<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Süheyla Yengi | MegaPlus Dergisi</title>
	<atom:link href="https://megaplus.com.tr/etiket/suheyla-yengi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<description>Magazin, Aktüalite ve Yaşam Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Jun 2019 11:44:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/favicon.ico</url>
	<title>Süheyla Yengi | MegaPlus Dergisi</title>
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÖZEL RÖPORTAJ: SÜHEYLA YENGİ</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-suheyla-yengi-583</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-suheyla-yengi-583#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MegaPlus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2019 12:03:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[33. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Süheyla Yengi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=583</guid>

					<description><![CDATA[<p>Röportaj: İnanç Andaş Fotoğraflar: Uygar Taylan Kadim dostu Sezen Aksu’nun, kardeşi Aşkın Nur Yengi’den önceki vokalistiydi. Sonra asistanı oldu ve 20 yıl onunla aynı evde yaşayarak eli ayağı oldu. Pek çok Pop Star yarışmacısı onun şan dersleriyle performansına hazırlandı. Güçlü pek çok sesin ortaya çıkışında büyük emekleri var. Konservatuar mezunu ve şan hocası Süheyla Yengi, &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-suheyla-yengi-583">ÖZEL RÖPORTAJ: SÜHEYLA YENGİ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Röportaj: İnanç Andaş</strong> <br><strong>Fotoğraflar: Uygar Taylan</strong> </p>



<p>Kadim dostu Sezen Aksu’nun,
kardeşi Aşkın Nur Yengi’den önceki vokalistiydi. Sonra asistanı oldu ve 20 yıl
onunla aynı evde yaşayarak eli ayağı oldu. Pek çok Pop Star yarışmacısı onun
şan dersleriyle performansına hazırlandı. Güçlü pek çok sesin ortaya çıkışında
büyük emekleri var. Konservatuar mezunu ve şan hocası Süheyla Yengi,
hayranlıkla takip edilen muhteşem seslerin gizli sihirli dokunuşu…</p>



<p><strong>Süheyla Yengi kimdir, müzikle ilk tanışmanız nasıl gelişti ve müzik
hayatınız nasıl ilerledi?</strong></p>



<p>İlkokul 3. sınıfta öğretmenim
Nermin Tüzer’in müziğe olan yeteneğimi fark etmesiyle başladı her şey. Ailemi
okula çağırdı “Süheyla müziğe karşı çok duyarlı ne yapmayı düşünüyorsunuz?” dedi.
Bu konuşmanın ardından kendimi mandolin çalmak üzere Fehime Ünlü adında çok
ünlü bir öğretmenle karşı karşıya buldum. Mandolin çalmayı öğrendikten sonra
kulağımın çok iyi olduğunu ve başka enstrümanlara da geçiş yapmam gerektiğini
söylediler. Böylelikle keman çalmaya başladım. İlkokul 4. sınıftaydım. O
zamanlar konservatuarlar sanat eğitimi veriyordu şimdiki gibi üniversitelere
bağlı değildi. Bir taraftan öğretmenim Fehime Hanım beni konservatuara götürdü
orada sınava girmemi sağladı. Şimdiki yarı zamanlı sistem gibi orada eğitime
başladım. Çok uzunca bir zaman keman eğitimi aldım. Şimdiki Kadıköy
Konservatuarı yani İstanbul Devlet Konservatuarı olan okulda eğitimime
başladım. Uzunca bir zaman Macar asıllı bir hocadan keman eğitimi aldım ve
oradan mezun oldum. Eş zamanlı olarak tabii ki ortaokul ve lise devam etti.
Müzik hep hayatımda oldu. 14 yaşlarındayken Darbaş diye bir kemancının Çigan
Grubunda keman çalmaya başladım. İstanbul’un en önemli müzikhollerinden Folie
Berjel’de sahneye çıktım. Türk müziğine olan merakım sebebiyle Fatih’te Hüseyin
Saadettin Arel’in 1947’de kurmuş olduğu İleri Türk Musikisi Konservatuarı
Derneği’nde Türk Müziği eğitimi almaya başladım. Kemanda makamsal şarkılar
çalabilmek için Suat Kövenç diye Türk müziğini çok iyi bilen bir hanımefendiden
ders almaya başladım. Aydın Oran diye çok sevgili bir öğretmenim de vardı.
Onlarla birlikte Türk müziğinde ilerledim. Yine bu konservatuarın bir korosu
vardı orada yer aldım, en küçük korist bendim. Öyle kıymetli bir yerdi ki hem
derslere giderdim haftasonları da oranın temizliğini yapardım hiç oradan kopmak
istemezdim. Oradan da mezun oldum. Ardından İstanbul Üniversitesi’nde Basın
Yayın okudum. Ancak bu dönemlerde de müzik hayatımdan eksik olmadı hiç.
Konservatuarların üniversitelere bağlandığını öğrendiğimde tekrar sınava
girerek İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuarını kazandım ve müziğe devam
ettim. 1980 yılında okulda bir audition’a katıldım. Onno Tunç ve Atilla
Özdemiroğlu büyük bir orkestra kuruyordu oraya girmeye hak kazandım. Önemli bir
sanatçının ekibi olacağımızı biliyordum fakat bu sanatçının kim olduğunu
bilmiyordum. Bir gün bu sanatçının evinde prova olacaktı hep birlikte
Sarıyer’de Gül balaban yalısına gittik bir küçük hanım geldi, kendisi Sezen
Aksu’ydu. Orada Sezen’le tanıştım ve 1980 itibariyle orkestra ekibinde
çalışmaya başladım. Sonra Sezenciğimin teklifiyle sahne arkasında da bulundum.
Sahne üstünde ve sahne gerisinde olan beraberliğimiz 2001 yılına kadar devam
etti. İşte müziğe başlamam ve devam etmem böyle oldu. Bu süreçte tabii
konservatuardan da mezun olup pedagojik formasyon eğitimimi aldım.
Eğitmenliğimi aktive etmek istedim. 2001’den itibaren bugüne dek eğitmenliğime
devam ediyorum ve ölene kadar da devam ettirmek istiyorum, işimi çok seviyorum.
</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/suheyla-rengi-ozel-roportaj-megaplus-dergisi-33.sayi-2.jpg" alt="Süheyla YENGİ - Özel Röportaj MegaPlus Dergisi 33. Sayı" class="wp-image-585" width="488" height="731" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/suheyla-rengi-ozel-roportaj-megaplus-dergisi-33.sayi-2.jpg 650w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/suheyla-rengi-ozel-roportaj-megaplus-dergisi-33.sayi-2-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 488px) 100vw, 488px" /><figcaption>Süheyla YENGİ</figcaption></figure></div>



<p><strong>Uzun ve başarılı kariyerinizde hangi sanatçılarla birlikte çalıştınız?</strong></p>



<p>Elbette ki çok uzun yıllar Sezen
Aksu ile çalıştım. Kayahan ile birebir çalışma fırsatım oldu. Çok güzel çok
değerli günler geçirdim, 1995 ile 1998 arasında kısa bir dönemdi ama çok şey
öğrendim kendisinden. Tabii ki bir sürü sanatçıyla beraber çalışıp
organizasyonlar yaptım ama birebir olarak bu iki isimden bahsedebilirim. Daha
sonra ses yarışmalarının televizyonda yer almaya başladığı dönemlerde Popstar
yarışmasında yarışmacıların bir eğitim süreci olması gerektiğini düşündüm.
Sevgili Osmantan Erkır’ın şirketi olan STR Yapımcılık ile görüşüp
yarışmacıların eğitim programına alınması gerektiğine karar verdik. 9 yıl
boyunca Popstar Alaturka devam ederken orada eğitmenliğimi sürdürdüm. Sahada
çalışmak benim için de çok faydalı oldu. 3 ay gibi çok kısa bir zamanda nasıl
şarkı söyletilir pratiğini yaptım. Benim için de çok kıymetli zamanlardı her
zaman müteşekkir oldum kendilerine. </p>



<p><strong>Bir Annesiniz. Kızınızla bağınız nasıl? Bu kutsal görevi nasıl
anlatırsınız?</strong></p>



<p>Zeynep benim için çok kıymetli
bir evlat. Hem arkadaş, hem kardeş, zaman zaman o bana anne, zaman zaman ben
ona. Çok yakın ve çok sağlıklı bir ilişkimiz var. Zeynep zaten doğduğu andan
itibaren çok şahsına münhasır bir çocuktu. Bende yok yoktur, her istediğini
yapmışımdır ama o da hiç şımarmadı. Evet, arkadaşız ama ben anneyim. </p>



<p><strong>Profesyonel iş hayatı ile özel hayat birbiriyle iç içe geçti mi?</strong></p>



<p>Özel hayatıma işimi karıştırmadım
diyemem çünkü benim günlerce evime gelmediğim zamanlarım oldu. Özel hayatım ile
iş hayatım hepsi birbirine karışmış vaziyetteydi. Ancak bu durum bana
huzursuzluk, mutsuzluk vermedi. Ahmet de bunu çok anlayabilen biriydi ve biz
böyle devam ettik. Eve geldiğimde de sık sık işimden bahsederdim. İşim daha
öncelikliydi diyebilirim. </p>



<p><strong>Yaşamınız boyunca “keşke yapmasaydım” deyip pişman olduğunuz ya da “iyi
ki yapmışım” dediğiniz bir hikâyeniz dediğiniz oldu mu?</strong></p>



<p>İyi ki müzikle tanıştım,
öğretmenimi her zaman sevgiyle anıyorum. İyi ki böyle bir şeyin başlangıcına
vesile oldu. Aslında ailemde de müzik var. Dedem Neyzen Tevfik’in ekibinde ney
üflermiş ama bir yerlerde kopmuş müzikle olan bağ. Benimle beraber tekrar
başladı ve ailemizin devamında bütün çocuklar da müzikle ilgilendi. </p>



<p>“Keşke yapmasaydım” dediğim bir
şey olmadı hayatımda. Ben şanslı biriyim istediğim her şeyi yapabildim. “Keşke
yapmasaydım” dediğim bir şey olmadığı gibi “keşke yapsaydım” dediğim bir şey de
olmadı çünkü yapmak istediğim her şeyi yaptım.&nbsp;
</p>



<p><strong>İzmir sizin için ne ifade ediyor? İzmir’e gelme sıklığınızdan bahseder
misiniz?</strong></p>



<p>Bütün Ege’yi ve İzmir’i çok
seviyorum. İzmir’de 1980 itibariyle Fuar zamanı çok fazla gecelerimiz oldu ve
orada kalıp şehri tanıma fırsatım da oldu. İzmir’in dokusunu, denizini,
yemeklerini, insanlarını çok seviyorum. İzmir çok uygar bir şehir. Fırsat
buldukça da İzmir’e gitmeye çalışıyorum.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/suheyla-rengi-ozel-roportaj-megaplus-dergisi-33.sayi-3.jpg" alt="Süheyla YENGİ - Özel Röportaj MegaPlus Dergisi 33. Sayı" class="wp-image-586" width="450" height="675" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/suheyla-rengi-ozel-roportaj-megaplus-dergisi-33.sayi-3.jpg 600w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/suheyla-rengi-ozel-roportaj-megaplus-dergisi-33.sayi-3-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /><figcaption>Süheyla YENGİ</figcaption></figure></div>



<p><strong>LONCA ON AIR’den okuyucularımıza bahseder misiniz?&nbsp; </strong></p>



<p>Lonca benim kurduğum bir sistem
değil. Lonca sistemi Sezen Aksu’ya ait bir sistemdir. Burası profesyonel olarak
da hizmet vermekte ama burada çalışan müzik üreten birçok müzisyen arkadaşımız
var, onlar kendi işlerini de yapmaktalar. Burası ortak kararlar ile yürür.
Tabii ki Sezenciğimin buradaki varlığı çok önemli. Ben de Lonca’ya ses eğitmeni
olarak katıldım. Zaten bu sistemin içindeydim ama şimdi derslerimi burada
vermekteyim. Çok kıymetli bir yer. Öğrencilerim belli bir noktaya geldikten
sonra eğer üretense kendi şarkılarını mutlaka burada stüdyoda deneyimliyoruz.
Benim için çok faydalı öğrencilerim için çok faydalı çok özgür şahane bir
yerdir Lonca.</p>



<p><strong>Malum, sosyal medya çılgınlığı son yıllarda aldı başını gitti. Şimdi
onsuz neredeyse adım atılmıyor, sizin sosyal medya hakkında görüşünüz nedir?
Müziğe olumlu yanlar kattı mı sizce?</strong></p>



<p>Önceleri nasıl olur, uyum sağlar
mıyım diye bakıyordum sosyal medyaya. Ancak iyi kullandığınız zaman sosyal
medyanın çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Herkesin kendi medyası var. İsterse
şarkısını söyler, klibini çeker yükler. Kendini anlatabilir. Instagram’daki her
hesap bir kartvizit aslında. </p>



<p><strong>Şan dersleri almak için kapınızı aşındıran çok talebeniz var. Size ders
almak için başvuranlarda her hangi bir meziyet arayışınız oluyor mu yoksa herkese
stüdyonun kapıları açık mı?</strong></p>



<p>Tabii ki arıyorum. Ses ve kulak
hassasiyeti çok önemli. Ses eğitilebiliyor yeter ki kulak hassasiyeti olsun.
Uzunca bir yol söz konusu. Ben geldim şarkı söyleyeyim diye olmuyor, emek
vermek gerekiyor. İstikrar çok önemli. Ses kası dediğimiz iki tane kas ve onun
hafızası var. Eğer istikrarlı çalışırsanız benim programımda bir yıl içerisinde
düzgün şarkı söylemeyi öğreniyorsunuz. Ama tabii ki yorum başka bir şey. </p>



<p><strong>Yoğun temponuz içerisinde boş zamanınız oluyor mu, kendinize kaliteli
bir zaman ayırabiliyor musunuz? </strong></p>



<p>Derslerimden kalan zamanlarım
oluyor elbette. Son dönemlerde haftanın bir gününün 5 saatini yeni çıkan
kitaplara ayırıyorum. Dergi karıştırmayı çok seviyorum. Kitapları elimde
tutmayı başucuma koymayı dokusunu hissetmeyi de çok seviyorum. Kitabın önsözünü
son sözünü okumak benim için çok keyifli. Yürüyüş yapmayı, bahçede çiçekle
toprakla vakit geçirmeyi çok seviyorum. </p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-suheyla-yengi-583">ÖZEL RÖPORTAJ: SÜHEYLA YENGİ</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/ozel-roportaj-suheyla-yengi-583/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
