<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ali Yoğurtçuoğlu | MegaPlus Dergisi</title>
	<atom:link href="https://megaplus.com.tr/etiket/ali-yogurtcuoglu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<description>Magazin, Aktüalite ve Yaşam Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Jul 2019 17:48:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/favicon.ico</url>
	<title>Ali Yoğurtçuoğlu | MegaPlus Dergisi</title>
	<link>https://megaplus.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Enerjisi Yüksek, Söyleşmesi Keyifli; Ali Yoğurtçuoğlu</title>
		<link>https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084</link>
					<comments>https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Benan BİLEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 08:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[35. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Yoğurtçuoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Benan BİLEK ile Biz Bize]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://megaplus.com.tr/?p=2084</guid>

					<description><![CDATA[<p>Benan BİLEK ile Biz Bize Çok heyecanlıyım gerçekten. BİZ BİZE köşem aslında “Biz Bize Kız Muhabbeti” samimiyetinden yola çıkarak düşündüğümüz bir konseptti. Ve gösterilerimdeki gibi köşemde de sadece hanımefendileri ağırlıyor idim. Ama bazı adamlar var ki onların röportajını benden önce kimse yapmasın istiyorum. Ali Yoğurtçuoğlu işte tam da o adamlardan biri. “Kimselere yâr etmem onu” &#8230;</p>
The post <a href="https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084">Enerjisi Yüksek, Söyleşmesi Keyifli; Ali Yoğurtçuoğlu</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-media-text alignwide" style="grid-template-columns:19% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img decoding="async" width="531" height="531" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png" alt="Benan Bilek ile Biz Bize, MegaPlus Dergisi" class="wp-image-893" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize.png 531w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-150x150.png 150w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/Benan-Bilek-biz-bize-300x300.png 300w" sizes="(max-width: 531px) 100vw, 531px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-large-font-size">Benan BİLEK ile Biz Bize</p>
</div></div>



<p>Çok heyecanlıyım gerçekten. BİZ BİZE köşem aslında “Biz Bize
Kız Muhabbeti” samimiyetinden yola çıkarak düşündüğümüz bir konseptti. Ve
gösterilerimdeki gibi köşemde de sadece hanımefendileri ağırlıyor idim. Ama
bazı adamlar var ki onların röportajını benden önce kimse yapmasın istiyorum.
Ali Yoğurtçuoğlu işte tam da o adamlardan biri. “Kimselere yâr etmem onu”
dedim, röportajı bizzat yaptım. Ezber bozdurdu bana Ali. Çünkü tiyatro aşkının
içine düştüğü o küçük yaşlardan beri tanıyorum kendisini. Afife Tiyatro
Ödülleri’nde ödül kazandığında ağladığım genç adam, Biz Bize’mi bile
değiştirtti bana…</p>



<p><strong><em>Ali Yoğurtçuoğlu’nun oyunculuk hikâyesi nasıl başladı? Seni, senden dinleyelim.</em></strong></p>



<p>1984’te İzmir’de
doğdum. İlkokul ikinci sınıfa kadar İzmir’de okuduktan sonra ailece Ankara’ya
taşındık. Eğitimime orada devam ettim. Tevfik Fikret Lisesi’nde öğrenciyken
tiyatro koluna girdim. Tiyatro kolundaki deneyimler beni çok mutlu ediyordu.
Oyunun kurallarını, sahnedeki dengeyi kendimce çözdükten sonra bu işi
kotarabildiğimi düşündüm. Çünkü seyirciden aldığım reaksiyon çok canlı ve başka
hiçbir şeyin bana tattıramadığı bir duyguydu. Bunun da heyecanıyla oyuncu olma
hayalim başladı sanırım. Tam olarak böyle gelişti her şey. Evde sessiz sakin,
okulda ise bambaşka bir karakter çizen bir çocuk olmamla alakalı da bir durum
var muhtemelen. Bir şekilde ilgiyi yaptığım işle sağlıyor olmak tatmin olma
duygusunu yaratıyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-683x1024.jpg" alt="Ali yoğurtçuoğlu röportaj, benan bilek ile biz bize, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2085" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-1.jpg 1200w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<p><strong><em>Bu işi yapmak için ne gibi eğitimler aldın? Almaya devam ediyor musun?</em></strong></p>



<p>Ankara Üniversitesi Dil
Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Oyunculuk Ana Sanatları mezunuyum.
Zaman zaman özellikle yazları Karaburun’da Ambarseki Köyü’nde Hollanda’dan
gelen Tiyatro Eğitmenliği son sınıf öğrencilerinin öğretmenliği eşliğinde
verdiği mekân tiyatrosu workshoplarına katıldım. Üst üste birkaç yıl bunlara
devam ettim. Halen de orada tanıştığım insanlarla mekân tiyatrosu projeleri
yapmaya devam ediyorum. Şu an da bir eğitime devam etmiyorum ama sürekli
aklımda olan ve tazelemem gerektiğini düşündüğüm konulardan biri oyunculuk.
Çünkü bir sürü bakış açısı ve konu var. Sadece sesimizle, beynimizle yaptığımız
bir şey değil, bedenimiz ve mekân farkının çok önemli olduğu bir konu oyunculuk
ve bende bunlarla ilgili tekrar eğitimler almayı düşünüyorum. </p>



<p><strong><em>Matematik bir ailenin oyuncu oğlusun. Ailen senin hayallerini gerçekleştirme yolunda en başından beri nasıl bir yaklaşımda bulundu?</em></strong></p>



<p>Evet, ailem genellikle
mimar, mühendis, pozitif bilimler üzerine, rakamlar üzerine çalışan,
materyaller üzerine düşünmeye yönelik eğitim almış insanlardan oluşuyor. İlk başlarda
ortaokul liseye geçtiğim dönemlerde oyuncu olacağım dediğimde, sanat yolunu
seçen bir çocuğun hayatını nasıl idame ettireceği konusu onları da bir parça
kaygılandırmış olabilir. İlk başlarda bu endişelerini dile getirmelerine rağmen
iki yıl sonra ben lise sondayken ve sonrasında da hep destekleyip, arkamda
oldular. Hala da öyleler. Böyle bir aileye sahip olmasaydım başaramayabilirdim.
Tam tersi örneklerini çok sık görüyoruz. Müzisyen olan ya da oyunculuk okuyan
ve ailesi bu duruma karşı çıktığı çok arkadaşım var, bu durum çok zor bir şey.
Duygusal ve mental olarak kendinizi vermeniz, konsantrasyon konusunda diri
olmanız gereken konular olduğu için böyle bir durumla karşılaşırsanız işiniz
iki kat zorlaşıyor. O sebeple ailem konusunda ben çok şanslıyım.</p>



<p><strong><em>Geriye dönüp baktığında “iyi ki bunu yapmışım” dediğin ve bugünkü kişi olmanda rol oynayan en büyük deneyim neydi?</em></strong></p>



<p>Sonuçlarından en çok
memnun olduğum karar tabii ki oyunculuk okuma kararımdı. 18 yaşındayken aldığım
riskin ne olduğunun, nasıl bir dünyaya adım attığımın farkında olmasam da zaman
geçtikçe bu kararın üzerimdeki etkisinin çok fazla olduğunu görüyorum.
Oyunculuk; hayata bakış açısı, duygularla içli dışlı olma, maneviyat,
farkındalık, kendini sürekli yenilemek, etrafındaki hayatın farkında olmak gibi
birçok sorumluluk getiriyor diye düşünüyorum. Bu sebeple oyunculuk okumayıp
başka bir mesleği seçseydim muhtemelen başka bir insan olurdum.Oyunculuk okumak
aslında o dönem çok farkında olmasam da benim için bir riskti. Ancak hayatta
riskler almak ve konfor alanının dışına çıkabilmek, rahatını bozma konusunda
daha inatçı olmak gerekiyor diye düşünüyorum.</p>



<p><strong><em>Bugüne kadar canlandırdığın karakterler arasında hangisi diğerlerine göre bir adım öne çıkıyor, duygusal olarak hangisi senin için çok özel?</em></strong></p>



<p>2017 yılının Nisan
ayında İstanbul Dasdas’da İlham Yazar’ın yönettiği Kayıp El adlı oyunu öne
çıkıyor. Oyunda Arif Pişkin, İnanç Konukçu ve Duygu Üstünbaş oynuyordu. O oyun
sorumluluk aldığım ve her aşamasında bulunduğum bir süreçti. Çok sahiplendiğim
bir işti. &nbsp;Kendimce de riskli bir yerde,
bir şeyi canlandırmaya çalışıyor, siyahi bir Amerikalıyı oynuyordum. Çok
eğlendiğim, içinde olmaktan çok mutlu olduğum bir oyundu. Sonunda da Afife
Tiyatro Ödülleri’nde En İyi Yardımcı Erkek ödülünü bana getirdi. Bu da üstüne
krema gibi bir şey oldu benim için. Bu sebeplerle bu oyunun yeri bende çok
özeldir. </p>



<p><strong><em>Hangi projede “oluyor be bu iş” hissini aldın?</em></strong></p>



<p>Doğrusunu söylemek
gerekirse “oluyor be bu iş” duygusu pek de yaşadığım bir şey değil. Bu biraz
benim karakterimle alakalı. Her seferinde daha iyi olması için fazla
zorluyorum. O tatmin duygusunu pek yaşamadım. Oynadığım roller içerisinde ya da
işin bütününde, genelde neyin eksik olduğunu düşünmek üzere çalışıyor kafam.
Bunu olumlu bir şey olduğu için söylemiyorum. Bence bu genelde mesleki
yeterlilikle alakalı bir durum da değil; kişinin psikolojisiyle,hayata bakış
açısıyla alakalı bir durum. Bence “oluyor be bu iş”&nbsp; duygusunu yaşayabilmesi gerekiyor insanın.
Bunu yaşamama izin vermiyorum gibi bir konumdayım ben. </p>



<p><strong><em>Oyunculuğun seni besleyen tarafları neler?</em></strong></p>



<p>Fiziksel olarak,
biyolojik olarak, hormonlar olarak değerlendirmek gerekirse kesinlikle sahnede
seyircinin senle birlikte tatmin olduğunu gördüğün her an ya da sinemada,
televizyonda yaptığın işin sokaktaki insan tarafından beğenildiğine dair somut
bir izlenim yakalamak, insanlar tarafından tanınıyor olmak, hayatta gerçekten
besleyici şeyler. Bunlar işin “keşke herkes tarafından yaşanma şansı olsa”
diyebileceğim yönleri. Öte yandan oyunculuğa hazırlanılan hem karaktere hazırlanma,
hem de oyunculuğunu geliştirme süreci “ senin için doğdum, yaşadım ve öldüm”
noktasından çıkarıp daha renkli, katmanlı bir noktaya getiriyor. En başta insan
dediğimiz canlının ne kadar katmanlı olduğuna dair bir fikre kapılmanızı
sağlıyor. Tüm bunlar oyunculuğun bana kattığı kıymetli şeylerdir. </p>



<p>İnsanla temas edilen
her meslekte bu duygular yaşanıyordur ama oyunculuk insanın kendini tanımasına
daha çok fırsat veren bir meslek. Oyunculuk, akışın içinde olduğunu fark
ettiğin bir hayat sunuyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-683x1024.jpg" alt="Ali yoğurtçuoğlu röportaj, benan bilek ile biz bize, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2088" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-683x1024.jpg 683w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-200x300.jpg 200w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2-768x1152.jpg 768w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /><figcaption>Ali Yoğurtçuoğlu, Oyuncu</figcaption></figure>



<p><strong><em>Tiyatro, sinema ve dizi oyunculuğu… Hepsinin duygusu ve kazanımları farklı elbette. Ve oyuncu oyuncudur, bu da evet. Hangisi sana ne kazandırıyor?</em></strong></p>



<p>Hepsi ekip işi. Oyuncu
olarak tiyatroda seyirci ile yalnızsın ve oyun süresi boyunca yarattığın
karakteri bir süreklilik içerisinde, bir zaman doğrusu üzerinde, giriş gelişme
sonuç olarak yaşatabiliyorsun. Sahne üstünde bunu deneyimleme fırsatın oluyor.
Öbür tarafta çok daha başka ilerliyor karaktere dair edindiğin deneyim. Zamanı
çok daha bölerek kullanıyorsun. Bir önceki çektiğin sahne aslında dizinin sonu,
bir sonraki çektiğin sahne dizinin başına ait olabiliyor. Burada biraz daha
ekiple çalışmak, hikâyeyi kafanda biraz daha soyut bir yerden canlandırmak
zorunda kalıyorsun, tiyatrodaki kadar fiziksel bir yerden deneyimlemiyorsun. Bu
sebeple tecrübe ettikçe geliştirebileceğin konular olduğunu düşünüyorum. </p>



<p><strong><em>Yerli ve yabancı dizileri takip ediyor musun? İzlediğin diziler arasında “favorim” dediğin bir dizi var mı?</em></strong></p>



<p>Elimden geldiğince
takip ediyorum. Breaking Bad; senaryosundan oyunculuklara, ilk bölümünden son
bölümüne kadar tarihe adını altın harflerle yazdırdı bence. Muazzam bir iş. Son
dönemde de işin içeriği ve çekiliş biçimi olarak beni en çok etkileyen iş
Chernobyl oldu. </p>



<p><strong><em>Sinemada, dizide ve tiyatroda, ayrı ayrı cevaplayabilirsin; kimin oynadığı rolü ya da kimi oynamak isterdin?</em></strong></p>



<p>Sevdiğim oyuncuların
oynadığı roller çok cazip geliyor çünkü adamlara zaten objektif olarak
bakamıyorum. Anthony Hopkins, Will Smith,Mel Gibson, John Turturro gibi
isimlerden bahsediyorum. Anthony Hopkins’in İçgüdü diye bir filmi vardı
gorillerle yaşayan bir bilim adamının hikâyesini anlatıyordu, o rolü çok
oynamak istemişimdir. Will Smith’in oğluyla çektiği The Pursuit of Happyness
(Umudunu Kaybetme) diye bir filmi vardı; öyle bir baba oğul ilişkisinde
oynamayı çok istemişimdir. Mel Gibson’ın Cehennem Silahı serisindeki adamı
oynamayı çok istemişimdir. Ama bu adamlar zaten o rolü çok iyi oynadıkları için
de insana çok eğlenceli geliyor. Onun dışında yaşım çok daha fazla ilerlemeden
-ki ben de sınırdayım o konuda- tiyatroda Hamlet’i oynamayı çok isterdim. Genel
olarak iyi oyuncular satıyor zaten oynadıkları rolleri. John Turturro’nun The
Night Of dizisindeki oynadığı avukat rolü ya da Big Lebowski’de oynadığı bir
bowling oyuncusu karakterlerini çok severim. </p>



<p><strong><em>Ali boş vakitlerinde neler yapmaktan hoşlanır, nerelere gider, ne yaptığında mutlu olur?</em></strong></p>



<p>Boş vakitlerimde
ağırlıklı olarak bisiklete biniyorum. Bu, son iki üç yıldır beni en mutlu eden
şey diyebilirim. Daha çok şehir içinde biniyorum. Henüz çok uzun yollara
çıkamadım ancak hedeflerimden biri de bu. Biraz bisiklet mekaniğini öğrendikten
ve kendim tamir edebilecek duruma geldikten sonra uzun yollara da çıkmak
istiyorum. Şehirlerarası,&nbsp; hatta belki
Avrupa’da ülkelerarası olabilir… Kitap okumayı seviyorum. Arkadaşlarımla bir
pub’a bir bara oturmayı, sevdiklerimle bir şeyler içmeyi seviyorum. Dart
oynamayı seviyorum; Ankara’da başlamıştım bu aralar tekrar hayatıma girdi. </p>



<p><strong><em>Şu an hayatının nasıl bir dönemindesin? </em></strong></p>



<p>Şu an hayatımın kendimi
tanımaya somut olarak adım attığım bir dönemindeyim. Düzenli terapiye
gidiyorum. Hayatta anlamadığım bazı şeyleri ve kendimi daha fazla anlamaya çaba
sarf ediyorum. Aslında düşünürsek hepimizin çok kalabalık iç seslerimiz var.
Bunlarla alakalı biraz daha dingin bir yere gitmeye çalışıyorum. Kafamdaki
düşünceleri dosyalar haline getirmeye çalışıyorum, çünkü zihin dediğimiz şey
çok dağınık ve kontrolü ona bırakırsak iyice uçup gidiyor. Objektif
düşündüğümüz konularda bile aslında sübjektifiz. Bunla alakalı konulara,
insanlara biraz daha sağlıklı mesafe koyup öyle bir yerden değerlendirmeye
çalışıyorum. Kendime ve insanlara haksızlık etmemeye çalışıyorum. </p>



<p>İş konusunda da daha
görünürlük çabası içerisindeyim galiba. İşin zaten doğası gereği başına
gelebilecek olan görünürlük durumu biraz daha çaba sarf ettiğim bir şey haline
geldi. Çünkü bunun bir maddi dönüşü olursa nihayetinde ben de kendimi
geliştireceğim konularla ilgili biraz daha rahat olurum gibi geliyor. Bu
sebeple tiyatroya ayırdığım zamanı biraz daha azaltıp sinema ve televizyon
dünyasına enerjimi daha fazla aktarmak istiyorum. Biraz da kalıcılıkla alakalı
bir süreç galiba bu. Daha kalıcı bir şeyler yapmak istiyorum. Hayatımda genel
olarak böyle bir dönemdeyim. İstanbul bir derya, insan burada duygusal olarak
çok inişli çıkışlı günler geçiriyor. Bunu biraz daha dengede tutup biraz daha
dingin olmaya başıma gelenleri daha olgun bir bakışla değerlendirmeye
çalışıyorum. Başlı başına zaten bir macera bu. Bu dönem içerisinde yaptığım
şeylerin çoğu mutlu ediyor beni. </p>



<p>Şu an bir yazlık dizi
çekiyoruz Star TV’ye Benim Tatlı Yalanım diye, umarım yazlıktan daha uzun
ömürlü bir iş olur. Bu dizi çekimlerinde de çok eğleniyorum. Çünkü oynadığım
rolü seviyorum ve ekiple de aram çok iyi. Tüm bunlar beni mutlu ediyor şu an.</p>



<p><strong><em>Oğlun olsa oyuncu olması için onay verir miydin? Ve ona neyi öğütlerdin?</em></strong></p>



<p>Evet, oğlum ya da kızım
olsa kesinlikle seçeceği her mesleğe onay verirdim, karşı duramazdım. Çünkü ben
bizimkilerden öyle öğrenmedim ve çocuğumun varoluşuna müdahale edebileceğimi
sanmıyorum. Endişe ederdim evet, kesinlikle endişelenirdim ama onay verirdim.
Öğütleyeceğim şey de risk alması olurdu. Ne olursa olsun elindeki, en rahata
düştüğü, ona her şeyin kolay geldiği yerde daha zoru nasıl yakalayacağını,
nasıl daha iyi hamleler yaparak kendini o rahat ortamdan çıkarması gerektiğini
söylerdim. </p>



<p>Bir şeyler öğrenmek
istiyorsak, kendimizi geliştirmek istiyorsak bunu yapmak zorundayız yani bu her
zaman gittiği belli bir yol varsa, ayda bir o yolu değiştirmek bile olabilir.
Rolle alakalı olarak ilk aklına gelen şeyi yapmamasını, en azından denemesini,
gerekiyorsa risk almasını, daha büyük adımlar atmasını, belki dünyanın farklı
yerlerine gidip bunu deneyimlemeye çabalamasını öğütlerdim ve bu konuda teşvik
ederdim.</p>



<p><strong><em>Hayatta karışına çıkan zorluklarla başa çıkmak ve motive olmak için kendine neler söylersin?</em></strong></p>



<p>Hayatta karşıma çıkan
zorluklarla alakalı kendime bunun, oyunun bir parçası olduğunu söylemeye
çalışıyorum. Yani etrafımızda görüyoruz türlü türlü hayatlar, meslekler,
yaşamlar var. Ve herkes farklı zorluklarla karşılaşıyor, kolay olan bir şey
yok. Bir şeyi öğrenmek, bir şeyi iyi yapmak istiyorsan kolay bir yol yok. Durup
dururken başımıza zorluklar gelebilir sağlıkla alakalı vs., bütün bunların
üstesinden geleceğimiz ve üstesinden gelebilirsek de çok büyük farkındalığa
ulaştıracak şeyler olduğunu söylüyorum. Yani yaşadığımız her şey yeni bir şey
öğrenmek için vesileymiş gibi geliyor bana. Böyle bir yerden motive etmeye
çalışıyorum kendimi. Ama şunu da itiraf etmem gerekiyor, sanırım bu konuda
motive olabilmek için insanın en büyük güç kaynağı, desteği de ailesi ve
arkadaşları oluyor. Yani onların varlığını, sevgisini eğer bir şekilde
hissedebiliyorsan zaten hayatta her şey olduğundan daha kolay gözüküyor. Bazen
evet, onların varlığı yetmiyor gibi gelebilir ama işte o zamanda her şeyin yeni
bir şeye vesile olacağı yeni bir dünya açacağı durumunu kabul etmem
gerekiyormuş gibime geliyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="847" height="566" src="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3.jpg" alt="Ali yoğurtçuoğlu röportaj, benan bilek ile biz bize, megaplus dergisi 35. sayı" class="wp-image-2086" srcset="https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3.jpg 847w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3-300x200.jpg 300w, https://megaplus.com.tr/wp-content/uploads/2019/07/ali-yogurtcuoglu-roportaj-megaplus-dergisi-35.sayi-3-768x513.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 847px) 100vw, 847px" /></figure>



<p><strong><em>Gelecekte yapılacaklar listenin ilk üç sırasında neler var?</em></strong></p>



<p>Listemde yemek yapmayı
öğrenmek var çünkü dışarıdan yemek yemekten çok sıkıldım. Kahvaltımı
hazırlıyorum ama yemek yapmayı da öğrenmem gerekiyor. Listemin devamında
bisikletle Avrupa seyahati ve yurtdışında oyunculuk deneyimi yer alıyor.</p>



<p><strong><em>Ali Yoğurtçuoğlu ile röportaj yapacak olsan sen ona ne sorardın?</em></strong></p>



<p>Şöyle bir soru
sorardım; “Hedeflerin ve hayallerin olduğundan bahsediyorsun, bunları şu an ya
da yarın yapmaktan seni alıkoyan şey ne ve bunla alakalı ne yapmayı
düşünüyorsun?”</p>



<p><strong><em>E cevapla o zaman…</em></strong></p>



<p>Korkular sanırım
alıkoyan. Ya bugüne kadar sahip olduğum şeyler elimden kayar giderse düşüncesi.
Ya kendimi yine her şeyin en başına dönmüş olarak bulursam… Ya olmazsa ya
başaramazsam düşüncesi… Bunla alakalı olarak yapmam gereken şey; üstüne gitmek
zorundayım. Yarın şu sokakta meczup gibi dolaşsam ne olur ki yani? Çok fazla
önem veriyoruz bazı şeylere. Maneviyatta ya da maddiyatta sahip olduğumuzu
düşündüğümüz şeylere fazla önem veriyoruz. Ama koskoca evrende sadece bir toz
zerresiyiz. Bu düşüncenin getirdiği önemli bir bakış açısı var diye
düşünüyorum. O sebeple tüm bunların üstüne gitmek lazım. Kaybetmekten,
düşmekten korkmamak önemli. Bunu söylemek çok kolay ama hayata geçirebilmek
için bir hamlede bulunmak gerek. Mesela en basitinden yarın gidip sebze alıp
iki kez yaksam da, tadı bir şeye benzemese de sebze yemeği yapmayı deneyerek
buna başlayabilirim. </p>



<p><strong><em>Teşekkürler Ali; samimi ve dolu dolu cevapların için.</em></strong></p>The post <a href="https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084">Enerjisi Yüksek, Söyleşmesi Keyifli; Ali Yoğurtçuoğlu</a> first appeared on <a href="https://megaplus.com.tr">MegaPlus Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://megaplus.com.tr/enerjisi-yuksek-soylesmesi-keyifli-ali-yogurtcuoglu-2084/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
