu oyunculuk
ve bende bunlarla ilgili tekrar eğitimler almayı düşünüyorum. </p>



<p><strong><em>Matematik bir ailenin oyuncu oğlusun. Ailen senin hayallerini gerçekleştirme yolunda en başından beri nasıl bir yaklaşımda bulundu?</em></strong></p>



<p>Evet, ailem genellikle
mimar, mühendis, pozitif bilimler üzerine, rakamlar üzerine çalışan,
materyaller üzerine düşünmeye yönelik eğitim almış insanlardan oluşuyor. İlk başlarda
ortaokul liseye geçtiğim dönemlerde oyuncu olacağım dediğimde, sanat yolunu
seçen bir çocuğun hayatını nasıl idame ettireceği konusu onları da bir parça
kaygılandırmış olabilir. İlk başlarda bu endişelerini dile getirmelerine rağmen
iki yıl sonra ben lise sondayken ve sonrasında da hep destekleyip, arkamda
oldular. Hala da öyleler. Böyle bir aileye sahip olmasaydım başaramayabilirdim.
Tam tersi örneklerini çok sık görüyoruz. Müzisyen olan ya da oyunculuk okuyan
ve ailesi bu duruma karşı çıktığı çok arkadaşım var, bu durum çok zor bir şey.
Duygusal ve mental olarak kendinizi vermeniz, konsantrasyon konusunda diri
olmanız gereken konular olduğu için böyle bir durumla karşılaşırsanız işiniz
iki kat zorlaşıyor. O sebeple ailem konusunda ben çok şanslıyım.</p>



<p><strong><em>Geriye dönüp baktığında “iyi ki bunu yapmışım” dediğin ve bugünkü kişi olmanda rol oynayan en büyük deneyim neydi?</em></strong></p>



<p>Sonuçlarından en çok
memnun olduğum karar tabii ki oyunculuk okuma kararımdı. 18 yaşındayken aldığım
riskin ne olduğunun, nasıl bir dünyaya adım attığımın farkında olmasam da zaman
geçtikçe bu kararın üzerimdeki etkisinin çok fazla olduğunu görüyorum.
Oyunculuk; hayata bakış açısı, duygularla içli dışlı olma, maneviyat,
farkındalık, kendini sürekli yenilemek, etrafındaki hayatın farkında olmak gibi
birçok sorumluluk getiriyor diye düşünüyorum. Bu sebeple oyunculuk okumayıp
başka bir mesleği seçseydim muhtemelen başka bir insan olurdum.Oyunculuk okumak
aslında o dönem çok farkında olmasam da benim için bir riskti. Ancak hayatta
riskler almak ve konfor alanının dışına çıkabilmek, rahatını bozma konusunda
daha inatçı olmak gerekiyor diye düşünüyorum.</p>



<p><strong><em>Bugüne kadar canlandırdığın karakterler arasında hangisi diğerlerine göre bir adım öne çıkıyor, duygusal olarak hangisi senin için çok özel?</em></strong></p>



<p>2017 yılının Nisan
ayında İstanbul Dasdas’da İlham Yazar’ın yönettiği Kayıp El adlı oyunu öne
çıkıyor. Oyunda Arif Pişkin, İnanç Konukçu ve Duygu Üstünbaş oynuyordu. O oyun
sorumluluk aldığım ve her aşamasında bulunduğum bir süreçti. Çok sahiplendiğim
bir işti. &nbsp;Kendimce de riskli bir yerde,
bir şeyi canlandırmaya çalışıyor, siyahi bir Amerikalıyı oynuyordum. Çok
eğlendiğim, içinde olmaktan çok mutlu olduğum bir oyundu. Sonunda da Afife
Tiyatro Ödülleri’nde En İyi Yardımcı Erkek ödülünü bana getirdi. Bu da üstüne
krema gibi bir şey oldu benim için. Bu sebeplerle bu oyunun yeri bende çok
özeldir. </p>



<p><strong><em>Hangi projede “oluyor be bu iş” hissini aldın?</em></strong></p>



<p>Doğrusunu söylemek
gerekirse “oluyor be bu iş” duygusu pek de yaşadığım bir şey değil. Bu biraz
benim karakterimle alakalı. Her seferinde daha iyi olması için fazla
zorluyorum. O tatmin duygusunu pek yaşamadım. Oynadığım roller içerisinde ya da
işin bütününde, genelde neyin eksik olduğunu düşünmek üzere çalışıyor kafam.
Bunu olumlu bir şey olduğu için söylemiyorum. Bence bu genelde mesleki
yeterlilikle alakalı bir durum da değil; kişinin psikolojisiyle,hayata bakış
açısıyla alakalı bir durum. Bence “oluyor be bu iş”&nbsp; duygusunu yaşayabilmesi gerekiyor insanın.
Bunu yaşamama izin vermiyorum gibi bir konumdayım ben. </p>



<p><strong><em>Oyunculuğun seni besleyen tarafları neler?</em></strong></p>



<p>Fiziksel olarak,
biyolojik olarak, hormonlar olarak değerlendirmek gerekirse kesinlikle sahnede
seyircinin senle birlikte tatmin olduğunu gördüğün her an ya da sinemada,
televizyonda yaptığın işin sokaktaki insan tarafından beğenildiğine dair somut
bir izlenim yakalamak, insanlar tarafından tanınıyor olmak, hayatta gerçekten
besleyici şeyler. Bunlar işin “keşke herkes tarafından yaşanma şansı olsa”
diyebileceğim yönleri. Öte yandan oyunculuğa hazırlanılan hem karaktere hazırlanma,
hem de oyunculuğunu geliştirme süreci “ senin için doğdum, yaşadım ve öldüm”
noktasından çıkarıp daha renkli, katmanlı bir noktaya getiriyor. En başta insan
dediğimiz canlının ne kadar katmanlı olduğuna dair bir fikre kapılmanızı
sağlıyor. Tüm bunlar oyunculuğun bana kattığı kıymetli şeylerdir. </p>



<p>İnsanla temas edilen
her meslekte bu duygular yaşanıyordur ama oyunculuk insanın kendini tanımasına
daha çok fırsat veren bir meslek. Oyunculuk, akışın içinde olduğunu fark
ettiğin bir hayat sunuyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-683x1024.jpg" alt="Ali yoğurtçuoğlu röportaj, benan bilek ile biz bize, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2088" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /><figcaption>Ali Yoğurtçuoğlu, Oyuncu</figcaption></figure>



<p><strong><em>Tiyatro, sinema ve dizi oyunculuğu… Hepsinin duygusu ve kazanımları farklı elbette. Ve oyuncu oyuncudur, bu da evet. Hangisi sana ne kazandırıyor?</em></strong></p>



<p>Hepsi ekip işi. Oyuncu
olarak tiyatroda seyirci ile yalnızsın ve oyun süresi boyunca yarattığın
karakteri bir süreklilik içerisinde, bir zaman doğrusu üzerinde, giriş gelişme
sonuç olarak yaşatabiliyorsun. Sahne üstünde bunu deneyimleme fırsatın oluyor.
Öbür tarafta çok daha başka ilerliyor karaktere dair edindiğin deneyim. Zamanı
çok daha bölerek kullanıyorsun. Bir önceki çektiğin sahne aslında dizinin sonu,
bir sonraki çektiğin sahne dizinin başına ait olabiliyor. Burada biraz daha
ekiple çalışmak, hikâyeyi kafanda biraz daha soyut bir yerden canlandırmak
zorunda kalıyorsun, tiyatrodaki kadar fiziksel bir yerden deneyimlemiyorsun. Bu
sebeple tecrübe ettikçe geliştirebileceğin konular olduğunu düşünüyorum. </p>



<p><strong><em>Yerli ve yabancı dizileri takip ediyor musun? İzlediğin diziler arasında “favorim” dediğin bir dizi var mı?</em></strong></p>



<p>Elimden geldiğince
takip ediyorum. Breaking Bad; senaryosundan oyunculuklara, ilk bölümünden son
bölümüne kadar tarihe adını altın harflerle yazdırdı bence. Muazzam bir iş. Son
dönemde de işin içeriği ve çekiliş biçimi olarak beni en çok etkileyen iş
Chernobyl oldu. </p>



<p><strong><em>Sinemada, dizide ve tiyatroda, ayrı ayrı cevaplayabilirsin; kimin oynadığı rolü ya da kimi oynamak isterdin?</em></strong></p>



<p>Sevdiğim oyuncuların
oynadığı roller çok cazip geliyor çünkü adamlara zaten objektif olarak
bakamıyorum. Anthony Hopkins, Will Smith,Mel Gibson, John Turturro gibi
isimlerden bahsediyorum. Anthony Hopkins’in İçgüdü diye bir filmi vardı
gorillerle yaşayan bir bilim adamının hikâyesini anlatıyordu, o rolü çok
oynamak istemişimdir. Will Smith’in oğluyla çektiği The Pursuit of Happyness
(Umudunu Kaybetme) diye bir filmi vardı; öyle bir baba oğul ilişkisinde
oynamayı çok istemişimdir. Mel Gibson’ın Cehennem Silahı serisindeki adamı
oynamayı çok istemişimdir. Ama bu adamlar zaten o rolü çok iyi oynadıkları için
de insana çok eğlenceli geliyor. Onun dışında yaşım çok daha fazla ilerlemeden
-ki ben de sınırdayım o konuda- tiyatroda Hamlet’i oynamayı çok isterdim. Genel
olarak iyi oyuncular satıyor zaten oynadıkları rolleri. John Turturro’nun The
Night Of dizisindeki oynadığı avukat rolü ya da Big Lebowski’de oynadığı bir
bowling oyuncusu karakterlerini çok severim. </p>



<p><strong><em>Ali boş vakitlerinde neler yapmaktan hoşlanır, nerelere gider, ne yaptığında mutlu olur?</em></strong></p>



<p>Boş vakitlerimde
ağırlıklı olarak bisiklete biniyorum. Bu, son iki üç yıldır beni en mutlu eden
şey diyebilirim. Daha çok şehir içinde biniyorum. Henüz çok uzun yollara
çıkamadım ancak hedeflerimden biri de bu. Biraz bisiklet mekaniğini öğrendikten
ve kendim tamir edebilecek duruma geldikten sonra uzun yollara da çıkmak
istiyorum. Şehirlerarası,&nbsp; hatta belki
Avrupa’da ülkelerarası olabilir… Kitap okumayı seviyorum. Arkadaşlarımla bir
pub’a bir bara oturmayı, sevdiklerimle bir şeyler içmeyi seviyorum. Dart
oynamayı seviyorum; Ankara’da başlamıştım bu aralar tekrar hayatıma girdi. </p>



<p><strong><em>Şu an hayatının nasıl bir dönemindesin? </em></strong></p>



<p>Şu an hayatımın kendimi
tanımaya somut olarak adım attığım bir dönemindeyim. Düzenli terapiye
gidiyorum. Hayatta anlamadığım bazı şeyleri ve kendimi daha fazla anlamaya çaba
sarf ediyorum. Aslında düşünürsek hepimizin çok kalabalık iç seslerimiz var.
Bunlarla alakalı biraz daha dingin bir yere gitmeye çalışıyorum. Kafamdaki
düşünceleri dosyalar haline getirmeye çalışıyorum, çünkü zihin dediğimiz şey
çok dağınık ve kontrolü ona bırakırsak iyice uçup gidiyor. Objektif
düşündüğümüz konularda bile aslında sübjektifiz. Bunla alakalı konulara,
insanlara biraz daha sağlıklı mesafe koyup öyle bir yerden değerlendirmeye
çalışıyorum. Kendime ve insanlara haksızlık etmemeye çalışıyorum. </p>



<p>İş konusunda da daha
görünürlük çabası içerisindeyim galiba. İşin zaten doğası gereği başına
gelebilecek olan görünürlük durumu biraz daha çaba sarf ettiğim bir şey haline
geldi. Çünkü bunun bir maddi dönüşü olursa nihayetinde ben de kendimi
geliştireceğim konularla ilgili biraz daha rahat olurum gibi geliyor. Bu
sebeple tiyatroya ayırdığım zamanı biraz daha azaltıp sinema ve televizyon
dünyasına enerjimi daha fazla aktarmak istiyorum. Biraz da kalıcılıkla alakalı
bir süreç galiba bu. Daha kalıcı bir şeyler yapmak istiyorum. Hayatımda genel
olarak böyle bir dönemdeyim. İstanbul bir derya, insan burada duygusal olarak
çok inişli çıkışlı günler geçiriyor. Bunu biraz daha dengede tutup biraz daha
dingin olmaya başıma gelenleri daha olgun bir bakışla değerlendirmeye
çalışıyorum. Başlı başına zaten bir macera bu. Bu dönem içerisinde yaptığım
şeylerin çoğu mutlu ediyor beni. </p>



<p>Şu an bir yazlık dizi
çekiyoruz Star TV’ye Benim Tatlı Yalanım diye, umarım yazlıktan daha uzun
ömürlü bir iş olur. Bu dizi çekimlerinde de çok eğleniyorum. Çünkü oynadığım
rolü seviyorum ve ekiple de aram çok iyi. Tüm bunlar beni mutlu ediyor şu an.</p>



<p><strong><em>Oğlun olsa oyuncu olması için onay verir miydin? Ve ona neyi öğütlerdin?</em></strong></p>



<p>Evet, oğlum ya da kızım
olsa kesinlikle seçeceği her mesleğe onay verirdim, karşı duramazdım. Çünkü ben
bizimkilerden öyle öğrenmedim ve çocuğumun varoluşuna müdahale edebileceğimi
sanmıyorum. Endişe ederdim evet, kesinlikle endişelenirdim ama onay verirdim.
Öğütleyeceğim şey de risk alması olurdu. Ne olursa olsun elindeki, en rahata
düştüğü, ona her şeyin kolay geldiği yerde daha zoru nasıl yakalayacağını,
nasıl daha iyi hamleler yaparak kendini o rahat ortamdan çıkarması gerektiğini
söylerdim. </p>



<p>Bir şeyler öğrenmek
istiyorsak, kendimizi geliştirmek istiyorsak bunu yapmak zorundayız yani bu her
zaman gittiği belli bir yol varsa, ayda bir o yolu değiştirmek bile olabilir.
Rolle alakalı olarak ilk aklına gelen şeyi yapmamasını, en azından denemesini,
gerekiyorsa risk almasını, daha büyük adımlar atmasını, belki dünyanın farklı
yerlerine gidip bunu deneyimlemeye çabalamasını öğütlerdim ve bu konuda teşvik
ederdim.</p>



<p><strong><em>Hayatta karışına çıkan zorluklarla başa çıkmak ve motive olmak için kendine neler söylersin?</em></strong></p>



<p>Hayatta karşıma çıkan
zorluklarla alakalı kendime bunun, oyunun bir parçası olduğunu söylemeye
çalışıyorum. Yani etrafımızda görüyoruz türlü türlü hayatlar, meslekler,
yaşamlar var. Ve herkes farklı zorluklarla karşılaşıyor, kolay olan bir şey
yok. Bir şeyi öğrenmek, bir şeyi iyi yapmak istiyorsan kolay bir yol yok. Durup
dururken başımıza zorluklar gelebilir sağlıkla alakalı vs., bütün bunların
üstesinden geleceğimiz ve üstesinden gelebilirsek de çok büyük farkındalığa
ulaştıracak şeyler olduğunu söylüyorum. Yani yaşadığımız her şey yeni bir şey
öğrenmek için vesileymiş gibi geliyor bana. Böyle bir yerden motive etmeye
çalışıyorum kendimi. Ama şunu da itiraf etmem gerekiyor, sanırım bu konuda
motive olabilmek için insanın en büyük güç kaynağı, desteği de ailesi ve
arkadaşları oluyor. Yani onların varlığını, sevgisini eğer bir şekilde
hissedebiliyorsan zaten hayatta her şey olduğundan daha kolay gözüküyor. Bazen
evet, onların varlığı yetmiyor gibi gelebilir ama işte o zamanda her şeyin yeni
bir şeye vesile olacağı yeni bir dünya açacağı durumunu kabul etmem
gerekiyormuş gibime geliyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="847" height="566" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3.jpg" alt="Ali yoğurtçuoğlu röportaj, benan bilek ile biz bize, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2086" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3.jpg 847w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3-768x513.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 847px) 100vw, 847px" /></figure>



<p><strong><em>Gelecekte yapılacaklar listenin ilk üç sırasında neler var?</em></strong></p>



<p>Listemde yemek yapmayı
öğrenmek var çünkü dışarıdan yemek yemekten çok sıkıldım. Kahvaltımı
hazırlıyorum ama yemek yapmayı da öğrenmem gerekiyor. Listemin devamında
bisikletle Avrupa seyahati ve yurtdışında oyunculuk deneyimi yer alıyor.</p>



<p><strong><em>Ali Yoğurtçuoğlu ile röportaj yapacak olsan sen ona ne sorardın?</em></strong></p>



<p>Şöyle bir soru
sorardım; “Hedeflerin ve hayallerin olduğundan bahsediyorsun, bunları şu an ya
da yarın yapmaktan seni alıkoyan şey ne ve bunla alakalı ne yapmayı
düşünüyorsun?”</p>



<p><strong><em>E cevapla o zaman…</em></strong></p>



<p>Korkular sanırım
alıkoyan. Ya bugüne kadar sahip olduğum şeyler elimden kayar giderse düşüncesi.
Ya kendimi yine her şeyin en başına dönmüş olarak bulursam… Ya olmazsa ya
başaramazsam düşüncesi… Bunla alakalı olarak yapmam gereken şey; üstüne gitmek
zorundayım. Yarın şu sokakta meczup gibi dolaşsam ne olur ki yani? Çok fazla
önem veriyoruz bazı şeylere. Maneviyatta ya da maddiyatta sahip olduğumuzu
düşündüğümüz şeylere fazla önem veriyoruz. Ama koskoca evrende sadece bir toz
zerresiyiz. Bu düşüncenin getirdiği önemli bir bakış açısı var diye
düşünüyorum. O sebeple tüm bunların üstüne gitmek lazım. Kaybetmekten,
düşmekten korkmamak önemli. Bunu söylemek çok kolay ama hayata geçirebilmek
için bir hamlede bulunmak gerek. Mesela en basitinden yarın gidip sebze alıp
iki kez yaksam da, tadı bir şeye benzemese de sebze yemeği yapmayı deneyerek
buna başlayabilirim. </p>



<p><strong><em>Teşekkürler Ali; samimi ve dolu dolu cevapların için.</em></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084">Enerjisi Yüksek, Söyleşmesi Keyifli; Ali Yoğurtçuoğlu</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ECEM ARICAN, VELİEFENDİ’DE ATLARA FISILDAYAN İZMİR KIZI</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/ecem-arican-veliefendide-atlara-fisildayan-izmir-kizi-1532</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/ecem-arican-veliefendide-atlara-fisildayan-izmir-kizi-1532#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jun 2019 11:30:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[34. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Ecem Arıcan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=1532</guid>

					<description><![CDATA[<p>Onunla ilk karşılaştığımda 7-8 yaşlarındaydı. Yeni Asır’ın efsane zamanlarında reklam satışı gibi zor bir birimin kocaman kadrosunun başındaki Tülay Arıcan’ın küçük kızıydı. Yıllar geçti, Tülay’la arkadaşlığımız dostluk mertebesine erişti. Dolayısıyla eğitim yıllarının her aşamasından haberdar oldum. Üniversite okumaya gittiği İstanbul’da tutunmak için çok çabaladı. Başardı da. TJK TV’nin zarif yüzü, temiz sesi, meraklı programcısı olmakla &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/ecem-arican-veliefendide-atlara-fisildayan-izmir-kizi-1532">ECEM ARICAN, VELİEFENDİ’DE ATLARA FISILDAYAN İZMİR KIZI</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Onunla ilk
karşılaştığımda 7-8 yaşlarındaydı. Yeni Asır’ın efsane zamanlarında reklam
satışı gibi zor bir birimin kocaman kadrosunun başındaki Tülay Arıcan’ın küçük
kızıydı. Yıllar geçti, Tülay’la arkadaşlığımız dostluk mertebesine erişti.
Dolayısıyla eğitim yıllarının her aşamasından haberdar oldum. Üniversite
okumaya gittiği İstanbul’da tutunmak için çok çabaladı. Başardı da. TJK TV’nin
zarif yüzü, temiz sesi, meraklı programcısı olmakla kalmadı. Aynı zamanda İmaj
ve Vokal Zone’da seslendirme de yapıyor. Ekranın önünde de, ardında da mutlu.
Ama ben en çok Veliefendi’den bildirişlerine hastayım. Kendini geliştirmekten
hiç vazgeçmeyen, her haliyle “Ben İzmirliyim”i belli eden, güzel ve başarılı
bir genç kadın o. Veliefendi’deki güzel İzmir kızı.</em></p>



<p><strong>Ne kadar zamandır İzmir’de değilsin Ecem?</strong></p>



<p>17 yaşında üniversite okumak için İstanbul’a gittim. Dört sene okuyup dönerim diye düşündüler ama gidiş o gidiş, kaldım. </p>



<p><strong>Giderken dönmeyeceğini biliyordun ama değil mi? </strong></p>



<p>Biliyordum, çünkü yapacağım iş orada. Sektörün kalbi orada atıyor. </p>



<p><strong>Sinema Televizyon seçtiğin bir bölüm müydü yoksa amaç İstanbul’a gitmek miydi?</strong></p>



<p>Tek tercih kullandım ve sadece bu bölümü yazdım. Çünkü sadece bunu istiyordum. Hatta dershaneye gideceğim dönemde bile ne istediğimi bildiğim için gitmeye gerek duymadım. </p>



<p><strong>Tek tercih yapacak kadar çok istemene ne sebep oldu?</strong></p>



<p>Aslında bir ara konservatuarın tiyatro bölümünü istemiştim. Ancak annem de gazeteci olduğu için gazeteye ve gazetenin televizyonuna çok fazla gidip geldim. Gazetedeki yöneticilerle tanıştım, kamerayı gördüm; tüm bunlar bana cazip geldi. Kendimi bildim bileli gazeteye gidiyordum ama ilk ekrana çıkışım 6 yaşlarındayken oldu. Annemle beraber bir canlı yayını seyrederken ellerinden kurtulup ekrana çıkıp “hadi benimle röportaj yapın” demişim. Bu olaydan bir hafta sonrası da 23 Nisan’dı. “Madem bu kadar hevesli programda sunucu olsun” dediler. Ben küçücüğüm ama inanıyorum yapabilirim, yeni kıyafetler alındı, hazırlanıp gittim. Bir baktım ki yaşını almış büyük bir sunucu orada. Tabii “ben sunacağım” diye kıyametleri koparmışım. “Sana yardımcı olacak beraber sunacaksınız” deyince içim rahatladı kabul ettim. Programda arkadaşlarıma sorular soruyordum, çizgi filmler izliyorduk, bir dış ses vardı o bana laf atan, ben onu cevaplıyordum. Tabii o zamanlar dış ses nedir bilmiyordum, dublaj işine gireceğimi falan tahmin edemezdim. 6 yaşında bir çocuktum sonuçta ve ta o zamanlardan beri hep bunu istiyordum. Bir ara kısa bir süreliğine etten duvar olup kadın haklarını savunmayı ve avukat olmayı istemiştim. Ama yine de en çok istediğim mesleği tercih ettim ve sinema televizyon okudum. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="667" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-1.jpg" alt="Ecem Arıcan, TJK TV sunucusu, Röportaj, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi 34. Sayı İzmir" class="wp-image-1564" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-1.jpg 1000w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-1-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-1-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a></figure>



<p><strong>Okulla birlikte çalışmaya başladın mı? </strong></p>



<p>Okula başladığım ilk sene bir yapım şirketinde hemen staj yapmaya başladım. Sarı Sıcak programında yapım asistanıydım. Atom karınca gibi her şeye koşturdum, çok şey öğrendim. Ahmet Çelenk’in yanında çalıştım, benim için çok büyük bir şanstı. O da sağ olsun beni çok sevdi, Çeşme Festivali’ne gönderdi, orada da asistanlık yaptım. Festivale gelen çok sayıda yabancı sanatçıya çevirmenlik yaptım. İlk yaz tatilim stajla bu şekilde geçti. Sonrasında yine Sarı Sıcak’ta tanıştığım yönetmenim Volkan Arslan beni Kubilay Kasap’la tanıştırdı. Onun yanında hem yapım asistanlığı, hem çevirmenlik yaptığım bir projede yer aldım. Joker eleman gibiydim aslında; her işe koşturuyordum. Çünkü her şeyi öğrenmek istiyordum. Gerçekten çok şanslıymışım ki, piyasadaki çok önemli insanlarla tanışmış oldum. </p>



<p><strong>Bu bir şans mı sence?</strong></p>



<p>İlk başlangıçta evet bir şans ama sonrasında o ilişkileri kurabilmek ve koruyabilmek yapılması gereken bir şey. Çünkü bu piyasada öğrendiğim şey şu ki; ilişkilerin iyi olmadığı sürece ne kadar yetenekli olursan ol, bu piyasada hiçbir şey yapamıyorsun. Akraba, eş dost sizi bir yere sokabilir ama sonrasında orada kalmak ve devam edebilmek gerçekten başka bir şey. İnsanların söylediğini dinlemek lazım, kendini sevdirmek lazım, işini gerçekten sevdiğini ve saygı duyduğunu göstermek lazım. En önemlilerden biri de yılmamak lazım. </p>



<p><strong>Çok güzel bir kızsın, yanlış adımlarla da karşılaşmış olabilirsin bu sektörde, yani tabii her şey eski Türk filmlerindeki gibi olmasa da…</strong></p>



<p>Evet, olabiliyor. Eski Türk filmlerinden daha kötüleri de oluyor hatta. Böyle şeylerle karşılaştım hatta İzmir’e döndüm bir süre, çok canım sıkıldı. Ama şuna karar verdim, sadece Türkiye’de olmak, sadece kadın olmak ya da bu sektörde olmak değildi olay. Gücünü sindirememiş, egolarıyla hareket eden kötü niyetli insanların hayalleri olan insanları bir şekilde kullanmaya çalışması her sektörde var. Benim karşıma da böyle insanlar çıktı. Bütün kibarlığımla o insanlardan uzaklaştım. Düşünüyorum, çirkin bir sohbet oldu mu? Evet, oldu. Ancak ben bir şekilde bu durumdan sıyrılabildim. Üzüldüğüm zamanlar da oldu ama ben onların beni yıldıramayacağı kadar çok seviyorum işimi ve hayallerim onların yaşattığı olumsuzluklardan çok daha önemli. </p>



<p><strong>Bu sakin görüntünün altında kontrol edilebilir bir hırsın ve inanılmaz bir çalışma azmin var. Bu nereden geliyor?</strong></p>



<p>Evet, çok sakin hatta fazla da kırılgan göründüğümü söylerler. Aslında evet, kolay kırılırım ama kırıldığım zaman vaz geçmem. Duygularım çok çabuk incinebilir, o belki İkizler burcu olmamdan kaynaklanıyor ama düştüğüm kadar da çabuk motive edebiliyorum kendimi. </p>



<p>Dublajda çok sevdiğim bir yönetmenim var,
Nurhan Yılma; eski oyunculardandır kendisi. O da benim dublajdaki en büyük
şanslarımdan biridir. Gerçekten soyadı gibi yılmadan, usanmadan bana her şeyi
öğretmek için çabalıyor. Bazen kafama vura vura, sabırla her şeyi anlattı. O
bana her zaman “Sen gerçekten bir savaşçısın, etrafındaki birçok insan bunu
göremiyor olabilir ama ben görüyorum. Bu kadar zamandır buradasın, tek
başınasın, vazgeçmiyorsun” der. Onlarla ilk tanıştığım zaman asistan olarak
girdim ben oraya. Çok şansa girdim, kuzenim dublaj sektörünü tanımam için bir
arkadaşıyla beni tanıştırdı. O sırada da oradan bir asistan bir aylığına işten
ayrılmış, “Sen bir aylık asistanlık yapar mısın?” dediler.&nbsp; Bu arada ben TJK’da da çalışıyordum ve “Ben
ekrana çıkıyorum, asistanlık yapamam” diyebilirdim ama demedim. Çünkü dublaj
bambaşka bir alan. İşi öğrenmek istiyorsam onun mutfağına girmem gerekiyor diye
düşündüm ve “yaparım” dedim. Bir aylığına girdiğim yerde şimdi üç seneyi geride
bıraktım. Şu an hem dublaj yapıyorum, hem de TJK’ya devam ediyorum. İkisini de
büyük aşkla yapıyorum. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-2-683x1024.jpg" alt="Ecem Arıcan, TJK TV sunucusu, Röportaj, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi 34. Sayı İzmir" class="wp-image-1566" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-2-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-2-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-2-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-2.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure>



<p><strong>Günde kaç kez görüyor annen seni televizyonda?</strong></p>



<p>Günde bir kez görüyor, tekrarları da izlerse iki kez görebilir. Annemler görüyorlar ama en istikrarlı izleyicim anneannem. Yalnızca beni de seyretmiyor, at yarışlarını da izliyor. Kupon yapanlara tüyo verecek duruma geldi diyebilirim. </p>



<p><strong>Bir Atlas Jet kampanyasında o kadar uzun bir kelimeyi çok kısa saniyede çok anlaşılabilir şekilde söylemiştin ve ben bundan çok etkilendim. Ekstra eğitimler ve workshoplarla da kendini besledin değil mi?</strong></p>



<p>Üniversiteden mezun olduktan sonra Bahçeşehir Üniversitesi’nde yüksek lisans da yaptım. Orada Ali Düşenkalkar’dan diksiyon eğitimi aldım. Ali Hocam zaten benim kalbimde çok özel bir yerdedir. Ali Hocamın defteri bende hala bir yerde durur. Aslında yazım çok çirkindir ama Ali Hocanın notlarını çok nizami çok düzgün yazmışımdır. Çünkü ona ve söylediklerine çok değer veriyorum. Dialog’da Can Gürzap’la Arsen Gürzap’ın eğitimlerini aldım. Orada Atsız Karaduman vardı mesela; hepsi çok önemli isimlerdir. &nbsp;Evet, bazen yapamadığım zamanlar oluyor, dilimin dönmediği zamanlar oluyor, kötü bir günümde olabiliyorum. Ama biri bana bir şey söylediği zaman küsmektense kırılmaktansa daha çok üstüne düşüyorum yapabilmek için. </p>



<p><strong>İstanbul’da çalışmayı seviyorsun ama İzmir’i de özlüyorsun…</strong></p>



<p>Ben İzmir’i şehir olarak çok seviyorum. Bu yüzden İzmir benimle birlikte geldi zaten İstanbul’a. İstanbul’da hayat çok daha hızlı akıyor ve insanlar birbirlerine gülümsemeyi unutuyorlar. Birine gülümsediğimde İstanbullu olmadığımı anlayıp nereden geldiğimi soruyorlar. Bu anlamda İzmir’i oraya taşımış olmaktan mutluyum. Bir İzmirli olarak geç kalma geleneğini de İstanbul’a taşıdım tabii; orada da hep geç kalıyorum. İşe geç kalmıyorum ama arkadaş buluşmalarına geç kaldığım için bana yarım saat erken buluşma saati söylerler hep. Çünkü üzerimde İzmir’in ahesteliği hala var. </p>



<p><strong>Şu anda neler yapıyorsun, hangi projeler var?</strong></p>



<p>Hem belgesel hem çizgi film dublajlarım devam ediyor. TJK devam ediyor.</p>



<p><strong>Çizgi filmde konuşmak zevkli mi?</strong></p>



<p>Çok zevkli, ben çok eğlenerek yapıyorum.&nbsp; Stüdyoda olmayı çok seviyorum. Tabii ki kötü günler de oluyor ama ben bunu iş olarak yapmıyorum. Derler ya “sevdiğiniz işi yapıyorsanız bir gün bile çalışmamış olursunuz” diye, işte ben bunun için direniyorum belki de. Bir daha dünyaya gelsem ben yine bu işleri yaparım. </p>



<p><strong>Senin için ekranın önü ya da arkası fark etmiyor değil mi?</strong></p>



<p>Hiç fark etmiyor. Ben kamera arkasında olmayı da çok sevdim. Yaratım kısmı, organizasyon kısmı beni çok mutlu ediyor. </p>



<p><strong>Mükemmel bir yabancı dilin var…</strong></p>



<p>Amerikan Koleji mezunuyum. Annem babam sağ olsun, öyle bir avantajım var. </p>



<p><strong>Seçtiğin meslekte sağlam bir yabancı dilin olması çok önemli değil mi?</strong></p>



<p>Evet, bence çok mühim. Şu an dublajda bile bize gelen şeyler genelde yabancı dilde. İngilizcede duyuyorum ve anlıyorum söylediğim şeyi, bu önemli. İspanyolca, Japonca işte bile konuştum ama anladığınız şeyi anlatabilmek daha başka oluyor. Önünüzde bir metin var ama zaman zaman bazı şeylerin düzeltilmesi gerekebiliyor. Yönetmenin bilmesi de çok önemli çünkü oyuna bakıyor, nasıl redakte edebiliriz, bu şakayı Türkçeye nasıl adapte edebiliriz diye düşünüyor. Mesele bir filmde hindiyle ilgili bir espri var ama bizim kültürümüzde yok böyle bir şey. Dolayısıyla bu hemen evriliyor ve bizim anlayabileceğimiz bir şekle geliyor. Bu anlamda o dili anlamak gerekiyor. Dolayısıyla yabancı dilimin iyi olmasının avantajlarını yaşıyorum. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-3-683x1024.jpg" alt="Ecem Arıcan, TJK TV sunucusu, Röportaj, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi 34. Sayı İzmir" class="wp-image-1567" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-3-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-3-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-3-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-3.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure>



<p><strong>Çok zor bir dönemde televizyonda olmayı seçtin. İzmir kızı duruşundan hiç taviz vermedin ama ekmeksiz kaldığın günler oldu…</strong></p>



<p>Oldu tabii. Açıklama olarak “İzmirlisin” cevabını aldığım bile oldu. Ama İzmirli olmak, İzmir’in duruşu ve bakış açısı bizim her zaman sevdiğimiz ve gurur duyduğumuz bir şey. TJK’da olmaktan o anlamda çok mutluyum; orada çok özgür bir şekilde programımı yapabiliyorum. </p>



<p><strong>Atları seviyorsun…</strong></p>



<p>Dünyanın en güzel hayvanları atlar. Onların yanına girdiğimde bile ben çok heyecanlanıyorum. Onlarla ilgili de çok heyecan verici hikâyeler öğreniyorum. Hepsinin ayrı karakteri var mesela. Bakışları, duruşları farklı. TJK’nın en sevdiğim projelerinden biri olan Atla Terapi Merkezimiz var. Down Sendromlu ve Otizmli çocuklar orada ata binmeyi öğreniyorlar, onlarla iletişim kuruyorlar, hayatları değişiyor. Bu bir sosyal sorumluluk projesi diye biliyorum.</p>



<p><strong>Peki, kadın hipodromun neresinde?</strong></p>



<p>Bence kadın hipodromun her yerinde. Kadın seyislerimiz var mesela. Havalar güzelleştikçe aileleriyle ziyarete gelen çok fazla kadın var. Yarış oynayan çok fazla kadın var. At sahiplerimizden nesilden nesle geçmiş olan kadınlar var.&nbsp; Gazi koşusu varsa kadınları ritüele uygun şekilde görüyorsunuz; şapkalarla. Çok hoşuma gidiyor bu durum. Gönül istiyor ki çok daha fazla olsun. Yurtdışına baktığınızda hem seyircilerde hem de çalışanlarda daha fazla kadın görebiliyorsunuz. </p>



<p><strong>Hep Veli Efendi’desin değil mi sen?</strong></p>



<p>Evet, ben ilk günden beri hep Veli Efendi’deyim. İlk andan itibaren orası benim evim gibi oldu. İlk başladığımda açıkçası at yarışı ile ilgili çok bilgim yoktu. Herkes kadar heyecanını biliyordum. </p>



<p><strong>Nasıl oldu peki? Bir başka dil çünkü…</strong></p>



<p>Yönetmenlerimiz, müdürlerimiz, beraber çalıştığımız kişiler sayesinde. Şimdi ilk programlarıma dönüp baktığımda çok tuhaf geliyor. İlk programım çok komikti. O zaman yarış aralarında canlı yayınlara çıkıp kısa sunumlar yapıyor, yarış sonuçlarını bildiriyordum. İlk yayınımda çok kontrollüyüm, hiç hata yapmamaya odaklıyım, çok düşünerek konuşuyorum. Bütün o gerginliğimden sonra son cümlemde bitti artık kapatacağım nasılsa diye “İstanbul Veli Efendi Hipodromu’ndan programımızın sonuna geldik, teşekkürler TJK TV ekranlarından ayrılmayın” sözünü toparlayamadım. Göğsüme mikrofon taktılarında yöneticilerimize şunu dediğimi hatırlıyorum: “Kalbime çok yakın taktınız bu mikrofonu, kesin kalp atışlarım duyulacak”. </p>



<p><strong>İstanbul’da neyi özlüyorsun en çok?</strong></p>



<p>İzmir’de her yer eviniz gibi. Ben İzmir’de çok elimi kolumu sallaya sallaya dolaştım. Mesela sokakta oynayan son nesildenim diye düşünüyorum. Paten de kaydım sokakta, itişip kakıştım da, düştüm de. Biz kızlar erkekler bir arada koşup oyunlar oynadık. Dolayısıyla büyüdüğüm zaman da buranın arkadaşlıklarını özlüyorum, bana buranın arkadaşlıkları daha samimi geliyor. İnsan ilişkilerini özlüyorum. Kaç sene oldu, o anlamda İstanbullulaşamadım. Buraya geldiğim zaman derin bir nefes alabiliyorum. İnsanların sakinliği, güler yüzlülüğü, her şeyi keyfini çıkararak yapmaları… Keyif kısmını özlüyorum. Kendimce bir keyif anlayışım var benim. İstanbul’da işim çok erken olsa bile daha da erken uyanıp kahvaltı soframı hazırlıyorum, tadını çıkarıyorum. Tek başıma da olsam akşam yemeğinde, salatasıyla yemeğiyle her şeyiyle soframı hazırlarım. Ege otlarını, zeytinyağlıları çok özlüyorum İstanbul’da. </p>



<p><strong>Bu kadar yoğun iş hayatında dinlenmek ya da kendini beslemek için ne yapıyorsun?</strong></p>



<p>Pole Dance yapıyorum. Bunun için de çok disiplinli olmak gerekiyor. Ha, ben o kadar disiplinli miyim, hayır değilim ama niyetliyim. Vücuttaki tüm kas gruplarını çalıştırıyor pole dance. Hem kadınların, hem de erkeklerin yaptığı ciddi bir spor alanı aslında ve ben daha çok başındayım. Bir senedir bununla ilgileniyorum ama düzenli olarak 6 aydır yapıyorum diyebilirim. Elif Sırma ile çalışıyorum kendisi şahane bir hoca. Bazen çok yorgun olsam da moralim bozuk olsa da, gitmek için kendimi zorluyorum. </p>



<p><strong>Zaman zaman insan</strong> <strong>dağıtmak isteyebilir ya, sen nasıl dağıtırsın?</strong></p>



<p>İlk defa bu sene çok dağıttım diye düşünüyorum. Birilerine “ben iyiyim” demekten ilk defa vazgeçtim. Kötü olduğum zamanlar da olabilir ve bunu saklamama gerek yok, bunu öğrendim mesela. </p>



<p><strong>Daha önce de farklı sporlara ilgin oldu değil mi?</strong></p>



<p>Bir ara ninjutsu yaptım Ninja olacağıma inandım. Kickboxa gittim, Latin danslarına gittim. Ancak içlerinde en uzun süren pole dance oldu, buna devam da edeceğim. Çünkü hem dans var, hem güç var işin içinde. Pole dance’de beni en çok mutlu eden şey; yapamayacağımı düşündüğüm bir şeyin günden güne üstesinden geliyor olmak sanırım. Kendimi güçsüz hissederken, günden güne hem fiziksel, hem de ruhen güçlendiren bir şey. İnsanın kendine “yapabilirim”i ispatlaması hayattaki en kıymetli şeylerden biri bence. Ben de bu hobimle bu sporla kendime bunu ispatlıyorum. </p>



<p><strong>Hipodrom tarafında Veli Efendi’de en yoğun dönem ne zaman?</strong></p>



<p>Bizim sezonumuz aslında bahar geldiği zaman başlamış oluyor. Yazın en yoğun dönem oluyor. Gazi Koşusu bizim hepimizin yıl boyunca beklediği koşu. Benim en çok kalbimi attıran günlerden biri. Aprantiler bayraklarla çıktıkları zaman heyecanlanıyorum.</p>



<p><strong>Bir kanalda haber spikeri ya da sana özel bir program yaparsan TJK’yı özleyeceksin değil mi?</strong></p>



<p>Özlerim ama şöyle düşünüyorum; TJK aslında benim ilk evim olmakla birlikte muhtemelen hep evim olarak kalacak. Sunuculuğun bir yaşı yok, dublaj için de durum böyle. Yaşın büyüdükçe sesin değiştikçe başka roller konuşmaya başlıyorsun, o kadar. Yaşsız işleri seçtiğimi düşünüyorum. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="749" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-4.jpg" alt="Ecem Arıcan, TJK TV sunucusu, Röportaj, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi 34. Sayı İzmir" class="wp-image-1568" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-4.jpg 1000w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-4-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/ecem-arican-tjk-tv-sunucu-roportaj-benan-bilek-megaplus-34.sayi-4-768x575.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a></figure>



<p><strong>Kendini nasıl besliyorsun?</strong></p>



<p>Yazı yazıyorum ama yazılarımı henüz kimseyle paylaşmıyorum. Bir gün paylaşır mıyım onu da bilmiyorum. Ufak tefek yazılar aslında bunlar. Ne zaman yazacağım da belli olmuyor, duygu durumum çok yükselirse o zamanlar yazıya döküyorum. Yazmaya başladıktan sonra konular birbirini getiriyor. </p>



<p><strong>İstanbul’da yaşayacak olan bir İzmirli kıza olmazsa olmaz 3 öğüdün nedir?</strong></p>



<p>Öncelikle hem orada edinecekleri hem de buradan İstanbul’a gitmiş olan orada beraber olacakları dostları çok önemli. Çünkü İstanbul’daki ailesi aslında dostları olacak. Ben tek çocuğum ama seçilmiş kardeşlerim var. Bu anlamda çok şanslıyım. </p>



<p>İkincisi biz Egeli olduğumuz için zeytinyağlıları çok seviyoruz ve zeytinyağlıları yapmak çok kolay. Birkaç farklı çeşit zeytinyağlı yemek yapmayı öğrensinler çünkü hayat fastfood ile geçmiyor. Ben bir sene bunu denedim ve gördüm ki olmuyormuş. </p>



<p>Öğrenciyseler öğrenciyken bir yandan ya çalışma hayatına başlasınlar. Çünkü önemli ilişkileri ve çevrenizi o yaşlarda oluşturuyorsunuz. Aynı zamanda hangi işi yapmak isteyip istemediğinizi de aslında fark etmiş oluyorsunuz böylece. Aslında biz Türkiye’de bu anlamda biraz şanssızız. Çok erken yaşlarda meslek seçmek durumunda kalıyoruz ve ne istediğimizi tam anlayamadan kendimizi onun içinde buluyoruz. Ben bu bölümü istemiyormuşum bile desen hayat mücadelesi başladığında çalışmak durumunda kalıyorsun. Mesela ben 21 yaşında mezun oldum ailem bakımından onların destekleri bakımından çok şanslı olmama rağmen bir şekilde hayata atılmak durumunda hissettim. O yüzden erken yaşlarda stajlar yaparak denesinler, her şeye rağmen yaptıkları işte mutlu değillerse de değiştirsinler. Hayatta hiçbir zaman hiçbir şey için geç değildir. “Çok geç kaldım” diyerek ertelediğin her gün bir gün daha geç kalmış oluyorsun. Başka bir şey mi yapmak istiyorsun o zaman onu yap. Ben TJK’dayken dublaj hiç bildiğim bir alan değildi ama denedim ve onu da yaptım. Freelance çalışıyorum ama İmaj Seslendirme’nin reklam kadrosundayım. Vokal Zone’a gidiyorum ikisiyle de beraber çalışıyorum. Yine TJK’nın kendi dublajları oluyor, onları da yapıyorum. Bu anlamda ben de “sunuculuğa başladım dublaj için geç, işin tekrar mutfağından mı başlayacağım” diyebilirdim ama demedim bunu da yaptım. </p>



<p>İstanbul çok güzel bir şehir. Bir turist gibi İstanbul’u gezsinler, altını üstüne getirsinler. Ben bir turist gibi İstanbul’un bütün müzelerini her yerini tek tek gezdim. Hem yerin bir hikayesi var, bunları geze geze öğrenirsiniz.</p>



<p><strong>Hikayeleri seviyorsun…</strong></p>



<p>Ben hem işimde, hem de hayatımda hikayeleri çok seviyorum. O hikaye beni nereye götürürse onları deneyimlemekten keyif alıyorum. Bu benim hikayem, önce beni İzmir’den alıp İstanbul’a götürdü, sonra nereye götürür bilmiyorum. </p>



<p><strong>Biliyorum ki sen iyi bir röportörsün,</strong> <strong>çalışıyor musun dersine?</strong></p>



<p>Sıkıştırma kaygım yok ama röportaj yapacağım kişi ile ilgili önceden araştırma yapıyorum mutlaka. Genel soru sormayı sevmem, öncesinde dersimi çalışırım ona göre sorular hazırlarım. Ve düz soru sormaktansa konuşurken bir yerlerden konuyu o soruya getirip öyle sormayı severim. </p>



<p><strong>Ailenin bir gün İzmir’e mutlaka döneceğini bekledikleri bilmek sana ne getiriyor?</strong></p>



<p>Sevgiden böyle yaptıklarını biliyorum ama ister istemez bir suçluluk duygusu getiriyor. Çünkü daimi olarak azalmayan bir özlem var. Acaba onlarla olan hayatımı mı kaçırıyorum, onlara haksızlık mı ediyorum suçluluğunu beraberinde getiriyor. Ama diğer yandan da kendi hayallerimden vazgeçersem de ben kendime hesap veremem. </p>



<p><em>Konuklarını
harika sorularla ağırlayan genç bir kadına bir sürü soru sormama izin verdiğin
için teşekkür ederim Ecem Arıcan. Yolun heeeeeep açık olsun.</em></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/ecem-arican-veliefendide-atlara-fisildayan-izmir-kizi-1532">ECEM ARICAN, VELİEFENDİ’DE ATLARA FISILDAYAN İZMİR KIZI</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/ecem-arican-veliefendide-atlara-fisildayan-izmir-kizi-1532/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BERKAY ESKİNAZİ: AZİMLİ, ÇALIŞKAN, İYİ KALPLİ</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/berkay-eskinazi-azimli-caliskan-iyi-kalpli-218</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/berkay-eskinazi-azimli-caliskan-iyi-kalpli-218#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2019 11:50:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[33. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=218</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendisini elbette tanıyor, pek çok yerde görüyor ve içinde olduğu ya da liderlik yaptığı projeleri biliyordum. Ama bire bir muhabbetim birkaç yıl önce Kuşadası PineBay’de yapılan Rotary Assemble’sinde oldu. Gösterimin konseptinde hepimiz aynı yaşta ve aynı statüde olan kız çocuklarıyızdır; soyadlarımızı, unvanlarımızı bir kenara bırakır küçük kızlara dönüşürüz. Kafamı kaldırıp onun gülümseyen bakışıyla karşılaşınca “Gel &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/berkay-eskinazi-azimli-caliskan-iyi-kalpli-218">BERKAY ESKİNAZİ: AZİMLİ, ÇALIŞKAN, İYİ KALPLİ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kendisini elbette
tanıyor, pek çok yerde görüyor ve içinde olduğu ya da liderlik yaptığı
projeleri biliyordum. Ama bire bir muhabbetim birkaç yıl önce Kuşadası
PineBay’de yapılan Rotary Assemble’sinde oldu. Gösterimin konseptinde hepimiz
aynı yaşta ve aynı statüde olan kız çocuklarıyızdır; soyadlarımızı,
unvanlarımızı bir kenara bırakır küçük kızlara dönüşürüz. Kafamı kaldırıp onun
gülümseyen bakışıyla karşılaşınca “Gel Berkay sahneye” dedim, “N’oluyor?
Nedir?” demeden geliverdi yanıma. &#8220;Berkay Hanım&#8221; olmadı. </strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-2.jpg" alt="Berkay ESKİNAZİ Röportaj, Benan BİLEK ile Biz Bize - MegaPlus Dergisi 33. Sayı Mayıs 2019" class="wp-image-220" width="450" height="668" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-2.jpg 600w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-2-202x300.jpg 202w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /><figcaption>BERKAY ESKİNAZİ</figcaption></figure></div>



<p><strong>Sonra bir Kitvak İcra
Kurulu toplantısında yine yan yana olduk; unvansız, egosuz, kartvizitsiz, pırıl
pırıl bir gönüllüydü.</strong></p>



<p><strong>Aradan bir süre
geçti. Sibel ile açtığımız ajansımız Sorella Events’e ziyarete geldi ve bize
sordu; “Ben bu iki kadın arkadaşımla neler yapabilirim? Size nasıl destek
olabilirim?” Açıkçası şaşırdık. Biz talepte bulunmadan o uğurlu elini uzattı
bize. Gerçekten de bereketiyle geldi Berkay Eskinazi.</strong></p>



<p><strong>Çok kısaca biyografin
ile başlasak?</strong></p>



<p>İzmir doğumluyum. Annem Bergamalı, babam Konyalı, ben
İzmir&#8217;de büyüdüm. Babamın işi dolayısıyla belli bir süre Bergama&#8217;daydım.
İlkokul, ortaokul ve liseyi Bergama&#8217;da bitirdim. Bir süre İzmir&#8217;de Karşıyaka
Kız Lisesi&#8217;nde de okudum ama okulu Bergama&#8217;da bitirdim. Liseyi bitirdiğim yıl
İzmir&#8217;e geldim ve o ilk yazdan itibaren iş hayatına başladım. Üniversitede
eczacılık okurken bir yandan da çalışıyordum. Gece bölümünde okuyordum, okulumu
da kendi imkânlarımla kazandığım para ile ödedim, ailemin çok az desteğini
aldım maddi anlamda.</p>



<p><strong>Çok cesursun.Daha o
zamandan çok cesursun&#8230;</strong></p>



<p>Evet, çünkü bizim dönemimizde kız çocuklarının koşulları
biraz daha zordu sanki. Ankara&#8217;da okuyacaktım ama babam göndermedi.Ben de özel bir
üniversitede çocukluğumdan beri seçmiş olduğum meslek olan eczacılık bölümünü
okudum. İlkokul yaşlarımda bir eczacıya hanıma hayrandım. Pek çok konuda olduğu
gibi okulumu seçme konusunda da idolüm oldu benim. O hayranlıklaeczacılığı
seçtim. Gündüz iş hayatı, akşam eğitim; zorlu oldu ama sonuna dek devam ettim. </p>



<p><strong>Eczacılık yaptın mı
hiç?</strong></p>



<p>Altındağ&#8217;da babam Fevzi Bey’in lakabını koyduğum bir eczanem
oldu; Hoşgör Eczanesi. Sanayiciliğe başladığımda da eczaneyi sürdürmek istedim.
Çünkü eczacı olduğumda alaylı olarak elde ettiğim ancak bir üniversite kadar
değerli olan ikinci bir mesleğim olmuştu. Bir sanayici kimliğim oldu.
Sonrasında tercihimi sanayicilikten yana kullandım.</p>



<p><strong>“HoşgörBaba”dan sana
da geçmiş hoşgörülü olmak. Babanın kızı mısın?</strong></p>



<p>Evet, babamın kızıyım. Babamdan hayata dair çok fazla şey
aldım, onun görüşleriyle büyüdüm. Babam her zaman &#8220;iyilik yap denize at,
dalgalar onu sana geri getirir&#8221; derdi. Çok bereketli bir adamdı. Ticareti küçük
yaşlarda babamdan öğrendim. Babamın uydusu gibi hep yanında gezer, onunla
birlikte işe giderdim. Babamın nakliye şirketi vardı; onunla beraber pek çok
köy, kasaba gezdim.</p>



<p><strong>Kaç kardeşsiniz?</strong></p>



<p>Biz beş kardeşiz ben en küçükleriyim. Dört kız bir oğlanız.</p>



<p><strong>Sanayiciliğe nasıl
adım attın?</strong></p>



<p>Üniversiteyi akşam ve paralı okuyacaktım. Bu bütçeyi kendim
yaratmayı planlayınca bir tanıdık vasıtasıyla işe girdim. Tanıdık aracılığıyla
gönderildiğim bu işte çok azmettim. Her basamağı yavaş yavaş ama disiplinli
çalışmam sayesinde geçtim. Ofis sekreterliğinden fabrikaya atladım, ambarda,
imalatta, her basamakta çalıştım. Sonrasında önce fabrika müdürü oldum. Genel
müdür yardımcılığına kadar yükseldim.</p>



<p><strong>Çok erkek bir iş
aslında, öyle değil mi?</strong></p>



<p>Doğru, uzun bir müddet okul arkadaşlarım dışında kız
arkadaşım olmadı diyebilirim. Benim çalıştığım yıllarda çok kadın çalışan da
yoktu. İşçiler arasında biraz kadın çalışan vardı ancak yönetici kısımda pek
yoktu. Plastik sektöründe ben teklerden biriyim, bir ara bana &#8220;plastik
kraliçesi&#8221; derlerdi bizim sanayiciler. </p>



<p><strong>Erkek dilinin hakim
olduğu bir toplantı ortamına kadın olarak adım atmak değişik olmalı…</strong></p>



<p>Eğer yaptığın işi özümsersen, iyi öğrenirsen o kadar otorite
oluyorsun ki, kendi konunda seni de aynı kendileri gibi dinleyebiliyorlar.
Senin bilgi birikimini fark edince senden öğrenebilecekleri şeyler olduğunu da
görüyorlar ve dikkate alıyorlar. Sana ihtiyaçları olduğunu anlıyorlar. Ben
üniversiteyi bitirdiğim yıl, &#8220;Çok zorluklarla ben eczacılığı bitirdim
dolayısıyla buna değmeli, ben eczanemi açıp eczacı olacağım&#8221; dedim.&nbsp; Bunun üzerine asla bırakmadılar beni. O kadar
geçen yılın değerini o zaman anladılar. &#8220;Fabrikanın önündeki garajı sana
verelim sen orayı eczane yap&#8221; dediler. Boş bir garajdı. Ben orayı eczane
yapıp fabrikaya da yakın olup her ikisini bir arada götürmeye başladım. 3 yıl
kadar böyle sürdürdüm. </p>



<p><strong>Yorucu olmalı…</strong></p>



<p>E oldu tabi. Ama iyi programlarsan olmayacak bir şey değil. Sonrasında
satışa, ihracata baktığım için yurtdışı seyahatlerim başladı. Eczaneyi de ihmal
etme şansım yoktu. Durdum ve düşündüm benim gönlümü bu iş daha çok okşadı. Eczanede
de insanlara temas ediyordum ama burada her gün yeni şeyler yaratıp üretmek
bana daha cazip geldi. Eczacılık bana çok standart gelmeye başladı; orada hep
hazırı satıyordum, diğer işimde ise yaratıcılık, proje üretmek vardı. İhtiyacı
ve piyasayı takip ederek araştırmak, yeni projeler için üretmek daha
keyifliydi. </p>



<p><strong>Proje üreten ve proje
başladığında ona liderlik eden kişi olmak seni mutlu ediyor.</strong></p>



<p>O dönemde ambalaj sektörü Türkiye&#8217;de tam gelişme çağındaydı.
Yenilik bulmak, ilk olmak bana daha cazip geldi. Yurtdışında çok araştırma
yapıp o yenilikleri Türkiye&#8217;ye getirmek çok önemliydi. Aynı zamanda o dönemde
bir de evlendim. Eşim de ben de çok işkoliktik, çok uyuştuk birbirimizle. </p>



<p><strong>Eşinle aynı mısınız,
yoksa farklı karakterleriniz birbirini tamamlıyor mu?</strong></p>



<p>İşe bakış açımız aynı fakat karakterlerimiz çok farklı. Ben
daha atağım, önsezilerim çok fazladır. Eşim de çok disiplinlidir. Hayatımda
düzeni ondan öğrenmişimdir. O daha ciddidir ben daha neşeliyimdir. Dolayısıyla
bir iş yerini çok güzel tamamlıyoruz. Ben işçisinden genel müdürüne kadar
herkesle ilişki kurabilen biriyken o biraz daha mesafelidir.</p>



<p><strong>Erkek egemen bir
yapıda maskülenliğin dozunu ayarlayıp “Berkay Hanım” kavramını korumak zor
aslında… Kadın duruşundan vazgeçmemeyi nasıl başardın?</strong></p>



<p>Biraz önce “çocukluğumdaki idolüm” diye bahsettiğimkadının
her sabah dükkanının önünden geçiyordum. Son derece titiz, şık giyinen, bakımlı
bir kadındı. İdolüm o olduğu için ben hep onun gibi olacağım diye düşünürdüm.
İş hayatında da kadın olmayı, kadınsı giyinmeyi hiç ihmal etmedim. Her zaman
dozunda, gereken yerde gerektiği gibi oldum. Hep öğrendim. Kolej mezunu değilim;
lisanım eksikti, onu tamamladım. İngiltere&#8217;ye gidip orada lisan eğitimi gördüm.
Çalışma hayatımda yararlanabileceğim pek çok kursa gittim. İyi bir iş kadını
olabilmek adına İstanbul&#8217;da birçok eğitim aldım. Hep kendimi besledim. </p>



<p><strong>Aslında hiç de kolay
olmamış, dezavantajlı başlamışsın birçok şeye. Sen hep tırmalayarak
başarmışsın, hiç korkmamışsın. </strong></p>



<p>Evet, hiç korkum yoktur, hayattan endişem de yok. Ben her
işi yapabilirim, hiç gocunmam. Pazarda limon da satabilirim. Daha en başlarda,
fabrikada iş hayatını öğrenirken bile, hiçbir şeye“bu benim işim değil”
demedim. Ambar memurluğu yaparken ambarı da temizledim. Burası bakımlı olmalı
her gelen buraya özenmeli derdim, kendim temizlerdim. </p>



<p><strong>Her gönüllü projede
varsın, proje yoksa da var ediyorsun. Nasıl başladı bütün bunlar?</strong></p>



<p>Yoğun iş hayatı temposunda zoru başarmak, bir şeyler elde etmek,
kariyer sahibi olmak derken, gönüllü işlerine zaman ayıramadım. O zamanlar
gözlemlerdim, fabrikaya gelirlerdi bilet almamız için, yardım etmemiz için.
Desteğim sadece o kadardı, hayranlıkla da bakardım ne güzel işler yapıyorlar
diye. SonraSanayi Odası ile tanıştım. Sanayi Odası hep hayatımızdaydı ama benim
için eşimin gittiği bir yerdi. O dönemde Sanayi Odası&#8217;nın bir vakfında gönüllü
olarak çalışmaya başladım. </p>



<p><strong>Kadınlar Kurulu
seninle başladı değil mi?</strong></p>



<p>Şu anda mevcut olan Kadın Kurulu&#8217;nu bizler kurduk. “Hep
eşlerinizden duyduğunuz Sanayi Odası&#8217;nı hiç merak etmiyor musunuz? Gelin siz de
görün”diyerek bir kadın grubu yarattık. “Vakıftan burs alan çocuklara destek
olabilmek için erkeklerin çabasına biz de yardım edelim” dedik. İki tane konsey
kurduk; bir tanesi koro, diğeri tiyatro grubu. Hem müziğe hem tiyatroya olan
ilgim o yapıda başka bir güce dönüştü.O ilk etkinlikler bizlerle başladı.
Onları kurduktan sonra koroda solist olarak sahneye çıktım. Tiyatroda oynadım.
Yaklaşık 8 oyun oynadık. Böylelikle içimde kalan sanat yönüm de beslendi. Tabii
ki profesyonel değil amatör ruhla yaptık bunları. Hiç gocunmadan yaptım çünkü
birilerine katkı sağlayacaktım. O dönemler şaşıranlar oluyordu sahneye
çıkmamıza. Ama söz konusu bir destek daha yaratmaksa ego olmamalı diye
düşünüyorum.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-3.jpg" alt="Berkay ESKİNAZİ Röportaj, Benan BİLEK ile Biz Bize - MegaPlus Dergisi 33. Sayı Mayıs 2019" class="wp-image-221" width="300" height="510" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-3.jpg 600w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-3-177x300.jpg 177w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /><figcaption>BERKAY ESKİNAZİ</figcaption></figure></div>



<p><strong>Gönüllülük öyle bir
şey ki başladın mı duramıyorsun değil mi?</strong></p>



<p>Evet, bırakmak istemiyorsun. Ve bir şeyler yapıyorsan sana
da geliyor yeni talepler. 2000li yıllardaki o boşluğumda başladım gönüllü
işlerine. Burnum Kaf dağında olmadığından ve her şeye çözüm üretip ben bunu yaparım,
siz bunu yapın dediğim için kısa sürede İzmir&#8217;de derneklerde ve vakıflarda
aranan isim oldum. Pek çok yere davet edildim, hayır demedim elimden ne gelirse
yaparım dedim ve yaptım. 1998-2000li yıllardan beri bu camianın içerisinde yer
aldım. </p>



<p><strong>Yüksek egolu insanlarla
bir arada olduğunda mutsuz oluyor musun?</strong></p>



<p>Evet, öyle ortamlardan kaçmaya çalışıyorum genellikle. </p>



<p><strong>Dönüp gidebilir
misin?</strong></p>



<p>Evet, çok zaman gittim de zaten. Gittiğim yere desteğime dışarıdan
da devam ettim ama içinde olmadım. Ego savaşını sevmiyorum. Herkes
&#8220;en&#8221; olmak istiyor. Ama hepimiz birleşip büyük &#8220;en&#8221; olmalıyız.
Ben öyle bakıyorum.</p>



<p>Kadınlar bu ülkeyi mutlaka çok güzel bir yere getirecek,
kurtuluş kadınlarda olacak buna inanıyorum. Ancak kadınlar birbirinin kurdu
olmamalılar. Egolarını törpülemiş, bir hedef peşinde koşan kadınlar olmalılar.
Erkek dünyasında egolar bu kadar bariz değil, kadında çok farklı. </p>



<p><strong>Birini gördüğünde
&#8220;egodan patlayacak&#8221; diyor musun, hemen fark ediyor musun?</strong></p>



<p>Evet, fark ediyorum ama hiç karışmıyorum. O karşıdaki
kişinin karakteri ve kendisini ilgilendirir. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-4.jpg" alt="Berkay ESKİNAZİ Röportaj, Benan BİLEK ile Biz Bize - MegaPlus Dergisi 33. Sayı Mayıs 2019" class="wp-image-222" width="450" height="594" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-4.jpg 600w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-4-227x300.jpg 227w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /><figcaption>BERKAY ESKİNAZİ</figcaption></figure></div>



<p><strong>Kadın ve çocuklarla
ilgili neredeyse bütün projelerin içerisinde varsın.</strong></p>



<p>Çünkü çocukları iyi eğitirsek ki çocukları eğiten de biz
kadınlar olduğumuza göre, kadın ve çocuğu birleştirmek çok önemli. Yaptığımız
projelerde annelere bunu göstermeye çalışıyoruz. Sen evladını, özellikle erkek
çocuğunu iyi yetiştirirsen ileride senin gördüklerini onlar görmeyecek demeye
çalışıyoruz. Etkili anne çocuğu hayata çok iyi hazırlar, çok iyi yetiştirir.
Çünkü saygıyı, edebi, bütçeyi aslında kısacası her şeyi anneden öğreniyoruz.
Dolayısıyla biz kadın ve çocuğu birleştirince çok daha başarılı işler yaptık. </p>



<p><strong>Projelerde seni en çok
heyecanlandıran nedir?</strong></p>



<p>Beni en çok heyecanlandıran kadınları cesaretlendirmek. Ben
de yaparım özgüvenini onlara aşılamak. Mesela bir proje yapıyoruz onlara
girişimci olmaları için eğitimler veriliyor, onlara rol model oluyorsunuz. Birçok
genç kadın şu sebeplerden dolayı başarmakta tedirginim nasıl yapacağım diye
düşünüyor. Öyle rol modeller oluyor ki, “bu kadın başardıysa sen neden
başaramayasın” düşüncesini aşılıyoruz. Yıllar sonra bu kadınları başarmış
olarak görüp “sizin dokunuşunuz sayesinde” denilmesi çok büyük bir mutluluk.
Fabrikadayken kadın işçilere de bunu yapıyordum; fabrikada yükselebilmeleri
için. Hayatım boyunca benimle birlikte çalışan kadınların hep bir şansı oldu. Çünkü
onların önlerini kapatacak biri değildim. Bir şekilde patrondum, istiyordum ki
onlar iyi olsunlar ki ben de iyi olayım. Çalışanlarımı hep öne attım, hiç
yollarını kapatmadım. Bizim projelerimizde de aslında bunu yapıyorum; kadınları
öne atıyorum, onlar birer liderler olsun istiyorum. Proje liderleri olsun ki
onlar da ön plana çıksın istiyorum, başkan olduğum için sadece ben ön planda
olmayayım. Ben yanlarında onların destekçisi olayım.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-6.jpg" alt="Berkay ESKİNAZİ Röportaj, Benan BİLEK ile Biz Bize - MegaPlus Dergisi 33. Sayı Mayıs 2019" class="wp-image-224" width="450" height="676" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-6.jpg 600w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-6-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /><figcaption>BERKAY ESKİNAZİ</figcaption></figure></div>



<p><strong>LİYAKAT&#8217;a gelmek
istiyorum; adı bile güzel…</strong></p>



<p>Mübalağasız bütün bir gece bir eve kapandık ve sabaha kadar
isim seçeneklerini düşündük. Lider Yaratıcı Katılımcılar Derneği (LİYAKAT)
isminde karar verdik. Derneği kurarken kadın derneği olarak düşünüp aynı
zamanda erkekler de taşın altına elini koysun istedik. Ancak kurucusu 11 kadın
olduğu için Lider Yaratıcı Kadınlar Derneği gibi bir algı var. Kadın derneği
denmesinden gocunmuyoruz ama bizim derneğimizin amacında öyle bir şey yok. Ana
hedefimiz gençler ve Kadınlarla bir arada olmak istiyoruz. Dokuz yılı geride
bıraktık.</p>



<p><strong>Neler yaptı LİYAKAT,
hangi güzel projelerin içindeydi?</strong></p>



<p>Çok güzel projeler yaptık gerçekten; her biri çok değerli.
Mesela &#8220;Emek pişti, haydi sofraya&#8221; projemiz çok sevdiğim, beni çok
heyecanlandıran bir projedeydi. Projeye sığınma evlerindeki dezavantajlı 30
adet kadınla birebir olarak başladık. Sığınma evlerindeki kadınların o kadar
çok derdi var ki, bir iş kadını olabileceklerini asla düşünmüyorlar. Çünkü
onlar önce toplumdan kaçıyorlar, görünmek istemiyorlar. Onları ikna etmek için
psikologlar ve danışmanlarla bu düşünceyi onlara aşıladık. 30 kadınla başlayıp
14 kadınla bitirdik. Çünkü kadın projeye katıldıktan sonra ya ailesi tarafından
yakalandı, ya da kocası tarafından geri götürüldü, sayı azaldı. Ama 14 kadını
da plastik sektöründe enjektör operatörü olarak yetiştirdik. İnanılmaz bir
işti. Beni en çok duygulandıran bir kadının şu sözüydü &#8220;Yolda geçerken
ATM&#8217;den para çekenleri görünce hep bakardım. Oradan nasıl para geliyor diye merak
eder imrenirdim, artık benim de bir ATM kartım var&#8221;. Bu karta sahip olduğu
için bile çok mutluydu. Onların içine girdiğiniz zaman çocuklarına da destek
oluyorsunuz. Halen bu projeden beri çalışan insanlarımız var. </p>



<p><strong>Liyakat başka dernek
ve vakıflarla da işbirliği yapıyor, değil mi?</strong></p>



<p>Her yıl kendi sosyal sorumluluk projemizi yapıyoruz, bir
KİTVAK ile oluyor, bir TÜRGÖK ile oluyor, şiddet gören kadınlar üzerine bir
proje oluyor. Her yıl kendi misyon ve vizyonumuz dışında bir sosyal sorumluluk
projesi mutlaka yapıyoruz. &#8220;Sensiz yarımız, birlikte tamız&#8221; projesi
gibi, down sendromlu çocuklarla TÜRGÖK&#8217;ü birleştirmiştik. İki dezavantajlının
birbirine yardım etmesini sağladık. Down sendromlu çocuklara folklor öğretip
onları sahneye çıkardık, performans gelirleriyle TÜRGÖK&#8217;ün kabartma kitaplarına
katkıda bulunduk. Böylelikle proje içinde proje oluyor ve bir aradalık oluyor.
Her yıl bir projemiz mutlaka oluyor. Mesela ben 3 yıldır Türk Eğitim Vakfı&#8217;nın
konserlerinde Eğitime Destek Gönüllü Korosu&#8217;nda korist olarak çıkıyorum.&nbsp;&nbsp; </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-5.jpg" alt="Berkay ESKİNAZİ Röportaj, Benan BİLEK ile Biz Bize - MegaPlus Dergisi 33. Sayı Mayıs 2019" class="wp-image-223" width="600" height="398" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-5.jpg 800w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-5-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-5-768x509.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption>BERKAY ESKİNAZİ</figcaption></figure></div>



<p><strong>Zamanını nasıl
kullanıyorsun? 24 saat nasıl geçiyor?</strong></p>



<p>Sistemli ve programlı olduğun zaman hiçbir şey aksamaz. Ben
programsız yaşayamayan biriyim. Diğer derneklerle de işbirliği yapabilmek için
onların faaliyetlerine de katılıp sıkı sıkıya bir arada olmak gerekiyor. Yorucu
ama yapmak zorundayız, biz onların projelerine destek vereceğiz onlar da bizim
projelerimize. Bunları önem ve imkân sırasına göre programlıyoruz. Elimizden
geleni yapmaya çalışıyoruz.</p>



<p><strong>Berkay Eskinazi nasıl
dinlenir?</strong></p>



<p>Ben sporla dinlenirim. </p>



<p><strong>Hep var mıydı spor
hayatında?</strong></p>



<p>Lise dönemlerimden beri hep oldu. Hiçbir şey yapmasam bile
sabah 7&#8217;de fabrikaya gidiyorsam sabah 5&#8217;te kalkıp fuara gidip yürüyüş yaptım
sonra işime gittim. Dediğim gibi kadının bakımlı olması gerektiğini düşündüğüm
için o anlamda bir şey yapıyordum. Yapı olarak kilo alabilen biriyim, onu
almamak için çaba gösteriyordum. </p>



<p>Sonrasında tenise başladım ama devam ettiremedim. Kayak
yaptım kayakta çok iyiydim ama bir aksilik oldu büyük bir trafik kazası
geçirdiğim için kayak hayatım bitti. Yoksa iyi bir kayakçı olabilirdim. </p>



<p>Kimi zaman stüdyolara gidip spor yaptım, kimi zaman kendi
kendime yaptım ama spor hep hayatımda oldu. Mesela çok ileri yaşlarda yüzme
dersi aldım, yüzmeyi çok severim. Hep öğrenmeye açığım hayatta. </p>



<p><strong>Peki, “keşke” ya da
“vah vah”ların oldu mu?</strong></p>



<p>İnanamazsın ama hayatımda negatif yok benim. Varsa da ben
onu görmüyorum, görmek istemiyorum. Her şeyden tatmak istediğim için hep yapmış
gibi hissettim. Mesela şarkı söylemeyi sevdiğim için piyano dersi de aldım. O
tuşlara dokundum, biraz melodi elde ettim ve kendime ben bunu da yapabilirim
dedim. Vaktim olmadığı için yapmadım. Onun için &#8220;vah vah&#8221;larım yoktur
benim. </p>



<p><strong>Herkesin çok negatif
konuştuğu bir dönemde hala sabah uyanıp bir şeylere tutunma gücünü nereden
buluyorsun?</strong></p>



<p>Hem karakterim, hem de içimden gelen duygularla ilgili
diyebilirim.</p>



<p><strong>Kaza dedin de, kaç
yıl geçti o kazanın üstünden?</strong></p>



<p>1996&#8217;da oldu. Boynum kırıldı kazada, 6 ay yatalaktım. Hep
tek noktaya bakıyordum. O zamanlarda mutlaka kalkacağıma inanıyordum. Doktorlar
ne dedilerse harfiyen yaptım. 1996 yılında belli bir şeyleri tatmış bir şeyleri
elde etmiş bir kadındım. Elimdekiler kayıp gitsin istemedim. </p>



<p><strong>Kendi şansını kendi
yaratan bir kadın olmuşsun hep.</strong></p>



<p>Evet, hep çabaladım, bir şeyler öğreneceğim kişilere hep
yapıştım. Her zaman saygılı oldum, ukalalık hiç yapmadım. </p>



<p><strong>Birileriyle didiştin
mi?</strong></p>



<p>Tabii ki. Ben şu anda çok sakin bir insanım, eskiden böyle
değildim. </p>



<p><strong>Peki, seninle
çalışmak nasıldır? Zor bir yönetici misin?</strong></p>



<p>Zor olduğumu düşünmüyorum. Yıllar önceki bütün
çalışanlarımla ile iyi ilişkideysem, halen birbirimizi seviyor ve gördüğümüz
zaman kucaklaşıyorsak o zaman ben zor bir yönetici değilim. Tabii ki
disiplinliyim, her şeyin mükemmel olmasını arzu ederim ama karşımdakini iyi
tanırım ne kadar verebileceğini anlarım ondan daha fazlasını da istemem.
Gerekirse kendim tamamlarım ya da destek olurum. Hata her zaman yapılabilir ama
hatalardan ders çıkarmak gerekir aynı hatayı tekrarlamayı doğru bulmuyorum. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-7.jpg" alt="Berkay ESKİNAZİ Röportaj, Benan BİLEK ile Biz Bize - MegaPlus Dergisi 33. Sayı Mayıs 2019" class="wp-image-225" width="638" height="425" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-7.jpg 850w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-7-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/berkay-eskinazi-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-33.sayi-mayis-2019-7-768x511.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 638px) 100vw, 638px" /><figcaption>BERKAY ESKİNAZİ</figcaption></figure></div>



<p><strong>Cümlelerimi tamamlar mısın?
Hayattaki en büyük şansım…</strong></p>



<p>Seçtiğim yön ve eşim.</p>



<p><strong>Bu günkü aklım
olsaydı…</strong></p>



<p>Daha kalitelendirerek yaşayacağım bir hayatım olurdu ama
yaşadığım hayattan da çok mutluyum çünkü her şeyi tattım. Düştüm, kalktım,
yükseldim. Biraz da yetinmek gerekiyor, biz bunlarla yetinelim ki
önümüzdekilere yol açalım.</p>



<p><strong>Peki, sen bu
röportajı yapıyor olsaydın Berkay Eskinazi&#8217;ye ne sorardın?</strong></p>



<p>Daha neler yapmak istediğini sorardım.</p>



<p><strong>Daha neler yapmak
istiyorsun?</strong></p>



<p>Hayatımın sonuna kadar nefes aldığım son dakikaya kadar bu
topluma hizmet etmek istiyorum. </p>



<p><em>Seni bu kadar yakından
tanımaya bizi yüreklendirdiğin için de teşekkürler Berkay Eskinazi. Yolun hep
açık olsun, bir sürü yolla buluşsun.</em></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/berkay-eskinazi-azimli-caliskan-iyi-kalpli-218">BERKAY ESKİNAZİ: AZİMLİ, ÇALIŞKAN, İYİ KALPLİ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/berkay-eskinazi-azimli-caliskan-iyi-kalpli-218/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geçmişi Selamlayan Vatkalı: Duygu YAZICI ŞİŞMAN</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/gecmisi-selamlayan-vatkali-duygu-yazici-sisman-175</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/gecmisi-selamlayan-vatkali-duygu-yazici-sisman-175#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2019 11:20:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[32. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=175</guid>

					<description><![CDATA[<p>Duygu Yazıcı Şişman ile e-ticaret yönetim ve danışmanlık hizmetleri veren Dijitall.net’teyken tanıştım. “İçerik Editörü” olarak görev yapıyordu ve e-ticaretin can damarı olan içerik bilgilerini hazırlayarak ürünü tanımlıyor, özelliklerini anlatıyor ve potansiyel müşteri için ürünü beş duyuya hitap eder hale getiriyordu. Bir gün yanına ilişmiş anlarımdan birinde küçük çizimler ve anlatımlarla bezeli not defterini gördüm. Notlarını &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/gecmisi-selamlayan-vatkali-duygu-yazici-sisman-175">Geçmişi Selamlayan Vatkalı: Duygu YAZICI ŞİŞMAN</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Duygu Yazıcı Şişman ile e-ticaret yönetim ve danışmanlık hizmetleri veren Dijitall.net’teyken tanıştım. “İçerik Editörü” olarak görev yapıyordu ve e-ticaretin can damarı olan içerik bilgilerini hazırlayarak ürünü tanımlıyor, özelliklerini anlatıyor ve potansiyel müşteri için ürünü beş duyuya hitap eder hale getiriyordu. Bir gün yanına ilişmiş anlarımdan birinde küçük çizimler ve anlatımlarla bezeli not defterini gördüm. Notlarını bile değişik tutan bu genç kadına hayran oldum. VATKALI GÜVE’yle o zaman tanıştım. Meğer ne de gecikmişim. İzmir’de Vatkalı Güve’yi bilmeyen neredeyse bir tek benmişim. Duygu’yu, sevgili eşi Çağdaş’ı ve beraber büyüttükleri markaları Vatkalı Güve’yi tanıdıkça “müptela” oldum. Olur da, hala tanımayan varsa diye, bu sayıda BİZ BİZE’ye Duygu’yu konuk ettim.</p>



<p><strong><em>Eskiye, yaşanmışlıklara çok değer verirken bir markanın yaratıcısı oldun. Vatkalı Güve’nin hikayesi aslında senin hikayen…</em></strong></p>



<p>Eskilere olan ilgim
çocukluğumda başladı. O zamanlarda hoşuma giden pek çok kıyafet ve eşyayı
atılacaklar arasından ayıklar ve saklardım. Annemin artık giymediği gömlekleri,
amcamın kullanmadığı prizmatik cetveli, mutfakta bir köşede unutulan nihale,
büyük babamın fotoğrafçılığından kalan film negatifleri ve daha pek çok hatıra
şu an dükkanımızın ve evimizin faklı köşelerinde bizimle yaşamaya devam ediyor.</p>



<p>Yakın çevremi aşarak
farklı kanallardan ürün toplamaya üniversitede başladım. Biyokimya bölümünde
öğrenciydim. O zamanlar sadece kendim için topluyordum. Tüm paramı pazarlarda
ve kermeslerde harcamaya başladım. Öğrenci odamda küçücük alanda istiflemeyi,
duvarları aksesuarlarla donatmayı ve en az yer kaplayacak şekilde depolamayı
öğrenmiştim bile.&nbsp; “Bir gün dükkanımda
satarım” diye bahsettiğimi yıllar sonra bir arkadaşımdan duyduğumda şaşırdım
aslında meğer temelleri atıyormuşum.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-2.jpg" alt="Geçmişi Selamlayan Vatkalı: Duygu YAZICI ŞİŞMAN - MegaPlus Dergisi 32. Sayı" class="wp-image-177" width="675" height="380" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-2.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-2-300x169.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-2-768x432.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-2-390x220.jpg 390w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /></figure></div>



<p><strong><em>Farkında olmadan Vatkalı biçimleniyor sanırım o zamanlarda…</em></strong></p>



<p>Çağdaş’la ellerimizin
birleşmesinden birkaç ay sonra Vatkalı Güve sohbetlerimizde yer etmeye başladı.
Yıllardır biriken eşyalar artık isteyenlerin olacaktı. 1. yılımızda markamızın
adını almış; sosyal medya hesaplarımızı açmış ve evimizi dükkan yapmıştık. Aynı
zaman diliminde ben Biyokimya ile mutlu olmayınca iş alanımı değiştirdim ve
güzel tesadüflerle kendimi Dijitall.net’te buldum. (Seni de orada buldum.:))
Sosyal medyanın gücü ile binlerce insana ulaşabilme şansı yakaladık ve kapımız
da daha çok çalar oldu.&nbsp; Bir oda ile
başlayan macera bir yıl sonra bir ev dükkana dönüştü. Sosyal medya ve e-ticaret
üzerine tecrübeler cebimde vatkaliguve.com ile iki yıl önce kendi ayaklarımın
üzerinde durmaya başladım. Şimdilerde hala Bornova’da dükkanımız ev, evimiz
dükkan yaşayıp gidiyoruz.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-3.jpg" alt="Geçmişi Selamlayan Vatkalı: Duygu YAZICI ŞİŞMAN - MegaPlus Dergisi 32. Sayı" class="wp-image-178" width="675" height="450" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-3.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-3-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-3-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /></figure></div>



<p><strong><em>Ailecek Vatkalı’sınız siz, değil mi?</em></strong></p>



<p>&nbsp;Vatkalı Güve’ye ilk büyük adımı fotoğraf
makinesi alarak attık. Çağdaş fotoğrafçılık konusunda kendini geliştirdi ve
şiirlerin de desteğiyle zamanla marka tarzımız oturmaya başladı. Dolabımız
geçmiş zaman dolabına dönüştü, yenileri giyemez olduk. Her sabah saatlerimizi
kurmaya razıyız. Lambalarımız, fincanlarımız arabamız yaşlı. Bazen
zorlaştırıyor gibi görünebilir, ama sevince öyle olmuyor. Bir de kedimiz var
Bakır. O da eskiyi daha çok seviyor, kumaşların içinde büyüdü anlıyor. Eski
olana kıvrılıveriyor.</p>



<p>Bu yolda ailemiz ve
arkadaşlarımız hep yanımızdaydı. Anneler sandıklarını boşalttı, antika aile
yadigarları evimizde bavul bavul toplandı; eskiye değer verdiğimizi bilenler
hep eli dolu uğradı. Özellikle aileden gelen gelinlikleri ve nişan
kıyafetlerini saklıyorum, ileride özel koleksiyon yapabiliriz.&nbsp; Bu vesile ile de herkese teşekkür ederim.
Hepiniz Vatkalı Güve’ye kanat oldunuz.</p>



<p><strong><em>Vatkalı Güve’deki ürünleri nerelerden buluyorsunuz?</em></strong></p>



<p>Dükkanımızda çoğunlukla
1960-90 arası kıyafet ve aksesuarları ağırlıyoruz. Ürünlerimizi gezerek
topluyoruz. Farklı şehirlerde pazarları ve antikacıları dolaşıyoruz, güzel
vintage parçalar bulabileceğimiz kermesleri takas ve ikinci el pazarlarını sık
sık ziyaret ediyoruz. Yıllardır pazar esnaflarıyla oluşan tatlı muhabbetin de
kaymağını yiyoruz. Gizli hazinelere ulaşabiliyoruz. </p>



<p>Geçmişin modasına
verilen değer hep arttığı için vintage severler de artıyor. Biz de hoşumuza
giden parçalara dükkanda yer vermeye çalışıyoruz. Ürün çeşitliliğimiz bu
nedenle epey geniş yelpazeye sahip. Kıyafet ve takıların yanında şapkadan
çantaya, saatten masa lambasına kadar her şey olabilir. Böylece her yaşa hitap
ediyoruz. Bazen çocuklara kukla, bazen geçmişi tekrar yaşamak isteyenlere bir
hatıra oluyoruz. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-4.jpg" alt="Geçmişi Selamlayan Vatkalı: Duygu YAZICI ŞİŞMAN - MegaPlus Dergisi 32. Sayı" class="wp-image-179" width="450" height="675" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-4.jpg 600w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/duygu-yazici-sisman-gecmisi-selamlayan-vatkali-megaplus-dergisi-32.sayi-4-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /><figcaption>Duygu YAZICI ŞİŞMAN</figcaption></figure></div>



<p><strong><em>Vatkalı Güve dükkan ve e-dükkan dışında nasıl buluşuyor müşterileri ile?</em></strong></p>



<p>Bu işin en zor kısmı
uzun zaman aynı mekânda zaman geçirmenin rehaveti olsa gerek. Bu problemi
gezerek çözeriz diye heveslendik.&nbsp; Üç yıl
önce gezgin dükkân hayali gerçek oldu. Evlendikten sonra T3 minibüsümüze
kavuştuk ve festivallerde gezgin dükkânımızla var olmaya başladık. Her geçen
yaz artan gezilerimizle gezgin dükkanı yaşam tarzı haline getirmeyi istiyoruz.
Gerçek olursa kırlarda yaşarız herhalde.</p>



<p><strong><em>Eş ve iş bir arada iken dengeyi nasıl kuruyorsunuz?</em></strong></p>



<p>Çağdaş’la gece gündüz
beraberiz. Kendiliğinden gerçekleşen iş paylaşımı ile sakin bir hayatımız var.
Birbirimizi güzel tamamlıyoruz. Ev işlerinde ben daha aktifim, o dükkanda
koşturuyor. Dükkana yeni gelen her parçanın temizliğini ben yapıyorum ama tadilat
ve dikiş işleri varsa Çağdaş’ta. İnce işleri o daha iyi yapıyor. Sabırlı ve
sakin. Fotoğraf çekimlerini birlikte yapıyoruz. Ütüyle bu kadar haşır neşir
olacağımı bilmezdim… İş ev iç içe olduğu için ne yapacağıma günün akışında
karar veriyorum. Zamanı güzel yönetirsem çok keyifli oluyor. </p>



<p><strong><em>Başka keyiflere zamanın kalıyor mu? Son zamanlarda seramikle de ilgilenmeye başladın sanırım.</em></strong></p>



<p>Dükkandan arta kalan
zamanlarda birkaç arkadaşımla seramik hamuruna merak sardık. Bir yıldır
günümden 2 saatimi üretime veriyorum.&nbsp; Bu
sayede el emeğimden para kazanmanın hafifliğini yaşıyorum.&nbsp; Yaptıklarımı merak eden olursa “birodada”
sayfasında görebilirler; birkaç arkadaş tasarımlarımızı bu sayfada sergiliyoruz.</p>



<p><strong>Sadece eskilere değil, kalplere
de dokunduğun için sağ ol Duygu. Ve Duygu ile el ele vererek işi daha da
geliştirdiğin için teşekkürler Çağdaş. Yolun açık olsun Vatkalı Güve.</strong></p>



<p><a href="http://www.vatkaliguve.com">www.vatkaliguve.com</a></p>



<p><a href="https://www.instagram.com/vatkaliguve/">https://www.instagram.com/vatkaliguve/</a></p>



<p><a href="https://www.facebook.com/vatkaliguve">https://www.facebook.com/vatkaliguve</a></p>



<p><a href="https://www.instagram.com/bir.odada/">https://www.instagram.com/bir.odada/</a></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/gecmisi-selamlayan-vatkali-duygu-yazici-sisman-175">Geçmişi Selamlayan Vatkalı: Duygu YAZICI ŞİŞMAN</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/gecmisi-selamlayan-vatkali-duygu-yazici-sisman-175/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Resmin Bilge Kadını: Filiz PELİT</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/resmin-bilge-kadini-filiz-pelit-725</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/resmin-bilge-kadini-filiz-pelit-725#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 08:23:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Filiz PELİT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=725</guid>

					<description><![CDATA[<p>Resimlerini kendisinden önce tanıdım ve sevdim. Renkleriyle içim coştu, heyecanlandım. Işığını sevdim en çok. Gördüklerim hep kadındı. İnadına rengarenk kadınlarını çok tanıdık bulduğumdan belki de, her resmini çok gerçek, çok içten buldum. Her biri birbirinden farklı bu kadınları sosyal medyadan takibe aldığım Filiz Pelit’in kendisinden önce sevdim. Sonra bir gösteri gecesi ilk sırada oturduğunu görüp &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/resmin-bilge-kadini-filiz-pelit-725">Resmin Bilge Kadını: Filiz PELİT</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Resimlerini kendisinden önce tanıdım ve sevdim. Renkleriyle
içim coştu, heyecanlandım. Işığını sevdim en çok. Gördüklerim hep kadındı.
İnadına rengarenk kadınlarını çok tanıdık bulduğumdan belki de, her resmini çok
gerçek, çok içten buldum. Her biri birbirinden farklı bu kadınları sosyal
medyadan takibe aldığım Filiz Pelit’in kendisinden önce sevdim. Sonra bir
gösteri gecesi ilk sırada oturduğunu görüp heyecanlandım. Formatım gereği,
gösterimin başında elimdeki listeden yoklama yaparken, kendisini diğer
konuklara da tanıttım “olur a, tanımayan vardır belki de” diye. Şaşırdı,
inanamadı. Renkleri gibi ışıldayan kocaman bir kalbi var. Filiz’i resimleri
kadar sevdim.</p>



<p>Filiz Pelit, Buca Eğitim Fakültesi Resim Bölümü Grafik Ana
Sanat Dalı 1985 mezunu. 21 kişisel sergi ve 100&#8217;ün üstünde ulusal ve
uluslararası sergi açtı. Paris Louvre Müzesi Carroussel Salle de Notre&#8217;de her
yıl açılan Uluslararası Plastik Sanatlar Sergisi&#8217;ne 2008&#8217;den beri Türkiye
delegasyonuyla katılıyor. Bu sergilerden gümüş(2011) ve altın(2016) madalyası
ve ayrıca teşekkür belgesi, onur belgesi ve başarı plaketi bulunmakta. Rusya,
İsviçre, Kıbrıs, Almanya, Fransa, İngiltere, Dubai, Tunus, Romanya ve
Türkiye’de çeşitli kurum ve özel koleksiyonlarda eserleri var. sayısız ödülü,
şahane bir ailesi, vazgeçemediği dostları, inancı, direnci ve resimleri yoluyla
yorulmadan anlattıkları var. Başkahramanının kadın olduğu resimlerinde kadın
dünyasının gizemli yolculuğu var. ille de “umut” var.</p>



<p><strong><em>Çocukluk hikayeni okudum Erkan Sevinç’in “70 Hayat” kitabında. Okumaya başlamadan resim yapmaya başlamışsın. Nasıl bir yolculuktur resim?</em></strong></p>



<p>Bazen öyle bir
yolculuktur ki bu, ne çıkacağını sen bile bilmezsin. Elbette kendisine ait bir
matematiği var resim yolculuğunun ama planlı değil. Yaşadıkların, etrafta
gördüklerin bir potada erir ve sonunda resme çıkar. Bazen bir yerden çıkan
küçücük bir parça senin bir serginin konseptini oluşturur. Bir parça, bir duvar
dokusu “zamanın kapısında taşlar, yüzler, sırlar” diye bir konsept olur. Bir
başka zaman bir kadını resmederken, birden bir küçük çocuk belirir, bir sonraki
sergi “masal” olur. Kocaman gözleriyle etrafa bakan çocuklar belirir; “düş
çocukları”na dönüşür.</p>



<p><strong><em>Başlangıçta bunların hiçbirini düşünmemişsindir, süreci yaşarsın. Bu merak ve heyecan da beni besliyor. </em></strong></p>



<p>Resimlerimde
sürprizlere de yer veririm. Resimlerin arasına dokular koyarım, o dokuların
arasından figürler belirir. Her sanatçının tarzı başkadır; bazıları başta
oturup projelendirir, şuraya şu koyulacak, şu rengi bu rengi kullanacağım gibi
baştan belirler. Ben biraz daha ilk başta rastlantısal lekeler, sonrasında
figürler, daha sonra plastik dengesiyle kompozisyon kurumu şeklinde
ilerliyorum. Kendiliğinden geldiğinde o katılığı kalmıyor, birbirine geçişleri
homojenleşiyor. Aslında işin sırrı bu diyebilirim. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-1.jpg" alt="Filiz PELİT, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-726" width="713" height="493" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-1.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-1-300x207.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-1-768x531.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 713px) 100vw, 713px" /></figure></div>



<p><strong><em>Kadınların hep renkli… Canlı ve rengarenk…</em></strong></p>



<p>Çünkü kadınlar renkli.
Benim dünyam masallardan besleniyor, resimlerimi masallar tetikliyor. Ve
masallar çok renkli. Masallar en çok çocuklara yakışıyor; biz büyükler zaman
içinde yaşamın ağırlığıyla çocukluğumuzu unuturuz, oradaki renkleri unuturuz,
grileşir, rengimizi kaybederiz. Benim resimlerim umudun resimleridir. Her şeye
inat, hatırlatmak gerekiyor. </p>



<p><strong><em>Umut, özgürlük, güç, senin için kadının tanımı sanırım…</em></strong></p>



<p>Umut en önemli şey&#8230;
Seneler ileriye giderken ne yazık ki kadınların hakları geriye gitti. Bu durum
beni üzüyor. Sonuçta, kadın özgür olmalı, kendine yetmeli. Toplumun temel
yapıtaşı kadındır. Kadını da erkeği de yetiştiren kadındır. Kendiyle kavgası bitmiş,
yaşamla barışık, kültürlü, ayakta durabilen, ayakları sağlam yere basan kadın
toplumda ne kadar çoksa, o toplum o kadar güçlüdür. Yetiştirdikleriyle de
güçlenir. </p>



<p><strong><em>Sergilerin arasında genellikle ne kadar zaman var?</em></strong></p>



<p>Genelde 2-3 senede bir,
yeni bir konsept oluşuyor. Bir sergi 15 gün sürüyor. 2-3 senelik hazırlık
sürecinden sonra 15 günlük sergi süresinde bütün ruhunu, içini açıyorsun
diyebilirim&#8230; </p>



<p><strong><em>Serginin açılış günü akşam evine döndüğünde ne hissediyorsun?</em></strong></p>



<p>Çok büyük bir rahatlama
ve mutluluk&#8230; O sürecin sonuna gelmenin bir yandan da hüznü oluyor. Ama en
ağır basan his rahatlama hissi oluyor. Çünkü görevini yapmışsın, alnının akıyla
bir konsept çıkarmışsın, bunun büyük bir rahatlaması oluyor. Ben her zaman
fazladan resim yaparım ve onların içerisinden seçerim. En iyisini istediğim
için en çok içime sinen resimleri seçerim ve öyle hazırlarım. Dolayısıyla bir
çözülme ve rahatlama hissi ağır basıyor. Ayrıca bundan sonra ne yapacağımın
heyecanı da oluyor. Bir maceranın sonuna gelip, yeni bir maceranın başlangıcının
yarattığı heyecan da ayrı bir şey.</p>



<p><strong><em>Çok uzun süredir resim yapıyorsun. Resim senin bağımlılığın…</em></strong></p>



<p>Evet bağımlıyım, sanat
bağımlısıyım. Diyelim ki iki aylığına yazlığa gidiyoruz, ben yine küçük
resimleri götürüyorum. Atölyeyi çok özlüyorum; boyalara bulaşmayı, o
heyecanı&#8230; Benim adrenalinim, beni mutlu eden, hayatla barışık olmama sebep
olan, insanlara bakışımı kurgulayan bu&#8230; Benim için ailem, dostluklarım ve
sanat çok önemlidir, hepsini bir potada eritmek isterim. Biri eksik olsa beni
mutsuz eder. O yüzden de aşırı hırslarım yoktur. Mesela sanatta hızlı hızlı
gideyim ama ailemi ya da dostlarımı feda edeyim gibi düşüncelerim hiç olmaz.
Elimden geldiği kadar bunları bir arada yürütebilmeye çalışıyorum ve böylelikle
mutlu oluyorum. Hepsi bir arada olduğunda çok daha iyi sonuçlar ortaya çıkıyor.
Eşim de bu konuda bana hep destek oluyor. Gecenin bir vakti evde boyalarla
ilgilenebiliyorum, atölyeye gidiyorum. Aksine o daha da mutlu oluyor.
Çocuklarım, ailem hep destek oluyorlar ve benimle gurur duyuyorlar. Bunlar da
benim için çok önemli. </p>



<p><strong><em>Çok iyimser bir kadınsın…</em></strong></p>



<p>İflah olmaz bir
iyimserim. O yüzden de genellikle olayların kötü yönüne değil hep olumlu yönüne
bakarım. Başıma gelen olumsuz olayları da kabullenip, bununla nasıl baş
edebilirim diye düşünürüm, nasıl aşabilirim diye önümdeki seçeneklere bakarım.
Hayat her zaman size mükemmeli vermiyor. Her zaman için iniş çıkışlar var.
Önemli olan senin bu durumlarla nasıl başa çıktığın. Çocukluğumdan beri
böyleydim hep ben. 3 kardeşten en büyüğüyüm, aile olarak birbirimize çok
bağlıyızdır. Ben gerçekten çok şanslıyım ama kendi şansımı kendim de yaratırım.
İnsan biriktirmeyi çok seviyorum, en büyük zenginliğim sahip olduğum
dostlarım&#8230; Şöyle dönüp baktığımda 40 senelik uzun soluklu dostluklara sahibim
ve çok şanslıyım. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg" alt="Filiz PELİT, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-727" width="600" height="597" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg 800w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-2-150x150.jpg 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-2-300x300.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-2-768x764.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<p><strong><em>Sanatçılar farklı, sanatta kendilerine odaklı oluyorlar genelde&#8230; </em></strong></p>



<p>Ben şuna inanıyorum,
iyi olan bir şeye neden iyi demeyelim ki? Eğer kendine güvenin varsa bir
başkasını onore edebilirsin. Kendine güvenin yoksa bir başkasının üzerine
basarak ya da karalayarak ilerlersin. Önemli olan emek verip çalışmak; ne
olacağını zaman gösterecek, kalıcı mısın değil misin, zamanla belli olur. </p>



<p>Baştan beri ne
istediğimi bildim ve onu yaptım. Biliyorsun bizim zamanlarda aileler çok
anlayış göstermiyordu, mesela “Sen önce git bir mühendis ol resmi sonra
yaparsın” düşüncesi hakimdi genel olarak. Fakat benim ailem beni hep
destekledi, bana inandı. Bu da çok önemli. </p>



<p><strong><em>Ailede sanatla ilgilenen var mıydı?</em></strong></p>



<p>Babamın kara kalemi çok
iyidir, dayım yağlı boya çok güzel yapar, var yani. Benden sonra da kuzenlerim
arasında ressam olanlar, yazar olanlar var. Ailemde de sanatın her dalına bir
merak var diyebilirim. Kuzenlerimle bunu paylaşabilmek de benim için oldukça
keyifli. </p>



<p><strong><em>Pollyanna ile röportaj yapıyor gibiyim…</em></strong></p>



<p>Bana göre sen hayatı
mutlu karşılarsan mutlu olursun, mutlu karşılamazsan mutsuz olursun. Eşim
Metin’in büyük bir sağlık problemi oldu geçmişte. Biz bunu olumlu bakarak
atlatabildik, şükrettik. Allah’a şükür atlattı, benim yanımda, çocuklarımın
yanında, şükredecek o kadar çok şey var ki&#8230; Mesela bazen yolda yürürken
durduk yere derim ki “Bugün Allah’ıma şükretmedim, şükürler olsun
yürüyebiliyorum, nefesim yerinde, atölyeme gidip boyalarımla buluşacağım, kocam
sağlıklı, çocuklarım sağlıklı”. Bazen kaybedince anlıyoruz bir şeylerin
değerini. O zaman da yapacak bir şey olmuyor; sadece büyük bir pişmanlık
oluyor, zamanında keşke bunu yapsaydım diye düşünüyoruz. Onun için ara ara
sahip olduklarımıza şükretmek ve değerini bilmek gerektiğine inanıyorum. Bak
mesela seninle şu an ne güzel bir dost sohbeti ediyoruz, sana içimi açıyorum.
Pastanemizde oturuyoruz, görümcelerim geldi, sohbetimi ettim. Evime gideceğim,
eşim yanımda&#8230; Yani şükredecek o kadar çok şey var ki&#8230; “Ay bugün yağmur
yağdı, ay içim sıkıldı, o niye bana öyle baktı”la mutsuz olmayı seçmemek lazım.</p>



<p><strong><em>Peki ne düşürür seni?</em></strong></p>



<p>Sağlık sorunu. Önce
sağlık iyi olacak. Çünkü birini kaybetmenin ya da sağlığın kötüye gitmesinin
telafisi olmuyor. Zor zamanlarda bile pozitif bakmak lazım. Eşimin iki kere
19’ar günlük yoğun bakım dönemi oldu; o dönemlerde çok zor günler geçirdik.
Böyle zamanlarda hayatınız o kadar çok değişiyor ki; insanların ne kadar
gereksiz şeylere kafayı taktığını görüyor, bazı şeylerin ne kadar önemli
olduğunu fark ediyor, şükretmeyi öğreniyorsunuz. Hayatta yaşadığın her şey seni
olgunlaştırıyor&#8230;</p>



<p><strong><em>Kaç yıllık evliliğiniz?</em></strong></p>



<p>1987 yılında evlendik.
Metin’le önce arkadaştık, zekası ve esprili kişiliği ile kalbimin baş köşesine
oturdu. Arkadaş olduğumuz dönemlerde Metin tıpta okuyordu. Boğaziçi Makine
Mühendisliğini bırakmıştı. Doktor oldu sonrasında ama ben onu askerlik ve
intörn zamanı beyaz önlükle gördüm. Aile şirketimiz Sevinç Pastanesi’nin
yöneticiliğini tercih etti. Beni de yapamadığı tek şey olan resimi yapabildiğim
için hep destekler ve hayranlık duyar. Ömür boyu el ele, yürek yüreğe bir yaşam
geçirdik. İki oğlum var Burak ve Kenan Doruk. Bu yıl oğlum Burak evlendi ve
Hilal adında çok tatlı bir kızım oldu. Burak’ta 5 yıllık çalışma hayatının
ardından pastanenin yönetimine geldi.</p>



<p><strong><em>Resimlerinde isim yok senin…</em></strong></p>



<p>Seneler önce ilk
sergimde açılışa gelen herkesin eline küçük kağıtlar verdim ve dedim ki
“resimlerde isim yok, resmin numarasını yazın ve size hissettirdiği ismi
yazın”. Sonra hepsini topladım, aynı resim için o kadar farklı hisler ve
isimler çıktı ki&#8230; Birisi “bu bana savaşı hatırlattı” derken diğerleri
“mutluluk, pamuk prenses, sevgi”, bir başkası “hüzün” diyor. Yani aslında
herkes kendi içindekini görüyor. İnsanlar bunu bu kadar zengin alabiliyorsa ben
bir isimle sınırlamak istemedim. Sadece bir konsept belirledim. Bu konseptler
genel bir çatı; devamını izleyiciye bıraktım. Çünkü o kendi hikayesinden bir
parça koyacak. </p>



<p><strong><em>Önümüzde hangi projeler var?</em></strong></p>



<p>13 Mart’ta Ankara Art
Sanat Fuarı’na katılacağım, Aysel Gözübüyük Sanat Galerisi’yle. Portakal Çiçeği
Sanat’ta seçki var o da eş zamanlı olacak. İki sergide olacağım yani Ankara’da.
Ayrıca önümüzdeki ay Japonya Tokyo’da açılacak olan karma sergide yer alacağım.</p>



<p><strong><em>Heyecanlandırıyor değil mi?</em></strong></p>



<p>Elbette, hem de insana
bir hedef veriyor. Bir hedefin olması da canlı tutuyor. </p>



<p>İstanbul’da Hakan
Esmer’in başkanlığında Alarm Art diye çok iyi bir grup var ve proje sergileri
yapıyorlar. Ve proje sergileri konusunda Türkiye’de öncüler. Onların yaptığı
bir proje olan 365 diye bir sergi var.&nbsp;
A3, A4, A5 boyutunda tahta üzerine herkes resimlerini yapıyor, onlar
Ankara’da sergilendi, şimdi İstanbul’da Terakki Vakfı’nda sergilenecek. Farklı
farklı sergiler oluyor, onlara hazırlanıyorum. Birkaç tane daha böyle karma
sergiler var.</p>



<p><strong><em>Resim yapmayı hangi eyleme benzetiyorsun?</em></strong></p>



<p>Yaşam, yaşamın kendisi.
Bundan daha canlı, daha sahici bir şey yok. Yaşam gibi inişleri çıkışları var,
kavga ediyorsun resimde, oluşmasını sağlıyorsun, mutlu oluyorsun, keyif
duyuyorsun. Heyecanı, hazzı alıyorsun. Bir şeyler ortaya çıkıyor aynı
çocukların gibi. Aşkla bir arada oluyorsun aynı kocan gibi. Mücadele ediyorsun
aynı yaşam gibi. Yaşamın kendisi sanat&#8230;</p>



<p><strong><em>Nasıl bir annesin?</em></strong></p>



<p>Bilmem ki, onlara
sormak gerek. Elimden geldiği kadar sevgiyle büyütmeye ve onları anlamaya
çalıştım. Onlara her zaman saygı duydum. Çocuklarımı başkalarının yanında zor
durumda bırakacak, despotluk yapacak bir anne olmadım hiç. Onlara her zaman
güven vermeye çalıştım ve onlar da bunu bilip bana her zaman güvenirler. Mesela
bir şeye&nbsp; “hayır” dediğimde onun “hayır”
olduğunu bilirlerdi, ısrar etmezlerdi. Ama bir şeye tamam yapacağım dediysem de
tüm şartlarımı zorlayıp onu yapardım ki bana olan güvenleri kaybolmasın&#8230;</p>



<p><strong><em>Arkadaş ilişkilerinde de belli prensiplerin var değil mi? Saygı önemli senin için&#8230;</em></strong></p>



<p>Saygı önemli, çünkü
neyi veriyorsan onu bekliyorsun, ben de arkadaşlarıma saygılıyımdır, kırmamaya
çok özen gösteririm.</p>



<p><strong><em>Ders almayı bilir misin?</em></strong></p>



<p>Bilirim ama şu var,
kinci değilim. Bir insana çok zor kırılırım, hayatımdan bir insanı çok zor
çıkarırım. Grilerim vardır, önce onu anlamaya çalışırım. Hangi şartlarda, bunu
neden yaptı diye düşünürüm. Anlayabileceğim bir şey ise mutlaka şans veririm.
Siyah ya da beyaz kadar keskin, köşeli değilimdir. Bunu yaptı bitti demem. Ama
gerçekten birini hayatımdan çıkardığımda da tekrar geri dönüşü olmaz benim için
ama çok azdır bu, bir elin parmaklarıyla bile sayılmaz. </p>



<p><strong><em>Resim çok içten ve doğal gelen bir şey, peki eğitimin önemi nedir?</em></strong></p>



<p>Sanatı daha kapsamlı
öğrenip ortaya çıkarmak için eğitim gerekli. Şu da var, diyelim ki o dönemki
eğitim alamadın, artık birçok yolu var ve hiçbir şey için geç değil.
İnternetten, iyi hocalardan, atölye çalışmalarından bir şekilde ders
alınabilecek pek çok yöntem var. Resimde sınır yok. 60 yaşında balerin
olamazsın ama resim yapabilirsin. Resim insana ve insanın her yaşına yakın olan
bir dal. Bir yeteneğin varsa sevincini, hayatını, ruhunu, kızgınlığını her şeyi
alıp yansıtabileceğin bir şansın var. </p>



<p><strong><em>Resmin öğretilebildiğine inanıyor musun?</em></strong></p>



<p>Kesinlikle inanıyorum,
öğretilebilir tabii ki. Resmin bir matematiği var. Ölçüyü, tekniği, boyaları,
deseni, mükemmel bir şekilde çizmeyi sıkı bir çalışmayla öğrenebilirsin. Hobi
düzeyinde her şeyi yaparsın, hobi düzeyinden sanat düzeyine geçmek için de
özgün kimsenin yapmadığı kendi ruhunu yansıtan eserler ortaya koyabilmesi
gerekiyor. Bunu yapabilenler sanat düzeyine geçebiliyor. Eğer mümkün olmuyorsa
hobi kısmında kalıyor. Hobi ya da sanat resim bir yere kadar öğretilir, bir
yerden sonra senin yeteneğinle ve hislerinle özgün bir dil oluşturursa ne ala.</p>



<p><strong><em>Tarihte bir kadın olsaydın nerede yaşamak isterdin? Ne olmak isterdin?</em></strong></p>



<p>Paris ya da İtalya.
Rönesanssın başladığı zamanlarda, Roma ve Floransa. Ve yine ressam olmak
isterdim.</p>



<p><strong><em>Renklerin kadınısın aslında ama senin en rengin hangisi?</em></strong></p>



<p>Bütün renkleri
seviyorum, kırmızıyı, maviyi, royal blue denen tonu çok seviyorum. Sevdiğim
renkler var, beni ben eden çok renk var.</p>



<p><strong><em>Aklının kaldığı bir şey var mı? Keşke şunu yapsaydım, keşke şuraya gitseydim dediğin&#8230;</em></strong></p>



<p>Keşke birkaç dil birden
biliyor, konuşabiliyor olsaydım. Hala bu yaşımda bile “sadece İngilizce değil,
Fransızcayı, İspanyolcayı bilip 3-4 dili akıcı konuşabiliyor olsaydım” diyorum.
O zaman daha çok kendini dünya vatandaşı gibi hissediyorsun. İnterneti daha iyi
kullanıp, kendini daha iyi ifade edip, bilgiye daha çok ulaşabiliyorsun. Ve
resmini kendin anlatabiliyorsun. Daha çok kişiye anlatabilmek isterdim.</p>



<p><em><strong>Resim aşkıyla kocaman bir hikaye yazmış Filiz Pelit. Yaşamının çeşitli dönemleri onun önce resimlerini, ardından sergilerini oluşturmuş. O çocuk kalp “Düş Çocukları”nı hayata geçirmiş, büyümüşler, çerçevelenip asılmışlar, gitgide “Bilge Kadınlar”a dönüşmüşler. Tıpkı kendisi gibi; çocuk kalbini hiç unutmayan bir “bilge kadın” ile görüştüm ben. Rengarenk kal sevgili Filiz…</strong></em></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/resmin-bilge-kadini-filiz-pelit-725">Resmin Bilge Kadını: Filiz PELİT</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/resmin-bilge-kadini-filiz-pelit-725/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özel Röportaj: Elvan Kızılay</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-elvan-kizilay-1019</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-elvan-kizilay-1019#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2019 12:42:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[29. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Elvan Kızılay]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=1019</guid>

					<description><![CDATA[<p>Benan BİLEK ile Biz Bize Kıpır kıpır, rengarenk, çok farklı: Elvan Kızılay Fotoğraf: Ethem Yamansavaşçılar Narlıdere’deki Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı karşısında açtığım Ev Gibi isimli kafemin ilk müşterisiydi Elvan Kızılay. Kapıdan giren ilk kişi nasılsa öyle geçer ya gün, sadece o gün değil Ev Gibi’nin sahibi olduğum her günüm çok güzel geçti. Belki de &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-elvan-kizilay-1019">Özel Röportaj: Elvan Kızılay</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:19% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="531" height="531" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png" alt="Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi" class="wp-image-893" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png 531w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-150x150.png 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-300x300.png 300w" sizes="auto, (max-width: 531px) 100vw, 531px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Benan BİLEK ile Biz Bize</p>
</div></div>



<h2 class="wp-block-heading">Kıpır kıpır, rengarenk, çok farklı: Elvan Kızılay</h2>



<p><strong>Fotoğraf: Ethem Yamansavaşçılar</strong></p>



<p>Narlıdere’deki Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı
karşısında açtığım Ev Gibi isimli kafemin ilk müşterisiydi Elvan Kızılay.
Kapıdan giren ilk kişi nasılsa öyle geçer ya gün, sadece o gün değil Ev
Gibi’nin sahibi olduğum her günüm çok güzel geçti. Belki de ilk müşterim tüm
yüzüyle gülümseyen Elvan olduğu için. Keman ve kompozisyon bölümünde henüz
birinci sınıftaydı ve gelenek olduğu üzere odada kendisinden kıdemli bir
öğrenci olunca küçük sınıfta olan Elvan’a odayı bırakmak ve bir yerlerde oyalanmak
kalıyordu. Elvan her boş saatini Ev Gibi’de geçirdi. Üst katta hep aynı
noktada, aynı minderde. Makarnalarımın, cheese cake’lerimin sadık müşterisini
uzun süre sonra bir konserde gördüm; müzisyen ailenin müziğe doğmuş kızı Rafet
el Roman’la aynı sahnedeydi ve kemanı kelimenin tam anlamıyla “öttürüyor”du.</p>



<p>Tanrı Facebook’u korusun; onu takip ettikçe gurur duydum.
Sanki yeğenim, kardeşim başarıyormuş gibi gururlandım. Sonra elektronik
kemanıyla müzik dünyasına yepyeni bir soluk getiren “Less is more”u dinledim.
Youtube’tan klibini izledim. Onu bir daha bir daha sevdim. 2019 yılının ilk
sayısında Kapak kızımız Elvan tıpkı ezgileri gibi içten, klibi gibi kıpır
kıpır, enstrümanı gibi duygusal.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-2-683x1024.jpg" alt="Elvan Kızılay, Elektronik Keman, müzisyen, Röportaj, Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi 29. Sayı" class="wp-image-1021" width="512" height="768" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-2-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-2-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-2-768x1151.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-2.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 512px) 100vw, 512px" /><figcaption><strong>Türkiye’nin ilk elektro akustik keman projesini gerçekleştiren sanatçı; Elvan Kızılay…</strong> </figcaption></figure></div>



<p><strong>Alkışlarınızla Türkiye’nin ilk elektro akustik keman projesini gerçekleştiren sanatçı; Elvan Kızılay…</strong></p>



<p><strong><em>Elvan Kızılay’ın hikâyesi nasıl başladı? </em></strong></p>



<p>Doğar doğmaz, kazana
düşüyorum ben:) Müzisyen bir ailenin en küçük üyesi olarak doğduğum için
şanslıyım biraz. Ağabeyimin keman çalışından çok etkileniyorum ve hemen elime
kemanı tutuşturuyorlar. </p>



<p><strong><em>Kimdir Elvan Kızılay sahnede, sosyal hayatında nasıl biridir?</em></strong></p>



<p>Sahnedeki Elvan başka
nefes alıyor. Bazen on, bazen binlerce kişinin gözleri sizin üstünüzde ve
olumlu-olumsuz tüm bakışları o an o potada eritip, güzel bir enerjiye dönüştürüyor
olmanın keyfi, mutluluğu paha biçilemez. Bu yüzden sahnedeki gördüğünüz,
gördüğümüz kişiler sadece müzik yapmıyorlar, orada bambaşka, çok güzel şeyler
oluyor.</p>



<p>Sosyal hayatındaki
Elvan ise yalnız kalıp, kitap okuyup film izlemekten çok keyif aldığı kadar
arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi ve eğlenmeyi seven, spor yapan, zamanını en
verimli şekilde kullanmaya kafayı takmış biri.</p>



<p><strong><em>Müzisyen bir aileden geliyorsun. Bu senin için biçilmiş kaftan mı yoksa başka bir meslek seçmeyi hiç düşündün mü?</em></strong></p>



<p>Evet, biçilmiş kaftan.
Fakat balerin ve çellist olmak içimde ukdedir; o ayrı bir konu. Sevgi ve
disiplin olduğu sürece yaptığımız her şeyden güzel sonuçlar alabileceğimize
inanıyorum.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-3.jpg" alt="Elvan Kızılay, Elektronik Keman, müzisyen, Röportaj, Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi 29. Sayı" class="wp-image-1022" width="750" height="750" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-3.jpg 1000w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-3-150x150.jpg 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-3-300x300.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-3-768x768.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /><figcaption><strong>Türkiye’nin ilk elektro akustik keman projesini gerçekleştiren sanatçı; Elvan Kızılay…</strong> </figcaption></figure></div>



<p><strong><em>Türkiye’nin ilk elektro- akustik keman projesine imza attın&#8230;</em></strong></p>



<p>Evet ve bu çok heyecan
verici tabii ki. Dünyada ve Türkiye’de çok fazla elektro ve akustik projeler
var ancak elektro &#8211; akustik ilk yapılan işti. Bu nedenle çok gururlu ve
mutluyum.</p>



<p><strong><em>Hayallerinin şu anki hayatını oluşturmada rolü neydi? Bu noktaya geleceğini hayal ediyor muydun mesela?</em></strong></p>



<p>Disiplinli bir çalışma temposu ve bir şekilde herkese dokunabildiğimin
hayali, şansla birleşince bu günlere geldim. Her daim içinde bulunduğum
durumdan keyif alıyor ve anın tadını çıkartıyorum.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-4.jpg" alt="Elvan Kızılay, Elektronik Keman, müzisyen, Röportaj, Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi 29. Sayı" class="wp-image-1023" width="750" height="750" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-4.jpg 1000w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-4-150x150.jpg 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-4-300x300.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-4-768x768.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /><figcaption><strong>Türkiye’nin ilk elektro akustik keman projesini gerçekleştiren sanatçı; Elvan Kızılay…</strong> </figcaption></figure></div>



<p><strong><em>Mücadeleci misin?</em></strong></p>



<p>Bir var olma çabası var. Ama bunu alışılanın aksine yapmaya çalışıyorum.
Yani birilerinin üzerine basarak ya da birilerini karalayarak değil&nbsp; “Şunu yaptım daha ne yapabilirim?”, “Bunu
yaptım üzerine ne katabilirim?” diye mücadele etmeyi seçtim.</p>



<p><strong><em>İş tempon nasıl? Konserler, turneler, yurtdışı turları… </em></strong></p>



<p>İş tempom çok şeker. Özellikle Aralık ayı kurumsal etkinliklerdeki
şovlarımla geçti. Kişilerden sürekli şunu duyuyorum “Elvan, hikayelerini
izlerken ben yoruluyorum bu kadar yolculuğa nasıl dayanıyorsun?” Yaptığım işi
çok sevmek ve keyif almak bu durumu benim doğal tempom haline getiriyor. Hoş,
uyku düzenim tabii ki çok sıkıntılı. Herkesin telefonunda 01.30, 03.25, 06.10
ve benzeri alarmlara pek rastlayamayız. Uyandığımda kendime ilk sorum “şu an
neredeyim, bugün nereye gidiyorum” oluyor. Bir gerçek daha var, iyi ve sağlıklı
beslenme bundan kısa bir süre önce aldığım bir kararla kendime verdiğim en
büyük hediyem.</p>



<p><strong><em>Müziğin senin hayatın olduğunu biliyorum. Peki, yoğun müzik temposu dışında neler yapar Elvan? </em></strong></p>



<p>Bir süre öncesine kadar mutfağa olan ilgimden ötürü boş her anımda kendimi
mutfağa atıp, bir gün mantı açar bir gün suşi yapardım. Beslenme
alışkanlıklarımı değiştirince bunları yapamaz oldum, şimdilik yeni
alışkanlıklarıma dair bilgileri depoluyorum. Kısa bir süre sonra da bu
tarifleri hayata geçireceğim. Spor ve pilates artık rutinim oldu. Bir diğer
deşarjım ailemin yazlığına koşup, babamla tekne ile açılıp balık tutmak.
Ağabeyimle de denk gelebilirsek fantastik üçlü oluyoruz. Bundan inanılmaz keyif
alıyorum.</p>



<p><em><strong>Birçok ünlü sanatçıya kemanın ile sahnede ve kayıtlarda eşlik ettin. Sahnede ya da kayıtta unutamadığın, bizimle paylaşmak istediğin bir anın var mı?</strong></em></p>



<p>Katıldığım etkinlikte bireysel elektro keman performansım sürpriz ise,
bunun keyfi inanılmaz. Salona girdiğimde herkes ciddi bir şekilde birazdan
dinleyecekleri konferansı beklerken, ışıklar açılıyor ve müzik! Kendilerini
alkış tutarken buluyorlar, birlikte danslar ediyoruz, enerjilerini olabilecek
en üst noktaya getirip, kaçıyorum. O havayı yaratmak gerçekten çok keyifli. Bir
de, Haluk Levent ile sahnede olduğum İzmir Dokuz Eylül Gündoğdu Meydanı
Konseri, hayatım boyunca asla unutamayacağım bir konser oldu. Küçüklüğümden
itibaren her bayramda babamla o meydanda kutlamalar yaparken, güzel İzmir’imin
halkından biri olarak o sahnede olmak, orada Kordon’un sonuna kadar herkesle
hep bir ağızdan şarkılar söylemek inanılmazdı. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-5.jpg" alt="Elvan Kızılay, Elektronik Keman, müzisyen, Röportaj, Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi 29. Sayı" class="wp-image-1024" width="750" height="556" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-5.jpg 1000w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-5-300x222.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/elvan-kizilay-elektronik-keman-muzisyen-roportaj-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-29.sayi-5-768x569.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></figure></div>



<p><strong><em>Peki, sen ne tarz müzikler dinliyorsun? Hangi sanatçıları dinlemekten keyif alıyorsun?</em></strong></p>



<p>Çok geniş tuttuğum bir müzik zevkim var. Klasik müzik çıkışlı olduğumu
biliyorsunuz. O büyük bestecileri tek tek saymayayım ama şu ara en çok Ravel
dinliyorum. Bunun dışında Incognito çok severim, Raul Midon, Jazzamor,
Gramatik, Cafe del Mar. Sizi yanıtlarken arkada Julia Biel, Wasting Breath
söylüyor. Son dönemde Burak Yeter, Lil Peep ve Tash Sultana’yı severek
dinliyorum. Bunlar ilk aklıma gelenler ve sanırım tek ortak noktaları iyi
müzikler olmaları. Tarzlar o kadar birbirinden farklı ki, şu an size cevap
verirken gözümün önünde üstünde “Karışık parçalar” yazan bir kaset canlandı.</p>



<p><strong><em>Önümüzdeki süreçlerde seni nerelerde göreceğiz? Nasıl projeler bekliyor seni?</em></strong></p>



<p>Haluk
Levent, Rafet El Roman ve Della Miles ile görmeye devam edeceksiniz. Kurumsal
ve düğün etkinliklerinde de, elektro keman şovumu yapmaya devam ediyorum. Bu
yıl itibariyle birlikte çalıştığım sanatçıların haricinde, Katar ve Fransa
başta olmak üzere yurtdışı performanslarım başladı. “Less is more” ve “Requiem
for Istanbul” dışında henüz çıkartmadığım parçaları da klipleriyle beraber en
kısa zamanda sizlerle buluşturacağım.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-elvan-kizilay-1019">Özel Röportaj: Elvan Kızılay</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-elvan-kizilay-1019/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deniz Gibi Engin, Deniz Gibi Bereketli: Nüket Avunduk</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/deniz-gibi-engin-deniz-gibi-bereketli-nuket-avunduk-993</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/deniz-gibi-engin-deniz-gibi-bereketli-nuket-avunduk-993#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Dec 2018 20:35:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[28. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Nüket Avunduk]]></category>
		<category><![CDATA[TÜLOV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=993</guid>

					<description><![CDATA[<p>Benan BİLEK ile Biz Bize Nüket Avunduk ile tanışmam çok eski değil. Ama hani görür görmez “ben sanki daha önceden bir yerlerde bu insanla bir muhabbet yaptım” gibi hissettirenler vardır ya; Nüket Avunduk tam da öyle bir kadın. Türkiye’nin bilimsel, kültürel, sanatsal, turistik, ekonomik alanlarda tanıtılmasını, doğal ve kültürel zenginliklerinin korunmasını amaçlayan TÜLOV’un zarif ve &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/deniz-gibi-engin-deniz-gibi-bereketli-nuket-avunduk-993">Deniz Gibi Engin, Deniz Gibi Bereketli: Nüket Avunduk</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:19% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="531" height="531" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png" alt="Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi" class="wp-image-893" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png 531w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-150x150.png 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-300x300.png 300w" sizes="auto, (max-width: 531px) 100vw, 531px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Benan BİLEK ile Biz Bize</p>
</div></div>



<p>Nüket Avunduk ile tanışmam çok eski değil. Ama hani görür
görmez “ben sanki daha önceden bir yerlerde bu insanla bir muhabbet yaptım”
gibi hissettirenler vardır ya; Nüket Avunduk tam da öyle bir kadın. Türkiye’nin
bilimsel, kültürel, sanatsal, turistik, ekonomik alanlarda tanıtılmasını, doğal
ve kültürel zenginliklerinin korunmasını amaçlayan TÜLOV’un zarif ve güzel
Yönetim Kurulu Başkanı O. Ha, eklemeden duramayacağım sanırım: Bir de ilk kadın
başkanı. </p>



<p>Tanıyanlar iyi bilir; öyle cinsiyet ayrımcılığım falan
yoktur. Gösterilerim sadece kadınlara açık olduğu için zaman zaman “erkek
düşmanı” şakalarına maruz kalsam da çalışırken erkek kadın ayrımı yapmam,
çalışkan insanları severim. Emeğin, değerin, çalışmanın, üretmenin farkında
olan insanlara gönlüm kayıverir hemen. Belki biraz da bu nedenle hemen kanım
kaynadı Nüket’e. Nüket Hanım bir anda kalbimin Nüket’i oluverdi. Bu ayki
konuğum Türkiye Lobisi Vakfı TÜLOV Yönetim Kurulu Başkanı Nüket Avunduk. Su
ürünleri yetiştiriciliğinin önemli firması Egesu Su Ürünleri’nin kurucusu. Ama
benim için yaş almayan bir denizkızı. Kültürpark Tenis Kulübü’nde, hem de Rose
Garden’ın özenli ve zarif ortamında muhabbet ettik Biz Bize.</p>



<p><strong>Erkek egemen sektörde kendine
yer edinmiş başarılı bir kraliçesin. Nüket ne iş yapıyor, neler yapıyor bize
biraz onları anlatır mısın?</strong></p>



<p>Nüket aslında
balıkçılık yapıyor. Biraz <strong>“erkek işi”</strong> diye tanımlanan bir mesleğim var. Gerçekten de erkekler
dünyasındayım. Hatta zaman zaman eşim bununla ilgili olarak şöyle der: <em>“Siz dışarıdan bir
kadın görüyorsunuz ama ben aslında bir erkek ile evliyim”</em>. </p>



<p><strong>Balık dünyasında olamayacak
kadar da güzelsin açıkçası. Denizkızı gibisin yani… </strong></p>



<p>Çok teşekkür ederim.
Biraz önce derginizde Ertan Kayıtken’in röportajını okudum da aklıma geldi. O
da bana hep <em>“Denizcisin ama aslında sen güneş gibisin”</em> der.</p>



<p><strong>Senin çok önemli firmalara
danışmanlık yaptığını biliyorum. Bu iş için nasıl bir eğitim aldın?</strong></p>



<p>Ege Üniversitesi Su
Ürünleri Bölümünden 1990 yılında mezun oldum. Ardından master yaptım, 1993
yılında da o bitti. Eğitim hayatımda başarılı bir öğrenciydim. Planlı programlı
ve otokontrolü yüksek olan bir kişiyimdir. Kontrolüm dışında bir şey olmasını
istemem. Mühendislikten kaynaklanan bir şey sanırım, plan programa çok önem
veririm. Tek çocuk olarak büyüdüm ve çok güzel bir çocukluk geçirdim. Ben
denizci olmak istiyordum. Annem doktor, babam avukat olmamı istemişti. Buca’da
Levanten evlerinden birinde yaşıyorduk o zamanlar… Ailem <em>“avukatlık ya da
doktorluğu kazanamayacağın için mi denizcilik istiyorsun”</em> diye sorduğunda onlara
<em>“kazanırım ama bu
meslekler bana göre değil”</em> demiştim. <em>“Eğer sen istiyorsun diye doktor olursam
ben ‘ben’ olmaktan çıkacağım. Peki diyelim ki doktor oldum, tayinim doğuya
çıktı, beni oraya gönderecek misiniz”</em> diye sordum. <em>“Muayenehane açarız”</em> dediler. <em>“Ama”</em> dedim <em>“muayenehane açmak
öyle sandığınız kadar kolay değil. İhtisas yapıp kendini kanıtlamak gerekiyor.
40-50 yaşlarıma geldiğimde ancak muayenehane açabilirim. Dolayısıyla mümkün
değil</em>” dedim. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nuket-avunduk-egesu-su-urunleri-tulov-baskani-benan-bilek-ile-biz-biz-megaplus-dergisi-28.sayi-2-683x1024.jpg" alt="Nüket Avunduk, Egesu Su Ürünleri, TÜLOV Başkanı Röportaj, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi 28. Sayı" class="wp-image-995" width="512" height="768" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nuket-avunduk-egesu-su-urunleri-tulov-baskani-benan-bilek-ile-biz-biz-megaplus-dergisi-28.sayi-2-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nuket-avunduk-egesu-su-urunleri-tulov-baskani-benan-bilek-ile-biz-biz-megaplus-dergisi-28.sayi-2-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nuket-avunduk-egesu-su-urunleri-tulov-baskani-benan-bilek-ile-biz-biz-megaplus-dergisi-28.sayi-2-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nuket-avunduk-egesu-su-urunleri-tulov-baskani-benan-bilek-ile-biz-biz-megaplus-dergisi-28.sayi-2.jpg 950w" sizes="auto, (max-width: 512px) 100vw, 512px" /><figcaption>Türkiye Lobisi Vakfı (TÜLOV) Yönetim Kurulu Başkanı ve Egesu Su Ürünleri’nin kurucusu Nüket Avunduk</figcaption></figure></div>



<p><strong>Anne daha çok ilgiliydi bu
konuyla sanırım.</strong></p>



<p>Benim annem yay burcu ve
bana hiç karışmadığını söyler hep ama aslında durum öyle değil. Ben de oğlak
burcuyum, oğlak da hiç istemez kendisine karışılmasını. Oğlak burcunun bildiğim
bir diğer özelliği de yaşlı doğar, genç ölürmüş. Bu özellik bende gerçekten
var.</p>



<p>Ben 5 yaşında sınıf
atlayarak okula başladım. Ankara Fen Lisesi’ni ilk kazananlardanım. Fakat
ailede tek çocuk olduğum için beni Ankara’ya yatılı okula göndermediler. Sıkı
disiplinli bir babam vardı. İlkokul ve lisede hep voleybol oynuyordum. Babamdan
Konya’da gerçekleşecek olan bir voleybol maçı için izin istedim. Babam <em>“hayır, olmaz”</em> dedi. Ardından cevabı
karşısında üzüldüğümü görünce, <em>“Biz sen ne istesen yapmıyor muyuz?”</em> dedi. Herhalde hayatım
boyunca babama söylediğim en ağır cümleyi kurdum: <em>“Hayır baba, ben hep
ne istemem gerektiğini bildim”.</em> </p>



<p>Hep çizilen sınırların
bilincinde yaşayan bir insan oldum hayatımda. Her zaman ne isteyebileceğimi
bilerek istedim. Karşımdaki kişi leb demeden <em>“tuzlu mu tuzsuz mu”</em> diyendim hep. Ya da
karşımdaki kişi benden borç isteyecekse asla bunu dile getirmeden hemen ben
sorarım <em>“ne kadar”</em> diye. Bunun sebebi de karşımdaki kişi kendini kötü
hissetmesin diyedir.</p>



<p><strong>Su ürünleri çok yeni bir
kavramken nasıl bunun kararını verdin?</strong></p>



<p>Denizi çok sevmem bunun
en önemli sebebi. Çok da severek okudum bu bölümü. Mezun olunca tek başıma ilk
ofisimi tuttum, Sümerbank Saray İş Hanı A Bloktaydım. İş hanı sabah saat 7’de
açılırdı ben 7.05’te kapıda olurdum. Yine balıkçılık yapıyordum, projeler hazırlıyordum.
O zamanlar ofisimde hiç eşyam yoktu. Fakültemden çok değerli hocalarım bana çok
büyük manevi destek oldular. İlk işimin karşılığı olan 5000 liranın peşin
ödemesi olan yarısıyla hemen gidip ofisime mobilyalar aldım. Aslında ben
bunları babamdan isteseydim hepsini yapardı ama ben onların istediği değil
kendi istediğim mesleği seçtiğim için her şeyi kendi emeğimle yaparak kendi
yağımda kavrulup başarmak istiyordum. Öyle de oldu. </p>



<p>İşimi yapabilmem için
araziye gitmem gerekiyordu ve bunun için de arabaya ihtiyacım vardı. Bodrum
olsun, Marmaris olsun bütün karasularımızın olduğu yerlerde işlerim oluyordu
fakat buralara gidecek arabayı alabilecek param yoktu. Bir gün eski yoldan Ayrancılar
tarafından Kuşadası’na iş için giderken yolda kahverengi-krem renkte bir Land
Rover cip gördüm. Çok beğendim arabayı, indim otobüsten ve gidip ben bunu
istiyorum dedim. 7500 lira civarı fiyat verdiler. Benim şu an param yok ama
bunu taksitle almak istiyorum dedim. Sahibinin taksitle satmadığını dile
getirdiler fakat ben bitmeyen ısrarlarım üzerine sahibinin numarasına ulaştım.
Sahibiyle görüştüm ve ikna ettim ben o arabayı aldım. </p>



<p><strong>Peki bir kadın olarak
yadırgandın mı sektörde? </strong></p>



<p>Tabii ki. Mesela
ısrarla Nüket Bey ile görüşmek isteyenler oluyordu. <em>“Nüket benim”</em> dememe rağmen <em>“hayır, biz Nüket
Bey’le görüşmek istiyoruz”</em> diye ısrar edenlerle çok karşılaştım.</p>



<p><strong>Peki çalışma sistemin nasıl
oluyor? Projeyi önceden planlıyor musun?</strong></p>



<p>Hayır. Zaten her şey
benim kafamda. Eğer karşımdaki de bu işi yapmaya hazırsa tamamdır. Ben
şöyleyimdir, ölümü gösteririm insanlara. Mesela benim yanımda çalışmak
isteyenler arasında başka yerde çalışmadan yanıma işe aldığım insan yoktur.
Mesela Alev adında her anlamda çok yetenekli, çok becerikli bir kızım var.
Yanımda çalışmak istedi tamam dedim ama ben hiç patron olmadım, hiç patronluk
yapamam ben.&nbsp; O yüzden önce dedim seni
başka bir yerde işe başlatayım, önce bir çalışma hayatını gör, eğer sonrasında
hala benimle birlikte çalışmak istiyorsan söz veriyorum seni işe alacağım. Biz
arazide çalışıyoruz, dağlarda, ovalarda çalışıyoruz ve zorlu bir çalışma ortamı
söz konusu oluyor. Dolayısıyla bunu başarabilmek de kolay bir durum değil. </p>



<p>Bizim sektörden
bahsedecek olursam bizim sektörde daha en az önümüzdeki 20 yıl bu sektöre olan
ihtiyaç bitmez. Tarımı mahvettik. Tarım sadece topraktan ibaret değildir. Su
tarımsal alandır. Mesela üretim balığı yemem diyorlar ya, tamamen bilgisizce
ortaya konan bir düşünce. Bana bu konuda danışanlar oluyor. Cevabım şöyle ki;
bir çocuğa anne sütünün yararını nasıl tartışmıyorsak üretim balığı da
tartışılmamalı. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nuket-avunduk-egesu-su-urunleri-tulov-baskani-benan-bilek-ile-biz-biz-megaplus-dergisi-28.sayi-3-687x1024.jpg" alt="Nüket Avunduk, Egesu Su Ürünleri, TÜLOV Başkanı Röportaj, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi 28. Sayı" class="wp-image-996" width="515" height="768" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nuket-avunduk-egesu-su-urunleri-tulov-baskani-benan-bilek-ile-biz-biz-megaplus-dergisi-28.sayi-3-687x1024.jpg 687w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nuket-avunduk-egesu-su-urunleri-tulov-baskani-benan-bilek-ile-biz-biz-megaplus-dergisi-28.sayi-3-201x300.jpg 201w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nuket-avunduk-egesu-su-urunleri-tulov-baskani-benan-bilek-ile-biz-biz-megaplus-dergisi-28.sayi-3-768x1144.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nuket-avunduk-egesu-su-urunleri-tulov-baskani-benan-bilek-ile-biz-biz-megaplus-dergisi-28.sayi-3.jpg 950w" sizes="auto, (max-width: 515px) 100vw, 515px" /><figcaption>Türkiye Lobisi Vakfı (TÜLOV) Yönetim Kurulu Başkanı ve Egesu Su Ürünleri’nin kurucusu Nüket Avunduk</figcaption></figure></div>



<p><strong>Mesleğinle ilgili olarak en çok
direnç gördüğün konu nedir? En çok ne ile uğraşmak zorunda kalıyorsun?</strong></p>



<p>Tabii ki erkek işi
olması ile ilgili sıkıntılar yaşıyorum zaman zaman. Çünkü sonuç itibariyle
dağlarda arazilerde çalışmak durumunda kalıyoruz ve kadın sayısı çok az. Peki,
bu kimin ayıbı eğitim sisteminin ayıbı mı, çağın ayıbı mı, nedendir bilmiyorum.
Sürekli erkeklerle çalışmam dolayısıyla makyaj yapmayı bile bilmem mesela ben.
Kolsuz kıyafetimle şortumla işime gidemedim hiç. Çünkü ne yazık ki başarılı
olduğunda <em>“kadın olduğun için başarılı”</em> şeklinde düşünceler ortaya çıkıyor. Hâlbuki
başarıyı, herkesten daha çok çabaladığım için, daha fazla mesai harcadığım için
elde ediyorum. </p>



<p><strong>Eşin ne iş yapıyor? Kendisiyle
nasıl tanıştınız?</strong></p>



<p>Eşimle tanışma
hikâyemiz çok değişiktir. Ben onu bir fabrikada yönetici sanıyordum, o da beni
su ürünleri firmamın pazarlamacısı sanıyormuş. Aslında fabrikatörmüş ve kendisi
gıda mühendisi aslen. O yıllarda bir kadın olarak bu işi yapan, ofisi olan tek
kişiydim.&nbsp; Ege Su adlı firmanın
sahibiyim, projeler yapıyorum, Mobil’in Türkiye distribütörüyüm ve dünyada da
tek kadın distribütörüm. Ağ boyası için aldığım distribütörlük birçok şeyi
kapsıyormuş, istesem benzin istasyonu da açabiliyorum, fabrikalara madeni yağ
da verebiliyordum. Şu an tabii ki onları ayırdılar ama olduğum dönemden
bahsediyorum. </p>



<p><strong>Ne zaman evlendiniz?</strong></p>



<p>2000 yılında evlendik.
Çok erken yaşta evlenmedim ben, çünkü iş hayatına erken yaşta başladım ve
kariyerimde yapacağım çok şey vardı. Şimdi daha çok işlerin proje ve
danışmanlık kısmıyla ilgileniyorum. Duba, şamandıra olsun su ile ilgili olarak
aklınıza gelen her şeyi fabrikamızda üretip satışını gerçekleştiriyoruz. </p>



<p><strong>Beraber mi çalışıyorsunuz? </strong></p>



<p>Hayır, fabrika onun
fabrikası, Ege Su benim Ege Suyum. </p>



<p><strong>Eşinden bahsederken gözlerin
ışıldıyor&#8230;</strong></p>



<p>Onun için de aynı şeyi
söylüyorlar aslında. Ben çok ahlaklı buluyorum onu. Mesela, <em>“Ben karımı hiç
aldatmadım, aldatmam da ama bunun Nükhet ile bir ilgisi yok bu benimle ilgili
bir durum”</em> der hep. Kişinin kendisiyle ilgili bir şeydir. Biz önce dost ve arkadaşız.
Hayat pamuk ipliğidir, bir gün ayrılsak bile her zaman dertleşeceğim yanında
olacağım kişidir. Sürdürülebilirlik benim için önem arz ediyor.&nbsp; </p>



<p><strong>Tek çocuksun ve tek çocuk
yaptın&#8230;</strong></p>



<p>Beni eskiden beri tanıyanlar çok çocuğum
olacak diye düşünürdü, iki erkek iki kız çocuk gibi. Teyzesi, amcası, halası
olsun diye çocukların. Kızım Derin doğduğunda Mavişehir’de 14. katta oturuyorduk.
Deprem olacağını hissettim. Bir gece kalktım, <em>“deprem olacak”</em> dedim. Kalktım, kızımın odasına gidip
onu aldım ve aramıza yatırdım. Çantamı da başucuma koydum. Kürşat’ı da
uyandırdım, deprem olacak dedim ve o an sallanmaya başladık. Annemle de aynı
sitedeyiz. Hemen camdan baktım ve annemi aradım beni beklemesini onu almaya
gideceğimi söyledim. Sonrasında zaten hatlar kesildi. Evden çıktığımızda Derin
benim kucağımdaydı. Merdivenlere yönelirken eşim asansörle inmek istedi. <em>“Olmaz,”</em> dedim <em>“asansörle inemeyiz,
tehlikeli”</em>. O da <em>“bir şey olmaz”</em> dedi. İşte o an karar verdim bir çocuk daha yapmayacağıma.
Çünkü bir çocuğum daha olsaydı o da eşimin kucağında olacaktı. </p>



<p><strong>TÜLOV ile buluşmanız nasıl oldu?</strong></p>



<p>Onlar beni buldular. 1 Eylül’den
beri Yönetim Kurulu Başkanlığını ben yürütüyorum.</p>



<p>TÜLOV’un Yönetim Kurulu
Başkanlığında bir kadının olması beni çok etkiledi.</p>



<p>Zaten ne yapılıyorsa hep
kadınlar yapıyor aslında. Sadece erkekler kadar ön planda görünmüyorlar. </p>



<p><strong>Nasıl bir annesin Nüket?</strong></p>



<p>Ben aslında insanların
kendilerinin kendi yolunu çizdiklerini düşünüyorum. Mesela benim kızım şuan 17
yaşında ve endüstriyel tasarım okumak istiyor. Bu, benim çocuğumun evde ne
gördüğü ile ilgili bir durum. Kızım büyürken bir odası oyun odasıyken bir diğer
odası ise tavanı bile boyayabileceği bir odaydı. Bir çamur olsa bile benim
kızımın yapmış olması benim için çok değerliydi. Kızım resim yapıyordu, ona hep
<em>“Çok güzel”</em> dedim. Hâlbuki yalnızca bana
güzel geliyordu çünkü o benim kızım. Sergi yapıyordum ben evde kızımın
resimleriyle. Arkadaşlarımı davet ediyordum. Sonrasında neden evde sergi
yapıyorum diye düşündüm, sanat galerisinde yapmaya karar verdim. Yalnızca kendi
çocuğum için değil, tanıyayım tanımayayım güzel olduğuna inandığım her şeyi,
herkesi destekledim. İçinde olmasını istediğim herkesi her zaman dahil ettim.
Örneğin bir kurs mu buldum hemen arkadaşlarımı da haberdar ettim. Başkaları
bana bunu yapmadı ama ben vazgeçmedim. Çünkü çocuğumun çevresi ve alt yapısı
önemliydi. Bu kadarla da kalmadım. Norm Cıvata’nın sahibi Nedim Bey’le sanat
galerisi için konuşup kafamdakileri anlattım. Müzik, ikram, davetiye, her şeyi
hazırladım. Bu sergi konusu Derin 4 yaşındayken başladı, 10 yıl boyunca da
devam etti. Sonra arkadaşlarımın çocuklarını da dahil ettim, hepsi resimler
yaptı, karma sergiler hazırladık. Bunların satılması gerektiğini düşündüm ve
geliri ile de otistik çocuklara destek olmak istedim. Sadettin Bey ile konuştum
onlar da bröve hazırladılar ben de gidip Kemeraltı’ndan plaket, madalya
hazırlattım. İş adamlarını, siyasetçileri, gazetecileri davet ettim ve onlardan
gelen gelirle güzel bir sosyal sorumluluğa dönüştü. </p>



<p><strong>Kendin beğenmediğin onaylamadığın hiçbir
şeyi kimseye sunmazsın değil mi?</strong></p>



<p>Evet ve bu hastalık gibi bir
şey. </p>



<p><strong>Neyi kıskanırsın?</strong></p>



<p>Keşke bunu ben düşünseydim,
keşke benim aklıma gelseydi dediğim olur. Ama ben birileriyle övünmeyi de çok
severim. Başkalarının başarıları da beni mutlu ediyor.</p>



<p><strong>Nüket ile röportaj yapsan sen Nüket’e ne
derdin?</strong></p>



<p>Ben geç kalmışım vakıf
başkanlığına. Neden daha önce başlamamışım diye kendime soruyorum. Aslında ben
bu işi ve çok daha fazlalarını yapıyordum ama şahıslar için çalıştım,
resmileştirmemiştim. Babamın bir sözü vardı bana <em>“Seni yanlış ülkede dünyaya
getirmişiz. Sen Avrupa’da bir ülkede doğmalıymışsın, devlet sana bir fon
vermeliymiş ve sen adaletli bir şekilde bu fonu ihtiyacı olanlara
ulaştırsaymışsın”</em> derdi. Sanırım Nüket’e <em>“daha çok iş kotarmak, daha çok kalbe dokunabilmek
için formül bul”</em> derdim.</p>



<p><strong><em>Biz Bize’me konuk olduğun için teşekkürler Nüket Avunduk. El ele birçok güzel şeylere yürüyebileceğin güzel insanlarla karşılaşman dileğiyle.</em></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/deniz-gibi-engin-deniz-gibi-bereketli-nuket-avunduk-993">Deniz Gibi Engin, Deniz Gibi Bereketli: Nüket Avunduk</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/deniz-gibi-engin-deniz-gibi-bereketli-nuket-avunduk-993/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
