Röportaj

Sofra Muhabbeti: Aylin Cenker

Sibel KÖROĞLU - MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü

Sibel KÖROĞLU

MegaPlus Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Biraz Dostluk… Biraz Yemek…

Bu kez konuğum MegaPlus okurlarının çoğunun gece hayatından tanıyacağı, pek çok mekânda kendilerini güler yüzle karşılayan, benim için “baba yadigârı” diye tanımlayabileceğim Sevgili AYLİN CENKER. Neden baba yadigârı? Aslında Aylin’le benim babalarımız arkadaştı; her ikisi de nur içinde yatsın. Ben onu babası vefat ettikten çok kısa süre sonra, yine bir arkadaşımızın babasının cenazesinde tanıdım. İki kadim dostun, iki meslektaşın babalarını yitirmiş iki genç kadındık o anda. Birbirimizde babalarımızın kokusunu bulduk. Önce tanış olduk, sonra arkadaş.

Mesleğim icabı, e biraz da sevdiğimden İzmir’in güzel mekânlarında sık sık karşılaştım Aylin’le. Benim için sürprizlerin kadınıdır kendisi; doğum günüm için hazırlanan sürpriz partilerde de mutlaka parmağı vardır.

Dergimizin bir çekimi için OKEANOS BEACH’ten içeri girdiğimde karşıma çıktı bu kez; gerçekten şaşırdım. Bir anda Sofra Muhabbeti için düşündüğüm konsepti erteleyip Aylin’i konuk etmeye karar verdim.

Neler yapıyorsun diyerek başlamak istiyorum…

Bu piyasada sürekli bir çalışma azmi ile devam ediyorum. Restoran, otel gibi bir takım işletmelerde bulunuyorum. Şimdi ise gündüzleri beach, akşamları meyhane olan Okeanos’da halkla ilişkiler müdürü olarak görev almaktayım.

Seviyorsun bu işleri…

Seviyorum ama bazen çok yorucu olduğu için “işi bırakacağım” desem de yine bu meslek beni içine çekiyor.

En son konuştuğumuzda daha dingin bir şeyler istiyorum demiştin…

Dedim, sonra kendimi dağ evine kapattım. Bir müddet sonra içimdeki enerji yine ortaya çıktı.

İki tatlı çocuğun var…

Kızım Aleyna 21, oğlum Rüzgar 9 yaşında. Oğlum Çeşme’de, kızımın da üniversite mezuniyeti var. Ekonomi Üniversitesi’nden mezun oluyor ve ben en az onun kadar heyecanlıyım. 

Kızın hangi bölümden mezun oldu?

Turizm ve otel işletmeciliği. Ama aynı zamanda personel trainer’lık da yapmak istiyor. Sağlıklı beslenme ve spora bayılıyor. Onun hedefleri çok farklı ama bir tanesinde yoğunlaşacak zamanla. Ben her zaman onu destekliyorum.

Peki ya oğlun?

Oğlum SEV’de okuyor. Liseyi Amerika’da okutmayı planlıyoruz. Halası Manhattan’da yaşıyor, onun yanına gidebilir.

Çocuklarının sanatsal yönleri de var değil mi? İkisi de sana çekmiş.

Evet var, benden geçmiş. Ben de iyi şarkı söyleyen ve beste de yapan bir kadınım. Oğlum gitar, kızım da keman ve piyano çalıyor. Çok iyiler ikisi de.

Genç anne olmak nasıl bir duygu?

Harika bir duygu. Herkese tavsiye ederim. Onlarla beraber büyüyorsun, öğreniyorsun.

aylin cenker röportaj, sofra muhabbeti, megaplus dergisi 35. sayı

İzmir’de ne yapmayı planlıyorsun kışın?

Aslında şu an emlakçılık ile bu işi bir arada yürütüyorum. Emlak işini biraz dışarıdan yapıyorum. Arkadaşlarım benim sosyal medyamı kullanıyor ve kazançlarına da beni ortak ediyorlar. Bana da cazip geliyor bu iş. Çünkü zaten biliyorsun, insanlarla iç içe olan işleri seviyorum. İleriki zamanlarda Urla’da bir ofis açmayı planlıyorum.

Hep böyle bir kıyı kenti istiyorsun…

Evet çünkü hep kalabalıklar ile çalıştığımız için bir süre sonra insanlardan biraz daha uzakta olmak istiyorsun. Artık kalabalık beni yoruyor. Daha sakin, dingin, daha az insan olan yerlerde bulunmayı tercih ediyorum.

Hedefin, 10 yıl sonrası için planların var mı?

Var. Bütün bekâr arkadaşlarımı alıp genç evi diye bir isim koyup, evi planlayıp ortak edip asla evlenemeyen arkadaşlarımızla orada yaşlılıkta kağıt oynamayı hayal ediyorum.

Burada yeni başladınız ama enerjini buraya da yansıttığını düşünüyorum. Neler olacak bu yaz Okeanos’da?

Burası alışılagelmişin dışında, A plus bir aile ortamı sunuyor. Gençlere hitap eden her yerden, bangır bangır müzik olan beachlerden daha farklı. Tabii ki de gençlerin de gelebileceği ama daha dingin, daha keyifli bir ortam sunuyor. İnsanların arzu edebileceği bir sürü alan yaratılmış burada; kumsalı var, platformu var, deniz havuzu var. Hangini istersen o seçeneği sana sunuyor. Bu sakinliği ve dinginliği koruyarak elbette çeşitli eventler de yapılacak. Adını duyurmaya başladı. Benim misafirlerim de tabii ki geliyor ama en büyük amacım gelen misafiri burada stabil kılmak, memnuniyetlerini sağlamak… İşimi çok severek yapıyorum. İnsanların yüzünde mutlu ifadeyi görmeyi sevdiğim için bu işi de seviyorum diye düşünüyorum.

Bu iş aslında farklı yapılarda insanlarla karşılaşılan zor bir iş. Hep çözüm üretmelisin.

Mesleğim gereği durumlar karşısında çabuk karar alıp uygulamak zorunda kalabiliyorum. Çözüm odaklıyım ve işim de zaten bunu gerektiriyor.

Peki işin içinden çıkamadığın durumlarda ne yapıyorsun?

Mümkün olduğunca zarafetle çözümlemeye gidiyorum. Ama bazen sizin de yapabileceğiniz bir şey kalmıyor. O zaman da diğer misafirleri rahatsız etmemek adına kibarlıkla hesap gönderiyorum.

Kırmızı çizgin nedir?

Benim kırmızıçizgim onur, gurur, ahlak gibi konular. Ahlak dışına çıkılıp laubalilik, ukalalık yapıldığında acayip sinirleniyorum.

Öfke kontrolün nasıl?

Çok şükür var, eskiden pek yoktu. Ama insan bunu törpülemeli diye düşünüyorum hele de bir anneysen…

Bu işi yapmak isteyenlere tavsiye eder misin? Mesela kızın da bu işi yapmak istese?

Biliyorsun ben canlı müzikte çok bulundum, gece saatlerce sabahlara kadar çok çalıştım. Beach işi de aynı şekilde sabah erken saatlerden geceye kadar süren bir iş. Dolayısıyla çok emek ve sabır ve enerji istiyor. Tabii ki bu zorlu işi kızıma tavsiye etmem ama kendisine ait küçük bir restoranı olsun, mezelerini kendi yapsın, böyle bir şey isterim. Eli de çok yatkındır.

aylin cenker röportaj, sofra muhabbeti, megaplus dergisi 35. sayı

Birlikte mutfağa giriyor musunuz?

Evet, beraber mutfağa giriyoruz. Ben mutfağı çok severim zaten. Kızım da beni izleye izleye mutfağı sevmeye başladı.

Ben bunu çok iyi yaparım dediğin yemek nedir?

Etli kuru fasulye, karnıyarık.

Uzun zamandır bekârsın, var mı hayatında bir heyecan?

Ben çok duygusal bir kadın olduğum için biri bana sevgi ile yaklaşınca hemen inanıyorum. Heyecan zaman zaman oluyor ama sonra geçiyor.

Aşka inanıyor musun?

İnanıyordum ama artık tecrübeden mi desem, bir de 2 tane evlat olunca kolay kolay âşık olunmuyor.

Çocuklarının babalarıyla da aşk evliliği mi yapmıştın?

Evet ikisiyle de aşk evliliği yapmıştım. Şu an ikisiyle de iyi arkadaşım. Çocuklarımın mutluluğu için zor olsa da bu dengeyi çok güzel kurdum. Ben de ayrılmış anne babanın çocuğuyum ve çocuğun o durumda ne hissettiğini biliyorum, onlar için bir araya geliyorum.

İlk aşkını hatırlıyor musun?

Evet, hatırlıyorum. Yüksel diye sarışın bir çocuktu. O şarkılar söylerdi, ben de aşkından ağlardım. Aşkın Nur Yengi’yi walkman’e takıp gözyaşlarımı tutamazdım, 7 yaşındaydım…

Bir daha hiç karşılaştın mı onunla?

Hayır, hiç karşılaşmadım…

Karşılaşan hatırlar mısın? Anlatır mısın?

Evet hatırlarım. Hatta derim ki, küçükken ben sana âşıktım sen de bana âşıktın. Hatta ilk sen beni öpmüştün “baby kiss” derim.

Bir yol arkadaşı ile ömrünü birleştirmek istersen ne beklersin karşı taraftan?

Karşı taraftan saygı, sevgi ve huzurlu bir yaşam beklerim. Çalışan olsun, çok zengin olmasın.

Bowling oyuncususun aynı zamanda. Biraz da bundan bahsedelim…

Profesyonel bowling yaptım. 13 yaşında ilk atışımı yaptığımda profesyonel bir bowlingci bunu benim kanıma karıştırdı. 15 yaşında turnuvalara katılmaya başladım. Milli oldum, bowlingin efendisi oldum ve dereceler aldım. Sonra 32 yaşında bıraktım.

Neden bıraktın?

Çünkü bu meslekle birlikte onu sürdürmek imkânsız, sürekli turnuvalar var ve hafta sonu oluyor.

Biz de kendi içimizde bir bowling turnuvası düzenleyelim o zaman.

Evet kışa doğru mutlaka bunu hayata geçirelim. Çok eğleniriz, ben size taktikler veririm.

Şunu olmak isterdim dediğin bir şey var mı?

Evet, avukat olmak isterdim. Hukuk okumayı hep çok istiyordum ama çok erken evlendim, şartlar elvermedi. Bir de İspanyolca öğrenmeyi çok istiyorum. Yabancı dilin işimde çok büyük yararı var. İngilizcem çok iyi derecede. İspanyolca ile de ilgili olarak bu kış bazı planlarım var.

Sesin çok güzel, şarkı söylemeyi de seviyorsun, neden ona yönelmedin?

Evet aslında isterdim ama ailemle ilgili bir konu bu, onlar kestirip attılar. Kendi kendime söylüyorum, besteler yapıyorum. Ama o bestelerimi birilerine vermeye kıyamıyorum. Aslında ünlü isimlerle de konuştuk ama kıyamadım.(Gülüşmeler…) Bu konuda biraz hassasım; başkalarına verince şarkı artık bana ait olmayacak gibi hissediyorum.

Son olarak senin söylemek istediğin bir şey var mı?

Çok güzel ve keyifli bir röportaj oldu bu benim için. Aslında ikimize çok özel bir anı bırakmış oldun Sibelciğim.

Aslında konuşacak daha pek çok konumuz vardı ama Aylin’in işi o kadar yoğun ve dikkat isteyen bir iş ve kendisi de o kadar işine bağlı ki, konuşmalarımız hatta fotoğraf çekiminde bile bir yandan işiyle ilgileniyordu. Hiçbir başarı tesadüf değil; hele işini özenle yapanların ve onu çok sevenlerin başarısı kesinlikle şans değil. Yolun açık olsun Aylinciğim.

Etiketler

Sibel KÖROĞLU

MegaPlus Dergisi Genel Yayın Koordinatörü

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu