<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>35. Sayı | MegaPlus Dergisi</title>
	<atom:link href="https://megaplus.com.tr/etiket/35-sayi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<description>Magazin, Aktüalite ve Yaşam Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 26 Oct 2019 18:58:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/favicon.ico</url>
	<title>35. Sayı | MegaPlus Dergisi</title>
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Enerjisi Yüksek, Söyleşmesi Keyifli; Ali Yoğurtçuoğlu</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 08:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Yoğurtçuoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2084</guid>

					<description><![CDATA[<p>Benan BİLEK ile Biz Bize Çok heyecanlıyım gerçekten. BİZ BİZE köşem aslında “Biz Bize Kız Muhabbeti” samimiyetinden yola çıkarak düşündüğümüz bir konseptti. Ve gösterilerimdeki gibi köşemde de sadece hanımefendileri ağırlıyor idim. Ama bazı adamlar var ki onların röportajını benden önce kimse yapmasın istiyorum. Ali Yoğurtçuoğlu işte tam da o adamlardan biri. “Kimselere yâr etmem onu” &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084">Enerjisi Yüksek, Söyleşmesi Keyifli; Ali Yoğurtçuoğlu</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:19% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img decoding="async" width="531" height="531" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png" alt="Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi" class="wp-image-893" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png 531w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-150x150.png 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-300x300.png 300w" sizes="(max-width: 531px) 100vw, 531px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Benan BİLEK ile Biz Bize</p>
</div></div>



<p>Çok heyecanlıyım gerçekten. BİZ BİZE köşem aslında “Biz Bize
Kız Muhabbeti” samimiyetinden yola çıkarak düşündüğümüz bir konseptti. Ve
gösterilerimdeki gibi köşemde de sadece hanımefendileri ağırlıyor idim. Ama
bazı adamlar var ki onların röportajını benden önce kimse yapmasın istiyorum.
Ali Yoğurtçuoğlu işte tam da o adamlardan biri. “Kimselere yâr etmem onu”
dedim, röportajı bizzat yaptım. Ezber bozdurdu bana Ali. Çünkü tiyatro aşkının
içine düştüğü o küçük yaşlardan beri tanıyorum kendisini. Afife Tiyatro
Ödülleri’nde ödül kazandığında ağladığım genç adam, Biz Bize’mi bile
değiştirtti bana…</p>



<p><strong><em>Ali Yoğurtçuoğlu’nun oyunculuk hikâyesi nasıl başladı? Seni, senden dinleyelim.</em></strong></p>



<p>1984’te İzmir’de
doğdum. İlkokul ikinci sınıfa kadar İzmir’de okuduktan sonra ailece Ankara’ya
taşındık. Eğitimime orada devam ettim. Tevfik Fikret Lisesi’nde öğrenciyken
tiyatro koluna girdim. Tiyatro kolundaki deneyimler beni çok mutlu ediyordu.
Oyunun kurallarını, sahnedeki dengeyi kendimce çözdükten sonra bu işi
kotarabildiğimi düşündüm. Çünkü seyirciden aldığım reaksiyon çok canlı ve başka
hiçbir şeyin bana tattıramadığı bir duyguydu. Bunun da heyecanıyla oyuncu olma
hayalim başladı sanırım. Tam olarak böyle gelişti her şey. Evde sessiz sakin,
okulda ise bambaşka bir karakter çizen bir çocuk olmamla alakalı da bir durum
var muhtemelen. Bir şekilde ilgiyi yaptığım işle sağlıyor olmak tatmin olma
duygusunu yaratıyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-683x1024.jpg" alt="Ali yoğurtçuoğlu röportaj, benan bilek ile biz bize, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2085" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1.jpg 1200w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<p><strong><em>Bu işi yapmak için ne gibi eğitimler aldın? Almaya devam ediyor musun?</em></strong></p>



<p>Ankara Üniversitesi Dil
Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Oyunculuk Ana Sanatları mezunuyum.
Zaman zaman özellikle yazları Karaburun’da Ambarseki Köyü’nde Hollanda’dan
gelen Tiyatro Eğitmenliği son sınıf öğrencilerinin öğretmenliği eşliğinde
verdiği mekân tiyatrosu workshoplarına katıldım. Üst üste birkaç yıl bunlara
devam ettim. Halen de orada tanıştığım insanlarla mekân tiyatrosu projeleri
yapmaya devam ediyorum. Şu an da bir eğitime devam etmiyorum ama sürekli
aklımda olan ve tazelemem gerektiğini düşündüğüm konulardan biri oyunculuk.
Çünkü bir sürü bakış açısı ve konu var. Sadece sesimizle, beynimizle yaptığımız
bir şey değil, bedenimiz ve mekân farkının çok önemli olduğu bir konu oyunculuk
ve bende bunlarla ilgili tekrar eğitimler almayı düşünüyorum. </p>



<p><strong><em>Matematik bir ailenin oyuncu oğlusun. Ailen senin hayallerini gerçekleştirme yolunda en başından beri nasıl bir yaklaşımda bulundu?</em></strong></p>



<p>Evet, ailem genellikle
mimar, mühendis, pozitif bilimler üzerine, rakamlar üzerine çalışan,
materyaller üzerine düşünmeye yönelik eğitim almış insanlardan oluşuyor. İlk başlarda
ortaokul liseye geçtiğim dönemlerde oyuncu olacağım dediğimde, sanat yolunu
seçen bir çocuğun hayatını nasıl idame ettireceği konusu onları da bir parça
kaygılandırmış olabilir. İlk başlarda bu endişelerini dile getirmelerine rağmen
iki yıl sonra ben lise sondayken ve sonrasında da hep destekleyip, arkamda
oldular. Hala da öyleler. Böyle bir aileye sahip olmasaydım başaramayabilirdim.
Tam tersi örneklerini çok sık görüyoruz. Müzisyen olan ya da oyunculuk okuyan
ve ailesi bu duruma karşı çıktığı çok arkadaşım var, bu durum çok zor bir şey.
Duygusal ve mental olarak kendinizi vermeniz, konsantrasyon konusunda diri
olmanız gereken konular olduğu için böyle bir durumla karşılaşırsanız işiniz
iki kat zorlaşıyor. O sebeple ailem konusunda ben çok şanslıyım.</p>



<p><strong><em>Geriye dönüp baktığında “iyi ki bunu yapmışım” dediğin ve bugünkü kişi olmanda rol oynayan en büyük deneyim neydi?</em></strong></p>



<p>Sonuçlarından en çok
memnun olduğum karar tabii ki oyunculuk okuma kararımdı. 18 yaşındayken aldığım
riskin ne olduğunun, nasıl bir dünyaya adım attığımın farkında olmasam da zaman
geçtikçe bu kararın üzerimdeki etkisinin çok fazla olduğunu görüyorum.
Oyunculuk; hayata bakış açısı, duygularla içli dışlı olma, maneviyat,
farkındalık, kendini sürekli yenilemek, etrafındaki hayatın farkında olmak gibi
birçok sorumluluk getiriyor diye düşünüyorum. Bu sebeple oyunculuk okumayıp
başka bir mesleği seçseydim muhtemelen başka bir insan olurdum.Oyunculuk okumak
aslında o dönem çok farkında olmasam da benim için bir riskti. Ancak hayatta
riskler almak ve konfor alanının dışına çıkabilmek, rahatını bozma konusunda
daha inatçı olmak gerekiyor diye düşünüyorum.</p>



<p><strong><em>Bugüne kadar canlandırdığın karakterler arasında hangisi diğerlerine göre bir adım öne çıkıyor, duygusal olarak hangisi senin için çok özel?</em></strong></p>



<p>2017 yılının Nisan
ayında İstanbul Dasdas’da İlham Yazar’ın yönettiği Kayıp El adlı oyunu öne
çıkıyor. Oyunda Arif Pişkin, İnanç Konukçu ve Duygu Üstünbaş oynuyordu. O oyun
sorumluluk aldığım ve her aşamasında bulunduğum bir süreçti. Çok sahiplendiğim
bir işti. &nbsp;Kendimce de riskli bir yerde,
bir şeyi canlandırmaya çalışıyor, siyahi bir Amerikalıyı oynuyordum. Çok
eğlendiğim, içinde olmaktan çok mutlu olduğum bir oyundu. Sonunda da Afife
Tiyatro Ödülleri’nde En İyi Yardımcı Erkek ödülünü bana getirdi. Bu da üstüne
krema gibi bir şey oldu benim için. Bu sebeplerle bu oyunun yeri bende çok
özeldir. </p>



<p><strong><em>Hangi projede “oluyor be bu iş” hissini aldın?</em></strong></p>



<p>Doğrusunu söylemek
gerekirse “oluyor be bu iş” duygusu pek de yaşadığım bir şey değil. Bu biraz
benim karakterimle alakalı. Her seferinde daha iyi olması için fazla
zorluyorum. O tatmin duygusunu pek yaşamadım. Oynadığım roller içerisinde ya da
işin bütününde, genelde neyin eksik olduğunu düşünmek üzere çalışıyor kafam.
Bunu olumlu bir şey olduğu için söylemiyorum. Bence bu genelde mesleki
yeterlilikle alakalı bir durum da değil; kişinin psikolojisiyle,hayata bakış
açısıyla alakalı bir durum. Bence “oluyor be bu iş”&nbsp; duygusunu yaşayabilmesi gerekiyor insanın.
Bunu yaşamama izin vermiyorum gibi bir konumdayım ben. </p>



<p><strong><em>Oyunculuğun seni besleyen tarafları neler?</em></strong></p>



<p>Fiziksel olarak,
biyolojik olarak, hormonlar olarak değerlendirmek gerekirse kesinlikle sahnede
seyircinin senle birlikte tatmin olduğunu gördüğün her an ya da sinemada,
televizyonda yaptığın işin sokaktaki insan tarafından beğenildiğine dair somut
bir izlenim yakalamak, insanlar tarafından tanınıyor olmak, hayatta gerçekten
besleyici şeyler. Bunlar işin “keşke herkes tarafından yaşanma şansı olsa”
diyebileceğim yönleri. Öte yandan oyunculuğa hazırlanılan hem karaktere hazırlanma,
hem de oyunculuğunu geliştirme süreci “ senin için doğdum, yaşadım ve öldüm”
noktasından çıkarıp daha renkli, katmanlı bir noktaya getiriyor. En başta insan
dediğimiz canlının ne kadar katmanlı olduğuna dair bir fikre kapılmanızı
sağlıyor. Tüm bunlar oyunculuğun bana kattığı kıymetli şeylerdir. </p>



<p>İnsanla temas edilen
her meslekte bu duygular yaşanıyordur ama oyunculuk insanın kendini tanımasına
daha çok fırsat veren bir meslek. Oyunculuk, akışın içinde olduğunu fark
ettiğin bir hayat sunuyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-683x1024.jpg" alt="Ali yoğurtçuoğlu röportaj, benan bilek ile biz bize, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2088" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /><figcaption>Ali Yoğurtçuoğlu, Oyuncu</figcaption></figure>



<p><strong><em>Tiyatro, sinema ve dizi oyunculuğu… Hepsinin duygusu ve kazanımları farklı elbette. Ve oyuncu oyuncudur, bu da evet. Hangisi sana ne kazandırıyor?</em></strong></p>



<p>Hepsi ekip işi. Oyuncu
olarak tiyatroda seyirci ile yalnızsın ve oyun süresi boyunca yarattığın
karakteri bir süreklilik içerisinde, bir zaman doğrusu üzerinde, giriş gelişme
sonuç olarak yaşatabiliyorsun. Sahne üstünde bunu deneyimleme fırsatın oluyor.
Öbür tarafta çok daha başka ilerliyor karaktere dair edindiğin deneyim. Zamanı
çok daha bölerek kullanıyorsun. Bir önceki çektiğin sahne aslında dizinin sonu,
bir sonraki çektiğin sahne dizinin başına ait olabiliyor. Burada biraz daha
ekiple çalışmak, hikâyeyi kafanda biraz daha soyut bir yerden canlandırmak
zorunda kalıyorsun, tiyatrodaki kadar fiziksel bir yerden deneyimlemiyorsun. Bu
sebeple tecrübe ettikçe geliştirebileceğin konular olduğunu düşünüyorum. </p>



<p><strong><em>Yerli ve yabancı dizileri takip ediyor musun? İzlediğin diziler arasında “favorim” dediğin bir dizi var mı?</em></strong></p>



<p>Elimden geldiğince
takip ediyorum. Breaking Bad; senaryosundan oyunculuklara, ilk bölümünden son
bölümüne kadar tarihe adını altın harflerle yazdırdı bence. Muazzam bir iş. Son
dönemde de işin içeriği ve çekiliş biçimi olarak beni en çok etkileyen iş
Chernobyl oldu. </p>



<p><strong><em>Sinemada, dizide ve tiyatroda, ayrı ayrı cevaplayabilirsin; kimin oynadığı rolü ya da kimi oynamak isterdin?</em></strong></p>



<p>Sevdiğim oyuncuların
oynadığı roller çok cazip geliyor çünkü adamlara zaten objektif olarak
bakamıyorum. Anthony Hopkins, Will Smith,Mel Gibson, John Turturro gibi
isimlerden bahsediyorum. Anthony Hopkins’in İçgüdü diye bir filmi vardı
gorillerle yaşayan bir bilim adamının hikâyesini anlatıyordu, o rolü çok
oynamak istemişimdir. Will Smith’in oğluyla çektiği The Pursuit of Happyness
(Umudunu Kaybetme) diye bir filmi vardı; öyle bir baba oğul ilişkisinde
oynamayı çok istemişimdir. Mel Gibson’ın Cehennem Silahı serisindeki adamı
oynamayı çok istemişimdir. Ama bu adamlar zaten o rolü çok iyi oynadıkları için
de insana çok eğlenceli geliyor. Onun dışında yaşım çok daha fazla ilerlemeden
-ki ben de sınırdayım o konuda- tiyatroda Hamlet’i oynamayı çok isterdim. Genel
olarak iyi oyuncular satıyor zaten oynadıkları rolleri. John Turturro’nun The
Night Of dizisindeki oynadığı avukat rolü ya da Big Lebowski’de oynadığı bir
bowling oyuncusu karakterlerini çok severim. </p>



<p><strong><em>Ali boş vakitlerinde neler yapmaktan hoşlanır, nerelere gider, ne yaptığında mutlu olur?</em></strong></p>



<p>Boş vakitlerimde
ağırlıklı olarak bisiklete biniyorum. Bu, son iki üç yıldır beni en mutlu eden
şey diyebilirim. Daha çok şehir içinde biniyorum. Henüz çok uzun yollara
çıkamadım ancak hedeflerimden biri de bu. Biraz bisiklet mekaniğini öğrendikten
ve kendim tamir edebilecek duruma geldikten sonra uzun yollara da çıkmak
istiyorum. Şehirlerarası,&nbsp; hatta belki
Avrupa’da ülkelerarası olabilir… Kitap okumayı seviyorum. Arkadaşlarımla bir
pub’a bir bara oturmayı, sevdiklerimle bir şeyler içmeyi seviyorum. Dart
oynamayı seviyorum; Ankara’da başlamıştım bu aralar tekrar hayatıma girdi. </p>



<p><strong><em>Şu an hayatının nasıl bir dönemindesin? </em></strong></p>



<p>Şu an hayatımın kendimi
tanımaya somut olarak adım attığım bir dönemindeyim. Düzenli terapiye
gidiyorum. Hayatta anlamadığım bazı şeyleri ve kendimi daha fazla anlamaya çaba
sarf ediyorum. Aslında düşünürsek hepimizin çok kalabalık iç seslerimiz var.
Bunlarla alakalı biraz daha dingin bir yere gitmeye çalışıyorum. Kafamdaki
düşünceleri dosyalar haline getirmeye çalışıyorum, çünkü zihin dediğimiz şey
çok dağınık ve kontrolü ona bırakırsak iyice uçup gidiyor. Objektif
düşündüğümüz konularda bile aslında sübjektifiz. Bunla alakalı konulara,
insanlara biraz daha sağlıklı mesafe koyup öyle bir yerden değerlendirmeye
çalışıyorum. Kendime ve insanlara haksızlık etmemeye çalışıyorum. </p>



<p>İş konusunda da daha
görünürlük çabası içerisindeyim galiba. İşin zaten doğası gereği başına
gelebilecek olan görünürlük durumu biraz daha çaba sarf ettiğim bir şey haline
geldi. Çünkü bunun bir maddi dönüşü olursa nihayetinde ben de kendimi
geliştireceğim konularla ilgili biraz daha rahat olurum gibi geliyor. Bu
sebeple tiyatroya ayırdığım zamanı biraz daha azaltıp sinema ve televizyon
dünyasına enerjimi daha fazla aktarmak istiyorum. Biraz da kalıcılıkla alakalı
bir süreç galiba bu. Daha kalıcı bir şeyler yapmak istiyorum. Hayatımda genel
olarak böyle bir dönemdeyim. İstanbul bir derya, insan burada duygusal olarak
çok inişli çıkışlı günler geçiriyor. Bunu biraz daha dengede tutup biraz daha
dingin olmaya başıma gelenleri daha olgun bir bakışla değerlendirmeye
çalışıyorum. Başlı başına zaten bir macera bu. Bu dönem içerisinde yaptığım
şeylerin çoğu mutlu ediyor beni. </p>



<p>Şu an bir yazlık dizi
çekiyoruz Star TV’ye Benim Tatlı Yalanım diye, umarım yazlıktan daha uzun
ömürlü bir iş olur. Bu dizi çekimlerinde de çok eğleniyorum. Çünkü oynadığım
rolü seviyorum ve ekiple de aram çok iyi. Tüm bunlar beni mutlu ediyor şu an.</p>



<p><strong><em>Oğlun olsa oyuncu olması için onay verir miydin? Ve ona neyi öğütlerdin?</em></strong></p>



<p>Evet, oğlum ya da kızım
olsa kesinlikle seçeceği her mesleğe onay verirdim, karşı duramazdım. Çünkü ben
bizimkilerden öyle öğrenmedim ve çocuğumun varoluşuna müdahale edebileceğimi
sanmıyorum. Endişe ederdim evet, kesinlikle endişelenirdim ama onay verirdim.
Öğütleyeceğim şey de risk alması olurdu. Ne olursa olsun elindeki, en rahata
düştüğü, ona her şeyin kolay geldiği yerde daha zoru nasıl yakalayacağını,
nasıl daha iyi hamleler yaparak kendini o rahat ortamdan çıkarması gerektiğini
söylerdim. </p>



<p>Bir şeyler öğrenmek
istiyorsak, kendimizi geliştirmek istiyorsak bunu yapmak zorundayız yani bu her
zaman gittiği belli bir yol varsa, ayda bir o yolu değiştirmek bile olabilir.
Rolle alakalı olarak ilk aklına gelen şeyi yapmamasını, en azından denemesini,
gerekiyorsa risk almasını, daha büyük adımlar atmasını, belki dünyanın farklı
yerlerine gidip bunu deneyimlemeye çabalamasını öğütlerdim ve bu konuda teşvik
ederdim.</p>



<p><strong><em>Hayatta karışına çıkan zorluklarla başa çıkmak ve motive olmak için kendine neler söylersin?</em></strong></p>



<p>Hayatta karşıma çıkan
zorluklarla alakalı kendime bunun, oyunun bir parçası olduğunu söylemeye
çalışıyorum. Yani etrafımızda görüyoruz türlü türlü hayatlar, meslekler,
yaşamlar var. Ve herkes farklı zorluklarla karşılaşıyor, kolay olan bir şey
yok. Bir şeyi öğrenmek, bir şeyi iyi yapmak istiyorsan kolay bir yol yok. Durup
dururken başımıza zorluklar gelebilir sağlıkla alakalı vs., bütün bunların
üstesinden geleceğimiz ve üstesinden gelebilirsek de çok büyük farkındalığa
ulaştıracak şeyler olduğunu söylüyorum. Yani yaşadığımız her şey yeni bir şey
öğrenmek için vesileymiş gibi geliyor bana. Böyle bir yerden motive etmeye
çalışıyorum kendimi. Ama şunu da itiraf etmem gerekiyor, sanırım bu konuda
motive olabilmek için insanın en büyük güç kaynağı, desteği de ailesi ve
arkadaşları oluyor. Yani onların varlığını, sevgisini eğer bir şekilde
hissedebiliyorsan zaten hayatta her şey olduğundan daha kolay gözüküyor. Bazen
evet, onların varlığı yetmiyor gibi gelebilir ama işte o zamanda her şeyin yeni
bir şeye vesile olacağı yeni bir dünya açacağı durumunu kabul etmem
gerekiyormuş gibime geliyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="847" height="566" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3.jpg" alt="Ali yoğurtçuoğlu röportaj, benan bilek ile biz bize, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2086" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3.jpg 847w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3-768x513.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 847px) 100vw, 847px" /></figure>



<p><strong><em>Gelecekte yapılacaklar listenin ilk üç sırasında neler var?</em></strong></p>



<p>Listemde yemek yapmayı
öğrenmek var çünkü dışarıdan yemek yemekten çok sıkıldım. Kahvaltımı
hazırlıyorum ama yemek yapmayı da öğrenmem gerekiyor. Listemin devamında
bisikletle Avrupa seyahati ve yurtdışında oyunculuk deneyimi yer alıyor.</p>



<p><strong><em>Ali Yoğurtçuoğlu ile röportaj yapacak olsan sen ona ne sorardın?</em></strong></p>



<p>Şöyle bir soru
sorardım; “Hedeflerin ve hayallerin olduğundan bahsediyorsun, bunları şu an ya
da yarın yapmaktan seni alıkoyan şey ne ve bunla alakalı ne yapmayı
düşünüyorsun?”</p>



<p><strong><em>E cevapla o zaman…</em></strong></p>



<p>Korkular sanırım
alıkoyan. Ya bugüne kadar sahip olduğum şeyler elimden kayar giderse düşüncesi.
Ya kendimi yine her şeyin en başına dönmüş olarak bulursam… Ya olmazsa ya
başaramazsam düşüncesi… Bunla alakalı olarak yapmam gereken şey; üstüne gitmek
zorundayım. Yarın şu sokakta meczup gibi dolaşsam ne olur ki yani? Çok fazla
önem veriyoruz bazı şeylere. Maneviyatta ya da maddiyatta sahip olduğumuzu
düşündüğümüz şeylere fazla önem veriyoruz. Ama koskoca evrende sadece bir toz
zerresiyiz. Bu düşüncenin getirdiği önemli bir bakış açısı var diye
düşünüyorum. O sebeple tüm bunların üstüne gitmek lazım. Kaybetmekten,
düşmekten korkmamak önemli. Bunu söylemek çok kolay ama hayata geçirebilmek
için bir hamlede bulunmak gerek. Mesela en basitinden yarın gidip sebze alıp
iki kez yaksam da, tadı bir şeye benzemese de sebze yemeği yapmayı deneyerek
buna başlayabilirim. </p>



<p><strong><em>Teşekkürler Ali; samimi ve dolu dolu cevapların için.</em></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084">Enerjisi Yüksek, Söyleşmesi Keyifli; Ali Yoğurtçuoğlu</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Punta Aşığı; DİLEK OLCAY</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/punta-asigi-dilek-olcay-2090</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/punta-asigi-dilek-olcay-2090#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 08:09:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Alsancak]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kadın Bir Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Dilek Olcay]]></category>
		<category><![CDATA[Erkan Sevinç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2090</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir Kadın Bir Erkek Röportaj: Erkan Sevinç &#124; drerkansevinc@gmail.com Alsancak bildiğiniz gibi İzmir’in Konak ilçesine bağlı bir semt. İzmir dendiğinde ilk olarak Alsancak ve Kordon akla geliyor. Burada olan kültürün kalıcı olması ve gelecek kuşaklara aktarılması önemli. Bu değerleri artırarak yaşattığımız sürece kent kimliğini de yaşatırız. Kentler yarattıkları ruhla çoğalır ve değerli olur. Tüm dünyada &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/punta-asigi-dilek-olcay-2090">Punta Aşığı; DİLEK OLCAY</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading">Bir Kadın Bir Erkek</h2>



<p><strong>Röportaj: Erkan Sevinç | </strong><em><strong>drerkansevinc@gmail.com</strong></em></p>



<p>Alsancak
bildiğiniz gibi İzmir’in Konak ilçesine bağlı bir semt. İzmir dendiğinde ilk
olarak Alsancak ve Kordon akla geliyor. Burada olan kültürün kalıcı olması ve
gelecek kuşaklara aktarılması önemli. Bu değerleri artırarak yaşattığımız
sürece kent kimliğini de yaşatırız. Kentler yarattıkları ruhla çoğalır ve
değerli olur. Tüm dünyada marka kentler lafı terk edilmeye başlanıyor.
Mahallelerin ve kentlerin ruhundan bahsediliyor. Alsancak’ın eski adı “Punto“.
Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Mustafa Bey Caddesi, Gül Sokak, Alsancak Garı,
Gündoğdu Meydanı bu semtimizin sınırları içerisinde yer alıyor. Alsancak’ı
koruyan ve güzelleştiren bir dernek var. Yerel yönetimlerle işbirliği yapan bu
derneğin başında da Eczacı Dilek Olcay…</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="448" height="298" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/dilek-olcay-alsancak-koruma-guzellestirme-dernegi-baskani-rportaj-megaplus-35.sayi-3.jpg" alt="Dilek Olcay, Alsancak Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı, Röportaj, Erkan Sevinç, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2095" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/dilek-olcay-alsancak-koruma-guzellestirme-dernegi-baskani-rportaj-megaplus-35.sayi-3.jpg 448w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/dilek-olcay-alsancak-koruma-guzellestirme-dernegi-baskani-rportaj-megaplus-35.sayi-3-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 448px) 100vw, 448px" /></figure></div>



<p><strong><em>Nerdeyse 24 saatinizi alan Alsancak Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nin öyküsünden başlayalım.</em></strong></p>



<p>1999
yılında 27 semt sakini kurduk derneğimizi. Halen 186 üyemiz var. Dernekte
Levanten ve Musevi üyelerimiz de mevcut. Politikadan uzağız. Din, dil, ırk
farkı gözetmiyoruz. Birçok aktivitemiz var. Geleneksel ödüllerimiz var. Yaşayan
insanlara yaşarken değer vermek amaçlı ödüller, vefa ödülleri bunlar. İki ödül
törenimizde seçtiğimiz insanlar çok farklı kesimlerden. Mesela en son, Kıbrıs
Şehitleri Belediye Sokağı’nda 41 senedir anahtar yapan bir kişiyi
ödüllendirdik. Dernekte her birimiz birbirimizi tamamlıyoruz. Değişik meslek
dallarından insanlar var. İyi niyetle, şevkle çalışıyor herkes. Çok güzel
insanlar.</p>



<p><em><strong>Sadece ödül törenleri değil elbette.</strong></em></p>



<p>Tabii
ki. Tavla ve Satranç Turnuvaları ve halkı bilinçlendirmeye yönelik sağlık
seminerleri düzenliyoruz. Türkiye’nin ilk Görme Özürlüler Kitaplığı olan
TÜRGÖK’ün hizmetlerini anlatmak ve daha çok bağışçı bularak kitaplıktaki
kabartma kitap sayısını artırmak için başlattığımız “Bir Kitapla Bin Yaşa”
kampanyası amacına ulaştı. Artık marka haline gelen Alsancak Şenliği’miz var.
Bu sene Eylül sonu Ekim başı gibi yapacağız. Çocuklar okullarda ödüllü projeler
yapıyorlar; biz de bu projelerin şenlikte sergilenmesini sağlayacağız. Alsancak
Şenliği’nin ana destekçisi Konak Belediyesi yanı sıra Milli Eğitim de destek
verecek. Bir bilim şenliği yaşanacak adeta. 9 Eylül Üniversitesi’nden
öğrenciler sokaklarda resim yapacaklar. Ben onları izlerken kendimi bir anda
Paris’te Seine nehri yanında gibi hissediyorum. Daha pek çok yeni projemiz var
bu yıl için.</p>



<p><strong><em>Başkanlar değişti ama…</em></strong></p>



<p>Her
gelenle iyi ilişkiler kurduk. Konak’ın yeni başkanı deneyimli bir isim.
Belediyeciliği biliyor. Geçenlerde kendisini ziyaret edip neler yaptığımızı
gösteren bir dosya sunduk. Konak Belediyesi ile iki proje yürütüyoruz. Biri
“Atatürk’ün Çocukları” diğeri “Alsancak Şenliği”. En yakın zamanda Tunç Bey’e
de gideceğiz. İzmir’i bir bütün olarak düşünmek lazım. Sonuç almak için
temizlik gibi alanlarda her iki belediye ile çalışmalıyız. İnsanlar nereye
şikayet edeceklerini bile bilmiyorlar.</p>



<p><strong><em>Peki bugüne kadar hangi sorunlarda çözüme ulaştınız?</em></strong></p>



<p>24
saat çalışan bir yer Alsancak. 24 saat yaşıyoruz, yaşıyor. Ana caddeler
Büyükşehir’in, ara sokaklar Konak Belediyesi’nin görev kapsamında. İlgililere
sorunları iletiyoruz. Güvenlik en önemli sorundu; bu konuda epey mesafe alındı.
Hem Kıbrıs Şehitleri’nde hem de Kordon’da gürültü konusu var. Özellikle Kıbrıs
Şehitleri için bir çalışma başlattık. Çöp toplamaktan müzik yapanlara kadar.
Kordon ile ilgili de çalışmalarımız var. Kordon’daki işletmeler de sorumluluk
sahibi olmalı. Kordon’a her taraftan insan geliyor, zengini, fakiri; herkes
mutlu olmalı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="960" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/dilek-olcay-alsancak-koruma-guzellestirme-dernegi-baskani-rportaj-megaplus-35.sayi-2.jpg" alt="Dilek Olcay, Alsancak Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı, Röportaj, Erkan Sevinç, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2094" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/dilek-olcay-alsancak-koruma-guzellestirme-dernegi-baskani-rportaj-megaplus-35.sayi-2.jpg 640w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/dilek-olcay-alsancak-koruma-guzellestirme-dernegi-baskani-rportaj-megaplus-35.sayi-2-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure></div>



<p><strong><em>Derneğe üye olmak için Alsancak’ta ikametgah şartı var mı?</em></strong></p>



<p>Hayır.
Alsancak’ta oturmak şartı yok; Alsancak’ı sevmesi lazım. Bizden sonra birkaç
tane daha semt derneği kuruldu ama kalıcı olamadı. İzmir güzel bir şehir. İşte
bu güzel şehrin semti Alsancak. Alsancak’a yapılacak her çalışmada varız.</p>



<p><strong><em>Derneğe bir daldık, size gelemedik. Şöyle okul yıllarına dönelim. Neden eczacılık?</em></strong></p>



<p>Ankara’da
Kimya Mühendisliği’ni kazanmıştım ama o yıllarda siyasi olaylar vardı. Ailem
“Ankara’yı unut” deyince yolum Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ile
kesişti. 24 sene aktif eczacılık yaptım. Okul yıllarında da Yardım Sevenler
Derneği sivil toplum kuruluşlarında çalışırdım. Annem öğretmen. İki üniversite
bitirmiş. Hem dil tarih, hem konservatuar. Babamın İzmir’deki çoğu yapıda emeği
vardır. Bize hep eğitimin öneminden bahsettiler. Ben de sadece çocuklarımla
ilgili değil, her alanda önce eğitimi ön plana çıkarırım. Oğlum da, kızım da
başarılı öğrenim hayatlarından sonra iş yaşamına adım attılar.</p>



<p><strong><em>Sadece tek dernek değil herhalde…</em></strong></p>



<p>En
az 10 dernekte faal olarak çalıştım, çalışıyorum. Ama öncelik her zaman
Alsancak Koruma ve Güzelleştirme Derneği’mizde.</p>



<p><strong><em>Yaz ayları Çeşme ayları mı?</em></strong></p>



<p>Artık
Çeşme’deki evimi açmıyorum. Altın Yunus’ta kalıyoruz 1.5 ay. Böylesi daha rahat
oluyor.</p>



<p><strong><em>Dilek Olcay sivil toplum örgütü çalışmaları dışında neler yapar?</em></strong></p>



<p>Valla
bol bol seyahat ederim. Kitap okurum çokça. Tercihim polisiye romanlar.
Televizyonda yabancı dizileri takip etmeye çalışıyorum. Başta Ali Kocatepe
olmak üzere Alsancak’tan yetişme sanatçıları dinlemeyi çok seviyorum. Bol bol
da yürüyüş yaparım.</p>



<p><strong><em>Eee alışveriş?</em></strong></p>



<p>Alışveriş yaparım; hangi
kadın yapmaz ki? Çanta da alırım ayakkabı da. Her kadının vazgeçilmez alışveriş
kalemi. Ve tabi ki takı da… Çok severim.</p>



<p>Alsancak semtinin eski adı da Punta’dır… Peki neden Punta? Halk arasında bir söylenti vardır: “Eski zamanlarda bu yörenin limanında çalışan Rum görevliler ve hamallar İzmir’in rutubetli havasından ve soğuğundan dolayı zatürreye yakalanırlarmış. Zatürre olanların akciğerlerinde nokta şeklinde lekeler oluşur ve nokta Yunanca’da “Punta”dır. İşte Alsancak körfezinin o iliklere işleyen havası nedeniyle bu semte de “Punta” adı verilmiş.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/punta-asigi-dilek-olcay-2090">Punta Aşığı; DİLEK OLCAY</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/punta-asigi-dilek-olcay-2090/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Röportaj: HASAN CENK DERELİ</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/roportaj-hasan-cenk-dereli-1956</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/roportaj-hasan-cenk-dereli-1956#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 08:03:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Boz]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Cenk Dereli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=1956</guid>

					<description><![CDATA[<p>Röportaj: Canan Boz Mimar Hasan Cenk Dereli’yi üç yıl önce Bornova Container Hall&#8217;de düzenlenen PechaKucha gecesinde tanıdım. İlham veren işlere imza atanların kendilerine verilen kısa sürede başarı öykülerini dinleyip sunumlarını izlediğimiz bir geceydi. Çok etkilendim. Organizasyon Cenk Dereli’ye aitti. Bilgiye ve devamlılığa ulaşmanın en güzel yolu sosyal medyadan kendisini takibe aldım. Hep faklı ve güzel &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/roportaj-hasan-cenk-dereli-1956">Röportaj: HASAN CENK DERELİ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Röportaj: Canan Boz</strong></p>



<p><em>Mimar Hasan Cenk
Dereli’yi üç yıl önce Bornova Container Hall&#8217;de düzenlenen PechaKucha gecesinde
tanıdım. İlham veren işlere imza atanların kendilerine verilen kısa sürede
başarı öykülerini dinleyip sunumlarını izlediğimiz bir geceydi. Çok etkilendim.
Organizasyon Cenk Dereli’ye aitti. Bilgiye ve devamlılığa ulaşmanın en güzel
yolu sosyal medyadan kendisini takibe aldım. Hep faklı ve güzel işlere imza
atan ve beni tanımadığım meslek ve yeteneklerle buluşturan Cenk Hasan Dereli’yi
bu ayki konuğum olarak seçtim.</em></p>



<p><em>Cenk İzmir doğumlu.
İzmir Bornova Anadolu Lisesi&#8217;nden mezun olmuş. 2007 yılında İstanbul Teknik
Üniversitesi Mimarlık Fakültesi&#8217;ndeki lisans eğitimini, 2010 yılında yüksek
lisans eğitimini, “Kentsel Mekanda Gündelik Yaratıcılık” adlı, kentlinin
gündelik hayata ve kentsel mekana yaratıcı katkılarını araştıran tez ile
tamamlamış. Slovenya ve İstanbul Tasarım Bienallerine işleri ile katılmış, Parson-Paris
Creative Residency Programına seçilmiş. Atölye, seminer, yarışma ve tasarım
buluşmaları düzenliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki doktora çalışmasını
2017 yılında “Unesco Yaratıcı Kentler Ağı Tasarım Kenti Kriterleri Bağlamında
İzmir’in Değerlendirilmesi” başlıklı tezle tamamladı. ,İstanbul Teknik
Üniversitesi&#8217;nde doktora çalışmalarına devam ediyor. &nbsp;Bugün, kurucusu olduğu NOBON markasını
yönetiyor.</em></p>



<p><strong><em>Cenk, İzmir’e ne zaman geldin?</em></strong></p>



<p>10 Mayıs 1983 yılında İzmir’de dünyaya geldim, yani ben
İzmirliyim. İzmir’de doğup büyüdüm, “İzmir’den ilk ne zaman gittim?” ilk soru
bu. 2001 yılında üniversite okumaya gittim. İstanbul Teknik Üniversitesi
Mimarlık fakültesine, sonra yüksek lisansa devam ettim. Araştırma görevlisi
olarak çalıştım. Bir süre sonra doktoraya devam ettim. 2011 yılında doktoranın
ilk zamanlarında “İzmir Kıyı Projesi” nedeniyle İzmir’e tekrar gelmeye
başladım. İzmir’e tatiller için tabii ki gidip geliyordum ama bir iş
dolayısıyla hep de dönmek istemişimdir. İzmir’e nasıl dönebilirim neler
yapabilirim diye düşünürken bu proje benim için bir milat oldu. İzmir Kıyı
Projesi şimdi İzmir Deniz diye biliniyor. İzmir körfezinin 40 km alanının
yeniden tasarlanması projesiydi. Bugün gördüğümüz Güzelyalı Sahili, Göztepe
Sahili, Konak Meydanı, Pasaport İskelesi’nin yeniden düzenlenmesi, Bayraklı
Sahili sonrasında Turan ve tüm Karşıyaka Sahilini düzenleyen ve görünür hale
getirmiş olan projelerin hepsi aslında 2011 yılında başlamıştır. 100&#8217;den fazla
meslek profesyonelinin dahil olduğu büyük bir tasarım çalışmasıydı. Uzun yıllar
şehrin dışında kalmış olmak ve şehirde kimseyi tanımamak dezavantajını o proje
sayesinde ben hızlıca atlattım. İzmir’in yeni opera binasının mimarı Mehmet
Kütükçüoğlu da o projenin içindeydi.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-1-768x1024.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1957" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-1-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-1-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-1.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a></figure>



<p><strong><em>Bornova’da bulunan opera binası mı?</em></strong></p>



<p>Hayır, Mavişehir’de inşa edilen yarışma projesiyle Mehmet Bey&#8217;in
angajmanı vardı, o kazanmıştı. Karşıyaka’nın proje koordinatörü oydu. Mesela
Nevzat Sayın İzmir mezunu bir mimar. Yıllardır da gidip geliyor. Dikili’de
Yahşibey mahallesinde yaptığı evler var. İlhan Tekeli&#8217;nin genel koordinatör
olduğu Aziz Kocaoğlu’nun önderliğinde 2009 yılında başlamış olan Kültür
Çalıştayı ve Projeler dizisinin devamı olan projeydi. Bende bu projede pek çok
insan tanımış oldum. İzmir’de bir sürü insanla tanıştığım için bir şeyler
yapmaya başlayabilirim diye düşündüm. İstanbul’da başka işler yapıyordum,
arkadaşlarımla ortak bir ofisimiz ve bir barımız vardı. 2012 yılı olduğunda
İstanbul’da yaptığım bazı işlerin bir kısmını İzmir’de denemeye karar verdim.</p>



<p><strong><em>İstanbul’daki PechaKucha Nights başkasının etkinliği miydi?</em></strong></p>



<p>Evet, her şehirde o sorumluluğu alan kişi tarafından organize
ediliyor. İstanbul’da yaptığımız mimari projelerimizi, kültür girişimciliğimizi
ve diğer şeyleri İzmir’e taşıyarak bu etkinliği insanlarla tanışmak için bir
araç olarak kullanmayı düşündüm. PechaKucha Night 2003 yılında, mimar İngiliz
bir çiftin Tokyo’da başlattığı uluslararası bir etkinlik. Bu çift İngiltere’den
Tokyo’ya gidip yerleşmiş, orada bir takım işler yapmaya başlamış. Sonra çok
fazla çalıştıkları için arkadaşlarının yaptıklarından haberdar olmadıklarını
görüyorlar. Arkadaşlarıyla ve kendi yaratıcı çevreleriyle kopukluklarını tespit
edip, bu kopukluğu bir bahane yaratıp aşmaya çalışıyorlar ve o bahanede bu
etkinlik oluyor. Mimarlar normalde çok konuşur. Kendilerinden de biliyorlar ve
o yüzden otomatik olarak 20 saniyede bir değişen 20 slaytla bir konsept
yaratıyorlar. Buluştukları zaman anlatmak istedikleri projeyi bu 20 slaytı
kullanarak anlatıyorlar. Bu konsept katılanların çok hoşuna gidiyor.
Uluslararası bir ofis olduklarından, yurtdışından gelenleri yerli kitleyle
buluşturmak için bu etkinliği kullanıyorlar. Oraya gidenler de geldikleri yerde
“Biz de bunu kullansak mı?” diye düşünüyorlar.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="696" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4-1024x696.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1961" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4-1024x696.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4-300x204.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4-768x522.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4-220x150.jpg 220w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-4.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong><em>Yani zincir gibi?</em></strong></p>



<p>Evet bir zincir gibi. Biz etkinliği başlattığımızda 2013
yılının Şubat ayıydı. O sırada 720 şehirde düzenleniyordu. Yani 10 sene içerisinde
epeyce yayılmış. Ama daha da ilginç kısmı 2013’den 2019 yılına geldiğimizde 1100’dan
fazla şehirde düzenlenmiş.</p>



<p><strong><em>PechaKucha&#8217;nın kapsamında “ilham veren işler” var, #izmirdeoluyor var…</em></strong></p>



<p>Ben tamamen şehirden şikayet etmeyen, kendi yaptığı işe
tutkuyla sarılan bunun üzerine konuşan insanlarla arkadaşlık etmek istiyorum.
Bunun için de bu etkinliği yapıyorum. Yani benim için insan tanıma ve arkadaş
edinme etkinliği ve bunlar da özel insanlar&#8230; &#8220;O iş olmaz, onu başka yerde
yapacaksın&#8221; diyen mantalitenin karşısında pek çok insan pek çok iş
yapıyor. Zaten bu şehri de çoğunlukla yaşanır ya da keyifli bir hale onlar
getiriyor. İnsanlarla bir şey konuştuğumuz zaman &#8220;Sen ne yapmak
istiyorsun&#8221; diyorum gayet net &#8220;Şunu yapmak istiyorum&#8221; diyor.
“Benim şöyle bir kabiliyetim var, onun böyle bir imkânı var. Ben sizi bir araya
getireceğim siz de bunu yapacaksınız” diyorum. Bugüne kadar etkinlikte 161 kişi
sunum yaptı. Bunlar bir sürü farklı alandan; aralarında tasarımcılar, sosyal
girişimciler, ticari girişimciler, iş insanları, meslek örgütlerinden
temsilciler, sanatçılar var&#8230; Bir sürü insanla tanışılıyor, herkes bambaşka
işlerle uğraşıyor. Benim yapmayı sevdiğim şeylerden bir tanesi de bütün bu
tanıştığım insanları kendi imkânlarıyla kendi kabiliyetleriyle bir araya
getirip toplamından daha fazlasını yaratabilecek bazı şeyler yapmak. </p>



<p>Etkinlik başında hep anlatıyorum bu iş biraz alışılmış kafa
dışına çıkmakla alakalı. Coğrafya olarak eksik yok; dört milyon insan var, kent
ekonomisi bağımsız ülkenin genel sosyokültürel psikolojisinden ayrı oldukça
özgür bir ortam. Ama hep üçüncü, hatta bazen dördüncü şehir. Benim bir sloganım
var &#8220;İzmir&#8217;de oluyor&#8221; diye, İzmir&#8217;de her şeyi yapmak mümkün demek bu.
Yani “bu iş İzmir&#8217;de yapılmaz, İzmirliyle bu iş olmaz” diye bir şey yok,
oluyor. İzmir&#8217;de konser oluyor, İzmir&#8217;de tasarım festivali oluyor, İzmir&#8217;de
dezavantajlı gruplar için atölyeler oluyor. Aslında kentte olup biten şeylerin
bilinirliğini arttırmak önemli.</p>



<p><strong><em>Türkiye’de hangi şehirlerde var?</em></strong></p>



<p>İstanbul, İzmir, Eskişehir, Ankara, Bodrum’da var. Bursa’da
da var ama daha hiç etkinlik yapılmadı. Biz şehir olarak ikinciyiz.</p>



<p><strong><em>Ben Container Hall&#8217;de izlemiştim, kaçıncısı bilmiyorum ya iki ya üç…</em></strong></p>



<p>Onuncu etkinlikten sonra olabilir. İlk başladığında etkinlik
amacı vardı. O dönemde İzmir’de pek bir şey olmaz, kimse bir şey yapmazdı.
Bugünkü kadar popüler değildi İzmir.</p>



<p><strong><em>Peki, neden illa İzmir’i istedin? İstanbul gibi hareketli, sosyal yönden canlı, iş yönünden fırsatlıyken neden İzmir’i seçtin? Gönül bağımı, bir aşk mı?</em></strong></p>



<p>Aşk&#8230; Politik bir slogan gibi olacak ama öyle. Ben bütün
çocukluğumu daha doğrusu çoğunluğunu Batı Anadolu’da gezerek geçirdim. Kültür
turu ekibine dâhildi benim ailem. Hafta sonu tatilinde ya da uzun tatillerde
sürekli yakın yerlere gidilirdi ve arkeolojik kentler ziyaret edilirdi. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-3-768x1024.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1960" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-3-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-3-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-3.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a></figure>



<p><strong><em>Ailenin ilgisi seni de yönlendirmiş…</em></strong></p>



<p>Evet, onların kültür turlarına bir ilgisi vardı. Ben her
hafta sonu bazı değerler paylaştığımız bir grup insanla beraberdim.</p>



<p><strong><em>Arkadaş, yakın çevre?</em></strong></p>



<p>Hiç tanımadığım insanlar, her seferinde yeni insanlarla
tanıştığınız ve değişen bir çevreniz var. Onlarla böyle disiplinli bir şekilde,
iki haftada bir hafta sonları buluşup, uzun kilometreler kat edip, pek fazla
insanın ziyaret etmediği yerleri ziyaret ediyorsunuz. Sonra akşamın bir vaktinde
dönüyorsunuz ve inanılmaz yorgun olarak geliyorsunuz. Ertesi gün işe
gidiyorsunuz. Şimdi bu standart bir hafta sonu eğlencesinden ya da
dinlencesinden farklı bir şey. Ama o deneyimin zenginliği ve yaşadığınız
coğrafya bağlıyor sizi. Beraber hareket etme istediğiniz insanlara bağlıyor.
Aslında bir cemiyeti kuvvetlendiriyor ve bir sosyal ağ kuruyorsunuz. Coğrafyanıza
dair kalıplaşmış laflara yani kalıplaşmış cevaplara.</p>



<p><strong><em>Genelleşmiş inançlar var&#8230;</em></strong></p>



<p>Negatif olayların genellemelerinden ikna olmuyorsunuz. Bir de
elinizde neyin olduğunu biliyorsunuz. Evet gerçekten işlemeyen ya da yeterince
iyi işlemeyen bir şey varsa onu yerinde görüp, sonra eğer gerçekten niyetiniz
onu iyileştirmekse, neler yapabileceğinizi anlıyorsunuz. Uzaktan akıl vermekle
olmuyor. Olmadığını bizde milletçe biliyoruz. Biliyorsunuz ki Türkiye’de her
insan her işi biliyor. Buna rağmen pek çok şey işlemiyor.</p>



<p>Mesela, televizyon programları futbol yorumlarıyla dolu ama
Türkiye ne kendi içerisinde ne de küresel alanda bu konuda devrim yaratıyor.
Ama aynı şey bizim gündelik hayatımızda da var, kendi hayatımızı
değiştirmektense, başkasına akıl verip onun bir şeyler değiştirmesini
bekliyoruz. İşte bu keşifler, geziler bire bir bu durumlarla yüzleşmek,
insanları daha sessiz ve daha çok eylem odaklı hale getiriyor. En azından benim
için öyle ve bütün o coğrafyayı da görmüş olduğum için ben buraları seviyorum.
Pek çok insanla tanıştım sadece İzmir’de de değil. Gittiğimiz yerlerde de
güzellikler yaratmak özgüvenle pek çok iş yaratan ya da düzgün çerçevelerle
emeğinin karşılığında çok doğru inşa eden insanlar gördüm.</p>



<p><strong><em>Coğrafya deyince, İzmir olmasaydı en çok neresinde yaşamak isterdin Türkiye’nin?</em></strong></p>



<p>Türkiye’nin neresinde yaşamak isterdim hiç düşünmedim&#8230; Ege
ve deniz insanıyım, öyle büyüdüm. Çok sevdiğim bir laf var, “Değişen İzmir’i
Anlamak” diye bir kitapta okumuştum. Çok iyi bir kitaptır. Onun son bölümünde
geçiyordu. “İnsanların çocukluğu kendi anavatanıdır” diyordu kitapta. O yüzden
deniz kenarında, suyun yanında ve toprağa yakın bir yerde yaşamak isterdim.
Batı Anadolu olabilir. Güney Batı Anadolu’da olabilir. Şehir söyleyemem.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="300" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-5-300x300.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1962" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-5-300x300.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-5-150x150.jpg 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-5.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></figure></div>



<p><strong><em>Bu özelliğin İzmir için bir kazanç, çünkü çok çalışıyorsun. </em></strong></p>



<p>Ben mimarım. Mimarlık okudum ama etkinlikler organize
ediyorum çoğunlukla…</p>



<p><strong><em>Başarılı bir mimarsın; binalara, yeni sitelere, yeni rezidanslara girebilir çok daha iyi kazanabilirsin. Ama bunun yanında pek çok çalışmada görüyorum ben seni. Demek ki seni başka şeyler besliyor&#8230;</em></strong></p>



<p>Bazen o işlere giren biri olabilmeyi istiyorum açıkçası.
Kesinlikle karşı değilim ama iki şeyden bahsedebilirim. Bir tanesi üniversite
okurken piyasa ortamına biraz uzaktım. Antik kentlerin tarihine olan merakım ve
coğrafyayı gezip insanlarla kurduğum ilişki. Garip bir his verdi bana. Her şey
kurulup yıkılmış. En görkemli yapılar bile zamana dayanamamış.</p>



<p>Bu dünyaya başka bir bina daha lazım değil, gerçekten öyle.
Mimarlık eğitimi garip bir eğitim diye söylerlerdi. İnsan sonradan anlıyor.
Mimarlık eğitimi geniş bir formasyon veriyor. Zaten üniversite bir meslek
edindirme alanı değil, bir bilgi alanı. Önemli olan üniversite ortamı içinde
karşılaştığınız insanlar. Ben İstanbul Teknik Üniversitesi mimarlık fakültesi
okudum. Her tipten insanın hem karakter hem de akademik yönden bulunduğu bir
ortamdı. Benim muhteşem hocalarım oldu. Birçoğuyla hala görüşüyorum. Bazıları
hala muhteşem işler yapmaya devam ediyor. Oradaki kadrolar biraz dağıldı ama
başka yerlerde muhteşem işler yapıyorlar. Aslında düşünülürse “mimar” sadece
bir isim. Belediyede çalışan mimar var, şantiyede çalışan mimar var, tasarımcı
mimar var, bunların bazılarını bir arada yapan mimar var, endüstriyel tasarım
odağındaki küçük ölçekli işler yapan mimar var, iç mimarlık ya da dekorasyon
yapan mimar var, AVM inşa edenler var, ben sadece taş yapılar yapacağım
diyenlerde var. Bunlar kişinin odaklanması ile alakalı.</p>



<p>Ben “bir bina daha buraya lazım değil” diye düşünüyorum.
Türkiye’de inşaat sektörünün ve bunun içerisindeki karakterlerin, mimarın hem
yerel yönetimlerle, hem piyasaya olan ilişkilerini görüp anlayıp okudukça şöyle
düşünmeye başladım: “Bazı şeyler benim için doğru değil ve bana doğru gelmiyor.
O zaman benim mimarlığım ne?”. Benim buna karar vermem lazım. Ben mimarlığı çok
seviyorum, mimarlık etkinlikleri yapmayı çok seviyorum, mimarlardan bir şeyler
öğrenmek için mimarlık öğrencileriyle atölyeler yapmayı çok seviyorum. Yeni
hayaller ekebilmek, insanlara ilham verebilmek için mimarları buluşturan parti
ve eğlence kısmını seviyorum.&nbsp; Sosyal
birliktelik olduğu zaman meslek alanında farklı bir mücadele olacağını
düşünüyorum.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6-1024x1024.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1963" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6-1024x1024.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6-150x150.jpg 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6-300x300.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6-768x768.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-6.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong><em>Geçenlerde Ekonomi Üniversitesi öğrencileriyle oldu galiba etkinliğiniz?</em></strong></p>



<p>Evet. Mimarlık etkinliklerini organize etmeyi seviyorum.
Mesela İzmir’de mimarlık filmleri izletmek istiyorum. Onların haklarını
alıyorum, ondan sonra onları kamuya açık gösterim şeklinde organize ediyorum.
İsveç’te gördüğüm bir sergi, İzmir’de de olmalı diyorum, gidiyorum o serginin
sahibiyle konuşuyorum ve İzmir’deki mekânı ayarlıyorum. Üretilmesi gereken
bütün şeylerin sergileneceği sergi tasarımını yapıp onu gerçekleştiriyorum.
Bütün bunlar benim mimarlığım aslında.</p>



<p><strong><em>Bu da bir mimarlık&#8230;</em></strong></p>



<p>Evet, bu da benim seçtiğim mimarlık. Etkinlik organizasyonu
dışında bar, restoran tasarımları da yaptım ben.</p>



<p><strong><em>Etkinlik mimarı mısın o zaman?</em></strong></p>



<p>Çoğunlukla öyleyim. Mekânsal tasarımlar da yapıyorum. Ama
etkinlikleri seviyorum İstanbul’da Gece kulüpleri, barlar yaptım. Restoranlar,
barlar, küçük evler özellikle Beyoğlu çevresindeki evlerin yeniden yapılması.
Ama dönüp dolaşıp çoğunlukla yaptığım şey bu etkinlikler. Çünkü mimarlık çok
yavaş ilerleyen bir meslek. Tasarım alanlarında ilerleyenlerin en yavaşı. Bir
de ölçeğiniz büyürse… Bir müstakil evden, yüzlerce konukluk bir projeye doğru
büyütün ya da bir AVM’yi düşünün, tasarım süreçleri ve inşaat süreçleri
toplamda belki dört seneye falan yayılacak. Belki beş seneyi bulacak. Hesap
yaptığın zaman bu mesleğe otuzunda başlayan bir insan, altmış yaşına gelinceye
kadar altı tane proje denk gelir.</p>



<p>Şantiyelerde çalışıyorken, şantiyeleri seven birçok mimarla
tanıştım. Resmen her şeyini seviyorlar. Sabah yedide gelmek, gece dörtlerde
gitmek onları yormuyor. Büyük bir proje için beş altı senelerini veriyorlar.
İşler böyle olunca beş altı proje yapabiliyorlar. Bu benim için fazla yavaş bir
faaliyet. Bir de elinin değdiği insan sayısı da çok farklı. Benim yaptığım
etkinliklerin izleyicisi Ülke ve dünya koşullarına göre Beş yüz kişiye de
çıkıyor; iki yüz kişiden aşağıya inmiyor. Planlaması tasarlaması kısa bir
zamanda oluyor ve her şey gözlerimin önünde olup bitiyor. Orada olan insanlarla
beraber deneyimliyor, yaşıyor, nefes alıyoruz, kalplerimizin birlikte atıyor&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8-1024x683.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1965" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8-1024x683.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8-768x512.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-8.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong><em>Aslında sinerji yaratıyorsun&#8230;</em></strong></p>



<p>Evet, deneyimleyip “Tamam, şimdi ne yapıyoruz?”
diyebileceğim bir şey. Bence aynı eğitimden geçip ömründe sadece altı proje
yapmak bir tercih. Ben belki ömrüm boyunca üç yüz dört yüz tane irili ufaklı
proje yapabilirim. Çizimler yapıyorum ama ölçeğimi biliyorum. Benim ölçeğim
hiçbir zaman çok konutlu projeler yapmak değil. Benim ölçeğim daha başka bir
ölçek. Yaptığım mimarlık mı? Yapısal mimari işleri de, bir bina lazım mı
dünyaya dediğim işlerin karşılığına denk gelen, onlara cevap veren işler.
Herkes İçin Mimarlık Derneği ile yaptığım projeleri çok önemsiyorum. Orada
gerçekten yapı işleri yapılıyor. Doğrudan insanlara çok faydalı olabilecek
işler yapılıyor. Bir köyde olabilir ya da mahrumiyet alanında Anadolu&#8217;nun
kalbinde olabilir. Köydeki bir okul bahçesinde, o bahçenin kullanıcılarıyla
yani öğrencilerle birlikte tasarımı yapılıyor mesela.</p>



<p><strong><em>Peki, İzmir&#8217;de iyileştirilmesini istediğin semtler var mı?</em></strong></p>



<p>Semt değil de sokak halleri, sokak kullanımlarına dair
söyleyeceklerim olabilir. </p>



<p><strong>Dar sokak gibi değil
mi?</strong></p>



<p>Evet ya da taşıt sorunu, park yerleri&#8230; Ben mesela
İstanbul&#8217;da yaşarken hiç özel taşıt kullanmıyordum ama İzmir&#8217;de araba
kullanmayı çok seviyorum. İzmir sizi çevresinde de yaşatan bir şehir. Yani
gidilecek çok yer var, kentin keyfini çıkarmak istiyorsanız bence şehir içinde
toplu taşımayı tercih etmelisiniz. Giderek de daha bağlantılı bir hale geliyor.
Diyelim ki İstanbul&#8217;da 45 dakikada bir başka mahalleye ulaşabilirsiniz ama
burada 35-40 dakika yol aldığınızda dünyadaki en güzel denizlerden bir tanesine
girebilirsiniz, dünya mirası listesindeki bir kalıntıyı ziyaret edebilirsiniz,
sadece orada pişen bir yemek yiyebilir ya da hiçbir şey tüketmeden sadece
manzaranın keyfine varıp sessizliği içinize çekebilirsiniz. Bu büyük bir keyif,
tabi böyle olunca araç kullanmayı çok seviyorum burada ama otopark problemi
var. Böyle olunca da mimarlıkla ilgili yazdığım ve konuştuğum bazı şeyleri çok
düşünüyorum. Bir şeyler düzelebilir mi? Emin değilim. Şurayı düzeltelim işler
yoluna girebilsin demek mümkün mü? Bilemiyorum. Bazen bu sorunu İzmir’de
çözmeye çalışmak yerine daha küçük ölçekli başka bir kentte, bu iş problem
haline gelmeden, buna yönelik fikirler geliştirmeyi daha anlamlı buluyorum.
Kent planlarını ona göre yapmak, belki de İzmir’e ders olabilecek projeler
üretmek. İzmir ölçeğinde bu projeleri yapmak için çok radikal kararlar almak
lazım. İnsanların uyum süreçleri var. Her şey ilk başta tepki görüyor. Tramvay
da en başında çok tepki gördü, metro da çok tepki gördü. Aslında hem zaman,
olarak hem ekonomik olarak bize dönüşü var. Sadece biraz fikre alışmak
gerekiyor.</p>



<p><strong><em>Sen kendin için çiziyorsun&#8230;</em></strong></p>



<p>Evet, ben kendim için çiziyorum ama bir yandan da inşa
edilmesi amaçlı bir şeyler çiziyorum kendi kendime. Fakat bunlar çoğunlukla
kağıtta kalıyor&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-7-768x1024.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1964" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-7-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-7-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-7.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a></figure>



<p><strong><em>Instagramda sık sık #givemeanisland #banabiradaverin etiketiyle çizimlerini paylaşıyorsun. Peki, sana bir ada veriyorum, neyle donatırsın, neyle doldurursun adanı?</em></strong></p>



<p>Pek bir şeyle doldurmam. Bir tekne bağlardım, çünkü mavi
yolculukları seviyorum. Aslında benim çizdiğim şeyler Kız Kulesi’ne de
benziyor, Slovenya’da Bled’de suyun ortasında bir adadaki bir manastıra da.
Manastıra su seviyesinden bir merdivenle çıkıyorsunuz, o beni çok etkilemişti.
Nedense öyle bir şeyler çizmeye başlamıştım. Bu manastırın benzerini ama yıkık
halini bir mavi yolculuk sırasında Göcek&#8217;te bir adada gördüm. Fethiye&#8217;deki
Kayaköy’ün bir ada üstünde olduğunu düşünün. Adaya çıktığınız zaman yollar
olduğunu görüyorsunuz uzaktan gördüğünüz duvarların nasıl sokaklar
belirlediğini görüyorsunuz. O yolların, o yaşantıların yok olması oldukça
melankolik bir his. Çok güçlü bir duygu. Tek gerçek olan şey o karşılaşma anında
hissettiğiniz şey. O da böyle tekinsizlik hisleriyle hayranlık arasında hiçbir
gündelik referansa karşılık gelmeyen şeyler&#8230; Onları çağrıştırdığı için
çiziyordum ama bana bir ada verilse tekne bağlardım yani başka bir şey yapmam.</p>



<p><strong><em>Kentin düzenlenmesi konusunda İzmir’in yetenekleri konusunda ne düşünüyorsun?</em></strong></p>



<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Türkiye&#8217;deki
gerçekten en iyi güzel sanatlar fakültelerinden bir tanesi. Oradaki insanlar “yıllarca
duracak şeyler yapmak istiyorum” dediklerinde onları durduran tek şey herhalde imkanları
bir araya getirmek olabilir. Eğer insanlar o imkanların orada olduğunu
bilebilirse daha çok enstalasyon olur çevrede. </p>



<p><strong><em>İzmir, Kemalpaşa’da Nif Bağları’nda gerçekleştirdiğin Forced Migration (Zorunlu Göç) adlı enstalasyonun Bükreş Trianal’inin bir bölümü olan East-Centric Arhitext Awards 2019’a aday gösterildi. Bu iş ve yaşadığımız zorunlu göçler hakkında ne söylersin?</em></strong></p>



<p>Öncelikli olarak sanatı tasarımdan ayıran şey ya da sanat
işini ticari bir işten ayıran şey, çoğunlukla kişisel bir dertlenme üzerinden
gerçekleşmesi. Sanat işi sanatçının kendini ifade etmesi. Tabii ki sanat
piyasasının gereği olarak bir sanat işi bir sanatçıya sipariş verilebilir ama o
sanatçının dertlenmesi olmadığı sürece basmakalıp bir üretimden öteye geçmez.
Bu iş de benim kişisel dertlenmenin yansıması.</p>



<p>Bu coğrafyaya birilerinin geliyor olmasının bizim dışımızda
sebepleri varmış gibi görünse de, Türkiye ne iklim krizinden, ne de Orta
Doğu’nun siyasi çalkantısından uzak değil, onların bir parçası. Doğuda, Güney
Doğu’da, Karadeniz&#8217;de, Ege’de yani Türkiye&#8217;nin bütün coğrafyasında insanlar,
neden ülkelerini terk edip hayatta kalmak için Türkiye’ye gelip bir yaşam
arıyorlarsa, bizleri de o durumu yaşamak zorunda bırakacak sebepler burada da
var.</p>



<p>Buna yabancı bir şeymiş gibi baktığımız zaman o sebepleri
oluşturan şeyleri tespit etmemizde imkânsız hale geliyor. “Bizimle ne alakası
var, o sizin derdiniz” dediğimiz her şey bizim de yaşayabileceğimiz şey haline
geliyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="561" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9-1024x561.jpg" alt="Mimar Hasan Cenk Dereli, Canan Boz, Röportaj, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-1966" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9-1024x561.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9-300x165.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9-768x421.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/mimar-hasan-cenk-dereli-canan-boz-roportaj-megaplus-dergisi-9.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong><em>Aşağı yukarı benzer nedenler&#8230;</em></strong></p>



<p>Buna yabancı bir şeymiş gibi baktığımız zaman o sebepleri
oluşturan şeyleri tespit etmemizde imkânsız hale geliyor. “Bizimle ne alakası
var, o sizin derdiniz” dediğimiz her şey bizim de yaşayabileceğimiz şeyler.</p>



<p><strong><em>Çevremde de çocukları yurt dışına eğitim için gidenler var, çocuklarına “dönmeyin” diyorlar…</em></strong></p>



<p>Oda bir çıkmaz bence. Çıkış yolu herkesin kim olduğunu
tekrar hatırlamasıyla alakalı. Hepimiz Osmanlı coğrafyasının, Roma&#8217;nın ve hatta
İyon kent devletlerinin uzantısıyız. Bizim bugün İzmir olarak yaşadığımız
coğrafyada yaşadığımız hayat, tarih boyunca sürekli farklı kültürlerin etkileştiği,
çatıştığı, barış yaptığı, dillerinin, mutfaklarının kendi genlerinin
birbirlerine karıştığı bir coğrafya. Ve her birimiz bundan bir parçayı
taşıyoruz. Benim Türk kültürüne yakıştırdığım şey bütün coğrafyaların arasında
gezip onlarla beraber olup onlardan bir şey alıp onlarla başka yerlere doğru
giden bir kültürel taşıyıcılık. Bunu bilerek yaşamak lazım sanırım.</p>



<p><strong><em>Çok aydınlatıcı, keyifli bir sohbet oldu, onca yoğunluğunda zaman ayırdığın için teşekkürler Cenk.</em></strong></p>



<p><strong>İnstagram: <a href="https://www.instagram.com/hcenkdereli/">@hcenkdereli</a></strong></p>



<p><strong>cenk@nobon.net</strong></p>



<p><strong><a href="https://www.nobon.net/">www.nobon.net</a></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/roportaj-hasan-cenk-dereli-1956">Röportaj: HASAN CENK DERELİ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/roportaj-hasan-cenk-dereli-1956/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deniz Kenarında Balık Keyfi; BİZİM GAZİNO</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/deniz-kenarinda-balik-keyfi-bizim-gazino-2138</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/deniz-kenarinda-balik-keyfi-bizim-gazino-2138#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 08:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yeme & İçme]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Balık Restaurant]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2138</guid>

					<description><![CDATA[<p>KADRAJIMDAN LEZZETLER Esat Erçetingöz Instagram: @esat_ercetingoz Sadece benim için değil çoğu insan için balık restoranlarının yeri ayrıdır. Daha düne kadar şık bir yemek ya da eşi dostu, misafiri ağırlamak için seçilen adresler hep balık restoranları olurdu. Bakmayın şimdi dünya mutfağı, İtalyanlar, Fransızlar, füzyon falan olduğuna… Bir akşam üstü deniz kenarına atılmış masalarda, kavun ve beyaz &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/deniz-kenarinda-balik-keyfi-bizim-gazino-2138">Deniz Kenarında Balık Keyfi; BİZİM GAZİNO</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:25% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="765" height="765" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-4.jpg" alt="Esat Erçetingöz, Kadrajımdan Lezzetler,, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2142" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-4.jpg 765w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-4-150x150.jpg 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-4-300x300.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 765px) 100vw, 765px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p style="font-size:25px"> <strong>KADRAJIMDAN LEZZETLER</strong></p>



<p class="has-medium-font-size">  <strong>Esat Erçetingöz</strong> </p>



<p>Instagram: <a href="https://instagram.com/esat_ercetingoz"><strong>@esat_ercetingoz</strong></a></p>
</div></div>



<p>Sadece benim için değil
çoğu insan için balık restoranlarının yeri ayrıdır. Daha düne kadar şık bir
yemek ya da eşi dostu, misafiri ağırlamak için seçilen adresler hep balık restoranları
olurdu. Bakmayın şimdi dünya mutfağı, İtalyanlar, Fransızlar, füzyon falan
olduğuna…</p>



<p>Bir akşam üstü deniz kenarına atılmış
masalarda, kavun ve beyaz peynirle başlayan ve gün batımına kalkan kadeh
tokuşturmaları, şen şakrak içten sohbetler, günün paylaşılan anıları… Bir balık
restoranını aranılır yapan başlıca özellikler değil midir bunlar? <em>İşte bu ender mekanlardan biri de kuşkusuz, İzmir’de denizin
kenarında yer alan tek balık restoranı Bizim Gazino…</em></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="767" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-2-1024x767.jpg" alt="Bizim Gazino balık restaurantı, izmir, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2141" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-2-1024x767.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-2-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-2-768x575.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Yarım asırlık bir öykü</h2>



<p>Bizim
Gazino dile kolay tam <strong>57 yıllık</strong> bir balık restoranı. <strong>1962</strong>’de
bugün saygı, sevgi ve rahmetle andığımız İbrahim Aktulun tarafından Narlıdere
Sahil Evlerinde kurulan mekan, artık yaşamları restoranları olmuş, balığa ve
denize aşık Hayati ve Menderes Aktulun kardeşler tarafından işletiliyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/aktulun-kardesler-bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-3-768x1024.jpg" alt="Bizim Gazino balık restaurantı, izmir, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2143" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/aktulun-kardesler-bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-3-768x1024.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/aktulun-kardesler-bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-3-225x300.jpg 225w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/aktulun-kardesler-bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-3.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p>Yarım
asrı aynı isim, aynı mekan ve aynı kaliteyle deviren mekanın ismi de kurulduğu
günden beri Bizim Gazino Balık Restoran… Söylemesi de çok hoş; arkadaşlarım
soruyor <em>“akşam nereye gidiyoruz?”</em>,
cevap <em>“Bizim Gazino’ya”</em>. <em>“Aaaa
senin gazinon mu var?”</em> </p>



<p>Evet
var. Ben gazeteciliğe başladığım 1973 yılından beri balık yemek için Bizim
Gazino’ya gidiyorum. Bazen yalnız, bazen ailemle, bazen de dostlarla birlikte
günü orada, kıyıya çarpan dalgaların sesi ve hemen karşımda batan muhteşem
güneşe kadeh kaldırarak noktalıyorum.&nbsp;&nbsp; </p>



<p>İlk
gittiği yıllarda Bizim Gazino’nun hemen önünde tahta bir iskele vardı. Masalar
onun üzerine kurulur, kadeh sesleri, şen kahkahalar denizin sesine
karışırdı.&nbsp; Bugün tahta iskele
siyah-beyaz fotoğraflarda güzel bir anı olarak kaldı, ne yazık…</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ve lezzetler…</h2>



<p>Gelelim
Bizim Gazino’nun lezzetlerine… Öncelikle Bizim Gazino’nun tezgahında mevsimin
tüm balık çeşitleri yer alıyor. Restoran akşama hazırlanırken, vitrin günün
deniz balıkları ile bir gelin gibi süsleniyor. Meze dolabı ise aynı gün
yapılmış el emeği onlarca çeşit mezeyle dolu. Ama ben bunlar arasında sıcak ot
tabağını, fırında pişen biber taratoru, balık pastırmasını ve restoranda
yapılan muhteşem lakerdayı tek geçerim…</p>



<p>Siz
bir yandan bu muhteşem mezelerle kadehlerinizi tokuştururken, seçtiğiniz
balıklar da Bizim Gazino’nun ustalarınca, ızgarada ya da tavada tam kıvamında
pişiriliyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="767" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-1-1024x767.jpg" alt="Bizim Gazino balık restaurantı, izmir, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2139" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-1-1024x767.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-1-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-1-768x575.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/bizim-gazino-balik-restorani-megaplus-dergisi-35.sayi-1.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>“Balık
işi başka şeye benzemez, dükkânın başından bir saniye ayrılmayız. Domatesinden
balığının alınmasına kadar her şeyle bizzat ilgileniriz. Yeri geldiğinde
mutfağa, yeri geldiğinde salona bakarız. Zaten böyle olmasa misafirlerimizin
güvenini kazanıp onların sürekli balıkçısı olamazdık.”</em>
diyor Aktulun kardeşler ve ekliyorlar;</p>



<p><em>“En
önemli şey, müşterilerin bizi ailelerinden biri gibi görmeleri. Bunu da hijyen
ve taze ürün konusunda çok hassas davranarak, yıllardır aynı kadroyla yola
devam ederek sağlıyoruz. Artık onların ne yiyip, ne içeceklerini çok iyi
biliyoruz.”</em></p>



<p>Denizin
kenarında yedik içtik, dalgaların sesini dinleyip güneşi batırdık, dostlarla
huzur bulup “çok şükür” diyerek günü noktaladık. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Peki ya tüm bu güzelliklerin
fiyatı?</h2>



<p>Korkmayın şehrin içinde
gürültü ve egzoz dumanları arasında balık yediğiniz restoranların sadece bir
tık üzerinde. Ama değer be kardeşim…</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/deniz-kenarinda-balik-keyfi-bizim-gazino-2138">Deniz Kenarında Balık Keyfi; BİZİM GAZİNO</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/deniz-kenarinda-balik-keyfi-bizim-gazino-2138/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lezzet Aşkına: Chia Pudding</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/lezzet-askina-chia-pudding-2307</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/lezzet-askina-chia-pudding-2307#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 07:02:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yeme & İçme]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Büşra Coşkun]]></category>
		<category><![CDATA[Lezzet Aşkına]]></category>
		<category><![CDATA[Tarif]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2307</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lezzet Aşkına&#8230; Büşra CoşkunChef / Alsancak Coffeeco Yaz sıcaklarını hafif bir öğün ile geçirmek isteyenlerin vazgeçemeyeceği bir tarif paylaşacağım Megaplus’ın bu sayısında sizlerle. Pişirime derdi olmadan kolayca yapabileceğiniz protein bakımından da oldukça zengin ve sağlıklı olan bu tarifi diler kahvaltınızda dilerseniz de tatlı krizinizi gidermek için bir ara öğün olarak&#160; tercih edebilirsiniz. Malzemeler 240 gr &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/lezzet-askina-chia-pudding-2307">Lezzet Aşkına: Chia Pudding</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:32% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="562" height="700" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/busra-chef-alsancak-Coffeeco.jpg" alt="Büşra COŞKUN - Chef - Alsancak Coffeeco" class="wp-image-50" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/busra-chef-alsancak-Coffeeco.jpg 562w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/busra-chef-alsancak-Coffeeco-241x300.jpg 241w" sizes="auto, (max-width: 562px) 100vw, 562px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Lezzet Aşkına&#8230;</p>



<p><strong>Büşra Coşkun</strong><br><em>Chef / Alsancak Coffeeco</em></p>
</div></div>



<p><em>Yaz sıcaklarını hafif bir öğün ile
geçirmek isteyenlerin vazgeçemeyeceği bir tarif paylaşacağım Megaplus’ın bu
sayısında sizlerle. Pişirime derdi olmadan kolayca yapabileceğiniz protein
bakımından da oldukça zengin ve sağlıklı olan bu tarifi diler kahvaltınızda
dilerseniz de tatlı krizinizi gidermek için bir ara öğün olarak&nbsp; tercih edebilirsiniz. </em></p>



<p>Malzemeler</p>



<ul class="wp-block-list"><li>240 gr Hindistan cevizi sütü</li><li>220 gr Badem sütü</li><li>2 yemek kaşığı Bal ya da Akçaağaç
şurubu </li><li>1 parça deniz tuzu</li><li>½ bardak Chia tohumu </li></ul>



<p>Hazırlanışı </p>



<ul class="wp-block-list"><li>Blender yardımı ile hindistancevizi
sütü, badem sütü, akçaağaç şurubu ve deniz tuzunu kolojen bir birleşen
haline&nbsp; gelene kadar karıştırın.</li><li>Karışıma Chia tohumlarını ekleyin ve
aralıklarla blender’ı çalıştırarak karıştırın. &nbsp;Puding koyulaşmaya başlayana ve tohumlar dibe
çökmeden eşit olarak dağılmış hale&nbsp;
gelinceye kadar her 1-2 dakikada bir kısa süreli olarak aynı işlemi
devam ettirin. </li><li>Bu işlemi birkaç kere tekrarlamanız
yeterli olacaktır. </li><li>Pudding hazır olduktan sonra sunum
kaplarınıza paylaştırın ve sunmadan önce en az 4 saat buzdolabında bekletin. </li></ul>



<p>Not:&nbsp; İmkanınız var ise bir gece
buzdolabında bekletmeniz çok daha iyi olacaktır. </p>



<p>Chia Pudding’inizin sunumu dilediğiniz bir sos ve taze meyvelerle süsleyerek tamamlaya bilirsiniz. Afiyet Olsun.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/lezzet-askina-chia-pudding-2307">Lezzet Aşkına: Chia Pudding</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/lezzet-askina-chia-pudding-2307/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İYTEV Yücel Tonguç Koleji’nde Mezuniyet Coşkusu</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/iytev-yucel-tonguc-kolejinde-mezuniyet-coskusu-2240</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/iytev-yucel-tonguc-kolejinde-mezuniyet-coskusu-2240#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 07:00:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[İYTEV Yücel Tonguç Koleji]]></category>
		<category><![CDATA[Mezuniyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2240</guid>

					<description><![CDATA[<p>İYTEV Yücel Tonguç Koleji&#8217;nin 2018-2019 mezunları, 13 Haziran Perşembe günü okulun amfi tiyatrosunda gerçekleşen törenle keplerini coşkuyla fırlattı. Yönetim Kurulu üyeleri, veliler, öğretmenler ve idari kadro, bu yıl 10. kez mezun veren okulun bahçesinde, yeni mezun öğrencilerin heyecanını paylaşmak ve onları alkışlamak için bir araya geldi. 2018-2019 eğitim öğretim döneminin okul birincisi Yalın Öner, başarı &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/iytev-yucel-tonguc-kolejinde-mezuniyet-coskusu-2240">İYTEV Yücel Tonguç Koleji’nde Mezuniyet Coşkusu</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İYTEV Yücel Tonguç Koleji&#8217;nin
2018-2019 mezunları, 13 Haziran Perşembe günü okulun amfi tiyatrosunda
gerçekleşen törenle keplerini coşkuyla fırlattı. Yönetim Kurulu üyeleri,
veliler, öğretmenler ve idari kadro, bu yıl 10. kez mezun veren okulun
bahçesinde, yeni mezun öğrencilerin heyecanını paylaşmak ve onları alkışlamak
için bir araya geldi.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="693" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-5-1024x693.jpg" alt="iytev yücel tonguç koleji mezuniyet, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2249" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-5-1024x693.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-5-300x203.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-5-768x520.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-5-220x150.jpg 220w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-5.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p>2018-2019 eğitim öğretim döneminin
okul birincisi Yalın Öner, başarı kütüğüne ismini çakarken, Yönetim Kurulu
Başkanı Muzaffer Yıldırım da onun kadar heyecanlıydı.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-2-683x1024.jpg" alt="iytev yücel tonguç koleji mezuniyet, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2246" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-2-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-2-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-2-768x1151.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure>



<p>Okul ikincisi Deniz Özcan ve
üçüncüsü Ediz Aldoğan da diğer tüm mezunlar gibi diploma ve mezuniyet
plaketlerini alırken, hem ayrılmanın verdiği hüzün, hem de başarılı bir yıl
geçirmenin coşkusuyla akşam boyunca neşe dolu anlar geçirdiler. </p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-3-683x1024.jpg" alt="iytev yücel tonguç koleji mezuniyet, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2247" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-3-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-3-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-3-768x1151.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-3.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure>



<p>Öğrenciler, aynı başarıyı bundan
sonraki eğitim hayatında da devam edeceğine olan inançlarıyla bir sonraki dönemin
mezunlarına okul bayrak ve flamasını törenle teslim ettiler.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-6-683x1024.jpg" alt="iytev yücel tonguç koleji mezuniyet, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2250" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-6-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-6-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-6-768x1151.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/yucel-tonguc-mezuniyet-megaplus-dergisi-35.sayi-6.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure>



<p>“Her öğrenci&nbsp; kendine özgüdür” bakış açısından
yola çıkarak Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerine bağlı özgüveni gelişmiş mutlu
bireyler yetiştirmeyi hedefiyle ilerleyen İYTEV Yücel Tonguç Koleji’nin
2018-2019 mezunlarını Mega Plus Dergisi olarak kutluyor, başarılı eğitim
hayatlarının devamını diliyoruz.</p>



<p><strong><a href="http://www.yuceltonguc.k12.tr/">www.yuceltonguc.k12.tr</a></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/iytev-yucel-tonguc-kolejinde-mezuniyet-coskusu-2240">İYTEV Yücel Tonguç Koleji’nde Mezuniyet Coşkusu</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/iytev-yucel-tonguc-kolejinde-mezuniyet-coskusu-2240/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yola Çıkıyorsanız İllaki…</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/yola-cikiyorsaniz-illaki-2208</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/yola-cikiyorsaniz-illaki-2208#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 06:50:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Birgüngidicem]]></category>
		<category><![CDATA[Motosiklet]]></category>
		<category><![CDATA[Öznur VARDAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2208</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birgüngidicem Öznur VARDAR Instagram: @birgungidicem birgungidicem.com Uzun yol deneyimi insana bir sürü şey katıyor. “Neden motorcular uzun kilometre ister” diye sormuştu bir arkadaşım; çünkü yol ve doğa şartları sizi eğitiyor ve öğretiyor. Motorunuzda hakimiyetiniz ve onunla bütünleşmeniz, onunla yaptığınız yol ile artıyor. Her şeyde olduğu gibi bağ kurdukça ilerliyorsunuz. Ben 13 gün ve 3500 kilometrelik &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/yola-cikiyorsaniz-illaki-2208">Yola Çıkıyorsanız İllaki…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="912" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/birgungidicem.png" alt="Birgüngidicem - Öznur VARDAR" class="wp-image-118" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/birgungidicem.png 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/birgungidicem-296x300.png 296w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/birgungidicem-768x778.png 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Birgüngidicem</p>



<p><strong>Öznur VARDAR <br></strong><em><strong>Instagram: <a href="https://www.instagram.com/birgungidicem/">@birgungidicem</a>  </strong></em><br><strong><em><a href="http://www.birgungidicem.com/">birgungidicem.com</a></em></strong> </p>
</div></div>



<p>Uzun yol deneyimi insana bir sürü şey katıyor. “Neden
motorcular uzun kilometre ister” diye sormuştu bir arkadaşım; çünkü yol ve doğa
şartları sizi eğitiyor ve öğretiyor.</p>



<p>Motorunuzda hakimiyetiniz ve onunla bütünleşmeniz, onunla
yaptığınız yol ile artıyor. </p>



<p>Her şeyde olduğu gibi bağ kurdukça ilerliyorsunuz. Ben 13
gün ve 3500 kilometrelik seyahatimde yanımda mutlaka olması gerekenleri
öğrendim. Aslında motorunuzda “önemliler çantası” olmalı. Buyurunuz
motosikletinizde mutlaka bulundurmanız gerekenler listeme;</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="838" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-2-1024x838.jpg" alt="Motosiklet ile seyahatte bulundurmanız gerekenler, Birgüngidicem, Öznur Vardar, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2211" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-2-1024x838.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-2-300x246.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-2-768x628.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></div>



<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Haziran
ortasında iliklerime kadar ıslanırken yaz&nbsp;
kış demeden mutlaka yağmurluk olması gerektiğini öğrendim.</p>



<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Motorumu
ıslak zemine bırakıp döndüğümde yerde aynam kırılmış bulunca mutlaka koli
bandı&nbsp; olması gerektiğini öğrendim.</p>



<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Zincir yağı
bir motorun asla ayrılmaz parçası; o çantada mutlaka olmalı.</p>



<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ansızın
lastik patlayabilir. Bilmediğiniz bir yolda lastik tamir spreyi&nbsp; olmazsa olmazlar çantasında mutlaka olmalı.
Siboptan hava basar gibi bastığınızda sizi lastiğinizi tamir edene kadar idare
ediyor.</p>



<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çengelli
lastik olmalı; ne olur ne olmaz ihtimallerine karşı.</p>



<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mini de
olsa, siz aslında hiç tamirden anlamasanız da bir tamir kitiniz olmalı.</p>



<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yedek
anahtarınız kesinlikle yanınızda olmalı. Hele ki uzun bir yola çıkıyorsanız.</p>



<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ve mutlaka
yanınızda power bank&nbsp; olmalı. Belli olmaz
uzun yol belki şarjınız yetmez. </p>



<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ya da hiçbir şeyiniz yanınızda olmasa da, limitsiz kredi kartınız ve telefonunuzda şarjınızın olması fena olmaz.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="889" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-1-889x1024.jpg" alt="Motosiklet ile seyahatte bulundurmanız gerekenler, Birgüngidicem, Öznur Vardar, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2209" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-1-889x1024.jpg 889w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-1-260x300.jpg 260w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-1-768x885.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/motosikletle-seyahat-bulundurmaniz-gerekenler-birgungidicem-oznur-vardar-megaplus-35.sayi-1.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 889px) 100vw, 889px" /></a><figcaption>Öznur Vardar, Birgüngidicem</figcaption></figure></div>The post <a href="https://megaplus.com.tr/yola-cikiyorsaniz-illaki-2208">Yola Çıkıyorsanız İllaki…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/yola-cikiyorsaniz-illaki-2208/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beslenme Değil; Fonksiyonel Beslenme</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/beslenme-degil-fonksiyonel-beslenme-2204</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/beslenme-degil-fonksiyonel-beslenme-2204#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 06:45:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen Burcu Dilek Demir]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzman Diyetisyen Burcu Dilek Demir Tel: 0232 403 04 06 / 0544 415 75 15Alsancak / İzmirInstagram: dietchi_officialFacebook: dietchiiwww.izmirbeslenmeuzmani.com Fonksiyonel beslenme kavramını ilk ortaya atan diyet uzmanlarından biri olarak şunu söylemeliyim ki bu kavramı artık çok daha fazla duymaya başlayacaksınız. Bu başlığı yaklaşık 10 sene önce kullanmaya ve dergilerde yazmaya başladığımdan beri daha farklı mecralarda &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/beslenme-degil-fonksiyonel-beslenme-2204">Beslenme Değil; Fonksiyonel Beslenme</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:40% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="645" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/diyetisyen-burcu-dilek-demir.jpg" alt="Diyetisyen Burcu Dilek Demir" class="wp-image-1407" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/diyetisyen-burcu-dilek-demir.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/diyetisyen-burcu-dilek-demir-300x252.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p style="font-size:25px">Uzman Diyetisyen Burcu Dilek Demir</p>



<p><strong>Tel:</strong> 0232 403 04 06 / 0544 415 75 15<br>Alsancak / İzmir<br>Instagram: <strong><a href="https://www.instagram.com/dietchi_official/">dietchi_official</a></strong><br>Facebook: <strong><a href="https://www.facebook.com/burcudilek.demir">dietchii</a></strong><br><a href="https://www.izmirbeslenmeuzmani.com/">www.izmirbeslenmeuzmani.com</a></p>
</div></div>



<p>Fonksiyonel beslenme
kavramını ilk ortaya atan diyet uzmanlarından biri olarak şunu söylemeliyim ki
bu kavramı artık çok daha fazla duymaya başlayacaksınız. Bu başlığı yaklaşık 10
sene önce kullanmaya ve dergilerde yazmaya başladığımdan beri daha farklı
mecralarda bu tabiri duyar oldum. Aklın bilimin ve mantığın yolunun bir
olduğuna, sağlığa önem veren herkesin eninde sonunda aynı yerde buluşacağına
inanıyorum.</p>



<p>Fonksiyonel beslenme
bireysel olarak vücudumuzun ihtiyaçlarını detaylı şekilde ele alan, besinlerin
tarladan sofraya, hatta vücudun içindeki yolculuğunu da gözeten bir beslenme
modelidir. Burada besinlerin mideyi doyurmasından çok vücudu tedavi etmesini,
kendini onarmasını, üstün bir welness yaklaşımını hedef alan özel besin ve
içeriklerin, uygun ve doğru bir&nbsp; şekilde
vücuda ulaştırılması esastır. </p>



<p>Bu çok kolay bir model
değildir tabii ki. İyi bir uzmanlık ve doğru bir takip gerektirir. Ekip halinde
çalışmak çok önemlidir.</p>



<p>Ofisime gelen bir çok
kişi ilk etapta kilo vermek istediklerini söylerler. Ancak maalesef şunu
söylemeliyim ki programa başlayan veya hazır olmadığı için başlayamayan bir çok
kişide kilo sadece bir semptomdur. Yani bir hastalığın veya vitamin mineral
eksikliğinin,&nbsp; hormonal dengesizliğin bir
sonucudur veya sebebidir. </p>



<p>Tabii bu sizi korkutmasın.
Başta üşengeç olmak ve bu işin gözünüzde büyümesi normal, çünkü bedeniniz zaten
düşük enerjiyle çalışıyor. Amaçlarımızdan biri de bu üşengeçliğin&nbsp; ortadan kalkmasını sağlamak. Doğru
beslendiğinizde, doğru vitamin mineral ve takviyeleri kullandığınızda, fazla
yağdan kurtulduğunuzda bu halsizlikten ve enerji düşüklüğünden eser kalmayacak.</p>



<p>Fonksiyonel beslenmenin
ilham aldığı fonksiyonel besinler bu programda oldukça önemli. Ancak bu
gıdaların yenme miktarı ve sıklığı tamamen kişiye özel belirlenmeli. Çok yemek
değil doğru oranlarda yemek önemliydi&nbsp;
unutmayalım.</p>



<p>İşte vazgeçemediğimiz
fonksiyonel besinlere bir kaç örnek;</p>



<p><strong>• Avokado:</strong> daha önceki yazımda da
yazmıştım.&nbsp; Mucizevi besine mutfağınıza
lütfen yer açın.</p>



<p><strong>• Rengârenk sebze ve meyveler:</strong> sofrada her rengin
olmasına özen gösterin. Kırmızı, koyu yeşil ve mor olanlar çok önemli.</p>



<p><strong>• Bitter sebzeler:</strong> doğal aromatik olarak
acı olan sebzeler; yabani roka, kale, kırmızı ve kara hindiba, zerdeçal, tarçın
gibi geniz yakan baharatlar ile dereotu, nane gibi otlar ve kahve, kakao gibi
ile turunçgiller(özellikle kabukları)</p>



<p>• Balık yağı w-3
EPA-DHA-ALA</p>



<p>• Yumurta </p>



<p>• Tohumlar ve yağları;
kenevir yağı ve kenevir tohumu, keten tohumu, çörekotu, chia, kinoa,
karabuğday, teff, amaranth, karabiber. </p>



<p>• Özel çaylar;
özellikle matcha, beyaz çay, yeşil çay, mate, oolong çayı, rooibos çayı,
hibisküs. </p>



<p>• Yağlı tohumlar, ceviz
badem fındık çam fıstığı kabak çekirdeği vb.</p>



<p><strong>Tohum Mix</strong></p>



<p>İçine koyduğunuz her
besinin içeriğini zenginleştiren bir fikre ne dersiniz?</p>



<p>Yediğiniz yiyeceklerin
bitkisel protein, sağlıklı yağ ve özel mineral değerlerini artıracak Mix Tohum
Kavanozunuzu hazırlamak oldukça basit. Bu kavanozu hazırladığınızda
öğünlerinize ekstra protein eklemenize gerek kalmadan sebze günü
yapabilirsiniz.</p>



<p>Bu karışımda susam,
kenevir tohumu, chia tohumu, teff tohumu, kabak çekirdeği, keten tohumu ve
ayçiçeği tohumu var. Alerjiniz olduğunu düşündüğünüz bir tohum varsa lütfen
koymayın ve bu tohumların paketli, son kullanma tarihli ve markalı olmasına
özen gösterin.</p>



<p>Bu basit tohum
karışımını her şeye koyabilirsiniz; avokado tostundan, yumurtalara, sebzelere,
salatalara ve tahıl kaselerine hatta smotthielerinize koyabilirsiniz. Ayrıca
fırında hazırlayacağınız galeta ve peksimetlerin üzerine de koyabilirsiniz.</p>



<p>Sağlık mutluluk ve olumlu enerji diliyorum
hepimize.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/beslenme-degil-fonksiyonel-beslenme-2204">Beslenme Değil; Fonksiyonel Beslenme</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/beslenme-degil-fonksiyonel-beslenme-2204/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇAĞRI</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/cagri-2197</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/cagri-2197#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 06:45:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Hale Gökalpsezer]]></category>
		<category><![CDATA[Hayal Atölyesi Düşler Kumpanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Konser]]></category>
		<category><![CDATA[TOBAV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2197</guid>

					<description><![CDATA[<p>HALE GÖKALPSEZER Hayal Atölyesi Düşler Kumpanyası Hiç duydunuz mu adını; TOBAV Mandolin Orkestrası… Sayfalar dolusu yazabiliriz. Bir “Cumhuriyet&#160; Sevdası” desek belki bir fikir uyanabilir zihinlerde. Mandolin, çocukların çalarken şarkı da söyleyebildiği bir enstrümandır. Çok seslilik ve Batı müziği ile tanışmanın kolay yoludur… Köy enstitüleriyle birlikte kurulan romantik tınılı bir rüyadır. Sanıldığının aksine bu kıymetli kurumlar, &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/cagri-2197">ÇAĞRI</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:38% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="950" height="634" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/hayal-atolyesi-dusler-kampanyasi-hale-gokalpsezer.jpg" alt="Hayal Atölyesi Düşler Kampanyası - HALE GÖKALPSEZER" class="wp-image-1420" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/hayal-atolyesi-dusler-kampanyasi-hale-gokalpsezer.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/hayal-atolyesi-dusler-kampanyasi-hale-gokalpsezer-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/hayal-atolyesi-dusler-kampanyasi-hale-gokalpsezer-768x513.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 950px) 100vw, 950px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p style="font-size:26px">HALE GÖKALPSEZER</p>



<p><strong>Hayal Atölyesi Düşler Kumpanyası</strong></p>
</div></div>



<p>Hiç duydunuz mu adını;
TOBAV Mandolin Orkestrası… </p>



<p>Sayfalar dolusu
yazabiliriz. Bir <strong>“Cumhuriyet&nbsp; Sevdası”</strong> desek belki bir fikir
uyanabilir zihinlerde.</p>



<p>Mandolin, çocukların
çalarken şarkı da söyleyebildiği bir enstrümandır. Çok seslilik ve Batı müziği
ile tanışmanın kolay yoludur… Köy enstitüleriyle birlikte kurulan romantik
tınılı bir rüyadır.</p>



<p>Sanıldığının aksine bu
kıymetli kurumlar, sadece mandolini dayatmamıştır. Saz da çalınır, mandolin de
buralarda, daha birçok enstrümanda… Sadece istenmiştir ki batı müziğine de, çok
sesliliğe de geçilebilsin, bir seçenek olsun.&nbsp;
İki&nbsp; enstrüman bir arada güzel bir
sentez ortaya çıksın, çocuklar çok yönlü bakabilsinler yaşama. Var olan kültür
eğitimle harmanlansın. Ama algı yönetimleri pek çok kişinin aklında, öyle
yanlış yargılara sebeptir ki. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="169" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/gurer-aykal-tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-1-300x169.jpg" alt="Gürer Aykal - TOBAV Mandolin orkestrası, Hale Gökalpsezer, Çağrı, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2201" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/gurer-aykal-tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-1-300x169.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/gurer-aykal-tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-1-768x432.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/gurer-aykal-tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-1-1024x576.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/gurer-aykal-tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-1-390x220.jpg 390w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/gurer-aykal-tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-1.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /><figcaption>Gürer Aykal</figcaption></figure></div>



<p>“Neyse” deyip geçsek de
susmuyor ki&nbsp; içimizdeki Cumhuriyet
Sevdası… Çocuklar mandolin de çalabilsinler, kahkahalarla şarkı
söyleyebilsinler istiyoruz. Bunun için kuruldu <strong>TOBAV MANDOLİN ORKESTRASI</strong>. <strong>İZDOB</strong> Solist Sanatçısı,
üyemiz Hüseyin Genç ‘in bütün gönüllülüğüyle yaptığı önderliği ve
koordinatörlüğü ile&#8230; Kendisine minnettarız. Neredeyse&nbsp; Türkiye’nin en büyük mandolin orkestrası olma
yolundalar. Hatta öyle mükemmele doğru gidiyor ki, içinden, sevgili Gürer
Aykal’ın onursal şefliğinde, TOBAV GENÇ kapsamında, bir oda orkestrasını
kucaklayacak olmanın heyecanı içindeyiz. Konserden konsere, festivalden
festivale koşarak anlatacağız bu güzel masalı herkese&#8230; Ama en büyük&nbsp; hayalimiz şu; Gençler katılsın aramıza.
Birleşe birleşe büyüyelim. Çocuklar özensin bize, güle oynaya, çala, söyleye
yaşama katılalım.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="716" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-2-716x1024.jpg" alt="TOBAV Mandolin orkestrası, Hale Gökalpsezer, Çağrı, Megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2202" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-2-716x1024.jpg 716w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-2-210x300.jpg 210w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-2-768x1098.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/tobav-mandolin-orkestrasi-hale-gokalpsezer-cagri-megaplus-35.sayi-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 716px) 100vw, 716px" /></a></figure></div>



<p>Haydi!</p>



<p>Evin bir köşesinde,
çocukluğunuzdan kalan mandolin size mi bakıyor?&nbsp;
Onu alın gelin.</p>



<p>Hep bir enstrüman mı
çalmak istediniz? Haydi bize katılın.</p>



<p>Müzik öğretmeni
misiniz? Lütfen gelin.</p>



<p>Müzik yolunda bir
nefer, bir öğrenci misiniz? Size çok ihtiyacımız var.</p>



<p>Haydi!</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/cagri-2197">ÇAĞRI</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/cagri-2197/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ah Ne Günlerdi Onlar…</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/ah-ne-gunlerdi-onlar-2191</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/ah-ne-gunlerdi-onlar-2191#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 06:40:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Radyo Günleri]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Tunçağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2191</guid>

					<description><![CDATA[<p>Radyo Günleri Ümit Tunçağ tuncagu@gmail.com Ben Türkiye’de bir şeye çok inanıyorum. Resmi ve özel kurumlarda bazı zamanlarda öyle – birbirini tanımayan – insanlar bir araya gelir ki, yıllardır sürdürülmekte olan düzeni değiştirir ve bir anlamda “devir” yaratırlar. İşte, biz de öyle bir takımdık… 1967 yılında TRT İzmir Radyosu’nun “Hafif Batı Müziği prodüktörlüğü” için açtığı sınav, &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/ah-ne-gunlerdi-onlar-2191">Ah Ne Günlerdi Onlar…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:25% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="833" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/umit-tuncag-radyo-gunleri-megaplus-dergisi-35.sayi-2-833x1024.jpg" alt="Ümit Tunçağ radyo günleri, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2192" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/umit-tuncag-radyo-gunleri-megaplus-dergisi-35.sayi-2-833x1024.jpg 833w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/umit-tuncag-radyo-gunleri-megaplus-dergisi-35.sayi-2-244x300.jpg 244w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/umit-tuncag-radyo-gunleri-megaplus-dergisi-35.sayi-2-768x944.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/umit-tuncag-radyo-gunleri-megaplus-dergisi-35.sayi-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 833px) 100vw, 833px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size"><strong>Radyo Günleri</strong></p>



<p class="has-medium-font-size"><strong>Ümit Tunçağ</strong></p>



<p><em>tuncagu@gmail.com</em></p>
</div></div>



<p></p>



<p>Ben Türkiye’de bir şeye
çok inanıyorum. Resmi ve özel kurumlarda bazı zamanlarda öyle – birbirini
tanımayan – insanlar bir araya gelir ki, yıllardır sürdürülmekte olan düzeni
değiştirir ve bir anlamda “devir” yaratırlar. İşte, biz de öyle bir takımdık…
1967 yılında TRT İzmir Radyosu’nun “Hafif Batı Müziği prodüktörlüğü” için
açtığı sınav, birbirini (benim Ali Kocatepe’yi tanımam dışında) daha önce
görmemiş 10’a yakın İzmirliyi bir araya getirdi. Temmuz’da açılan sınavı
kazanmış, Ağustos ve Eylül aylarında yoğun bir kurs/eğitim sürecinden geçmiş,
sonunda tekrar yapılan bir sınavla (bugünlerdeki işe alımlara ne de çok
benziyor değil mi?) TRT’nin radyo program yapımcıları olmuştuk.</p>



<p>Ben en küçükleri idim
ve TRT’nin sınavla prodüktörlük hakkını 19 yaşımda kazanmıştım. Bu arada
özellikle belirtmek isterim, bizi ilk ve son olarak, “lise mezunu ve dil bilen”
özelliklerimizle seçmişlerdi. Aramızda bir tek Akın Aksel, SBF mezunu olarak
kazanmıştı sınavı… Sonuç olarak, 19-21 yaş aralığında kişiler, İzmir’de
Türkiye’nin batı müziği politikasını “tayin etmek üzere” seçilmişti sanki… Bunu
o günlerde – herhalde gençliğimizden olsa gerek – hemen anlayamamıştık. Ama bir
iki yıl içinde tüm Türkiye’de, TRT İzmir Radyosunun “o muhteşem kadrosu” diye
anılır olmuştuk…</p>



<p>Aslında nedeni gayet
basitti. O günlere kadar TRT radyolarında popüler müziği, hem Türk hem de Batı
müziğini, üç önemli kişi (sonraki adıyla) Diskjokey yönlendiriyordu. Fecri
Ebcioğlu, Sezen Cumhur Önal ve Engin Arman… Yaşları bizlerden 10-15 yaş büyük
olan bu abilerimiz programlarında, Popüler müzikte daha çok Fransızca,
İtalyanca ve biraz da İngilizce parçalara yer verirken, Türk popüler müziğinde
genellikle sözlerini kendi yazdıkları yabancı parçaların Türkçe seslendirilmesine
yer veriyorlardı. Bizim servis şefimiz Bülend Özveren de özellikle Tom Jones,
Engelbert Humpendinck gibi günün İngiliz sanatçıları ve biraz da ABD liste
parçalarına yer veriyordu ve tabii ki onlardan daha güncel parçaları çalıyordu…</p>



<p>Biz devreye
girdiğimizde, sanki bir anda kendi içimizde bir sınıflandırma yaparak, birimiz
“Fransa’dan Müzik”, diğerimiz “İtalya’dan Müzik”, birimiz “Caz”, bir başkamız
(bunun Ali Kocatepe olduğunu anlamışsınızdır) “Türkçe parçalar” çalarken,
özellikle ben ve rahmetle andığım sevgili arkadaşım Reşat Nevruzlu, gençlerin
radyoda merakla beklediği Jimi Hendrix, Janis Joplin, Led Zeppelin, Deep
Purple, Uriah Heep gibi çağdaş ve güncel müziğin ilahlarını Türkiye
radyolarında “ilk kez” çalıyorduk. Bu çeşitlilik, o günlere kadar yalnızca
meraklıları tarafından evlerinde dinledikleri müziklerin, alenen Türkiye
Radyolarında çalınmaya başlamasını sağlıyordu. Doğal olarak kısa bir sürede bu
çeşitliliğimiz, İstanbul’da merkezleri bulunan dünyanın sayılı plak şirketi
temsilcilerinin de dikkatini çekti. Orada görev yapan sevgi ve saygıyla andığım
üç kişiyi de belirtmeden geçmek istemiyorum. Ergin Bener, Nino Varon ve Yeşil
Giresunlu&#8230; Onlar da bizim farklılığımızı anlayarak, Amerika, İngiltere,
Fransa ve İtalya’da piyasaya çıkan ve onlara ulaşan plakları, zaman geçirmeden,
hatta daha sonraları paketlerini açmadan bize yolluyor ve İzmir’de ilgi gören,
müzikçilerin tabiriyle, “listelere giren” plakları Türkiye’deki müzikseverlerin
beğenisine sunuyorlardı.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/Ali-Bulent-Hulya-Resat-Akin-umit-Renin-Sebla-trt-radyo-gunleri-megaplus-35.sayi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="625" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/Ali-Bulent-Hulya-Resat-Akin-umit-Renin-Sebla-trt-radyo-gunleri-megaplus-35.sayi-1-1024x625.jpg" alt="Ümit Tunçağ radyo günleri, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2194" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/Ali-Bulent-Hulya-Resat-Akin-umit-Renin-Sebla-trt-radyo-gunleri-megaplus-35.sayi-1-1024x625.jpg 1024w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/Ali-Bulent-Hulya-Resat-Akin-umit-Renin-Sebla-trt-radyo-gunleri-megaplus-35.sayi-1-300x183.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/Ali-Bulent-Hulya-Resat-Akin-umit-Renin-Sebla-trt-radyo-gunleri-megaplus-35.sayi-1-768x469.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/Ali-Bulent-Hulya-Resat-Akin-umit-Renin-Sebla-trt-radyo-gunleri-megaplus-35.sayi-1.jpg 1288w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><figcaption>Soldan Sağa: Ali, Bülent Hülya, Reşat, Akın, Ümit, Renin, Sebla</figcaption></figure>



<p>Yalnızca biz miydik bu yeniliği
sürükleyen? Tabii ki hayır! Ankara’da İzzet Öz ve Yavuz Aydar, İstanbul’da da
Nejat Çetinok dostlarımız aynı gençlik rüzgarının önde gelen isimleri
oluyorlardı… Bu kadar ismi sayınca, şimdi diyeceksiniz ki, “Peki siz
kimlerdiniz?” Onu da yazımın sonuna bıraktım galiba… Servis şefimiz Bülend
Özveren, yapımcılar; Renin Faralyalı (Gül/Batıgün), Sebla Özkantarcı (Özveren),
Bülent Gül, Hülya Güngör (Tunçağ), Ali Kocatepe, Reşat Nevruzlu, Akın (Ajlan)
Aksel ve ben Ümit Tunçağ&#8230; Daha sonra aramıza katılan Ayşe Keresteci ve Tülay
İlter (Sunar)&#8230; Klasik batı müziği departmanını da boş geçmeyeyim. Servis Şefi
Şekür Ertüzün, yapımcılar; Meral İyriboz, Adnan Polge ve Neşe Ertüzün
(Bilginer)</p>



<p>İşte, böyle idi bir zamanların TRT İzmir
Radyosu’nun batı müziği “A Takımı”… Aaaah! Ne günlerdi onlar…</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/ah-ne-gunlerdi-onlar-2191">Ah Ne Günlerdi Onlar…</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/ah-ne-gunlerdi-onlar-2191/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
