<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>30. Sayı | MegaPlus Dergisi</title>
	<atom:link href="https://megaplus.com.tr/etiket/30-sayi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<description>Magazin, Aktüalite ve Yaşam Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Jun 2019 12:44:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/favicon.ico</url>
	<title>30. Sayı | MegaPlus Dergisi</title>
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Lezzet Aşkın: Napolyon Pasta</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/lezzet-askin-napolyon-pasta-757</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/lezzet-askin-napolyon-pasta-757#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 11:14:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yeme & İçme]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Lezzet Aşkına]]></category>
		<category><![CDATA[Pasta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=757</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşk, tatlı ve sevgililer günü&#8230; Kulağa ne kadar da güzel geliyor&#8230; İçinde aşkı yaşayan herkes için yapması ve yemesi çok eğlenceli olan bir tatlı tarifi paylaşmak istiyorum sizinle. Çıtır milföy katları, lezzetli pastacı kreması ve çileğin eşsiz cazibesi ile bir araya gelen Napolyon Pasta, sıcacık sohbetinizin ve içeceğinizin en güzel eşlikçisi olacak. Büşra CoşkunChef / &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/lezzet-askin-napolyon-pasta-757">Lezzet Aşkın: Napolyon Pasta</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:29% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="562" height="700" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/busra-chef-alsancak-Coffeeco.jpg" alt="Büşra COŞKUN - Chef - Alsancak Coffeeco" class="wp-image-50" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/busra-chef-alsancak-Coffeeco.jpg 562w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/busra-chef-alsancak-Coffeeco-241x300.jpg 241w" sizes="(max-width: 562px) 100vw, 562px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p><em><strong>Aşk, tatlı ve sevgililer günü&#8230; Kulağa ne kadar da güzel geliyor&#8230; İçinde aşkı yaşayan herkes için yapması ve yemesi çok eğlenceli olan bir tatlı tarifi paylaşmak istiyorum sizinle.</strong></em></p>



<p><em><strong>Çıtır milföy katları, lezzetli pastacı kreması ve çileğin eşsiz cazibesi ile bir araya gelen Napolyon Pasta, sıcacık sohbetinizin ve içeceğinizin en güzel eşlikçisi olacak.</strong></em></p>



<p style="text-align:left"><strong>Büşra Coşkun</strong><br><em>Chef / Alsancak Coffeeco</em> <strong> </strong></p>
</div></div>



<h2 class="wp-block-heading">NAPOLYON PASTA </h2>



<p><em>2 Kişilik</em></p>



<div id="malzemeler" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading"><strong>MALZEMELER </strong></h3>



<ul class="wp-block-list"><li>3 Adet milföy karesi </li><li>12 adet çilek </li><li>Pudra Şekeri süslemek için </li></ul>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Pastacı Kreması Malzemeleri</strong></h4>



<ul class="wp-block-list"><li>3 Adet yumurta sarısı</li><li>70 g şeker</li><li>20 g un </li><li>10 g mısır nişastası </li><li>225 ml süt </li><li>8 g tereyağı</li><li>1 adet vanilya çubuğu ya da birkaç damla sıvı olandan da kullanabilirsiniz.</li></ul>



<div id="yapilisi" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">YAPILIŞI</h3>



<ul class="wp-block-list"><li>• Fırını 200 dereceye ayarlayın. </li><li>• Milföy karelerini ortadan bölerek iki adet dikdörtgen hamur elde edin. Hamurları hafif şekilde yağlanmış tepsiye dizin ve her birini çatal yardımıyla delin. </li><li>Başka bir fırın tepsisinin bu sefer altını yağlayın ve tepsiyi hamurların üzerine yerleştirin. </li><li>Önceden ısıtılmış 200 derece fırında altın rengini alana kadar yaklaşık 20 dakika pişirin. </li><li>Pişen milföyleri fırından çıkartın. Biraz soğuduktan sonra, üstteki tepsiyi kaldırın.&nbsp; Milföyleri soğumaya bırakın. </li><li>Pastacı Kreması Yapılışı;</li><li>Şeker ve yumurta sarılarını bir çırpma teli yardımıyla kabarmayacak şekilde çırpın. Un ve nişastayı eledikten sonra karışıma ekleyin ve karıştırın. Yoğun bir karışım olacak.</li><li>Süt ve tereyağını ufak bir sos tenceresine koyun ve ısıtın. Kaynamaması, ılık bir derecede kalması en önemli püf noktası.</li><li>Ilık derecede ısınan sütü yavaş yavaş karıştırarak unlu karışıma ilave edin. Bu aşamada en önemli nokta kremanın kesilmemesi.</li><li>Birleştirdiğimiz karışımı ufak bir tencere aktarın ve ocağa alın.&nbsp; Muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırmaya devam edin. Kremanız göz göz kaynamaya başladığında olmuş demektir. Ocaktan alın ve soğumaya bırakın. Üstünün kabuk tutmaması için kremanızı soğuma sürecinde ara ara karıştırın.</li><li>Son olarak soğuyan pastacı kremanızı bir sıkma poşetine aktarın ve kullanım için kenarda bekletin.</li></ul>



<p><em><strong>Hadi Napolyon’u Birleştirelim; </strong></em></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Çilekleri istediğiniz boyutlarda kesin. </li><li>Milföylerin kenarlarından birazcık boşluk bırakarak kremayı ilk kata sıkın. </li><li>Üstüne çilek dilimlerini yerleştirin. </li><li>Çileklerin üzerlerine bir kat milföy daha koyun. </li><li>Sırayla krema ve çileği aynı şekilde bir kat daha yerleştirin. </li><li>En üstte üçüncü kat olarak bir milföy daha ekleyin. </li><li>Toplam üç katımız olacak. En üstte pudra şekeri serpin ve servise hazır.&nbsp; </li></ul>The post <a href="https://megaplus.com.tr/lezzet-askin-napolyon-pasta-757">Lezzet Aşkın: Napolyon Pasta</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/lezzet-askin-napolyon-pasta-757/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COLMAR; “Fotojenik, Nostaljik ve Popüler”</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/colmar-fotojenik-nostaljik-ve-populer-743</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/colmar-fotojenik-nostaljik-ve-populer-743#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 10:57:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Colmar]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Journavel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=743</guid>

					<description><![CDATA[<p>Neşem ÇELİKKAYA BOZDAĞ journavel.com Instagram: @nesemcelikkaya Colmar’ı küçüklüğümde bolca karşıma çıkan simli kartpostalların gerçeğe dönmüş hali, suluboyadan yapılmış bir resim, şeker hamuru ile süslenmiş bir tepsi kurabiye, küçükken okuduğum bir masal kitabının sevimli arka planı ya da nostaljik bir film için yapılmış film platosu olarak tanımlıyorum. Henüz tam olarak hangisi olduğuna karar veremedim; sanki birini &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/colmar-fotojenik-nostaljik-ve-populer-743">COLMAR; “Fotojenik, Nostaljik ve Popüler”</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:30% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="349" height="325" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nesem-celikkaya-bozdag.jpg" alt="Neşem ÇELİKKAYA BOZDAĞ - Pasaportsuz Vizesiz" class="wp-image-106" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nesem-celikkaya-bozdag.jpg 349w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/nesem-celikkaya-bozdag-300x279.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 349px) 100vw, 349px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-medium-font-size">Neşem ÇELİKKAYA BOZDAĞ</p>



<p><a href="http://journavel.com/">journavel.com</a> <br>Instagram: <a href="https://instagram.com/nesemcelikkaya">@nesemcelikkaya</a> </p>
</div></div>



<p>Colmar’ı küçüklüğümde bolca karşıma çıkan simli
kartpostalların gerçeğe dönmüş hali, suluboyadan yapılmış bir resim, şeker
hamuru ile süslenmiş bir tepsi kurabiye, küçükken okuduğum bir masal kitabının
sevimli arka planı ya da nostaljik bir film için yapılmış film platosu olarak
tanımlıyorum. Henüz tam olarak hangisi olduğuna karar veremedim; sanki birini
söylemesem Alsace’ın bu süper fotojenik kasabasını eksik anlatacağım gibi
geliyor. Turistik ve kalabalık olmasını bir yana alıyorum; burası hiç şüphesiz
dünya üzerinde görebileceğiniz en güzel kasabalardan biri. </p>



<p>Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin
üçüncü büyük komünü Colmar, Alsace Şarap Yolu denince akla gelen ilk yer. Üzüm
bağları ile çevrili Alsace’ın şarap başkenti kabul edilen ve en büyük
kasabalardan biri olan Colmar, Orta Çağ dokusu ile son yılların trend
rotalarından biri olarak görülüyor. Colmar’ın Fransa’nın Paris’ten sonraki en
büyük şehirlerinden biri olan Strazburg ile uzaklığı ise 30 dakika.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-2.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" class="wp-image-745" width="675" height="752" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-2.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-2-269x300.jpg 269w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-2-768x856.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /></figure></div>



<div id="colmar-hakkinda" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">COLMAR HAKKINDA</h3>



<p>Alsace’ın tamamında ve Colmar’ın her köşesinde karşınıza
çıkan yarı ahşap renkli evler aslında Colmar’ın tarihinin de habercisi.
Günümüzde kendisine hayran olmamızı sağlayan renkli, ahşap evlerinin hikayesi
ise Alsace bölgesinin yıllar boyu Fransa ve Almanya arasında el değiştirmesine
uzanıyor. Öncesinde birkaç tarihi Alman kasabası görme fırsatınız olduysa,
Colmar’ın bugünkü mimarisinin de Alman stilinden geldiğini kolayca fark
edebilirsiniz. Alsace bölgesinin bu ikili kültürü sadece evlerine özgü değil. Gezerken sizin de bol bol göreceğiniz üzere, Colmar halkının İngilizce ile pek ilgisi yok.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-3.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" class="wp-image-746" width="675" height="506" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-3.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-3-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-3-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /></figure></div>



<div id="nasil-gidilir" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">NASIL GİDİLİR</h3>



<p>Colmar’a gitmek için öncelikle Alsace bölgesine gelmeniz
gerekiyor. Türkiye’den Colmar’a ya da yakınındaki başka bir şehre, kasabaya
direkt uçuş yok. İlk olarak yapmanız gereken Basel ya da Zürih için uçak bileti
almak. Sonrasında tren ya da otobüs gibi toplu taşıma alternatiflerini
kullanarak ya da araç kiralayarak Colmar’a ulaşabilirsiniz. </p>



<p>Basel’den araç kiralayarak Colmar’a gidecekseniz,
EuroAirport 3 ülkeye açılan bir havalimanı olduğundan, aracınızı Fransa
çıkışından teslim alacağınızın altını mutlaka çizmelisiniz. Sonrasında işiniz
navigasyonu takip etmeye kalıyor.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-4.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" class="wp-image-747" width="675" height="731" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-4.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-4-277x300.jpg 277w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-4-768x831.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /></figure></div>



<div id="ne-zaman-gidilir" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">NE ZAMAN GİDİLİR</h3>



<p>Yaz ve bahar ayları Colmar’ın en güzel zamanı olarak
görülüyor; çünkü bu aylarda kasaba çiçeklerle dolu. Halihazırda evleri
yeterince renkli olan Colmar’ın bol çiçekli halini fotoğraflarda gördükçe bu
düşünceye katılmamak elde değil. Tabii; zaten çok turistik ve popüler olan
Colmar’ın bu mevsimlerde kalabalık olması kaçınılmaz! </p>



<p>Sokaklar insanlarla dolup taşarken gezmekten hoşlanmayanlar
için bir önerimiz de Noel dönemi. Colmar, Noel süslemeleri ve dekorasyonları
konusunda o kadar başarılı ki bu duruma bir de Noel pazarları eklenince insana
soğuk hava, rüzgar falan işlememeye başlıyor. Bu nedenle, Kasım sonundan
yılbaşına kadar olan aralıkta da Colmar’a bir gezi planı yapmayı
düşünebilirsiniz. Noel, Colmar’a kesinlikle çok yakışıyor.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-5.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" class="wp-image-748" width="675" height="747" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-5.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-5-271x300.jpg 271w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-5-768x850.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /></figure></div>



<div id="nerede-kalinir" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">NEREDE KALINIR</h3>



<p>Colmar, Alsace’ın en büyük kasabalarından biri olduğu için
bol miktarda konaklama seçeneği içeriyor. Tabii, yine çok turistik olduğu ve
çevresindeki minik köy ve diğer kasabalarda konaklama alternatifi çok
bulunmadığı için bu çevrede seyahat edecek kişilerin Alsace konaklamasındaki
ilk tercihi Colmar oluyor. Kısaca, Colmar’da konaklama seçeneğiniz çok; ancak
konaklayacak bir yer bulabilmek için de çok erken ve çok hızlı hareket etmeniz
gerekiyor. </p>



<p>Özellikle araç kiralamadan bu bölgede gezmek istiyorsanız Colmar
çok makul ve iyi bir seçenek. Bir diğer artısı; büyük bir kasaba oluşundan
akşamlarının da renkli geçmesi. Yakın diğer yerlerde akşam 8 itibariyle tipik
Avrupa usulü hayat biterken Colmar, çok sayıda restoranı, kafesi ve barı ile
geceye devam ediyor. Bu yüzden; önerimiz, uçak biletlerini alır almaz
programınızı çıkarıp vakit kaybetmeden Colmar’da konaklayacak otel ya da ev
bakmanız.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-6.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" class="wp-image-749" width="675" height="506" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-6.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-6-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-6-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /></figure></div>



<div id="nasil-gezilir" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">NASIL GEZİLİR</h3>



<p>Colmar tamamen yürüyerek gezilebilecek bir kasaba. Her
köşesinin görmek ve tüm sokaklarına girip çıkmak en fazla bir gününüzü
alacaktır; sürenin bundan fazlasını artırmak fotoğraf çekme ve mağaza gezme
hızınıza bağlı olarak tabii ki artar. Colmar’ın en güzel yanı yürüyerek
dolandığınız nostaljik sokakları. Bu yüzden de burada araba kiralamanıza hiç
gerek yok. Arabaya ihtiyaç duyacağınız kısım, Alsace Şarap Yolu’nda ya da
Alsace bölgesinde görmek istediğiniz yerlere göre değişiyor. Çünkü, Alsace’daki
kasaba ve köylerin tamamına direkt toplu taşıma ulaşımı yok. Kısa zaman içinde
çok yer görmek istiyorsanız; işte o zaman arabaya ihtiyacınız gerçekten var
demektir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-10.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" class="wp-image-753" width="675" height="506" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-10.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-10-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-10-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">COLMAR’DA GEZİLECEK YERLER</h2>



<div id="1-la-petitevenise" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">1 La PetiteVenise:</h3>



<p>Adını kanallarıyla ünlü Venedik’ten alan La PetiteVenise
mahallesi, rengarenk evleri ve onların arasından geçen irili ufaklı kanalları
ile turistlerin Colmar’daki ilk durağı. </p>



<div id="2-colmaroldtown" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">2 ColmarOldTown:</h3>



<p>La PetiteVenise’ten sonraki durak Colmar’ın eski şehir
merkezi. Arnavut kaldırımlı sokakları, bol süslemeli pastaneleri, pastel boya
kutusundan fırlamış gibi duran evleri ile insan burada kendini çok tatlı bir
çizgi filmin içinde yürüyormuş gibi hissediyor. Kathedral Meydanı ile
başlayacağınız Colmar eski şehir merkezi turuna Gotik stildeki Saint Martin
Kilisesi’ni görerek devam edebilirsiniz. </p>



<div id="3-st-martin-kilisesi" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">3 St. Martin Kilisesi:</h3>



<p>Gotik ve Orta Çağ stilindeki St. Martin Kilisesi, Colmarlılar
tarafından Katedral olarak yorumlansa da mimari özellikleri bakımından aslında
bir kilise. </p>



<div id="4-koifhus-ya-da-anciennedouane" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">4 Koifhus ya da AncienneDouane:</h3>



<p>RuedesMarchands’a gelince görebileceğiniz Eski Gümrük Evi
Koifhus, 15. yüzyılda yapılan binası ile bir dönem Colmar’ın ekonomik ve siyasi
merkezi olmuş. </p>



<div id="5-tannersdistrict-dericiler-sokagi" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">5 Tanner’sDistrict – Dericiler Sokağı: </h3>



<p>Koifhus’tan kısa bir yürüyüşle ulaşacağınız
Tanner’sDistrict, geçmişte dericilikle ilgilenenlerin yaşayıp kendi evlerinin
üst katlarında deri tabaklama işlemlerini yaptığı bir bölge.&nbsp; </p>



<div id="6-grand-rue" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">6 Grand Rue: </h3>



<p>Colmar’ın en turistik caddelerinden biri olan Grand
Rue’yuJeanneD’Arc Meydanı’nda kurulan Noel pazarını gezdikten sonra keşfettik; çoğu rehberde ayrı bir nokta olarak bahsedilmiyor. Burayı kafe ve restoranların buluştuğu
yer olarak listeye not edebilirsiniz. </p>



<div id="7-dominicain-kilisesi" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">7 Dominicain Kilisesi:</h3>



<p>Colmar’ın bir diğer ünlü kilisesi de yine Gotik stildeki Dominicain. Renkli vitray dekorasyonu ile dikkat çeken Dominicain Kilisesi’nin yapımı 14. yüzyılda tamamlanmış. </p>



<div id="8-unterlinden-muzesi" class="index-title"></div><h3 class="wp-block-heading">8 Unterlinden Müzesi:</h3>



<p>Vakti olanlar için bir de müze önereceğiz; çünkü Colmar, Fransa’nın en sevilen müzelerinden birine ev sahipliği yapıyor. </p>



<p>Colmar ile ilgili tüm gezi notlarımıza ve fotoğraflarımıza Instagram hesabımız @nesemcelikkaya’dan, #journavelalsace etiketine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, birlikte gezelim!</p>



<ul class="wp-block-gallery columns-2 is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-12.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="724" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-12.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="755" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=755" class="wp-image-755" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-12.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-12-300x241.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-12-768x618.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-11-881x1024.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="881" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-11-881x1024.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="754" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=754" class="wp-image-754" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-11-881x1024.jpg 881w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-11-258x300.jpg 258w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-11-768x893.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-11.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 881px) 100vw, 881px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="980" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-9.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="752" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=752" class="wp-image-752" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-9.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-9-276x300.jpg 276w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-9-768x836.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-8.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="675" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-8.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="751" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=751" class="wp-image-751" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-8.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-8-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-8-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="675" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-7.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="750" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=750" class="wp-image-750" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-7.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-7-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-7-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="675" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-10.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="753" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=753" class="wp-image-753" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-10.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-10-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-10-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="675" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-6.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="749" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=749" class="wp-image-749" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-6.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-6-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-6-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="996" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-5.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="748" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=748" class="wp-image-748" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-5.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-5-271x300.jpg 271w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-5-768x850.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="974" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-4.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="747" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=747" class="wp-image-747" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-4.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-4-277x300.jpg 277w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-4-768x831.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="675" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-3.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="746" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=746" class="wp-image-746" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-3.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-3-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-3-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="1003" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-2.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="745" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=745" class="wp-image-745" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-2.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-2-269x300.jpg 269w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-2-768x856.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="675" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-1.jpg" alt="Fransa’nın kuzey doğusunda yer alan Grand-Est bölgesinin üçüncü büyük komünü Colmar, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" data-id="744" data-link="https://megaplus.com.tr/?attachment_id=744" class="wp-image-744" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-1.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-1-300x225.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/colmar-journavel-megaplus-dergisi-20.sayi-1-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure></li></ul>The post <a href="https://megaplus.com.tr/colmar-fotojenik-nostaljik-ve-populer-743">COLMAR; “Fotojenik, Nostaljik ve Popüler”</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/colmar-fotojenik-nostaljik-ve-populer-743/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alaçatı’nın Tarihi Dokusu: Taş Evler</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/alacatinin-tarihi-dokusu-tas-evler-851</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/alacatinin-tarihi-dokusu-tas-evler-851#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 10:19:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Alaçatı]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Evler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=851</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nihan Ergin Tanerler Owner / Broker &#8211; Startkey Life Gayrimenkul / Mavişehir İletişim: 0(232) 344 1 888 Picasso gibi resim yapamazsınız. Onun kendine özgü bir dili vardır, anlatım şekli vardır, resimleri özgündür. Mimarinin de taklidi olmaz, Alaçatı evlerinde olduğu gibi. Begonviller sarkan Arnavut kaldırımlı evlerin tarihi 1850-1890 yıllarına dayanır. 1878-1881 yıllarında iki büyük depremde Alaçatı &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/alacatinin-tarihi-dokusu-tas-evler-851">Alaçatı’nın Tarihi Dokusu: Taş Evler</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:20% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="740" height="767" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/nihan-ergin-tanerler-startkey-life-gayrimenkul.jpeg" alt="nihan ergin tanerler, startkey life gayrimenkul" class="wp-image-4802" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/nihan-ergin-tanerler-startkey-life-gayrimenkul.jpeg 740w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/nihan-ergin-tanerler-startkey-life-gayrimenkul-289x300.jpeg 289w" sizes="auto, (max-width: 740px) 100vw, 740px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p><strong>Nihan Ergin Tanerler </strong></p>



<p><strong><em>Owner / Broker &#8211; Startkey Life <br>Gayrimenkul / Mavişehir  <br>İletişim: 0(232) 344 1 888   </em></strong></p>
</div></div>



<p><em><strong>Picasso gibi resim yapamazsınız. Onun kendine özgü bir dili vardır, anlatım şekli vardır, resimleri özgündür. Mimarinin de taklidi olmaz, Alaçatı evlerinde olduğu gibi.</strong></em></p>



<p>Begonviller sarkan Arnavut kaldırımlı evlerin tarihi
1850-1890 yıllarına dayanır. 1878-1881 yıllarında iki büyük depremde Alaçatı
evlerinin %80’i hasar gördü. Şimdi Alaçatı’da gördüğümüz evler deprem sonrası
döneme tekabül ediyor. Rum ve Osmanlı mimarisinden izler taşıyan evlerde
kullanılan ve Alaçatı dokusunu kazandıran taşlar Alaçatı’nın kendi yöresel
taşı. Ağırlıklı olarak bitişik, bahçeli ve iki katlı konutlardan oluşuyor. </p>



<p>Alaçatı’nın
Arnavut kaldırımlı sokakları ve ünlü taş evleri, sıcaktan kurtulmak için
kuzey-güney yönünde güneşi az, rüzgârı ise bol alacak şekilde düzenlenmiş.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/alacatinin-tarihi-dokusu-tas-evler-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg" alt="Alaçatı'nın Tarihi Dokusu: Taş Evler, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-853" width="540" height="720" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/alacatinin-tarihi-dokusu-tas-evler-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg 720w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/alacatinin-tarihi-dokusu-tas-evler-megaplus-dergisi-30.sayi-2-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 540px) 100vw, 540px" /></figure></div>



<p>Evlerin önünde dar sokakları, arkasında sizi bekleyen limonatasıyla avluları vardır; Alaçatı’da ana caddeler üzerinde evler, o evlerin arkasında büyük bahçeler ve avlular bulunmaktadır. Evlerin ön cephesi sokağa ve kente, arka tarafı bahçelere ve tarlalara dönüktür.</p>



<p>Hem volkanik hem de tortulu ve gözenekli bir yapıya sahip
olan taş, kolay işlenebilir özelliğinden dolayı yapı işlerinde sıkça
kullanılmıştır. Taşın bir diğer özelliği ise, nem ayarlayıcı ve ısıyı tutma
özelliğine sahip olmasıdır. Bir nevi havadaki nemin ayarını yapabilen taş,
fazla olduğu zamanlarda nemi tutar, kuru havalarda ise dışarıya salar. 50 veya 60
santimetre kalınlığındaki bir taş duvar, ciddi bir ısı yalıtımı yapar. Bu tür
taş yapılar kış aylarında soğuk havayı içeri almazken, yaz aylarında ise mekân
içini serin tutar. Bu nedenle taşın verdiği doku, bölgenin geneline hâkimdir.
Alaçatı evlerini Akdeniz mimarisinin özgün bir birimi olarak
değerlendirebiliriz.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/alacatinin-tarihi-dokusu-tas-evler-megaplus-dergisi-30.sayi-3.jpg" alt="Alaçatı'nın Tarihi Dokusu: Taş Evler, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-854" width="405" height="720" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/alacatinin-tarihi-dokusu-tas-evler-megaplus-dergisi-30.sayi-3.jpg 540w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/alacatinin-tarihi-dokusu-tas-evler-megaplus-dergisi-30.sayi-3-169x300.jpg 169w" sizes="auto, (max-width: 405px) 100vw, 405px" /></figure></div>



<p>Arnavut kaldırımlı daracık sokakların eşlik ettiği eski
taş evler, bahçe ve pencerelerindeki rengârenk çiçekleri ile birlikte bir ömür
boyu Alaçatı’da kalma isteğini yüreğinizde yeşertebilir.</p>



<p>Birçoğu butik otel olarak kullanılan Alaçatı
taş evlerini konaklama için en güzel alternatiflerin başında
değerlendirebilirsiniz. Tarihi atmosfer içerisinde Ege mutfağının birbirinden
lezzetli yemeklerini deneyebileceğiniz birçok restoran bulabilir, eski eşya
dükkânları arasında kaybolabilirsiniz.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/alacatinin-tarihi-dokusu-tas-evler-851">Alaçatı’nın Tarihi Dokusu: Taş Evler</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/alacatinin-tarihi-dokusu-tas-evler-851/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MUTLU ŞARKILAR KONSERİ</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/mutlu-sarkilar-konseri-845</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/mutlu-sarkilar-konseri-845#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 10:17:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçük yaşlarda başlayan atölyeleri ile müziği sevdiren, miniklerin her dakikasından keyif alıp, gülümseyeceği anlar için çabalayan,&#160;özgür, yaratıcı ve sevgi dolu çocuklar yetiştirmeyi sorumluluk edinmiş, minik odaları ve dev kadrosuyla&#160;sihirli bir yer; Alsancak Müzik Kursu… Şimdilerde ise Alsancak Müzik Kursu’nun profesyonel ekibi ile geliştirdiği yepyeni bir proje hayata geçiyor.Kursun sahibi İlknur Diyar, keyifli projesi Mutlu Şarkılar &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/mutlu-sarkilar-konseri-845">MUTLU ŞARKILAR KONSERİ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçük yaşlarda başlayan atölyeleri ile müziği sevdiren, miniklerin her dakikasından keyif alıp, gülümseyeceği anlar için çabalayan,&nbsp;özgür, yaratıcı ve sevgi dolu çocuklar yetiştirmeyi sorumluluk edinmiş, minik odaları ve dev kadrosuyla&nbsp;sihirli bir yer; <strong>Alsancak Müzik Kursu… </strong>Şimdilerde ise Alsancak Müzik Kursu’nun profesyonel ekibi ile geliştirdiği yepyeni bir proje hayata geçiyor.Kursun sahibi İlknur Diyar, keyifli projesi <strong>Mutlu Şarkılar Konserini </strong>ve detaylarını anlattı.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Mutlu Şarkılar Konseri” nedir?&nbsp;</strong></h2>



<p>Alsancak
Müzik Kursu eğitmenlerinden oluşan bir orkestra eşliğinde söylenen çocuk
şarkıları konseridir.&nbsp;“<strong>Mutlu
şarkılar”</strong>&nbsp;söylenen
bir çocuk konseri de diyebiliriz. 40-45 dakika
süren 10-12 şarkılık bir repertuardan oluşuyor. Sahnede keman, flüt, piyano,
elektro gitar, klasik gitar, bas gitar, bateri, perküsyon, vokaller ve
solistten oluşan 10 kişilik bir ekip yer alıyor.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/mutlu-sarkilar-konseri-alsancak-muzik-kursu-megaplus-dergisi-30-sayi-3.jpg" alt="Mutlu Şarkılar Konseri - Alsancak Müzik Kursu, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-848" width="534" height="401" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/mutlu-sarkilar-konseri-alsancak-muzik-kursu-megaplus-dergisi-30-sayi-3.jpg 712w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/mutlu-sarkilar-konseri-alsancak-muzik-kursu-megaplus-dergisi-30-sayi-3-300x225.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 534px) 100vw, 534px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Nereden çıktı
bu fikir?</strong><strong>&nbsp;&nbsp;</strong></h2>



<p>Aileler,
çocuklarının erken yaşlarda müzik aletleri çalmaları için müzik kurslarına
başvuruyorlar. Oysaki birçoğu daha önce profesyonel müzik aletlerini yakından
görmemiş bile…&nbsp;</p>



<p>İnternetten
dinletilen bir sürü&nbsp;çocuk şarkısı&nbsp;gerçek enstrümanlarla değil,
maalesef bilgisayarlarda oluşturulan midi sesler ile kaydedilmiş.&nbsp;Yani
çocukların&nbsp;müzik aleti&nbsp;çalmasını hayal ederken, ne gerçek seslerini
ne de kendilerini görerek tanımalarına imkân sunamıyoruz.&nbsp;</p>



<p>Biz bu proje
ile özenle seçilmiş bir çocuk şarkıları repertuvarı hazırladık ve her geçen gün
yenilerini ekleyerek geliştiriyoruz.&nbsp;Çocuklarımızın müzik aletlerini ve
onları çalan müzisyenleri yakından izlemelerini istiyoruz. Sadece müzik
aletlerini tanısınlar diye de değil.</p>



<p>Çocukları,
müziğin kimi zaman&nbsp;eğlenceli, kimi zaman hüzünlü ancak her zaman insana
değer katan tarafı ile tanıştırmak istiyoruz.</p>



<p>Bir çocuk
için&nbsp;mutlu&nbsp;olmanın; dans etmek, şarkı söylemek ve olumlu cümleler
duymak ile başlayacağına&nbsp; inanıyoruz. En önemlisi de sevgi, barış,&nbsp;mutluluk,
paylaşım, özgürlük gibi kavramları öğretmenin en eğlenceli yolu müzik…</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/mutlu-sarkilar-konseri-alsancak-muzik-kursu-megaplus-dergisi-30-sayi-2.jpg" alt="Mutlu Şarkılar Konseri - Alsancak Müzik Kursu, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-847" width="551" height="368" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/mutlu-sarkilar-konseri-alsancak-muzik-kursu-megaplus-dergisi-30-sayi-2.jpg 734w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/mutlu-sarkilar-konseri-alsancak-muzik-kursu-megaplus-dergisi-30-sayi-2-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 551px) 100vw, 551px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bu konserler nerede&nbsp; olacak?</strong></h2>



<p>Projenin
sosyal sorumluluk tarafı bizim için çok daha ağır basıyor. Zaten öyle de
başladı. Samimiyetine inandığımız tüm&nbsp;<strong>sosyal proje</strong>lerin içinde
var olmak isteriz. Daha çok çocuğa ulaşmak için sanatseverlerin sponsorluk
desteğine ihtiyacımız var. Fakat AVM’lerin, belediyelerin çocuk
etkinliklerinde, okulların&nbsp;<strong>şenlik</strong>&nbsp;programlarında,&nbsp;
çocuk doğum günü partilerinde; sadece şakalarla&nbsp;güldüren ve yüz boyaları, katlanmış
balonlarla çocuklara eğlenceli vakit vaad eden zihniyetin yerini çocuklara hem
mutluluk ve eğlence hem de kaliteli kazanımlar sağlayan projemizin,&nbsp;<strong>Mutlu Şarkılar Konseri</strong>’nin almasını
hayal ediyoruz.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/mutlu-sarkilar-konseri-845">MUTLU ŞARKILAR KONSERİ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/mutlu-sarkilar-konseri-845/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özel Röportaj: HABİBE &#038; SERKAN DUMAN</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-habibe-serkan-duman-736</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-habibe-serkan-duman-736#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 10:11:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birbirlerinin gözlerine aşkla bakan, 8 yıllık birlikteliklerinin üzerine bugün de birbirlerinden bahsederken “iyi ki” sözcüğünü dillerinden düşürmeyen, aşkın sonsuzluğuna olan inancımızı kuvvetlendiren örnek bir çift: Habibe &#38; Serkan Duman çifti… Aşklarının meyvesi olan dünyalar tatlısı kızları Alya ile birlikteliklerini taçlandırmaktan büyük bir keyif duyuyorlar ve bu da aşklarını daha anlamlı kılıyor. Bu ay, herkesi imrendiren &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-habibe-serkan-duman-736">Özel Röportaj: HABİBE & SERKAN DUMAN</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birbirlerinin gözlerine aşkla bakan, 8 yıllık birlikteliklerinin
üzerine bugün de birbirlerinden bahsederken “iyi ki” sözcüğünü dillerinden
düşürmeyen, aşkın sonsuzluğuna olan inancımızı kuvvetlendiren örnek bir çift: Habibe
&amp; Serkan Duman çifti… Aşklarının meyvesi olan dünyalar tatlısı kızları Alya
ile birlikteliklerini taçlandırmaktan büyük bir keyif duyuyorlar ve bu da
aşklarını daha anlamlı kılıyor. Bu ay, herkesi imrendiren mutluluklarının sonsuz
olmasını dilediğimiz Habibe &amp; Serkan Duman çifti ile aşklarını konuştuk.</p>



<p><strong><em>Aşk zamanla biter mi, biterse neye dönüşür?</em></strong></p>



<p><strong>Habibe Duman:</strong> Herkesten duyabileceğiniz klasik bir cümle var, aşk
biter sevgiye dönüşür fakat ben böyle düşünmüyorum. Aşk; hayat ortağınızın size
sunduğu en etkili terapidir. Bitmez aksine her geçen gün yenilenir.</p>



<p><strong>Serkan Duman:</strong> Aşkın ömrü 3 yıldır 5 yıldır diye bir şey söyleyemem
ancak samimiyet ve içtenlik olduğu sürece aşk sonsuza dek devam eder.</p>



<p><strong><em>Aşkınızın hikâyesini bizimle paylaşır mısınız? </em></strong></p>



<p><strong>Habibe Duman:</strong> Serkan’ın yaptığı bir defilede model olarak
bulunuyordum, ilk karşılaşmamız böyle gerçekleşti. İşteki disiplinine, duruşuna
ve karakterine hayranlığımla başladı aslında her şey. Hırsı, pes etmeyişi beni
ona daha da yakınlaştırdı. Hangi kadın hoşlanmaz ki kendisine bıkmadan jestler,
sürprizler yapan bir adamdan… İlişkimiz başladığında ona olan heyecanımla
birlikte saygım da çok büyüdü ve çok şanslıyım ki 8 yıl sonra iyi ki demeye
devam edebiliyorum…</p>



<p>Serkan Duman: Aslında ben ilk görüşte etkilendim
diyebilirim. Eşimle tanıştığımız anda güzel bir ilişkimiz olabileceğini
hissettim. Onu tanımak ve her yönünü keşfetmek istedim. Habibe benim diğer
yarım ve ben onunla tamamlandım. Hafızam sadece onunla meşguldü, sanki onun
dışında kimseye ihtiyacım yokmuş hissini yaşatıyordu bana. Ve bu kadar zaman
geçmesine rağmen çok net söyleyebilirim ki, eşim benim en büyük şansım!</p>



<p><strong><em>İnsanın âşık olduğu kişiyle çalışması nasıl oluyor?</em></strong></p>



<p><strong>Habibe Duman:</strong> Aslında zor bir durum. Biz bu durumu şöyle
kolaylaştırdık benim bir butiğim var ve meşguliyetimi daha çok bu işe
ayırıyorum. Fakat gerek podyumda gerekse izlerken alkışlayarak eşimin yaptığı
tüm defilelerde yanında oluyorum. Çünkü onun başarısıyla gururlanmak hoşuma
gidiyor.</p>



<p><strong>Serkan Duman:</strong> Eşim en büyük destekçim. Eşlerin düzenli olarak her gün
iş ortamında birlikte çalışmaları benim tercihim olmayabilir. Bana onunla
sohbet etmek ilham veriyor, onun görüşlerini fikirlerini dikkate alıyorum.
Dolayısıyla manevi desteği benim için yeterli. Her şey profesyonellik
çerçevesinde yapıldığı için problem yok, defile günü ben koreografım, eşim ise
model.</p>



<p><strong><em>Aşkınızın meyvesi doğduktan sonra değişim oldu mu? </em></strong></p>



<p><strong>Habibe Duman:</strong> Evet, müthiş bir değişim oluyor, bağlılık artıyor.
Birbirimiz için daha çok kaygılanıyoruz çünkü ortak bir canımız var ve onun
ikimize de ihtiyacı var. Çocukla birlikte hayat daha eğlenceli bir hal alıyor.</p>



<p><strong>Serkan Duman:</strong> Yorumlanamayacak kadar olağan üstü bir duygu&#8230; Kızım
hayatımı daha anlamlı kıldı. Daha duygulu ve daha kontrollü bir adam oldum.
İnsanın başına gelebilecek en güzel değişim sebebi diyebiliriz.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/habibe-serkan-duman-roportaj-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg" alt="Habibe - Serkan DUMAN, Özel Röportaj, MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" class="wp-image-738" width="675" height="450" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/habibe-serkan-duman-roportaj-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/habibe-serkan-duman-roportaj-megaplus-dergisi-30.sayi-2-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/habibe-serkan-duman-roportaj-megaplus-dergisi-30.sayi-2-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /><figcaption>Habibe &#8211; Serkan DUMAN</figcaption></figure></div>



<p><strong><em>Eşinin gözlerine bak ve aşkla ilgili bir şey söyle… </em></strong></p>



<p><strong>Habibe Duman:</strong> İyi ki sen!</p>



<p><strong>Serkan Duman:</strong> Nefes!</p>



<p><strong><em>Aşkına hazırladığın sofrada olmazsa olmazın nedir?</em></strong></p>



<p><strong>Habibe Duman:</strong> Yemek yapmayı seviyorum, sofrada benim olmazsa olmazım;
sunum. Yapılan yemek ne olursa olsun masada sunumum görsel bir show haline
gelir. Doymayan ve çok iştahlı bir eşim var o yüzden mutfakta gereğinden fazla
zaman geçiriyorum.</p>



<p><strong>Serkan Duman:</strong> Sanırım mutfakta eşimi yemek yaparken izlemek daha çok
hoşuma gidiyor. Habibe sürprizlerden çok hoşlanıyor yemek ve masa düzeniyle çok
alakasız biriyim ama onu mutlu etmek için bazen sürpriz kahvaltılar da
hazırlamıyor değilim. Böyle bir durumda olmazsa olmazım ise tabağının,
bardağının altlarına küçük küçük anlamlı notlar yazıp bırakmak diyebilirim.</p>



<p><strong><em>Gözünün önüne dünya haritasını getirdiğinde aşkını nereye götürmek isterdin?</em></strong></p>



<p><strong>Habibe Duman:</strong> Çok gelişmiş şehirlerden ziyade alışılmışlardan daha
farklı kültürde bir yere gitmek isterim. Tayland Phuket adası olabilir mesela…</p>



<p><strong>Serkan Duman:</strong> Bu aralar çok sık söylüyor, Tayland Phuket adasına
gitmek istiyor, oraya götürürdüm.</p>



<p>Photographer:<strong> İzmir Doğum Hikayesi &#8211; Dilek
Karakaş</strong></p>



<p>Make up:<strong> Filiz Koruyan</strong></p>



<p>Plato:<strong> Ayşe Hanım Konağı &#8211; Urla</strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-habibe-serkan-duman-736">Özel Röportaj: HABİBE & SERKAN DUMAN</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-habibe-serkan-duman-736/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakız Adasını Merak Etmeyen Var mı?</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sakiz-adasini-merak-etmeyen-var-mi-841</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sakiz-adasini-merak-etmeyen-var-mi-841#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 10:09:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Chios]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç ANDAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Sakız Adası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=841</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnanç ANDAŞ Instagram: @yunanistanhakkindahersey Instagram: @inancofficial İzmirli olup da Sakız Adası’nı merak etmeyen çok az insan vardır. Bir şehrin yanı sıra Ege’ye dair bir sürü değeri de. Ege, sükût demektir, mavi demektir. Beyaz demektir.&#160; Bu yüzden stresli şehir hayatından sıkılan insanların rotasını Ege’ye çevirmesi çok normal. İzmir demişken de Sakız Adasını unutmamak lazım. Sürdürülebilir, birbirine &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sakiz-adasini-merak-etmeyen-var-mi-841">Sakız Adasını Merak Etmeyen Var mı?</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:20% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="691" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/inanc-andas-yunanistan-hakkinda-her-sey.jpg" alt="İnanç ANDAŞ - Yunanistan Hakkında Her Şey" class="wp-image-134" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/inanc-andas-yunanistan-hakkinda-her-sey.jpg 600w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/inanc-andas-yunanistan-hakkinda-her-sey-260x300.jpg 260w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">İnanç ANDAŞ</p>



<p><strong>Insta</strong><em><strong>gram</strong></em><strong><em>: <a href="https://www.instagram.com/yunanistanhakkindahersey/">@yunanistanhakkindahersey</a></em></strong><a href="https://www.instagram.com/yunanistanhakkindahersey/"> </a><br><strong>Insta</strong><em><strong>gram</strong></em><strong><em>: <a href="https://www.instagram.com/inancofficial/">@inancofficial</a></em></strong> </p>
</div></div>



<p>İzmirli olup da Sakız Adası’nı merak etmeyen çok az insan
vardır. Bir şehrin yanı sıra Ege’ye dair bir sürü değeri de. Ege, sükût
demektir, mavi demektir. Beyaz demektir.&nbsp;
Bu yüzden stresli şehir hayatından sıkılan insanların rotasını Ege’ye
çevirmesi çok normal. İzmir demişken de Sakız Adasını unutmamak lazım.
Sürdürülebilir, birbirine yakın yaşam kültürünü keşfetmek açısından, tatil ve
kısa nefes kaçamakları yapmak için ideal bir rota. Üstelik kısacık bir
yolculukla gidilecek kadar yakın. Leziz deniz ürünlerinin farklı pişirimleri ve
sunumları, Ege mezelerinin güzelliği ve tarihi doku Ege kültürünün her iki
tarafa kattığı değerlerdir.</p>



<p>Yunanistan‘ın beşinci büyük adası Sakız (Chios), Türkiye‘den
ulaşımın en kolay olduğu Yunan adalarının başında geliyor. Çeşme’den Turyol
firması ile 30 dakikalık bir feribot yolculuğuyla ulaşılabilen ada, dünyada
damla sakızının üretildiği tek yer. Türk seyahat severlerin ilgisiyle her geçen
yıl turizmde gelişme gösteren Sakız Adası; el değmemiş plajları, Orta Çağ
esintisi taşıyan köyleri, sıcakkanlı insanları, leziz narenciye çeşitleri, mis
kokulu damla sakızı, sabaha kadar eğlencenin devam ettiği tavernaları, taze
deniz ürünleri ve huzurlu doğasıyla birkaç güne sığdırılamayacak kadar büyük.</p>



<p>Popüler Yunan adaları ile karşılaştırıldığında turizmde
birkaç adım geride duran ada, doğallığı bozulmamış yapısı ile neredeyse taş taş
üstüne konulmamış her şey olağan halinde bırakılmıştır diyebilirim. Özgün bir
yaşama tanık olmak isteyenler için doğru adres. Sokaklarında ada sakininden çok
turist görülen Chios, güler yüzlü yerel halkının sıcak karşılamasıyla öne
çıkıyor.</p>



<p>Bir nefes kadar yakın Sakız’a nefes alma kaçamakları
yapanların sayısı son yıllarda oldukça fazla. Fırsatını yakalayan herkesle
Sakız Adası’nda güzel bir masa da ya da feribot yolculuğunda karşılaşmak üzere.
</p>



<p>Kalın sağlıcakla…</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sakiz-adasini-merak-etmeyen-var-mi-841">Sakız Adasını Merak Etmeyen Var mı?</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sakiz-adasini-merak-etmeyen-var-mi-841/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Kadın Bir Erkek: Gökçe Kesikçiler Buğday</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/bir-kadin-bir-erkek-gokce-kesikciler-bugday-730</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/bir-kadin-bir-erkek-gokce-kesikciler-bugday-730#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 09:50:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kadın Bir Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=730</guid>

					<description><![CDATA[<p>Daha 30’unda genel müdür koltuğuna oturan Ontur Otelleri Genel Müdürü Gökçe Kesikçiler Buğday ile kendini bildi bileli yemek yapan eşinin tanışmaları “aşk tesadüfleri sever”e uygun. Bir akşam Gökçe Kesikçiler arkadaşları ile Alaçatı’da “Adı Mustafa”ya gidiyor. Restoran sahibi Mustafa Buğday olaydan haberdar ve o akşam döktürüyor. Sunduğu lezzetler bir başka güzel. Tanıştıklarında aşk filizleniyor. “Hayat bir &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/bir-kadin-bir-erkek-gokce-kesikciler-bugday-730">Bir Kadın Bir Erkek: Gökçe Kesikçiler Buğday</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha 30’unda genel
müdür koltuğuna oturan <strong>Ontur Otelleri Genel Müdürü Gökçe Kesikçiler Buğday</strong> ile kendini bildi
bileli yemek yapan eşinin tanışmaları <strong>“aşk tesadüfleri sever”</strong>e uygun. Bir akşam Gökçe Kesikçiler
arkadaşları ile Alaçatı’da <strong>“Adı Mustafa”</strong>ya gidiyor.</p>



<p>Restoran sahibi Mustafa
Buğday olaydan haberdar ve o akşam döktürüyor. Sunduğu lezzetler bir başka
güzel. Tanıştıklarında aşk filizleniyor. <em>“Hayat bir tabak meze gibidir, ardından ne
geleceğini bilemezsin”</em> özdeyişine uygun olarak. Kısa bir süre sonra da evlilik
ve daha 15 günlükken işe gitmeye başlayan Batuhan’la sonuçlanıyor bu tanışma
yemeği. Solto Otel’de birlikte çalışan çift şimdilerde farklı otellerde
sürdürüyorlar iş yaşamlarını. <strong>“Aşkımızın Köftesi” </strong>kendi yarattıkları bir yemek. Aslında eşi
kadar iyi bir aşçı olan Gökçe Kesikçiler Buğday yaratmış yemeği. Evde kıyma,
patates ve bir takım otlar varmış, onları karıştırarak soslu farklı bir yemek
yapmış, olmuş <strong>“Aşkımızın Köftesi”</strong>.</p>



<p><em><strong>Sevgililer Günü Buğday ailesi için çok özel bir gün değil .Onlara göre&nbsp; hemen hemen her gün özel bir gün. İzmir’in en iyi şehir otellerinden Ontur Otel’de keyifli bir sohbet yaptık Gökçe Kesikçiler Buğday ile…</strong></em></p>



<p><strong><em>Yeni yemekler var mı yarattığınız?</em></strong></p>



<p>“Aşkımızın Köftesi”
klasik oldu, onu bizi tanıyan herkes biliyor. Güzel bir ara sıcak. Mustafa
yaratıcı bir şef olduğu için yurt içinde ve yurt dışında çok seyahat ediyoruz.
Eşim de araştırır, tadar, yaratır. Beraberce çok yeni şeyler yaptığımız oluyor
ancak işlerimiz nedeniyle mutfağa girmek için çok nadiren hafta sonları fırsat
buluyoruz. Urla’da bahçe içinde bir evimiz var; evimizde ailece ve
arkadaşlarımızla vakit geçirirken güzel yemekler yapıyoruz. Ben de Boşnak
kökenli olduğum için iddialıyım aslında; çok kimse bilmese de iyi yemek
yaparım.</p>



<p><strong><em>Otellere bakıyorum da genelde müdürler hep erkek. Oysa turizm sektöründe ağırlıklı kadınlar çalışıyor. Siyasetteki gibi önleri mi kesiliyor kadınların?</em></strong></p>



<p>Erkekler yanlış
anlamasın ama gerçekten bizim sektör biraz zarafet, biraz nezaket gerektiriyor.
Kadın eli çok önemli. 25 yıldır bu sektördeyim. Ben bu hususta hep çok
şanslıydım. Uzun yıllar çalıştığım Koç Grubundaki Genel Müdürüm de, Ontur
Otelleri Onur İnşaat’taki patronlarımız da her daim destek oldular. Her
şirkette pozitif kadın ayrımcılığını görmek mümkün olmuyor. Bu biraz da
şirketlere bağlı.</p>



<p>Kadınlarımızın bu
alanda çok başarılı olacağına inanıyor ve örnek olmaya gayret ediyorum.
2005’ten beri genel müdürlük yapıyorum. Ben genel müdür olduğumda Türkiye’de
parmakla gösterilecek kadar az sayıda kadın genel müdür vardı. Son yıllarda
arttı. İşin bir farklı boyutu da sektör saat kavramının olmadığı çok zor bir
sektör. Evliyseniz ve bir de çocuğunuz varsa daha da zor olabiliyor. </p>



<p>Diğer taraftan bence yönetimde
kadın maskülen bir kadın yönetici olmamalı; kadın kadın gibi&nbsp; olmalı, feminen görünmeli. Mühim olan empati
yapabilmek, her şeye akıl ile karar vermek ve çok mantıklı olmak gerekmiyor.
Çoğu zaman doğruları, duygularınız ile karar vererek de bulabilirsiniz. Başarı
böyle geliyor bence.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="700" height="914" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/gokce-kesikciler-bugday-bir-kadin-bir-erkek-megplus-30.sayi-2.jpg" alt="Ontur Otelleri Genel Müdürü Gökçe Kesikçiler Buğday - MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" class="wp-image-732" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/gokce-kesikciler-bugday-bir-kadin-bir-erkek-megplus-30.sayi-2.jpg 700w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/gokce-kesikciler-bugday-bir-kadin-bir-erkek-megplus-30.sayi-2-230x300.jpg 230w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><figcaption>Ontur Otelleri Genel Müdürü Gökçe Kesikçiler Buğday</figcaption></figure></div>



<p><strong><em>Evli, mutlu, çocuklu… Nasıl başardınız?</em></strong></p>



<p>Allah herkese işinde ve
evinde mutluluk versin. Evdeki dengeyi bozmamaya çalışıyorum. İşimi çok uzun
saatlere yayıp evimi ihmal etmiyorum. Dengede olmaya gayret ediyorum. İş de önemli,
aile de. Başarı mutlu evlilikten geçiyor. İnsan evde mutlu olamazsa işte de
olamaz. İkisinde de mutlu olan insan dünyada cennettedir.</p>



<p><strong><em>Biraz da işinizden bahsedelim…</em></strong></p>



<p>Grand Hotel Ontur,
Çeşme’de Dalyan Uç Burnu’nda, odaları Ege Denizi ve Sakız Adası manzaralı olan
5 yıldızlı otelimiz. Onur İnşaat çok eski ve köklü bir şirket. Benim de
şirketimiz ve patronlarımız ile tanışıklığım 2000 yılındaki Çeşme Otelimizin
açılış dönemine gelir, o zaman çok daha genç idim ve açılış ekibindeydim. </p>



<p>2005-2010 Yılında 5 Yıl
Genel Müdürlük yapıp, sonrasında bir dönem ayrılmıştım, 2016 sonunda tekrar
Ontur Otellerine güzel bir dönüş yaptım.</p>



<p>Çeşme’de bu yıl
otelimize ilave olarak bölgedeki en büyük kongre merkezini ilave ettik. Kongre
Merkezimiz 700 kişilik; kendi içinde 3’e bölünüyor. 7 metre tavan yüksekliği
var. Grubumuzun, Grand Hotel Ontur’un hemen yanında, 73 odalı, çok şık
mimariyle yapılmış, 2000 m2’lik bir SPA’sı, kapalı ve açık havuzlarıyla çok
fonksiyonlu hatta yaz-kış açık kalabilecek ve A plus misafirlerimize hitap
edebilecek bir otel yatırımı daha oldu. </p>



<p>Bu otelimiz luxury
konseptte, A plus misafire hitap edecek. Tüm odalar deniz manzaralı. Oda
kahvaltı şeklinde hizmet vereceğimiz bu otelimizi Nisan – Mayıs aylarında&nbsp; hizmete açacağız.</p>



<p>İzmir Ontur, business
oteli. Sadece iş insanlarının değil sanatçıların da tercih ettiği bir otel.</p>



<p><strong><em>Üç oteli de yönetmek zor olmuyor mu?</em></strong></p>



<p>Bizim iş tam bir takım
çalışması. Genel müdür yardımcısı arkadaşlarımız var. Oturmuş ve işini çok iyi
bilen yönetici arkadaşlarımız, kaliteli ve mutlu çalışan bir ekibimiz var.
Satış, house keeping, ön büro, teknik, mutfak; her bir departman çok önemli.</p>



<p>Yöneticilerimizin
ağırlığını kadınlar oluşturuyor. Uzun yıllardır ekibimizde olan çok başarılı
erkek yöneticilerimiz de var. Kadınlar konusunda biraz daha pozitif ayrımcıyım
ben de; kadınlar daha ince düşünüyor, daha hassas oluyor, iletişime daha açık
oluyorlar. Bizler yönetici olarak her daim örnek olmaya gayret ediyoruz. Biz
işin başında olacağız ki personel de işini iyi yapsın.</p>



<p>Sloganımız “mutlu
personel, mutlu misafir”. Ne kadar mutlu çalışan olursa o kadar mutlu misafir
olur. Çalışanlar ve misafirlerimizle iletişimi seviyorum. İşimiz hizmet;
sürekli çalışmamız, keşif yapmamız lazım. Konuklarımızla her düzeyde
ilgilenmemiz lazım. Oturmak, odadan emir vermek yok; bunlar çok geçmişte kaldı.</p>



<p>Konuk ağırlamak aslında hiç de zor değil. Misafirimizi evinden daha konforlu, daha sıcak bir atmosferde güler yüz ile ağırlamak ve ilgi göstermek. Bunu severek yaptığınız zaman otelcilik dünyanın en güzel işi. Yatırımların personele yapılması gerektiğini düşünüyorum. Çalışan ekiple duygusal bağ kurmak da çok önemli. Her personele ismiyle hitap ederim, eğitimi ve yeteneğine uyan birimlerde görevlendirmeye takip etmeye önem veririm.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/gokce-kesikciler-bugday-bir-kadin-bir-erkek-megplus-30.sayi-3.jpg" alt="Ontur Otelleri Genel Müdürü Gökçe Kesikçiler Buğday - MegaPlus Dergisi 30. Sayı Şubat 2019" class="wp-image-733" width="525" height="700" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/gokce-kesikciler-bugday-bir-kadin-bir-erkek-megplus-30.sayi-3.jpg 700w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/gokce-kesikciler-bugday-bir-kadin-bir-erkek-megplus-30.sayi-3-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 525px) 100vw, 525px" /></figure></div>



<p><strong><em>Sadece otel yöneticiliği yok. Aktif sivil toplumlarda görevler de var…</em></strong></p>



<p>Evet. Çeşme Otelciler Birliği
(ÇEŞTOB) Genel Başkan Yardımcısıyım. Çeşme için kanımızın son damlasına kadar
koşturuyoruz. Fuarlara katılmamızı gereksiz buluyorlar ama çok önemli oralara
katılım. Dünya turizminin buluştuğu fuarlar bunlar. </p>



<p>Pazarlama tek başına yapılacak
iş değil, güç birliği yapmak gerekiyor, Çeşme turizminin gelişimi İzmir’e iç ve
dış bağlantılı uçaklar artması ile olacak.</p>



<p><strong><em>Antalya bir marka oldu. İstanbul bir marka oldu. Hala İzmir’i, Çeşme’yi turizmde marka yapamadık. İzmir’in tarihi turistik çevresi, yeme içme kültürü nerede var? </em></strong></p>



<p>Tarihi Kemeraltı bile olağanüstü
bir değer; daha yeni yeni keşfediliyor. Çeştob’un yanı sıra Türk Eğitim Vakfı
(TEV)’nda çalışıyorum. TEV’in işkadınlarından oluşan bir korosu var. 6 ay
hazırlanıyor ve konser veriyoruz. Konser geliri bursiyerlere gidiyor.</p>



<p><strong><em>Bu kadar iş ve sorumluluk içinde yorgunluk nasıl atılıyor?</em></strong></p>



<p>6 aydır kendime bir kural
koydum. Öğlen aralarında bir saat kadar spor yapıyorum spor hocamla. Haftada
mutlaka 3-4 gün. Spor bir rahatlık sağlıyor ve yorgunluğumu atıyorum.</p>



<p><strong><em>Biraz da özelinizden bahsedelim. Alışveriş, seyrettikleriniz, okuduklarınız gibi…</em></strong></p>



<p>Alışverişi severim tabii ki.
Genel olarak iş hayatı odaklı giyiniyorum, öyle bir tarzım var. Çok spor
giyinmeyi sevmem. Hafta sonları da spor-şık. Evde bile eşofman giyen birisi
asla olmadım. Kimseyi eleştirmek değil ama ev içinde bile her an bir misafir
ağırlayacakmışım gibi düşünürüm. </p>



<p>Marka takıntım asla yok, bir
kıyafetin moda olup olmamasına da bakmam. Neyi beğeniyor neyi yakıştırıyorsam
onu giyerim. Hatta bu konularda çizgimin aynı olmasının avantajını yaşıyorum.
Pek demode kıyafetim yoktur; yıllar sonra bile 20 senelik bir ceketi çıkarıp
giyebilirim. Müzik de yemek gibi hayatımızda önemli bir yer tutuyor. </p>



<p>Ritüelleri olan birisiyim; Sabah
ve öğle yemeğinden sonra orta şekerli Türk Kahvesi vazgeçilmezim. Filtre kahve
ve nescafe hiç içmem. Televizyon seyreden bir aile değiliz. Vakit bulursak
günde bir saat okuma saati yapıyoruz anne baba oğul. </p>



<p>10 senedir Urla’da yaşıyoruz.
Doğayı çok seviyoruz. Hava da güzel olursa bahçemizde yaşıyoruz denilebilir.
Çiçek ekiyoruz, dostlarımızı ağırlıyoruz; en büyük rehabilitasyon dostlarla ve
aile ile geçirilen güzel zaman. Bir de bahçe ile uğraşmak. Özellikle eşim bu
hususta çok kabiliyetli. Çiçekler onun elinde hayat buluyor, ölmüş solmuş
bitkileri yeniden yeşertiyor, yeni bitkiler üretiyor. “Bir ömür boyu mutlu
olmak istiyorsan toprakla uğraş” diyen Çin atasözü adeta bizim için yazılmış.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/bir-kadin-bir-erkek-gokce-kesikciler-bugday-730">Bir Kadın Bir Erkek: Gökçe Kesikçiler Buğday</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/bir-kadin-bir-erkek-gokce-kesikciler-bugday-730/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suyla Büyüyen Çocuklar Daha Mutlu</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/suyla-buyuyen-cocuklar-daha-mutlu-865</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/suyla-buyuyen-cocuklar-daha-mutlu-865#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 08:51:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Waterbabies]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yasemin Doğurga kendisini “hayata denizkızı olarak gelebilmeyi hayal edenlerdenim” diye tanımlıyor. İnsan hayatında suyun mucizevi yararları olduğuna inanıyor. ABD’de okul öncesi çocuk eğitimi ve gelişimi üzerinde eğitim alan Yasemin Doğurga 20 yılı aşkın süredir çocuklarla ilgili farklı alanlarda çalışıyor. Girişimci ruhu ve çocuklara olan sevgisi onun İzmir’in ilk doğum fotoğrafçısı olarak tanınmasına neden oldu. Yedi &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/suyla-buyuyen-cocuklar-daha-mutlu-865">Suyla Büyüyen Çocuklar Daha Mutlu</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yasemin Doğurga
kendisini “hayata denizkızı olarak gelebilmeyi hayal edenlerdenim” diye
tanımlıyor. İnsan hayatında suyun mucizevi yararları olduğuna inanıyor. ABD’de
okul öncesi çocuk eğitimi ve gelişimi üzerinde eğitim alan Yasemin Doğurga 20
yılı aşkın süredir çocuklarla ilgili farklı alanlarda çalışıyor.</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-2.png" alt="WaterBabies, Suyla Büyüyen Çocuklar Daha Mutlu, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-868" width="300" height="161" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-2.png 600w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-2-300x161.png 300w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></figure></div>



<p>Girişimci ruhu ve çocuklara olan sevgisi onun İzmir’in ilk doğum fotoğrafçısı olarak tanınmasına neden oldu. Yedi yıl en güzel ve özel anların tanığı oldu. Oğlunun dünyaya gelmesinden birkaç yıl sonra, Türkiye için yepyeni bir konu olan “bebek yüzme eğitmenliği” konusunda eğitim aldı. Üç yanı denizlerle çevrili olan ülkemizde, site ve evlerde havuzların da çoğalması Yasemin Hanım’ı çocukların daha güvenli ve sağlıklı yüzmeleri konusunda heyecanlandırdı. Altı yıl önce yüzme ve su güvenliği konusunda eğitimler vermeye başladı. <strong>Aquababies Türkiye franchise sorumlusu olarak 10 ilde şube kuran Yasemin Doğurga, Aquababies İzmir’in de kurucusu. </strong>İngiltere’nin Yüzme Eğitmenler Federasyonu’nun eğitmeni olarak Türkiye’nin tek 0-5 yaş bebek-çocuk yüzme ve can kurtarma eğitmen eğitmeni unvanıyla bugüne kadar 50’den fazla eğitmen yetiştirdi. Yine İngiltere’de Watsu Aquaterapi 2. seviye eğitimlerini tamamladı. Engelli ve tüm bebeklere yüzme ve su terapisi konusunda yardımcı olacak eğitmenleri artık Waterbabies markası çatısında yetiştiriyor. </p>



<p>STA Bebek Yüzme Eğitmen Eğitmeni Yasemin Doğurga, MegaPlus okurları için bebek ve çocukların gelişiminde suyun yararını ve <strong>Waterbabies </strong>konseptini anlattı:</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-5.jpg" alt="WaterBabies, Suyla Büyüyen Çocuklar Daha Mutlu, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-871" width="675" height="667" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-5.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-5-300x296.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-5-768x759.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">Okul öncesinde yüzme öğrenmek</h2>



<p>Yüzmenin bebek ve çocukların fiziksel, psikolojik, sosyolojik gelişimde
büyük katkıları vardır. Onların fiziksel aktivite, kuvvet ve koordinasyon
gelişimine yardımcı olur. Suda egzersiz yapabilmeleri kas simetrilerinin
gelişimine yardımcı olur.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-4.jpg" alt="WaterBabies, Suyla Büyüyen Çocuklar Daha Mutlu, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-870" width="675" height="564" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-4.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-4-300x251.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-4-768x642.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /></figure></div>



<p>Bebek ve okul öncesi yüzme eğitimi, bebeklerin vücudunun her iki
tarafındaki kasların simetrik olarak geliştirmesini sağlamak üzere fizyoterapi
ve osteopatiyi bir araya getirerek bebeği güçlendirir. Kalp, solunum sistemi ve
genel sağlık durumunu geliştirir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-3.jpg" alt="WaterBabies, Suyla Büyüyen Çocuklar Daha Mutlu, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-869" width="675" height="582" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-3.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-3-300x259.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-3-768x662.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /></figure></div>



<p>Engelli bebekler suda serbest şekilde hareket edebilme imkanı bulurlar.
Bebek yüzme eğitimi özellikle prematüre bebekler için faydalıdır çünkü yüzme
prematüre bebeklerin motor gelişimini yeniden elde etmesine yardımcı olur.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-7.jpg" alt="WaterBabies, Suyla Büyüyen Çocuklar Daha Mutlu, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-872" width="552" height="363" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-7.jpg 736w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Waterbabies-suyla-buyuyen-couklar-megaplus-dergisi-30.sayi-7-300x197.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 552px) 100vw, 552px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">Waterbabies konsepti</h2>



<p>Suyun
çocukları için yararının bilincinde olan ebeveynler ülkemizde bu dersler için
uygun kapalı havuz bulmakta zorlanıyorlar. Son yıllarda yeni nesil bebek
SPAları sayesinde bebeklere uygun sıcaklık ve temiz suya sahip iç mekan
havuzlar tasarlanıyor.</p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/suyla-buyuyen-cocuklar-daha-mutlu-865">Suyla Büyüyen Çocuklar Daha Mutlu</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/suyla-buyuyen-cocuklar-daha-mutlu-865/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Resmin Bilge Kadını: Filiz PELİT</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/resmin-bilge-kadini-filiz-pelit-725</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/resmin-bilge-kadini-filiz-pelit-725#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 08:23:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Filiz PELİT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=725</guid>

					<description><![CDATA[<p>Resimlerini kendisinden önce tanıdım ve sevdim. Renkleriyle içim coştu, heyecanlandım. Işığını sevdim en çok. Gördüklerim hep kadındı. İnadına rengarenk kadınlarını çok tanıdık bulduğumdan belki de, her resmini çok gerçek, çok içten buldum. Her biri birbirinden farklı bu kadınları sosyal medyadan takibe aldığım Filiz Pelit’in kendisinden önce sevdim. Sonra bir gösteri gecesi ilk sırada oturduğunu görüp &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/resmin-bilge-kadini-filiz-pelit-725">Resmin Bilge Kadını: Filiz PELİT</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Resimlerini kendisinden önce tanıdım ve sevdim. Renkleriyle
içim coştu, heyecanlandım. Işığını sevdim en çok. Gördüklerim hep kadındı.
İnadına rengarenk kadınlarını çok tanıdık bulduğumdan belki de, her resmini çok
gerçek, çok içten buldum. Her biri birbirinden farklı bu kadınları sosyal
medyadan takibe aldığım Filiz Pelit’in kendisinden önce sevdim. Sonra bir
gösteri gecesi ilk sırada oturduğunu görüp heyecanlandım. Formatım gereği,
gösterimin başında elimdeki listeden yoklama yaparken, kendisini diğer
konuklara da tanıttım “olur a, tanımayan vardır belki de” diye. Şaşırdı,
inanamadı. Renkleri gibi ışıldayan kocaman bir kalbi var. Filiz’i resimleri
kadar sevdim.</p>



<p>Filiz Pelit, Buca Eğitim Fakültesi Resim Bölümü Grafik Ana
Sanat Dalı 1985 mezunu. 21 kişisel sergi ve 100&#8217;ün üstünde ulusal ve
uluslararası sergi açtı. Paris Louvre Müzesi Carroussel Salle de Notre&#8217;de her
yıl açılan Uluslararası Plastik Sanatlar Sergisi&#8217;ne 2008&#8217;den beri Türkiye
delegasyonuyla katılıyor. Bu sergilerden gümüş(2011) ve altın(2016) madalyası
ve ayrıca teşekkür belgesi, onur belgesi ve başarı plaketi bulunmakta. Rusya,
İsviçre, Kıbrıs, Almanya, Fransa, İngiltere, Dubai, Tunus, Romanya ve
Türkiye’de çeşitli kurum ve özel koleksiyonlarda eserleri var. sayısız ödülü,
şahane bir ailesi, vazgeçemediği dostları, inancı, direnci ve resimleri yoluyla
yorulmadan anlattıkları var. Başkahramanının kadın olduğu resimlerinde kadın
dünyasının gizemli yolculuğu var. ille de “umut” var.</p>



<p><strong><em>Çocukluk hikayeni okudum Erkan Sevinç’in “70 Hayat” kitabında. Okumaya başlamadan resim yapmaya başlamışsın. Nasıl bir yolculuktur resim?</em></strong></p>



<p>Bazen öyle bir
yolculuktur ki bu, ne çıkacağını sen bile bilmezsin. Elbette kendisine ait bir
matematiği var resim yolculuğunun ama planlı değil. Yaşadıkların, etrafta
gördüklerin bir potada erir ve sonunda resme çıkar. Bazen bir yerden çıkan
küçücük bir parça senin bir serginin konseptini oluşturur. Bir parça, bir duvar
dokusu “zamanın kapısında taşlar, yüzler, sırlar” diye bir konsept olur. Bir
başka zaman bir kadını resmederken, birden bir küçük çocuk belirir, bir sonraki
sergi “masal” olur. Kocaman gözleriyle etrafa bakan çocuklar belirir; “düş
çocukları”na dönüşür.</p>



<p><strong><em>Başlangıçta bunların hiçbirini düşünmemişsindir, süreci yaşarsın. Bu merak ve heyecan da beni besliyor. </em></strong></p>



<p>Resimlerimde
sürprizlere de yer veririm. Resimlerin arasına dokular koyarım, o dokuların
arasından figürler belirir. Her sanatçının tarzı başkadır; bazıları başta
oturup projelendirir, şuraya şu koyulacak, şu rengi bu rengi kullanacağım gibi
baştan belirler. Ben biraz daha ilk başta rastlantısal lekeler, sonrasında
figürler, daha sonra plastik dengesiyle kompozisyon kurumu şeklinde
ilerliyorum. Kendiliğinden geldiğinde o katılığı kalmıyor, birbirine geçişleri
homojenleşiyor. Aslında işin sırrı bu diyebilirim. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-1.jpg" alt="Filiz PELİT, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-726" width="713" height="493" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-1.jpg 950w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-1-300x207.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-1-768x531.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 713px) 100vw, 713px" /></figure></div>



<p><strong><em>Kadınların hep renkli… Canlı ve rengarenk…</em></strong></p>



<p>Çünkü kadınlar renkli.
Benim dünyam masallardan besleniyor, resimlerimi masallar tetikliyor. Ve
masallar çok renkli. Masallar en çok çocuklara yakışıyor; biz büyükler zaman
içinde yaşamın ağırlığıyla çocukluğumuzu unuturuz, oradaki renkleri unuturuz,
grileşir, rengimizi kaybederiz. Benim resimlerim umudun resimleridir. Her şeye
inat, hatırlatmak gerekiyor. </p>



<p><strong><em>Umut, özgürlük, güç, senin için kadının tanımı sanırım…</em></strong></p>



<p>Umut en önemli şey&#8230;
Seneler ileriye giderken ne yazık ki kadınların hakları geriye gitti. Bu durum
beni üzüyor. Sonuçta, kadın özgür olmalı, kendine yetmeli. Toplumun temel
yapıtaşı kadındır. Kadını da erkeği de yetiştiren kadındır. Kendiyle kavgası bitmiş,
yaşamla barışık, kültürlü, ayakta durabilen, ayakları sağlam yere basan kadın
toplumda ne kadar çoksa, o toplum o kadar güçlüdür. Yetiştirdikleriyle de
güçlenir. </p>



<p><strong><em>Sergilerin arasında genellikle ne kadar zaman var?</em></strong></p>



<p>Genelde 2-3 senede bir,
yeni bir konsept oluşuyor. Bir sergi 15 gün sürüyor. 2-3 senelik hazırlık
sürecinden sonra 15 günlük sergi süresinde bütün ruhunu, içini açıyorsun
diyebilirim&#8230; </p>



<p><strong><em>Serginin açılış günü akşam evine döndüğünde ne hissediyorsun?</em></strong></p>



<p>Çok büyük bir rahatlama
ve mutluluk&#8230; O sürecin sonuna gelmenin bir yandan da hüznü oluyor. Ama en
ağır basan his rahatlama hissi oluyor. Çünkü görevini yapmışsın, alnının akıyla
bir konsept çıkarmışsın, bunun büyük bir rahatlaması oluyor. Ben her zaman
fazladan resim yaparım ve onların içerisinden seçerim. En iyisini istediğim
için en çok içime sinen resimleri seçerim ve öyle hazırlarım. Dolayısıyla bir
çözülme ve rahatlama hissi ağır basıyor. Ayrıca bundan sonra ne yapacağımın
heyecanı da oluyor. Bir maceranın sonuna gelip, yeni bir maceranın başlangıcının
yarattığı heyecan da ayrı bir şey.</p>



<p><strong><em>Çok uzun süredir resim yapıyorsun. Resim senin bağımlılığın…</em></strong></p>



<p>Evet bağımlıyım, sanat
bağımlısıyım. Diyelim ki iki aylığına yazlığa gidiyoruz, ben yine küçük
resimleri götürüyorum. Atölyeyi çok özlüyorum; boyalara bulaşmayı, o
heyecanı&#8230; Benim adrenalinim, beni mutlu eden, hayatla barışık olmama sebep
olan, insanlara bakışımı kurgulayan bu&#8230; Benim için ailem, dostluklarım ve
sanat çok önemlidir, hepsini bir potada eritmek isterim. Biri eksik olsa beni
mutsuz eder. O yüzden de aşırı hırslarım yoktur. Mesela sanatta hızlı hızlı
gideyim ama ailemi ya da dostlarımı feda edeyim gibi düşüncelerim hiç olmaz.
Elimden geldiği kadar bunları bir arada yürütebilmeye çalışıyorum ve böylelikle
mutlu oluyorum. Hepsi bir arada olduğunda çok daha iyi sonuçlar ortaya çıkıyor.
Eşim de bu konuda bana hep destek oluyor. Gecenin bir vakti evde boyalarla
ilgilenebiliyorum, atölyeye gidiyorum. Aksine o daha da mutlu oluyor.
Çocuklarım, ailem hep destek oluyorlar ve benimle gurur duyuyorlar. Bunlar da
benim için çok önemli. </p>



<p><strong><em>Çok iyimser bir kadınsın…</em></strong></p>



<p>İflah olmaz bir
iyimserim. O yüzden de genellikle olayların kötü yönüne değil hep olumlu yönüne
bakarım. Başıma gelen olumsuz olayları da kabullenip, bununla nasıl baş
edebilirim diye düşünürüm, nasıl aşabilirim diye önümdeki seçeneklere bakarım.
Hayat her zaman size mükemmeli vermiyor. Her zaman için iniş çıkışlar var.
Önemli olan senin bu durumlarla nasıl başa çıktığın. Çocukluğumdan beri
böyleydim hep ben. 3 kardeşten en büyüğüyüm, aile olarak birbirimize çok
bağlıyızdır. Ben gerçekten çok şanslıyım ama kendi şansımı kendim de yaratırım.
İnsan biriktirmeyi çok seviyorum, en büyük zenginliğim sahip olduğum
dostlarım&#8230; Şöyle dönüp baktığımda 40 senelik uzun soluklu dostluklara sahibim
ve çok şanslıyım. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg" alt="Filiz PELİT, Benan Bilek İle Biz Bize, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-727" width="600" height="597" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg 800w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-2-150x150.jpg 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-2-300x300.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/filiz-pelit-benan-bilek-ile-biz-bize-megaplus-dergisi-30.sayi-2-768x764.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<p><strong><em>Sanatçılar farklı, sanatta kendilerine odaklı oluyorlar genelde&#8230; </em></strong></p>



<p>Ben şuna inanıyorum,
iyi olan bir şeye neden iyi demeyelim ki? Eğer kendine güvenin varsa bir
başkasını onore edebilirsin. Kendine güvenin yoksa bir başkasının üzerine
basarak ya da karalayarak ilerlersin. Önemli olan emek verip çalışmak; ne
olacağını zaman gösterecek, kalıcı mısın değil misin, zamanla belli olur. </p>



<p>Baştan beri ne
istediğimi bildim ve onu yaptım. Biliyorsun bizim zamanlarda aileler çok
anlayış göstermiyordu, mesela “Sen önce git bir mühendis ol resmi sonra
yaparsın” düşüncesi hakimdi genel olarak. Fakat benim ailem beni hep
destekledi, bana inandı. Bu da çok önemli. </p>



<p><strong><em>Ailede sanatla ilgilenen var mıydı?</em></strong></p>



<p>Babamın kara kalemi çok
iyidir, dayım yağlı boya çok güzel yapar, var yani. Benden sonra da kuzenlerim
arasında ressam olanlar, yazar olanlar var. Ailemde de sanatın her dalına bir
merak var diyebilirim. Kuzenlerimle bunu paylaşabilmek de benim için oldukça
keyifli. </p>



<p><strong><em>Pollyanna ile röportaj yapıyor gibiyim…</em></strong></p>



<p>Bana göre sen hayatı
mutlu karşılarsan mutlu olursun, mutlu karşılamazsan mutsuz olursun. Eşim
Metin’in büyük bir sağlık problemi oldu geçmişte. Biz bunu olumlu bakarak
atlatabildik, şükrettik. Allah’a şükür atlattı, benim yanımda, çocuklarımın
yanında, şükredecek o kadar çok şey var ki&#8230; Mesela bazen yolda yürürken
durduk yere derim ki “Bugün Allah’ıma şükretmedim, şükürler olsun
yürüyebiliyorum, nefesim yerinde, atölyeme gidip boyalarımla buluşacağım, kocam
sağlıklı, çocuklarım sağlıklı”. Bazen kaybedince anlıyoruz bir şeylerin
değerini. O zaman da yapacak bir şey olmuyor; sadece büyük bir pişmanlık
oluyor, zamanında keşke bunu yapsaydım diye düşünüyoruz. Onun için ara ara
sahip olduklarımıza şükretmek ve değerini bilmek gerektiğine inanıyorum. Bak
mesela seninle şu an ne güzel bir dost sohbeti ediyoruz, sana içimi açıyorum.
Pastanemizde oturuyoruz, görümcelerim geldi, sohbetimi ettim. Evime gideceğim,
eşim yanımda&#8230; Yani şükredecek o kadar çok şey var ki&#8230; “Ay bugün yağmur
yağdı, ay içim sıkıldı, o niye bana öyle baktı”la mutsuz olmayı seçmemek lazım.</p>



<p><strong><em>Peki ne düşürür seni?</em></strong></p>



<p>Sağlık sorunu. Önce
sağlık iyi olacak. Çünkü birini kaybetmenin ya da sağlığın kötüye gitmesinin
telafisi olmuyor. Zor zamanlarda bile pozitif bakmak lazım. Eşimin iki kere
19’ar günlük yoğun bakım dönemi oldu; o dönemlerde çok zor günler geçirdik.
Böyle zamanlarda hayatınız o kadar çok değişiyor ki; insanların ne kadar
gereksiz şeylere kafayı taktığını görüyor, bazı şeylerin ne kadar önemli
olduğunu fark ediyor, şükretmeyi öğreniyorsunuz. Hayatta yaşadığın her şey seni
olgunlaştırıyor&#8230;</p>



<p><strong><em>Kaç yıllık evliliğiniz?</em></strong></p>



<p>1987 yılında evlendik.
Metin’le önce arkadaştık, zekası ve esprili kişiliği ile kalbimin baş köşesine
oturdu. Arkadaş olduğumuz dönemlerde Metin tıpta okuyordu. Boğaziçi Makine
Mühendisliğini bırakmıştı. Doktor oldu sonrasında ama ben onu askerlik ve
intörn zamanı beyaz önlükle gördüm. Aile şirketimiz Sevinç Pastanesi’nin
yöneticiliğini tercih etti. Beni de yapamadığı tek şey olan resimi yapabildiğim
için hep destekler ve hayranlık duyar. Ömür boyu el ele, yürek yüreğe bir yaşam
geçirdik. İki oğlum var Burak ve Kenan Doruk. Bu yıl oğlum Burak evlendi ve
Hilal adında çok tatlı bir kızım oldu. Burak’ta 5 yıllık çalışma hayatının
ardından pastanenin yönetimine geldi.</p>



<p><strong><em>Resimlerinde isim yok senin…</em></strong></p>



<p>Seneler önce ilk
sergimde açılışa gelen herkesin eline küçük kağıtlar verdim ve dedim ki
“resimlerde isim yok, resmin numarasını yazın ve size hissettirdiği ismi
yazın”. Sonra hepsini topladım, aynı resim için o kadar farklı hisler ve
isimler çıktı ki&#8230; Birisi “bu bana savaşı hatırlattı” derken diğerleri
“mutluluk, pamuk prenses, sevgi”, bir başkası “hüzün” diyor. Yani aslında
herkes kendi içindekini görüyor. İnsanlar bunu bu kadar zengin alabiliyorsa ben
bir isimle sınırlamak istemedim. Sadece bir konsept belirledim. Bu konseptler
genel bir çatı; devamını izleyiciye bıraktım. Çünkü o kendi hikayesinden bir
parça koyacak. </p>



<p><strong><em>Önümüzde hangi projeler var?</em></strong></p>



<p>13 Mart’ta Ankara Art
Sanat Fuarı’na katılacağım, Aysel Gözübüyük Sanat Galerisi’yle. Portakal Çiçeği
Sanat’ta seçki var o da eş zamanlı olacak. İki sergide olacağım yani Ankara’da.
Ayrıca önümüzdeki ay Japonya Tokyo’da açılacak olan karma sergide yer alacağım.</p>



<p><strong><em>Heyecanlandırıyor değil mi?</em></strong></p>



<p>Elbette, hem de insana
bir hedef veriyor. Bir hedefin olması da canlı tutuyor. </p>



<p>İstanbul’da Hakan
Esmer’in başkanlığında Alarm Art diye çok iyi bir grup var ve proje sergileri
yapıyorlar. Ve proje sergileri konusunda Türkiye’de öncüler. Onların yaptığı
bir proje olan 365 diye bir sergi var.&nbsp;
A3, A4, A5 boyutunda tahta üzerine herkes resimlerini yapıyor, onlar
Ankara’da sergilendi, şimdi İstanbul’da Terakki Vakfı’nda sergilenecek. Farklı
farklı sergiler oluyor, onlara hazırlanıyorum. Birkaç tane daha böyle karma
sergiler var.</p>



<p><strong><em>Resim yapmayı hangi eyleme benzetiyorsun?</em></strong></p>



<p>Yaşam, yaşamın kendisi.
Bundan daha canlı, daha sahici bir şey yok. Yaşam gibi inişleri çıkışları var,
kavga ediyorsun resimde, oluşmasını sağlıyorsun, mutlu oluyorsun, keyif
duyuyorsun. Heyecanı, hazzı alıyorsun. Bir şeyler ortaya çıkıyor aynı
çocukların gibi. Aşkla bir arada oluyorsun aynı kocan gibi. Mücadele ediyorsun
aynı yaşam gibi. Yaşamın kendisi sanat&#8230;</p>



<p><strong><em>Nasıl bir annesin?</em></strong></p>



<p>Bilmem ki, onlara
sormak gerek. Elimden geldiği kadar sevgiyle büyütmeye ve onları anlamaya
çalıştım. Onlara her zaman saygı duydum. Çocuklarımı başkalarının yanında zor
durumda bırakacak, despotluk yapacak bir anne olmadım hiç. Onlara her zaman
güven vermeye çalıştım ve onlar da bunu bilip bana her zaman güvenirler. Mesela
bir şeye&nbsp; “hayır” dediğimde onun “hayır”
olduğunu bilirlerdi, ısrar etmezlerdi. Ama bir şeye tamam yapacağım dediysem de
tüm şartlarımı zorlayıp onu yapardım ki bana olan güvenleri kaybolmasın&#8230;</p>



<p><strong><em>Arkadaş ilişkilerinde de belli prensiplerin var değil mi? Saygı önemli senin için&#8230;</em></strong></p>



<p>Saygı önemli, çünkü
neyi veriyorsan onu bekliyorsun, ben de arkadaşlarıma saygılıyımdır, kırmamaya
çok özen gösteririm.</p>



<p><strong><em>Ders almayı bilir misin?</em></strong></p>



<p>Bilirim ama şu var,
kinci değilim. Bir insana çok zor kırılırım, hayatımdan bir insanı çok zor
çıkarırım. Grilerim vardır, önce onu anlamaya çalışırım. Hangi şartlarda, bunu
neden yaptı diye düşünürüm. Anlayabileceğim bir şey ise mutlaka şans veririm.
Siyah ya da beyaz kadar keskin, köşeli değilimdir. Bunu yaptı bitti demem. Ama
gerçekten birini hayatımdan çıkardığımda da tekrar geri dönüşü olmaz benim için
ama çok azdır bu, bir elin parmaklarıyla bile sayılmaz. </p>



<p><strong><em>Resim çok içten ve doğal gelen bir şey, peki eğitimin önemi nedir?</em></strong></p>



<p>Sanatı daha kapsamlı
öğrenip ortaya çıkarmak için eğitim gerekli. Şu da var, diyelim ki o dönemki
eğitim alamadın, artık birçok yolu var ve hiçbir şey için geç değil.
İnternetten, iyi hocalardan, atölye çalışmalarından bir şekilde ders
alınabilecek pek çok yöntem var. Resimde sınır yok. 60 yaşında balerin
olamazsın ama resim yapabilirsin. Resim insana ve insanın her yaşına yakın olan
bir dal. Bir yeteneğin varsa sevincini, hayatını, ruhunu, kızgınlığını her şeyi
alıp yansıtabileceğin bir şansın var. </p>



<p><strong><em>Resmin öğretilebildiğine inanıyor musun?</em></strong></p>



<p>Kesinlikle inanıyorum,
öğretilebilir tabii ki. Resmin bir matematiği var. Ölçüyü, tekniği, boyaları,
deseni, mükemmel bir şekilde çizmeyi sıkı bir çalışmayla öğrenebilirsin. Hobi
düzeyinde her şeyi yaparsın, hobi düzeyinden sanat düzeyine geçmek için de
özgün kimsenin yapmadığı kendi ruhunu yansıtan eserler ortaya koyabilmesi
gerekiyor. Bunu yapabilenler sanat düzeyine geçebiliyor. Eğer mümkün olmuyorsa
hobi kısmında kalıyor. Hobi ya da sanat resim bir yere kadar öğretilir, bir
yerden sonra senin yeteneğinle ve hislerinle özgün bir dil oluşturursa ne ala.</p>



<p><strong><em>Tarihte bir kadın olsaydın nerede yaşamak isterdin? Ne olmak isterdin?</em></strong></p>



<p>Paris ya da İtalya.
Rönesanssın başladığı zamanlarda, Roma ve Floransa. Ve yine ressam olmak
isterdim.</p>



<p><strong><em>Renklerin kadınısın aslında ama senin en rengin hangisi?</em></strong></p>



<p>Bütün renkleri
seviyorum, kırmızıyı, maviyi, royal blue denen tonu çok seviyorum. Sevdiğim
renkler var, beni ben eden çok renk var.</p>



<p><strong><em>Aklının kaldığı bir şey var mı? Keşke şunu yapsaydım, keşke şuraya gitseydim dediğin&#8230;</em></strong></p>



<p>Keşke birkaç dil birden
biliyor, konuşabiliyor olsaydım. Hala bu yaşımda bile “sadece İngilizce değil,
Fransızcayı, İspanyolcayı bilip 3-4 dili akıcı konuşabiliyor olsaydım” diyorum.
O zaman daha çok kendini dünya vatandaşı gibi hissediyorsun. İnterneti daha iyi
kullanıp, kendini daha iyi ifade edip, bilgiye daha çok ulaşabiliyorsun. Ve
resmini kendin anlatabiliyorsun. Daha çok kişiye anlatabilmek isterdim.</p>



<p><em><strong>Resim aşkıyla kocaman bir hikaye yazmış Filiz Pelit. Yaşamının çeşitli dönemleri onun önce resimlerini, ardından sergilerini oluşturmuş. O çocuk kalp “Düş Çocukları”nı hayata geçirmiş, büyümüşler, çerçevelenip asılmışlar, gitgide “Bilge Kadınlar”a dönüşmüşler. Tıpkı kendisi gibi; çocuk kalbini hiç unutmayan bir “bilge kadın” ile görüştüm ben. Rengarenk kal sevgili Filiz…</strong></em></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/resmin-bilge-kadini-filiz-pelit-725">Resmin Bilge Kadını: Filiz PELİT</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/resmin-bilge-kadini-filiz-pelit-725/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofra Muhabbeti: Biraz Aşk Biraz Yemek</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 08:19:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme & İçme]]></category>
		<category><![CDATA[30. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel KÖROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra Muhabbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=859</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sibel KÖROĞLU MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bu ay Sofra Muhabbeti’miz de aşk üzerine&#8230; İzmir’in nefes alanı Kültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda, şömine ateşinde keyifli bir muhabbete hazırız. Konuklarımız TV Programcısı ve İletişimci Peyvend ÖKSÜZ, şair ve yazar, güzel sözcüklerin mimarı Babacan PESENKURDU ve Medya İletişimcisi Berna KAYA. Sibel KÖROĞLU: “Aşk eski &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859">Sofra Muhabbeti: Biraz Aşk Biraz Yemek</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:21% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="230" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sibel-koroglu-megaplus-dergisi-genel-yayin-kordinatoru.jpg" alt="Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü" class="wp-image-860"/></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Sibel KÖROĞLU</p>



<p><strong><em>MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
</div></div>



<p>Bu ay Sofra Muhabbeti’miz de aşk üzerine&#8230; İzmir’in nefes
alanı Kültürpark Tenis Kulübü’nde, ROSE GARDEN 1941’in VIP Salonu’nda, şömine
ateşinde keyifli bir muhabbete hazırız. Konuklarımız TV Programcısı ve İletişimci
Peyvend ÖKSÜZ, şair ve yazar, güzel sözcüklerin mimarı Babacan PESENKURDU ve
Medya İletişimcisi Berna KAYA.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> “Aşk eski bir yalan / Adem’le Havva’dan
kalan” deyip deyip aşksız da yaşayamıyoruz, değil mi? Konseptimiz aşk. Ama önce
İzmir’in bilinen isimleri olarak son zamanlarda neler yapıyorsunuzu soracağım.
Peyvendcim, keyifli işler yapıyorsun ve seni ilgiyle takip ediyoruz. Yemek
konusu biraz daha ön planda galiba senin için. Yaptığın programlarda hep yemek
çevresinde bir sohbet oluyor. Biraz senden inlemek isterim.</p>



<p><strong>Peyvend Öksüz:</strong> On altı yıldır evde yapıyorum. Evimde
misafirimiz yemekle ağırlamaktan keyif alıyorum. Kariyer anlamında hep kurumsal
yerlerde çalıştığım için network’ümle yemek konusunu bir araya getirdik.
Televizyondan teklif gelince iki kez hayır dememe rağmen, sağ olsun Genel
Müdürüm çok ısrar etti ve bugünkü programa geldik. Benim için de çok keyifli
oldu gerçekten. ilk canlı yayınımda işim başladı ve bitti diye düşündüm ama
öyle olmadı. Meğerse içimde varmış. Bu benim hayatımın merkezi olsun da bu
işten para kazanayım diye bir düşüncem olmadı. Çocukluğum televizyon
kanallarında geçti. Mehmet Ali Birand’larla, Tuncay Özkan’larla büyüdüm. Star
TV’nin ilk açıldığı dönemlerdeki havayı soludum. Körfez Savaşı zamanlarında
televizyonda yattığımı bilirim. Dolayısıyla tıpkı sahne tozu yutanlar gibi
etkilendim televizyon tozundan. Bu işi yapıyor olmaktan çok mutluyum.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Programının farkı ne?</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Ben işi farklı yapmayı
seviyorum. Hep daha iyisini hedefledim. Yemek programları ağırlıklı olarak ev
kadınlarını hedef kitle olarak alır. Ben biraz profesyonel dünyaya seslenmek
istedim. Konuklarımı da o şekilde seçtim. Diyelim ki bir ev kadınını
ağırlıyorum, onun da mesela kitap yazmış olanını tercih ettim. İstanbul’dan
İzmir’e gelen tiyatro sanatçılarını programıma taşıdım. Programıma başlarken de
dediğim gibi hayatın ve iletişimin aslında mutfaktan başladığını, sofraya
oturulduğunda tüm ailenin toplanarak bir iletişime geçtiğini düşünüyorum. Kadın
mutfakta mutlu olursa yaptığı yemeklere aşkla yaklaşır. Bu aşkı önemsiyorum.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Babacan, ya sen neler yapıyorsun son
dönemlerde?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Yaklaşık iki üç yıldır
çıkartmaya çalıştığım bir kitabım var. Arada bir tane daha kitap çıkarttım. İki
antoloji, bir de deyimler sözlüğüne katkım oldu. İki şiir, iki deneme kitabı,
bir de romanım var. Agora’da Bir Delikanlı: İskender, Aşeka, Ayık Ol Sebastian.
Serinin ikinci İskender, Nazi Kampı’ndan başlayıp geri dönüşlerle çeşitli
dönemlerin yaşayış ve inançlarına değiniyor ve tekrardan günümüze kadar
ulaşıyor. Nasip olursa Şubat sonu Mart başı gibi kitabım çıkmış olacak.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Çok aktifsin sevgili Berna. Pek çok yerde
seninle karşılaşıyoruz. Sen neler yapıyorsun bu aralar?</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg" alt="Sofra Muhabbeti, Röportaj, MegaPlus Dergisi 30. Sayı" class="wp-image-863" width="675" height="449" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2.jpg 900w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2-300x199.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/sofra-muhabbeti-megaplus-dergisi-30.sayi-2-768x510.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 675px) 100vw, 675px" /><figcaption>Peyvend ÖKSÜZ, Babacan PESENKURDU, Berna KAYA. Sibel KÖROĞLU</figcaption></figure></div>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Biliyorsun medya
iletişimi sektöründeyim. Belirli bir dönem Tercüman’da yazılar yazdım. Ben de
Peyvend gibi kadınları çok önemsiyorum. Başarıya ulaşmış kadınların
tasvirlerini yaptım. Hala röportajlarla devam ediyorum. İnsanları ön plana
çıkartmayı seviyorum. Kendimi geliştirmeyi ve bu amaçla eğitimler almayı da
seviyorum. Kişisel gelişim konusuna eğildim. Enerji terapistliği ve ilişki
koçluğu yapıyorum. Hem yazarak hem de enerjimle dokunarak beş yüz kişinin
yaşamına dokunmuşum. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> İlişki koçluğundan bahsettin. Kişiler sana
tek mi geliyor yoksa ilişkisi olan kişilerle mi?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Bireysel. Daha çok
ilişkisinde bir sorun olduğunu düşünenler ve bu sorunu içselleştiren taraflarla
çalışıyorum. Kişi değiştikçe bu durum ilişkiye de yansıyor. Karşısındakiyle
empati kurabiliyor ve onu daha iyi anlayabiliyor. Kendisindeki değişimi tüm
hayatına yansıtabiliyor. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Bir de bu aralar
tiyatroya merak sardın sanırım.</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Özel bir grupla Kuvayı
Milliye’yi canlandırıyoruz. Yılsonunda sergileyeceğiz. Benim için çok keyifli
bir çalışma bu. Dediğim gibi, öncelikle kendimiz besliyorum ve böylelikle
insanlara daha faydalı olacağıma inanıyorum. Tiyatroyu tanımak çok güzel. Derin
ve güzel bilgiler var. yazarları daha derin tanımak çok doyurucu. Hazırlık
süreci de aynı şekilde. Ve tabi, vazgeçemediğim sosyal sorumluluk projelerine
mutlaka devam ediyorum. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Babacan, çok yakışıklı bir adamsın. Bir
dönem modellik yaptığını da biliyorum. Neden sahnede olmayı seçmedin?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Aslında sahnedeyim ama
ilk çıktığım şekilde değil. Yıllar önce Şafak Abla ile (Şafak Fişek)
İstanbul’da Gaye Sökmen’de çalıştım. Geçen gün fark ettim ki aslında ben hep
hayalini kurduğum şeyleri yapmışım. Bunu da ne zaman fark ettim biliyor musun?
Biz de eşim Yeliz ile Berna’nın seanslarından birine katılmıştık. Tema ilişki
değil, kendi özümüzle ilgili idi. Ondan sonra da hayatımızda ne gibi
değişiklikler olur ya da olmaz diye baktık. Bende enteresan bir şey oldu;
hayalini kurup düşünceye geçirdiğim her şeyi gerçekleştirmişim. Sonra insan
neyin hayalini kurar diye düşündüm; elbette sevdiği şeylerin. Olmasını
istediğim her şeyi yaşıyorum. Bu nedenle de Allah’a, evrene, yaratıcıya, her
şeye şükrediyorum. Sahneye gelince; sahne yapıyorum ben. Daha da yapacağım.
Güzel bir PR şirketi olsa belki her şey daha farklı olurdu. Bende her şey var. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Şiirlerini sahneledin, biliyorum.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Şiir kitabımın ilk
çıktığı aylarda gidişat beni pek memnun etmedi. İnkılap Kitabevi’nin Ege Bölge
Müdürü ile ne yapalım diye düşündük. Kendimden yola çıktım. Müziği, rock’ı,
cazı, arabeski seviyorum. Hepsi bir arada olsun, bunların arasında biraz
teatral bir dokunuşla stand upvari bir program yapalım dedik. Alsancak Hayal
Kahvesi, Bornova Hayat Park derken altı yıl her ay bir sahne aldım. İstanbul
Levent Tenis Kulübü, Antalya Kaleiçi, Bursa Hayal Kahvesi, Ankara derken proje
büyüdü. Bu arada başka işlerim de var, biraz yorulduğumu fark edince
yavaşladım. Ama yeni projeler de var. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU: </strong>Aranızda ilk görüşte aşk yaşayan var mı?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Ben çok yaşadım. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Bir insan kaç kere aşık olur sizce?</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ: </strong>Bence hepimiz “çok kez”
diye düşünüyoruz.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU: </strong>Aynı anda iki kişiye aşık olunur mu sizce?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Olunmaz.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Olunmaz. Kalp sadece
bir kişiye aittir.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Olunduğu sanılır ama
olunmaz. Bunun gibi bir şeyler yaşadım ben aslında ama sonra anladım ki aslında
yaşadığım şey aşk değilmiş. İstanbul’da yaşadığım zamanlardı. Hayatımda biri
vardı. Bir başkasıyla tanıştım, biriyle beraber olup olmadığımı sordu. Evet, birisi
var dedi. İyi o zaman deyip kalktı, ayaklarına kapandım gitme diye. Ona
“Gidemezsin” diye bir şiir yazdım ve gitmedi. </p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ: </strong>Ben aşk için sonuna
kadar mücadele etmeyi seviyorum. Elimden geleni sonuna kadar yapıp sonrasında
gidip gitmemeyi karşımdakine bıraktığım için, içim çok rahat oluyor. Sadece aşk
için değil, genel olarak mücadele etmeyi seviyorum.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> İlk aşkınızı hatırlıyor musunuz?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Evet, hatırlıyorum.
Emre. Tabi ki ilkokuldaydım. Sonra kendisiyle karşılaştım ve “ben sana
okuldayken aşıktım” dedim. Annemin arkadaşları anlatır, kreşteyken Alper diye
bir çocuk vardı. Derya diye de bir arkadaşım vardı. İkimiz de Alper’e aşıktık.
Alper’i kapının arkasına sıkıştırıp “seninle evleneceğiz” diyorduk. Aramızda
“ben evleneceğim, hayır ben evleneceğim” kavgası yapıyorduk, Alper de “hayır
ben pilot olacağım, kimseyle evlenmem” diyordu. Ben de ona “anneme uçak
aldırırım, seninle evlenirim” dedim. Alper şimdi mimar ve Norveç’te yaşıyor.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Hatırlamaz mıyım?
Öldüm öldüm dirildim ilk aşkım için. Yazlıkta, ilkokul sonları, teyplerin
omuzlarda gezdiği zamanlar… Fırat diye bir çocuk vardı; platonik bir aşk
yaşıyorum. Yazlığımız satıldı, oradan ayrılacağız, yemiyorum, içmiyorum,
perişanım. Herkes ev satıldı diye üzülüyorum sanıyor, benim tek derdim Fırat.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Hatırlıyorum tabi ki;
hâlâ da görüşüyorum. İsmi Sedef’ti. O da evlendi, bizim oğlandan iki yaş büyük
bir oğlu var. Ben okulun futbol takımındaydım, o da hentbol oynuyordu.
Bizimkisi biraz spor aşkıydı.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Evlilikte aşk bitiyor mu?</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Aşk her zaman biter.
Onu gördüğünde bütün dünya anlamını kaybediyorsa, aşk böyle bir şeyse, onun
için birçok emek vermek zorundasın. Aşıkken yapıyorsun da zaten; çok tolerans
gösteriyorsun, yapmam dediğin şeyleri yapıyorsun. Bence aşkı sürekli taze
tutmak için önce ben olmalı. Önce ben olduğu zaman aşk daha canlı kalıyor.
Yeliz-Babacan Pesenkurdu olmaya başladığı zaman Yeliz kendini görüyor. Kendini
görmek istediğinde aynaya bakıyor. Beni ben olarak görmeli ki aşk sürsün&#8230;
Aşkta ince ve zarif olmak gerek ama kadınlarda odun erkekleri sevme özelliği de
var sanırım. Aşkta özveri önemli, senin sevdiğin bir şeyi sevmese bile senin
için yapabiliyorsa bu çok değerli.</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Âşık olmak bizi seçici
yapıyor. Tek bir insanla yol alıyorsun, gözün hiçbir şey görmüyor. Sadakat duygun,
güven duygun, bütün auran değişiyor. Evlilik için bunlar da önemli. </p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Emek vererek, zamanla
beslenen aşk çok önemli bence. Ben mesela eski kocama âşık olmadım ama onun
bana olan çok büyük aşkı benim daha çok âşık olmama sebep oldu. </p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Unutamadığınız bir aşk filmi var mı?</p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Titanik, Sil baştan,
Casablanca, Unutursam Fısılda, İncir Reçeli.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Titanik.</p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Black, Mustafa
Hakkında Her Şey.</p>



<p><strong>Sibel KÖROĞLU:</strong> Unutamadığınız bir
Sevgililer Gününüz oldu mu?</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Hepimizin elbette
olmuştur. Mesela ilkokulda okurken bize Sevgililer Günü değil Sevgi Günü
yapmayı öğrettiler. Sevdiğin bir arkadaşına git ve ufak bir meblağ ile hediye
al ya da kendi emeğinle ona bir hediye hazırla dediler. Kendi elimizle
sevdiğimiz bir arkadaşımıza böyle bir hediye hazırladık. Ben Sevgililer
Günü’nü, Sevgi Günü diye öğrendim okulda. Özel günleri çok sevmiyorum çünkü bir
şeyleri tek bir güne sabitlemeyi sevmiyorum. Mesela 14 Şubat’ta bir otelde
sevgilimle oturup şarap içmek istemiyorum; tamamen bir ticaret benim için. </p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Sevgilimin beni
tanıyıp, bana yönelik bir şey yapmasını isterim. Ne sevdiğimi bilmeli… Bir
defasında Sevgililer Günü’nde kavgam olmuştu. Çok güzel bir hediye alarak
gelmişti, “Sen bilmiyor musun benim çikolata sevdiğimi? Bunu özel bir gün için
yapma, markete gittiğinde Berna bunu sever diyerek sıradan bir günde beni
düşünüp getir, bu beni daha çok mutlu eder” demiştim. Bu kavgayı yapınca da
hiçbir şeyi beğenmiyor oluyorsun. </p>



<p><strong>Babacan PESENKURDU:</strong> Hayattaki her şeyin,
aşkın da özü; emek. Emek sarf etmek gerekiyor. Ben Yeliz’e evlenme teklifini
onun yaş gününde yapmıştım. Evlenme teklifi ederken ben bu kadınla mutlu
olabilir miyim diye düşünmedim, bu kadınla evlenebilir miyim diye de
düşünmedim, hiçbir şey düşünmedim. Sadece o anı yaşadım. Çilekleri toplayıp, o
yaz sıcağında Temmuz’un 1’inde çilekli pasta yaptım ve yüzüğü de içine koydum.
Evlenme teklifi ettim.</p>



<p><strong>Peyvend ÖKSÜZ:</strong> Konu konuyu açtı
aklıma geldi. Çok istediğim bir film vardı eski kocama “Beraber gidip
izleyelim” dedim asla gitmeyeceğini söyledi. Hâlbuki ben çok istiyordum ve
benim için bunu yapabilirdi. Şimdi sevgilim böyle bir film olduğunda kendisi
bana hatırlatıp benim tarzım değil ama sen çok istediğin için bilet alıp
beraber izleyelim diyor. İşte bu emektir, karşındaki kişinin mutluluğu için
emek sarf etmek bir şeyler yapmak çok önemli. </p>



<p><strong>Berna KAYA:</strong> Benim babam üçüncü
evliliğini 70 yaşında yaptı ve çok âşık olarak evlendi. Ama evlenmeden önce de
annemin mezarına giderek ona hürmetini de gösterdi böyle saygı dolu ve emek
dolu bir ilişki benim için çok değerli. Şimdiki eşiyle çok mutlular.</p>



<p><strong><em>Sibel
KÖROĞLU: Sohbete gerçekten doyamadım. Ama bir şekilde de bitirmem gerekiyor.
Çok teşekkür ederim bu keyifli sohbet için. Aşkla yaptığınız her şeyin
dilediğiniz kadar sürmesi dileğiyle…</em></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859">Sofra Muhabbeti: Biraz Aşk Biraz Yemek</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/sofra-muhabbeti-biraz-ask-biraz-yemek-859/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
