<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Canan Boz | MegaPlus Dergisi</title>
	<atom:link href="https://megaplus.com.tr/etiket/canan-boz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<description>Magazin, Aktüalite ve Yaşam Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Jan 2020 11:49:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/favicon.ico</url>
	<title>Canan Boz | MegaPlus Dergisi</title>
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İlk Türk Paralimpik Kadın Tenis Sporcusu: BÜŞRA ÜN</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/ilk-turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-4458</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/ilk-turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-4458#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2020 05:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[39. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Büşra Ün]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Boz]]></category>
		<category><![CDATA[Paralimpik Sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[Tenis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=4458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Röportaj: Canan Boz Onu en az 10 yıldır tanıyorum. Tenise junior oyuncu olarak başladığı günleri çok iyi hatırlıyorum. Heyecanlı, istekli, çalışkan hallerini biliyorum. Şu an artık bir olimpiyat sporcususun. Tekerlekli sandalye tenisçisi Sevgili Büşra Ün’ü artık pek çok kişi tanıyor. 19 Mayıs 1994 İzmir doğumlu Büşra. Doğumundan itibaren ilk 6 ay içerisindeki ağlamaları, günden güne &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/ilk-turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-4458">İlk Türk Paralimpik Kadın Tenis Sporcusu: BÜŞRA ÜN</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Röportaj: Canan Boz</em></strong></p>



<p><em>Onu en az 10 yıldır tanıyorum. Tenise junior
oyuncu olarak başladığı günleri çok iyi hatırlıyorum. Heyecanlı, istekli,
çalışkan hallerini biliyorum. Şu an artık bir olimpiyat sporcususun. Tekerlekli
sandalye tenisçisi Sevgili <strong>Büşra Ün</strong>’ü artık pek çok kişi tanıyor.</em></p>



<p><em>19 Mayıs 1994 İzmir
doğumlu Büşra. Doğumundan itibaren ilk 6 ay içerisindeki ağlamaları, günden
güne zayıflamaları sonucunda yapılan tetkikler ile vücudunda tümör olduğu
anlaşılmış. 2 yıllık kemoterapi tedavisi ve 2 ameliyat sonunda tümör alınmış ve
kanseri yenmiş. Ancak tümörün omuriliğine verdiği hasardan dolayı belden
aşağısını hissedemiyor. Bu sebeple hiç yürümemiş, hep tekerlekli sandalye
kullanmış. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım hoş bir sohbet oldu
röportajımız.</em></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-4.jpeg"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="793" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-4-1024x793.jpeg" alt="İlk Türk Paralimpik Kadın Tenis Sporcusu: BÜŞRA ÜN ile röportaj, Canan Boz, Megaplus Dergisi 39. sayı" class="wp-image-4462" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-4-1024x793.jpeg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-4-300x232.jpeg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-4-768x595.jpeg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-4.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>Tenise başlama hikayeni dinleyelim önce…</strong></p>



<p>Tenise 2009 yılında başladım.
Aslında engellilerin tenis oynayabileceğini bilmiyordum çünkü televizyonda hep
engellilerin basketbol oynayabildiğini görmüştüm. Ortaokulda, lisede beden
eğitimi derslerinde hep kenarda oturmaktan sıkılmıştım. Derslerde
arkadaşlarımın spor yapışını izliyordum. Spor yapma isteğim hep vardı. Lisede
bir gün masa tenisi masasını duvara yanaştırıp kendim tenis oynamaya başladım.
Sonra oynayabildiğimi gören arkadaşlarım da gelip benimle oynamak istediler.
2009 yılında ailemle dışarı çıktığımız bir gün Buca Tenis Kulübü’ne denk
geldik. Engellilere masa tenisi dersi veriyorlar mı diye girip soralım dedik.
Engellilere ücretsiz kort tenisi dersi verildiğini ve bir sürü engelli
sporcuları olduğunu öğrendik. O günden sonra tenise başladım. 2010’dan bu yana Kültürpark
Tenis Kulübü’ne devam ediyorum. İzmir’deki tenis kulüplerinin bizler için
yaptıklarını hiçbir zaman ödeyemeyiz. En başından beri bizim hep destekçimiz
oldular.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="687" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-7-1024x687.jpeg" alt="İlk Türk Paralimpik Kadın Tenis Sporcusu: BÜŞRA ÜN ile röportaj, Canan Boz, Megaplus Dergisi 39. sayı" class="wp-image-4465" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-7-1024x687.jpeg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-7-300x201.jpeg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-7-768x515.jpeg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-7.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Eline ilk raketi aldığın gün
ben uzun süreler bu sporu yapacağım dedin mi, yoksa bu düşünce süreç içerisinde mi gelişti?</strong></p>



<p>İnsanların engellilere bakış
açısı şöyleydi; evinden çıkıyor en azından, hayata bağlanıyor diye
düşünüyorlardı. Ben ise hayata bağlanmamam için bir sebep göremiyorum. İyi
vakit geçirmek için başladım spora; bugünkü şartlarımı, imkânlarımı,
başardıklarımı hayal edemezdim. Biri bana bir şeyi yapamazsın derse ben onun
üstüne giderim. Bana aslında ilk başta kimse yapamazsın demedi ama ben topu
servis atarken karşıya geçiremediğimi görüyordum ve daha ilk günüm olmasına
rağmen çıldırıyordum. Pes etmedim, çok çalıştım, çok sevdim. Ama tenis her
zaman daha fazlasını isteyen bir spor dalı. Hiçbir zaman sonu olmayan bir
branş. Bana hep “Sen bir gün engellilere güzel bir örnek olacaksın” deniyordu.
Ama ben istiyordum ki “Sen bir gün güzel bir örnek olacaksın” densin. Çünkü
ister istemez insanın aklında sınıflandırma oluyor maalesef. İstemeden biz de
yapıyoruzdur belki. Hiçbir zaman bir engellinin sağlıklı bir insana örnek
olabileceği düşünülmüyor, neden? Çünkü o eksik gibi düşünülüyor. Benim için ise
bu bir eksiklik değil sadece fiziksel bir farklılık. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-8-1024x576.jpg" alt="İlk Türk Paralimpik Kadın Tenis Sporcusu: BÜŞRA ÜN ile röportaj, Canan Boz, Megaplus Dergisi 39. sayı" class="wp-image-4466" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-8-1024x576.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-8-300x169.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-8-768x432.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-8-390x220.jpg 390w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-8.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>İki tane TEDx konuşman var;
birinin sonunda çok çok etkilenmiştim.</strong></p>



<p>Anladım hangisini kastettiğini.Ben
Spor Yöneticiliği Bölümünü bitirdim. Bitirme tezi konusu olarak “Engellilerin Sporu
Bırakmasının Nedenleri”ni seçtim. Farklı branşlardan engelli sporcu
arkadaşlarımı da tanıdığım için kaynak bulmakta çok zorlanmadım. Hemen hemen
aynı sonuçlar çıktı. Yönetim alanındaki eksikler, sporcuların ihtiyaçlarının tam
olarak belirlenememesi, tam anlamıyla desteklenememesi, bütçenin kısıtlı olması
ya da ekibin yeterli olmaması gibi. En büyük sorunlardan biri de sporcuların
antrenman yerine ulaşamaması. Bunlara bakarken bu kadar sorunu değiştirmek için
bir şey yapabiliriz diye düşündüm ve İngiltere’de spor yöneticiliği üzerine
yüksek lisans okumaya başladım. Şu anda da eğitimim devam ediyor. Oradan
döndüğüm zaman aslında hiçbir şey öğrenmediğimi düşünüyordum, orada anlatılan
konuları zaten önceden bildiğimi düşünüyordum. Ama hayata bakış açısı olarak
bana çok büyük bir katkısı olduğunu gördüm. TEDx konuşmama da şu şekilde
yansıdı; izleyicilerden gözlerini kapatmasını rica ettim. Mükemmel bir yönetici
hayal etmelerini istedim. “Bu yönetici sarışın mı, esmer mi” diye sordum.
Erkekler gülümsemeye başladı. “Erkek” diyenlerin elini kaldırmasını istedim.
Çoğunluk elini kaldırdı; çoğunluğun gözünde mükemmel bir yönetici erkekti. “Bu
mükemmel yöneticinin herhangi bir engeli var mıydı?” diye sordum. Kimse elini
kaldırmadı. “Peki, sizce bu yönetici sandalyede olarak mükemmel olabilir miydi?”
diye sordum. Hiç kimse bunu düşünmemişti, en yakınlarım bile. Bu konuşmayı
yaptığımda sponsorum da oradaydı, yüzünü kapatıp ağlamaya başladı. “Ben
utandım” dedi. Aslında amacım utandırmak değil, düşündürmek, sorgulamak&#8230;
Sandalyede oturuyor olmam benim mükemmel bir yönetici olamayacağım anlamına
gelmiyor. Evet, belki sizin kadar hızlı bir yere gidemiyorum ama belki de bir
şeyleri sizlerden daha iyi görebilirim, daha iyi yapabilirim. Sandalyede olmak
birisinin saçının sarı olması gibi bir şey benim için; normal yani. Sandalye
belki yavaşlatıyor olabilir ama durdurmuyor. Ne zaman durdurur? Ben izin
verirsem durdurur. Ben de onun olmaması için uğraşıyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" width="765" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-2-765x1024.jpeg" alt="İlk Türk Paralimpik Kadın Tenis Sporcusu: BÜŞRA ÜN ile röportaj, Canan Boz, Megaplus Dergisi 39. sayı" class="wp-image-4460" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-2-765x1024.jpeg 765w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-2-224x300.jpeg 224w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-2-768x1029.jpeg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-2.jpeg 896w" sizes="auto, (max-width: 765px) 100vw, 765px" /></a></figure>



<p><strong>Uluslararası klasmanda iyi bir derece tutturmak için yılda ortalama kaç
turnuva oynamak zorundasın? Turnuvalara hazırlık sürecinden bahseder misin? </strong></p>



<p>Bir tenisçi olarak bizim yıl
içinde sürekli turnuvalara gitmemiz gerekiyor. Bu turnuvalardan aldığımız
puanlarla dünya sıralamasında yükseliyoruz. Aslında bireysel bir dünya
şampiyonası gibi bir organizasyonumuz yok. Tamamen diğer turnuvalardan
aldığımız puanlar belirliyor. Bunun için de sponsorlarla ve devlet destekli
sporcular olarak bu turnuvalara devam etmemiz gerekiyor. Yılda ortalama 15
turnuvaya katılmam gerekiyor. Bazen en üstteki derecelere gittiğinizde işler
istediğiniz gibi gitmeyebiliyor, kurada hiç görmediğiniz bir sporcuya denk
gelebiliyorsunuz. Kaybedebiliyorsunuz. Bu durumda onun yerini doldurmak için
başka bir turnuvaya gitmeniz gerekiyor. Yani aslında hedefi tutturabildiğiniz
sürece ayda 2 turnuva ideal. 2 hafta yurt içi ya da yurtdışında turnuva, 2
hafta da burada antrenman olmalı. Antrenmanları da çift antrenman olarak
değerlendirip, kondisyon çalışmalarıyla desteklemek gerekli. Antrenman
konusunda bize İzmir’de her türlü tenis kortları açılıyor. Bunda sorun
yaşamıyoruz. Ama tabii ki bizlerle birlikte çalışabilecek kişileri bulmakta
zorluk yaşayabildiğimizi söyleyebilirim. Sadece İzmir’de değil, Türkiye
genelinde bu şekilde. Tam anlamıyla tekerlekli sandalye tenisinin ve
sporcularının üst seviye sporcular olarak kabul edildiğini düşünmüyorum. Bu
bilinci biraz daha geliştirebiliriz diye düşünüyorum. Çünkü hala tenis oynayıp
turnuvalara katılıp tekerlekli sandalye tenisini ilk kez gören insanlar da var.
Aslında bu işin içindeler ama bizi bilmiyorlar. Belki de biz yeterince
duyuramadığımız için durum böyledir. Ben de 2 yıl öncesine kadar antrenman
masraflarımı bulmakta zorlanıyordum. 2016’da paralimpik olimpiyatlara katılan
ilk Türk Kadın Sporcu oldum. Ama oraya gitmeden önce bir yıl boyunca duvarla
antrenman yapmıştım. Şimdi bunu gidip Federer’e sorsanız, “Bir gün olimpiyata
gideceksin, gitmeyedebilirsin, ama sen bir yıl duvarla antrenman yapar mısın?”
deseniz evet diyeceğini zannetmiyorum. Çünkü duvarla oynamak insanlara amaçsız
gibi geliyor. Ne bir getirisi var, ne meslek olarak yapabiliyorum, ne tam
anlamıyla hak ettiğim değeri görüyorum&#8230; Peki niye yapıyorum? Çünkü bir şeyi gerçekten
istiyorsam pes etmemem gerekir. Şu an eski günlere
göre daha iyiyiz ama ben istiyorum ki imkanlar sadece birkaç sporcu için değil
gerçekten branş adına ülkemiz adına daha iyi olsun.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-5-1024x680.jpeg" alt="İlk Türk Paralimpik Kadın Tenis Sporcusu: BÜŞRA ÜN ile röportaj, Canan Boz, Megaplus Dergisi 39. sayı" class="wp-image-4463" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-5-1024x680.jpeg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-5-300x199.jpeg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-5-768x510.jpeg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-5.jpeg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Sence ideal antrenman saati haftada kaç saat olmalı?</strong></p>



<p>Aslında bu sporcuya göre
değişiyor bence. Benim için günde 4 saat antrenman güzel. Arada bir saat
kondisyonum olabilir. Tenis biraz masraflı bir spor dalı; bazı sporcular
bunları kaldıramayabiliyor. Engel durumuna göre de fark var. Mesela bizde dünya
bir numarası olan kişi ip atlayabiliyor. Sandalye tenisi oynuyor ama ip
atlıyor. Hollandalı kadın milli takımında tekerlekli sandalyeli tenis oynayan
sporcuların bir fotoğrafı var hepsi ayakta ringe çıkmışlar boks yapar gibi poz
vermişler. Ve ben onlara karşı oynuyorum. Ben belim dâhil belden aşağısını
hissedemiyorum. Belden de güç alamıyorum ki bu, teniste çok önemli bir
dezavantaj. Benim güç üretebileceğim sadece kolum ve omzum var.</p>



<p><strong>Engel durumuna göre tekerlekli sandalye tenisinde de bir klasifikasyon
olmalı mı?</strong></p>



<p>Bence olmalı. Çünkü 2016’da ilk
paralimpik olimpiyatlara gittiğimde -dünya sıralamasına ilk 32 kadın sporcu
gidebiliyor- ben 30 numara olarak gittim. Benim gibi engeli olan İngiliz bir
sporcu daha vardı, 30lu yaşlardaydı ve 5-6 yaşından beri tenis yapıyordu. Geri
kalan herkes yürüyebiliyor, ayaklarını, belini hissedebiliyor. Belini ve altını
hissedemeyen yalnızca ben ve o bahsettiğim kız vardık. Eğer kategori olsaydı
ben aslında paralimpik olimpiyatlarında ikinciydim. Olimpiyat ikincisi
olabilirdim. Ama eğer benim engelime göre kategori yaparsak çok fazla sporcu
katılmayacak ve turnuva organizasyonları bu işten para kazanamayacak. O sebeple
de şu anda tam anlamıyla bir sınıflandırma yapılamıyor diye düşünüyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-6.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-6-768x1024.jpeg" alt="İlk Türk Paralimpik Kadın Tenis Sporcusu: BÜŞRA ÜN ile röportaj, Canan Boz, Megaplus Dergisi 39. sayı" class="wp-image-4464" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-6-768x1024.jpeg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-6-225x300.jpeg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-6-1152x1536.jpeg 1152w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-6.jpeg 1200w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a></figure>



<p><strong>Koyu bir Galatasaray taraftarı olduğunu biliyorum. Sosyal medyayı da
etkin bir şekilde kullanıyorsun. </strong></p>



<p>Eskiden sponsor bulabilmek için
çok daha aktif kullanıyordum sosyal medyayı. Şimdi de kullanıyorum ama eskisi
kadar Twitter canavarı değilim. Sosyal medyada Galatasaraylı sporcuları
görüyorum. Ben o takımın sporcusu olabilmek için çok hayal kurdum. Bir gün “bu
takımın sporcusu olmak için neler vermezdim” diye bir tweet atmıştım, beni o
sözümle tanıdılar. Taraftarlar özellikle UltrAslan, kendi hesaplarından bunu
paylaşıp Türk Havayollarını etiketlediler. “Büşra’ya siz sponsor olun, biz
mutluluktan uçalım” şeklindeki tweetleri sayesinde Türk Havayolları benim 2
yıldır sponsorum. </p>



<p>Galatasaray bana çok güzel
insanlar kazandırdı.UltrAslan’ın da kalbimdeki yeri apayrı. Türkiye’de nereye
gitsem beni desteklemeye gelen UltrAslanlar oluyor. </p>



<p><strong>Bir turnuvaya katılmanın maliyeti nedir? </strong></p>



<p>Ortalama şöyle; gideceğimiz yere
göre değişen uçak biletleri var. 350-500€ arasında değişen bir katılım masrafı
var. Bu masrafta yeme, içme, konaklama ve turnuvada oynama dâhil. Doğruyu
söylemek gerekirse 350€ &nbsp;verip katıldığım
bir turnuvada birinci olursam 200$ kazanıyorum. Hiçbir zaman tam anlamıyla
ödediğimi geri alamıyorum. Normal tenisçiler gibi değil yani. Sadece dünyanın
ilk 10’u iyi kazanabiliyor. </p>



<p><strong>Dünya klasmanındaki sıralaman nedir?</strong></p>



<p>Teklerde şu an 35 numarayım. İlk
32’ye girmem gerekiyor. Çünkü önümüzde Tokyo 2020 paralimpik olimpiyatları var.</p>



<p><strong>Spor Yöneticiliği Bölümü’nü bitirdin ve yakın zamanda İngiltere’de
yüksek lisans tamamladın diye biliyorum.</strong></p>



<p>İngiltere’ye gitmek benim en
büyük hayallerimden biriydi. Çünkü benim istediğim imkânlara sahip olan
sporcuları o ülkede görüyordum. Turnuva için 2013 yılındagittiğimde bir
taksinin içinde rampa gördüm ve benim dışarıya çıktığımda kendimi engelli
hissetmediğim tek yerdi orası. Her yolda engelli park yerleri, otobüse
bineceğim zaman herkesin kenara çekilip beni beklemesi, takside bile rampa
olması çok ilgimi çekti. Burası ile benim yaşadığım yer ikisi de aynı dünya mı
diye düşündüm. Bir yıl boyunca babamı ikna etmeye çalıştım oraya gidebilmek
için. Babamı ikna ettim ama nasıl gideceğimi ne yapacağımı bilmiyordum, tek
isteğim oraya gidebilmekti. Araştırmalarımı yaptım. Bir gün sponsorum Intermobil
beni aradı “Büşra bize bir teklif geldi, Milyonluk Resim yarışması var, sizleri
programda ağırlamak istiyorlar” dedi. O yarışmaya katıldım ve İngiltere’deki
eğitimim için gereken miktarda parayı kazandım. Orada eğitimimi, yaşadığım
yerin masraflarını giderebildim. Şu anda eğitimim tam olarak bitmiş değil, bazı
makaleleri yazıp online göndermem gerekiyor. İnşallah paralimpik oyunlarından
sonra tamamlamış olurum diye düşünüyorum. </p>



<p>İngiltere’ye gittiğimde kendim
tek başıma yaşayabildiğimi gördüm. Bu benim için çok önemliydi. Ama bir gün
yolda giderken tekerleğimin vidası düştü ve ben orada kaldım. Burada olsaydım,
seni bile arayabileceğimi, bana yardıma gelebileceğini biliyorum. Buradaki
duygularımız orada yok maalesef.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-3.jpeg" alt="İlk Türk Paralimpik Kadın Tenis Sporcusu: BÜŞRA ÜN ile röportaj, Canan Boz, Megaplus Dergisi 39. sayı" class="wp-image-4461" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-3.jpeg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/ilk-Turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-megaplus-39-3-225x300.jpeg 225w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a></figure>



<p><strong>2020’de hedefin ne? İleride kendini nerede görmek istiyorsun? </strong></p>



<p>İlk hedefin elbette paralimpik
oyunlara gidebilmek. 2016’da gittiğimde ilk Türk kadın sporcu olarak gittim ama
bu tek olmak istediğim bir şey değil. Bu kez istediğim Tokyo 2020 oyunlarına
ekip olarak gidebilmek. Kendi antrenörüm de gelsin istiyorum çünkü o en çok hak
eden kişi. Kendisine maddi imkanlar sunabilecek birçok iş yapabilecek olmasına
rağmen Osman Hocam benimle gönüllü olarak yıllardır çalışıyor. Onunla
gidebilmeyi istiyorum. İlerleyen süreçte ise akademik kariyer düşünüyorum. </p>



<p><strong>Seninle birlikte Türkiye’de tekerlekli sandalye tenisi popüler oldu
diye düşünüyorum. Başladığın günden bu yana bir yol haritası çizmiş miydin? Bu
yönde bir danışmanlık aldın mı? Yoksa bu tamamen kendi vizyonunun getirdiği bir
başarı mı?</strong></p>



<p>Öncelikle bu güzel soru için
teşekkür ederim. Biz çoğu zaman yol çizmeden planlama yapmadan kendimizi bir
anda bir şeyin içinde buluyoruz. Çünkü o şekilde bir ekibimiz yok. Benim
çevremde hep iyi insanlar vardı, o yüzden şanslıydım. Tenisle şunu öğrendim ki;
hiç kimse hiçbir zaman beni benden daha fazla önemsemeyecek. Ben her şeyi kendi
başıma yapmayı öğrenmem lazım. Şu an ise kendimi 4 yıl sonra nerede görmek
istediğimi biliyorum, olmaz ise b ve c planlarım da var.</p>



<p><strong>Tenis dışında zamanı nasıl geçiriyorsun? </strong></p>



<p>Ben insanlarla bir arada olmayı
çok seviyorum, böyle deşarj oluyorum. Arkadaşlarım ve antrenörümle vakit
geçiriyorum beraber PlayStation yada bilardo oynamayı seviyoruz. Hayatımda hiç
Barbie bebekle oynadığımı hatırlamıyorum, Barbie bebeğim bile astronottu benim.
Animasyon izlemeyi seviyorum. Hepimiz mutlu olabilmek için içimizdeki çocuğu
yaşatmalıyız diye düşünüyorum.</p>



<p><strong>Bu güzel röportaj için teşekkürler Büşra, yolun açık olsun…</strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/ilk-turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-4458">İlk Türk Paralimpik Kadın Tenis Sporcusu: BÜŞRA ÜN</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/ilk-turk-paralimpik-kadin-tenis-sporcusu-busra-un-4458/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Instagram Fenomeni: Koray ÖZPALAMUTÇU</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/bir-instagram-fenomeni-koray-ozpalamutcu-3825</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/bir-instagram-fenomeni-koray-ozpalamutcu-3825#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Nov 2019 06:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[38. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Boz]]></category>
		<category><![CDATA[Koray ÖZPALAMUTÇU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=3825</guid>

					<description><![CDATA[<p>Röportaj: Canan BOZ Koray Özpalamutçu’yu Instagram’dan takibe başladım; güzel paylaşımlarından dolayı da hiç bırakmadım. Doğma büyüme İzmirli Koray. 2011 yılında cep telefonuyla fotoğraf çekerek instagramda paylaşmaya başlamış. Cep telefonuyla çektiği fotoğrafların kalitesini arttırmak ve bu işi daha profesyonelleştirmek için araştırma yapmaya başlamış. Ve her profesyonel fotoğrafçı gibi bir makine alma yolunu seçmiş. Koray, Dokuz Eylül &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/bir-instagram-fenomeni-koray-ozpalamutcu-3825">Bir Instagram Fenomeni: Koray ÖZPALAMUTÇU</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Röportaj: Canan BOZ</strong></p>



<p>Koray Özpalamutçu’yu Instagram’dan takibe başladım; güzel paylaşımlarından dolayı da hiç bırakmadım. Doğma büyüme İzmirli Koray. 2011 yılında cep telefonuyla fotoğraf çekerek instagramda paylaşmaya başlamış. Cep telefonuyla çektiği fotoğrafların kalitesini arttırmak ve bu işi daha profesyonelleştirmek için araştırma yapmaya başlamış. Ve her profesyonel fotoğrafçı gibi bir makine alma yolunu seçmiş.</p>



<p>Koray, Dokuz Eylül Üniversitesi
Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu. Üniversiteden
sonra 22 yıllık kurumsal iş hayatı deneyimi var. Bu süre içerisinde fotoğraf çekip instagram kullanmaya devam edip
takipçilerine daha kaliteli fotoğraflar sunmayı amaçlamış. Instagram’da yaptığı projeler ağırlıklı olmaya başlayınca kurumsal iş hayatını
bırakıp yoluna fotoğrafçılık ile devam etmek istemiş. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="716" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2-716x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3843" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2-716x1024.jpg 716w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2-210x300.jpg 210w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2-768x1099.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2-1074x1536.jpg 1074w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 716px) 100vw, 716px" /><figcaption>Koray ÖZPALAMUTÇU</figcaption></figure>



<p><strong>Hobin işin olmuş, şanslı
insanlardansın…</strong></p>



<p>Evet, açıkçası biraz çekindim
aslında, daha erken başlamış olmam gerekiyordu. Instagramın ilk popüler olduğu
dönemde bu mecrayı nerdeyse
ilk kullanan 100 Türk Instagram hesabı içerisindeyim. Eğer 2013 yılında
kurumsal hayatımı sonlandırıp
Instagram’a
ağırlık vermiş olsaydım şu andaki profilim çok daha farklı ve takipçi sayım
daha fazla olurdu. 400.000 takipçim olduğunu gören insanlar bu takipçi sayısına nasıl ulaştığımı soruyorlar.
Aslında hiç kolay olmadı. Çok emek verdim açıkçası bunun için.</p>



<p><strong>Profilinde g</strong><strong>ördüğüm kadarıyla en çok manzara
resimleri çekiyorsun. Zaman zaman yolda karşılaştığın ilginç birisi,
karakteristik bir yüz gibi fotoğraflar da g</strong><strong>örüyorum. Sanıyorum favorin manzara
fotoğrafları, değil mi?</strong></p>



<p>Takipçilerim manzara fotoğraflarına alıştılar ve ben de manzara fotoğrafı çekmeyi çok seviyorum.
Manzara fotoğrafları çekerken farklı türde fotoğraf çekme teknikleri kullanmaya başladım. Farklı fotoğraf işleme ve düzenleme teknikleri ile
kendimi geliştirmeye devam ettim. Uzun pozlama tekniği de bunlardan birisi. Bu
teknik ile çektiğim fotoğrafların ilgi görmesi sonucunda, uzun pozlama tekniği sırasında kullanılan
filtreler ile ilgili bir dünya markası sponsorum oldu. Ayrıca manzara fotoğraflarını
bilgisayarda düzenlerken çok keyif alıyorum. Keyif alarak yaptığım bu çekimleri
takipçilerimle paylaştıktan sonra onların da beğenmesi beni çok mutlu ediyor.
Ancak sadece manzara fotoğrafı çekmiyorum ben..aklına gelebilecek her tür
fotoğrafı çekiyorum mesela sahne, event, sokak, portre, hayvan, yemek, ürün,
model, moda ve mimari fotoğraflar gibi. </p>



<p><strong>Sık geziyor musun manzara
fotoğrafları iç</strong><strong>in?</strong></p>



<p>Geziyorum evet. Çünkü yeni
yerleri keşfedip fotoğraflamaktan çok keyif alıyorum. Bu fotoğrafları
takipçilerimle paylaşıp onların da gittiğim yerleri görmeleri beni mutlu
ediyor. Ayrıca yurt içi ve yurt dışı fotoğraf projelerine de katılıyorum. </p>



<p><strong>Türkiye dışında hangi
ülkelere gittin?</strong></p>



<p>Proje bazında Endonezya ve Hırvatistan’a gittim. Her iki
projeden de çok keyif aldım. Endonezya Turizm Bakanlığı tarafından davet
edildiğim proje benim için harika bir deneyimdi. 15 gün boyunca proje ekibiyle
Endonezya’nın
birçok adasını ziyaret ettik. Bu süre
içerisinde toplam 12 saat uyuyabildim diyebilirim. Endonezya’da Bromo ve Batur
Dağı en çok etkilendiğim yerlerdi.
Bromo ve Batur Dağı’nda gün doğumunu
çekmek için gece saat 12’de yola çıkarak çok zorlu bir parkuru tırmandık. Bu zorlu parkurların sonunda, &nbsp;gün doğumunu izleyeceğimiz noktaya vararak
beklemeye başladık.&nbsp; Benim gibi diğer
dünya ülkelerinden gelen ve bu olaya şahit olmak isteyen insanların olduğunu görmek harika bir duyguydu. Güneş
doğduktan sonra ortaya çıkan manzara tırmanış sırasında yaşadığım tüm
zorlukları unutturdu. Endonezya’da ziyaret ettiğimiz adalardan birinde, adanın yerlileri
ile birlikte ilk defa keşfettiğimiz şelale ve o şelaleyi fotoğraflayan ilk kişi
olmak unutamadığım anlardan bir başkasıdır. Hırvatistan’ın Istria Bölgesi’ne yaptığım ziyaret sırasında
da beni etkileyen yerlerin başında Rovinj var. Rovinj’i fotoğraflamaktan büyük keyif aldığımı söyleyebilirim.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3829" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<p><strong>Güzel anılar
biriktirmişsindir eminim. Peki </strong>“<strong>keşke olmasaydı”
dediğin bir şey yaşadın mı bu konuda?</strong></p>



<p>Kurumsalda çalışırken hafta
sonları fotoğraf çekebiliyordum.
Bir hafta sonu Efes’e
gittim çekim yapmak için. Bilirsiniz Efes her zaman turistlerle dolu çok
kalabalık oluyor. Ben o gün ilk kez Efes’i bu kadar sakin gördüm. Yağmur yeni yağmıştı ve hava tam istediğim şekilde bulutluydu.
Fotoğrafta bulut olması bana hep daha fazla derinlik hissi veriyor. O gün yaklaşık 350 tane fotoğraf çektim. Heyecanla eve döndüğüm
zaman fotoğraf makinasından kartı çıkartıp bilgisayarıma taktım. Ancak
fotoğrafları bilgisayarıma aktarmadan kartı formatlamış ve tüm fotoğrafları silmiştim
yanlışlıkla. Farkına vardığımda iş işten geçmişti ve o fotoğrafları ne yaptıysam kurtaramadım. Büyük bir
ders oldu bana bu. O günden
sonra 4-5 kartla birden dolaşmaya başladım ve fotoğrafları bilgisayara aktarmadan
asla kartlara format atmıyorum. Tabi sonraki dönemlerde yine Efes’e gittim ancak hiçbirinde o kadar sakin ve bulutlu
olarak yakalayamadım.</p>



<p><strong>İlk kullandığın kamera neydi?</strong></p>



<p>İlk makinem Canon markaydı. 6
yıl kullandıktan sonra Sony Alpha serisi makinaya geçiş yaptım. Aynasız sistem
olan bu makina hem hafifliği hem de sensör kalitesi bakımından bana daha çok hitap etti. Halen Sony Alpha
makina ve G Master serisi lens kullanıyorum. Çektiğim fotoğraflarda detay konusunda
bana istediğimi veriyor bu ekipmanlar şu an.</p>



<p><strong>İlk fotoğrafını </strong><strong>hatırlıyor musun?</strong></p>



<p>Elbette hatırlıyorum Iphone 4
ile çekmiştim. Instagram’da halen duruyor o fotoğrafım. </p>



<p><strong>Birlikte çalıştığın ünlüler
oldu mu?</strong></p>



<p>Alp Ersönmez ve Birol Giray ile çalışıyorum. İkisi
de çok değerli müzisyenler
kendi kulvarlarında. Alp Ersönmez ile birlikte SunExpress için proje yapıyoruz. Yaptığımız bu
projede yurt dışında yaşayan takipçilerimize Türkiye’de gezdiğimiz bölgelerin güzelliklerini ve özelliklerini tanıtıyoruz. İlk Antalya ile başladık, ardından
Kayseri, Kapadokya, İzmir ve çevresi, Teos, Seferihisar, Foça, Bergama ve sonrasında
Adana gibi. Ayrıca Alp Ersönmez tarafından Alaçatı’da gerçekleştirilen Sunjazz
Çeşme Festivali’nin resmi fotoğrafçısı olarak yer almaktan çok gururluyum. &nbsp;Birol Giray ile Tuz Gölü’nde Müzik ve doğa konseptine uygun
gerçekleştirdiğimiz projede;&nbsp; bölgenin güzelliklerini Birol
Giray’ın seti ile sunduk takipçilerimize. Bu projenin video kaydı Dream TV tarafından
yapıldı. Ben de bu projeye çektiğim fotoğraflar ile destek verdim. Kendisiyle
yeni bir proje için görüşüyoruz.
Bu anlamda aslında içinde bulunduğum projelerde Türkiye’yi hem yurt içinde hem de yurtdışındaki takipçilerim ile
paylaşmış ve tanıtmış oluyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3838" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<p><strong>Fırsatın olsaydı hangi
sanatçıyla, hangi sporcuyla ve hangi siyasetçiyle fotoğ</strong><strong>raf çekimi yapmak isterdin?</strong></p>



<p>Soruna sondan başlayarak yanıt
vermek istiyorum. Ulu önder
Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğraflarını çekebilmeyi çok isterdim. Birçok
müzisyeni fotoğrafladım şimdiye kadar ama bundan sonra sırada kim olur onu
bilemem. Sporcu olarak Dennis Rodman’ı çekmek isterdim mesela. E sen de bir
sporcusun ve tenis oynuyorsun. Belki bir gün seni de çekerim. </p>



<p><strong>Fotoğ</strong><strong>raf çekerken senin iç</strong><strong>in en çok ne </strong><strong>önemli?</strong><strong></strong></p>



<p>Kompozisyon, ışık, renkler ve
detaylar çok önemli. Mesela bulutsuz havada fotoğraf çekmekten çok keyif almıyorum.
Bu yüzden açık havalarda genelde gece fotoğrafı çekiyorum. Yıldız pozlama ve samanyolu
gece çekimlerine vereceğim örnekler
olabilir. &nbsp;Bulutlu havada ve çok ışık olan lokasyonlarda
yıldızları ve samanyolunu çekmek nerdeyse mümkün değil. Bazen sokaklarda dolaşarak insanları çekiyorum; değişik
kareler çıkabiliyor. Mesela Adana&#8217;ya gerçekleştirdiğim son seyahatimde Kalaycılar
Çarşısı’nda bir kalaycının fotoğrafını çektim. Kendisinden fotoğrafını çekmek
için izin istediğim sırada beni yanına çağırdı. Yaptığı iş ile ilgili kısa bir
şiir okudu önce bana. Sonra
işini yaparken çektim ben de kendisini. O kısa süre içerisinde aslında bana okuduğu şiir ve
verdiği pozuyla bana hayatını özetlemişti.</p>



<p><strong>Biliyorsun Instagram</strong>&#8216;<strong>da fotoğraf
paylaşımı çok yaygı</strong><strong>n. Sence
doğru fotoğraf paylaşımı nasıl olmalı</strong><strong>?</strong></p>



<p>Doğru fotoğraf paylaşımı ama
neye göre? Kendi isteğinize göre mi, takipçi kitlenize göre mi? Öncelikle bunun ayrımını
yapmak gerekiyor bence. Bazen takipçilerim bana manzara fotoğrafı dışında fotoğraf çekiyor muyum diye soruyor. Elbette
çekiyorum diyorum ancak paylaşmıyorum. Ben doğa ve manzara fotoğraflarını
çekmekten keyif alıyorum ve paylaşıyorum. Aralarda elbette farklı tarz fotoğraflar
paylaştığım da oluyor. Bence herkes çekmekten keyif aldığı şeyleri paylaşıyor
zaten bu yönde, herkes için
yaptığı doğrudur.&nbsp; Bol bol fotoğraf çekelim, pratik yapalım hep ve
bunlar arasında beğendiklerimizi paylaşmaya devam edelim. Böyle olması her iki taraf içinde daha keyifli
olacaktır. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12-1024x682.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3837" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Kısa bir hikâye anlatmak
istediğ</strong><strong>ini düşünelim,
bunu bir fotoğraf ile mi bir video ile mi anlatmayı tercih edersin?</strong></p>



<p>Fotoğraf ile anlatmak isterim. Fotoğraf çekmeyi seviyorum çünkü. Zaman duruyor fotoğrafta o anı
donduruyorsunuz. Fotoğraf ile o anı daha çok kilitlemişim gibi hissediyorum.
Video bu kapsamda ikinci planda benim için.<strong></strong></p>



<p><strong>Instagram hesabının bu
takipçi sayısına ulaş</strong><strong>ması
için geçen süreç nasıldı</strong><strong>?</strong></p>



<p>2011 yılından beri kullandığım instagram’da ilk
zamanlar popüler sayfa sekmesi vardı. Yani şimdi keşfet sayfası olarak görünen sayfa. Fotoğraf
paylaşımını yaptıktan sonra takipçilerin beğeni sayısına göre bu popüler sayfaya çıkma şansı
oluyordu. Ve fotoğrafın bu sayfaya çıktığında “fotoğrafın popüler sayfaya çıktı”&nbsp; şeklinde bildirim geliyordu. Popüler sayfaya
çıktıktan sonra 3 saat boyunca orada kalıyordu. Bu durumda o sayfada
fotoğrafını gören ve beğenen diğer kullanıcılar tarafından
takip edilmeye başlanıyordu hesabın. Böylece her yeni gelen takipçi ile birlikte fotoğrafların beğeni sayısı artıyor ve her yeni
paylaştığın fotoğraf daha fazla beğeni alabiliyordu.</p>



<p>İlk popüler sayfaya çıkan fotoğrafımdan sonra paylaştığım
ilk fotoğraf popüler olamadı.
Tabi üzüldüm buna. Ben de bunun sebebini bulmak için her iki fotoğrafı karşılaştırdım.
Farklı ne yapmıştım mesela. Fark, popüler olan fotoğrafta Instagram filtrelerinden
birini kullanmam olmuştu. Bir sonraki paylaşımımda yine filtre kullanarak
fotoğrafımı popüler sayfaya çıkardım. Ondan sonra olanlar oldu zaten hep
popüler sayfaya çıkma isteği <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/16.0.1/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&nbsp; Popüler sayfaya çıkan fotoğraflarımda gelen bildirimlerin ekran
görüntüsünü alıyordum. Bu
durum bana başka bir detayı gösterdi.
Belli dakika aralıklarında popüler
sayfaya çıkabiliyordu fotoğraflar. Mesela her 10 dakikada bir gibi. Böylece dakika aralıklarını ve instagram
filtrelerini kullanarak daha çok popüler sayfaya çıkmaya başladım ve takipçi sayım
bu şekilde ilerlemeye başladı. Fotoğraflarımdaki
renk tonlarından yola çıkarak hangi tonda fotoğrafın daha çok beğeni aldığını
da belirledim. Bu şekilde daha fazla beğeni alabilecek ve takipçilerimi
etkilenecek renk tonlarında fotoğraflar
paylaşmaya devam ettim. Gün içersinde her 3 saatte bir popüler sayfaya çıkmak için fotoğraflar
hazırlayıp paylaştım, geceleri ise diğer dünya ülkelerinden takipçi
kazanabilmek adına saat farklarına göre alarm kurarak uyanıp fotoğraf paylaşımları yaptım. Instagram
hesabım bu şekilde ivme almıştı. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10-1024x682.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" class="wp-image-3835" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Instagram fenomeni olarak
sana soruyorum; Instagram fotoğraf paylaşımında ç</strong><strong>ok teşvik edici. Peki, fotoğrafçılığa bir
katkısı olduğunu düşünüyor musun?</strong></p>



<p>&nbsp;Ben zaten instagram sayesinde fotoğraf çekmeye başladım, tabi ki
katkısı olduğunu düşünüyorum. Sürekli fotoğraf çekerek kendi renklerimi ve farklı tonlarda fotoğraflar
yaratmaya çalışıyorum. Bu süreçlerde hem fotoğraf, hem de düzenleme aşamalarında herkesin kendi yaratıcılığını ön
plana çıkartması ve kendini geliştirmesi yönünde katkılarda bulunduğunu düşünüyorum. Fotoğraf çekmekten keyif alan herkesin ileride belki de bu hobiyi,
meslekleri haline getirebileceği kanaatindeyim. </p>



<p><strong>Instagram</strong>’<strong>da doğru
hashtag</strong>’<strong>leme
nasıl olmalı</strong><strong>?</strong><strong></strong></p>



<p>Yaptığınız fotoğraf paylaşımının
içeriğine uygun hashtag kullanmak
önemli. Bu içeriğe göre kullandığınız hashtagler bazen
fotoğrafınızın ön plana
çıkmasını ve diğer
kullanıcılar tarafından keşfedilmesine imkan sağlıyor. Yani selfi çekip bulut
diye hashtag kullanmak bence olmaması gereken bir durum. Ama bunu yapan birçok
kişi var o da ayrı <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/16.0.1/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Paylaşıma uygun yerli ve yabancı hashtaglerin doğru olarak
belirlenip kullanılması gerekiyor. Ayrıca kullanılan hashtag’lerin, kullanım sayılarını da göz ardı etmemek lazım. </p>



<p><strong>Fotoğraflarınla bir sergi açmayı düşünüyor
musun?</strong><strong></strong></p>



<p>Evet bu yönde bir düşüncem var. Ancak manzara fotoğraflarıyla
ilgili bir sergi değil bu. Farklı tarzda bir sergi planlıyorum ve bu konuda görüşmeler yapıyorum bir süredir. Görüşmeler neticesinde çekimlere
başlayarak en uygun dönem
içersinde bu yönde bir sergi
açmayı istiyorum. </p>



<p>Samimi söyleşi için çok teşekkür ederim Koray, verdiğin bilgilerin instagram kullanıcıları ve fotoğraf meraklılarına katkıda bulunacağını umuyorum. Yeni serüvenlerini merakla bekliyorum.</p>



<figure class="wp-block-gallery columns-2 is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-2-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3827" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-2.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3827" class="wp-image-3827" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-2-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-2-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-2-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-2-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-2-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-2.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-3-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3828" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-3.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3828" class="wp-image-3828" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-3-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-3-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-3-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-3-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-3-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-3.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3829" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3829" class="wp-image-3829" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-4.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-5-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3830" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-5.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3830" class="wp-image-3830" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-5-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-5-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-5-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-5-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-5-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-5.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-6-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3831" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-6.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3831" class="wp-image-3831" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-6-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-6-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-6-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-6-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-6-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-6.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-7-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3832" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-7.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3832" class="wp-image-3832" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-7-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-7-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-7-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-7-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-7-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-7.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-8.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-8-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3833" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-8.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3833" class="wp-image-3833" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-8-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-8-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-8-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-8-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-8-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-8.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-9-1024x682.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3834" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-9.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3834" class="wp-image-3834" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-9-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-9-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-9-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-9.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10-1024x682.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3835" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3835" class="wp-image-3835" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-10.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-11.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-11-1024x682.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3836" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-11.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3836" class="wp-image-3836" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-11-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-11-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-11-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-11.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12-1024x682.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3837" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3837" class="wp-image-3837" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-12.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3838" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3838" class="wp-image-3838" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-13.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-14.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-14-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3839" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-14.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3839" class="wp-image-3839" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-14-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-14-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-14-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-14-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-14-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-14.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-15.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-15-683x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3840" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-15.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3840" class="wp-image-3840" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-15-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-15-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-15-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-15-1024x1536.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-15-1365x2048.jpg 1365w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-15.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-16.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-16-1024x682.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3841" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-16.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3841" class="wp-image-3841" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-16-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-16-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-16-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-16.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-17.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-17-1024x682.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3842" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-17.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3842" class="wp-image-3842" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-17-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-17-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-17-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-17.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="716" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2-716x1024.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3843" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3843" class="wp-image-3843" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2-716x1024.jpg 716w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2-210x300.jpg 210w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2-768x1099.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2-1074x1536.jpg 1074w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-megaplus-38-2.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 716px) 100vw, 716px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-1-1024x682.jpg" alt="Instagram Fenomeni Koray ÖZPALAMUTÇU ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 38. sayı" data-id="3826" data-full-url="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-1.jpg" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=3826" class="wp-image-3826" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-1-1024x682.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-1-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-1-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/koray-ozpalamutcu-instagram-megaplus-38-1.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></li></ul></figure>The post <a href="https://megaplus.com.tr/bir-instagram-fenomeni-koray-ozpalamutcu-3825">Bir Instagram Fenomeni: Koray ÖZPALAMUTÇU</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/bir-instagram-fenomeni-koray-ozpalamutcu-3825/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Röportaj: Lucas Stam</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/roportaj-lucas-stam-3662</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/roportaj-lucas-stam-3662#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 07:07:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[37. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Boz]]></category>
		<category><![CDATA[Lucas STAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=3662</guid>

					<description><![CDATA[<p>Röportaj. Canan Boz “Hint müziğinin içine girdikten sonra müziğin ne olduğunu gerçekten anladım” Lucas Stam Lucas Stam, Hollandalı çello sanatçısı, besteci, hukuk felsefesi öğretmeni. Kızımla evlenerek benim de çok iyi bir arkadaşım oldu. Kendisiyle yakından tanışan biri olarak şunu açıklıkla söyleyebilirim ki, onun candan ve doğal aurasına hemen alışıverirsiniz. İçinizi ferahlatan nane şekeri tadındaki bu &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/roportaj-lucas-stam-3662">Röportaj: Lucas Stam</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em> Röportaj. Canan Boz  </em></strong></p>



<p style="text-align:right"> “Hint müziğinin içine girdikten sonra müziğin ne olduğunu gerçekten anladım”  <br> <strong>Lucas Stam</strong></p>



<p>Lucas Stam, Hollandalı çello sanatçısı, besteci, hukuk
felsefesi öğretmeni. Kızımla evlenerek benim de çok iyi bir arkadaşım oldu.
Kendisiyle yakından tanışan biri olarak şunu açıklıkla söyleyebilirim ki, onun
candan ve doğal aurasına hemen alışıverirsiniz. İçinizi ferahlatan nane şekeri
tadındaki bu kişiliği sizlere tanıştırmak istedim.</p>



<p><strong>Hayatında ilk
duyduğun müzik parçasını hatırlıyor musun? </strong></p>



<p>Michael Jackson’ın Billy Jean, Beat It ve Bad gibi efsane
şarkılarıydı. İlk kasetçalarımı almıştım ve onun kasetini durmadan, üst üste
çalıyordum. Tam bir MJ delisiydim, videolarını izleyip dans figürlerini de
çalışıyordum. </p>



<p><strong>Müzikle ilgilenmen
nasıl başladı? </strong></p>



<p>Anne ve babam, ailede herkesin bir enstrüman çalmasını
istedi. En büyük ablam piyano, diğer ablam ﬂüt, ağabeyim ise kemanı seçti. Alt
yaşındayken sıra bana gelince viyolonseli seçtim. Çünkü kemandan çok daha büyük
ve çalması daha havalıydı. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="665" height="886" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-4.jpg" alt="lucas stam röportaj canan boz megaplus dergisi 37. sayı" class="wp-image-3666" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-4.jpg 665w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-4-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 665px) 100vw, 665px" /></a></figure>



<p><strong>Bize müzikal
yolculuğunu anlatır mısın? </strong></p>



<p>Konservatuarda birkaç sene viyolonsel bölümünde okudum. Ama
içten içe klasik müzik eğitiminin benim için fazla formal ve sınırlayıcı
olduğunu biliyordum. Mesela bir grup dersinde bütün öğrenciler ardı ardına aynı
eseri çalıyordu hocamıza. Aynı çello konçertosunu yedinci kez duymaktan şiştiğim
bir anda, yan odadan gelen müthiş seslere kulak verdim. Hemen sıvışıp o odaya
geçtim. Müthiş şekilde Latin Jazz çalıyorlardı ve içerideki herkes dans
ediyordu. Ben de kalçamı sallamaya başladım ki birisi gelip bunun bir sınav
olduğunu bilip bilmediğimi sordu. </p>



<p>Konservatuardaki klasik eğitimi bıraktıktan sonra kendimi
nihayet özgür hissettim. Çellom ile birçok farklı tarzları keşfedip emprovize
/doğaçlama yapmaya başladım. Hint ﬂütü bansuri ve didgeridoo (bambudan yapılmış
boru şeklinde Aborjin üﬂemeli çalgı) gibi egzotik enstrümanlar çalan
müzisyenlerle konserler vermeye başladım. Tekno festivallerde DJ’lerle
birlikte, Alman rock yıldızı Herbert Grönemeyer ile turneye çıktım. Bunun
yanında Tango Aliado Quartet ile iki tango albümü, mult-enstrümantalist Wieke
Gaarcia ile bir dünya müziği albümü yaptım. </p>



<p><strong>Farklı müzik
tarzlarının müzik zevkine katkısı oldu elbette… </strong></p>



<p>Farklı müzik tarzlarını denemek, müzik zevkimin
berraklaşmasına yardımcı oldu. Yapmak istediğim meditatif ve hem çalanı hem
dinleyiciyi transa sokan bir müzik. Elektronik dans, Afrika müziği, Steve Reich,
Simeon Ten Holt ve Philip Glass gibi minimal müzik kompozitörleri beni
etkileyen müzikler. Takip ettiğim bu yol beni üç yıldır üzerinde çalıştığım
Klasik Hint Müziğine götürdü. Mumbai’de maalesef yakın zamanda kaybettiğimiz
Grammy ödüllü sarangi sanatçısı Dhruba Ghosh ile, Hollanda ve Çekoslavakya’da
usta vokalist Nirmalya Dey ile çalışma şansını buldum. </p>



<p>Tüm bu değişik tatlar yaylı çalgılar için bestelediğim
quartet ve eşim, piyanist Aslı Boz ile birlikte çaldığımız piyano-çello için
bestelediğim eserlerde yerini buldu. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="575" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-2-1024x575.jpg" alt="lucas stam röportaj canan boz megaplus dergisi 37. sayı" class="wp-image-3664" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-2-1024x575.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-2-300x169.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-2-768x431.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-2-390x220.jpg 390w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>Üniversitede hangi
dalda okudun ve neden müzikle devam etmeyi seçtin?</strong> </p>



<p>Hukuk bölümünde yüksek lisans derecem var. Uzmanlığım ise
hukuk felsefesi alanında. Ancak müzik her zaman için benim önceliğim oldu, yani
bu anlamda kendimi yön değiştirmiş hissetmiyorum. Bir dönem baroya kayıtlı
olarak avukatlığı ciddi olarak denedim ama üç ay sonra istifa ettim. Çok ünlü
bir hukuk bürosuydu, patronum işi bıraktığıma inanamadı. Sonrasında
üniversitede hukuk felsefesi öğretmenliği teklif edildi ki bu benim için daha
ilgi çekiciydi. Aynı zamanda müzik çalışmalarıma zaman bulabiliyordum. Sanırım
hayatımın bu döneminde de uygun ücretli bir iş ile müzik çalışmalarımı
sürdürebileceğim zaman arasındaki dengeyi bulmaya çalışıyorum. </p>



<p><strong>Müzik ile felsefenin
ortak yönleri var mı sence? </strong></p>



<p>Evet, kesinlikle! Örneğin, bir eser yaparken iyi bir
başlangıç fikiri, belirgin bir melodik cümle, ritim veya armoni ararsın. Sonra
hepsine değişik açılardan yaklaşırsın. Birçok varyasyonlar dener, neyin işe
yarayıp yaramadığını görürsün. Çoğu zaman başlangıç fikrini yeniden
şekillendirirsin ya da onu atıp sil baştan yaparsın. Sonunda amaç iyi bir
hikaye sunmak. Ve bu hikayeyi mümkün olan en güzel şekilde anlatmak. Felsefenin
özü bu süreçten çok da farksız değil. Tabii bazı teoriler tıpkı bazı müzikler gibi
estetik unsura daha az özen gösteriyor. Bana göre bunları okuması ve dinlemesi
daha az çekici. </p>



<p><strong>Hint müziği senin
müzik yaşamında neden bu kadar önemli? </strong></p>



<p>Klasik Hint Müziği hakkında çok konuşabilirim, ama kısaca
anlatayım: Bu müzikte tüm tutkularım birçok dereden beslenen bir ırmak gibi bir
araya geliyor. Her şeyden önce doğaçlama esasına dayanır, yani anda bestelemeye
dayalı bir tür. Bu türde çalarken yoga, sörf ya da tümüyle içine gömüldüğün
başka bir aktivitede olduğu gibi kısa zaman içinde bir akışa kapılırsın. Bu
bağımlılık yapan muhteşem bir duygu. Aynı zamanda zihninizi canlandırır, çünkü
aynı matematikte olduğu gibi hatırlaman gereken birçok farklı ölçüler ve
müzikal aralıklar var. Tabii ritimler de çok karmaşıktır. Şunu söyleyebilirim
ki, ancak bu müziğin içine girdikten sonra müziğin ne olduğunu gerçekten
anlamaya başladım. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="670" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-3.jpg" alt="lucas stam röportaj canan boz megaplus dergisi 37. sayı" class="wp-image-3665" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-3.jpg 960w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-3-300x209.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-3-768x536.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a></figure>



<p><strong>İçsel huzurun
nelerden beslenir? </strong></p>



<p>Doğa, yoga, meditasyon, Hint müziği çalmak, sörf yapmak.
Birisini seçmem zaman yapabilirsin. </p>



<p><strong>Güne nasıl başlarsın?
</strong></p>



<p>Yoga temelli bir egzersiz ya da yüzme, biraz meditasyon ve
arkasından soğuk duş ve kahvaltı. Sonrasında müzik çalışmaya hazırım. </p>



<p><strong>Yakın zamanda oğlun
Mika doğdu. Onu müzikle ilgilenmesi için teşvik eder misin? </strong></p>



<p>Bence zaten ilgili. Ne zaman muhteşem Hintli bansuri (bambu
ﬂüt) sanatçısı Hariprasad Chaurasia’nın bir plağını çalsam ellerini ve
ayaklarını Tai Chi yapar gibi hareket ettiriyor. Hollandacada bir deyim var “de
muziek wordt hem met de paplepel ingegoten”, yani “müzik ona bir tatlı
kaşığında zaten veriliyor”. Sanırım sorunun yanıtını vermiş oldum. </p>



<p><strong>Müzikal türden
herhangi bir düşün var mı? Belli bir sanatçıyla ya da grupla konser vermek veya
belli bir konser salonunda performans yapmak gibi. </strong></p>



<p>Evet, öncelikle piyano ve çello için kendi
kompozisyonlarımdan oluşan bir albüm yapmak istiyorum, böylece eşimle bu
eserleri çalabilelim. Ortak düşlerimizden birisi etkisi altında kaldığımız
Japonya’ya seyahat etmek. Şimdiden iki eser tamamladım, aynı albüm için
çalışmaya devam etmem gerek. Başka bir hayalim ise çellomla geleneksel Hint
Müziği konseri vermek. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-6-1024x576.jpg" alt="lucas stam röportaj canan boz megaplus dergisi 37. sayı" class="wp-image-3668" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-6-1024x576.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-6-300x169.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-6-768x432.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-6-390x220.jpg 390w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-6.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>Bildiğim kadarıyla
Arjantin’den Hindistan’a, Afrika’dan Kuzey Amerika’ya kadar birçok ülkeye
seyahat ettin. Seni en çok neler etkiledi ve neden? </strong></p>



<p>Bir öğrenci değişim programı ile Yeni Zelanda’da bir sömestr
okudum. Doğanın saﬂığı beni unutulmaz şekilde etkiledi. İnanılmaz güzel bir
doğa ve insanlar çok sakin. Bir gün tekrar sörf ve yürüyüş yapmak için oraya
geri dönmek isterim. </p>



<p>Keza Hint ve Japon kültürleri de beni derinden etkiledi.
Zen-mentali, mükemmeliyetçilik ve insanların rafine oluşları nedeniyle Japon
kültürü; ve hemen her şey ve herkeste görülen renkli kaosu, kaçınılmaz
spiritüelliği dolayısıyla Hint kültürü. Her ne kadar bu iki kültür birbirlerine
zıt gibi görünse de – düzene karşı kaos &#8211; bu iki kültürün geleneksel
kültürlerini korumak gibi ortak bir yönü var. Popülist Bat kültürünün ağır
etkisinden kaçamasalar da… </p>



<p>Bu yerlerin arasına eşimin ailesinin Seferihisar’daki
yazlığının beni her zaman büyülediğini eklemek isterim. Bahçeden deniz
manzarası o kadar muhteşem ki kelimelerle anlatamam. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="757" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-5-757x1024.jpg" alt="lucas stam röportaj canan boz megaplus dergisi 37. sayı" class="wp-image-3667" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-5-757x1024.jpg 757w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-5-222x300.jpg 222w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-5-768x1039.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/lucas-stam-roportaj-5.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 757px) 100vw, 757px" /></a></figure>



<p><strong>Peki, yeni doğmuş
oğlunuz Mika için bir kompozisyon yapma düşüncen var mı? </strong></p>



<p>Ha, bu soruya cevap kolay işte: Evet, var! </p>



<p><strong>Yakın zamanda
gerçekleşecek bir projen var mı? </strong></p>



<p>Evet, daha önce sözünü ettiğim piyano-çello eserlerini de
içeren albüm projem. 2020’de albümü çıkarmayı planlıyorum. Sonrasında çello,
didgeridoo, perküsyon ve vurmalı çalgılardan oluşan Arches Ensemble ile Ekim
2019 sonunda bazı kayıtlar yapacağız. Son albümümüz El Compás ile de tango
quartetm Tango Aliado ile konserlerimiz devam edecek. </p>



<p><strong>Sevgili Lucas, yeni
baba olmanın heyecanı, sorumlulukları arasında bu röportajı yapma keyfni bana
tattırdığın için çok teşekkür ederim. Tüm düşlerine kavuşman dileklerimle.</strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/roportaj-lucas-stam-3662">Röportaj: Lucas Stam</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/roportaj-lucas-stam-3662/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Röportaj: CAN GÜÇKAN</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/roportaj-can-guckan-2432</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/roportaj-can-guckan-2432#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Aug 2019 07:08:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[36. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Can Güçkan]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Boz]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2432</guid>

					<description><![CDATA[<p>Röportaj: Canan Boz Bu ay yeni albümü çıkmak üzere olan İzmirli genç keman sanatçısı Can Güçkan’ı konuk aldım. 1988 İzmir doğumlu Can müzisyen bir aileden geliyor. Ağabeyi Ziya Güçkan’ın yanı sıra hala, dayı ve kuzenlerinin çoğu müzisyen. Anne ve babası müzisyen değil ama gerçek anlamda müziksever insanlar. Konservatuarı İzmir&#8217;de mi okudun? Evet, 1997 yılında İzmir&#8217;de &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/roportaj-can-guckan-2432">Röportaj: CAN GÜÇKAN</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Röportaj: Canan Boz</strong></p>



<p><strong>Bu ay yeni albümü çıkmak
üzere olan İzmirli genç keman sanatçısı Can Güçkan’ı konuk aldım. 1988 İzmir
doğumlu Can müzisyen bir aileden geliyor. Ağabeyi Ziya Güçkan’ın yanı sıra
hala, dayı ve kuzenlerinin çoğu müzisyen. Anne ve babası müzisyen değil ama
gerçek anlamda müziksever insanlar.</strong></p>



<p><strong>Konservatuarı İzmir&#8217;de mi
okudun?</strong></p>



<p>Evet,
1997 yılında İzmir&#8217;de başladım. O zaman 8 yıllık eğitim söz konusuydu ve
kursiyer mantığıyla öğrenci alınıyordu. Kursiyerlik dönemi bitince konservatuarın
lise bölümüne sınav ile giriyordunuz. Yarı zamanlı yani. 4. sınıftayken ilk
Kartal Akıncı beni sınıfına aldı. Lisans 1&#8217;in ortasına kadar Kartal Akıncı&#8217;yla
devam ettim. Lisans 1&#8217;in ortasında Belçika&#8217;dan aslen Amerikalı olan Prof.
Jerold Rubenstein –ki çok ünlü bir pedagog öğretmendir-, okulumuza geldi. Bu
çok büyük bir şans oldu benim için. Kartal Hoca da bu yeni öğretmenin sınıfına
geçmek isteyenleri yüreklendirdi, anlayışla karşıladı. Biz de birkaç arkadaş
Prof. Rubenstein&#8217;ın sınıfına geçtik ve onun sınıfından mezun oldum. </p>



<p><strong>Enstrümanını kendin mi
seçtin?</strong></p>



<p>Aslında
ağabeyim Ziya Güçkan da viyolacı olduğu için ben de viyola çalacağım diye
tutturmuştum ama Kartal Akıncı beni kemana aldı. Çocuk yaştaydım, keman benim
için yeni bir şeydi, karşı çıkmadım. “Viyolacı olacağım” diyordum ama kemancı
olmayı da kabul ettim doğal olarak. Sonrasında viyolaya başlama fırsatım da
oldu. Prof. Rubenstein&#8217;la viyola da çalıştım. Tabii ki bir viyolacı gibi viyola
çalmak apayrı bir konudur, herkes kemancıların viyola çalabildiğini zanneder
ama ikisi çok farklı enstrümanlar. Çok fazla çalışma istiyor,&nbsp; ama viyola ile oda müziği olsun, solo konser
olsun, çeşitli konserler verdim. Albümde de bir parçada elektrik viyola kullandım.
</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="427" height="640" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-2.jpg" alt="Genç keman sanatçısı Can Güçkan ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 36. sayı" class="wp-image-2435" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-2.jpg 427w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-2-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 427px) 100vw, 427px" /></a></figure></div>



<p><strong>Sence İzmir&#8217;de müzikal
çalışmalarını sürdürmek için yeterli potansiyel var mı?</strong></p>



<p>İzmir&#8217;de
Türkiye&#8217;nin en nitelikli konser salonu olan Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi
var. Uluslararası standartlarda, muazzam bir yer. Koltuk sayısı açısından da
yeterli bir salon. Bazen insan “keşke 10000 kişilik salon olsaydı burası” da
diyor. Ama imkânlar verildiğinde orada güzel işler çıkıyor. Ağabeyim ile
kurduğumuz bir orkestramız var, ismi Camerata İzmir. Kurduğumuz bu orkestra ile
bu merkezde birçok konser verdik. Belediye ve o dönemki AASSM yönetimi bize
destek çıktığı için bu konserleri verebildik, maddi olarak bu işlerin altından
kalkabildik. Umarım gelecekte tekrar kaldığımız yerden devam edebiliriz
Camerata İzmir ile. Müzik işi bütçe ve destek istiyor. Devlet dairelerindeki
yöneticilerin, STK’ların destekleri olmadığı sürece müzik işi yürümüyor.
Sponsorluk çok önemli. İzmir’de AASSM dışında da bir sürü salon var, ama
çoğunluğu teknik açılardan yetersiz. Dernek salonları müzisyenlere oldukça
destekte bulunuyor, salonun ücretsiz temini gibi konularda yardımcı oluyorlar.
İlçe belediyelerinin salonları var, hatta orkestrası olan bir ilçe belediyemiz
bile var. Destek olmasa bir müzisyen ya da bir müzik topluluğu tek başına o
konser salonunu kiralayıp, konserin reklamını yapıp, bundan bir şekilde salonun
parasını çıkartmaya çalışıp, bir yandan da evini geçindiremez. Ben şanslı
biriyim. Neden? Çünkü İzmir Devlet Opera ve Balesinde keman sanatçısıyım,
oradan aldığım maaşım var. O beni biraz daha özgürleştiriyor ama böyle olmayan
da çok arkadaşımız var. Onlar da konser verebilmek için direniyorlar,
uğraşıyorlar. Bazıları da şanslarını yurtdışında deniyor, ne yazık ki ülkede iş
imkânı bulamayan çok değerli yetenekler, müzisyenler var&#8230; Dinleyici konusuna
gelirsek İzmir dinleyicisi popüler kişileri ve eserlerin yer aldığı konserleri
tercih ediyor genellikle. Bu durum da bir süre sonra monotonluğa dönüyor ister
istemez. Yeniliklerden ziyade sürekli kendini tekrar eden bir sonuç yaratıyor..
</p>



<p><strong>Gelelim albümüne&#8230; İlk kez
kendi albümünü çıkarıyorsun Can. “Homine” ismine nasıl karar verdin?</strong></p>



<p>Aslında
Homine albümü ve Animalis benim bir projem.&nbsp;
Animalis bir single. Homine Latincede “insan”, “adam” anlamına geliyor.
Latince kullanmamın sebebi, geçerli bir ölü dil olmasıdır. Ölü dil olduğu için
de değişime uğrayamaz. Kullanım amacım tamamen bu. </p>



<p>Benim
parça sıralaması olarak kafamda oluşturduğum bir kolaj var. Mesela ilk eser
Hindemith&#8217;in prelüdüdür. Notası 2013’te,&nbsp;
Almanya&#8217;da bulundu. Bunu doğum gibi düşündüm; ilk parçayı insanın doğuşu
gibi ön giriş olarak canlandırdım kafamda. Ardından gelen parçalar da çocukluk,
gençlik sırasıyla gidiyor. Projenin ismini de kız arkadaşım Melisa ile birlikte
bulduk, en büyük destekçilerimden biridir kendisi. Kafamda oluşturduğum bu
kolaja en uygun isim Homine diye düşündük beraber. Single çalışmam Animalis’de
bir hayvanın hikâyesi olacak, Animalis ise Latincede hayvan anlamına geliyor.
Bu projelerde ailemin ve arkadaşlarımın desteğini çok hissettim. Yanımda
oldukları için çok mutluyum. Homine ve Animalis Motiva Media &amp; Art
etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini alacak. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="427" height="640" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-3.jpg" alt="Genç keman sanatçısı Can Güçkan ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 36. sayı" class="wp-image-2436" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-3.jpg 427w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-3-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 427px) 100vw, 427px" /></a></figure></div>



<p><strong>Single hazırlığından
bahseder misin?</strong></p>



<p>Homine&#8217;nin
devamı olarak Animalis adında bir single çalışmam olacak. Animalis Boğa Ferdinand&#8217;ın
hikâyesini anlatıyor. Boğa Ferdinand, Munro Leaf&#8217;in bir masalıdır. Masala özel
beste yapan ise İngiliz besteci Alan Ridout. İngilizceden çevirisini ve
adaptasyonunu kendim yaptım. Kemancı aslında hem çalıp hem anlatabiliyor,
besteci ona imkan verecek şekilde yazmış ama elbette bunu yapabilmek ayrı bir
yetenek, dolayısıyla Yetkin Dikinciler ile birlikte çalıştım. Yetkin Bey
gerçekten etkileyici sesiyle esere çok güzel can verdi. </p>



<p><strong>Ne zaman çıkacak bu single?</strong></p>



<p>15
Eylül&#8217;de çıkacak. Umarım bir aksilik çıkmaz ise dijital platformlarda olmasının
yanı sıra 4 Ekim Hayvan Hakları Günü&#8217;nde 45 devirli 12 inç boyutunda plak
baskısı çıkacak. Albümün ve single&#8217;ın tüm gelirlerini Türkiye&#8217;de işini çok iyi
yapan iki farklı vâkıf var. Onlara bağışlamak istiyorum, ama şu an vakıfların
ismini vermeyeyim. Türkiye’de bu tarz konular suistimale uğrayabiliyor,
vakıflardan birinin Basın Koordinatörü ile konuşmam sonrasında isimlerini
açıklamamam konusunda uyarıldım. Bağışlar konusunda bilgi isteyen kişilere
şahsen bilgi verebilirim.</p>



<p><strong>Performans gününde
performanstan önce dikkat etmen gereken konular oluyor mu?</strong></p>



<p>Tabii
ki. Mesela konserimin olduğu günler kahve ve çay içmem, bol su içmeye özen
gösteririm ama konserden bir saat önce su içmeyi de keserim. Su önemli çünkü
spot ışık altında çok fazla su kaybediyorsunuz ve icrayı zorlaştırıyor. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="619" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-4-619x1024.jpg" alt="Genç keman sanatçısı Can Güçkan ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 36. sayı" class="wp-image-2437" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-4-619x1024.jpg 619w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-4-181x300.jpg 181w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-4-768x1270.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-4.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 619px) 100vw, 619px" /></a></figure></div>



<p><strong>Performans sırasında
yaptığın bir ritüelin var mı?</strong></p>



<p>Güler
yüzle konsere çıkmak çok önemli benim için.</p>



<p><strong>Eserlerini çalmaktan en çok
keyif aldığın isimler kimler?</strong></p>



<p>Güzel
bir soru. Dmitri Shostakovich aşığıyım ben. Her eserini ayrı ayrı seviyorum.
Hatta albümde Alfred Schnittke&#8217;nin Shostakovich&#8217;in ölümü anısına yazdığı bir
prelüd var, onu da seslendiriyorum. </p>



<p><strong>Dünyadaki müzik türleri
arasında sınırlar kalktı gibi görünüyor. Senin bu konudaki düşüncen ne? Değişik
müzik türlerini denemeye açık mısın?</strong></p>



<p>Değişik
müzik türlerini denemeye açık olmasam böyle bir albüm yapmazdım zaten. Ki bence
artık bu sınırların kalkması gerekiyor gerçekten. Bir kişiyi klasikçi, cazcı,
doğucu, batıcı şeklinde ayırmayı çok gereksiz buluyorum. Güzel bir iş ortaya
çıktığı sürece bir şeyleri tür olarak sınıflandırmak -zaman zaman bende yapsam
da- kurtulmamız gereken alışkanlıklardan biri. </p>



<p><strong>Gözlerini kapadığında
kendini hangi sahnede konser verirken görmek istersin?</strong></p>



<p>Bir
kez konser verdim söyleyeceğim yerde. O zaman orkestra içinde keman çalıyordum.
Prag&#8217;da Smetana Hall&#8230; İnanılmaz güzel bir sahne. Orada solist olarak çıkmak
isterdim. Gerçekleşir mi gerçekleşmez mi bilemem, hayat bu&#8230;</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="770" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-5-1024x770.jpg" alt="Genç keman sanatçısı Can Güçkan ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 36. sayı" class="wp-image-2438" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-5-1024x770.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-5-300x226.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-5-768x577.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-5.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></div>



<p><strong>Kendinde değiştirmek
istediğin bir alışkanlık ya da davranış var mı?</strong></p>



<p>Aşırı
titizlenmek diyebilirim. Yaptığım işlere aşırı titizleniyorum bu da bazen işin
ruhunu öldürebiliyor. Aşırı steril olması bir şeyin doğallığını bozuyor.
Aslında müzisyenlik açısından hep öğretilen entonasyonun düzgün olsun, ritmin
düzgün olsun, her şey muntazam olsun. Tamam, her şey tabii ki muntazam olsun
ama buna kanalize olurken insanların kalbine dokunmamız gereken o noktayı bazen
kaybedebiliyoruz. Orada çok ince bir çizgi var. Teknik olarak mükemmel olmaya
çalışırken ruhu kaybetmemek gerekiyor. Aslında baktığınızda bizim sektörümüz de
bir açıdan hizmet sektörü. Biz işitsel olarak insanların duygularına dokunacak
bir hizmet sağlıyoruz.</p>



<p><strong>Neden albüm yapma isteği
duydun?</strong></p>



<p>Öyle
bir dönemde yaşıyoruz ki Thomas Edison’un fonografı bulmasından beri müziği
kaydedebilme imkânımız var. Kayıplı bir işi günümüz teknolojisinde kayıpsız bir
şekilde seneler sonrasına aktarabiliyoruz. Bence insanın geride bir şeyler
bırakması gerek. Müzisyenlik benim gözümde şöyle; 10 sene önce farklı çalıyordum,
şu an farklı çalıyorum, 3 sene sonra daha farklı çalacağım. Bu değişen bir şey.
Albümü yaptım, bu yaşlarıma ait, kendime ait bir şey bırakmak istedim. Albüm
yapmak her müzisyenin en az bir kez yapması gereken bir şeydir diye
düşünüyorum. Çünkü o anınızı kaydediyor ve sonraya aktarıyorsunuz. </p>



<p><strong>Albümde hangi eserler var?</strong></p>



<p>Giriş
olarak Paul Hindemith’in solo keman için bir eseri var. Aslında bu eser
Hindemith’in op.11 no:6 sol minör solo keman sonatının ilk bölümüyle hemen
hemen aynı ama onun daha önceki versiyonu diyebilirim. Hindemith daha çok genç
bir adamken bunu yazıyor hemen ardından bu yazdığı eseri daha da geliştirerek
solo keman sonatına adapte ediyor. Bu geliştirmeden önceki versiyonu. Eserde
Bach’ın etkilerini fazlasıyla duyabiliyorsunuz. 2013 yılında notası bulunan bu
eser ‘Complete Hindemith Edition’ adı altında 2014’te yayınlandı. Eserin bu
versiyonunun bir albümde dünyada ilk seslendirilişi olacak. Sonrasında Rodion
Shchedrin’in Balalaika isimli eseri var. Balalaika isminden de anlaşılacağı gibi
balalayka üzerine bir parodi diyebilirim. Pizzicato tekniği ile çalınır, bu
teknik arşe kullanmadan elimizle gitar gibi çaldığımız bir tekniktir ve kemanı
gitar gibi tutarız. Bu eser tamamen bir renktir aslında. Sonrasında canım
çocukluk arkadaşım Eda And’ın eseri Dırınırı var. Kemanda bu eseri çalan ikinci
kişiyim. İlk çalan kişi Özge Özerbek’tir. Bu eseri Eda’nın şakacı ve güzel bir
eseri olarak nitelendiriyorum. </p>



<p>Ardından
Mehmet Aktuğ’un Derya isimli eseri var. Mehmet Aktuğ bu eseri 2005 yılında
yazdı. Mehmet Hocamızın kardeşidir Derya Hanım; eser ona adanmış. Blok flüt ve
keman için yazılan bir eserdir. Blok flütün melodide olduğu, kemanın ise altta
armonik olarak ve hareket olarak doldurduğu bir eserdir. Bana Güney Amerika
ezgilerini anımsatan bir eserdir. O yüzden çok seviyorum. </p>



<p><strong>Senin kendi besten de yer
alıyor albümde…</strong><strong></strong></p>



<p>Evet;
Lotus var. Elektrik viyola, korno ve elektrik bas için bir eserdir. Bir gün
arkadaşlarımla oturuyorduk, neden biz üçümüz bir şey çalmıyoruz dedik ama iki
kemancı bir kornocuyduk. Benim dışımdaki kemancı arkadaşım Çağlar Haznedaroğlu
aynı zamanda çok iyi bir bas gitaristtir. Benim bir bestem vardı ve bu üçlüye
adaptasyonunu yaptım. Volkan Kartal da zaten Türkiye’deki en iyi kornoculardan
biridir. Ben, Volkan Kartal ve Çağlar Haznedaroğlu çaldık bu eserde. Viyola
orta frekansların yüksek duyulduğu bir enstrüman. Parçanın ismi “Lotus”. Lotus
kirlenmeyen çiçektir ya, ben orada viyolayı kirletmeye çalışan bir karaktermiş
gibi düşündüm, kornoyu da asla kirlenmeyen karakter Lotus gibi hayal ettim.
Elektrik Bas ise armoniyi sağlıyor.&nbsp;
Ardından Alfred Schnittke’nin Prelüdü var. Shostakovich&#8217;in anısına bir
eserdir. Eser aslında iki keman için, ya da bir keman ve bir manyetik teyp
içindir. Manyetik teyp birinci kemancının üzerine konser sırasında bir
tonmaister tarafından play tuşuna basılarak çalınır ya da ikinci kemancı
sahnede canlı performansında perdenin arkasından çalıyor sesin geriden gelmesi
için.Albüm prelüde ile başlıyor prelüde ile bitiyor aslında. Her son bir
başlangıçtır diye düşündüğüm için kolajdaki sıralamayı ona göre yaptım. </p>



<p>Bunun
da sonrasında Mehmet Aktuğ’un Ohne Titel eseri var. Mehmet Aktuğ bu eseri
1986’da Düsseldorf’ta seslendirdi. Manyetik teyp için yaratılmış elektronik bir
eser bu, bestecinin Yamaha DX7 synthesizer ile yarattığı seslerin manyetik teyp
üzerinde birçok kanal kaydetmesiyle olan kolajıdır.&nbsp; Ben çalmıyorum bu eserde, bestecinin kendi
icrası. Bunun da ölümden sonrasını temsil ettiğini düşündüm; açıkçası ben çok
beğeniyorum bu eseri. Dolayısıyla “bonus track” olarak eklemek istedim. Türk
halkı olarak günümüzde çağdaş bestecilere çok meraklı değiliz. Ama bir şekilde
insanlara bunları sunmamız gerek. Ben bu albümde Mehmet Aktuğ Hocamızın iki
eserine yer verdim, umarım gelecekte daha çok eserine yer verebilecek
çalışmalar da yapabilirim.&nbsp; </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-6-1024x768.jpg" alt="Genç keman sanatçısı Can Güçkan ile röportaj, Canan Boz, Megaplus dergisi 36. sayı" class="wp-image-2439" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-6-1024x768.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-6-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-6-768x576.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/can-guckan-roportaj-canan-boz-megaplus-36.sayi-6.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></div>



<p><strong>Albümle beraber bir konser
yapmayı planlıyor musun?</strong></p>



<p>Aslında
albümle birlikte bir lansman konseri yapmak gelenektir. Ama ben bunun dışına
çıkacağım. Bir konser adı altında böyle bir şey yapmayı planlamıyorum. Belki
gelecekte albümdeki parçaları ve Animalis single’ı içeren bir konser
yapabilirim, bilemiyorum. </p>



<p><strong><em>Çok güzel
bir sohbetti. Bu sohbet için teşekkür ediyor, albüm için de başarılar
diliyorum.</em></strong></p>



<p>Albüm içeriği merak edenler için:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Homine</li><li>1- Paul Hindemith &#8211; Praludium G-moll</li><li>2- Rodion Shchedrin &#8211; Balalaika</li><li>3- Eda And &#8211; Dırınırı</li><li>4- Mehmet Aktuğ &#8211; Derya </li><li>5- Can Güçkan &#8211; Lotus</li><li>6- Alfred Schnittke &#8211; Prelude in Memoriam Dmitri Schostakowitsch</li><li>7- Mehmet Aktuğ – Ohne Titel (bonus track)</li></ul>The post <a href="https://megaplus.com.tr/roportaj-can-guckan-2432">Röportaj: CAN GÜÇKAN</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/roportaj-can-guckan-2432/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Röportaj: HASAN CENK DERELİ</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/roportaj-hasan-cenk-dereli-1956</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/roportaj-hasan-cenk-dereli-1956#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 08:03:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Boz]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Cenk Dereli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=1956</guid>

					<description><![CDATA[<p>Röportaj: Canan Boz Mimar Hasan Cenk Dereli’yi üç yıl önce Bornova Container Hall&#8217;de düzenlenen PechaKucha gecesinde tanıdım. İlham veren işlere imza atanların kendilerine verilen kısa sürede başarı öykülerini dinleyip sunumlarını izlediğimiz bir geceydi. Çok etkilendim. Organizasyon Cenk Dereli’ye aitti. Bilgiye ve devamlılığa ulaşmanın en güzel yolu sosyal medyadan kendisini takibe aldım. Hep faklı ve güzel &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/roportaj-hasan-cenk-dereli-1956">Röportaj: HASAN CENK DERELİ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Röportaj: Canan Boz</strong></p>



<p><em>Mimar Hasan Cenk
Dereli’yi üç yıl önce Bornova Container Hall&#8217;de düzenlenen PechaKucha gecesinde
tanıdım. İlham veren işlere imza atanların kendilerine verilen kısa sürede
başarı öykülerini dinleyip sunumlarını izlediğimiz bir geceydi. Çok etkilendim.
Organizasyon Cenk Dereli’ye aitti. Bilgiye ve devamlılığa ulaşmanın en güzel
yolu sosyal medyadan kendisini takibe aldım. Hep faklı ve güzel işlere imza
atan ve beni tanımadığım meslek ve yeteneklerle buluşturan Cenk Hasan Dereli’yi
bu ayki konuğum olarak seçtim.</em></p>



<p><em>Cenk İzmir doğumlu.
İzmir Bornova Anadolu Lisesi&#8217;nden mezun olmuş. 2007 yılında İstanbul Teknik
Üniversitesi Mimarlık Fakültesi&#8217;ndeki lisans eğitimini, 2010 yılında yüksek
lisans eğitimini, “Kentsel Mekanda Gündelik Yaratıcılık” adlı, kentlinin
gündelik hayata ve kentsel mekana yaratıcı katkılarını araştıran tez ile
tamamlamış. Slovenya ve İstanbul Tasarım Bienallerine işleri ile katılmış, Parson-Paris
Creative Residency Programına seçilmiş. Atölye, seminer, yarışma ve tasarım
buluşmaları düzenliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki doktora çalışmasını
2017 yılında “Unesco Yaratıcı Kentler Ağı Tasarım Kenti Kriterleri Bağlamında
İzmir’in Değerlendirilmesi” başlıklı tezle tamamladı. ,İstanbul Teknik
Üniversitesi&#8217;nde doktora çalışmalarına devam ediyor. &nbsp;Bugün, kurucusu olduğu NOBON markasını
yönetiyor.</em></p>



<p><strong><em>Cenk, İzmir’e ne zaman geldin?</em></strong></p>



<p>10 Mayıs 1983 yılında İzmir’de dünyaya geldim, yani ben
İzmirliyim. İzmir’de doğup büyüdüm, “İzmir’den ilk ne zaman gittim?” ilk soru
bu. 2001 yılında üniversite okumaya gittim. İstanbul Teknik Üniversitesi
Mimarlık fakültesine, sonra yüksek lisansa devam ettim. Araştırma görevlisi
olarak çalıştım. Bir süre sonra doktoraya devam ettim. 2011 yılında doktoranın
ilk zamanlarında “İzmir Kıyı Projesi” nedeniyle İzmir’e tekrar gelmeye
başladım. İzmir’e tatiller için tabii ki gidip geliyordum ama bir iş
dolayısıyla hep de dönmek istemişimdir. İzmir’e nasıl dönebilirim neler
yapabilirim diye düşünürken bu proje benim için bir milat oldu. İzmir Kıyı
Projesi şimdi İzmir Deniz diye biliniyor. İzmir körfezinin 40 km alanının
yeniden tasarlanması projesiydi. Bugün gördüğümüz Güzelyalı Sahili, Göztepe
Sahili, Konak Meydanı, Pasaport İskelesi’nin yeniden düzenlenmesi, Bayraklı
Sahili sonrasında Turan ve tüm Karşıyaka Sahilini düzenleyen ve görünür hale
getirmiş olan projelerin hepsi aslında 2011 yılında başlamıştır. 100&#8217;den fazla
meslek profesyonelinin dahil olduğu büyük bir tasarım çalışmasıydı. Uzun yıllar
şehrin dışında kalmış olmak ve şehirde kimseyi tanımamak dezavantajını o proje
sayesinde ben hızlıca atlattım. İzmir’in yeni opera binasının mimarı Mehmet
Kütükçüoğlu da o projenin içindeydi.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-1-768x1024.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1957" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-1-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-1-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-1.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a></figure>



<p><strong><em>Bornova’da bulunan opera binası mı?</em></strong></p>



<p>Hayır, Mavişehir’de inşa edilen yarışma projesiyle Mehmet Bey&#8217;in
angajmanı vardı, o kazanmıştı. Karşıyaka’nın proje koordinatörü oydu. Mesela
Nevzat Sayın İzmir mezunu bir mimar. Yıllardır da gidip geliyor. Dikili’de
Yahşibey mahallesinde yaptığı evler var. İlhan Tekeli&#8217;nin genel koordinatör
olduğu Aziz Kocaoğlu’nun önderliğinde 2009 yılında başlamış olan Kültür
Çalıştayı ve Projeler dizisinin devamı olan projeydi. Bende bu projede pek çok
insan tanımış oldum. İzmir’de bir sürü insanla tanıştığım için bir şeyler
yapmaya başlayabilirim diye düşündüm. İstanbul’da başka işler yapıyordum,
arkadaşlarımla ortak bir ofisimiz ve bir barımız vardı. 2012 yılı olduğunda
İstanbul’da yaptığım bazı işlerin bir kısmını İzmir’de denemeye karar verdim.</p>



<p><strong><em>İstanbul’daki PechaKucha Nights başkasının etkinliği miydi?</em></strong></p>



<p>Evet, her şehirde o sorumluluğu alan kişi tarafından organize
ediliyor. İstanbul’da yaptığımız mimari projelerimizi, kültür girişimciliğimizi
ve diğer şeyleri İzmir’e taşıyarak bu etkinliği insanlarla tanışmak için bir
araç olarak kullanmayı düşündüm. PechaKucha Night 2003 yılında, mimar İngiliz
bir çiftin Tokyo’da başlattığı uluslararası bir etkinlik. Bu çift İngiltere’den
Tokyo’ya gidip yerleşmiş, orada bir takım işler yapmaya başlamış. Sonra çok
fazla çalıştıkları için arkadaşlarının yaptıklarından haberdar olmadıklarını
görüyorlar. Arkadaşlarıyla ve kendi yaratıcı çevreleriyle kopukluklarını tespit
edip, bu kopukluğu bir bahane yaratıp aşmaya çalışıyorlar ve o bahanede bu
etkinlik oluyor. Mimarlar normalde çok konuşur. Kendilerinden de biliyorlar ve
o yüzden otomatik olarak 20 saniyede bir değişen 20 slaytla bir konsept
yaratıyorlar. Buluştukları zaman anlatmak istedikleri projeyi bu 20 slaytı
kullanarak anlatıyorlar. Bu konsept katılanların çok hoşuna gidiyor.
Uluslararası bir ofis olduklarından, yurtdışından gelenleri yerli kitleyle
buluşturmak için bu etkinliği kullanıyorlar. Oraya gidenler de geldikleri yerde
“Biz de bunu kullansak mı?” diye düşünüyorlar.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="696" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4-1024x696.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1961" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4-1024x696.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4-300x204.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4-768x522.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4-220x150.jpg 220w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong><em>Yani zincir gibi?</em></strong></p>



<p>Evet bir zincir gibi. Biz etkinliği başlattığımızda 2013
yılının Şubat ayıydı. O sırada 720 şehirde düzenleniyordu. Yani 10 sene içerisinde
epeyce yayılmış. Ama daha da ilginç kısmı 2013’den 2019 yılına geldiğimizde 1100’dan
fazla şehirde düzenlenmiş.</p>



<p><strong><em>PechaKucha&#8217;nın kapsamında “ilham veren işler” var, #izmirdeoluyor var…</em></strong></p>



<p>Ben tamamen şehirden şikayet etmeyen, kendi yaptığı işe
tutkuyla sarılan bunun üzerine konuşan insanlarla arkadaşlık etmek istiyorum.
Bunun için de bu etkinliği yapıyorum. Yani benim için insan tanıma ve arkadaş
edinme etkinliği ve bunlar da özel insanlar&#8230; &#8220;O iş olmaz, onu başka yerde
yapacaksın&#8221; diyen mantalitenin karşısında pek çok insan pek çok iş
yapıyor. Zaten bu şehri de çoğunlukla yaşanır ya da keyifli bir hale onlar
getiriyor. İnsanlarla bir şey konuştuğumuz zaman &#8220;Sen ne yapmak
istiyorsun&#8221; diyorum gayet net &#8220;Şunu yapmak istiyorum&#8221; diyor.
“Benim şöyle bir kabiliyetim var, onun böyle bir imkânı var. Ben sizi bir araya
getireceğim siz de bunu yapacaksınız” diyorum. Bugüne kadar etkinlikte 161 kişi
sunum yaptı. Bunlar bir sürü farklı alandan; aralarında tasarımcılar, sosyal
girişimciler, ticari girişimciler, iş insanları, meslek örgütlerinden
temsilciler, sanatçılar var&#8230; Bir sürü insanla tanışılıyor, herkes bambaşka
işlerle uğraşıyor. Benim yapmayı sevdiğim şeylerden bir tanesi de bütün bu
tanıştığım insanları kendi imkânlarıyla kendi kabiliyetleriyle bir araya
getirip toplamından daha fazlasını yaratabilecek bazı şeyler yapmak. </p>



<p>Etkinlik başında hep anlatıyorum bu iş biraz alışılmış kafa
dışına çıkmakla alakalı. Coğrafya olarak eksik yok; dört milyon insan var, kent
ekonomisi bağımsız ülkenin genel sosyokültürel psikolojisinden ayrı oldukça
özgür bir ortam. Ama hep üçüncü, hatta bazen dördüncü şehir. Benim bir sloganım
var &#8220;İzmir&#8217;de oluyor&#8221; diye, İzmir&#8217;de her şeyi yapmak mümkün demek bu.
Yani “bu iş İzmir&#8217;de yapılmaz, İzmirliyle bu iş olmaz” diye bir şey yok,
oluyor. İzmir&#8217;de konser oluyor, İzmir&#8217;de tasarım festivali oluyor, İzmir&#8217;de
dezavantajlı gruplar için atölyeler oluyor. Aslında kentte olup biten şeylerin
bilinirliğini arttırmak önemli.</p>



<p><strong><em>Türkiye’de hangi şehirlerde var?</em></strong></p>



<p>İstanbul, İzmir, Eskişehir, Ankara, Bodrum’da var. Bursa’da
da var ama daha hiç etkinlik yapılmadı. Biz şehir olarak ikinciyiz.</p>



<p><strong><em>Ben Container Hall&#8217;de izlemiştim, kaçıncısı bilmiyorum ya iki ya üç…</em></strong></p>



<p>Onuncu etkinlikten sonra olabilir. İlk başladığında etkinlik
amacı vardı. O dönemde İzmir’de pek bir şey olmaz, kimse bir şey yapmazdı.
Bugünkü kadar popüler değildi İzmir.</p>



<p><strong><em>Peki, neden illa İzmir’i istedin? İstanbul gibi hareketli, sosyal yönden canlı, iş yönünden fırsatlıyken neden İzmir’i seçtin? Gönül bağımı, bir aşk mı?</em></strong></p>



<p>Aşk&#8230; Politik bir slogan gibi olacak ama öyle. Ben bütün
çocukluğumu daha doğrusu çoğunluğunu Batı Anadolu’da gezerek geçirdim. Kültür
turu ekibine dâhildi benim ailem. Hafta sonu tatilinde ya da uzun tatillerde
sürekli yakın yerlere gidilirdi ve arkeolojik kentler ziyaret edilirdi. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-3-768x1024.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1960" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-3-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-3-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-3.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a></figure>



<p><strong><em>Ailenin ilgisi seni de yönlendirmiş…</em></strong></p>



<p>Evet, onların kültür turlarına bir ilgisi vardı. Ben her
hafta sonu bazı değerler paylaştığımız bir grup insanla beraberdim.</p>



<p><strong><em>Arkadaş, yakın çevre?</em></strong></p>



<p>Hiç tanımadığım insanlar, her seferinde yeni insanlarla
tanıştığınız ve değişen bir çevreniz var. Onlarla böyle disiplinli bir şekilde,
iki haftada bir hafta sonları buluşup, uzun kilometreler kat edip, pek fazla
insanın ziyaret etmediği yerleri ziyaret ediyorsunuz. Sonra akşamın bir vaktinde
dönüyorsunuz ve inanılmaz yorgun olarak geliyorsunuz. Ertesi gün işe
gidiyorsunuz. Şimdi bu standart bir hafta sonu eğlencesinden ya da
dinlencesinden farklı bir şey. Ama o deneyimin zenginliği ve yaşadığınız
coğrafya bağlıyor sizi. Beraber hareket etme istediğiniz insanlara bağlıyor.
Aslında bir cemiyeti kuvvetlendiriyor ve bir sosyal ağ kuruyorsunuz. Coğrafyanıza
dair kalıplaşmış laflara yani kalıplaşmış cevaplara.</p>



<p><strong><em>Genelleşmiş inançlar var&#8230;</em></strong></p>



<p>Negatif olayların genellemelerinden ikna olmuyorsunuz. Bir de
elinizde neyin olduğunu biliyorsunuz. Evet gerçekten işlemeyen ya da yeterince
iyi işlemeyen bir şey varsa onu yerinde görüp, sonra eğer gerçekten niyetiniz
onu iyileştirmekse, neler yapabileceğinizi anlıyorsunuz. Uzaktan akıl vermekle
olmuyor. Olmadığını bizde milletçe biliyoruz. Biliyorsunuz ki Türkiye’de her
insan her işi biliyor. Buna rağmen pek çok şey işlemiyor.</p>



<p>Mesela, televizyon programları futbol yorumlarıyla dolu ama
Türkiye ne kendi içerisinde ne de küresel alanda bu konuda devrim yaratıyor.
Ama aynı şey bizim gündelik hayatımızda da var, kendi hayatımızı
değiştirmektense, başkasına akıl verip onun bir şeyler değiştirmesini
bekliyoruz. İşte bu keşifler, geziler bire bir bu durumlarla yüzleşmek,
insanları daha sessiz ve daha çok eylem odaklı hale getiriyor. En azından benim
için öyle ve bütün o coğrafyayı da görmüş olduğum için ben buraları seviyorum.
Pek çok insanla tanıştım sadece İzmir’de de değil. Gittiğimiz yerlerde de
güzellikler yaratmak özgüvenle pek çok iş yaratan ya da düzgün çerçevelerle
emeğinin karşılığında çok doğru inşa eden insanlar gördüm.</p>



<p><strong><em>Coğrafya deyince, İzmir olmasaydı en çok neresinde yaşamak isterdin Türkiye’nin?</em></strong></p>



<p>Türkiye’nin neresinde yaşamak isterdim hiç düşünmedim&#8230; Ege
ve deniz insanıyım, öyle büyüdüm. Çok sevdiğim bir laf var, “Değişen İzmir’i
Anlamak” diye bir kitapta okumuştum. Çok iyi bir kitaptır. Onun son bölümünde
geçiyordu. “İnsanların çocukluğu kendi anavatanıdır” diyordu kitapta. O yüzden
deniz kenarında, suyun yanında ve toprağa yakın bir yerde yaşamak isterdim.
Batı Anadolu olabilir. Güney Batı Anadolu’da olabilir. Şehir söyleyemem.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="300" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-5-300x300.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1962" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-5-300x300.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-5-150x150.jpg 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-5.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></figure></div>



<p><strong><em>Bu özelliğin İzmir için bir kazanç, çünkü çok çalışıyorsun. </em></strong></p>



<p>Ben mimarım. Mimarlık okudum ama etkinlikler organize
ediyorum çoğunlukla…</p>



<p><strong><em>Başarılı bir mimarsın; binalara, yeni sitelere, yeni rezidanslara girebilir çok daha iyi kazanabilirsin. Ama bunun yanında pek çok çalışmada görüyorum ben seni. Demek ki seni başka şeyler besliyor&#8230;</em></strong></p>



<p>Bazen o işlere giren biri olabilmeyi istiyorum açıkçası.
Kesinlikle karşı değilim ama iki şeyden bahsedebilirim. Bir tanesi üniversite
okurken piyasa ortamına biraz uzaktım. Antik kentlerin tarihine olan merakım ve
coğrafyayı gezip insanlarla kurduğum ilişki. Garip bir his verdi bana. Her şey
kurulup yıkılmış. En görkemli yapılar bile zamana dayanamamış.</p>



<p>Bu dünyaya başka bir bina daha lazım değil, gerçekten öyle.
Mimarlık eğitimi garip bir eğitim diye söylerlerdi. İnsan sonradan anlıyor.
Mimarlık eğitimi geniş bir formasyon veriyor. Zaten üniversite bir meslek
edindirme alanı değil, bir bilgi alanı. Önemli olan üniversite ortamı içinde
karşılaştığınız insanlar. Ben İstanbul Teknik Üniversitesi mimarlık fakültesi
okudum. Her tipten insanın hem karakter hem de akademik yönden bulunduğu bir
ortamdı. Benim muhteşem hocalarım oldu. Birçoğuyla hala görüşüyorum. Bazıları
hala muhteşem işler yapmaya devam ediyor. Oradaki kadrolar biraz dağıldı ama
başka yerlerde muhteşem işler yapıyorlar. Aslında düşünülürse “mimar” sadece
bir isim. Belediyede çalışan mimar var, şantiyede çalışan mimar var, tasarımcı
mimar var, bunların bazılarını bir arada yapan mimar var, endüstriyel tasarım
odağındaki küçük ölçekli işler yapan mimar var, iç mimarlık ya da dekorasyon
yapan mimar var, AVM inşa edenler var, ben sadece taş yapılar yapacağım
diyenlerde var. Bunlar kişinin odaklanması ile alakalı.</p>



<p>Ben “bir bina daha buraya lazım değil” diye düşünüyorum.
Türkiye’de inşaat sektörünün ve bunun içerisindeki karakterlerin, mimarın hem
yerel yönetimlerle, hem piyasaya olan ilişkilerini görüp anlayıp okudukça şöyle
düşünmeye başladım: “Bazı şeyler benim için doğru değil ve bana doğru gelmiyor.
O zaman benim mimarlığım ne?”. Benim buna karar vermem lazım. Ben mimarlığı çok
seviyorum, mimarlık etkinlikleri yapmayı çok seviyorum, mimarlardan bir şeyler
öğrenmek için mimarlık öğrencileriyle atölyeler yapmayı çok seviyorum. Yeni
hayaller ekebilmek, insanlara ilham verebilmek için mimarları buluşturan parti
ve eğlence kısmını seviyorum.&nbsp; Sosyal
birliktelik olduğu zaman meslek alanında farklı bir mücadele olacağını
düşünüyorum.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6-1024x1024.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1963" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6-1024x1024.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6-150x150.jpg 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6-300x300.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6-768x768.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong><em>Geçenlerde Ekonomi Üniversitesi öğrencileriyle oldu galiba etkinliğiniz?</em></strong></p>



<p>Evet. Mimarlık etkinliklerini organize etmeyi seviyorum.
Mesela İzmir’de mimarlık filmleri izletmek istiyorum. Onların haklarını
alıyorum, ondan sonra onları kamuya açık gösterim şeklinde organize ediyorum.
İsveç’te gördüğüm bir sergi, İzmir’de de olmalı diyorum, gidiyorum o serginin
sahibiyle konuşuyorum ve İzmir’deki mekânı ayarlıyorum. Üretilmesi gereken
bütün şeylerin sergileneceği sergi tasarımını yapıp onu gerçekleştiriyorum.
Bütün bunlar benim mimarlığım aslında.</p>



<p><strong><em>Bu da bir mimarlık&#8230;</em></strong></p>



<p>Evet, bu da benim seçtiğim mimarlık. Etkinlik organizasyonu
dışında bar, restoran tasarımları da yaptım ben.</p>



<p><strong><em>Etkinlik mimarı mısın o zaman?</em></strong></p>



<p>Çoğunlukla öyleyim. Mekânsal tasarımlar da yapıyorum. Ama
etkinlikleri seviyorum İstanbul’da Gece kulüpleri, barlar yaptım. Restoranlar,
barlar, küçük evler özellikle Beyoğlu çevresindeki evlerin yeniden yapılması.
Ama dönüp dolaşıp çoğunlukla yaptığım şey bu etkinlikler. Çünkü mimarlık çok
yavaş ilerleyen bir meslek. Tasarım alanlarında ilerleyenlerin en yavaşı. Bir
de ölçeğiniz büyürse… Bir müstakil evden, yüzlerce konukluk bir projeye doğru
büyütün ya da bir AVM’yi düşünün, tasarım süreçleri ve inşaat süreçleri
toplamda belki dört seneye falan yayılacak. Belki beş seneyi bulacak. Hesap
yaptığın zaman bu mesleğe otuzunda başlayan bir insan, altmış yaşına gelinceye
kadar altı tane proje denk gelir.</p>



<p>Şantiyelerde çalışıyorken, şantiyeleri seven birçok mimarla
tanıştım. Resmen her şeyini seviyorlar. Sabah yedide gelmek, gece dörtlerde
gitmek onları yormuyor. Büyük bir proje için beş altı senelerini veriyorlar.
İşler böyle olunca beş altı proje yapabiliyorlar. Bu benim için fazla yavaş bir
faaliyet. Bir de elinin değdiği insan sayısı da çok farklı. Benim yaptığım
etkinliklerin izleyicisi Ülke ve dünya koşullarına göre Beş yüz kişiye de
çıkıyor; iki yüz kişiden aşağıya inmiyor. Planlaması tasarlaması kısa bir
zamanda oluyor ve her şey gözlerimin önünde olup bitiyor. Orada olan insanlarla
beraber deneyimliyor, yaşıyor, nefes alıyoruz, kalplerimizin birlikte atıyor&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8-1024x683.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1965" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8-1024x683.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong><em>Aslında sinerji yaratıyorsun&#8230;</em></strong></p>



<p>Evet, deneyimleyip “Tamam, şimdi ne yapıyoruz?”
diyebileceğim bir şey. Bence aynı eğitimden geçip ömründe sadece altı proje
yapmak bir tercih. Ben belki ömrüm boyunca üç yüz dört yüz tane irili ufaklı
proje yapabilirim. Çizimler yapıyorum ama ölçeğimi biliyorum. Benim ölçeğim
hiçbir zaman çok konutlu projeler yapmak değil. Benim ölçeğim daha başka bir
ölçek. Yaptığım mimarlık mı? Yapısal mimari işleri de, bir bina lazım mı
dünyaya dediğim işlerin karşılığına denk gelen, onlara cevap veren işler.
Herkes İçin Mimarlık Derneği ile yaptığım projeleri çok önemsiyorum. Orada
gerçekten yapı işleri yapılıyor. Doğrudan insanlara çok faydalı olabilecek
işler yapılıyor. Bir köyde olabilir ya da mahrumiyet alanında Anadolu&#8217;nun
kalbinde olabilir. Köydeki bir okul bahçesinde, o bahçenin kullanıcılarıyla
yani öğrencilerle birlikte tasarımı yapılıyor mesela.</p>



<p><strong><em>Peki, İzmir&#8217;de iyileştirilmesini istediğin semtler var mı?</em></strong></p>



<p>Semt değil de sokak halleri, sokak kullanımlarına dair
söyleyeceklerim olabilir. </p>



<p><strong>Dar sokak gibi değil
mi?</strong></p>



<p>Evet ya da taşıt sorunu, park yerleri&#8230; Ben mesela
İstanbul&#8217;da yaşarken hiç özel taşıt kullanmıyordum ama İzmir&#8217;de araba
kullanmayı çok seviyorum. İzmir sizi çevresinde de yaşatan bir şehir. Yani
gidilecek çok yer var, kentin keyfini çıkarmak istiyorsanız bence şehir içinde
toplu taşımayı tercih etmelisiniz. Giderek de daha bağlantılı bir hale geliyor.
Diyelim ki İstanbul&#8217;da 45 dakikada bir başka mahalleye ulaşabilirsiniz ama
burada 35-40 dakika yol aldığınızda dünyadaki en güzel denizlerden bir tanesine
girebilirsiniz, dünya mirası listesindeki bir kalıntıyı ziyaret edebilirsiniz,
sadece orada pişen bir yemek yiyebilir ya da hiçbir şey tüketmeden sadece
manzaranın keyfine varıp sessizliği içinize çekebilirsiniz. Bu büyük bir keyif,
tabi böyle olunca araç kullanmayı çok seviyorum burada ama otopark problemi
var. Böyle olunca da mimarlıkla ilgili yazdığım ve konuştuğum bazı şeyleri çok
düşünüyorum. Bir şeyler düzelebilir mi? Emin değilim. Şurayı düzeltelim işler
yoluna girebilsin demek mümkün mü? Bilemiyorum. Bazen bu sorunu İzmir’de
çözmeye çalışmak yerine daha küçük ölçekli başka bir kentte, bu iş problem
haline gelmeden, buna yönelik fikirler geliştirmeyi daha anlamlı buluyorum.
Kent planlarını ona göre yapmak, belki de İzmir’e ders olabilecek projeler
üretmek. İzmir ölçeğinde bu projeleri yapmak için çok radikal kararlar almak
lazım. İnsanların uyum süreçleri var. Her şey ilk başta tepki görüyor. Tramvay
da en başında çok tepki gördü, metro da çok tepki gördü. Aslında hem zaman,
olarak hem ekonomik olarak bize dönüşü var. Sadece biraz fikre alışmak
gerekiyor.</p>



<p><strong><em>Sen kendin için çiziyorsun&#8230;</em></strong></p>



<p>Evet, ben kendim için çiziyorum ama bir yandan da inşa
edilmesi amaçlı bir şeyler çiziyorum kendi kendime. Fakat bunlar çoğunlukla
kağıtta kalıyor&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-7-768x1024.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1964" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-7-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-7-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-7.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a></figure>



<p><strong><em>Instagramda sık sık #givemeanisland #banabiradaverin etiketiyle çizimlerini paylaşıyorsun. Peki, sana bir ada veriyorum, neyle donatırsın, neyle doldurursun adanı?</em></strong></p>



<p>Pek bir şeyle doldurmam. Bir tekne bağlardım, çünkü mavi
yolculukları seviyorum. Aslında benim çizdiğim şeyler Kız Kulesi’ne de
benziyor, Slovenya’da Bled’de suyun ortasında bir adadaki bir manastıra da.
Manastıra su seviyesinden bir merdivenle çıkıyorsunuz, o beni çok etkilemişti.
Nedense öyle bir şeyler çizmeye başlamıştım. Bu manastırın benzerini ama yıkık
halini bir mavi yolculuk sırasında Göcek&#8217;te bir adada gördüm. Fethiye&#8217;deki
Kayaköy’ün bir ada üstünde olduğunu düşünün. Adaya çıktığınız zaman yollar
olduğunu görüyorsunuz uzaktan gördüğünüz duvarların nasıl sokaklar
belirlediğini görüyorsunuz. O yolların, o yaşantıların yok olması oldukça
melankolik bir his. Çok güçlü bir duygu. Tek gerçek olan şey o karşılaşma anında
hissettiğiniz şey. O da böyle tekinsizlik hisleriyle hayranlık arasında hiçbir
gündelik referansa karşılık gelmeyen şeyler&#8230; Onları çağrıştırdığı için
çiziyordum ama bana bir ada verilse tekne bağlardım yani başka bir şey yapmam.</p>



<p><strong><em>Kentin düzenlenmesi konusunda İzmir’in yetenekleri konusunda ne düşünüyorsun?</em></strong></p>



<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Türkiye&#8217;deki
gerçekten en iyi güzel sanatlar fakültelerinden bir tanesi. Oradaki insanlar “yıllarca
duracak şeyler yapmak istiyorum” dediklerinde onları durduran tek şey herhalde imkanları
bir araya getirmek olabilir. Eğer insanlar o imkanların orada olduğunu
bilebilirse daha çok enstalasyon olur çevrede. </p>



<p><strong><em>İzmir, Kemalpaşa’da Nif Bağları’nda gerçekleştirdiğin Forced Migration (Zorunlu Göç) adlı enstalasyonun Bükreş Trianal’inin bir bölümü olan East-Centric Arhitext Awards 2019’a aday gösterildi. Bu iş ve yaşadığımız zorunlu göçler hakkında ne söylersin?</em></strong></p>



<p>Öncelikli olarak sanatı tasarımdan ayıran şey ya da sanat
işini ticari bir işten ayıran şey, çoğunlukla kişisel bir dertlenme üzerinden
gerçekleşmesi. Sanat işi sanatçının kendini ifade etmesi. Tabii ki sanat
piyasasının gereği olarak bir sanat işi bir sanatçıya sipariş verilebilir ama o
sanatçının dertlenmesi olmadığı sürece basmakalıp bir üretimden öteye geçmez.
Bu iş de benim kişisel dertlenmenin yansıması.</p>



<p>Bu coğrafyaya birilerinin geliyor olmasının bizim dışımızda
sebepleri varmış gibi görünse de, Türkiye ne iklim krizinden, ne de Orta
Doğu’nun siyasi çalkantısından uzak değil, onların bir parçası. Doğuda, Güney
Doğu’da, Karadeniz&#8217;de, Ege’de yani Türkiye&#8217;nin bütün coğrafyasında insanlar,
neden ülkelerini terk edip hayatta kalmak için Türkiye’ye gelip bir yaşam
arıyorlarsa, bizleri de o durumu yaşamak zorunda bırakacak sebepler burada da
var.</p>



<p>Buna yabancı bir şeymiş gibi baktığımız zaman o sebepleri
oluşturan şeyleri tespit etmemizde imkânsız hale geliyor. “Bizimle ne alakası
var, o sizin derdiniz” dediğimiz her şey bizim de yaşayabileceğimiz şey haline
geliyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="561" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9-1024x561.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1966" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9-1024x561.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9-300x165.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9-768x421.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong><em>Aşağı yukarı benzer nedenler&#8230;</em></strong></p>



<p>Buna yabancı bir şeymiş gibi baktığımız zaman o sebepleri
oluşturan şeyleri tespit etmemizde imkânsız hale geliyor. “Bizimle ne alakası
var, o sizin derdiniz” dediğimiz her şey bizim de yaşayabileceğimiz şeyler.</p>



<p><strong><em>Çevremde de çocukları yurt dışına eğitim için gidenler var, çocuklarına “dönmeyin” diyorlar…</em></strong></p>



<p>Oda bir çıkmaz bence. Çıkış yolu herkesin kim olduğunu
tekrar hatırlamasıyla alakalı. Hepimiz Osmanlı coğrafyasının, Roma&#8217;nın ve hatta
İyon kent devletlerinin uzantısıyız. Bizim bugün İzmir olarak yaşadığımız
coğrafyada yaşadığımız hayat, tarih boyunca sürekli farklı kültürlerin etkileştiği,
çatıştığı, barış yaptığı, dillerinin, mutfaklarının kendi genlerinin
birbirlerine karıştığı bir coğrafya. Ve her birimiz bundan bir parçayı
taşıyoruz. Benim Türk kültürüne yakıştırdığım şey bütün coğrafyaların arasında
gezip onlarla beraber olup onlardan bir şey alıp onlarla başka yerlere doğru
giden bir kültürel taşıyıcılık. Bunu bilerek yaşamak lazım sanırım.</p>



<p><strong><em>Çok aydınlatıcı, keyifli bir sohbet oldu, onca yoğunluğunda zaman ayırdığın için teşekkürler Cenk.</em></strong></p>



<p><strong>İnstagram: <a href="https://www.instagram.com/hcenkdereli/">@hcenkdereli</a></strong></p>



<p><strong>cenk@nobon.net</strong></p>



<p><strong><a href="https://www.nobon.net/">www.nobon.net</a></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/roportaj-hasan-cenk-dereli-1956">Röportaj: HASAN CENK DERELİ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/roportaj-hasan-cenk-dereli-1956/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
